Erhan Aktaş (10. Baskı)
Güneş'e ve onun aydınlığına ant olsun,
91. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Şems suresi, 1. ayet. وَٱلشَّمْسِ وَضُحَىٰهَا
veşşemsi veḍuḥâhâ.
Güneş'e ve onun aydınlığına ant olsun,
Şems suresi, 2. ayet. وَٱلْقَمَرِ إِذَا تَلَىٰهَا
velḳameri iẕâ telâhâ.
Ve onu izleyen Ay'a,
Şems suresi, 3. ayet. وَٱلنَّهَارِ إِذَا جَلَّىٰهَا
vennehâri iẕâ cellâhâ.
Ve onu ortaya çıkaran gündüze,
Şems suresi, 4. ayet. وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰهَا
velleyli iẕâ yagşâhâ.
Ve onu örten geceye,
Şems suresi, 5. ayet. وَٱلسَّمَآءِ وَمَا بَنَىٰهَا
vessemâi vemâ benâhâ.
Ve göğe ve onu düzenleyene,
Şems suresi, 6. ayet. وَٱلْأَرْضِ وَمَا طَحَىٰهَا
vel'arḍi vemâ ṭaḥâhâ.
Ve yere ve onu döşeyene,
Şems suresi, 7. ayet. وَنَفْسٍ وَمَا سَوَّىٰهَا
venefsiv vemâ sevvâhâ.
Ve nefse dipnot 1 ve onu biçimlendirene,
Şems suresi, 8. ayet. فَأَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوَىٰهَا
feelhemehâ fücûrahâ vetaḳvâhâ.
Sonra ona fücurunu dipnot 1 ve takvasını dipnot 2 ilham dipnot 3 etti.
Şems suresi, 9. ayet. قَدْ أَفْلَحَ مَن زَكَّىٰهَا
ḳad efleḥa men zekkâhâ.
Elbette zekka dipnot 1 eden kurtuluşa ermiştir.
Şems suresi, 10. ayet. وَقَدْ خَابَ مَن دَسَّىٰهَا
veḳad ḫâbe men dessâhâ.
Elbette onu kirleten dipnot 1 de hüsrana uğramıştır.
Şems suresi, 11. ayet. كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوَىٰهَآ
keẕẕebet ŝemûdü biṭagvâhâ.
Semud halkı tağutluğu dipnot 1 nedeniyle yalanladı.
Şems suresi, 12. ayet. إِذِ ٱنۢبَعَثَ أَشْقَىٰهَا
iẕi-mbe`aŝe eşḳâhâ.
Onların en azgını ayaklandığı zaman,
Şems suresi, 13. ayet. فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ ٱللَّهِ نَاقَةَ ٱللَّهِ وَسُقْيَٰهَا
feḳâle lehüm rasûlü-llâhi nâḳate-llâhi vesuḳyâhâ.
Allah'ın resulü Salih onlara, "O, Allah'ın dişi devesidir, onun su içme hakkına dokunmayın." dedi.
Şems suresi, 14. ayet. فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُم بِذَنۢبِهِمْ فَسَوَّىٰهَا
fekeẕẕebûhü fe`aḳarûhâ. fedemdeme `aleyhim rabbühüm biẕembihim fesevvâhâ.
Fakat onu yalanladılar. Sonra onu kestiler. Rabb'leri suçları nedeniyle üzerlerini azapla kapladı. Orayı yerle bir etti.
Şems suresi, 15. ayet. وَلَا يَخَافُ عُقْبَٰهَا
velâ yeḫâfü `uḳbâhâ.
O cezalandırmasının sonucundan çekinmez.