Diyanet İşleri
(12-13) Çünkü bizim yanımızda (kafirler için) bukağılar vardır, cehennem vardır, boğazdan zor geçen yiyecekler vardır ve elem dolu bir azap vardır.
Müzzemmil suresi
Müzzemmil suresi, 13. ayet. وَطَعَامًا ذَا غُصَّةٍ وَعَذَابًا أَلِيمًا
veṭa`âmen ẕâ guṣṣativ ve`aẕâben elîmâ.
(12-13) Çünkü bizim yanımızda (kafirler için) bukağılar vardır, cehennem vardır, boğazdan zor geçen yiyecekler vardır ve elem dolu bir azap vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sabret; yalanlayanları bana bırak Müzzemmil 9–14 3
Onların söylediklerine sabret ve onlardan güzellikle ayrıl.
Nimet içinde yüzen o yalanlayıcıları bana bırak ve onlara biraz mühlet ver.
(12-13) Çünkü bizim yanımızda (kafirler için) bukağılar vardır, cehennem vardır, boğazdan zor geçen yiyecekler vardır ve elem dolu bir azap vardır.
Yerin ve dağların sarsılacağı ve dağların akıp giden kum yığını olacağı günü (kıyameti) hatırla.
(Ey Mekkeliler!) Şüphesiz biz size üzerinize şahitlik edecek bir peygamber gönderdik. Nitekim, Firavun'a da bir peygamber göndermiştik.
Ama Firavun o peygambere isyan etti, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde yakalayıverdik.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 12–13. ayetler için yazılmıştır.
12. “Çünkü bizim yanımızda ağır prangalar ve yakıcı bir ateş var.” Oldukça şiddetli bir azap vardır. Biz, bunu Allah’ı gazaplandıran işleri yapmaya devam eden kimseler için ibretli bir ceza olmak üzere hazırladık. “Ve yakıcı” oldukça kızgın “bir ateş var.”
13. Çok acı, çirkin, korkunç, tadı tiksinti verici, kokusu son derece kötü ve iğrenç olduğu için “boğazı tıkayıp kalan bir yiyecek ve can yakıcı” dehşet verici çapta acı ve ızdırap verici “bir ateş vardır.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Geçmiş olanlara ek olarak, acılığının aşırılığından boğazda kalan bir yemek ve çok acı veren bir azap var.
Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: الم (75 geçiş)
Kim (köle azat etme imkanı) bulamazsa, eşine dokunmadan önce ard arda iki ay oruç tutmalıdır. Kimin de buna gücü yetmezse altmış fakiri doyurmalıdır.…
Aynı kök: طعم (48 geçiş)
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: طعم (48 geçiş)
Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…
Aynı kök: الم (75 geçiş)
Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem…
Aynı kök: الم (75 geçiş)
Ey iman edenler! "Ra'ina (bizi gözet)" demeyin, "unzurna (bize bak)" deyin ve dinleyin. Kafirler için acıklı bir azap vardır.
Aynı kök: الم (75 geçiş)
Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(12, 13) Şüphesiz ki bizim katımızda, (onlar için hazırlanmış) prangalar, dipnot 1 yakıcı ateş, boğazdan geçmeyen yiyecek dipnot 2 ve elem verici azap vardır.
boğaza düğümlenen berbat bir yiyecek ve elemi tarifsiz bir azap var;
boğaza takılan yiyecek ve şiddetli bir azap,
Boğazda tıkanan gıda ve feci bir azap!
Boğazı tıkayıp kalan bir yemek ve acı bir azab vardır.
Boğazdan geçmez bir yiyecek ve elem verici bir azap.
Boğaza takılan bir yiyecek ve acı bir ceza.
- Şüphesiz, yerin ve dağların şiddetle sarsılacağı, dağların saçılmış kum yığını haline geleceği gün, katımızda prangalar ve cehennem vardır. Boğazı tıkayan yiyecek ve acıklı azap vardır.
Yutulması güç bir yiyecek ve acı bir azap...
Yutulması güç bir yiyecek ve acı bir azap...
boğazda kalan bir yiyecek ve acı bir azap vardır.
Ve boğaza duran bir taam ve bir azab-ı elim var
Ve boğazı tıkayan yiyecek ve acı bir azap vardır.
Ve boğazı tıkayan yiyecek ve acı bir azap vardır.
Ve boğazı tıkayan yiyecek ve acı bir azap vardır.
Boğazı tıkayıp kalan bir yemek ve acı bir azab vardır.
boğazda tıkanıb kalan bir yiyecek var. (Bunlardan başka da) elem verici bir azab var,
Boğazı tıkayan bir yiyecek ve elim bir azab var.
(9-14) Doğunun da Rabbidir ve batınında, Ondan başka ilah yoktur, Onu vekil edin (Sana müvekkilim demesini istemez misin? ya da hâkimi vekil tayin etmişsin seni savunuyor o davayı kaybeder misin? ) Ne diyorlarsa sen üzerine alınma / sabret ve onlardan güzel bir terk ile ayrıl / yer değiştir/ hicret et. Nimet sahibi yalanlayıcıları bana bırak / sal onları bana ve onlara azcık mühlet ver. Bukağılar / prangalar ve cehennem kesinlikle bizim yanımızda. Boğazda düğümlenip duran yiyecek te yanımızda ve acı veren / elemli azapta yanımızda. Yerin/Arzın ve dağların sarsılacağı o günde, dağlar çökmüş kum yığınıdır.
Boğazı tıkayan bir yiyecek ve acı veren bir azap vardır!
(Dikenli) Boğazı tırmalayan bir yiyecek ve acı veren bir azab var.
boğazı tıkayan bir yiyecek ve acıklı bir azap var dipnot 1 .
yutulması zor yiyecek ve acıklı bir azap vardır.
Boğazı tıkayan bir yiyecek ve acı veren bir azap!
Boğazı tıkayan bir yiyecek ve acı veren bir azap!.
Boğazdan zor geçen bir yiyecek, korkunç bir azap var,
And food highly offensive, nauseous and choking, and punishment hurting, afflictive, grievous and causing excruciating pain.
food that chokes, and agonizing torment in store for them
And a Food that chokes, and a Penalty Grievous.
and a food that chokes, and a grievous chastisement.
and food that chokes and a painful punishment,
And a food that chokes, and a painful torment.
and a food that chokes [those who gulp it], and a painful punishment [prepared for]
And food that chokes and a woeful punishment.
and food that chokes, and a painful chastisement,
They will be given the worst kind of food that they can hardly swallow and a painful punishment is waiting for them.
and food that chokes, and mighty woe!
Food that chokes, and a painful retribution.
and food ready to choke him who swalloweth it, and painful torment.
And food that chokes and a painful doom,
And food that chokes, (Literally: comprising choking) and a painful torment,
And food which choketh (the partaker), and a painful doom
And food that will stick in the throat, and painful torment
and food that chokes, and grievous suffering
choking food, and a painful punishment ˹in store for them˺
And food that chokes, and a painful retribution.
Food that can hardly be swallowed, and painful retribution.
And food that chokes and a painful punishment -
And a food that chokes, and a painful punishment,
And a choking food and an awful doom.
And a food that chokes, and a penalty that is painful.
and food that chokes, and a painful punishment
And food that chokes, and a painful retribution.