Secde suresi · 1–9. ayetler

Kitabın indirilişi ve yaratılış

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Secde suresi, 1. ayet — bütün mealleriyle aç

    Secde suresi, 1. ayet. الٓمٓ

    Diyanet İşleri

    Elif Lam Mim.

    Mustafa İslamoğlu

    Elif-Lam-Mim!

    Muhammed Esed

    Elif-Lam-Mim.

    Ahmed Hulusi

    Elif, Lam, Mim.

    Ali Bulaç

    Elif-Lam Mim.

    Ali Özek ve heyeti

    Elif. Lâm. Mîm.

    Ali Rıza Safa

    A. L. M.

    Bayraktar Bayraklı

    Elif, lam, mim.

    Edip Yüksel

    A1 L30 M40*

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    A. L. M.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Elif, Lam, Mim.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Elif, Lam, mim.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Elif. Lam. Mim.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Elif. Lam. Mim.

    Gültekin Onan

    Elif. Lam. Mim.

    Hasan Basri Çantay

    Elif, Lam, Mim.

    İbni Kesir

    Elif, Lam, Mim.

    Mehmet Alagaş

    (1-5) Elif Lâm Mim, içinde şüphe olmayan kitabın indirilmesi, alemlerin Rabbindendir, yoksa onu iftira etti mi diyorlar? Bilakis o, Rabbinden, senden önce bir uyarıcı verilmemiş kavmi uyarman için indirilen bir gerçektir , Böylelikle belki yola girerler/hidayet olurlar. Allah ki; semaları arzı ve bu ikisi arasındakileri altı günde yarattı ve tahta / arşa yerleşti, sizin için ondan başka dost ve aracı yoktur, hâlâ düşünmeyecek misiniz? İşleri /emirleri semadan arza doğru döndürür sonra ona tekrar sizin saymanızla miktarı bin senelik bir sürede tekrar semaya çıkarır / yükseltir , gaybı ve şahit o lunanı bilendir, saygıdeğerdir, merhametlidir, yarattığı her şeyi en güzel yapandır. İnsanı yaratmaya çamurdan başladı, sonra onun neslini / kendi soyundan gelenleri, hakir/adi bir su özünden / sülaleden yaptı, sonra onu bir şekle soktu ve ona kendi Ruhundan üfledi, size işitme, görme ve gönüller yaptı ne az teşekkür ediyorsunuz. (Tıin: Çamur, elementsel kökendir. Sülale: Biyolojik köken, Ruh: Allah’ın üfürdüğü köken, hayatı ve hareketi sağlayan şey Riyah; havayı hareketli hale getirip rüzgâr yapan şey. Kuranda rüzgâr olarak tekil geçince azap getiren anlamındadır, çoğul olarak geçince rahmet getiren rüzgarlar anlamındadırlar, dinlendirici rüzgâra ise ravah denilir.)

    Süleyman Ateş

    Elif lam mim.

    Süleymaniye Vakfı

    Elif-Lam-Mim dipnot 1 !

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu harflere huruf-u mukattaa /birbiri ile bağlantısı kesilmiş harfler denir. Bunların Nebimize sorulmamış olması, bilinen bir anlamının olduğunu gösterir. Yoksa müşrikler bunu dillerine dolar, Nebimizi sürekli rahatsız ederlerdi. Bununla ilgili sorular, İslam'ın Arap Yarımadası dışına yayılmasından sonra başlamıştır. Bu harflerle başlayan yirmi dokuz sureden yirmi beşinde Kur'an'a, dördünde de önemli bir konuya vurgu yapılıyor olmasından onların dikkatleri toplama görevi yaptığı anlaşılır. Türkçede böyle bir kullanım yoktur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    ELİF! LAM! MİM!

    Şaban Britch

    Elif Lâm Mîm.

    Şaban Piriş

    Elif Lam Mim.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Elif, Lam, Mim.

  2. Secde suresi, 2. ayet — bütün mealleriyle aç

    Secde suresi, 2. ayet. تَنزِيلُ ٱلْكِتَٰبِ لَا رَيْبَ فِيهِ مِن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    Diyanet İşleri

    Kendisinde hiçbir şüphe bulunmayan bu Kitab'ın indirilişi, alemlerin Rabbi tarafındandır.

    Mustafa İslamoğlu

    Bu ilahi kelamın indirilişi, hiç kuşku yok ki alemlerin Rabbindendir.

    Muhammed Esed

    Bu Kitab'ın indirilişi, hiç şüphe yok ki alemlerin Rabbindendir.

    Ahmed Hulusi

    Kendisinde kuşku olmayan Hakikat ve Sünnetullah BİLGİsi (Kitap), Rabb-ül alemin'den ("İnsan"ların Rabbinden) inzal olmuştur! (Kuran'da pek çok yerde alemler kelimesi ile "insan"lara işaret edilmiştir. Bu iyi incelenmeli ve dikkatle düşünülmeli. )

    Ali Bulaç

    Kendisinde şüphe olmayan bu Kitabın indirilişi alemlerin Rabbi tarafındandır.

    Ali Özek ve heyeti

    Bu Kitab'ın, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olduğunda asla şüphe yoktur.

    Ali Rıza Safa

    Hakkında kuşku olmayan Kitap'ın indirilişi, Evrenlerin Efendisindendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Kendinde şüphe olmayan bu kitabı, alemlerin Rabbi olan Allah indirmektedir.

    Edip Yüksel

    Bu kitabın indirilişi, hiç kuşkusuz, evrenlerin Efendisi tarafındandır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bu kitabın indirilişi, hiç kuşkusuz, evrenlerin Rabbi tarafındandır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kendisinde şüphe olmayan bu Kitab'ın indirilişi, alemlerin Rabbi tarafındandır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İndirilişi bu kitabın, şübhe yok bunda, rabbül'alemindendir

    Erhan Aktaş

    Mutlak doğru olan bu Kitap'ın indirilişi, alemlerin Rabb'indendir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Mutlak doğru olan bu Kitap'ın indirilişi, alemlerin Rabb'indendir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kendisinde şüphe olmayan bu Kitap'ın indirilişi, alemlerin Rabb'indendir.

    Gültekin Onan

    Kendisinde şüphe olmayan bu Kitabın indirilişi alemlerin rabbi tarafındandır.

    Hasan Basri Çantay

    Bu kitabın indirilmesi, ki onda hiçbir şübhe yokdur, aalemlerin Rabbindendir.

    İbni Kesir

    Şüphe götürmeyen kitabın indirilmesi alemlerin Rabbındandır.

    Mehmet Alagaş

    (1-5) Elif Lâm Mim, içinde şüphe olmayan kitabın indirilmesi, alemlerin Rabbindendir, yoksa onu iftira etti mi diyorlar? Bilakis o, Rabbinden, senden önce bir uyarıcı verilmemiş kavmi uyarman için indirilen bir gerçektir , Böylelikle belki yola girerler/hidayet olurlar. Allah ki; semaları arzı ve bu ikisi arasındakileri altı günde yarattı ve tahta / arşa yerleşti, sizin için ondan başka dost ve aracı yoktur, hâlâ düşünmeyecek misiniz? İşleri /emirleri semadan arza doğru döndürür sonra ona tekrar sizin saymanızla miktarı bin senelik bir sürede tekrar semaya çıkarır / yükseltir , gaybı ve şahit o lunanı bilendir, saygıdeğerdir, merhametlidir, yarattığı her şeyi en güzel yapandır. İnsanı yaratmaya çamurdan başladı, sonra onun neslini / kendi soyundan gelenleri, hakir/adi bir su özünden / sülaleden yaptı, sonra onu bir şekle soktu ve ona kendi Ruhundan üfledi, size işitme, görme ve gönüller yaptı ne az teşekkür ediyorsunuz. (Tıin: Çamur, elementsel kökendir. Sülale: Biyolojik köken, Ruh: Allah’ın üfürdüğü köken, hayatı ve hareketi sağlayan şey Riyah; havayı hareketli hale getirip rüzgâr yapan şey. Kuranda rüzgâr olarak tekil geçince azap getiren anlamındadır, çoğul olarak geçince rahmet getiren rüzgarlar anlamındadırlar, dinlendirici rüzgâra ise ravah denilir.)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kitabın indirilmesi –ki onda şüphe yoktur- âlemlerin Rabbindendir.

