Diyanet İşleri
Eğer onlar (savaştan ve küfürden) vazgeçerlerse, (şunu iyi bilin ki) Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Bakara suresi
Bakara suresi, 192. ayet. فَإِنِ ٱنتَهَوْا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
feini-ntehev feinne-llâhe gafûrur raḥîm.
Eğer onlar (savaştan ve küfürden) vazgeçerlerse, (şunu iyi bilin ki) Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Savaş hükümleri Bakara 190–195 3
Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış, takva sahibi (Allah'a karşı gelmekten sakınan) insanın davranışıdır. Evlere kapılarından girin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.
Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır. Yalnız, Mescid-i Haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa (siz de onlarla savaşın) onları öldürün. Kafirlerin cezası böyledir.
Eğer onlar (savaştan ve küfürden) vazgeçerlerse, (şunu iyi bilin ki) Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık yalnız zalimlere karşıdır.
Haram ay, haram aya karşılıktır. Hürmetler (saygı gösterilmesi gereken şeyler) kısas kuralına tabidir. O halde kim size saldırırsa, size saldırdığı gibi siz de ona saldırın, (fakat ileri gitmeyin). Allah'a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.
(Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 191–192. ayetler için yazılmıştır.
191-192. “Onları nerede bulursanız öldürün.” Bu, her zaman için nerede karşılaşılırsa karşılaşılsın ister savunma, ister hücum yoluyla onlarla savaşma emrini içermektedir. Daha sonra bu genel savaş emrinden “Mescid-i Haram’da” istisnası getirilmektedir. Mescid-i Haram’da onlar savaşa başlamadıkça onlarla savaş caiz değildir. Onlar başlayacak olurlarsa bu haksızlık ve saldırılarına mukabil onlarla savaşılır. Bu da her zaman için geçerli bir hükümdür. Tâ ki küfürlerinden vazgeçip müslüman oluncaya kadar. O vakit Allah da tevbelerini kabul eder. Bundan önce Allah’ı inkar etmiş ve Mescid-i Haram’da şirk koşmuş, Allah’ın Rasûlü’nü ve mü’minleri oraya girmekten alıkoymuş olsalar dahi böyledir. Bu da Allah’ın kullarına olan rahmet ve keremindendir.
Mescid-i Haram civarında savaş, haram beldede fesat çıkarma ihtimalini de akıla getirdiğinden dolayı Yüce Allah Mescid-i Haram’da şirk koşup Allah’ın dininden alıkoyma fitnesinin öldürmenin zararından daha ağır olduğunu haber vermektedir. O halde ey müslümanlar; bu şartlar altında onlarla savaşmakta sizin için vebal söz konusu değildir.
Bu âyet-i kerime şu ünlü kaideye delil gösterilebilir: “Daha büyük bir kötülüğü önlemek için iki kötülükten daha hafif olanı tercih edilir.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şayet onlar sizinle savaşmaya ve küfürlerine bir son verirlerse, siz de onlarla savaşmayı bırakın. Şüphesiz Allah, tövbe edeni bağışlar ve geçmiş günahlarından ötürü onları cezalandırmaz. Onlara karşı merhametlidir, onların cezalarını vermek için acele etmez.
Aynı kök: نهي (56 geçiş)
Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık…
Aynı kök: نهي (56 geçiş)
Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…
Aynı kök: نهي (56 geçiş)
Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar (savaştan ve inkârdan) vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Eğer yaptıklarına bir son verirlerse, şüphe yok ki Allah tarifsiz bağışlayıcıdır, eşsiz merhamet kaynağıdır.
Ancak vazgeçerlerse (siz de bırakın), unutmayın ki Allah çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.
Eğer vazgeçerlerse (yaptıklarından) Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.
Onlar, (savaşa) son verirlerse (siz de son verin); şüphesiz Allah, bağışlayandır esirgeyendir.
Eğer onlar (savaştan) vazgeçerlerse, (siz de vazgeçin, şunu iyi bilin ki) Allah; Gafûr (çok bağışlayıcı) ve Rahîm' (çok esirgeyici) dir.
Bundan sonra son verirlerse, kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.
Eğer vazgeçerlerse, Allah çok affedicidir; merhamet sahibidir.
Son verirlerse, ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Son verirlerse, ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Artık Allah'a ortak koşmaktan vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah pek bağışlayan ve pek merhamet edendir.
