Şems suresi · 11–15. ayetler

Semûd kavmi ve deve

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Şems suresi, 11. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şems suresi, 11. ayet. كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوَىٰهَآ

    Diyanet İşleri

    Semud kavmi, azgınlığı sebebiyle yalanladı.

    Mehmet Okuyan

    Semûd (kavmi) azgınlığı yüzünden (gerçeği) yalanlamıştı.

    Mustafa İslamoğlu

    Haddini aştığı için Semud (bu) hakikati yalanladı;

    Muhammed Esed

    Semud (kavmi,) kaba bir küstahlıkla (bu) hakikati yalan saydı;

    Ahmed Hulusi

    Semud (Salih'in toplumu), Nebiyi kabul etmemeleri ile (hakikatlerini ve sistemi) yalanladı.

    Ali Bulaç

    Semud (halkı) azgınlığı dolayısıyla yalanladı;

    Ali Özek ve heyeti

    Semûd kavmi azgınlığı yüzünden (Allah'ın elçisini) yalanladı.

    Ali Rıza Safa

    Semud, azgınlığı yüzünden yalanlamıştı.

    Bayraktar Bayraklı

    Semud toplumu, azgınlığı nedeniyle yalanladı.

    Edip Yüksel

    Semud (halkı), azgınlığı yüzünden yalanladı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Semud (halkı), azgınlığı yüzünden yalanladı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Semud kavmi azgınlığından inanmadı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Semud inanmadı azgınlığından

    Erhan Aktaş

    Semud halkı tağutluğu dipnot 1 nedeniyle yalanladı.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'a isyan etmek anlamına gelen "tağa" kökünden türemiştir. Despot, azgın, sapkın, kötülük önderi, zorba, şeytan, put, kahin; kaba kuvvetle hükmeden kişi, kurum veya yönetim demektir. Tuğyan, "Haddi aşma, zulüm, azgınlık, sapkınlık, isyan, küfür." Tağa fiilinin mastarıdır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Semud halkı tağutluğu dipnot 1 nedeniyle yalanladı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'a isyan etmek anlamına gelen "tağa" kökünden türemiştir. Azgın, sapkın, kötülük önderi, zorba, şeytan, put, kahin; kaba kuvvetle hükmeden kişi, kurum ve yönetim demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Semud halkı tağutluğu dipnot 1 nedeniyle yalanladı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'a isyan etmek anlamına gelen "tağa" kökünden türemiştir. Azgın, sapkın, kötülük önderi, zorba, şeytan, put, kahin; Allah'ın buyruklarına itibar etmeyen kişi ve kurum anlamına gelmektedir.

    Gültekin Onan

    Semud (halkı) azgınlığı dolayısıyla yalanladı;

    Hasan Basri Çantay

    Semuud (kavmi), azgınlığı yüzünden (peygamberlerini) tekzibetdi,

    İbni Kesir

    Semud, azgınlığı yüzünden yalanladı.

    Mehmet Alagaş

    (11-15) Semud taşkınlığından dolayı yalanladı. En isyankarı ortaya çıktığında, Allah’ın Resulü / Resulullah onlara dedi ki Allah’ın devesine ve su hakkına karışmayın. Onu yalanladılar ve boğazlayarak deveyi öldürdüler. Suçlarını Rableri başlarına geçirdi ve o yeri düzledi / dümdüz etti. Allah onların sonucundan /akıbetinden korkmadı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Semûd kavmi de nefislerinin azgınlığıyla (peygamberini) yalanladı.

    Süleyman Ateş

    Semud (kavmi), azgınlığı yüzünden (Hakk'ı) yalanladı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Semud halkı azgınlık ettiği için yalana dalmıştı.

    Şaban Britch

    Semud azgınlığı sebebiyle yalanladı.

    Şaban Piriş

    Semud azgınlığı sebebiyle yalanladı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Semud kavmi, azgınlığı yüzünden yalanladı.

  2. Şems suresi, 12. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şems suresi, 12. ayet. إِذِ ٱنۢبَعَثَ أَشْقَىٰهَا

    Diyanet İşleri

    Hani onların en bedbaht olanı (fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.

    Mehmet Okuyan

    Onların en azgını (deveyi kesmek için) ileri atılmıştı.

