Diyanet İşleri
Şüphesiz o Kur'an, hak ile batılı ayırd eden bir sözdür.
Târık suresi
Târık suresi, 13. ayet. إِنَّهُۥ لَقَوْلٌ فَصْلٌ
innehû leḳavlün faṣl.
Şüphesiz o Kur'an, hak ile batılı ayırd eden bir sözdür.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an ayırıcı sözdür; tuzak ve mühlet Târık 11–17 3
(O gün) artık insan için ne bir kuvvet vardır, ne de bir yardımcı.
Yağmurlu göğe andolsun,
Yarık yarık çatlamış yere andolsun.
Şüphesiz o Kur'an, hak ile batılı ayırd eden bir sözdür.
O, boş bir söz değildir.
Şüphesiz onlar bir tuzak kurarlar,
Ben de bir tuzak kurarım.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 11–14. ayetler için yazılmıştır.
11-12. “Andolsun sürekli dönen göğe ve devamlı yarılan yere ki...” Semâ her yıl yağmur ile geri döner ve yer de bitirdiği mahsullerin çıkması için yarılıp çatlar. Böylelikle insanlar ve hayvanlar yaşama imkânını bulurlar.
Yine semâ, her zaman için ilâhî kader ve işler ile döner durur. Yer de ölüleri dışarı çıkarmak için yarılıp çatlayacaktır.
13-14. “O” yani Kur’ân-ı Kerîm “kesin ve (hakla batılı) ayırt edici bir sözdür.” Doğrudur, gerçektir, apaçıktır. “Şaka değildir.” Çok ciddidir. O, çeşitli gruplar ve farklı görüşler arasında hüküm verip haklıyı haksızdan ayırt eden bir sözdür. Onun hükmü ile anlaşmazlıklar sona erer.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphesiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’e indirilmiş olan bu Kur’an, hakkı batıldan ve doğruyu yanlışı birbirinden ayıran bir sözdür.
Aynı kök: فصل (43 geçiş)
-Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya…
Aynı kök: فصل (43 geçiş)
Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…
Aynı kök: فصل (43 geçiş)
Suçluların yolu da açığa çıksın diye ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki o (Kur'an, doğru ile yanlışı) ayırt eden bir sözdür.
elbet bu (vahiy) hakkı batıldan ayıran bir sözdür,
Bakın, bu (ilahi kelam) doğruyu yanlıştan ayıran bir sözdür,
Muhakkak ki O (Kur'an), elbette Hak ile batılı ayırıcı bir söz;
Şüphesiz o (Kur'an), ayırdeden bir sözdür.
Kur’an, (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür.
Kuşkusuz, O, ayırt eden bir sözdür.
- Andolsun o dönüşlü göğe, o yarılıp çatlayan yeryüzüne. Şüphesiz Kur'an, hak ile batılı ayıran bir sözdür. O asla bir şaka değildir. Kafirler hep hile/tuzak kuruyorlar. Ben de hilelerine karşılık veririm. Onun için sen kafirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı!
Bu, ayırdedici bir sözdür.
Bu, ayırdedici bir sözdür.
ki, o her halde keskin bir hükümdür.
Ki o her halde bir keskin hukümdür
Kuşkusuz O, ayırt edici dipnot 1 bir sözdür.
Kuşkusuz O, ayırt edici dipnot 1 bir sözdür.
Kuşkusuz O, ayırt edici dipnot 1 bir sözdür.
Şüphesiz o (Kuran), ayırdeden bir sözdür.
Hakıykaten o (Kur'an) hak ile (baatılı ayırd eden) kat'i bir kelamdır.
Ki doğrusu bu, kesin bir sözdür,
(9-17) O gün tüm sırlar / gizler / gizemler açık olur /beliğ olur. Ona ne bir kuvvet ne de yardım olmayacaktır. Geri gelecek olan / rücu edecek olan semaya andolsun. (Rücu / bumerang özelliği) Yarılma / çatlayabilme özelliği olan yere andolsun. Kesinlikle O ayırt edici bir sözdür. Ve O, hezeyan / hezl / şaka da değildir . Kesin onlar bir tuzak planı kurguluyorlar, bende tuzak planı kurguluyorum. Kâfirlere mühlet ver / fırsat tanı, az biraz mühlet ver / kısacık fırsat tanı.
Şüphesiz o Kur’an, hak ile batılı ayırt eden bir sözdür.
O (Kur'an), elbette (hak ile batılı) ayırdedici bir sözdür.
O (Kur'an), kesinlikle hak ile batılı /doğru ile yanlışı ayıran bir sözdür; dipnot 1
O (Kur'an), tartışmayı bitiren sözdür.
Kesinlikle o ayırdedici bir sözdür.
Kesinlikle o ayırdedici bir sözdür.
Ki o, tam bir biçimde ayırt eden bir sözdür;
That it- the Quran- is an authoritative revelation and a cannon of faith that is conclusive, determinate and decisive.
This is truly a decisive statement;
Behold this is the Word that distinguishes (Good from Evil):
this (Qur'an) is surely a decisive Word,
it is truly a Decisive Word.
Verily, this (the Qur’ân) is the Word that separates (the truth from falsehood, and commands strict laws for mankind to cut the roots of evil).
it is indeed a decisive word,
(That) verily, this (Qur'ân) is a decisive word.
surely it is a decisive word;
this scripture is not….
Verily, it is indeed a distinguishing speech,
This is the word that separates matters.
Verily this is a discourse distinguishing good from evil;
Verily, this is indeed a discriminating word,
Surely (the Qur'an) is indeed a Verdict address (Literally: a decisive Saying).
Lo! this (Qur'an) is a conclusive word,
That this (Qur'an) is a decisive word
BEHOLD, this [divine writ] is indeed a word that between truth and falsehood,
Surely this ˹Quran˺ is a decisive word,
This is the word that separates matters.
This is a serious narration.
Indeed, the Qur'an is a decisive statement,
It is a decisive word,
Behold, this (Qur'an) is a Conclusive Word. (That can give you a new life. (40:29)).
Watch! This is the Word that separates out (Good from evil):
this is a decisive word,
This is the word that separates matters.