Bakara suresi

Bakara suresi, 27. ayet

Bakara suresi, 27. ayet. ٱلَّذِينَ يَنقُضُونَ عَهْدَ ٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ مِيثَٰقِهِۦ وَيَقْطَعُونَ مَآ أَمَرَ ٱللَّهُ بِهِۦٓ أَن يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ

elleẕîne yenḳuḍûne `ahde-llâhi mim ba`di mîŝâḳih. veyaḳṭa`ûne mâ emera-llâhü bihî ey yûṣale veyüfsidûne fi-l'arḍ. ülâike hümü-lḫâsirûn.

Diyanet İşleri

Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün ilişkileri) koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapan kimselerdir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 24–30 · surenin 27. ayeti / 286

Konu Kulluk çağrısı ve Kur'an'a meydan okuma Bakara 21–29 3

  1. Bakara 24

    Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.

  2. Bakara 25

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızık verilişinde, "Bu (tıpkı) daha önce (dünyada iken) bize verilen rızık!" diyecekler. Halbuki bu rızık onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  3. Bakara 26

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, "Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?" derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.

  4. 27

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün ilişkileri) koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapan kimselerdir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

  5. Bakara 28

    Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En sonunda O'na döndürüleceksiniz.

  6. Bakara 29

    O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

  7. Bakara 30

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz." demişler. Allah da, "Ben sizin bilmediğinizi bilirim" demişti.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

27. “O (fasıklar) Allah’ın ahdini sağlamlaştırdıktan sonra bozarlar.” Bu buyruktaki “ahid” hem onlar ile Rab’leri arasında, hem de onlar ile diğer insanlar arasında olan ve bağlı kalmayı ağır sözlerle ve bağlayıcı hükümlerle pekiştirdikleri bütün ahitleri kapsamaktadır. İşte onlar bu ahitlere hiçbir şekilde aldırmazlar. Aksine onları bozarlar. Allah’ın emirlerini terk eder, yasaklarını çiğnerler. Kendileri ile diğer insanlar arasındaki ahitlere de riayet etmezler.

“Allah’ın birleştirilmesini emrettiği şeyleri koparırlar.” Bu buyruğun kapsamına da pek çok şey girmektedir. Şöyle ki Yüce Allah bizimle kendisi arasında iman bağını bağlı tutmayı ve ona ubudiyet vazifesini yerine getirmeyi emretmiştir. Bizimle Rasûlü arasında da Rasûlü’ne iman etmek, onu sevmek, saymak, onun haklarını yerine getirmek bağlarını, bizimle anne-baba, yakın akrabalar, dostlar ve diğer insanlar arasında da Allah’ın bağlı kalmamızı emretmiş olduğu sair hakları yerine getirmemizi emretmiştir. İşte mü’minler Allah’ın birleştirilmesini emretmiş olduğu bütün bu hakları birleştirir ve en mükemmel şekli ile bunları yerine getirmeye çalışırlar. Fasıklar ise bu bağları koparırlar, bunları arkalarına atarlar. Bunlara bağlı kalmak yerine fasıklığı, bu bağları koparmayı ve günahları işlemeyi tercih ederler. İşte yeryüzünde fesat çıkarmak da budur.

“İşte onlar” yani bu nitelikleri taşıyanlar, dünyada da, âhirette de “zarara uğrayanların tâ kendileridir.” Zarara uğramayı, hüsranı onlara münhasır bir özellik olarak zikretmektedir. Çünkü onlar bütün halleri ile hüsrandadırlar. Kâr sağladıkları herhangi bir husus yoktur. Çünkü her bir salih amelin kabulü için iman şarttır. İmanı olmayanın ameli de olmaz. İşte bu hüsran, küfür hüsranıdır. Bütün insanları kuşatan ve kimi zaman küfür, kimi zaman masiyet, kimi zaman da bir müstehabı terk etmek şeklinde açığa çıkan hüsrana gelince bundan da Yüce Allah’ın: “Muhakkak insan, hüsrandadır” (el-Asr, 103/2) buyruğunda söz edilmektedir. Bu hüsrandan müstesna olanlar sadece iman, salih amel, karşılıklı olarak hakkı ve sabrı tavsiye etmek niteliklerine sahip kimselerdir. Hüsranın gerçek mahiyeti ise kulun, elde edebileceği ve imkânı dahilinde olan hayırları elden kaçırmasıdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'ın kendileriyle yalnızca O'na ibadet etmeyi ve kendisinden önce rasûllerin haber verdiği rasûlüne ittiba etme sözünü aldığı, akrabalık bağı gibi Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi kesen ve yeryüzünde günahlar ile fesadı yaymak için çaba sarfeden bu kimselerin dünya ve ahiretteki nasipleri eksiktir.

