32. sure · dinle

Secde Suresi السجدة

Okunan kelime metin üstünde işaretlenir; sure baştan sona kesintisiz çalar. Betik çalışmazsa her ayetin altındaki oynatıcı yine çalışır.

Secde suresi sayfasına dön

2 ayet sayfası

Secde suresi, 2. ayet. تَنزِيلُ ٱلْكِتَـٰبِ لَا رَيْبَ فِيهِ مِن رَّبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

Kendisinde hiçbir şüphe bulunmayan bu Kitabın indirilişi âlemlerin Rabbindendir.

3 ayet sayfası

Secde suresi, 3. ayet. أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰهُ ۚ بَلْ هُوَ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ لِتُنذِرَ قَوْمًۭا مَّآ أَتَىٰهُم مِّن نَّذِيرٍۢ مِّن قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ

Yoksa "Onu (Muhammed) uydurdu" mu diyorlar? Aksine doğru yolu bulsunlar diye o, senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş bir kavmi uyarman için Rabbinden gönderilen gerçektir.

4 ayet sayfası

Secde suresi, 4. ayet. ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِى سِتَّةِ أَيَّامٍۢ ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ ۖ مَا لَكُم مِّن دُونِهِۦ مِن وَلِىٍّۢ وَلَا شَفِيعٍ ۚ أَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ

Gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde (dönemde) yaratan, sonra arşa istiva eden Allah'tır. Sizin için O'ndan başka hiçbir dost ve şefaatçi yoktur. (Hâlâ gerçeği) hatırlamıyor musunuz?

5 ayet sayfası

Secde suresi, 5. ayet. يُدَبِّرُ ٱلْأَمْرَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ إِلَى ٱلْأَرْضِ ثُمَّ يَعْرُجُ إِلَيْهِ فِى يَوْمٍۢ كَانَ مِقْدَارُهُۥٓ أَلْفَ سَنَةٍۢ مِّمَّا تَعُدُّونَ

(Allah) gökten yere (kadar her) işi düzenleyip yönetir. Sonra (bütün bu işler) sizin saymakta olduğunuz türden bin sene tutan bir günde O'na yükselir.

6 ayet sayfası

Secde suresi, 6. ayet. ذَٰلِكَ عَـٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَـٰدَةِ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

İşte, görünmeyeni de görüneni de bilen, güçlü, çok merhametli olan O'dur.

7 ayet sayfası

Secde suresi, 7. ayet. ٱلَّذِىٓ أَحْسَنَ كُلَّ شَىْءٍ خَلَقَهُۥ ۖ وَبَدَأَ خَلْقَ ٱلْإِنسَـٰنِ مِن طِينٍۢ

O ki yarattığı her şeyi güzel yapmış ve insanı yaratmaya çamurdan başlamıştır.

8 ayet sayfası

Secde suresi, 8. ayet. ثُمَّ جَعَلَ نَسْلَهُۥ مِن سُلَـٰلَةٍۢ مِّن مَّآءٍۢ مَّهِينٍۢ

Sonra onun neslini dayanıksız bir suyun özünden yaratmıştır.

9 ayet sayfası

Secde suresi, 9. ayet. ثُمَّ سَوَّىٰهُ وَنَفَخَ فِيهِ مِن رُّوحِهِۦ ۖ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَـٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۚ قَلِيلًۭا مَّا تَشْكُرُونَ

Sonra onu şekillendirmiş, ona rûhundan üflemiştir. Sizin için işitme (duyusu), gözler ve kalpler yaratmıştır. Ne kadar da azınız şükrediyor!

10 ayet sayfası

Secde suresi, 10. ayet. وَقَالُوٓا۟ أَءِذَا ضَلَلْنَا فِى ٱلْأَرْضِ أَءِنَّا لَفِى خَلْقٍۢ جَدِيدٍۭ ۚ بَلْ هُم بِلِقَآءِ رَبِّهِمْ كَـٰفِرُونَ

(İnkârcılar) "Toprağın içinde kaybolduğumuz zaman biz mi yeni bir yaratılışta olacakmışız?" derler. Doğrusu onlar Rablerine kavuşmayı inkâr edenlerdir.