    Süleyman Ateş

    Şüphe yok ki Kitabın indirilişi, alemlerin Rabbi tarafındandır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hakkında şüpheye yer olmayan bu Kitap, alemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.

    Şaban Britch

    Bu Kitab'ın, alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olduğunda asla şüphe yoktur.

    Şaban Piriş

    Kitabın indirilmesi, hiç kuşkusuz, alemlerin Rabbindendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kitap'ın indirilişidir bu. Kuşku, çelişme yok bunda. Alemlerin Rabbi'ndendir bu.

  3. Secde suresi, 3. ayet — bütün mealleriyle aç

    Secde suresi, 3. ayet. أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰهُ بَلْ هُوَ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ لِتُنذِرَ قَوْمًا مَّآ أَتَىٰهُم مِّن نَّذِيرٍ مِّن قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ

    Diyanet İşleri

    Yoksa "Onu Muhammed uydurdu" mu diyorlar? Hayır o, kendilerine senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için, doğru yolu bulsunlar diye Rabbin tarafından indirilmiş gerçektir.

    Mehmet Okuyan

    Yoksa "Onu (Muhammed) uydurdu" dipnot 1 mu diyorlar? Aksine doğru yolu bulsunlar diye o, senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş bir kavmi uyarman için Rabbinden gönderilen gerçektir. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Yûnus 10:38; Hûd 11:13; Nahl 16:101; Enbiyâ 21:5; Furkân 25:4; Sebe' 34:8; Şûrâ 42:24; Ahkâf 46:8.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Kasas 28:46; Sebe' 34:44. Bu üç ayetin konusu, Yâsîn 36:6'dan farklıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Yine de onlar "Onu o uydurdu" diyorlar. Hayır! O Senin Rabbinden gelen bir hakikattir; senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş bir toplumu belki doğru yola gelirler diye uyarman içindir.

    Muhammed Esed

    Ama onlar, (o hakkı inkar edenler,) "Onu (Muhammed) uydurdu!" diyorlar. Asla! O, Rabbinden gelen bir hakikat olup senden önce hiçbir uyarıcı ile karşılaşmamış olan (bu) halkı doğru yola gelsinler diye uyarabilmen içindir.

    Ahmed Hulusi

    Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar! Asla! O, senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş toplumu uyarman için Rabbinden (olan) Hak'tır. . . Umulur ki (değerlendirip) hakikate ererler.

    Ali Bulaç

    Yoksa onlar: "Bunu uydurdu" mu diyorlar? Hayır; o, Rabbinden olan bir haktır; senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş bir kavmi uyarman için (onu sana indirdik). Umulur ki hidayet bulurlar.

    Ali Özek ve heyeti

    Yoksa «Onu, (Muhammed) uydurdu mu?» diyorlar. Hayır! (Ey Peygamber!) O, senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için Rabbinden gelen haktır. Belki onlarda doğru yolu bulurlar.

    Ali Rıza Safa

    Yoksa "Onu uydurdu!" mu diyorlar? Hayır! O, senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş bir toplumu uyarman için, Efendinden gerçektir; belki doğru yola erişirler diye.

    Bayraktar Bayraklı

    Yoksa "onu Muhammed uydurdu" mu diyorlar? Hayır, o, senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir toplumu uyarman için Rabbin tarafından gelen bir haktır/kitaptır. Umulur ki doğru yolu bulurlar.

    Edip Yüksel

    "Onu uydurdu" mu diyorlar? Halbuki bu, senden önce kendilerine bir uyarıcı ulaşmamış bir toplumu, belki yola gelirler diye uyarman için Efendinden gelen bir gerçektir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Onu uydurdu' mu diyorlar? Halbuki bu, senden önce kendilerine bir uyarıcı ulaşmamış bir toplumu, belki yola gelirler diye uyarman için Rabbinden gelen bir gerçektir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yoksa: "Onu uydurdu" mu diyorlar? Hayır, o, senden önce kendilerine bir gocundurucu (uyarıcı) peygamber gelmemiş olan bir kavmi gocundurasın (uyarasın) diye, Rabbin tarafından gelen bir gerçektir, gerek ki hidayeti kabul ederler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yoksa onu uydurdu mu diyorlar? Hayır, haktır o, rabbındandır, kendilerine senden önce kocundurucu Peygamber gelmemiş olan bir kavmi kocundurasın diye gerek ki hidayeti kabul edeler

    Erhan Aktaş

    Yoksa "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? Bilakis! O, Rabb'inden bir gerçektir. Senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan halkı uyarman içindir. Umulur ki böylece onlar, doğru yolu seçerler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yoksa "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? Bilakis! O, Rabb'inden bir gerçektir. Senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan halkı uyarman içindir. Umulur ki böylece onlar, doğru yolu seçerler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yoksa, "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? Bilakis! O, Rabb'inden bir gerçektir. Senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan halkı uyarman içindir. Umulur ki böylece onlar, doğru yolu seçerler.

    Gültekin Onan

    Yoksa onlar: "Bunu uydurdu" mu diyorlar? Hayır; o, rabbinden olan bir haktır; senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş bir kavmi uyarman için (onu sana indirdik). Umulur ki hidayet bulurlar.

    Hasan Basri Çantay

    Yoksa o, bunu kendiliğinden mi uydurdu diyorlar? Hayır, o Rabbinden (gelen bir) hakdır. (Biz onu) senden evvel kendilerine inzar edici hiçbir (peygamber) gelmemiş olan bir kavme, (tutdukları yolun) korkunç aakıbetlerini haber vermen için (indirdik). Olur ki onlar hidayeti kabul ederler.

    İbni Kesir

    Yoksa; O, bunu kendiliğinden uydurdu mu diyorlar; Hayır, o haktır, Rabbındandır. Ve senden evvel kendilerine uyarıcı gelmemiş olan bir kavme korkunç akıbetlerini haber vermen içindir. Belki hidayeti bulurlar.

    Mehmet Alagaş

    (1-5) Elif Lâm Mim, içinde şüphe olmayan kitabın indirilmesi, alemlerin Rabbindendir, yoksa onu iftira etti mi diyorlar? Bilakis o, Rabbinden, senden önce bir uyarıcı verilmemiş kavmi uyarman için indirilen bir gerçektir , Böylelikle belki yola girerler/hidayet olurlar. Allah ki; semaları arzı ve bu ikisi arasındakileri altı günde yarattı ve tahta / arşa yerleşti, sizin için ondan başka dost ve aracı yoktur, hâlâ düşünmeyecek misiniz? İşleri /emirleri semadan arza doğru döndürür sonra ona tekrar sizin saymanızla miktarı bin senelik bir sürede tekrar semaya çıkarır / yükseltir , gaybı ve şahit o lunanı bilendir, saygıdeğerdir, merhametlidir, yarattığı her şeyi en güzel yapandır. İnsanı yaratmaya çamurdan başladı, sonra onun neslini / kendi soyundan gelenleri, hakir/adi bir su özünden / sülaleden yaptı, sonra onu bir şekle soktu ve ona kendi Ruhundan üfledi, size işitme, görme ve gönüller yaptı ne az teşekkür ediyorsunuz. (Tıin: Çamur, elementsel kökendir. Sülale: Biyolojik köken, Ruh: Allah’ın üfürdüğü köken, hayatı ve hareketi sağlayan şey Riyah; havayı hareketli hale getirip rüzgâr yapan şey. Kuranda rüzgâr olarak tekil geçince azap getiren anlamındadır, çoğul olarak geçince rahmet getiren rüzgarlar anlamındadırlar, dinlendirici rüzgâra ise ravah denilir.)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yoksa; “Onu Muhammed uydurdu mu?" diyorlar. Hayır! O, kendilerine senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için, doğru yolu bulsunlar diye Rabbinden gelen haktır.

    Süleyman Ateş

    Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? Hayır, o senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi, doğru yola gelirler umuduyla uyarman için Rabbin tarafından (sana indirilen) gerçektir.