Kelimeler

20 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلَّذِينَ ellezine onlar ki
  2. يَنقُضُونَ yenkudune bozarlar kök: نقض
  3. عَهْدَ ahde (verdikleri) sözü kök: عهد
  4. ٱللَّهِ llahi Allah'a kök: اله
  5. مِنۢ min -dan
  6. بَعْدِ bea'di sonra- kök: بعد
  7. مِيثَـٰقِهِۦ misakihi söz verip bağlandıktan kök: وثق
  8. وَيَقْطَعُونَ ve yektaune ve keserler kök: قطع
  9. مَآ ma şeyi
  10. أَمَرَ emera emrettiği kök: امر
  11. ٱللَّهُ llahu Allah'ın kök: اله
  12. بِهِۦٓ bihi kendisiyle
  13. أَن en
  14. يُوصَلَ yusale birleştirmesini kök: وصل
  15. وَيُفْسِدُونَ ve yufsidune ve bozgunculuk yaparlar kök: فسد
  16. فِى fi -nde
  17. ٱلْأَرْضِ ۚ l-erdi yeryüzü- kök: ارض
  18. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte
  19. هُمُ humu onlardır
  20. ٱلْخَـٰسِرُونَ l-hasirune ziyana uğrayanlar kök: خسر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نقض (9 geçiş) · Aynı kök: وصل (12 geçiş) · Aynı kök: وثق (34 geçiş)

    Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozanlar, Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) koparanlar ve yeryüzünde…

  • Aynı kök: نقض (9 geçiş) · Aynı kök: وثق (34 geçiş) · Aynı kök: عهد (46 geçiş)

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü yerine getiren ve sözleşmeyi bozmayanlardır.

  • Aynı kök: نقض (9 geçiş) · Aynı kök: عهد (46 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her defasında antlaşmalarını hiç çekinmeden bozan kimselerdir.

  • Aynı kök: وصل (12 geçiş) · Aynı kök: وثق (34 geçiş)

    Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı içlerine sığdıramayıp…

  • Aynı kök: وصل (12 geçiş) · Aynı kök: قطع (36 geçiş)

    Konukları şöyle dedi: "Ey Lut! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla ulaşamayacaklar. Geceleyin bir vakitte aileni al götür. İçinizden kimse…

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    "Ölçüyü tam yapın. Eksik verenlerden olmayın."

  • Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: فسد (50 geçiş)

    Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve…

  • Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: فسد (50 geçiş)

    Demek, yüz çevirdiğinizde yeryüzünde bozgunculuk çıkaracak ve akrabalık bağlarını koparacaksınız, öyle mi?

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

61 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'a verdikleri sözü sözleştikten sonra bozanlar, dipnot 1 Allah'ın birleştirilmesini (gözetilmesini) emrettiği şeyleri kesenler (terk edenler) ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar var ya, işte onlar kaybedenlerin ta kendileridir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada her insanın Allah'ı tek ilah olarak kabul edecek fıtratta yaratılması mecaz olarak "sözleşme" şeklinde kullanılmaktadır. Bununla ilgili bkz. A‘râf 7:172; Rûm 30:30; Hucurât 49:7; Şems 91:7-8.

Mustafa İslamoğlu

Onlar ki (fıtrat) sözleşmesinden sonra Allah'ın (aldığı) sözü bozarlar, Allah'ın kurulmasını emrettiği bağları kesip koparırlar ve yeryüzünde ahlaklı çürümeye neden olurlar işte bunlardır hüsrana uğrayanlar!