11 ayet sayfası

Secde suresi, 11. ayet. قُلْ يَتَوَفَّىٰكُم مَّلَكُ ٱلْمَوْتِ ٱلَّذِى وُكِّلَ بِكُمْ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ

De ki: "Size vekil kılınan (görevlendirilen) ölüm meleği sizi vefat ettirecek, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz."

12 ayet sayfası

Secde suresi, 12. ayet. وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا۟ رُءُوسِهِمْ عِندَ رَبِّهِمْ رَبَّنَآ أَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَٱرْجِعْنَا نَعْمَلْ صَـٰلِحًا إِنَّا مُوقِنُونَ

O suçluların Rableri huzurunda başlarını öne eğecekleri ve "Rabbimiz! Gördük, duyduk; bizi (dünyaya) geri gönder de iyi işler yapalım; artık kesin olarak inananlarız!" diyecekleri zamanı bir görsen!

13 ayet sayfası

Secde suresi, 13. ayet. وَلَوْ شِئْنَا لَـَٔاتَيْنَا كُلَّ نَفْسٍ هُدَىٰهَا وَلَـٰكِنْ حَقَّ ٱلْقَوْلُ مِنِّى لَأَمْلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنَ ٱلْجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ أَجْمَعِينَ

Biz dileseydik elbette herkese hidayetini verirdik. Fakat "Cehennemi hem cinlerden hem insanlardan bir kısmıyla dolduracağım!" diye benden kesin söz çıkmıştır.

14 ayet sayfası

Secde suresi, 14. ayet. فَذُوقُوا۟ بِمَا نَسِيتُمْ لِقَآءَ يَوْمِكُمْ هَـٰذَآ إِنَّا نَسِينَـٰكُمْ ۖ وَذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْخُلْدِ بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

(O gün onlara şöyle diyeceğiz:) "Bugüne kavuşmayı unutmanızın karşılığını tadın! Doğrusu biz de sizi unuttuk; yaptıklarınız nedeniyle ebedî azabı tadın!"

15 ayet sayfası

Secde suresi, 15. ayet. إِنَّمَا يُؤْمِنُ بِـَٔايَـٰتِنَا ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُوا۟ بِهَا خَرُّوا۟ سُجَّدًۭا وَسَبَّحُوا۟ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ ۩

Bizim ayetlerimize inananlara onlarla (ayetlerimizle gerçekler) hatırlatıldığı zaman, kibirlenmeden secde eder ve Rablerini hamd (övgü) ile tesbih ederler (yüceltirler).

16 ayet sayfası

Secde suresi, 16. ayet. تَتَجَافَىٰ جُنُوبُهُمْ عَنِ ٱلْمَضَاجِعِ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفًۭا وَطَمَعًۭا وَمِمَّا رَزَقْنَـٰهُمْ يُنفِقُونَ

Rablerine korkuyla ve ümitle yalvararak vücutları yataklar(ın)dan uzak kalır; kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) infak ederler (verirler).

17 ayet sayfası

Secde suresi, 17. ayet. فَلَا تَعْلَمُ نَفْسٌۭ مَّآ أُخْفِىَ لَهُم مِّن قُرَّةِ أَعْيُنٍۢ جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

Yaptıklarına karşılık olarak,onlar için ne göz aydınlıklarının gizlendiğini kimse bilemez.

18 ayet sayfası

Secde suresi, 18. ayet. أَفَمَن كَانَ مُؤْمِنًۭا كَمَن كَانَ فَاسِقًۭا ۚ لَّا يَسْتَوُۥنَ

Mümin olan kişi, yoldan çıkan kişi gibi midir? (Elbette) bir olamazlar.

19 ayet sayfası

Secde suresi, 19. ayet. أَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ فَلَهُمْ جَنَّـٰتُ ٱلْمَأْوَىٰ نُزُلًۢا بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

İman edip iyi işler yapanlara gelince, yaptıklarının karşılığında bir ikram olarak onlar için barınılacak cennetler vardır.

