86. sure

Târık Suresi الطارق

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 3 konu
  1. Târık ve her nefsin üzerindeki koruyucu 1–4 karşılaştır — Târık ve her nefsin üzerindeki koruyucu
  2. İnsanın yaratılışı ve dirilişin delili 5–10 karşılaştır — İnsanın yaratılışı ve dirilişin delili
  3. Kur'an ayırıcı sözdür; tuzak ve mühlet 11–17 karşılaştır — Kur'an ayırıcı sözdür; tuzak ve mühlet

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Târık ve her nefsin üzerindeki koruyucu 1–4

  1. Târık suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Târık suresi, 1. ayet. وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ

    vessemâi veṭṭâriḳ.

    Süleyman Ateş

    Göğe ve tarık'a andolsun.

    Ayet detayı — Târık suresi, 1. ayet

  2. Târık suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Târık suresi, 2. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ

    vemâ edrâke me-ṭṭâriḳ.

    Süleyman Ateş

    Tarık'ın ne olduğunu sen nereden bileceksin?

    Ayet detayı — Târık suresi, 2. ayet

  3. Târık suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Târık suresi, 3. ayet. ٱلنَّجْمُ ٱلثَّاقِبُ

    ennecmü-ŝŝâḳib.

    Süleyman Ateş

    Parlayan yıldızdır.

    Ayet detayı — Târık suresi, 3. ayet

  4. Târık suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Târık suresi, 4. ayet. إِن كُلُّ نَفْسٍ لَّمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌ

    in küllü nefsil lemmâ `aleyhâ ḥâfiż.

    Süleyman Ateş

    Hiçbir can yoktur ki başında bir koruyucu (bekçi) olmasın.

    Ayet detayı — Târık suresi, 4. ayet

İnsanın yaratılışı ve dirilişin delili 5–10

  1. Târık suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Târık suresi, 5. ayet. فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَٰنُ مِمَّ خُلِقَ

    felyenżuri-l'insânü mimme ḫuliḳ.

    Süleyman Ateş

    İnsan neden yaratıldığına bir baksın:

    Ayet detayı — Târık suresi, 5. ayet

  2. Târık suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Târık suresi, 6. ayet. خُلِقَ مِن مَّآءٍ دَافِقٍ

    ḫuliḳa mim mâin dâfiḳ.

    Süleyman Ateş

    Atılan bir sudan yaratıldı.

    Ayet detayı — Târık suresi, 6. ayet

  3. Târık suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Târık suresi, 7. ayet. يَخْرُجُ مِنۢ بَيْنِ ٱلصُّلْبِ وَٱلتَّرَآئِبِ

    yaḫrucü mim beyni-ṣṣulbi vetterâib.

    Süleyman Ateş

    Bel ile kaburga kemikleri arasından çıkan (bir sudan).

    Ayet detayı — Târık suresi, 7. ayet

  4. Târık suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Târık suresi, 8. ayet. إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجْعِهِۦ لَقَادِرٌ

    innehû `alâ rac`ihî leḳâdir.

    Süleyman Ateş

    O (Allah), onu tekrar döndür(üp yarat)mağa kadirdir.

    Ayet detayı — Târık suresi, 8. ayet

  5. Târık suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Târık suresi, 9. ayet. يَوْمَ تُبْلَى ٱلسَّرَآئِرُ

    yevme tüble-sserâir.

    Süleyman Ateş

    Gizlilerin (ortaya dökülüp) yoklanacağı gün,

    Ayet detayı — Târık suresi, 9. ayet

  6. Târık suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Târık suresi, 10. ayet. فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍ

    femâ lehû min ḳuvvetiv velâ nâṣir.

    Süleyman Ateş

    İnsanın ne bir gücü, ne de bir yardımcısı vardır.

    Ayet detayı — Târık suresi, 10. ayet

Kur'an ayırıcı sözdür; tuzak ve mühlet 11–17

  1. Târık suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Târık suresi, 11. ayet. وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجْعِ

    vessemâi ẕâti-rrac`.

    Süleyman Ateş

    Dönüşlü göğe andolsun,

    Ayet detayı — Târık suresi, 11. ayet

  2. Târık suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Târık suresi, 12. ayet. وَٱلْأَرْضِ ذَاتِ ٱلصَّدْعِ

    vel'arḍi ẕâti-ṣṣad`.

    Süleyman Ateş

    (Bitkilerin çıkması için) Çatlayan yere andolsun ki,

    Ayet detayı — Târık suresi, 12. ayet

  3. Târık suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Târık suresi, 13. ayet. إِنَّهُۥ لَقَوْلٌ فَصْلٌ

    innehû leḳavlün faṣl.

    Süleyman Ateş

    O (Kur'an), elbette (hak ile batılı) ayırdedici bir sözdür.

    Ayet detayı — Târık suresi, 13. ayet

  4. Târık suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Târık suresi, 14. ayet. وَمَا هُوَ بِٱلْهَزْلِ

    vemâ hüve bilhezl.

    Süleyman Ateş

    O, şaka değildir.

    Ayet detayı — Târık suresi, 14. ayet

  5. Târık suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Târık suresi, 15. ayet. إِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًا

    innehüm yekîdûne keydâ.

    Süleyman Ateş

    Onlar (onu iptal etmek için) bir tuzak kuruyorlar.

    Ayet detayı — Târık suresi, 15. ayet

  6. Târık suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Târık suresi, 16. ayet. وَأَكِيدُ كَيْدًا

    veekîdü keydâ.

    Süleyman Ateş

    Ben de (onları yakalamak için) bir tuzak kuruyorum.

    Ayet detayı — Târık suresi, 16. ayet

  7. Târık suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Târık suresi, 17. ayet. فَمَهِّلِ ٱلْكَٰفِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًۢا

    femehhili-lkâfirîne emhilhüm ruveydâ.

    Süleyman Ateş

    Hele sen o kafirlere mühlet ver, biraz bırak onları (bildiklerine gitsinler).

    Ayet detayı — Târık suresi, 17. ayet