Muhammed Esed

Onlar ki, (fıtratlarına) yerleştikten sonra Allah'a karşı taahhütlerini bozarlar, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi koparıp ayırır ve yeryüzünü fesada verirler: İşte bunlardır hüsrana uğrayanlar.

Ahmed Hulusi

Onlar, Allah ahdini (Esma'sını açığa çıkarmanın farkındalığıyla yaşama istidadının gereğini) dünyaya geldikten sonra yerine getirmezler. Birleştirilmesini emrettiğini (Esma hakikati müşahedesini) keserler ve arzda (bedensel yaşam boyutunda) fesat çıkarırlar (bedensel arzular {karındaki ikinci beyin dürtüleri - komutları/nefsi emmare} peşinde ömür tüketirler). İşte bunlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

Ali Bulaç

Ki (bunlar) Allah'ın ahdini, onu kesin olarak onayladıktan sonra bozarlar, Allah'ın kendisiyle birleştirilmesini emrettiği şeyi keserler ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarırlar. Kayba uğrayanlar, işte bunlardır.

Ali Özek ve heyeti

Onlar öyle (fasıklar) ki, kesin söz verdikten sonra Allah'ın ahdini bozarlar (sözlerinden dönerler). Allah'ın, birleştirilmesini emrettiğin (sıla-i rahim) i keserler ve yeryüzünde fitne ve fesat çıkarırlar. İşte onlar gerçekten zarara uğrayanlardır.

Ali Rıza Safa

Allah'a verdikleri sözü güçlendirdikten sonra bozanlar, Allah'ın birleştirilmesini buyruk verdiği şeyi kesenler ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlar; yitime uğrayanlar, işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

O fasıklar ki, Allah'a kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler; Allah'ın bitiştirilmesini emrettiği ilişkileri keser ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. Onlar manen iflas etmiş kimselerdir.

Edip Yüksel

Onlar ki ALLAH ile yaptıkları anlaşmaya bağlılık sözü verdikten sonra onu bozarlar, ALLAH'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte onlar kaybedenlerdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar ki ALLAH ile yaptıkları anlaşmaya bağlılık sözü verdikten sonra onu bozarlar, ALLAH'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte onlar kaybedenlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ki Allah'a kesin söz verdikten sonra bozarlar, Allah'ın riayet edilmesini emrettiği ilişkileri keser ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte onlar, hep o hüsrana düşenlerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

ki Allahın ahdini misak ile bağlandıktan sonra bozarlar, Allahın vaslını emrettiğini kat'ederler ve yer yüzünde fesad yaparlar, işte bunlar hep o husrana düşenlerdir

Erhan Aktaş

O kimseler misaklerinden dipnot 1 sonra Allah'ın ahdini dipnot 2 bozarlar. Allah'ın bağlı kalınmasını istediği şeyle bağlarını koparırlar ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte onlar, hüsrana uğrayanlardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Antlaşmalarından.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bir şeyin yapılacağına dair için özgür irade ile verilmiş olan her türlü söz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Misaklerinden dipnot 1 sonra Allah'ın ahdini dipnot 2 bozanlar; Allah'ın bağlı kalınmasını istediği şeyle bağlarını koparanlar ve yeryüzünde bozgunculuk yapan kimselerdir. İşte onlar, hüsrana uğrayacaklardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Antlaşmalarından.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bir şeyin yapılması için özgür irade ile

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar ki; anlaştıktan sonra, Allah'a verdikleri sözü bozan, Allah'ın korunmasını istediği bağları koparan ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaran kimselerdir. İşte onlar, hüsrana uğrayacaklardır.

Gültekin Onan

Onlar ki Tanrı ile yaptıkları anlaşmayı (ahid) onayladıktan (misakihi) sonra onu bozarlar, Tanrı'nın birleştirilmesini buyurduğu şeyi keserler / ayırırlar ve yeryüzünde bozgunculuk (fesad) yaparlar. İşte onlar zarara uğrayanlardır (hümülhasirun).

