Şems suresi

Şems suresi, 14. ayet

Şems suresi, 14. ayet. فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُم بِذَنۢبِهِمْ فَسَوَّىٰهَا

fekeẕẕebûhü fe`aḳarûhâ. fedemdeme `aleyhim rabbühüm biẕembihim fesevvâhâ.

Diyanet İşleri

Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onları helak etti ve kendilerini yerle bir etti.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şems 11–15 · surenin 14. ayeti / 15

Konu Semûd kavmi ve deve Şems 11–15 3

  1. Şems 11

    Semud kavmi, azgınlığı sebebiyle yalanladı.

  2. Şems 12

    Hani onların en bedbaht olanı (fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.

  3. Şems 13

    Allah'ın Resulü de onlara şöyle demişti: "Allah'ın devesini ve onun su içme hakkını koruyun."

  4. 14

    Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onları helak etti ve kendilerini yerle bir etti.

  5. Şems 15

    Allah, bunun sonucundan çekinmez de!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 11–15. ayetler için yazılmıştır.

11. “Semûd, azgınlığı nedeniyle” azgınlaşmaları, hakka karşı büyüklük taslamaları ve rasûllerine karşı direnmeleri sebebi ile “yalanladı.”

12. “Hani onların en azılıları” o dişi deveyi kesmesi için üzerinde ittifak ettikleri şahıs olan kabilenin en bedbaht kişisi Kudâr b. Sâlif deveyi esmek üzere “öne atılmıştı” kabilesi ona bunu yapmasını söylemiş o da dediklerini yerine getirmişti.

13. “Allah’ın rasûlü” Salih aleyhisselam onları sakındırmak üzere “onlara: Allah’ın devesine zarar vermekten ve su hakkını engellemekten sakının, demişti.” Yani Allah’ın sizin için pek büyük bir mucize olarak yaratmış olduğu o deveyi kesmekten sakının. Allah’ın size ihsan etmiş olduğu onun sütünü içme nimetine onu kesmekle karşılık vermeyin.

14. Ancak onlar peygamberleri Salih aleyhisselam’ı “yalanladılar ve deveyi kestiler. Rableri de günahları sebebi ile onlara bir azap gönderdi.” Onların yurtlarını yıktı, gönderdiği azap onların hepsini kuşattı. Üzerlerine uğultulu esen fırtınayı, altlarından da sarsıntı ve zelzeleyi azap olarak gönderdi de hepsi yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar. Onlardan ses seda çıkmaz oldu. “birini bile ayırt etmeden hepsini helak etti.” Verdiği bu cezayı hepsine eşit olarak tattırdı.

15. “O, bunun akıbetinden korkacak değil ya!” Kâhir (her şeye emrini geçiren), hiçbir mahlukun kahır ve tasarrufunun dışında olmadığı, bütün hükümlerinde hikmeti sonsuz olan Allah, nasıl olur da bundan korkar ve çekinir ki?

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Deve hakkında peygamberlerini yalanladılar. Kavmin en azgın olanı, yaptığı işe onların rızasını alıp, deveyi kesip, öldürdü. Böylece bu günaha ortak oldular. Allah Teâlâ da, günahları sebebiyle üzerlerine azabını göndererek onları bir haykırışla helak etti. Onları helak ederek yerle bir etti.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَكَذَّبُوهُ fekezzebuhu onu yalanladılar kök: كذب
  2. فَعَقَرُوهَا fe akaruha ve onu kestiler kök: عقر
  3. فَدَمْدَمَ fedemdeme başlarına geçirdi kök: دمدم
  4. عَلَيْهِمْ aleyhim onların
  5. رَبُّهُم rabbuhum Rableri kök: ربب
  6. بِذَنۢبِهِمْ bizenbihim günahları yüzünden kök: ذنب
  7. فَسَوَّىٰهَا fe sevvaha ve orayı dümdüz etti kök: سوي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عقر (8 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih

    Nihayet deveyi kestiler, Rablerinin emrine karşı geldiler ve "Ey Salih! Sen eğer (dediğin gibi) peygamberlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı…

  • Aynı kök: عقر (8 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih

    Derken onu kestiler. Salih, dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helak olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir."

  • Aynı kök: عقر (8 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih

    Derken onu kestiler, fakat pişman oldular.

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih

    Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur.…

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih

    "Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih

    Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, "Siz, Salih'in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu…

  • Aynı kök: ذنب (39 geçiş)

    (Bunların durumu) Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibidir: Ayetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah,…

  • Aynı kök: ذنب (39 geçiş)

    (16-17) (Bunlar), "Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru" diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Derken elçiyi dinlemediler onu işkenceyle boğazladılar. Sonunda Rableri, bu günahları yüzünden burunlarını sürte sürte onları yerle bir etti;

Muhammed Esed

Ama onlar Elçi'yi (hiçe sayıp) yalanladılar ve deveyi vahşice boğazladılar; bunun üzerine Rableri, bu günahları yüzünden onları yıkıma uğrattı ve tümünü birden yok etti:

Ahmed Hulusi

Onu (Allah Rasulünü) yalanladılar da onu (dişi deveyi) vahşice öldürdüler! Bunun üzerine Rableri, suçları yüzünden onları toprağa gömdü de orayı düzledi!

