A'râf suresi

A'râf suresi, 206. ayet

A'râf suresi, 206. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ عِندَ رَبِّكَ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِهِۦ وَيُسَبِّحُونَهُۥ وَلَهُۥ يَسْجُدُونَ secde ayeti

inne-lleẕîne `inde rabbike lâ yestekbirûne `an `ibâdetihî veyüsebbiḥûnehû velehû yescüdûn.

Diyanet İşleri

Şüphesiz Rabbin katındaki (melek)ler O'na ibadet etmekten büyüklenmezler. O'nu tespih ederler ve yalnız O'na secde ederler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 203–206 · surenin 206. ayeti / 206

Konu Affı tut; şeytanın kışkırtması; Kur'an dinlenirken susmak A'râf 199–206 3

  1. A'râf 203

    (Ey Muhammed!) Onlara (istedikleri) bir ayet getirmediğin zaman (alay ederek) derler ki: "Onu (da) bir yerlerden derleyip toplasaydın ya." De ki: "Ben ancak Rabbimden bana vahyedilene uymaktayım. Bu (Kur'an ayetleri), Rabbinizden gelen basiretlerdir (Gönül gözlerini aydınlatan nurlardır). İman edecek bir topluluk için bir hidayet kaynağı ve bir rahmettir."

  2. A'râf 204

    Kur'an okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin.

  3. A'râf 205

    Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikret ve gafillerden olma.

  4. 206

    Şüphesiz Rabbin katındaki (melek)ler O'na ibadet etmekten büyüklenmezler. O'nu tespih ederler ve yalnız O'na secde ederler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

206. Daha sonra Yüce Allah devamlı kendisine ibadet eden, O’na hizmeti sürekli olan kullarından yani meleklerden söz etmektedir ki bu da şu anlama gelmektedir: Allah’ın sizin ibadetinizle kendisine yapılan az ibadeti artırmak, zelil olduğu için de o ibadet sayesinde güçlenmek gibi bir isteği yoktur. O, bununla ancak sizin fayda görmenizi ve sizin bu yolla yaptığınız amellerin mükafatını kat kat fazlasıyla elde ederek kâra geçmenizi istemektedir.” İşte bunu anlatmak üzere Allah şöyle buyurmaktadır:

“Şüphe yok ki Rabbinin katındakiler” mukarreb, Arş’ı taşıyan ve Kerrubi melekler, “O’na ibadet etmekten asla büyüklenmezler.” Aksine itaatle boyun eğerler, Rablerinin emirlerine gönülden bağlı kalırlar. Gece-gündüz aralıksız olarak “O’nu tesbih ederler ve yalnız” O’na hiçbir kimseyi ortak koşmaksızın “secde ederler.” O halde kullar da bu Melaike-i Kirama uysunlar ve mutlak egemen ve her şeyi bilen Allah'a ibadeti aralıksız sürdürsünler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Resul! Rabbin katındaki melekler her noksanlıktan münezzeh olan Yüce Allah'a ibadet etmede büyüklenmezler. Bilakis itaat eder, gevşeklik göstermeden ve ihmal etmeden sürekli ibadete yönelirler. Onlar, Yüce Allah'ı layık olmayan şeylerden gece gündüz tenzih eder ve yalnızca O'na secde ederler.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. ٱلَّذِينَ ellezine olanlar
  3. عِندَ inde yanında kök: عند
  4. رَبِّكَ rabbike Rabbinin kök: ربب
  5. لَا la
  6. يَسْتَكْبِرُونَ yestekbirune büyüklenmezler kök: كبر
  7. عَنْ an -tan
  8. عِبَادَتِهِۦ ibadetihi O'na kulluk- kök: عبد
  9. وَيُسَبِّحُونَهُۥ ve yusebbihunehu ve O'nu tesbih ederler kök: سبح
  10. وَلَهُۥ ve lehu ve O'na
  11. يَسْجُدُونَ ۩ yescudune secde ederler kök: سجد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Bizim ayetlerimize ancak, kendilerine bu ayetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamd ederek tespih edenler…

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    O halde, Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt) ve secde edenlerden ol.