Hasan Basri Çantay

O (fasıklar) ki Allanın, (Kitablarında Muhammede iman etmeleri hakkındaki ahid (ve emr) ini onu te'kid de etdikden sonra bozarlar, Allah'ın birleştirilmesini emretdiği şey'i (hısımlık rabıtalarını, cem'iyyet birliğini, peygambere imanda birleşmeyi) keserler, yer yüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte onlar hüsrane (maddi ve manevi en büyük zarara) uğrayanların ta kendileridir.

İbni Kesir

Allah'ın ahdini pekiştirdikten sonra bozanlar, birleştirilmesini emrettiği şeyi koparanlar, yeryüzünde fesad çıkaranlar, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

Mehmet Alagaş

(26-29) Allah sivri sineği yahut onun daha üstünde bir şeyi örnek vermekten çekinmez, iman edenler şunu bilirler ki muhakkak ki o Rablerinden gelen bir gerçektir / bir haktır, kafirler ise Allah bu örneği vermekle neyi murat etti derler, çoğu onunla sapar, çoğu da onula yola girer / hidayet bulur , onunla / verilen örnekle fasıklar dışındakiler sapacak değildir , onlar / fasıklar kesin olarak sözleştikten sonra Allah’a verdikleri sözleşmeyi / ahdi bozarlar, Allah’ın bağlanması / birleştirilmesi gereken emrini de keser / parçalar, arzda bozgunculuk çıkarır, işte onlar hasara uğrayanlardır. Nasıl olur da Allah’ı yok sayarsınız? / görmezden gelirsiniz? Sizler ölü idiniz size hayat verdi, sonra sizi öldürür sonra hayat verir , sonra ona döndürülürsünüz, O ki arzın üzerinde ne varsa hepsini, sizin için yarattı, sonra göğe yönelip onları yedi sema olarak düzenledi, O her şeyi bilir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar, Allah ile yapılan sözleşmeyi kabul ettikten sonra bozan, Allah’ın, birleştirilmesini emrettiği şeyi koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlardır. İşte kaybedecek olanlar onlardır.

Süleyman Ateş

Onlar ki, söz verip bağlandıktan sonra Allah'a verdikleri sözü bozarlar, Allah'ın, birleştirmesini emrettiği şeyi (iman ve akrabalık bağlarını) keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar; işte ziyana uğrayanlar onlardır.

Süleymaniye Vakfı

Fasıklar; Allah'a verdikleri sözü sağlamlaştırdıktan sonra sözünden cayan, Allah'ın kurulmasını emrettiği bağı koparan dipnot 1 ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlardır. Kaybedenler işte onlardır. dipnot 2

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada verilen söz, Allah'ın tek ilah olduğu, onun bir ortağının olmadığı ve kulluğun sadece ona yapılacağı sözüdür (A'raf 7/172-173, Yasin 36/60-61). Verdiği bu sözün gereğini yerine getirmeyenler, sinir uçlarından da yakın olan Allah'ı (Kaf 50/16) uzakta sayıp araya koyduğu aracılarla ona ulaşmaya çalışarak (Zümer 39/3) veya Allah'ın ayetlerini görmezlikten gelip onun yerine kendi sözünü (Kasas 28/50) yahut başkasının sözünü koyarak (Tevbe 9/31) kafir olmuş ve şirke düşmüş olurlar (Al-i İmran 3/151). Böylece, Allah'la aralarına, kendi arzularını veya kutsal saydıkları şeyleri koyup aradaki bağı koparmış olurlar. İşte Allah'ın koparılmamasını istediği bağ budur (Ra'd 13/19-21). Buradaki yasağın, akrabalık bağı ile bir ilgisi yoktur.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Fasıklar, Allah'a verdikleri sözün kesinleşmesinden sonra Allah'ın birleştirilmesini emrettiğini ayırarak dipnot 1 ve tabii düzeni bozarak sözlerinden cayanlardır. dipnot 2 Zarar edenler işte onlardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kafir, Allah'ı ikinci sıraya koyarak onunla doğrudan ilişkiyi kesendir. Yoksa Allah, her kişinin en yakınıdır. Bir ayet şöyledir: "İnsanı biz yarattık, içinden neler geçtiğini biliriz. Biz ona şah damarından da yakınız." (Kaf 50/16) Kur'an'ın Allah'ın kitabı olduğunu kavrayanlar da Bakara 2/285. ayetteki gibi Allah'a içten söz verirler. Onlarla ilgili ayet şudur: "Allah'ın size olan nimetini ve sizinle sözleştiği zaman O'na verdiğiniz sözü aklınızdan çıkarmayın; hani "İşittik ve itaat ettik" demiştiniz. Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun, çünkü Allah içinizde olanı bilir." (Maide 5/7)
  2. metne dön, dipnot 2
    Her insan, Allah'ın varlığını ve birliğini, kendi sahibi olduğunu gözlemiyle kavrar ve içten ona bağlılığını bildirir.

