Diyanet İşleri
Şüphesiz Rabbin katındaki (melek)ler O'na ibadet etmekten büyüklenmezler. O'nu tespih ederler ve yalnız O'na secde ederler.
A'râf suresi
A'râf suresi, 206. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ عِندَ رَبِّكَ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِهِۦ وَيُسَبِّحُونَهُۥ وَلَهُۥ يَسْجُدُونَ secde ayeti
inne-lleẕîne `inde rabbike lâ yestekbirûne `an `ibâdetihî veyüsebbiḥûnehû velehû yescüdûn.
Şüphesiz Rabbin katındaki (melek)ler O'na ibadet etmekten büyüklenmezler. O'nu tespih ederler ve yalnız O'na secde ederler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Affı tut; şeytanın kışkırtması; Kur'an dinlenirken susmak A'râf 199–206 3
(Ey Muhammed!) Onlara (istedikleri) bir ayet getirmediğin zaman (alay ederek) derler ki: "Onu (da) bir yerlerden derleyip toplasaydın ya." De ki: "Ben ancak Rabbimden bana vahyedilene uymaktayım. Bu (Kur'an ayetleri), Rabbinizden gelen basiretlerdir (Gönül gözlerini aydınlatan nurlardır). İman edecek bir topluluk için bir hidayet kaynağı ve bir rahmettir."
Kur'an okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin.
Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikret ve gafillerden olma.
Şüphesiz Rabbin katındaki (melek)ler O'na ibadet etmekten büyüklenmezler. O'nu tespih ederler ve yalnız O'na secde ederler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
206. Daha sonra Yüce Allah devamlı kendisine ibadet eden, O’na hizmeti sürekli olan kullarından yani meleklerden söz etmektedir ki bu da şu anlama gelmektedir: Allah’ın sizin ibadetinizle kendisine yapılan az ibadeti artırmak, zelil olduğu için de o ibadet sayesinde güçlenmek gibi bir isteği yoktur. O, bununla ancak sizin fayda görmenizi ve sizin bu yolla yaptığınız amellerin mükafatını kat kat fazlasıyla elde ederek kâra geçmenizi istemektedir.” İşte bunu anlatmak üzere Allah şöyle buyurmaktadır:
“Şüphe yok ki Rabbinin katındakiler” mukarreb, Arş’ı taşıyan ve Kerrubi melekler, “O’na ibadet etmekten asla büyüklenmezler.” Aksine itaatle boyun eğerler, Rablerinin emirlerine gönülden bağlı kalırlar. Gece-gündüz aralıksız olarak “O’nu tesbih ederler ve yalnız” O’na hiçbir kimseyi ortak koşmaksızın “secde ederler.” O halde kullar da bu Melaike-i Kirama uysunlar ve mutlak egemen ve her şeyi bilen Allah'a ibadeti aralıksız sürdürsünler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Resul! Rabbin katındaki melekler her noksanlıktan münezzeh olan Yüce Allah'a ibadet etmede büyüklenmezler. Bilakis itaat eder, gevşeklik göstermeden ve ihmal etmeden sürekli ibadete yönelirler. Onlar, Yüce Allah'ı layık olmayan şeylerden gece gündüz tenzih eder ve yalnızca O'na secde ederler.
Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih
Bizim ayetlerimize ancak, kendilerine bu ayetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamd ederek tespih edenler…
Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih
O halde, Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt) ve secde edenlerden ol.
Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih
Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya…
Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih · Ortak kavram: Kibir
Allah, her türlü eksiklikten uzaktır, onların söylediklerinin ötesindedir, yücedir.
Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih · Ortak kavram: Kibir
Eğer onlar büyüklük taslarlarsa, bilsinler ki Rabbinin yanında bulunanlar (melekler), gece gündüz hiç usanmadan O'nu tespih ederler.
Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih · Ortak kavram: Kibir
O, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah'tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı,…
Ortak kavram: Kibir
Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.