    Süleymaniye Vakfı

    Yoksa "Onu, o (Muhammed) uydurdu." mu diyorlar dipnot 1 ? Hayır! O (kitap), Rabbin tarafından indirilmiş bir gerçektir dipnot 2 . Senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş bir topluluğu dipnot 3 uyarman içindir. Belki doğru yola girerler.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3
      Mekke'ye, Muhammed aleyhisselamdan önce gelen nebi, İsmail aleyhisselamdır. Allah ona kitap indirmiştir (Bakara 2/136, Al-i İmran 3/84) ama o kitap Mekkelilere ulaşmadığı ve Muhammed aleyhisselama kadar kendilerine başka bir nebi de gelmediği için onlar, uyarılmamış bir toplum sayılmıştır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Senin için) "Onu o uydurdu" diyorlar, öyle mi? Hayır; onun, Rabbin tarafından indirildiği bir gerçektir. Senden önce uyarıcı gelmemiş olan bir topluluğu uyarman için indirilmiştir. Belki yola gelirler.

    Şaban Britch

    Yoksa “Onu uydurdu” mu diyorlar? Hayır, O, senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir toplumu, belki hidayet bulurlar diye uyarman için Rabbi’nden gelen bir haktır.

    Şaban Piriş

    Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? Hayır, O, senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir toplumu, belki doğru yola gelirler diye uyarman için Rabbi'nden gelen gerçektir

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? Hayır, haktır o; senin Rabbindendir; senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı gelmemiş bir toplumu uyarman içindir. Umulur ki, doğruya ve güzele kılavuzlanırlar.

  4. Secde suresi, 4. ayet — bütün mealleriyle aç

    Secde suresi, 4. ayet. ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ مَا لَكُم مِّن دُونِهِۦ مِن وَلِىٍّ وَلَا شَفِيعٍ أَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ

    Diyanet İşleri

    Allah, gökleri ve yeri, ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da Arş'a kurulandır. Sizin için O'ndan başka hiçbir dost, hiçbir şefaatçi yoktur. Hala düşünüp öğüt almayacak mısınız?

    Mehmet Okuyan

    Gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde (dönemde) yaratan, sonra arşa istiva eden Allah'tır. dipnot 1 Sizin için O'ndan başka hiçbir dost ve şefaatçi yoktur. (Hâlâ gerçeği) hatırlamıyor musunuz?

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Arş]a [istivâ] ile ilgili detaylı bilgi için bkz. A‘râf 7:54, dipnot 5.

    Mustafa İslamoğlu

    Gökleri, yeri ve bu ikisi arasındakileri altı aşamada yaratan, sonra da hükümranlık makamına kurulan Allah'tır; (hesap günü) sizi O'ndan koruyacak ne bir dost ne de bir kayırıcı bulamazsınız: peki, hala ders almayacak mısınız?

    Muhammed Esed

    Allah'tır gökleri ve yeri ve ikisinin arasında bulunan her şeyi altı devrede yaratan ve sonra Kudret ve Hakimiyet Tahtı'na oturan; (Hesap Günü) ne sizi O'ndan koruyacak, ne de size şefaat edecek birini bulamazsınız; hala düşünüp ders almaz mısınız?

    Ahmed Hulusi

    Allah, O ki, semalar (gökler veya nefs mertebeleri olan bilinç düzeyleri) ve arzı (yeryüzü veya beden - beyin) ve ikisi arasında olanları altı aşamada - süreçte (insan itibarıyla 6 aşama: 1. sperm/yumurta, 2. döllenme (zigot), 3. geometrik hücre çoğalması, 4. hücre farklılaşması, 5. organların oluşması, 6. farklılaşan organların işlevlenmesi - şuur ve duyuların oluşması. A. H. ) yarattı, sonra Arş'a istiva etti (Esma özellikleriyle fiiller aleminde tedbirata başladı). . . Sizin O'ndan başka ne bir Veliyy'niz ve ne de bir şefaat ediciniz vardır. . . Hala bunu düşünüp, değerlendirmiyor musunuz? (Bu ayeti iki yönlü düşünmek gerek kanaatimce. İnsanın dış dünyası ve İnsanın varlığı olarak. A. H. )

    Ali Bulaç

    Allah; gökleri, yeri ve ikisi arasında olanları altı günde yarattı, sonra arşa istiva etti. Sizin O'nun dışında bir yardımcınız ve şefaatçiniz yoktur. Yine de öğüt alıp düşünmeyecek misiniz?

    Ali Özek ve heyeti

    Gökleri, yeri ve bunların arasındakileri altı günde (devirde) yaratan, sonra arşa istivâ eden Allah'tır. O'ndan başka ne bir dost ne de bir şefaatçiniz vardır. Artık düşünüp öğüt almaz mısınız?

    Ali Rıza Safa

    Allah, gökleri, yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı günde yaratmıştır. Sonra, egemen bir erk oluşturmuştur. O'ndan başka bir de ayrıca, ne bir dost ne de bir ara bulucu yoktur. Yine de düşünmüyor musunuz?

    Bayraktar Bayraklı

    Allah, gökleri, yeri ve bunların arasındakileri altı günde/evrede/dönemde yaratan, sonra arşı hakimiyeti altına alandır. O'ndan başka ne bir dost ne de bir şefaatçiniz vardır. Düşünüp ders almıyor musunuz?

    Edip Yüksel

    ALLAH gökleri, yeri ve aralarındakileri altı günde yaratan ve sonra tüm otoriteyi kurandır. Sizin için O'ndan ayrı bir veli (sahip) ve şefaatçi (aracı) yoktur. Öğütten anlamaz mısınız?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH gökleri, yeri ve aralarındakileri altı günde yaratan ve sonra tüm otoriteyi kurandır. Sizin için O'ndan ayrı bir veli (sahip) ve şefaatçı (aracı) yoktur. Öğütten anlamaz mısınız?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah O'dur ki, gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratmış, sonra Arş üzerine hükümranlığını kurmuştur. Sizin için O'ndan başka ne bir sahibiniz, ne de bir şefaatçiniz vardır. Artık düşünmez misiniz?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allah, o ki Gökleri ve Yeri altı günde yaratmış, sonra Arş üzerine istiva buyurmuştur, sizin için ondan başka ne bir veliy vardır, ne bir şefi', artık düşünmez misiniz?

    Erhan Aktaş

    O Allah ki; gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde dipnot 1 yarattı. Sonra arşa isteva etti. dipnot 2 Sizin O'ndan başka veliniz dipnot 3 ve şefaatçiniz dipnot 4 yoktur. Hala öğüt almaz mısınız?

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Altı evrede, altı dönemde."
    2. metne dön, dipnot 2
      Arş, egemenlik ve güç makamı demektir. Arşa isteva etmek, mutlak yönetim gücünü ve koyduğu yasalarla evreni egemenliği ve yönetimi altına almak demektir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Koruyucu, yardımcı, yönlendirici, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" kelimelerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu kelimeler, ahlaki anlamdaki dostluğu değil; siyasi anlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için "halil" kelimesini kullanmaktadır (2:254; 4:125; 17:73; 25:28). Allah'ın isimlerinden olan "El-Veli; Sahip Çıkan, Koruyan, Gözeten, Destek Olan." demektir.
    4. metne dön, dipnot 4
      Şefaat, kelime anlamı olarak yardım etmek demektir. Kur'an, Allah'ın yanı sıra başka birilerinin "şefaat" edebileceği anlayış ve inancını kesin ve açık bir şekilde reddetmektedir. Nebiler de dahil hiç kimsenin şefaat etme hakkı yoktur. Kur'an'a göre Allah'ın yanı sıra başka birilerinin "şefaat etme" inancı kesinlikle şirktir (2:48, 123). Şefaatin olduğunu iddia etmek Allah'ın haksızlık yapacağını, torpil yapacağını söylemekle eş anlamlı bir iddiadır. Bu Allah'a atılan büyük bir iftiradır. Yüzlerce ayette, herkese sadece ve sadece yaptıklarının karşılığının verileceğini ve şefaatin olmadığını açıkça söylenmesine rağmen, şefaatin olduğuna inanmak, Allah'ın sözüne itibar etmemektir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O Allah ki; gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde dipnot 1 yarattı. Sonra arşa isteva etti. dipnot 2 Sizin O'ndan başka veliniz dipnot 3 ve şefaatçiniz yoktur. Hala öğüt almaz mısınız?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Altı evrede, altı dönemde."
    2. metne dön, dipnot 2
      Sonra yarattıklarını egemenliği altına aldı; düzenleyip, işleyiş yasalarını koydu.
    3. metne dön, dipnot 3
      Sonra yarattıklarını egemenliği altına aldı; düzenleyip, işleyiş yasalarını koydu. Arş, egemenlik ve güç makamı. İktidar alameti olan kral koltuğu, taht anlamında olup, mutlak yönetim gücünü ve egemenliği ifade etmektedir. Arşa isteva etmek, koyduğu yasalarla evreni egemenliği ve yönetimi altına almak demektir.
    4. metne dön, dipnot 4
      Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "Veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" sözcüklerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu sözcükler, etik anlamdaki dostluğu değil; siyasi bağlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için "halil" sözcüğünü kullanmaktadır. (Örneğin: 2:254; 4:125; 17:73; 25:28.)