    Mustafa İslamoğlu

    hani kavmin en azgını kışkırtmayla zıvanadan çıktığında,

    Muhammed Esed

    içlerinden en onulmaz azgınları, (zulüm yapmak için) ileri atılırken,

    Ahmed Hulusi

    Onların en şakisi harekete geçtiğinde,

    Ali Bulaç

    En 'zorlu bedbahtları' ayaklandığında,

    Ali Özek ve heyeti

    Onların en bedbahtı (deveyi kesmek için) atıldığında,

    Ali Rıza Safa

    En azgın olanı ortaya atıldığında.

    Bayraktar Bayraklı

    - En azgınları ileri atıldığında, Allah'ın peygamberi onlara, "Allah'ın devesini bırakınız, onun su içmesine engel olmaktan sakınınız" demişti.

    Edip Yüksel

    En azgınları ayaklanmıştı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    En azgınları ayaklanmıştı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O en yaramazları fırladığı zaman,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O en yaramazları fırladığı zaman

    Erhan Aktaş

    Onların en azgını ayaklandığı zaman,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onların en azgını ayaklandığı zaman,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onların en azgını ayaklandığı zaman,

    Gültekin Onan

    En 'zorlu bedbahtları' ayaklandığında,

    Hasan Basri Çantay

    (O kavmin) en şakıysi ayaklandığı zaman.

    İbni Kesir

    En azgınları ileri tıldığında.

    Mehmet Alagaş

    (11-15) Semud taşkınlığından dolayı yalanladı. En isyankarı ortaya çıktığında, Allah’ın Resulü / Resulullah onlara dedi ki Allah’ın devesine ve su hakkına karışmayın. Onu yalanladılar ve boğazlayarak deveyi öldürdüler. Suçlarını Rableri başlarına geçirdi ve o yeri düzledi / dümdüz etti. Allah onların sonucundan /akıbetinden korkmadı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hani onların en bedbaht olanı (fesat çıkarmak için) ileri atılınca.

    Süleyman Ateş

    En haydutları ayaklandığı zaman,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir gün onların en hayırsızı ileri atıldı.

    Şaban Britch

    En azgınları ileri atılmıştı.

    Şaban Piriş

    En azgınları ileri atılmıştı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    En haydutları ortaya fırladığı zaman,

  3. Şems suresi, 13. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şems suresi, 13. ayet. فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ ٱللَّهِ نَاقَةَ ٱللَّهِ وَسُقْيَٰهَا

    Diyanet İşleri

    Allah'ın Resulü de onlara şöyle demişti: "Allah'ın devesini ve onun su içme hakkını koruyun."

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın elçisi (Salih) onlara "Allah'ın devesine ve onun su hakkına (dokunmayın)" demişti.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah'ın elçisi (Salih) şöyle demişti: "(Bu) Allah'ın devesidir; şu halde bırakın da (Allah'ın) suyunu içsin!"

    Muhammed Esed

    Allah'ın Elçisi onlara: "Şu dişi deve Allah'ındır, öyleyse bırakın suyunu içsin (ve ona bir zarar vermeyin)!" demişti.

    Ahmed Hulusi

    Allah Rasulü onlara dedi ki: "Allah'ın devesini ve onun su içme hakkını koruyun!"

    Ali Bulaç

    Allah'ın elçisi onlara dedi ki: "Allah'ın (deneme için size gönderdiği) devesine ve onun su içme sırasına dikkat edin."

    Ali Özek ve heyeti

    Allah’ın Rasûlü onlara: «Allah’ın devesine ve onun su hakkına dokunmayın!» dedi.

    Ali Rıza Safa

    Allah'ın elçisi, şöyle demişti: "Allah'ın dişi devesini ve onun su içme hakkını koruyun!"

    Bayraktar Bayraklı

    - En azgınları ileri atıldığında, Allah'ın peygamberi onlara, "Allah'ın devesini bırakınız, onun su içmesine engel olmaktan sakınınız" demişti.

