Bakara suresi

Bakara suresi, 192. ayet

Bakara suresi, 192. ayet. فَإِنِ ٱنتَهَوْا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

feini-ntehev feinne-llâhe gafûrur raḥîm.

Diyanet İşleri

Eğer onlar (savaştan ve küfürden) vazgeçerlerse, (şunu iyi bilin ki) Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 189–195 · surenin 192. ayeti / 286

Konu Savaş hükümleri Bakara 190–195 3

  1. Bakara 189

    Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış, takva sahibi (Allah'a karşı gelmekten sakınan) insanın davranışıdır. Evlere kapılarından girin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.

  2. Bakara 190

    Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.

  3. Bakara 191

    Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır. Yalnız, Mescid-i Haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa (siz de onlarla savaşın) onları öldürün. Kafirlerin cezası böyledir.

  4. 192

    Eğer onlar (savaştan ve küfürden) vazgeçerlerse, (şunu iyi bilin ki) Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  5. Bakara 193

    Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık yalnız zalimlere karşıdır.

  6. Bakara 194

    Haram ay, haram aya karşılıktır. Hürmetler (saygı gösterilmesi gereken şeyler) kısas kuralına tabidir. O halde kim size saldırırsa, size saldırdığı gibi siz de ona saldırın, (fakat ileri gitmeyin). Allah'a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.

  7. Bakara 195

    (Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 191–192. ayetler için yazılmıştır.

191-192. “Onları nerede bulursanız öldürün.” Bu, her zaman için nerede karşılaşılırsa karşılaşılsın ister savunma, ister hücum yoluyla onlarla savaşma emrini içermektedir. Daha sonra bu genel savaş emrinden “Mescid-i Haram’da” istisnası getirilmektedir. Mescid-i Haram’da onlar savaşa başlamadıkça onlarla savaş caiz değildir. Onlar başlayacak olurlarsa bu haksızlık ve saldırılarına mukabil onlarla savaşılır. Bu da her zaman için geçerli bir hükümdür. Tâ ki küfürlerinden vazgeçip müslüman oluncaya kadar. O vakit Allah da tevbelerini kabul eder. Bundan önce Allah’ı inkar etmiş ve Mescid-i Haram’da şirk koşmuş, Allah’ın Rasûlü’nü ve mü’minleri oraya girmekten alıkoymuş olsalar dahi böyledir. Bu da Allah’ın kullarına olan rahmet ve keremindendir.

Mescid-i Haram civarında savaş, haram beldede fesat çıkarma ihtimalini de akıla getirdiğinden dolayı Yüce Allah Mescid-i Haram’da şirk koşup Allah’ın dininden alıkoyma fitnesinin öldürmenin zararından daha ağır olduğunu haber vermektedir. O halde ey müslümanlar; bu şartlar altında onlarla savaşmakta sizin için vebal söz konusu değildir.

Bu âyet-i kerime şu ünlü kaideye delil gösterilebilir: “Daha büyük bir kötülüğü önlemek için iki kötülükten daha hafif olanı tercih edilir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şayet onlar sizinle savaşmaya ve küfürlerine bir son verirlerse, siz de onlarla savaşmayı bırakın. Şüphesiz Allah, tövbe edeni bağışlar ve geçmiş günahlarından ötürü onları cezalandırmaz. Onlara karşı merhametlidir, onların cezalarını vermek için acele etmez.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَإِنِ feini eğer
  2. ٱنتَهَوْا۟ ntehev (saldırılarına) son verirlerse kök: نهي
  3. فَإِنَّ feinne gerçekten
  4. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  5. غَفُورٌۭ gafurun bağışlayandır kök: غفر
  6. رَّحِيمٌۭ rahimun esirgeyendir kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نهي (56 geçiş)

    Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık…

  • Aynı kök: نهي (56 geçiş)

    Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…

  • Aynı kök: نهي (56 geçiş)

    Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar (savaştan ve inkârdan) vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mustafa İslamoğlu

Eğer yaptıklarına bir son verirlerse, şüphe yok ki Allah tarifsiz bağışlayıcıdır, eşsiz merhamet kaynağıdır.

Muhammed Esed

Ancak vazgeçerlerse (siz de bırakın), unutmayın ki Allah çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.

Ahmed Hulusi

Eğer vazgeçerlerse (yaptıklarından) Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ali Bulaç

Onlar, (savaşa) son verirlerse (siz de son verin); şüphesiz Allah, bağışlayandır esirgeyendir.

Ali Özek ve heyeti

Eğer onlar (savaştan) vazgeçerlerse, (siz de vazgeçin, şunu iyi bilin ki) Allah; Gafûr (çok bağışlayıcı) ve Rahîm' (çok esirgeyici) dir.

Ali Rıza Safa

Bundan sonra son verirlerse, kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Eğer vazgeçerlerse, Allah çok affedicidir; merhamet sahibidir.