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O Allah ki; gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde dipnot 1 yarattı. Sonra arşa istiva etti. dipnot 2 Sizin O'ndan başka veliniz dipnot 3 ve şefaatçiniz yoktur. Hala öğüt almaz mısınız?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Altı evrede, altı dönemde."
    2. metne dön, dipnot 2
      Sonra yarattıklarını egemenliği altına aldı; düzenleyip, işleyiş yasalarını koydu. Sözcük olarak; arş, kral koltuğu, taht; istiva ise tahta kurulmak, oturmak demektir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan, "veli" sözcüğü; "dost," olarak çeviriye konu edilmektedir. Oysaki bu sözcük, etik anlamda dostluğu değil; siyasi bağlamda, yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir.

    Gültekin Onan

    Tanrı, gökleri, yeri ve ikisi arasında olanları altı günde yarattı; sonra arşa istiva etti. Sizin O'nun dışında bir yardımcınız ve şefaatçiniz yoktur. Yine de öğüt alıp düşünmeyecek misiniz?

    Hasan Basri Çantay

    Allah, gökleri ve yeri ve bunların arasında olan şeyleri altı günde yaratan, sonra hükmü arşı istila edendir. Sizin Ondan başka hiçbir yariniz ve (azabınızı giderecek) hiçbir yardımcınız yokdur. Artık iyice düşünmez misiniz?

    İbni Kesir

    Allah, O'dur ki; gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yaratmış, sonra Arş'a hükmetmiştir. Sizin O'ndan başka bir dostunuz ve şefaatçınız yoktur. Hala düşünmüyor musunuz?

    Mehmet Alagaş

    (1-5) Elif Lâm Mim, içinde şüphe olmayan kitabın indirilmesi, alemlerin Rabbindendir, yoksa onu iftira etti mi diyorlar? Bilakis o, Rabbinden, senden önce bir uyarıcı verilmemiş kavmi uyarman için indirilen bir gerçektir , Böylelikle belki yola girerler/hidayet olurlar. Allah ki; semaları arzı ve bu ikisi arasındakileri altı günde yarattı ve tahta / arşa yerleşti, sizin için ondan başka dost ve aracı yoktur, hâlâ düşünmeyecek misiniz? İşleri /emirleri semadan arza doğru döndürür sonra ona tekrar sizin saymanızla miktarı bin senelik bir sürede tekrar semaya çıkarır / yükseltir , gaybı ve şahit o lunanı bilendir, saygıdeğerdir, merhametlidir, yarattığı her şeyi en güzel yapandır. İnsanı yaratmaya çamurdan başladı, sonra onun neslini / kendi soyundan gelenleri, hakir/adi bir su özünden / sülaleden yaptı, sonra onu bir şekle soktu ve ona kendi Ruhundan üfledi, size işitme, görme ve gönüller yaptı ne az teşekkür ediyorsunuz. (Tıin: Çamur, elementsel kökendir. Sülale: Biyolojik köken, Ruh: Allah’ın üfürdüğü köken, hayatı ve hareketi sağlayan şey Riyah; havayı hareketli hale getirip rüzgâr yapan şey. Kuranda rüzgâr olarak tekil geçince azap getiren anlamındadır, çoğul olarak geçince rahmet getiren rüzgarlar anlamındadırlar, dinlendirici rüzgâra ise ravah denilir.)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah; gökleri ve yeri, ikisi arasındakileri altı günde yaratmış, sonra da arşa istivâ etmiştir. Sizin O’ndan başka bir veliniz de şefaatçiniz de yoktur. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?

    Süleyman Ateş

    O (Allah) ki gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları altı günde yarattı; sonra Arş'a istiva etti. Sizin, O'ndan başka bir dostunuz, şefa'atçiniz yoktur. Düşünüp öğüt almıyor musunuz?

    Süleymaniye Vakfı

    Allah; gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde dipnot 1 yaratmış, sonra arşa /yönetimin başına dipnot 2 geçmiş olandır. Onunla aranıza girecek bir veli /yakınınız dipnot 3 ve şefaatçiniz yoktur. Bilgilerinizi kullanmayacak mısınız dipnot 4 ?

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yer ve göklerin toplam altı günde yaratıldığını gösteren ayetler şunlardır: A'raf 7/54, Yunus 10/3, Hud 11/7, Furkan 25/59, Secde 32/4-5, Fussilet 41/9-12, Kaf 50/38, Hadid 57/4.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kur'an, halkın diliyle inmiştir (İbrahim 14/4). Halk dilinde arş, "saltanat koltuğu"dur (Yusuf 12/100, Neml 27/23). Arşa istiva ise "yönetimin başına geçme" anlamındadır. Türkçede de bu anlamda, "padişah tahta çıktı", "falan kişi cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturdu" gibi ifadeler kullanılır. Dolayısıyla "Allah arşa istiva etti." sözü de kainatın yönetiminin Allah'ın elinde olduğunu ifade eder (A'raf 7/54, Yunus 10/3, Ra'd 13/2, Taha 20/5, Furkan 25/59, Hadid 57/4).
    3. metne dön, dipnot 3
      Aralarına başka bir şey girmeyecek şekilde birbirine yakın olan iki kişi veya şeyden her birine veli denir. Buradan hareketle akrabalık, dostluk, yardım ve inanç bakımından doğan yakınlık da mecazen bu kelimeyle ifade edilir (Müfredat). İnsana sinir uçlarından daha yakın olan Allah, onun velisi ve en yakınıdır (Kaf 50/16). Ayetler gayet açık olduğu halde tasavvufta bir velayet makamı oluşturulur, o makama veli veya evliya diye nitelenen kişiler yerleştirilerek onlar birer vesile/ aracı konumuna getirilir. Böylece Allah ikinci sıraya konur ve tevbe edilmediği taktirde asla affedilmeyecek şirk günahına girilmiş olur (Bakara 2/257, Nisa 4/48, 116, A'raf 7/3, 30, Ahkaf 46/4-6).
    4. metne dön, dipnot 4

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yaratan sonra da Arşa(yönetimi) geçen Allahtır. O'ndan başka bir dostunuz ve destekçiniz yoktur. Bilginizi kullanmaz mısınız

    Şaban Britch

    Allah, gökleri ve yeri altı günde yaratmış, sonra da arşa istivâ etmiştir. Sizin O’ndan başka bir veliniz de şefaatçiniz de yoktur. Hâlâ düşünmüyor musunuz?

    Şaban Piriş

    Allah, gökleri ve yeri altı günde, yaratmış. Sonra da hakimiyeti altına almıştır. Sizin O'ndan başka bir veliniz de şefaatçiniz de yoktur. Hala düşünmüyor musunuz?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah'tır ki gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratmış, sonra arş üzerinde egemenlik kurmuştur. O'nun dışındakilerden size ne bir dost vardır ne de bir şefaatçı. Hala düşünüp ibret almayacak mısınız?

  5. Secde suresi, 5. ayet — bütün mealleriyle aç

    Secde suresi, 5. ayet. يُدَبِّرُ ٱلْأَمْرَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ إِلَى ٱلْأَرْضِ ثُمَّ يَعْرُجُ إِلَيْهِ فِى يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُۥٓ أَلْفَ سَنَةٍ مِّمَّا تَعُدُّونَ

    Diyanet İşleri

    Gökten yere kadar bütün işleri Allah yürütür. Sonra bu işler, süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde O'na yükselir.

    Mehmet Okuyan

    (Allah) gökten yere (kadar her) işi düzenleyip yönetir. Sonra (bütün bu işler) sizin saymakta olduğunuz türden bin sene tutan dipnot 1 bir günde O'na yükselir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Hacc 22:47.

    Mustafa İslamoğlu

    Gökten yere kadar bütün bir oluşu O düzenler; en sonunda bütün bir oluş sizin hesabınıza göre bin yıl kadar süren bir O'na yükselir.