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya…

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih · Ortak kavram: Kibir

    Allah, her türlü eksiklikten uzaktır, onların söylediklerinin ötesindedir, yücedir.

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih · Ortak kavram: Kibir

    Eğer onlar büyüklük taslarlarsa, bilsinler ki Rabbinin yanında bulunanlar (melekler), gece gündüz hiç usanmadan O'nu tespih ederler.

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih · Ortak kavram: Kibir

    O, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah'tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı,…

  • Ortak kavram: Kibir

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

  • Ortak kavram: Kibir

    Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki Rabbinin katındakiler (melekler), dipnot 1 O'na (Allah'a) kulluk etmekten kibirlenmez, O'nu tesbih eder dipnot 2 (yüceltir) ve yalnızca O'na secde ederler. dipnot 3

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Rabbinin yanındakiler"den kastedilen, muhtemelen O'na yakın olan meleklerdir. Bunlar Zümer 39:75'te geçen "Arş'ın çevresini kuşatan melekler" olabilir. Nisâ 4:172'deki ifadeden bu meleklerin [el-mukarrabûne] yani Hakk'a yakınlaştırılmış melekler olduğunu söyleyebiliriz.
  2. metne dön, dipnot 2
    Meleklerin [tesbih]i ve ibadetiyle ilgili benzer mesajlar: Nisâ 4:172; Ra‘d 13:13; Nahl 16:49; Enbiyâ 21:19, 20; Zümer 39:75; Mü'min 40:7; Fussilet 41:38.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bu ayet Kur'an'daki 14 [tilavet] secdesinden birisidir. Secde içerikli ayetlerde ilahî buyruklara boyun eğmenin bir göstergesi olarak fiziksel anlamda yapılan boyun eğişlere "secde" denmektedir ki bu eylem, bir tek secdeden oluşmaktadır. Secde ayetleri için bkz. A‘râf 7:206; Ra‘d 13:15; Nahl 16:49; İsrâ 17:107; Meryem 19:58; Hacc 22:18; Furkân 25:60; Neml 27:25; Secde 32:15; Sâd 38:24; Fussilet 41:37; Necm 53:62; İnşikâk 84:21; ‘Alak 96:19.

Mustafa İslamoğlu

Unutma ki, Rabbinin tarafında olanlar O'na kullukta kibre kapılmazlar; ve O'nun adına/aşkına hareket ederler ve yalnız O'nun önünde secdeye kapanırlar.

Muhammed Esed

Bil ki, Rabbine yakın olanlar Ona kulluk yapmaktan asla kibre kapılmazlar; ve Onun sınırsız yüceliğini övgüyle anar ve (yalnızca) Onun önünde yere kapanırlar.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki senin Rabbinin indindekiler, asla O'na kulluktan büyüklenerek kaçınmazlar. . . O'nu tesbih ederler ve O'na (azameti indinde kendi hiçliklerini hissederek) secde ederler. (206. ayet secde ayetidir. )

Ali Bulaç

Şüphesiz Rabbinin katında olanlar, O'na ibadet etmekten büyüklenmezler; O'nu tesbih ederler ve yalnız O'na secde ederler.

Ali Özek ve heyeti

Kuşkusuz Rabbin katındakiler O'na kulluk etmekten kibirlenmezler, O'nu tesbih eder ve yalnız O'na secde ederler.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, Efendinin katındakiler, büyüklük taslayarak, O'na hizmet etmekten kaçınmazlar. O'nu yüceltirler ve O'na secde ederler.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz, Rabbine yakın olanlar, O'na kulluk yapmaktan asla kibre kapılmazlar; O'nu noksan sıfatlardan uzak tutar ve sadece O'na secde ederler.

