Şems suresi

Şems suresi, 5. ayet

Şems suresi, 5. ayet. وَٱلسَّمَآءِ وَمَا بَنَىٰهَا

vessemâi vemâ benâhâ.

Diyanet İşleri

Göğe ve onu bina edene andolsun,

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şems 2–8 · surenin 5. ayeti / 15

Konu Yeminler ve nefsin arındırılması Şems 1–10 3

  1. Şems 2

    Onu izlediğinde Ay'a andolsun,

  2. Şems 3

    Onu ortaya çıkardığında gündüze andolsun,

  3. Şems 4

    Onu bürüdüğünde geceye andolsun,

  4. 5

    Göğe ve onu bina edene andolsun,

  5. Şems 6

    Yere ve onu yayıp döşeyene andolsun,

  6. Şems 7–8

    (7-9) Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 1–6. ayetler için yazılmıştır.

Yüce Allah, kurtuluşa eren nefis ile bunun dışında kalan günahkâr nefisler hakkında bu pek büyük âyetlere/delillere yemin ederek şöyle buyurmaktadır:

1. “Andolsun güneşe ve aydınlığına” güneşin nuruna ve ondan meydana gelen menfaatlere;

2. “Onu takip ettiği zaman aya” yani konak ve aydınlığında onun arkasından giden aya.

3. “Yeryüzünü açığa çıkardığı zaman” yeryüzünde bulunanları aydınlatıp açık seçik hale getirerek gösteren “gündüze;”

4. “Onu bürüdüğü zaman” yeryüzünü örterek üzerindekileri karanlığa gömen “geceye.”

Böylelikle karanlık ve aydınlık, güneş ve ay, bu âlemde gâyet düzenli ve sağlıklı bir şekilde arka arkaya gelmekte, bu yolla kulların maslahatına olan pek çok husus gerçekleşmektedir. İşte bu, Yüce Allah’ın her şeyi bildiğine, her şeye kadir olduğuna ve yegane mabud olduğuna, O’nun dışındaki bütün mabudların ise batıl olduğuna en büyük delildir.

5-6. “Göğe ve onu bina edene” buradaki ifadenin: Semâya ve semâyı bina eden Yüce Allah’a yemin olması manasına gelmesi ihtimal dahilinde olduğu gibi semâya ve semânın son derece sağlam, mükemmel ve güzel yapısına yemin olma ihtimali de vardır. Aynı ihtimaller, Yüce Allah’ın: “Yere ve onu yayıp döşeyene” buyruğu hakkında da geçerlidir. Yüce Allah, yeri yayıp döşemiş ve genişletmiştir. Böylelikle oradaki varlıklar da bütün yollarla yeryüzünden istifade edebilme imkânını elde etmişlerdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Gökyüzüne ve sağlamca inşa edilen binasına yemin etmiştir.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلسَّمَآءِ ve ssemai ve göğe andolsun kök: سمو
  2. وَمَا ve ma ve
  3. بَنَىٰهَا benaha onu yapana kök: بني

Keşif

Bu ayet neyle ilişkili

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

56 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Göğe ve onu bina edene,

Mustafa İslamoğlu

Gökyüzü ve onu ayakta tutan (nizam) şahit olsun;

Muhammed Esed

Gökyüzünü ve onun harika yapısını düşün,

Ahmed Hulusi

Semaya ve onu bina edene;

Ali Bulaç

Göğe ve onu bina edene,

Ali Özek ve heyeti

gökyüzüne ve onu bina edene, yemin ederim ki,

Ali Rıza Safa

Gökyüzüne ve onu yapana!