    Edip Yüksel

    ALLAH'ın elçisi, onlara, "ALLAH'ın devesine ve onun suyuna dokunmayın" demişti.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH'ın elçisi, onlara, 'ALLAH'ın devesine ve onun suyuna dokunmayın,' demişti.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah'ın elçisi onlara: "Allah'ın devesini ve onun sulanışını gözetin!" demişti.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ki o vakit demişti onlara Allahın resulü: Gözetin Allahın nakasını ve sulanışını

    Erhan Aktaş

    Allah'ın Resul'ü Salih onlara, "O, Allah'ın dişi devesidir, onun su içme hakkına dokunmayın." dedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah'ın resulü Salih onlara, "O, Allah'ın dişi devesidir, onun su içme hakkına dokunmayın." dedi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah'ın rasulü Salih onlara, "O, Allah'ın dişi devesidir, onu sulayınız." dedi.

    Gültekin Onan

    Tanrı'nın elçisi onlara dedi ki: "Tanrı'nın (deneme için size gönderdiği) devesine ve onun su içme sırasına dikkat edin."

    Hasan Basri Çantay

    (Halbuki daha evvel) Allahın peygamberi onlara "Allahın dişi devesine ve onun su içme (nevbetine) dikkat edin" demişdi.

    İbni Kesir

    Allah'ın peygamberi onlara: Allah'ın devesi ve onun su hakkı, demişti.

    Mehmet Alagaş

    (11-15) Semud taşkınlığından dolayı yalanladı. En isyankarı ortaya çıktığında, Allah’ın Resulü / Resulullah onlara dedi ki Allah’ın devesine ve su hakkına karışmayın. Onu yalanladılar ve boğazlayarak deveyi öldürdüler. Suçlarını Rableri başlarına geçirdi ve o yeri düzledi / dümdüz etti. Allah onların sonucundan /akıbetinden korkmadı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah’ın Rasûlü de onlara şöyle dedi ki: "Allah’ın devesin(i kesmek)ten ve su içmesin(i engellemek)ten sakının."

    Süleyman Ateş

    Allah'ın elçisi onlara: "Allah'ın devesine ve onun su içme hakkına dokunmayın!" demişti.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah'ın elçisi (Salih) de onlara şöyle demişti: "Sakın Allah'ın devesine ve onun su hakkına ilişmeyin (yoksa helak edilirsiniz)!" dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şehrin suyunu bir gün halk, bir gün de deve içiyordu. Bir devenin, şehrin bütün suyunu içebilecek yapıda olması, onun bir mucize olduğunu açıkça gösteriyordu. Bu mucize, Salih aleyhisselamın elçiliğinin belgesiydi (A'raf 7/73, Şuara 26/155-156, Kamer 54/27-28).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'ın elçisi onlara: "Allah'ın devesine dipnot 1 ve onun su hakkına sakın ilişmeyin" dedi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Semud kavmine de kardeşleri Salih'i elçi gönderdik; dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kul olun; sizin başka ilahınız yoktur. Bakın size Rabbinizden bir belge geldi. Mucize olmak üzere İşte Allah'ın dişi devesi; bırakın Allah'ın toprağında otlasın. Ona kötü niyetle dokunmayın; yoksa sizi acıklı bir azap çarpar." (Araf 7/73)

    Şaban Britch

    Allah'ın Rasûlü onlara: "Allah'ın devesine ve onun su hakkına dokunmayın!" dedi.

    Şaban Piriş

    Oysa Allah'ın Resulü, onlara: -Allah'ın devesine ve su hakkına riayet edin! demişti.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah'ın elçisi onlara şöyle demişti: "Allah'ın devesini ve onun su içme hakkını koruyun."

  4. Şems suresi, 14. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şems suresi, 14. ayet. فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُم بِذَنۢبِهِمْ فَسَوَّىٰهَا

    Diyanet İşleri

    Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onları helak etti ve kendilerini yerle bir etti.

    Mustafa İslamoğlu

    Derken elçiyi dinlemediler onu işkenceyle boğazladılar. Sonunda Rableri, bu günahları yüzünden burunlarını sürte sürte onları yerle bir etti;

    Muhammed Esed

    Ama onlar Elçi'yi (hiçe sayıp) yalanladılar ve deveyi vahşice boğazladılar; bunun üzerine Rableri, bu günahları yüzünden onları yıkıma uğrattı ve tümünü birden yok etti:

    Ahmed Hulusi

    Onu (Allah Rasulünü) yalanladılar da onu (dişi deveyi) vahşice öldürdüler! Bunun üzerine Rableri, suçları yüzünden onları toprağa gömdü de orayı düzledi!