Ortak kavram: Kibir
Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki Rabbinin katındakiler (melekler), dipnot 1 O'na (Allah'a) kulluk etmekten kibirlenmez, O'nu tesbih eder dipnot 2 (yüceltir) ve yalnızca O'na secde ederler. dipnot 3
Unutma ki, Rabbinin tarafında olanlar O'na kullukta kibre kapılmazlar; ve O'nun adına/aşkına hareket ederler ve yalnız O'nun önünde secdeye kapanırlar.
Bil ki, Rabbine yakın olanlar Ona kulluk yapmaktan asla kibre kapılmazlar; ve Onun sınırsız yüceliğini övgüyle anar ve (yalnızca) Onun önünde yere kapanırlar.
Muhakkak ki senin Rabbinin indindekiler, asla O'na kulluktan büyüklenerek kaçınmazlar. . . O'nu tesbih ederler ve O'na (azameti indinde kendi hiçliklerini hissederek) secde ederler. (206. ayet secde ayetidir. )
Şüphesiz Rabbinin katında olanlar, O'na ibadet etmekten büyüklenmezler; O'nu tesbih ederler ve yalnız O'na secde ederler.
Kuşkusuz Rabbin katındakiler O'na kulluk etmekten kibirlenmezler, O'nu tesbih eder ve yalnız O'na secde ederler.
Kuşkusuz, Efendinin katındakiler, büyüklük taslayarak, O'na hizmet etmekten kaçınmazlar. O'nu yüceltirler ve O'na secde ederler.
Şüphesiz, Rabbine yakın olanlar, O'na kulluk yapmaktan asla kibre kapılmazlar; O'nu noksan sıfatlardan uzak tutar ve sadece O'na secde ederler.
Efendinin yanındakiler, ona hizmet etmekten kaçınıp büyüklenmezler, O'nu yüceltirler ve O'na secde ederler.
Rabbinin yanındakiler, ona kulluk etmekten kaçınıp büyüklenmezler, O'nu yüceltirler ve O'na secde ederler.
Zira Rabbinin yanında olanlar, O'na ibadet etmekten asla kibirlenmezler. Hep O'nu tespih ederler ve yalnız O'na secde ederler!
Zira rabbının yakınında olanlar ıbadetinden istikbar eylemezler, onu hep tesbih ederler, hem yalnız ona secde ederler
Rabb'ine yakın olanlar, O'na kulluk etmekten asla kibirlenmezler; O'nu tesbih dipnot 1 ederler ve O'na secde dipnot 2 ederler.
Rabb'ine yakın olanlar, O'na kulluk etmekten asla kibirlenmezler; O'nu tesbih dipnot 1 ederler ve O'na secde dipnot 2 ederler.
Rabb'ine yakın olanlar, O'na kulluk etmekten asla kibirlenmezler; O'nu tesbih dipnot 1 ederler ve O'na secde dipnot 2 ederler.
Kuşkusuz rabbinin katında olanlar, O'na ibadet etmekten büyüklenmezler. O'nu tesbih ederler ve yalnızca O'na secde ederler.
Şübhe yok ki Rabbinin katındaklier ona kulluk etmekden asla kibirlenmezler, onu tesbih ve yalınız ona secde ederler.
Muhakkak ki Rabbının katındakiler, O'na kulluk etmekten asla büyüklenmezler. O'na tesbih ederler ve O'na secde ederler.
(203-206) Onlara bir ayet getirmediğin vakit, derleseydin uydursaydın ya derler, Deki şüphesiz ben rabbimden bana vahyolunana uyarım. Bu, inanan kavim için rabbinizden görüşlerdir , hidayettir ve rahmettir . Kuran okunduğu vakit onu işitin ve anlayın böylelikle belki esirgenirsiniz / kollanırsınız / merhamet edilirsiniz. Gece ve gündüz, kendi içinde, yalvararak ve korkuyla, bunun dışında sözü açığa çıkararak, Rabbini hatırla / Rabbini zikret, gafillerden olma. Rabbinin yanındakiler ona ibadet etmekten büyüklenmezler, onu üstün tutarlar ve ona secde ederler.
Doğrusu Rabbinin katında olanlar, O'na ibadet etmekten büyüklenmezler, O'nu tenzih ederler ve yalnız O'na secde ederler
Rabbinin yanında olanlar, büyüklük taslayıp O'na kulluktan geri kalmazlar, (daima) O'nu tesbih ederler ve O'na secde ederler.