Bayraktar Bayraklı

- Güneşe ve onun aydınlık veren parlaklığına; onu izlediğinde aya; güneşi açığa çıkardığında gündüze; güneşi örttüğünde geceye; göğe ve onu bina edene; yere ve onu döşeyene; nefse ve onu şekillendirene; nefse, kötülüğe ve korunmaya açık özelliklerini verene yemin olsun ki,

Edip Yüksel

Göğe ve onu kurana,

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Göğe ve onu kurana,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

göğe ve onu bina edene,

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve göğe ve onu bina edene

Erhan Aktaş

Ve göğe ve onu düzenleyene,

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve göğe ve onu düzenleyene,

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve göğe ve onu düzenleyene,

Gültekin Onan

Göğe ve onu bina edene,

Hasan Basri Çantay

göğe ve onu bina edene,

İbni Kesir

Göğe ve onu bina edene,

Mehmet Alagaş

(1-10) Güneşe ve parıltısına / aydınlığına yemin olsun . Ardından gelen / takip eden Aya, açığa çıktığı zaman / ortaya çık tığı zaman g ündüze, büründüğü / kapa ndığı zaman g eceye, semaya ve onu bina / kubbe edene, yere ve onu yayıp döşeyene, nefse ve onu düzenleyene, ona edepsizliği /fücuru ve sakınmayı /takvayı ilham edene yemin olsun ki, arınan / temizlenen kesinlikle kurtuluşa ermiştir /iflah olmuştur, dalan / gömülen /yumulan ise ziyana uğramıştır / umduğunu bulamamıştır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Göğe ve onu bina edene andolsun.

Süleyman Ateş

Göğe ve onu yapana andolsun.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Gök ve onu bina eden,

Şaban Britch

Göğe ve onu bina edene,

Şaban Piriş

Göğe ve onu bina edene.

Yaşar Nuri Öztürk

Göğe ve onu kurana,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

By the heaven and the way it was constructed, *

Abdul Haleem

by the sky and how He built it

Abdullah Yusuf Ali

By the Firmament and its (wonderful) structure;

Abul A'la Maududi

and by the sky and by Him Who made it; dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Who established it: Who established it like a vault over the earth. In this verse and in the two succeeding verses, the word ma has been used. A section of the commentators has taken this ma as an infinitive, and interpreted these verses to mean: By the heaven and its being established, by the earth and its being spread out, and by the human self and its being balanced. But this meaning is not correct for the reason that the following sentence: Then inspired it with its wickedness and its piety, does not fit in with the context. Other commentators have taken ma here in the meaning of mun or alladhi and they interpret the sentence to mean: Who established the heaven, who spread out the earth, and who balanced the human self. This second meaning is correct in our view, and no one can object that ma in Arabic is used of lifeless things and irrational creatures, For in the Quran itself there are numerous instances that ma has been used in the meaning of mun, e.g. wala antum abiduna ma aabud (nor are you the worshippers of Him Whom I worship), fankihu ma taba lakun-mia-an-nisa (so, marry from among the women those whom you like), wala tankihu ma nakaha abaaukum min-nisa (do not marry those women whom your fathers had married).

Aisha Bewley

and the sky and what erected it

Al-Hilali & Khan

By the heaven and Him Who built it.

Ali Quli Qarai

by the sky and Him who built it,

Amatul Rahman Omar

And the heaven and That (Great Omnifice Divinity) Who made it,

Arthur John Arberry

By the heaven and That which built it

Bijan Moeinian

And by the universe and the One Who created it.

E. Henry Palmer

And the heaven and what built it!

Edip-Layth

The sky and what He built.

George Sale

by the heaven, and Him who built it;

Hamid S. Aziz

And the wondrous structure of the heavens and Him who built it!

Mahmoud Ghali

And (by) the heaven and That (i. e., The Command) which built it,

Marmaduke Pickthall

And the heaven and Him Who built it,

Mohamed Ahmed - Samira

The heavens and its architecture,

Muhammad Asad

Consider the sky and its wondrous make,

Mustafa Khattab

And by heaven and ˹the One˺ Who built it,

Progressive Muslims

And the sky and what He built.

Rashad Khalifa

The sky and Him who built it.

Sahih International

And [by] the sky and He who constructed it

Sam Gerrans

And by the sky and Him that built it!

Shabbir Ahmed

And the sky and its wondrous design.

Syed Vickar Ahamed

And by the sky and its (wonderful) structure;

Taqi Usmani

and by the sky, and the One who built it,

The Monotheist Group

And the heaven and what He built.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şems suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şems suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şems suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