    Ali Bulaç

    Fakat, onu yalanladılar, deveyi yere yıkıp öldürdüler. Rableri de günahları dolayısıyla 'onları yerle bir etti, kırıp geçirdi'; orasını da dümdüz etti.

    Ali Özek ve heyeti

    Ama onlar, onu yalanladılar ve deveyi kestiler. Bunun üzerine Rableri günahları sebebiyle onlara büyük bir felâket gönderdi de hepsini helâk etti.

    Ali Rıza Safa

    Yine de Onu yalanladılar. Ardından, onu kestiler. Sonunda, Efendileri, suçları nedeniyle onları yıkıma uğrattı. Sonra, orasını dümdüz etti.

    Bayraktar Bayraklı

    Buna rağmen peygamberi yalanladılar ve deveyi kestiler. Rableri, günahlarından dolayı ülkelerini harap edip yerle bir etti.

    Edip Yüksel

    Onu yalanlayıp deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Efendi'leri suçlarından ötürü onları silip yerle bir etti.*

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onu yalanlayıp deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rab'leri suçlarından ötürü onları silip yerle bir etti.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Fakat ona inanmadılar da onu (deveyi) devirdiler. Rableri de günahlarını başlarına geçiri geçiriverdi de o yeri düzleyiverdi!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Fakat inanmadılar ona da devirdiler onu. Alemlerin rabbı da günahlarını başlarına geçiri geçiriverdi de o yeri düzleyiverdi.

    Erhan Aktaş

    Fakat onu yalanladılar. Sonra onu kestiler. Rabb'leri suçları nedeniyle üzerlerini azapla kapladı. Orayı yerle bir etti.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Fakat onu yalanladılar. Sonra onu kestiler. Rabb'leri suçları nedeniyle üzerlerini azapla kapladı. Orayı yerle bir etti.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Fakat onu yalanladılar. Sonra onu kestiler. Rabb'leri suçları nedeniyle üzerlerini azapla kapladı. Orayı yerle bir etti.

    Gültekin Onan

    Fakat, onu yalanladılar, deveyi yere yıkıp öldürdüler. Rableri de günahları dolayısıyla 'onları yerle bir etti, kırıp geçirdi'; orasını da dümdüz etti.

    Hasan Basri Çantay

    Fakat onu tekzib etdiler, derken o (deveyi) sinirleyib öldürdüler. Bundan dolayı Rableri (nin azabı) da onları, günahları sebebiyle, örtüverdi. öyle ki hepsini bir yapdı (helak etdi),

    İbni Kesir

    Fakat onu yalanladılar ve derken deveyi kestiler. Bunu üzerine günahları sebebiyle Rabbları onları kırıp geçirerek yerle bir etti.

    Mehmet Alagaş

    (11-15) Semud taşkınlığından dolayı yalanladı. En isyankarı ortaya çıktığında, Allah’ın Resulü / Resulullah onlara dedi ki Allah’ın devesine ve su hakkına karışmayın. Onu yalanladılar ve boğazlayarak deveyi öldürdüler. Suçlarını Rableri başlarına geçirdi ve o yeri düzledi / dümdüz etti. Allah onların sonucundan /akıbetinden korkmadı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, günâhlarından dolayı onları helâk etti ve kendilerini yerle bir etti.

    Süleyman Ateş

    Onu yalanladılar, deveyi kestiler. Rableri de, günahları yüzünden azabı başlarına geçirip, orayı dümdüz etti.

    Süleymaniye Vakfı

    Ama onu yalancı saydılar ve deveyi ayaklarını keserek öldürdüler dipnot 1 . Rableri de bu günahları dipnot 2 yüzünden onları yok etti ve orayı dümdüz etti. dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Semud'un ve nebi gönderilen diğer kavimlerin helak edilmesine sebep olan günah, onların kendilerine gönderilen mucizelere rağmen nebilerine iman etmemeleridir; çünkü mucizeler, nebiliğin kesin delili olarak verilmiştir. Allah, bu nedenle son nebi olan Muhammed aleyhisselama diğerlerine verilenler gibi bir mucize vermemiştir. Verseydi, o mucizeyi gördüğü halde inanmayanların da toplu olarak yok edilmesi gerekirdi (İsra 17/59). Böyle bir mucize yerine Allah, kendisi ve insanlar üzerindeki etkisi hem kalıcı hem de mucizevi olan Kur'an-ı Kerim'i göndermiştir (Ankebut 29/51).
    3. metne dön, dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ama onu yalancı saydılar ve deveyi, ayaklarını keserek öldürdüler dipnot 1 . Rableri de onları günahları yüzünden helak edip yerle bir etti.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İlgili ayet (Kamer 54/29)

    Şaban Britch

    O’nu yalanladılar ve deveyi kestiler de Rableri suçları sebebiyle azabı üzerilerine eşit olarak indirdi (kimse kurtulamadı).

