Bakara suresi

Bakara suresi, 193. ayet

Bakara suresi, 193. ayet. وَقَٰتِلُوهُمْ حَتَّىٰ لَا تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ ٱلدِّينُ لِلَّهِ فَإِنِ ٱنتَهَوْا۟ فَلَا عُدْوَٰنَ إِلَّا عَلَى ٱلظَّٰلِمِينَ

veḳâtilûhüm ḥattâ lâ tekûne fitnetüv veyekûne-ddînü lillâh. feini-ntehev felâ `udvâne illâ `ale-żżâlimîn.

Diyanet İşleri

Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık yalnız zalimlere karşıdır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 190–196 · surenin 193. ayeti / 286

Konu Savaş hükümleri Bakara 190–195 3

  1. Bakara 190

    Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.

  2. Bakara 191

    Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır. Yalnız, Mescid-i Haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa (siz de onlarla savaşın) onları öldürün. Kafirlerin cezası böyledir.

  3. Bakara 192

    Eğer onlar (savaştan ve küfürden) vazgeçerlerse, (şunu iyi bilin ki) Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  4. 193

    Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık yalnız zalimlere karşıdır.

  5. Bakara 194

    Haram ay, haram aya karşılıktır. Hürmetler (saygı gösterilmesi gereken şeyler) kısas kuralına tabidir. O halde kim size saldırırsa, size saldırdığı gibi siz de ona saldırın, (fakat ileri gitmeyin). Allah'a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.

  6. Bakara 195

    (Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

  7. Bakara 196

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve Allah'ın cezasının çetin olduğunu bilin.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

193. Daha sonra Yüce Allah kendi yolunda savaşmanın maksadını söz konusu ederek, cihaddan maksadın, kâfirlerin kanlarını akıtmak ve mallarını almak olmadığını belirtmektedir. Aksine cihaddan maksad: “Din yalnız Allah’ın oluncaya kadar” hedefinin gerçekleştirilmesidir. Yani Yüce Allah’ın dininin diğer dinlere üstün gelmesi, onun karşıtı olan şirk ve benzeri her bir şeyin -ki buradaki “fitne” ile kastedilen de şirktir- bertaraf edilmesidir. İşte bu maksat gerçekleşecek olursa ne kimsenin öldürülmesi ne de savaş söz konusu olmaz.

“Eğer” Mescid-i Haram civarında sizinle savaşmaktan “vazgeçerlerse artık zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur” yani siz onlara -aralarından zulmedenler müstesna- hiçbir şekilde saldırmayın, haksızlık etmeyin. Aralarından zulme yönelen kimse ise zulmü kadarı ile cezalandırılmayı hak eder.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şirk koşmayıp, insanları Allah'ın yolundan engellemedikçe, onlardan bir küfür sadır olmayıp ve zahir olan din yalnız Allah'ın dini oluncaya kadar kâfirlerle savaşın. Eğer küfürlerinden ve Allah'ın yolundan alıkoymaktan vazgeçerlerse onlarla savaşmayı bırakın. Şüphesiz düşmanlık sadece kâfir olan ve Allah'ın yolundan alıkoyan zalim kimselere karşıdır.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَـٰتِلُوهُمْ ve katiluhum onlarla savaşın kök: قتل
  2. حَتَّىٰ hatta kadar
  3. لَا la
  4. تَكُونَ tekune kalmayıncaya kök: كون
  5. فِتْنَةٌۭ fitnetun fitne kök: فتن
  6. وَيَكُونَ ve yekune ve oluncaya (kadar) kök: كون
  7. ٱلدِّينُ d-dinu din kök: دين
  8. لِلَّهِ ۖ lillahi Allah'ın kök: اله
  9. فَإِنِ feini eğer
  10. ٱنتَهَوْا۟ ntehev (saldırılarına) son verirlerse kök: نهي
  11. فَلَا fela artık olmaz
  12. عُدْوَٰنَ udvane düşmanlık kök: عدو
  13. إِلَّا illa başkasına
  14. عَلَى ala -den
  15. ٱلظَّـٰلِمِينَ z-zalimine zalimler- kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş)

    Baskı ve şiddet kalmayıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer (küfürden) vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah onların…

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

  • Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah'ın peygamberi, Meryem'e…

  • Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa, küfrün elebaşlarıyla savaşın. Çünkü onlar yeminlerine riayet etmeyen…

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kafirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kafirler…

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    (2-4) Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur.