Şaban Britch

Ki onlar, Allah ile yapılan sözleşmeyi kabul ettikten sonra bozanlar, Allah’ın, birleştirilmesini emrettiği şeyi parçalayanlar ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlardır. İşte kaybedecek olanlar onlardır.

Şaban Piriş

Ki onlar, Allah ile yapılan sözleşmeyi kabul ettikten sonra bozanlar, Allah'ın, birleştirilmesini emrettiği şeyi parçalayanlar ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlardır. İşte kaybedecek olanlar onlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

O fasıklar ki Allah'a verdikleri ahdi, onunla anlaşıp bağlandıktan sonra bozar, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi keser ve yeryüzünde bozgun çıkarırlar. İşte bunlardır hüsrana uğrayanlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The wicked who do not fulfill their covenant with Allah after they have solemnly vowed to Him to do what has been enjoined, who disjoin humamity and policy instead of being joined together and separate the two hands that join one another in fidelity, and who disjoin all that Allah has ordained be joined together, and make mischief on earth and create discord, these are they who were born to be great losers.

Abdul Haleem

those who break their covenant with God after it has been confirmed, who sever the bonds that God has commanded to be joined, who spread corruption on the earth- these are the losers.

Abdullah Yusuf Ali

Those who break Allah's Covenant after it is ratified, and who sunder what Allah Has ordered to be joined, and do mischief on earth: These cause loss (only) to themselves.

Abul A'la Maududi

who break the covenant of Allah after its firm binding, dipnot 1 and cut asunder what Allah has commanded to be joined, dipnot 2 and spread mischief on earth. dipnot 3 They are the utter losers.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The injunctions or ordinances issued by a sovereign to his servants and subjects are termed 'ahd in Arabic since compliance with them becomes obligatory for the latter. 'Ahd has been used here in this sense. The 'ahd referred to signifies God's eternal command that all human beings are obliged to render their service, obedience and worship to Him alone. 'After its binding' refers to the promise made by mankind to remain faithful to the injunctions of God at the time of Adam's creation. (For details see( verse 7: 172)
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, the transgressors strike their blows at those very relationships upon which the individual and collective well-being of mankind depends, and which God wants maintained on a sound basis. This small sentence is of great import as it embraces the whole of human morality and social life, and extends from relationships between individuals to those between nations. 'To cut asunder what Allah has commanded should he joined' does not merely signify the disruption of relationships between man and man; it forbids the establishment of all forms of human relationship except the right and permissible ones. For wrong and prohibited bonds between people have the same consequences as the disruption of the bonds of human relationship as such
  3. metne dön, dipnot 3
    In these three sentences the nature of transgression and the attitude of transgressors is fully defined. To debase the relationship between man and God, and between man and man necessarily leads to 'mischief'. Those who spread this 'mischief' on earth are transgressors.

Aisha Bewley

Those who break Allah’s contract after it has been agreed, and sever what Allah has commanded to be joined, and cause corruption on the earth, it is they who are the lost.