    Muhammed Esed

    Göklerden yere kadar bütün mevcudatı O düzenleyip yönetir; ve sonunda tümü, sizin hesabınızla bin yıl (kadar) süren bir Gün'de (yargılanmak üzere) O'na yükselir.

    Ahmed Hulusi

    Emri (hükmü) semadan (dışsal olarak; burçlar diye tanımlanan Esma özelliklerinin açığa çıkmasıyla oluşan yapılardan yayılan kozmik elektromanyetik dalgalarla ağırlıklı olarak karındaki ikinci beyini ve dolayısıyla bilinci etkileyerek; ya da, içsel olarak, holografik gerçeklik gereği beyindeki datadan açığa çıkan Esma mertebesinden. A. H. ) arzı (yeryüzü veya beyini) tedbir eder. . . Sonra miktarı, bin sene olan süreç içinde O'na uruc eder (ruh beden yaşam boyutuna yükseliş veya boyutsal aslına dönüş. A. H. ).

    Ali Bulaç

    Gökten yere her işi O evirip düzene koyar. Sonra (işler,) sizin saymakta olduğunuz bin yıl süreli bir günde yine O'na yükselir.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah, gökten yere kadar her işi düzenleyip yönetir. Sonra (bütün bu işler) sizin sayageldiklerinize göre bin yıl tutan bir günde O'nun nezdine çıkar.

    Ali Rıza Safa

    Göklerden yeryüzüne doğru tüm işleri yönetir. Sonra, sizin hesabınızla bin yıl olan bir gün içinde O'na yükselirler.

    Bayraktar Bayraklı

    Gökten yere kadar bütün işleri O yönetir. Sonra, sizin saydığınız yıllardan bin yıla denk düşen bir günde bütün işler O'na çıkar.

    Edip Yüksel

    Gökten yere kadar bütün işleri O kontrol eder. Sonra sizin saydığınızdan bin yıla eşit bir gün içinde kendisine yükselirler.*

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Gökten yere kadar bütün işleri O kontrol eder. Sonra sizin saydığınızdan bin yıla eşit bir gün içinde kendisine yükselirler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Gökten yere (yukarıdan aşağıya) kadar bütün işleri o düzenleyip yönetir, sonra da sizin saydıklarınızdan bin yıl kadar olan bir günde O'na yükselir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Semadan Zemine (yukarıdan aşağıya) emri tebdir eder, sonra da o ona uruc eyler bir günde ki mikdarı sizin sayınızdan bin sene eder

    Erhan Aktaş

    Gökten yeryüzüne kadar işleri düzenler. Sonra miktarı sizin hesabınıza göre bin yıl süren bir gün dipnot 1 içinde işler O'na yükselir. dipnot 2

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Bin yıl" ve "bir gün" kelimeleri, "asırlarca süren" ve "bir an" anlamında zaman dilimini ifade etmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yeryüzünün işleyişini düzenleyen yasalar iptal olur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Gökten yeryüzüne kadar işleri düzenler. Sonra miktarı sizin hesabınıza göre bin yıl süren bir gün dipnot 1 içinde işler O'na yükselir. dipnot 2

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Bin yıl" ve "bir gün" sözcükleri, "asırlarca süren" ve "bir an" anlamında zaman dilimini ifade etmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yeryüzünün işleyişini düzenleyen yasalar iptal olur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gökten yere kadar işleri düzenler. Sonra miktarı sizin hesabınıza göre bin yıl süren bir gün dipnot 1 içinde işler O'na yükselir. dipnot 2

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Bin yıl" ve "bir gün" sözcükleri, "asırlarca süren" ve "bir an" anlamında zaman dilimini ifade etmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yeryüzünün işleyişini düzenleyen yasalar iptal olur.

    Gültekin Onan

    Gökten yere her buyruğu O evirip düzene koyar. Sonra (buyruklar) sizin saymakta olduğunuz bin yıl süreli bir günde yine O'na yükselir.

    Hasan Basri Çantay

    Gökden yere kadar her işi O tedbir eder. Sonra (o iş) sizin sayageldiğinizce bin sene mıkdarında olan (mesafeye) bir günde yine Ona yükselir.

    İbni Kesir

    Gökten yere kadar her işi O, düzenler. Sonra sizin hesabınıza göre bin yıl kadar tutan bir günde yine O'na yükselir.

    Mehmet Alagaş

    (1-5) Elif Lâm Mim, içinde şüphe olmayan kitabın indirilmesi, alemlerin Rabbindendir, yoksa onu iftira etti mi diyorlar? Bilakis o, Rabbinden, senden önce bir uyarıcı verilmemiş kavmi uyarman için indirilen bir gerçektir , Böylelikle belki yola girerler/hidayet olurlar. Allah ki; semaları arzı ve bu ikisi arasındakileri altı günde yarattı ve tahta / arşa yerleşti, sizin için ondan başka dost ve aracı yoktur, hâlâ düşünmeyecek misiniz? İşleri /emirleri semadan arza doğru döndürür sonra ona tekrar sizin saymanızla miktarı bin senelik bir sürede tekrar semaya çıkarır / yükseltir , gaybı ve şahit o lunanı bilendir, saygıdeğerdir, merhametlidir, yarattığı her şeyi en güzel yapandır. İnsanı yaratmaya çamurdan başladı, sonra onun neslini / kendi soyundan gelenleri, hakir/adi bir su özünden / sülaleden yaptı, sonra onu bir şekle soktu ve ona kendi Ruhundan üfledi, size işitme, görme ve gönüller yaptı ne az teşekkür ediyorsunuz. (Tıin: Çamur, elementsel kökendir. Sülale: Biyolojik köken, Ruh: Allah’ın üfürdüğü köken, hayatı ve hareketi sağlayan şey Riyah; havayı hareketli hale getirip rüzgâr yapan şey. Kuranda rüzgâr olarak tekil geçince azap getiren anlamındadır, çoğul olarak geçince rahmet getiren rüzgarlar anlamındadırlar, dinlendirici rüzgâra ise ravah denilir.)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Gökten yere kadar bütün işleri Allah yürütür. Sonra bu işler, süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde O’na yükselir.

    Süleyman Ateş

    (Allah) Emri gökten yere tedbir eder (buyruğunu indirir). Sonra emir, sizin hesabınızca bin yıl süren bir gün içinde O'na çıkar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gökten yere kadar olan bütün işleri Allah düzenler, sonra, işler sizin hesabınıza göre bin yılı bulan bir gün dipnot 1 içinde ona yükselir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Rabbinin katındaki bir gün sizin sayınızla bin yıl gibidir. (Hac 22/47) Demek ki gökler ve yer, Allah açısından altı günde (Araf 7/54) bizim açımızdan altı bin yılda yaratılmıştır. Bu ve benzeri ayetler, Allah'ın zamandan münezzeh olduğu iddialarının yanlışlığını gösterir.

    Şaban Britch

    Gökten yere işi düzenleyip yönetir. Sonra sizin saydığınızla süresi bin yıl olan bir günde O’na yükselir (bu iş).

    Şaban Piriş

    Gökten yere bütün işleri o düzenler. Sonra sizin saydığınızla süresi bin yıl olan bir günde işler O'na yükselir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İş ve oluşu gökten yere doğru çekip çevirir; sonra o O'na yükselip çıkar: Bir günde ki, süresi, sizin saymakta olduğunuz günlerden bin yıla denktir.

  6. Secde suresi, 6. ayet — bütün mealleriyle aç

    Secde suresi, 6. ayet. ذَٰلِكَ عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    Diyanet İşleri

    İşte Allah, gaybı da görünen alemi de bilendir, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.

    Mehmet Okuyan

    İşte, görünmeyeni de görüneni de bilen, güçlü, çok merhametli olan O'dur.

    Mustafa İslamoğlu

    İşte idraki aşan hakiketleri de, idrak ve tecrübe edilebilen gerçekleri de bilen; (hem) her işinde mükemmel olan, (hem de) merhamet kaynağı olan yalnızca O'dur.

    Muhammed Esed

    Yaratılmışların kavrayış alanının ötesindeki şeyleri de, duyuları ve akıllarıyla kavrayabildiklerini de bilen O'dur; O, Kudret Sahibidir, Rahmet Kaynağıdır.

    Ahmed Hulusi

    İşte (Allah) gaybı (algılanamayan) da şehadeti (algılanan) de Bilen'dir; Aziyz'dir, Rahıym'dir.