Edip Yüksel

Efendinin yanındakiler, ona hizmet etmekten kaçınıp büyüklenmezler, O'nu yüceltirler ve O'na secde ederler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rabbinin yanındakiler, ona kulluk etmekten kaçınıp büyüklenmezler, O'nu yüceltirler ve O'na secde ederler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Zira Rabbinin yanında olanlar, O'na ibadet etmekten asla kibirlenmezler. Hep O'nu tespih ederler ve yalnız O'na secde ederler!

Elmalılı Hamdi Yazır

Zira rabbının yakınında olanlar ıbadetinden istikbar eylemezler, onu hep tesbih ederler, hem yalnız ona secde ederler

Erhan Aktaş

Rabb'ine yakın olanlar, O'na kulluk etmekten asla kibirlenmezler; O'nu tesbih dipnot 1 ederler ve O'na secde dipnot 2 ederler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak demektir. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranmasıdır. Allah'ı şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir (20:130). Tesbihi, bazı sözlerin (Subhanallah, Elhamdulillah vb.) belli sayılarla tekrar edilmesine indirgemek hurafeden başka bir şey değildir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Secde; tam bir teslimiyet içinde Allah'a bağlılık göstermek, itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek, saygı göstermek ve içtenlikle boyun eğmek demektir. Diğer bir anlamı ile de secde bütün bir varlığın Allah'ın evrene koyduğu işleyiş yasalarına tabi olması, boyun bükmesidir. Namaz kılarken alnı yere koymak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'ine yakın olanlar, O'na kulluk etmekten asla kibirlenmezler; O'nu tesbih dipnot 1 ederler ve O'na secde dipnot 2 ederler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranması ve Yaratıcının tüm nitelikleri ile tanınması ve tanıtılmasıdır. Allah'ı tesbih etmek; O'nu şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir. (20:130). Tesbihi, namazda tesbih çekmeye indirgemek bidat ve hurafedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    İtaat etmek, emrine amade olmak, değerin takdir etmek, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek. İçtenlikle boyun eğmek.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'ine yakın olanlar, O'na kulluk etmekten asla kibirlenmezler; O'nu tesbih dipnot 1 ederler ve O'na secde dipnot 2 ederler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tesbih, Allah'ın, her türlü noksanlıktan arınık, tüm mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak demektir.
  2. metne dön, dipnot 2
    İçtenlikle boyun eğerler.

Gültekin Onan

Kuşkusuz rabbinin katında olanlar, O'na ibadet etmekten büyüklenmezler. O'nu tesbih ederler ve yalnızca O'na secde ederler.

Hasan Basri Çantay

Şübhe yok ki Rabbinin katındaklier ona kulluk etmekden asla kibirlenmezler, onu tesbih ve yalınız ona secde ederler.

İbni Kesir

Muhakkak ki Rabbının katındakiler, O'na kulluk etmekten asla büyüklenmezler. O'na tesbih ederler ve O'na secde ederler.

Mehmet Alagaş

(203-206) Onlara bir ayet getirmediğin vakit, derleseydin uydursaydın ya derler, Deki şüphesiz ben rabbimden bana vahyolunana uyarım. Bu, inanan kavim için rabbinizden görüşlerdir , hidayettir ve rahmettir . Kuran okunduğu vakit onu işitin ve anlayın böylelikle belki esirgenirsiniz / kollanırsınız / merhamet edilirsiniz. Gece ve gündüz, kendi içinde, yalvararak ve korkuyla, bunun dışında sözü açığa çıkararak, Rabbini hatırla / Rabbini zikret, gafillerden olma. Rabbinin yanındakiler ona ibadet etmekten büyüklenmezler, onu üstün tutarlar ve ona secde ederler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Doğrusu Rabbinin katında olanlar, O'na ibadet etmekten büyüklenmezler, O'nu tenzih ederler ve yalnız O'na secde ederler

Süleyman Ateş

Rabbinin yanında olanlar, büyüklük taslayıp O'na kulluktan geri kalmazlar, (daima) O'nu tesbih ederler ve O'na secde ederler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbin katında olanlar, O'na kulluk etmeyi küçümsemezler; ibadetlerini O'na yapar ve O'na secde ederler.

