Bakara suresi

Bakara suresi, 104. ayet

Bakara suresi, 104. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَقُولُوا۟ رَٰعِنَا وَقُولُوا۟ ٱنظُرْنَا وَٱسْمَعُوا۟ وَلِلْكَٰفِرِينَ عَذَابٌ أَلِيمٌ

yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ teḳûlû râ`inâ veḳûlü-nẕürnâ vesme`û. velilkâfirîne `aẕâbün elîm.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! "Ra'ina (bizi gözet)" demeyin, "unzurna (bize bak)" deyin ve dinleyin. Kafirler için acıklı bir azap vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 101–107 · surenin 104. ayeti / 286

Konu "Râinâ" demeyin; nesih; Kitap ehlinin kıskançlığı Bakara 104–110 3

  1. Bakara 101

    Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab'ı (Tevrat'ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki bilmiyorlarmış gibi Allah'ın Kitab'ını (Tevrat'ı) arkalarına attılar.

  2. Bakara 102

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat şeytanlar, insanlara sihri ve (özellikle de) Babil'deki Harut ve Marut adlı iki meleğe ilham edilen (sihr)i öğretmek suretiyle küfre girdiler. Halbuki o iki melek, "Biz ancak imtihan için gönderilmiş birer meleğiz. (Sihri caiz görüp de) sakın küfre girme" demedikçe, kimseye (sihir) öğretmiyorlardı. Böylece (insanlar) onlardan kişi ile karısını birbirinden ayıracakları sihri öğreniyorlardı. Halbuki onlar, Allah'ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi. (Onlar böyle yaparak) kendilerine zarar veren, fayda getirmeyen şeyleri öğreniyorlardı. Andolsun, onu satın alanın ahirette bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bilselerdi!

  3. Bakara 103

    Eğer onlar iman edip Allah'ın emirlerine karşı gelmekten sakınmış olsalardı, Allah katında kazanacakları sevap kendileri için daha hayırlı olacaktı. Keşke bilselerdi!

  4. 104

    Ey iman edenler! "Ra'ina (bizi gözet)" demeyin, "unzurna (bize bak)" deyin ve dinleyin. Kafirler için acıklı bir azap vardır.

  5. Bakara 105

    Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine tahsis eder. Allah, büyük lütuf sahibidir.

  6. Bakara 106

    Biz herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah'ın gücünün her şeye hakkıyla yettiğini bilmez misin?

  7. Bakara 107

    Bilmez misin ki, göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Sizin için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

104. “Ey iman edenler! “Râinâ” demeyin.” Müslümanlar, Peygamber kendilerine dinlerini öğrettiği sırada ona hitaben “bizim halimizi gözet” anlamında “râinâ” derler ve bu kelime ile sağlıklı ve doğru bir mana kastederlerdi. Yahudiler ise bu kelimeyi kötü bir mana kastederek kullanıyorlar ve bu fırsatı değerlendirerek Peygamber’e onunla hitap ediyorlardı. Allah da böyle bir kapıyı kapatmak üzere mü’minlere bu kelimeyi kullanmayı yasakladı. Bu buyruktan, eğer haram olana götüren bir yol ise caiz olan bir şeyin de yasaklanabileceği anlaşılmaktadır. Yine bu buyrukta güzel edep, sadece güzel anlamlar içeren ve hiçbir yönden kötü mana taşımayan lafızları kullanmak ve çirkin sözleri terk etmek hakkında nasihat vardır. Yine uygun olmayan bir anlama gelme ihtimali bulunan ve bir çeşit şaşırtmaca anlamlar taşıyan sözleri terk etme emri vardır. O bakımdan Yüce Allah müminlere ancak güzel bir anlama gelme ihtimali bulunan bir söz kullanmalarını emrederek: “Unzurnâ deyin” buyurdu. Çünkü (bize bak, bizi gözet anlamına gelen) “unzurnâ” kelimesi yeterlidir ve herhangi bir sakınca söz konusu olmaksızın maksat onunla gerçekleşir. “ve dinleyin” Yüce Allah burada dinlenecek şeyi söz konusu etmemiştir. Bunun sebebi dinlenmesi emrolunan her bir şeyi kapsamına alsın diyedir. Böylece hem Kur’ân’ı, hem de hikmetin kendisi olan Sünnet’i lafzı ve manası ile dinlemeyi hem de onlarda verilen emri ve yapılan çağrıyı kabul edip karşılık vermeyi kapsamaktadır. Dolayısıyla bu emrin çerçevesine edeb ve itaat girmektedir. Daha sonra Allah, kâfirleri can yakıcı, acı verici bir azab ile tehdit etmektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah Teâlâ, Müminleri güzel söz seçmeye yönlendirerek şöyle demiştir: Ey İman edenler! “Râinâ” (bizim ahvalimizi gözet) demeyin. Çünkü Yahudiler bu sözü tahrif ediyor ve resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bu sözle sesleniyorlardı. Bununla da fasit bir manayı kastediyorlardı. O da boşboğaz ve çapulcu manasına gelen “Râûne” kelimesidir. Bunun akabinde Allah Teâlâ bu kapıyı kapamak için bu sözü yasakladı. Bunun yerine kullarına “Unzurnâ” (bizi bekle senin ne kastettiğini anlayalım) demelerini emretmiştir. Bu kelimenin ifade ettiği manada bir sakınca yoktur. Allah'ı inkâr eden kâfirler için elem ve acı verici bir azap vardır.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  4. لَا la
  5. تَقُولُوا۟ tekulu demeyin kök: قول
  6. رَٰعِنَا raina Ra'ina (bizi gözet yahut: kaba söz) kök: رعي
  7. وَقُولُوا۟ ve kulu deyin kök: قول
  8. ٱنظُرْنَا nzurna unzurna (bize bak) kök: نظر
  9. وَٱسْمَعُوا۟ ۗ vesmeu ve dinleyin kök: سمع
  10. وَلِلْكَـٰفِرِينَ velilkafirine ve kafirler için vardır kök: كفر
  11. عَذَابٌ azabun bir azab kök: عذب
  12. أَلِيمٌۭ elimun acı kök: الم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رعي (10 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine…

  • Aynı kök: الم (75 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Şüphesiz, Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur. Allah, kıyamet günü…

  • Aynı kök: رعي (10 geçiş)

    Yiyin, hayvanlarınızı yayın. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için (Allah'ın varlığını ve birliğini gösteren) deliller vardır.