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    İbrahim, bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakub da öyle: "Oğullarım! Allah, sizin için bu dini (İslam'ı) seçti. Siz de ancak müslümanlar olarak…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Fitne (zulüm ve işkence) kalmayıncaya ve kulluk da yalnızca Allah'a oluncaya kadar onlarla (saldıranlarla) savaşın! Vazgeçerlerse zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Enfâl 8:39-40.

Mustafa İslamoğlu

Onlarla inanca yönelik zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'a ait oluncaya kadar savaşın! Eğer yaptıklarına bir son verirlerse, zulmedenlerin haricindekilere düşmanlık da sona erecektir.

Muhammed Esed

O halde, artık zulüm ve baskı kalmayıncaya ve yalnızca Allah'a kulluk edilinceye kadar onlarla savaşın; ancak vazgeçerlerse, (bilinçli olarak) zulüm işleyenlerin dışındakilere karşı tüm düşmanlıklar sona erecektir.

Ahmed Hulusi

Fitne (dinden çıkmanız için yapılan baskı) kalkana; Allah dinini rahatça yaşayana kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse (baskıdan - savaşmaktan), artık zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.

Ali Bulaç

(Yeryüzünde) Fitne kalmayıncaya ve din (yalnız) Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse, artık zulüm yapanlardan başkasına karşı düşmanlık yoktur.

Ali Özek ve heyeti

Fitne tamamen yok edilinceye ve din (kulluk) de yalnız Allah için oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet vazgeçerlerse (siz de vazgeçin) zâlimlerden başkasına düşmanlık ve saldırı yoktur.

Ali Rıza Safa

Baskı kalmayıncaya ve din Allah için oluncaya değin onlarla savaşın. Son verirlerse, haksızlık yapanlardan başkasına artık düşmanlık yoktur.

Bayraktar Bayraklı

O halde zulüm ve baskı kalmayıncaya ve Allah'ın dini egemen oluncaya kadar onlarla savaşınız. Vazgeçerlerse siz de vazgeçiniz; zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.

Edip Yüksel

Zulüm ve işkence ortadan kalkıncaya ve din ALLAH için oluncaya kadar onlarla savaşın. Son verirlerse, artık zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Tanrı'nın dini (yasası), inanç ve düşünce özgürlüğünü temel prensip edinir. Tanrı'nın dini, bugünün terimiyle demokratik ve federal laik sisteme benzer bir toplumsal yapıyı öngörür.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Zulüm ve işkence ortadan kalkıncaya ve din ALLAH için oluncaya kadar onlarla savaşın. Son verirlerse, artık zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir fitne kalmayıp din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla çarpışın. Eğer vazgeçerlerse, artık düşmanlık ancak zalimlere karşıdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

hem bir fitne kalmayıb din yalnız Allahın oluncıya kadar onlarla çarpışın vaz geçerlerse artık husumet ancak zalimlere karşıdır

Erhan Aktaş

Fitne dipnot 1 kalmayıp, din dipnot 2 tamamıyla Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Baskı, zulüm, zorbalık ve kargaşa tamamen yok edilene dek.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın yasaları tamamen egemen oluncaya kadar. (Din kavramının anlamlarından biri de "yasadır.")

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Fitne dipnot 1 kalmayıp, din dipnot 2 tamamıyla Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Baskı, zulüm, zorbalık ve kargaşa tamamen yok edilene dek.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın yasaları tamamen egemen oluncaya kadar. (Din kavramının anlamlarından biri de "yasadır")

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Fitne dipnot 1 kalmayıp, din dipnot 2 tamamıyla Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Baskı, zulüm, zorbalık ve kargaşa tamamen yok edilene dek.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın yasaları tamamen egemen oluncaya kadar. (Dinin sözcük anlamlarından biri de "yasa"dır.)