    Şaban Piriş

    O'nu yalanladılar ve deveyi kestiler de Rab'leri suçları sebebiyle onları kırıp geçirdi, yerle bir etti.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Fakat elçiye inanmadılar da deveyi devirip boğazladılar. Bunun üzerine, Rableri onların günahlarını kendi başlarına geçirdi de o yurdu dümdüz etti.

  5. Şems suresi, 15. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şems suresi, 15. ayet. وَلَا يَخَافُ عُقْبَٰهَا

    Diyanet İşleri

    Allah, bunun sonucundan çekinmez de!

    Mehmet Okuyan

    (Bu toplum) kendi sonundan da korkmuyordu.

    Mustafa İslamoğlu

    oysa ki o (kavim) kendi akıbetinden zerrece endişe etmezdi.

    Muhammed Esed

    çünkü (onlardan) hiçbiri başlarına gelecek şeyin korkusunu taşımıyordu.

    Ahmed Hulusi

    Bu sonucun Allah'ı korkutacak bir yanı da yok!

    Ali Bulaç

    (Allah, asla) Bunun sonucundan korkmaz.

    Ali Özek ve heyeti

    (Allah, bu şekilde azap etmenin) âkıbetinden korkacak değil ya!

    Ali Rıza Safa

    Sonucundan korkacak değil ya! dipnot 601

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 601
      Allah'a yönelik olarak "Sonucundan korkmaz!" anlamında yazdığımız tümce, kimi Kur'an çevirilerinde Semud toplumuna yönelik anlam verilerek "Sonucundan korkmadılar!" biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Çünkü onların hiçbiri, başlarına gelecek şeyin korkusunu taşımıyordu.

    Edip Yüksel

    Ne var ki hala onların sonlarından ders alınmıyor.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ne var ki hala onların sonlarından ders alınmıyor

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Öyle ya, O, o işin sonundan korkacak değil ki!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Öyle ya o sonundan korkacak değil ki.

    Erhan Aktaş

    O cezalandırmasının sonucundan çekinmez.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O cezalandırmasının sonucundan çekinmez.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O cezalandırmasının sonucundan çekinmez.

    Gültekin Onan

    (Tanrı, asla) Bunun sonucundan korkmaz.

    Hasan Basri Çantay

    bunun sonundan (hiç bir vech ile) korkmayarak!

    İbni Kesir

    Bunun sonundan hiç korkmayarak.

    Mehmet Alagaş

    (11-15) Semud taşkınlığından dolayı yalanladı. En isyankarı ortaya çıktığında, Allah’ın Resulü / Resulullah onlara dedi ki Allah’ın devesine ve su hakkına karışmayın. Onu yalanladılar ve boğazlayarak deveyi öldürdüler. Suçlarını Rableri başlarına geçirdi ve o yeri düzledi / dümdüz etti. Allah onların sonucundan /akıbetinden korkmadı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah, bunun sonucundan korkmaz!

    Süleyman Ateş

    (Rab) Bu işin sonundan korkmaz.

    Süleymaniye Vakfı

    Semud'un sonunun böyle olmasından dolayı Allah bir endişe duymaz. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ceza onlara, işledikleri suçun karşılığı olarak verilmiştir. Bu sebeple Allah'ın onlara bir haksızlık yapmış olma endişesi yoktur (Nisa 4/40, Tevbe 9/70, Mülk 67/8-11).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Halbuki o hayırsız dipnot 1 , bu işin böyle biteceğini hiç beklemiyordu.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki zamir, أَشْقَا eşka lafzı ile ilişkilendirilmiştir.

    Şaban Britch

    Bunun sonucundan da korkmaz.

    Şaban Piriş

    Bunun sonucundan Allah'ın bir endişesi yoktur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah, işin sonundan korkacak değil ya!

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.