Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun güneşe ve parıltısına,
91. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Şems suresi, 1. ayet. وَٱلشَّمْسِ وَضُحَىٰهَا
veşşemsi veḍuḥâhâ.
Andolsun güneşe ve parıltısına,
Şems suresi, 2. ayet. وَٱلْقَمَرِ إِذَا تَلَىٰهَا
velḳameri iẕâ telâhâ.
ona uyduğunda aya,
Şems suresi, 3. ayet. وَٱلنَّهَارِ إِذَا جَلَّىٰهَا
vennehâri iẕâ cellâhâ.
onu açıp ortaya çıkardığında gündüze,
Şems suresi, 4. ayet. وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰهَا
velleyli iẕâ yagşâhâ.
onu sardığında geceye,
Şems suresi, 5. ayet. وَٱلسَّمَآءِ وَمَا بَنَىٰهَا
vessemâi vemâ benâhâ.
göğe ve onu bina edene,
Şems suresi, 6. ayet. وَٱلْأَرْضِ وَمَا طَحَىٰهَا
vel'arḍi vemâ ṭaḥâhâ.
yere ve onu döşeyene,
Şems suresi, 7. ayet. وَنَفْسٍ وَمَا سَوَّىٰهَا
venefsiv vemâ sevvâhâ.
nefse ve onu düzenleyene,
Şems suresi, 8. ayet. فَأَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوَىٰهَا
feelhemehâ fücûrahâ vetaḳvâhâ.
sonra da ona bozukluğunu ve korunmasını ilham edene ki,
Şems suresi, 9. ayet. قَدْ أَفْلَحَ مَن زَكَّىٰهَا
ḳad efleḥa men zekkâhâ.
gerçek kurtuluş bulmuştur onu temizlikle parlatan.
Şems suresi, 10. ayet. وَقَدْ خَابَ مَن دَسَّىٰهَا
veḳad ḫâbe men dessâhâ.
Onu kirletip gömen de ziyan etmiştir!
Şems suresi, 11. ayet. كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوَىٰهَآ
keẕẕebet ŝemûdü biṭagvâhâ.
Semud kavmi azgınlığından inanmadı.
Şems suresi, 12. ayet. إِذِ ٱنۢبَعَثَ أَشْقَىٰهَا
iẕi-mbe`aŝe eşḳâhâ.
O en yaramazları fırladığı zaman,
Şems suresi, 13. ayet. فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ ٱللَّهِ نَاقَةَ ٱللَّهِ وَسُقْيَٰهَا
feḳâle lehüm rasûlü-llâhi nâḳate-llâhi vesuḳyâhâ.
Allah'ın elçisi onlara: "Allah'ın devesini ve onun sulanışını gözetin!" demişti.
Şems suresi, 14. ayet. فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُم بِذَنۢبِهِمْ فَسَوَّىٰهَا
fekeẕẕebûhü fe`aḳarûhâ. fedemdeme `aleyhim rabbühüm biẕembihim fesevvâhâ.
Fakat ona inanmadılar da onu (deveyi) devirdiler. Rableri de günahlarını başlarına geçiri geçiriverdi de o yeri düzleyiverdi!
Şems suresi, 15. ayet. وَلَا يَخَافُ عُقْبَٰهَا
velâ yeḫâfü `uḳbâhâ.
Öyle ya, O, o işin sonundan korkacak değil ki!