Gültekin Onan

(Yeryüzünde) Fitne kalmayıncaya ve din yalnızca Tanrı'nın oluncaya kadar onlarla savaşın. Son verirlerse, artık zalimlerden başkasına karşı düşmanlık yoktur.

Hasan Basri Çantay

Fitne (den eser) kalmayıncaya, din de (şunun bunun değil) yalınız Allahın (dini diye tanılmış) oluncaya kadar onlarla savaşın. Vaz geçerlerse artık zaalimlerden başkasına hiç bir husumet yokdur.

İbni Kesir

Fitne kalmayıp, din de Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Vaz geçerlerse, artık zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.

Mehmet Alagaş

(190-195) Allah yolunda sizle savaşanlarla siz de savaşın , taşkınlık etmeyin, muhakkak ki Allah taşkınlık edenleri sevmez. Onları nerede bulursanız öldürün / katledin , sizi nereden çıkardılarsa sizde onları çıkarın. Fitne çıkarmak katletmekten daha şiddetlidir / daha kötüdür, onlar sizi Mescid-i Haram da savaşıncaya kadar siz onlarla Mescid -i Haram da savaşmayın, eğer sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın , kafirlerin cezası bu şekildedir , eğer son verirlerse Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Onlarla fitne olmayıncaya ve din Allah’ın oluncaya kadar savaşın. Şayet son verirlerse düşmanlık ancak zalimleredir. Haram Ay Haram Ay’a hürmetler / dokunulmazlıklar hürmetlere karşılıktır / kısastır. Her kim size saldırırsa saldırdığı kadar siz de ona saldırın, Allah’tan sakının şunu bilin ki Allah sakınanlarla beraberdir. Allah yolunda harcayın ellerinizle kendinizi tehlikeye / helake atmayın, güzel davranın Allah güzel davrananları sever.

Rowwad Tercüme Merkezi

Fitne kalmayıncaya, din/ibadet yalnız Allah'a yapılıncaya kadar, onlarla savaşın. Eğer savaşa son verirlerse zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.

Süleyman Ateş

Onlarla savaşın ki, fitne (baskı) ortadan kalksın, din yalnız Allah'ın dini olsun. (Yalnız O'na tapılsın) Eğer (saldırılarına) son verirlerse artık zalimlerden başkasına düşmanlık olmaz.

Süleymaniye Vakfı

Onlarla savaşın ki fitne (savaş ateşi) dipnot 1 yok olsun ve Allah'ın dini hakim olsun. dipnot 2 Savaşmayı bırakırlarsa yanlış yapanlardan dipnot 3 başkasına düşmanlık edilmez. dipnot 4

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Fitne için bkz Bakara 2/102'nin dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Dinde zorlama olamayacağı için (Bakara 2/256) Allah'ın dininin hakim olması, herkesin Müslüman olması değil (Yunus 10/99), Allah'ın koyduğu kuralların hakim olmasıdır (Fetih 48/28). O da herkesin hürriyet içinde yaşayacağı bir ortamın oluşması demektir (Kehf 18/29).
  3. metne dön, dipnot 3
    "Yanlış yapan" anlamı verilen kelime "zalim" kelimesidir. Bu ayette sözü edilen zalimler, savaş bittikten sonra da çatışmaya devam eden (Enfal 8/61-62) veya antlaşmayı bozanlardır (Enfal 8/58).
  4. metne dön, dipnot 4

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlarla savaşın ki fitne (savaş ateşi) yok olsun ve Allah'ın koyduğu düzen dipnot 1 hakim olsun. Savaşa son verirlerse, yanlış yapanlardan dipnot 2 başkasına düşmanlık edilmez.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dinde zorlama olamayacağı için istenen, herkesin Müslüman olması değil, Allah'ın düzeninin hakim olmasıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Zalim, yapmaması gerekeni yapana denir. Savaş bitince, yeni bir suç işleyenden başkasına düşmanlık edilmez.

Şaban Britch

Fitne kalmayıncaya, din/ibadet yalnız Allah'a yapılıncaya kadar, onlarla savaşın. Eğer savaşa son verirlerse zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.

