Diyanet İşleri
Bizim ayetlerimize ancak, kendilerine bu ayetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamd ederek tespih edenler inanırlar.
Secde suresi
Secde suresi, 15. ayet. إِنَّمَا يُؤْمِنُ بِـَٔايَٰتِنَا ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُوا۟ بِهَا خَرُّوا۟ سُجَّدًا وَسَبَّحُوا۟ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ secde ayeti
innemâ yü'minü biâyâtine-lleẕîne iẕâ ẕükkirû bihâ ḫarrû süccedev vesebbeḥû biḥamdi rabbihim vehüm lâ yestekbirûn.
Bizim ayetlerimize ancak, kendilerine bu ayetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamd ederek tespih edenler inanırlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yanları yataklardan uzaklaşanlar; mü'min ile fâsık Secde 15–22 3
Suçlular, Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, "Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız" dedikleri vakit, (onları) bir görsen!
Eğer dileseydik, herkese hidayetini verirdik. Fakat benim, "Andolsun, cehennemi hem cinlerden hem de insanlardan dolduracağım" sözüm gerçekleşecektir.
(Onlara şöyle denilecek:) "O halde, bu gününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduklarınıza karşılık ebedi azabı tadın."
Bizim ayetlerimize ancak, kendilerine bu ayetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamd ederek tespih edenler inanırlar.
Onlar, korkarak ve ümid ederek Rablerine ibadet etmek için yataklarından kalkarlar. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de Allah için harcarlar.
Hiç kimse, yapmakta olduklarına karşılık olarak, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.
Hiç mü'min, fasık gibi olur mu? Bunlar (elbette) eşit olmazlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
15. Yüce Allah, âyetlerini inkâr eden kâfirleri, onlar için hazırlamış olduğu azabı söz konusu ettikten sonra o ayetlere iman edenleri söz konusu etmekte, onların niteliklerini belirtmekte, onlar için hazırladığı mükâfatları dile getirmekte ve şöyle buyurmaktadır: “Bizim âyetlerimize ancak” iman ettiğine dair delilleri ortaya koyan kimseler hakiki bir iman ile iman eder. Bu deliller ise şunlardır: “Kendilerine onlarla öğüt verildiğinde” onlara Kur’ân âyetleri okunduğunda, Allah’ın rasûlleri vasıtası ile kendilerine öğüt verilip, ibret almaya davet olunduklarında bu âyetleri itaatle dinleyip kabul eder, onlara boyun eğer, yüce Allah’ın huzurunda öğüt aldıklarını gösterecek şekilde boyun bükerler. O’nu bilip tanımaktan dolayı da sevinç içerisinde “secdeye kapanan, Rablerini hamd ile tesbih eden ve (bu konuda)” kalpleri ile de bedenleri ile “büyüklük taslamayan” Böylelikle bu âyetlere itaatle boyun eğmekten uzak durmayan kimselerdir onlar.
Aksine onlar bu âyetleri tevazu, itaat ve kabul ile karşılarlar. Ferah bir kalple ve teslimiyetle onları benimserler. Bu âyetler vasıtası ile onlar Rahim olan Rablerinin rızasına kavuşur, onlar aracılığı ile dosdoğru yola hidâyet bulurlar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Resullerimize indirilen ayetlere ancak kendisi ile öğüt verdiği zaman Allah'a secde eden, O'na hamt ederek tespih eden kimseler iman ederler. Onlar, Allah'a ibadet etmekten ve hangi halde olursa olsunlar O'na secde etmekten kibirlenmezler.
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş)
O halde, Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt) ve secde edenlerden ol.
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Bunların oradaki duaları, "Seni eksikliklerden uzak tutarız Allah'ım!", aralarındaki esenlik dilekleri, "selam"; dualarının sonu ise, "Hamd alemlerin…
Aynı kök: خرر (12 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih
Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen…
Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih
Şüphesiz Rabbin katındaki (melek)ler O'na ibadet etmekten büyüklenmezler. O'nu tespih ederler ve yalnız O'na secde ederler.
Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih
Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya…
Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih
Gecenin bir kısmında ve secdelerin ardından da O'nu tespih et.
Aynı kök: خرر (12 geçiş) · Aynı kök: سجد (92 geçiş)
Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yusuf'a) saygı ile eğildiler. Yusuf dedi ki: "Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Bizim ayetlerimize inananlara onlarla (ayetlerimizle gerçekler) hatırlatıldığı zaman, kibirlenmeden secde eder ve Rablerini hamd (övgü) ile tesbih ederler (yüceltirler). dipnot 1
Bizim ayetlerimize iman edenler, ancak kendilerine duyurulduğunda saygıyla yerlere kapanıp teslim olanlar ve Rablerinin aşkın yüceliğini hamd ile ananlardır: zira onlar asla büyüklük taslamazlar.