20 ayet sayfası

Secde suresi, 20. ayet. وَأَمَّا ٱلَّذِينَ فَسَقُوا۟ فَمَأْوَىٰهُمُ ٱلنَّارُ ۖ كُلَّمَآ أَرَادُوٓا۟ أَن يَخْرُجُوا۟ مِنْهَآ أُعِيدُوا۟ فِيهَا وَقِيلَ لَهُمْ ذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلنَّارِ ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

Yoldan çıkanlara gelince, onların barınağı ise ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde geri döndürülmüş (olacak)lar ve kendilerine, "Yalanlamış olduğunuz cehennem azabını tadın!" denecektir.

21 ayet sayfası

Secde suresi, 21. ayet. وَلَنُذِيقَنَّهُم مِّنَ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَدْنَىٰ دُونَ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَكْبَرِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

(Gerçeğe) dönsünler diye en büyük azaptan önce onlara mutlaka en yakın azaptan tattıracağız.

22 ayet sayfası

Secde suresi, 22. ayet. وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن ذُكِّرَ بِـَٔايَـٰتِ رَبِّهِۦ ثُمَّ أَعْرَضَ عَنْهَآ ۚ إِنَّا مِنَ ٱلْمُجْرِمِينَ مُنتَقِمُونَ

Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir ki! Şüphesiz ki biz suçlulardan intikam alıcılarız.

23 ayet sayfası

Secde suresi, 23. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَـٰبَ فَلَا تَكُن فِى مِرْيَةٍۢ مِّن لِّقَآئِهِۦ ۖ وَجَعَلْنَـٰهُ هُدًۭى لِّبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

Yemin olsun ki biz Musa'ya da Kitabı vermiştik. Sen (de) ona kavuşacağından şüphe etme! Onu İsrailoğullarına bir rehber kılmıştık.

24 ayet sayfası

Secde suresi, 24. ayet. وَجَعَلْنَا مِنْهُمْ أَئِمَّةًۭ يَهْدُونَ بِأَمْرِنَا لَمَّا صَبَرُوا۟ ۖ وَكَانُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا يُوقِنُونَ

Sabrettikleri ve ayetlerimize kesin bir şekilde inandıkları zaman onların içinden, emrimizle doğru yola ulaştıran önderler çıkarmıştık.

25 ayet sayfası

Secde suresi, 25. ayet. إِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

Şüphesiz ki Rabbin anlaşmazlığa düştükleri şeyler hakkında kıyamet günü aralarında hükmedecektir.

26 ayet sayfası

Secde suresi, 26. ayet. أَوَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ أَهْلَكْنَا مِن قَبْلِهِم مِّنَ ٱلْقُرُونِ يَمْشُونَ فِى مَسَـٰكِنِهِمْ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ ۖ أَفَلَا يَسْمَعُونَ

Yurtlarında dolaştıkları kendilerinden önceki nice nesli helak etmiş olmamız onlara (sonrakilere) yol göstermedi mi? Bunlarda elbette dersler vardır. (Gerçeği) dinlemezler mi?

27 ayet sayfası

Secde suresi, 27. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا نَسُوقُ ٱلْمَآءَ إِلَى ٱلْأَرْضِ ٱلْجُرُزِ فَنُخْرِجُ بِهِۦ زَرْعًۭا تَأْكُلُ مِنْهُ أَنْعَـٰمُهُمْ وَأَنفُسُهُمْ ۖ أَفَلَا يُبْصِرُونَ

Kupkuru yerlere suyu ulaştırdığımızı, onunla hayvanlarının ve kendilerinin yemekte oldukları ekini çıkarmakta olduğumuzu da mı düşünmediler? (Gerçeği) görmezler mi?

28 ayet sayfası

Secde suresi, 28. ayet. وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَـٰذَا ٱلْفَتْحُ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ

"Doğruysanız bu fetih (hüküm) günü ne zamanmış!" derler.

29 ayet sayfası

Secde suresi, 29. ayet. قُلْ يَوْمَ ٱلْفَتْحِ لَا يَنفَعُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِيمَـٰنُهُمْ وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ

De ki: "Fetih (hüküm) gününde kâfir olanlara (o günkü) imanları yarar sağlamayacak ve kendilerine bakılmayacak da!"

30 ayet sayfası

Secde suresi, 30. ayet. فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَٱنتَظِرْ إِنَّهُم مُّنتَظِرُونَ

Onlardan yüz çevir ve bekle! Şüphesiz ki onlar da bekleyenlerdir.