Şaban Piriş

Fitne kalmayıncaya, din/otorite de yalnız Allah'ın oluncaya kadar, onlarla savaşın, eğer savaşa son verirlerse zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.

Yaşar Nuri Öztürk

Fitne kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla çarpışın. Eğer çarpışmaktan vazgeçerlerse artık zulme sapanlardan başkasına düşmanlık edilmez.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And fight them until persecution ends and agreement is reached and Allah's system of faith prevails, recognizing Allah and His control of destiny, His rightful claim to obedience, reverence and worship. Therefore, if they cease their hostilities and conform their will to Allah's will, then restrict your hostilities only to the oppressors.

Abdul Haleem

Fight them until there is no more persecution, and worship is devoted to God. If they cease hostilities, there can be no [further] hostility, except towards aggressors.

Abdullah Yusuf Ali

And fight them on until there is no more Tumult or oppression, and there prevail justice and faith in Allah; but if they cease, Let there be no hostility except to those who practise oppression.

Abul A'la Maududi

Keep on fighting against them until mischief ends and the way prescribed by Allah prevails. dipnot 1 But if they desist, then know that hostility is directed only against the wrong-doers. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here the term fitnah is used in a different sense from the one in which it was used above see( verse 191). It is evident from the context that fitnah refers here to the state of affairs wherein the object of obedience is someone other than God. Hence the purpose of a believer's fighting is that this fitnah should cease and obedience should be consecrated to God alone. An investigation of the usages of the word din (which occurs in this verse) reveals that the core of its meaning is obedience. In its technical usage, the word refers to that system of life which arises as a result of a person recognizing someone as his Lord and Sovereign and committing himself to following his commands and ordinances. This explanation of the word din makes it quite clear that when some human beings establish their godhead and absolute dominance over others, this state of affairs is one of fitnah. Islam seeks to put an end to this and replace it by a state of affairs in which people live in obedience to the laws of God alone.
  2. metne dön, dipnot 2
    What is meant here by 'desisting' is not the abandonment of unbelief and polytheism on the part of the unbelievers but rather their desistance from active hostility to the religion enjoined by God. The unbeliever, the polytheist, the atheist, has each been, empowered to hold on to his beliefs and to worship who and whatever he wishes. In order to deliver these people from their error, Muslims are required to counsel them and tell them where their good lies. But Muslims ought not to try to achieve this purpose by resorting to force. At the same time, these misguided people have no right to either enforce the false laws of their own contriving instead of the laws of God or to drive the people of God to bondage of others than God. In order to put an end to this fitnah, both persuasion and force be used, whenever and to the extent to which each of the two is needed, and a true believer will not rest until the unbelievers give up this fitnah. The statement that hostility is meant only against wrong-doers seems to imply that when the true system of life replaces the false one, ordinary people should be granted a general amnesty. At the same time, however, it would be justifiable to punish those who exceeded all limits in their hostility to the Truth, at the time when they held the reins of power. Yet in dealing with such people, it becomes the true believers, after they have one final victory, to adopt a general attitude of forgiveness and tolerance towards the vanquished rather than subject them to revenge for the wrongs they committed in the past. Those criminals whose records were exceptionally bad could, however, be punished. The Prophet (peace be on him), availed himself of this permission in respect of some notorious enemies whose hostility had exceeded all limits, even though pardon and forgiveness behoved none more than him. Thus 'Uqbah ibn Abi Mu'avt and Nadr b. Harith from among the captives of the Battle of Badr were put to death and when a general amnesty, was proclaimed after the conquest of Makka four out of seventeen persons were executed. (See Ibn Hisham, vol. 1, p. 644 and vol. 2, pp. 409 ff. - Ed.) These acts were based on the permission to put to the sword those who have been conspicuously ruthless in their hostility to Islam and the Muslims.

Aisha Bewley

Fight them until there is no more fitna and the deen belongs to Allah alone. If they cease, there should be no enmity towards any but wrongdoers.