Şaban Britch

Rabbinin yanındakiler de O’na kulluk etmekten büyüklenmezler. O’nu tesbih ederler. O’na secde ederler.

Şaban Piriş

Rabbinin yanındakiler de O'na kulluk etmekten büyüklenmezler. O'nu tesbih ederler. O'na secde ederler.

Yaşar Nuri Öztürk

Rabbinin katında olanlar, büyüklük taslayıp O'na kulluktan yüz çevirmezler; O'nu tespih ederler ve yalnız O'na secde ederler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Indeed, those in heaven's realm who are in the August presence of Allah, your Creator, are not too proud to adore Him with appropriate acts and rites; they praise Him and extoll His glorious attributes and prostrate themselves to Him in veneration.

Abdul Haleem

[even] those who live in the presence of your Lord are not too proud to worship Him: they glorify Him and bow down before Him.

Abdullah Yusuf Ali

Those who are near to thy Lord, disdain not to do Him worship: They celebrate His praises, and prostrate before Him.

Abul A'la Maududi

[The angels] who are near to Your Lord, never turn away from His service out of arrogance; dipnot 1 they rather glorify Him dipnot 2 and prostrate themselves before Him. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    It is Satan who behaves arrogantly and disdains to worship God, and such an attitude naturally brings about degradation and abasement. But an attitude marked by consistent surrender to God characterizes angels and leads people to spiritual elevation and proximity to God. Those interested in attaining this state should emulate the angels and refrain from following the ways of Satan.
  2. metne dön, dipnot 2
    To celebrate God's praise signifies that the angels acknowledge and constantly affirm that God is beyond any flaw, free from every defect, error and weakness; that He has no partner or peer; that none is like Him.
  3. metne dön, dipnot 3
    Whoever recites or hears this verse should fall in prostration so as to emulate the practice of angels. In addition. prostration also proves that one has no shred of pride, nor is one averse to the duty of being subservient to God. In all, there are fourteen verses in the Qur'an the recitation of which requires one to prostrate. That one should prostrate on reading or hearing these verses is, in principle, an incontrovertible point. There is, however, some disagreement about it being obligatory (wajib). Abu Hanifah regards it as obligatory, while other authorities consider it to be recommended (Ibn Qudamah, Al-Mughni, vol. 1. p. 663; Al-Jaziri, Kitab al-Fiqh 'ala al Madhahib al-arba'ah, vol. 1. p. 464 - Ed.) According to traditions, while reciting the Qur'an in large gatherings, when the Prophet (peace be on him) came upon a verse the recitation of which calls for prostration, he prostrated, and the whole gathering followed suit. The traditions mention that sometimes some people did not have room to prostrate. Such people prostrated on the backs of others. (See Bukhari, Abwab sujud al-Quran 'Bab Izdiham al-Nas Idh'a qara'a al-Imam al-Sajdah'- Ed.) It is reported in connection with the conquest of Makka that in the course of the Qur'an-recitation, as the Prophet (peace be on him) read such a verse, those standing fell into prostration while those who were mounted on horses and camels performed prostration in that very state. It is also on record that while delivering a sermon from the pulpit the Prophet (peace be on him) came down from the pulpit to offer prostration, and resumed his sermon thereafter. (Abu da'ud, Kitab al-Salah, 'Bab al-Sujud fi Sad' - Ed.) It is generally, believed that the conditions for this kind of prostration are exactly the same as required for offering Prayer - that one should be in a state of ritual purity, that one should be facing the Ka'bah, and that the prostration should be performed as in the state of Prayer. However, the traditions we have been able to find in the relevant sections of the Hadith collection do not specifically mention these conditions. It thus appears that one may perform prostration, irrespective of whether one fulfils these conditions or not. This view is corroborated by the practice of some of the early authorities. Bukhari, for instance, reports about 'Abd Allah b. 'Urnar that he used to perform prostration even though he would have required ablution if he wanted to perform Prayer. (See Bukhari, Abwab Sujud al-Quran, 'Bab Sujud al-Muslimin ma' al-Mushrikin'- Ed.) Likewise, it has been mentioned in Fath al-Bari about 'Abd al-Rahman al-Sulami that if he was reciting the Qur'an while moving, and he recited a verse calling for prostration, he would simply bow his head (rather than make full prostration). And he would do that even when he was required to make ablution for Prayer, and regardless of whether he was facing the Ka'bah or not. In our view, therefore, while it is preferable to follow the general opinion of the scholars on the question, it would not be blameworthy if someone deviates from that opinion. The reason for this is that the general opinion of the scholars on this question is not supported by well-established Sunnah, and there are instances of deviation from it on the part of the early authorities.