Edip Yüksel

Son verirlerse, ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Son verirlerse, ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Artık Allah'a ortak koşmaktan vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah pek bağışlayan ve pek merhamet edendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Artık şirkten vaz geçerlerse şüphesiz ki Allah gafur, rahimdir

Erhan Aktaş

Eğer vazgeçerlerse, kuşkusuz, Allah, Bağışlayıcı, Rahmeti Kesintisiz Olan'dır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer vazgeçerlerse, kuşkusuz, Allah, Bağışlayıcı, Rahmeti Kesintisiz Olan'dır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer vazgeçerlerse, kuşkusuz, Allah, Bağışlayıcı, Rahmeti Kesintisiz Olan'dır.

Gültekin Onan

Onlar (savaşa) son verirlerse (siz de son verin). Kuşkusuz Tanrı bağışlayandır, rahimdir.

Hasan Basri Çantay

Bununla beraber (Muhaarebeden) vazgeçerlerse (siz de bırakın), şübhesiz ki Allah çok yarlığayıcı, hakkiyle esirgeyicidir.

İbni Kesir

Eğer onlar vazgeçerlerse; şüphesiz ki Allah, Gafur'dur, Rahim'dir.

Mehmet Alagaş

(190-195) Allah yolunda sizle savaşanlarla siz de savaşın , taşkınlık etmeyin, muhakkak ki Allah taşkınlık edenleri sevmez. Onları nerede bulursanız öldürün / katledin , sizi nereden çıkardılarsa sizde onları çıkarın. Fitne çıkarmak katletmekten daha şiddetlidir / daha kötüdür, onlar sizi Mescid-i Haram da savaşıncaya kadar siz onlarla Mescid -i Haram da savaşmayın, eğer sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın , kafirlerin cezası bu şekildedir , eğer son verirlerse Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Onlarla fitne olmayıncaya ve din Allah’ın oluncaya kadar savaşın. Şayet son verirlerse düşmanlık ancak zalimleredir. Haram Ay Haram Ay’a hürmetler / dokunulmazlıklar hürmetlere karşılıktır / kısastır. Her kim size saldırırsa saldırdığı kadar siz de ona saldırın, Allah’tan sakının şunu bilin ki Allah sakınanlarla beraberdir. Allah yolunda harcayın ellerinizle kendinizi tehlikeye / helake atmayın, güzel davranın Allah güzel davrananları sever.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer savaşmaktan vazgeçerlerse; şüphesiz ki Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.

Süleyman Ateş

Eğer onlar (saldırılarına) son verirlerse, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Savaşa son verirlerse Allah bağışlar, ikramı boldur.

Şaban Britch

Eğer savaşmaktan vazgeçerlerse; şüphesiz ki Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.

Şaban Piriş

Eğer savaşmaktan vazgeçerlerse; şüphesiz ki Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer savaşı sona erdirirlerse Allah çok affedici,çok merhametlidir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But if they discontinue hostilities and conform their will to Allah's, then they shall find that Allah is indeed Ghafurun, and Rahimun.

Abdul Haleem

but if they stop, then God is most forgiving and merciful.

Abdullah Yusuf Ali

But if they cease, Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

Then if they desist, know well that Allah is Ever-Forgiving, Most Compassionate. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    God, in whom the believers have faith, is forgiving and ready to pardon even the worst criminals and sinners after they have renounced their arrogant defiance towards Him. It is suggested that this attribute of God should be reflected in the behaviour of the believers as well. As the saying goes: 'Mould your morals according to the attributes of God.' Hence, Whenever the believers have to resort to armed conflict, they should do so not for the sake of quenching their thirst for vengeance but in the cause of God's religion. Their conflict with any group should last only as long as that group resists the cause of God. As soon as it gives up this resistance hostility should cease.

Aisha Bewley

But if they cease, Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

But if they cease, then Allâh is Oft-Forgiving, Most Merciful.

Ali Quli Qarai

But if they relinquish, then Allah is indeed all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

But if they desist (from aggression) then, behold, Allâh is indeed Great Protector, Ever Merciful.

Arthur John Arberry

but if they give over, surely God is All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

If the above mentioned trouble makers stop, cease the fight. [See how] God is forgiving and compassionate.

E. Henry Palmer

But if they desist, then, verily, God is forgiving and merciful.

Edip-Layth

If they cease, then God is Forgiving, Compassionate.

George Sale

But if they desist, God is gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

But if they desist, then, verily, Allah is Forgiving and Merciful.

Mahmoud Ghali

Yet, in case they refrain, then surely Allah is Ever-Forgiving, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

But if they desist, then lo! Allah is Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

But if they desist, God is forgiving and kind.

Muhammad Asad

But if they desist-behold, God is much-forgiving, a dispenser of grace.

Mustafa Khattab

But if they cease, then surely Allah is All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

And if they cease, then God is Forgiving, Merciful.

Rashad Khalifa

If they refrain, then GOD is Forgiver, Most Merciful.

Sahih International

And if they cease, then indeed, Allah is Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

But if they desist, then God is forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

But if they stop, then, behold! Allah is Forgiving, Merciful.

Syed Vickar Ahamed

But if they cease, then Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

But if they desist, then indeed, Allah is Most-Forgiving, Very- Merciful.

The Monotheist Group

And if they cease, then God is Forgiving, Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 192. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 192. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 192. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