Al-Hilali & Khan

Those who break Allâh’s Covenant after ratifying it, and sever what Allâh has ordered to be joined (as regards Allâh’s religion of Islâmic Monotheism, and to practise its laws on the earth and also as regards keeping good relations with kith and kin[1]), and do mischief on earth, it is they who are the losers.

Ali Quli Qarai

—those who break the covenant made with Allah after having pledged it solemnly, and sever what Allah has commanded to be joined, and cause corruption on the earth— it is they who are the losers.

Amatul Rahman Omar

(Transgressors are the people) who break the covenant (they have made) with Allâh after its solemn binding, and sever the ties which Allâh has bidden to be joined and create disorder in the land. It is they who are the losers.

Arthur John Arberry

such as break the covenant of God after its solemn binding, and such as cut what God has commanded should be joined, and such as do corruption in the land -- they shall be the losers.

Bijan Moeinian

Those who break a covenant that they have made with God, break apart what God has ordered to be joined and commit evil on earth, they are the losers.

E. Henry Palmer

who break God's covenant after the fixing thereof, and cut asunder what God has ordered to be joined, and do evil in the earth;- these it is who lose.

Edip-Layth

The ones who break their pledge to God after making the covenant, and they sever what God had ordered to be joined. Moreover, they make corruption on earth; these are the losers.

George Sale

who make void the covenant of God after the establishing thereof, and cut in sunder that which God hath commanded to be joined, and act corruptly in the earth; they shall perish.

Hamid S. Aziz

Those who break Allah's covenant after the fixing thereof, and cut asunder what Allah has ordered to be joined, and do evil in the earth, these it is who are losers.

Mahmoud Ghali

The ones who break the covenant of Allah even after its (binding) compact and cut (off) what Allah has commanded to be held together and corrupt in the earth, those are they (who are) the losers.

Marmaduke Pickthall

Those who break the covenant of Allah after ratifying it, and sever that which Allah ordered to be joined, and (who) make mischief in the earth: Those are they who are the losers.

Mohamed Ahmed - Samira

Who, having sealed it, break God's covenant, dividing what He ordained cohered; and those who spread discord in the land will suffer assuredly.

Muhammad Asad

who break their bond with God after it has been established [in their nature], and cut asunder what God has bidden to be joined, and spread corruption on earth: these it is that shall be the losers.

Mustafa Khattab

those who violate Allah’s covenant after it has been affirmed, break whatever ˹ties˺ Allah has ordered to be maintained, and spread corruption in the land. It is they who are the ˹true˺ losers.

Progressive Muslims

The ones who break their pledge to God after making its covenant, and they sever what God had ordered to be delivered. And they make corruption on Earth; these are the losers.

Rashad Khalifa

who violate GOD's covenant after pledging to uphold it, sever what GOD has commanded to be joined, and commit evil. These are the losers. Two Deaths and Two Lives for the Disbelievers*

Sahih International

Who break the covenant of Allah after contracting it and sever that which Allah has ordered to be joined and cause corruption on earth. It is those who are the losers.

Sam Gerrans

Those who break the covenant with God after its agreement, and sever what God commanded to be joined, and work corruption in the land; it is they who are the losers.

Shabbir Ahmed

(There is One Creator and likewise mankind is but one Community. This is such an indisputable truth that all men and women will eventually embrace it. (83:6)). Those who break this ratified Covenant of Allah ((1:4-5), (9:111), (13:21-25)) that He has enjoined upon them, and thus create disorder and corruption in the earth, these it is who are the losers in the long run. ((2:213), (10:19), (31:28)).

Syed Vickar Ahamed

(And) those who break Allah’s Promise after it is accepted, and who tear apart what Allah has ordered to be joined, and who make mischief on earth; These cause loss (only) to themselves.

Taqi Usmani

- those who break the Covenant of Allah after it has been made binding, and cut off the relations Allah has commanded to be joined, and spread disorder on the earth - it is these who are the losers.

The Monotheist Group

The ones who break the pledge to God after making its covenant, and they sever what God had ordered to be delivered, and they make corruption on the earth; these are the losers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 27. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 27. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 27. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