Ali Bulaç

Fakat, onu yalanladılar, deveyi yere yıkıp öldürdüler. Rableri de günahları dolayısıyla 'onları yerle bir etti, kırıp geçirdi'; orasını da dümdüz etti.

Ali Özek ve heyeti

Ama onlar, onu yalanladılar ve deveyi kestiler. Bunun üzerine Rableri günahları sebebiyle onlara büyük bir felâket gönderdi de hepsini helâk etti.

Ali Rıza Safa

Yine de Onu yalanladılar. Ardından, onu kestiler. Sonunda, Efendileri, suçları nedeniyle onları yıkıma uğrattı. Sonra, orasını dümdüz etti.

Bayraktar Bayraklı

Buna rağmen peygamberi yalanladılar ve deveyi kestiler. Rableri, günahlarından dolayı ülkelerini harap edip yerle bir etti.

Edip Yüksel

Onu yalanlayıp deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Efendi'leri suçlarından ötürü onları silip yerle bir etti.*

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onu yalanlayıp deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rab'leri suçlarından ötürü onları silip yerle bir etti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat ona inanmadılar da onu (deveyi) devirdiler. Rableri de günahlarını başlarına geçiri geçiriverdi de o yeri düzleyiverdi!

Elmalılı Hamdi Yazır

Fakat inanmadılar ona da devirdiler onu. Alemlerin rabbı da günahlarını başlarına geçiri geçiriverdi de o yeri düzleyiverdi.

Erhan Aktaş

Fakat onu yalanladılar. Sonra onu kestiler. Rabb'leri suçları nedeniyle üzerlerini azapla kapladı. Orayı yerle bir etti.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Fakat onu yalanladılar. Sonra onu kestiler. Rabb'leri suçları nedeniyle üzerlerini azapla kapladı. Orayı yerle bir etti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Fakat onu yalanladılar. Sonra onu kestiler. Rabb'leri suçları nedeniyle üzerlerini azapla kapladı. Orayı yerle bir etti.

Gültekin Onan

Fakat, onu yalanladılar, deveyi yere yıkıp öldürdüler. Rableri de günahları dolayısıyla 'onları yerle bir etti, kırıp geçirdi'; orasını da dümdüz etti.

Hasan Basri Çantay

Fakat onu tekzib etdiler, derken o (deveyi) sinirleyib öldürdüler. Bundan dolayı Rableri (nin azabı) da onları, günahları sebebiyle, örtüverdi. öyle ki hepsini bir yapdı (helak etdi),

İbni Kesir

Fakat onu yalanladılar ve derken deveyi kestiler. Bunu üzerine günahları sebebiyle Rabbları onları kırıp geçirerek yerle bir etti.

Mehmet Alagaş

(11-15) Semud taşkınlığından dolayı yalanladı. En isyankarı ortaya çıktığında, Allah’ın Resulü / Resulullah onlara dedi ki Allah’ın devesine ve su hakkına karışmayın. Onu yalanladılar ve boğazlayarak deveyi öldürdüler. Suçlarını Rableri başlarına geçirdi ve o yeri düzledi / dümdüz etti. Allah onların sonucundan /akıbetinden korkmadı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, günâhlarından dolayı onları helâk etti ve kendilerini yerle bir etti.

Süleyman Ateş

Onu yalanladılar, deveyi kestiler. Rableri de, günahları yüzünden azabı başlarına geçirip, orayı dümdüz etti.

Süleymaniye Vakfı

Ama onu yalancı saydılar ve deveyi ayaklarını keserek öldürdüler dipnot 1 . Rableri de bu günahları dipnot 2 yüzünden onları yok etti ve orayı dümdüz etti. dipnot 3

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Semud'un ve nebi gönderilen diğer kavimlerin helak edilmesine sebep olan günah, onların kendilerine gönderilen mucizelere rağmen nebilerine iman etmemeleridir; çünkü mucizeler, nebiliğin kesin delili olarak verilmiştir. Allah, bu nedenle son nebi olan Muhammed aleyhisselama diğerlerine verilenler gibi bir mucize vermemiştir. Verseydi, o mucizeyi gördüğü halde inanmayanların da toplu olarak yok edilmesi gerekirdi (İsra 17/59). Böyle bir mucize yerine Allah, kendisi ve insanlar üzerindeki etkisi hem kalıcı hem de mucizevi olan Kur'an-ı Kerim'i göndermiştir (Ankebut 29/51).
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ama onu yalancı saydılar ve deveyi, ayaklarını keserek öldürdüler dipnot 1 . Rableri de onları günahları yüzünden helak edip yerle bir etti.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İlgili ayet (Kamer 54/29)

Şaban Britch

O’nu yalanladılar ve deveyi kestiler de Rableri suçları sebebiyle azabı üzerilerine eşit olarak indirdi (kimse kurtulamadı).