Artık şirkten vaz geçerlerse şüphesiz ki Allah gafur, rahimdir
Eğer vazgeçerlerse, kuşkusuz, Allah, Bağışlayıcı, Rahmeti Kesintisiz Olan'dır.
Eğer vazgeçerlerse, kuşkusuz, Allah, Bağışlayıcı, Rahmeti Kesintisiz Olan'dır.
Eğer vazgeçerlerse, kuşkusuz, Allah, Bağışlayıcı, Rahmeti Kesintisiz Olan'dır.
Onlar (savaşa) son verirlerse (siz de son verin). Kuşkusuz Tanrı bağışlayandır, rahimdir.
Bununla beraber (Muhaarebeden) vazgeçerlerse (siz de bırakın), şübhesiz ki Allah çok yarlığayıcı, hakkiyle esirgeyicidir.
Eğer onlar vazgeçerlerse; şüphesiz ki Allah, Gafur'dur, Rahim'dir.
(190-195) Allah yolunda sizle savaşanlarla siz de savaşın , taşkınlık etmeyin, muhakkak ki Allah taşkınlık edenleri sevmez. Onları nerede bulursanız öldürün / katledin , sizi nereden çıkardılarsa sizde onları çıkarın. Fitne çıkarmak katletmekten daha şiddetlidir / daha kötüdür, onlar sizi Mescid-i Haram da savaşıncaya kadar siz onlarla Mescid -i Haram da savaşmayın, eğer sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın , kafirlerin cezası bu şekildedir , eğer son verirlerse Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Onlarla fitne olmayıncaya ve din Allah’ın oluncaya kadar savaşın. Şayet son verirlerse düşmanlık ancak zalimleredir. Haram Ay Haram Ay’a hürmetler / dokunulmazlıklar hürmetlere karşılıktır / kısastır. Her kim size saldırırsa saldırdığı kadar siz de ona saldırın, Allah’tan sakının şunu bilin ki Allah sakınanlarla beraberdir. Allah yolunda harcayın ellerinizle kendinizi tehlikeye / helake atmayın, güzel davranın Allah güzel davrananları sever.
Eğer savaşmaktan vazgeçerlerse; şüphesiz ki Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.
Eğer onlar (saldırılarına) son verirlerse, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Savaşmayı bırakırlarsa (onlara ilişmeyin). dipnot 1 Şüphesiz Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.
Savaşa son verirlerse Allah bağışlar, ikramı boldur.
Eğer savaşmaktan vazgeçerlerse; şüphesiz ki Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.
Eğer savaşmaktan vazgeçerlerse; şüphesiz ki Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.
Eğer savaşı sona erdirirlerse Allah çok affedici,çok merhametlidir.
But if they discontinue hostilities and conform their will to Allah's, then they shall find that Allah is indeed Ghafurun, and Rahimun.
but if they stop, then God is most forgiving and merciful.
But if they cease, Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.
Then if they desist, know well that Allah is Ever-Forgiving, Most Compassionate. dipnot 1
But if they cease, Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.
But if they cease, then Allâh is Oft-Forgiving, Most Merciful.
But if they relinquish, then Allah is indeed all-forgiving, all-merciful.
But if they desist (from aggression) then, behold, Allâh is indeed Great Protector, Ever Merciful.
but if they give over, surely God is All-forgiving, All-compassionate.
If the above mentioned trouble makers stop, cease the fight. [See how] God is forgiving and compassionate.
But if they desist, then, verily, God is forgiving and merciful.
If they cease, then God is Forgiving, Compassionate.
But if they desist, God is gracious and merciful.
But if they desist, then, verily, Allah is Forgiving and Merciful.
Yet, in case they refrain, then surely Allah is Ever-Forgiving, Ever-Merciful.
But if they desist, then lo! Allah is Forgiving, Merciful.
But if they desist, God is forgiving and kind.
But if they desist-behold, God is much-forgiving, a dispenser of grace.
But if they cease, then surely Allah is All-Forgiving, Most Merciful.
And if they cease, then God is Forgiving, Merciful.
If they refrain, then GOD is Forgiver, Most Merciful.
And if they cease, then indeed, Allah is Forgiving and Merciful.
But if they desist, then God is forgiving and merciful.
But if they stop, then, behold! Allah is Forgiving, Merciful.
But if they cease, then Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).
But if they desist, then indeed, Allah is Most-Forgiving, Very- Merciful.
And if they cease, then God is Forgiving, Merciful.