    Ali Bulaç

    İşte gaybı da, müşahede edilebileni de bilen, üstün ve güçlü olan, esirgeyen O'dur.

    Ali Özek ve heyeti

    İşte, görülmeyeni de görüleni de bilen, mutlak galip ve merhamet sahibi O'dur.

    Ali Rıza Safa

    İşte, gizli gerçekleri ve görünenleri Bilendir. Üstündür; Merhametlidir.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah, görülen ve görülmeyen her şeyi bilir; çok güçlüdür; çok merhametlidir.

    Edip Yüksel

    Gizliyi de açığı da bilen, Üstün ve Rahim işte böyledir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Gizliyi de açığı da bilen, Üstün ve Rahim işte böyledir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İşte görülmeyeni de görüleni de bilen, herşeye gücü yeten, çok merhametli olan O'dur.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Odur işte gaybi de şehadeti de bilen, aziz rahim

    Erhan Aktaş

    İşte O, görünmeyeni ve görüneni bilen Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İşte O, görünmeyeni ve görüneni bilen Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İşte O, görünmeyeni ve görüneni bilen Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Gültekin Onan

    İşte gaybı da, müşahede edilebileni de bilen, üstün ve güçlü olan, esirgeyen O'dur.

    Hasan Basri Çantay

    İşte görünmeyeni de, görüneni de bilen, yegane gaalib olan, (ehl-i taatini) çok esirgeyen (Haalik-ı müdebbir) budur.

    İbni Kesir

    Görülmeyeni de, görüleni de bilen, Aziz ve Rahim olan, O'dur.

    Mehmet Alagaş — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İşte O, gaybı da görüneni de bilendir, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.

    Süleyman Ateş

    İşte görünmeyeni de, görüneni de bilen, güçlü ve esirgeyici olan O'dur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İşte o, görülmeyeni de görüleni de bilen, güçlü ve ikramı bol olan Allah'tır.

    Şaban Britch

    Gaybı da görüneni de bilendir (O). Çok güçlüdür, çok merhametlidir.

    Şaban Piriş

    İşte görülmeyeni de görüneni de bilen güçlü ve merhametli olan O'dur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İşte budur Allah! Gaybı da görüneni de bilen O'dur. Aziz'dir o, Rahim'dir.

  7. Secde suresi, 7. ayet — bütün mealleriyle aç

    Secde suresi, 7. ayet. ٱلَّذِىٓ أَحْسَنَ كُلَّ شَىْءٍ خَلَقَهُۥ وَبَدَأَ خَلْقَ ٱلْإِنسَٰنِ مِن طِينٍ

    Diyanet İşleri

    O ki, yarattığı her şeyi güzel yaptı. İnsanı yaratmaya da çamurdan başladı.

    Mehmet Okuyan

    O ki yarattığı her şeyi güzel yapmış ve insanı yaratmaya çamurdan başlamıştır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet ‘Ankebût 29:19-20, Zümer 39:6 ve İnsân 76:1. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    O her şeye yaratılış amacıyla en uyumlu olma ve kemalini bulma (yeteneğini) bahşetmiştir. Öyle ki, insan türünü yaratmaya (basit) bir balçıktan başlamıştır.

    Muhammed Esed

    O, yarattığı her şeyi en mükemmel şekilde yapandır. Nitekim Allah, insanın yaratılışını balçıktan başlatır;

    Ahmed Hulusi

    O ki, yarattığı her şeyi mükemmel yapmıştır! İnsanı oluşturmaya balçıktan (yumurta) başlamıştır.

    Ali Bulaç

    Ki O, yarattığı her şeyi en güzel yapan ve insanı yaratmaya bir çamurdan başlayandır.

    Ali Özek ve heyeti

    O (Allah) ki, yarattığı her şeyi güzel yapman ve insanı yaratışına çamurdan başlayandır.

    Ali Rıza Safa

    O, her şeyi en güzel biçimde yaratmıştır. İnsanın yaratılışına da balçıktan başladı.

    Bayraktar Bayraklı

    O, yarattığı her şeyi en güzel yaratmış ve insanın yaratılışına çamurdan başlamıştır.

    Edip Yüksel

    O yarattığı her şeyi mükemmel hale soktu. İnsanın yaratılışına balçıktan başladı.*

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O yarattığı her şeyi mükemmel hale soktu. İnsanın yaratılışına balçıktan başladı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O ki, yarattığı herşeyi güzel yarattı ve insanı yaratmaya da bir çamurdan başladı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O ki yarattığı her şey'i güzel yarattı ve insanı yaratmağa bir çamurdan başladı

    Erhan Aktaş

    O ki yarattığı her şeyi en iyi şekilde yaratmıştır. İnsanı yaratmaya çamurdan dipnot 1 başladı.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çamur; toprak ve suyun karışımıdır. Kur'an yaratılışı bazen topraktan bazen de sudan ayrı ayrı olarak vurgulamakta bazen de çamur olarak iki maddeyi birlikte anmaktadır. Günümüz biyoloji ve kimya bilimlerinin yaptıkları analitik incelemelerde insan vücudunun içerdiği maddeler ile toprağın içerdiği maddelerin tamamen aynı olduğu anlaşılmıştır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O ki yarattığı her şeyi en iyi şekilde yaratmıştır. İnsanı yaratmaya çamurdan dipnot 1 başladı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çamur; toprak ve suyun karışımıdır. Kur'an yaratılışı bazen topraktan bazen de sudan ayrı ayrı olarak vurgulamakta bazen de çamur olarak iki maddeyi birlikte anmaktadır. Günümüz biyoloji ve kimya bilimlerinin yaptıkları analitik incelemelerde insan vücudunun içerdiği maddeler ile toprağın içerdiği maddelerin tamamen aynı olduğu anlaşılmıştır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O ki yarattığı her şeyi en iyi şekilde yaratmıştır. İnsanı yaratmaya çamurdan başladı.

    Gültekin Onan

    Ki O, yarattığı her şeyi en güzel yapan ve insanı yaratmaya bir çamurdan başlayandır.

    Hasan Basri Çantay

    Ki O, yaratdığı her şey'i güzel yapan, insanı yaratmıya da çamurdan başlıyandır.

    İbni Kesir

    Ki, yarattığı her şeyi güzel yaratan O'dur. İnsanı yaratmaya da çamurdan başlamıştır.

    Mehmet Alagaş — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O ki yarattığı her şeyi güzel yapmıştır. İnsanı yaratmaya da çamurdan başlamıştır.

    Süleyman Ateş

    O'dur ki, yarattığı herşeyi güzel yaptı ve insanı yaratmağa çamurdan başladı.

    Süleymaniye Vakfı

    O, yarattığı her şeyi güzel yaratandır. İnsanı yaratmaya çamurdan başlamıştır dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çamurdan yaratılanlar Adem ile Havva'dır. Adem'in çamurdan yaratıldığına dair bir çok ayet vardır (A'raf 7/12, Hicr 15/26-28, İsra 17/61, Sad 38/71, 76). Havva'nın da çamurdan yaratıldığı bir sonraki ayetten anlaşılmaktadır (Secde 32/8). Çünkü o ayette, insan neslinin 'bir özden; dayanıksız bir sudan' yaratıldığı ifade edilmektedir. Havva olmadan Adem'in nesli oluşamayacağı için o ayet, Havva'nın da çamurdan yaratıldığını gösterir. Zaten Allah, insanların, bir kadın ile bir erkeğin neslinden geldiğini açıkça ifade etmiştir (Nisa 4/1, Hucurat 49/13).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yarattığı her şeyi güzel yaratan ve o insanı (dem'i) yaratmaya çamurdan başlayan O'dur.

    Şaban Britch

    O (Allah) ki, yarattığı her şeyi güzel yapmış ve ilk başta insanı çamurdan yaratmıştır.

    Şaban Piriş

    Yarattığı her şeyi güzel yaratandır. İnsanı da yaratmaya çamurdan başladı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O, odur ki, yarattığı her şeyi güzel yarattı. Ve insanın yaratılışına çamurdan başladı.

  8. Secde suresi, 8. ayet — bütün mealleriyle aç

    Secde suresi, 8. ayet. ثُمَّ جَعَلَ نَسْلَهُۥ مِن سُلَٰلَةٍ مِّن مَّآءٍ مَّهِينٍ

    Diyanet İşleri

    Sonra onun neslini bir öz sudan, değersiz bir sudan yarattı.