Aisha Bewley

Those who are in the presence of your Lord do not consider themselves too great to worship Him. They glorify His praise and they prostrate to Him.

Al-Hilali & Khan

Surely, those who are with your Lord (angels) are never too proud to perform acts of worship to Him, but they glorify His Praise and prostrate themselves before Him.

Ali Quli Qarai

Indeed those who are [stationed] near your Lord do not disdain to worship Him. They glorify Him and prostrate to Him.

Amatul Rahman Omar

Verily, those who are near to your Lord (and feel His presence with them) do not wax too proud to worship Him but they glorify Him and prostrate themselves in obedience to Him.

Arthur John Arberry

Surely those who are with thy Lord wax not too proud to serve Him; they chant His praise, and to Him they bow.

Bijan Moeinian

Those who are close to your Lord do not consider it below their dignity to worship Him, glorify Him and fall prostrate before Him.

E. Henry Palmer

Verily, they who are with my Lord are not too big with pride for His service, but they do celebrate His praise, and Him they do adore.

Edip-Layth

Those who are at your Lord, they are never too proud to serve Him, and they glorify Him, and to Him they prostrate.

George Sale

Truly those who are near to thy Lord, turn not away with pride from His worship, but they glorify Him and prostrate themselves before Him.

Hamid S. Aziz

Verily, they who are with your Lord are not too big with pride (arrogant) for His service, but they praise and bow before Him in adoration.

Mahmoud Ghali

Surely the ones who are in the Providence of your Lord do not wax too proud to (do) Him worship, and they extol Him, and to Him they prostrate themselves (A prostration is to be performed after this verse)

Marmaduke Pickthall

Lo! those who are with thy Lord are not too proud to do Him service, but they praise Him and prostrate before Him.

Mohamed Ahmed - Samira

Verily those who are in the presence of your Lord are never too proud to worship and celebrate His praises, and bow in homage to Him'.

Muhammad Asad

Behold, those who are near unto thy Sustainer are never too proud to worship Him; and they extol His limitless glory, and prostrate themselves before Him [alone].

Mustafa Khattab

Surely those ˹angels˺ nearest to your Lord are not too proud to worship Him. They glorify Him. And to Him they prostrate.

Progressive Muslims

Those who are at your Lord, they are never too proud to serve Him, and they glorify Him, and to Him they submit.

Rashad Khalifa

Those at your Lord are never too proud to worship Him; they glorify Him and fall prostrate before Him.

Sahih International

Indeed, those who are near your Lord are not prevented by arrogance from His worship, and they exalt Him, and to Him they prostrate.

Sam Gerrans

Those who are in the presence of thy Lord are not too proud for His service; and they glorify Him, and they submit to Him.

Shabbir Ahmed

Those who are with your Lord (truly God conscious), are never too proud to serve Him. They strive to establish His Glory on earth by adoring Him and submitting to His Commands.

Syed Vickar Ahamed

Indeed, those who are with your Lord (the angels), do not stop (or hesitate) to worship Him: They recite His Praises, and bow down before Him.

Taqi Usmani

Surely, those who are with your Lord (i.e. the angels) are not arrogant against His worship, and they proclaim His purity, and before Him they prostrate themselves.

The Monotheist Group

Those who are at your Lord, they are never too proud to serve Him, and they glorify Him, and to Him they yield.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 206. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 206. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 206. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