Bizim mesajlarımıza (gerçekten) inananlar, ancak, kendilerine tebliğ edildiği zaman önünde derin bir hayranlık ve saygıyla eğilenlerdir; (onlar,) Rablerinin sınırsız ihtişamını hamd ile yüceltenler ve asla büyüklük taslamayanlardır;
Bizim işaretlerimize sadece şunlar iman ederler ki, onlarla hatırlatma yapıldığında, secde ile yere kapandılar; benliksiz, Rablerinin Hamdi olarak tespih (işlevlerini yerine getirdiler) ettiler. (15. ayet secde ayetidir. )
Bizim ayetlerimize, ancak kendilerine hatırlatıldığı zaman, hemen secdeye kapananlar, Rablerini hamd ile tesbih edenler ve büyüklük taslamayan (müstekbir olmayan)lar iman eder.
Bizim âyetlerimize ancak o kimseler inanırlar ki, bunlarla kendilerine öğüt verildiğinde, büyüklük taslamadan secdeye kapanırlar ve Rablerini hamd ile tesbih ederler.
Ayetlerimize inananlar, onlarla uyarıldıklarında Secdelere kapanırlar ve övgülerle yücelterek Efendilerini anarlar. Çünkü onlar, büyüklük taslamazlar.
Bizim ayetlerimize ancak, onlar hatırlatıldığında secdeye kapanan, Rabblerini övgü ile tesbih eden ve büyüklük taslamayan kimseler inanırlar.
Ayet ve mucizelerimize gerçekten iman edenler, onları işittikleri zaman secdeye varırlar ve büyüklük taslamadan Efendi'lerini yüceltirler.
Ayet ve mucizelerimize gerçekten inananlar, onları işittikleri zaman secdeye varırlar ve büyüklük taslamadan Rab'lerini yüceltirler.
Bizim ayetlerimize öyle kimseler iman ederler ki, onlarla kendilerine öğüt verildiği zaman secdelere kapanırlar ve Rablerine hamd ile tesbih ederler de büyüklük taslamazlar.
Bizim ayetlerimize öyle kimseler iyman ederler ki onlarla kendilerine nasıhat verildiği vakıt secdelere kapanırlar ve rablarına hamd ile tesbih ederler de kibirlenmezler
Bizim ayetlerimize iman edenler; kendilerine öğüt verildiği zaman saygı gösterirler dipnot 1 ve Rabb'lerini övgü ile yüceltirler. Onlar asla büyüklük taslamazlar.
Bizim ayetlerimize inananlar; kendilerine öğüt verildiği zaman saygı gösterirler dipnot 1 ve Rabblerini övgü ile yüceltirler. Onlar asla büyüklük taslamazlar.
Bizim ayetlerimize inananlar; kendilerine öğüt verildiği zaman saygı gösterirler dipnot 1 ve Rabb'lerini övgü ile yüceltirler. Onlar asla büyüklük taslamazlar.
Bizim ayetlerimize, ancak kendilerine hatırlatıldığı zaman, hemen secdeye kapananlar, rablerini hamd ile tesbih edenler ve büyüklük taslamayan (müstekbir olmayan)lar inanır.
Bizim ayetlerimize ancak öyle kimseler iman eder (ler) ki bunlarla kendilerine öğüt verildiği zaman, onlar büyüklük taslamayarak, yüzü üstü secdeye kapanırlar ve Rablerini, hamd ile, tesbih (ve tenzih) ederler.
Ayetlerimize ancak, kendilerine hatırlatıldığı zaman secdeye kapananlar, büyüklük taslamayarak Rabblarını hamd ile tesbih edenler inanırlar.
(10-15) Dediler ki yeryüzünde yok olduğumuzda yeniden mi yaratılacağız gerçekten mi? Evet onlar Rableri ile buluşmayı yok sayıyorlardı. Size vekillendirilmiş ölüm meleği sizi vefat ettirir sonra da Rabbinize döndürülürsünüz. Rablerinin yanında mücrimlerin başları eğik hallerini bir görsen! Rabbimiz gördük ve de işittik bizi gerisin geri döndür salih amel yapalım kesinlikle ikna oldu k / inandık dediler. İstese idik her kişi ye hidayet verirdik ve fakat benden gerçekleşmiş bir söz, cehennemi Cin ve İns ile tamamen dol duracağım şeklinde bir söz var. Bu gününüzü unutmanız nedeniyle azabı tadın kesinlikle biz de sizi unuttuk ve yaptıklarınızdan ötürü kalıcı azabı tadın.
Bizim ayetlerimize ancak, kendilerine bu ayetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamt ederek tespih edenler iman ederler.
Bizim ayetlerimize o kimseler inanırlar ki onlar, kendilerine öğüt verildiği zaman derhal secdeye kapanırlar; Rablerini överek tesbih ederler, büyüklük taslamazlar.
Ayetlerimize sadece, kendilerine anlatıldığında saygıyla boyun eğen dipnot 1 ve her şeyi mükemmel yapmasına karşılık Rablerine ibadet edenler inanıp güvenirler. Onlar büyüklük taslamazlar dipnot 2 .