    Mustafa İslamoğlu

    Sonra onun neslini yine (en az o kadar) basit bir sıvı özünden yaratmıştır.

    Muhammed Esed

    sonra basit bir sıvı özünden soyunu sürdürür;

    Ahmed Hulusi

    Sonra onun neslini basit bir sudan (meni) meydana getirdi.

    Ali Bulaç

    Sonra onun soyunu bir özden (sülale'den), basbayağı bir sudan yapmıştır.

    Ali Özek ve heyeti

    Sonra onun zürriyetini, dayanıksız bir suyun özünden üretmiştir.

    Ali Rıza Safa

    Sonra, onun soyunu, özelliği olmayan bir suyun özünden oluşturdu. dipnot 348

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 348
      İşte, bir bilgi ayeti: İnsan bedeni, su ve topraktan oluşur. İnsan bedeninin yapı taşı olan hücrelerin ortalama %70'i sudur. Diğer ögeler, toprağı oluşturan ögelerin tıpkısıdır. Bunlar, %65 oksijen, %18 karbon, %10 hidrojen, %3 azot, %1,5 kalsiyum, %1 fosfor ve kalan %1,5 ise sodyum, potasyum, magnezyum, manganez, gümüş, bakır, kurşun, demir, alüminyum, çinko, kükürt, klor, iyot ve silikondur. Bu oranların değişmesi durumunda, insan bedeninin tüm dengesi bozulur.

    Bayraktar Bayraklı

    Sonra onun soyunu değersiz bir suyun özünden devam ettirmiştir.

    Edip Yüksel

    Sonra onun soyunu bayağı bir sudan devam ettirdi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sonra onun soyunu bayağı bir sudan devam ettirdi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonra onun neslini bir sülaleden (değersiz bir sudan) yaptı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra da bir sülaleden, bir hakıyr sudan neslini yaptı

    Gültekin Onan

    Sonra onun soyunu bir özden (sülale), basbayağı bir sudan yapmıştır.

    Hasan Basri Çantay

    Sonra O, bunun zürriyyetini hakıyr bir sudan meydana gelen nutfeden yapmışdır.

    İbni Kesir

    Sonra onun soyunu bayağı bir suyun özünden yapmıştır.

    Mehmet Alagaş — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sonra onun soyunu bayağı bir sudan olan bir özden (nutfeden) yarattı.

    Süleyman Ateş

    Sonra onun neslini bir özden, hakir bir su(yun özü)nden yaptı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra onun soyunu bir özden; zayıf bir sudan yaratmıştır.

    Şaban Britch

    Sonra onun zürryetini, basit bir sudan var etmiştir.

    Şaban Piriş

    Sonra onun neslini basit bir suyun özünden meydana getirdi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sonra onun neslini bir üsareden, hor görülen bir sudan oluşturdu.

  9. Secde suresi, 9. ayet — bütün mealleriyle aç

    Secde suresi, 9. ayet. ثُمَّ سَوَّىٰهُ وَنَفَخَ فِيهِ مِن رُّوحِهِۦ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ قَلِيلًا مَّا تَشْكُرُونَ

    Diyanet İşleri

    Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

    Mehmet Okuyan

    Sonra onu şekillendirmiş, ona rûhundan üflemiştir. Sizin için işitme (duyusu), gözler ve kalpler yaratmıştır. Ne kadar da azınız şükrediyor!

    Mustafa İslamoğlu

    Daha sonra onu yaratılış amacını gerçekleştirecek bir donanıma sahip kılarak Kendi ruhundan üflemiştir; derken sizi hem işitme ve görme, hem de duygu ve düşünce yetenekleriyle donatmıştır: ne kadar da azınız şükrediyor.

    Muhammed Esed

    sonra ona (yaratılış) amacına uygun bir şekil verip Kendi ruhundan üfler; ve (böylece, ey insanoğlu,) sizi hem işitme ve görme (melekeleri) hem de düşünce ve duygularla donatır, (Buna rağmen) ne kadar da az şükrediyorsunuz!

    Ahmed Hulusi

    Sonra onu (beyini, Esma manalarını açığa çıkaracak şekilde) tesviye etti (nöronların Esma özelliklerini açığa çıkartacak dalga boylarını değerlendirecek şekilde oluşturulması) ve onda kendi ruhundan nefhetti (nefh = üfleme içten dışadır; nefholan yani içten dışa yani beynin data boyutundan açığa çıkarılan Esma manalarının özellikleridir ki, varlık alemindeki "Allah'ın ruhu" diye işaret edilen de budur Allahu alem). . . Sizin için sem' (algılama), basarlar (gözler - görme) ve FUADLAR (Esma mana özelliklerini beyne yansıtıcılar - kalp nöronları) oluşturdu. . . Ne az şükrediyorsunuz (değerlendiriyorsunuz)!

    Ali Bulaç

    Sonra onu 'düzeltip bir biçime soktu' ve ona ruhundan üfledi. Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti. Ne az şükrediyorsunuz?

    Ali Özek ve heyeti

    Sonra onu tamamlayıp şekillendirmiş, ona kendi ruhundan üflemiştir. Ve sizin için kulaklar, gözler, kalpler yaratmıştır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

    Ali Rıza Safa

    Sonra, onu biçimlendirip, Ruhundan üfledi; duyma yetisi, gözler ve duygular verdi. Ne denli az şükrediyorsunuz? dipnot 349

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 349
      Allah'ın, Ruhu'ndan üflemesi olgusu, bu ayetle birlikte 15:29 ve 38:72 ayetlerinde insanın yaratılışına yönelik olarak; 21:91 ve 66:12 ayetlerinde ise Meryem'e yönelik olarak bildirilmiştir. Kimi yorumcular, "Allah'ın, Ruhu'ndan üflemesi" olgusunun, "Allah'ın belirlediği ölçülerde bilgiyle donatılması" anlamında olduğunu öne sürmüşlerdir. Allah'ın, insanı biçimlendirip Ruhu'ndan üflemesi konusu, Tevrat, Yaratılış 2:7 ayetinde, şöyle yazılıdır: "Rab Allah, topraktan adamı yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi. Böylece, adam, yaşayan can oldu."

    Bayraktar Bayraklı

    Sonra ona güzel bir şekil verip kendi ruhundan üflemiştir. Size kulaklar, gözler ve kalpler vermiştir. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

    Edip Yüksel

    Sonra onu biçimlendirip ona ruhundan üfledi. Size işitme ve görme yeteneği ile beyinler verdi; siz pek seyrek şükrediyorsunuz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sonra onu biçimlendirip ona ruhundan üfledi. Size işitme ve görme yeteneği ile beyinler verdi; siz pek seyrek şükrediyorsunuz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonra onu düzenli bir şekle sokup, içine kendi ruhundan üfledi ve sizin için işitmeyi, o görmeleri ve gönülleri yaptı. Siz çok az şükrediyorsunuz!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra onu tesviye edib içine ruhundan nefh buyurdu ve sizin için o işitmeyi, o görmeleri ve gönülleri yaptı, siz pek az şükrediyorsunuz