Al-Hilali & Khan

And fight them until there is no more Fitnah (disbelief and worshipping of others along with Allâh) and (all and every kind of) worship is for Allâh (Alone).[1] But if they cease, let there be no transgression except against Az-Zâlimûn (the polytheists, and wrong-doers)

Ali Quli Qarai

Fight them until faithlessness is no more, and religion becomes [exclusively] for Allah. Then if they relinquish, there shall be no reprisal except against the wrongdoers.

Amatul Rahman Omar

And fight them until persecution is no more and religion is (freely professed) for Allâh. But if they desist (from hostilities) then (remember) there is no punishment except against the unjust (who still persist in persecution).

Arthur John Arberry

Fight them, till there is no persecution and the religion is God's; then if they give over, there shall be no enmity save for evildoers.

Bijan Moeinian

Continue fighting with the disbelievers until you succeed in establishing the Lord’s laws on earth. If they stop trouble making, leave them alone. Only those among them who are guilty of cruelty and brutality should be brought to justice.

E. Henry Palmer

But fight them that there be no sedition and that the religion may be God's; but, if they desist, then let there be no hostility save against the unjust.

Edip-Layth

Fight them so there is no more persecution, and so that the system is God's. If they cease, then there will be no aggression except against the wicked.

George Sale

Fight therefore against them, until there be no temptation to idolatry, and the religion be God's: But if they desist, then let there be no hostility, except against the ungodly.

Hamid S. Aziz

But fight them until there be no more oppression (persecution or sedition) and that the Din (religion, faith, justice, the attitude and way of life) may be Allah's; but, if they desist, then let there be no hostility save against the unjust oppressors.

Mahmoud Ghali

And fight them until there is no temptation, (Or: discrd, strife, sedition) and the religion is for Allah. Yet in case they refrain, then there shall be no hostility except against the unjust.

Marmaduke Pickthall

And fight them until persecution is no more, and religion is for Allah. But if they desist, then let there be no hostility except against wrong-doers.

Mohamed Ahmed - Samira

Fight them till sedition comes to end, and the law of God (prevails). If they desist, then cease to be hostile, except against those who oppress.

Muhammad Asad

Hence, fight against them until there is no more oppression and all worship is devoted to God alone; but if they desist, then all hostility shall cease, save against those who [wilfully] do wrong.

Mustafa Khattab

Fight against them ˹if they persecute you˺ until there is no more persecution, and ˹your˺ devotion will be to Allah ˹alone˺. If they stop ˹persecuting you˺, let there be no hostility except against the aggressors.

Progressive Muslims

And fight them so there is no more persecution, and so that the system is God's. If they cease, then there will be no aggression except against the wicked.

Rashad Khalifa

You may also fight them to eliminate oppression, and to worship GOD freely. If they refrain, you shall not aggress; aggression is permitted only against the aggressors.

Sahih International

Fight them until there is no [more] fitnah and [until] worship is [acknowledged to be] for Allah. But if they cease, then there is to be no aggression except against the oppressors.

Sam Gerrans

And fight them until there is no more means of denial and the doctrine belongs to God; but if they desist, then is there no enmity save against the wrongdoers.

Shabbir Ahmed

And fight the aggressors until persecution is eliminated and there remains no compulsion or coercion in religion, the freedom that Allah has ordained (2:256). Anyone accepting the DEEN of Allah must do so freely and for His sake alone. ('Lillah' = For Allah's sake alone). And if the aggressors desist, then let there be no hostility except against those who displace peace with warfare. ('Zulm' = Displace something from its rightful place = Replace good with evil = Oppression = Relegation of the Truth = Violation of human rights = Doing wrong to oneself or others).

Syed Vickar Ahamed

And keep fighting them until there is no more persecution and injustice. And justice and faith in Allah continues; But if they cease, let there be no hostile acts except against those who (always) practice (hostilities and) injustice.

Taqi Usmani

Fight them until there is no Fitnah any more, and obedience remains for Allah. But, if they desist, then aggression is not allowed except against the transgressors.

The Monotheist Group

And fight them so there is no more persecution, and so that the system is for God. If they cease, then there will be no aggression except against the wicked.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 193. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 193. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 193. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