Rabbinin yanında olanlar dipnot 1 , kibirlenip de ona kulluktan geri durmazlar. Ona boyun eğer, secde ederler.
Rabbin katında olanlar, O'na kulluk etmeyi küçümsemezler; ibadetlerini O'na yapar ve O'na secde ederler.
Rabbinin yanındakiler de O’na kulluk etmekten büyüklenmezler. O’nu tesbih ederler. O’na secde ederler.
Rabbinin yanındakiler de O'na kulluk etmekten büyüklenmezler. O'nu tesbih ederler. O'na secde ederler.
Rabbinin katında olanlar, büyüklük taslayıp O'na kulluktan yüz çevirmezler; O'nu tespih ederler ve yalnız O'na secde ederler.
Indeed, those in heaven's realm who are in the August presence of Allah, your Creator, are not too proud to adore Him with appropriate acts and rites; they praise Him and extoll His glorious attributes and prostrate themselves to Him in veneration.
[even] those who live in the presence of your Lord are not too proud to worship Him: they glorify Him and bow down before Him.
Those who are near to thy Lord, disdain not to do Him worship: They celebrate His praises, and prostrate before Him.
[The angels] who are near to Your Lord, never turn away from His service out of arrogance; dipnot 1 they rather glorify Him dipnot 2 and prostrate themselves before Him. dipnot 3
Those who are in the presence of your Lord do not consider themselves too great to worship Him. They glorify His praise and they prostrate to Him.
Surely, those who are with your Lord (angels) are never too proud to perform acts of worship to Him, but they glorify His Praise and prostrate themselves before Him.
Indeed those who are [stationed] near your Lord do not disdain to worship Him. They glorify Him and prostrate to Him.
Verily, those who are near to your Lord (and feel His presence with them) do not wax too proud to worship Him but they glorify Him and prostrate themselves in obedience to Him.
Surely those who are with thy Lord wax not too proud to serve Him; they chant His praise, and to Him they bow.
Those who are close to your Lord do not consider it below their dignity to worship Him, glorify Him and fall prostrate before Him.
Verily, they who are with my Lord are not too big with pride for His service, but they do celebrate His praise, and Him they do adore.
Those who are at your Lord, they are never too proud to serve Him, and they glorify Him, and to Him they prostrate.
Truly those who are near to thy Lord, turn not away with pride from His worship, but they glorify Him and prostrate themselves before Him.
Verily, they who are with your Lord are not too big with pride (arrogant) for His service, but they praise and bow before Him in adoration.
Surely the ones who are in the Providence of your Lord do not wax too proud to (do) Him worship, and they extol Him, and to Him they prostrate themselves (A prostration is to be performed after this verse)
Lo! those who are with thy Lord are not too proud to do Him service, but they praise Him and prostrate before Him.
Verily those who are in the presence of your Lord are never too proud to worship and celebrate His praises, and bow in homage to Him'.
Behold, those who are near unto thy Sustainer are never too proud to worship Him; and they extol His limitless glory, and prostrate themselves before Him [alone].
Surely those ˹angels˺ nearest to your Lord are not too proud to worship Him. They glorify Him. And to Him they prostrate.
Those who are at your Lord, they are never too proud to serve Him, and they glorify Him, and to Him they submit.
Those at your Lord are never too proud to worship Him; they glorify Him and fall prostrate before Him.
Indeed, those who are near your Lord are not prevented by arrogance from His worship, and they exalt Him, and to Him they prostrate.
Those who are in the presence of thy Lord are not too proud for His service; and they glorify Him, and they submit to Him.
Those who are with your Lord (truly God conscious), are never too proud to serve Him. They strive to establish His Glory on earth by adoring Him and submitting to His Commands.
Indeed, those who are with your Lord (the angels), do not stop (or hesitate) to worship Him: They recite His Praises, and bow down before Him.
Surely, those who are with your Lord (i.e. the angels) are not arrogant against His worship, and they proclaim His purity, and before Him they prostrate themselves.
Those who are at your Lord, they are never too proud to serve Him, and they glorify Him, and to Him they yield.