Şaban Piriş

O'nu yalanladılar ve deveyi kestiler de Rab'leri suçları sebebiyle onları kırıp geçirdi, yerle bir etti.

Yaşar Nuri Öztürk

Fakat elçiye inanmadılar da deveyi devirip boğazladılar. Bunun üzerine, Rableri onların günahlarını kendi başlarına geçirdi de o yurdu dümdüz etti.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But they considered him a liar; they disabled the She-Camel by cutting her hamstring muscles; and so Allah pounded them away in requital of their criminal deed, and of all hopes they were dashed to the ground;

Abdul Haleem

but they called him a liar and hamstrung her. Their Lord destroyed them for their crime and levelled them.

Abdullah Yusuf Ali

Then they rejected him (as a false prophet), and they hamstrung her. So their Lord, on account of their crime, obliterated their traces and made them equal (in destruction, high and low)!

Abul A'la Maududi

But they rejected his statement as a lie and hamstrung the she-camel. dipnot 1 For that crime their Lord rumbled down upon them, utterly razing them to the ground.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    According to (Surah Al-Aaraf, Ayat 77), after they had killed the she-camel, the people of Thamud said to the Prophet Salih (peace be upon him): Bring the scourge with which you threatened us. And according to Surah Houd, Ayat 65, the Prophet Salih (peace be upon him) said to them: Well, you have only three more days to enjoy yourselves in your houses. This is a limit that will not prove false.

Aisha Bewley

But they denied him and they hamstrung her, so their Lord crushed them for their sin and flattened them.

Al-Hilali & Khan

Then they denied him and they killed it. So their Lord destroyed them because of their sin, and made them equal in destruction (i.e. all grades of people, rich and poor, strong and weak, etc.)!

Ali Quli Qarai

But they impugned him and then hamstrung her, so their Lord took them unawares by night because of their sin, and levelled it.

Amatul Rahman Omar

But they belied (and disobeyed) him and hamstrung her. Then their Lord destroyed them completely for their sin, so much so that He leveled them (all to the ground).

Arthur John Arberry

But they cried him lies, and hamstrung her, so their Lord crushed them for their sin, and leveled them:

Bijan Moeinian

They laughed at him and killed the camel (as a sign of rebellion and challenging God. )

E. Henry Palmer

But they called him a liar, and they ham-strung her; but their Lord destroyed them in their sins, and served them all alike;

Edip-Layth

They rejected him, and they killed her. So their Lord repaid them for their sin and leveled it.

George Sale

But they charged him with imposture; and they slew her. Wherefore their Lord destroyed them, for their crime, and made their punishment equal unto them all:

Hamid S. Aziz

But they called him a liar, and they ham-strung her; so their Lord destroyed them in their sins, and served them all alike;

Mahmoud Ghali

Yet they cried lies to him. So they hamstrung her; then their Lord devastated them for their guilty (deed), so He leveled it (i.e., destroyed the whole country).

Marmaduke Pickthall

But they denied him, and they hamstrung her, so Allah doomed them for their sin and rased (their dwellings).

Mohamed Ahmed - Samira

But they called him a liar and hamstrung her. So God obliterated them for their crime, and (destroyed) all of them alike.

Muhammad Asad

But they gave him the lie, and cruelly slaughtered her - whereupon their Sustainer visited them with utter destruction for this their sin, destroying them all alike:

Mustafa Khattab

Still they defied him and slaughtered her. So their Lord crushed them for their crime, levelling all to the ground.[1]

Progressive Muslims

They disbelieved him, and they killed her. So their Lord repaid them for their sin and levelled it.

Rashad Khalifa

They disbelieved him and slaughtered her. Their Lord then requited them for their sin and annihilated them.

Sahih International

But they denied him and hamstrung her. So their Lord brought down upon them destruction for their sin and made it equal [upon all of them].

Sam Gerrans

Then they denied him, and hamstrung her; and their Lord destroyed them for their transgression, and He levelled them.)

Shabbir Ahmed

But they denied him and they killed her. Their Lord then doomed them all alike for their lagging behind in compliance.

Syed Vickar Ahamed

Then they rejected him (as a false prophet) and they injured her (by cutting her hamstrings, See 54. 29). So their Lord, on account of their crime, removed their traces and made them equal (in destruction).

Taqi Usmani

But they rejected him and killed her, so their Lord sent eradicating torment upon them because of their sin, and made it equal for all.

The Monotheist Group

But they disbelieved him, and they killed her. So their Lord repaid them for their sin and leveled it.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şems suresi, 14. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şems suresi, 14. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şems suresi, 14. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