    Erhan Aktaş

    Sonra onu düzenledi ve ona Ruhundan üfledi. dipnot 1 Size duyma yetisi, görme yetisi ve fuad dipnot 2 verdi. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ruh; "can", vücuda hayat veren cevher" demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kelimesi kelimesine, "ef'ide," tekili "fuad. Fuad, bilmeyi sağlayan öğelerden biri olup idrak etmek, algılamak, düşünmek, akıl yürütmek, gönül, yararlı olmak, bir şeye ilgi duymak gibi işlev ve yetenek anlamına gelmektedir. Fuad, kalbin işlevlerinden birisidir. Fuad, bir uzuv değil, bir uzvun görevidir; duyular yolu ile ortaya çıkan idraktir. Fuad, insana verilen; sezme, anlama ve bir şeyin mahiyetini kavrama nimetidir. Kelime anlamı olarak, şiddetli sıcaklık, kızartmak, etin kızartılması, sıcak köz üzerinde ekmeğin yapılması demektir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra onu düzenledi ve ona ruhundan üfledi dipnot 1 . Size duyma yetisi, görme yetisi ve fuad dipnot 2 verdi. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ruh sözcüğü; "can", vücuda hayat veren cevher" demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Fuad, bilmeyi sağlayan öğelerden biri olup idrak etme, algılama, düşünme, akıl yürütme, gönül, yararlı olmak, bir şeye ilgi duymak gibi işlev ve yetenek anlamına gelmektedir. Fuad için kalbin işlevlerinden birisidir denebilir. Fuad, bir uzuv değil, bir uzvun görevidir; duyular yolu ile ortaya çıkan idraktir. Fuad, insana verilen bir nimettir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sonra onu düzenledi ve ona ruhundan üfledi dipnot 1 . Size duyma yetisi, görme yetisi ve fuad dipnot 2 verdi. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ruh, esas itibarıyla "can" demektir. Ruh sözcüğü; "can", vücuda hayat veren cevher" demektir. Ne var ki Kur'an, ruh sözcüğünü vahiy anlamında kullanmaktadır. Zira vahiy, insana ve topluma hayat vermekte, insana ve topluma düzen vererek onları canlı ve diri tutmakta; onlara en iyi yaşantıyı sağlamanın yolunu göstermektedir. Ruh üfürme," bilgi ile bilgilendirmek demektir. Ruh üflenmesi, mecazi(değişmeceli) bir anlatımdır. Allah'ın gönderdiği vahiyle insana yol göstermesi, verdiği bilgi ile adeta ona hayat vermesi, onu en doğru şekilde yaşamaya yönlendirmesi anlamına gelmektedir. Ruh; diriltici, hayat verici, yol gösterici bilgiyi; üflemek te o bilginin aktarılması demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      "Fuad" sözcüğüne gönül veya kalp olarak anlam verilmektedir. Oysaki bu ve daha pek çok ayette yer alan ve "kalp" veya "gönül" olarak çeviriye konu olan "fuad" sözcüğü; kavramanın, idrak etmenin, düşünmenin, akletmenin organı, merkezi anlamındadır. Ayrıca gönül, yararlı olmak, bir şeye ilgi duymak ve sorumlu olmak gibi anlamları da bulunmaktadır.

    Gültekin Onan

    Sonra onu 'düzeltip bir biçime soktu' ve ona ruhundan üfledi. Sizin için de kulak, gözler ve yürekler (efideh) var etti. Ne az şükrediyorsunuz?

    Hasan Basri Çantay

    Sonra onu düzeltib tamamladı. İçine ruuhundan üfürdü. Sizin için kulaklar, gözler, gönüller yaratdı. Ne az şükredersiniz?

    İbni Kesir

    Sonra onu düzeltip tamamlamış ve ruhundan ona üflemiştir. Size de kulaklar, gözler ve kalbler vermiştir. Ne de az şükrediyorsunuz.

    Mehmet Alagaş — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sonra onu düzenli bir şekle soktu ve ona ruhundan üfledi. Size kulak, gözler ve gönüller verdi. Ne kadar az şükrediyorsunuz.

    Süleyman Ateş

    Sonra ona biçim verdi, ona kendi ruhundan üfledi. Ve sizin için kulak(lar), gözler ve gönüller yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

    Süleymaniye Vakfı

    Sonra insana son şeklini vermiş dipnot 1 , içine ruhundan üflemiş, sizin için dipnot 2 dinleme yeteneği, basiret /ileri görüşlülük ve gönüller oluşturmuştur dipnot 3 . Görevlerinizi ne kadar az yerine getiriyorsunuz!

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      'İnsan' kelimesi cins isimdir. Tekil için de çoğul için de kullanılır. Bu kelime, Secde 32/7'de Adem ve Havva'yı ifade ettiği halde burada üç ve daha fazla kişi anlamına gelen 'sizin için' ifadesine geçilmesi, Adem'e üflenen ruh ile onun soyundan gelen insanlara üflenen ruhun aynı olduğunu gösterir. Bu ruh sayesinde oluşan dinleme yeteneği, basiret ve gönül; insanda bilgiyi işleme kapasitesi meydana getirir. Bütün insanlara anne karnındayken üflenen bu ruhtan farklı olarak, Adem'e üflenen bir ruh daha vardır. Bu Ruhun da Allah'a ait bir bilgi olduğu Kur'an'da belirtilmiştir (İsra 17/85). Allah, Adem'e göklerde ve yerdeki tüm varlıkların bilgisini öğrettikten sonra meleklerin ona secde etmelerini emretmiştir. İşte meleklerin secdesine sebep olan o ruh, Allah'ın kendi ilminden Adem'e öğrettiği bilgidir (Bakara 2/31-34, Hicr 15/26-29, Sad 38/71-74). İsa'ya (a.s.) diğer insanlardan farklı olarak üflenen ruh da ona ana rahminde iken öğretilen Tevrat ve İncil bilgisidir (Al-i İmran 3/48, Maide 5/110).
    3. metne dön, dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra (organlarını tamamlamış) dengesini kurmuş ve ona ruhundan üflemiş dipnot 1 ; (böylece) size dinleme, ileri görüşlü olma (basiret) yeteneği ve gönüller vermiştir. (Bu yetenekleri) Ne kadar az değerlendiriyorsunuz!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ruh, Allah'ın emrinin içeriğidir.(Bkz:İsra 17/85). Ruhun bedene üflenmesi (sokulması) ile birlikte tüm özellikleri hayvanlarla aynı olan insan bedeninde oluşan yeni bir yapı, ayette açıkça bildirilmiştir. Bunlar basiret(uzak görüşlülük), dinleme (söz yoluyla bilgi aktarımı) ve gönül (duygusal / ruhsal yapı) özellikleridir. Hayvanlar görürler ancak basiretli değillerdir. Hayvanlar iletişim kurarlar ama dinleme (bir konu hakkında görüş alışverişi yapma, sohbet) özellikleri yoktur. Ayrıca gönül (duygusal yapı) de ruhun insana üflenmesi ile oluşan ve çok belirgin şekilde diğer canlılardan insanı ayıran bir özelliktir. Arapçası ‘fuad' olan gönül, duygusal yapı, sağduyu, vicdan gibi çok karmaşık ve tamamiyle insani özelliklerdir. Bugün bile bilim insanlarının üzerinde çok önemli çalışmalar yaptığı bu alan, ilginç bir biçimde Türkçe'de "RUH BİLİMİ", İngilizce'de "PSYCHOLOGY (psikoloji)"  olarak isimlendirilmiştir. Ruhun varlığını temelde reddeden bu bilim dalının, hem Türkçe'de hem de diğer dillerde kendine isim verirken RUH kelimesinden (İngilizcesi psychic: ruhsal,ruhani) vazgeçememiş olması dikkate değer bir ikilemdir. Kendilerine isim verirken kullanıp, çalışmalarını yaparken yok saydıkları bu gerçek nedeniyle, bu alanda, tıp bilimin diğer sahalarına nispeten, aynı hız ve istikrarda bilimsel gelişmeler sağlanamamıştır. Oysa Kur'an, ruh bilimi konusunda çok sayıda bilgi (zikir) içermektedir. Ruh sağlığını korumanın en önemli yolunun kişinin fıtratını koruması (takva) olduğu ve bunun nasıl yapılacağı çok sayıda ayette bildirilmiştir. Yani Kur'an, ruh sağlığının tedavisinden önce korunmasını öğretir. Tedavi olarak ise Kur'an bilgisinin (zikirin) hayata geçirilmesini emreder. Allah, Kur'an'ın da bir ruh olduğunu (Şura 42/52), ve göğüslerimizde olan insan ruhuna şifa olduğunu (Yunus 10/57) bildirmektedir. Ruh bilimciler, mevcut çalışmalarına, Kur'an ayetlerini de dahil ettikleri takdirde, bu alanda çok daha ileri seviyelere gidilebilir. Ruh ve can'nın aynı şey olmadığını en belirgin şekilde bildiren ayet Zümer 39/42'dir.    .

    Şaban Britch

    Sonra onu tamamlayıp, şekillendirdi ve ona ruhundan üfledi. Size kulak, gözler ve gönüller verdi. Ne kadar az şükrediyorsunuz.

    Şaban Piriş

    Sonra ona şekil verip, canlandırdı. Size kulak, gözler ve gönüller verdi. Ne kadar az şükrediyorsunuz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sonra ona bir biçim verdi ve onun içine kendi ruhundan üfledi. Sizin için, işitme gücü, gözler ve gönüller vücuda getirdi. Ne kadar da az şükredersiniz!

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.