Ayetlerimize sadece, kendilerine anlatıldığı zaman secde edenler ve her şeyi güzel yapmasına karşılık Rablerine kulluk edenler inanırlar. Onlar büyüklük de taslamazlar.
Ayetlerimize ancak, kendilerine hatırlatıldığı zaman secdeye kapananlar, kibirlenmeden Rablerini hamd ile tesbih edenler iman ederler.
Ayetlerimize ancak, kendilerine hatırlatıldığı zaman secdeye kapananlar, büyüklük taslamayarak Rab'lerini hamd ile tesbih edenler inanırlar.
Bizim ayetlerimize o kimseler inanır ki, onlarla kendilerine öğüt verildiğinde, secdelere kapanırlar ve hiç böbürlenmeyerek Rablerine hamt ile tespih ederler.
Those who faithfully hug Our revelation to their hearts are only those who fall prostrate to Allah forthwith they are exhorted thereby and/or reminded thereof and they celebrate the praises of Allah, their Creator, and extol His glorious attributes and their prudence gets the better of their pride.
The only people who truly believe in Our messages are those who, when they are reminded of them, bow down in worship, cele-brate their Lord’s praises, and do not think themselves above this.
Only those believe in Our Signs, who, when they are recited to them, fall down in prostration, and celebrate the praises of their Lord, nor are they (ever) puffed up with pride.
None believes in Our Signs except those who, when they are given good counsel through Our verses, fall down prostrate and celebrate the praise of their Lord and do not wax proud. dipnot 1
The people who truly do have iman in Our Signs are those who fall to the ground prostrating when they are reminded of them, and glorify their Lord with praise, and are not arrogant.
Only those believe in Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.), who, when they are reminded of them, fall down prostrate, and glorify the Praises of their Lord, and they are not proud.[1]
Only those believe in Our signs who, when they are reminded of them, fall down in prostration and celebrate the praise of their Lord, and they are not arrogant.
Only those believe in Our revelations who, when they are reminded by means of them, fall down prostrate and proclaim the (divine) glory with the praises of their Lord and they are not proud. [Prostration]
Only those believe in Our signs who, when they are reminded of them, fall down prostrate and proclaim the praise of their Lord, not waxing proud.
When God’s revelations are recited, some people fall down in prostration and glorify their Lord in their worshipping. These are the true believers; the ones who are not proud.
They only believe in our signs who when they are reminded of them fall down adoring and celebrate the praises of their Lord, and are not too big with pride.
The only people who acknowledge Our signs are those whom when they are reminded by them, they fall prostrating, and they glorify the praise of their Lord, and they are not arrogant.
Verily they only believe in our signs, who, when they are warned thereby, fall down adoring, and celebrate the praise of their Lord, and are not elated with pride:
So taste (the evil of your deeds), because you neglected the meeting of this day of yours; surely We forsake you; and taste the abiding chastisement for what you used to do.
Surely only they believe in Our signs who, when they are reminded of them, collapse constantly prostrating and extol with the praise of their Lord, and they do not wax proud. * A prostration is to be performed here.
Only those believe in Our revelations who, when they are reminded of them, fall down prostrate and hymn the praise of their Lord, and they are not scornful,
Only they believe in Our revelations who, when they are reminded, bow in adoration, and give praise to their Lord, and do not become arrogant.
ONLY THEY [truly] believe in Our messages who, whenever they are conveyed to them, fall down, prostrating themselves in adoration, and extol their Sustainer’s limitless glory and praise; and who are never filled with false pride;
The only ˹true˺ believers in Our revelation are those who—when it is recited to them—fall into prostration and glorify the praises of their Lord and are not too proud.
The only people who believe in Our revelations are those whom when they are reminded by them, they fall prostrating, and they glorify the praise of their Lord, and they are not arrogant.
The only people who truly believe in our revelations are those who fall prostrate upon hearing them. They glorify and praise their Lord, without any arrogance.
Only those believe in Our verses who, when they are reminded by them, fall down in prostration and exalt [ Allah ] with praise of their Lord, and they are not arrogant.
Only those believe in Our proofs who, when they are reminded thereof, fall down in submission; and they give glory with the praise of their Lord, and they wax not proud.
Only they truly believe in Our Messages who, when they are reminded of them, fall into complete submission adoring, and strive hard to manifest their Sustainer's Praise. (They establish the Divine System that is the living evidence of how benevolent His Guidance is). And they are never given to false pride.
Only those who believe in Our Signs (verses), who, when they are read to them, fall down in deepest love and respect (i. e., a prostration), and celebrate the Praises of their Lord, and they are never haughty with pride.
Only those people believe in Our verses who, when they are reminded of them, fall in prostration and pronounce the purity and praise of their Lord, and who do not wax proud.
The only people who believe in Our revelations are those whom when they are reminded by them, they fall prostrating, and they glorify the praise of their Lord, and they are not arrogant.