  • Aynı kök: رعي (10 geçiş)

    Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler.

  • Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem…

  • Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey…

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

66 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! ‘Râ‘inâ!' dipnot 1 (bize çobanlık et) demeyin, ‘Unzurnâ!' (bizi gözet) deyin ve (söylenenleri) dinleyin! kâfirler için elem verici bir azap vardır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'da 89 kez geçen [yâ eyyühellezîne âmenû] "Ey iman edenler" hitabının geçtiği yerler için bkz. Bakara 2:153, dipnot 4.
  2. metne dön, dipnot 2
    Burada geçen [Râ‘inâ] kelimesi, "bize çobanlık et" anlamında olumsuz anlamlı bir kullanımdır ve bazı yahudilerin müslümanlara yönelik hakaret içerikli ifadelerini içermektedir. Bu yüzden Yüce Allah bunu söylemeyi yasaklamaktadır. Bu mesaj, Nisâ 4:46. ayetiyle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! "Sen bize uy" demeyin, "Bizi görüp gözet" deyin ve dinleyin; zira inkar edenleri acıklı bir azap beklemektedir.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! (Peygambere) "Bizi dinle" demeyin; onun yerine, "Bize karşı tahammüllü ol!" demeyi tercih edin. Ve (O'na) kulak verin. Çünkü, hakikati inkar edenleri şiddetli azap bekliyor.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler, (Rasulullah'a) "raina" değil (bizi gözet, bize dikkat et anlamında. Yahudiler raina kelimesini aksan ve vurgulama ile "ahmak" anlamına gelecek şekilde kullanıp hakaret ettikleri için bu uyarı yapılmıştı) "unzurna" deyin ve dinleyin. Kafirler (hakikati inkar edenler) için feci bir azap vardır.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, "Raina-Bizi güt, bize bak" demeyin. "Unzurna-Bizi gözet" deyin ve dinleyin. Kafirler için acı bir azab vardır.

Ali Özek ve heyeti

Ey iman edenler! «Râinâ» demeyin, «unzurnâ» deyin. (Söylenenleri) dinleyin. Kâfirler için elem verici bir azap vardır.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! "Bizi davar gibi güt!" demeyin; "Bizimle ilgilen!" deyin ve kulak verin. Nankörlük edenler için acı bir ceza vardır. dipnot 27

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 27
    "‘Bizi davar gibi güt!' demeyin!" olarak yazdığımız "Rai-na" söylemi, kimi Kur'an çevirilerinde, "‘Bize çobanlık et!' demeyin!" veya "‘Bizi gözet!' demeyin!" biçiminde çevrilmiştir. Bu ayet, insanların kendilerini güdülecek davar gibi görmemeleri ve insanlık erdemlerine yakışan bir yönetim istemeleri veya peygamberden ayrıcalık yapmasını istememeleri ve sorunlara eşitlik ilkesiyle çözüm bulmasını istemeleri anlamlarında yorumlanabilir. "Rai" kökünden gelen "Raiyye" söylemi, Osmanlı dilinde hem davar sürüleri için hem de padişahların buyruklarına koşulsuz boyun eğmek zorunda olan Türk toplumu için kullanılırdı. İbranicede de onur kırıcı anlamları olan aynı söylemler, 4:46 ayetinde, sözlerin anlamlarını saptırarak İslam diniyle alay eden Yahudilere yönelik uyarılar olarak bildirilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Peygamber'e "Bizi güt!" demeyiniz, "Bizigözet!" deyinizve onu dinleyiniz. İnanmayanlara acıklı bir azap vardır.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayanlar! "Bize çobanlık et (raina)" demeyin; "Bizi gözetiniz (unzurna)" deyin ve dinleyin. İnkarcılar için acı bir azap var. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * "Raina" (bize çobanlık et) sözcüğü koyun gibi güdülmeyi ve kör taklitçiliği ifade eder. Müslümanlar, hiç kimseye reaya (koyun) olmazlar. Peygamber dahil hiç kimseyi bilinçsiz bir şekilde izlemezler. * Maalesef, 42:38 ayetine göre seçimle başa gelmek yerine ataları ve kılıçları ile büyüklenip kendilerini halka zorla lider olarak dayatan firavunlar, şeytanın halifeleri, krallar, sultanlar, şahlar ve padişahlar genelde halkını "reaya" veya "kulları" olarak görmüşler ve hatta bazıları fermanlarında bu ifadeleri açıkça kullanmışlardır. Zalimlerden hicret etmek veya onlara karşı durmak yerine, bu aşağılanmayı ve zulmü kabul eden halklar işlenen zulme katkıda bulunarak suça ortak olur. * Bak: 2:61; 4:97.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnananlar! 'Raina (bize çobanlık et),' demeyin; 'Unzurna (bizi gözet),' deyin ve dinleyin. İnkarcılar için acı bir azap var.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, "Raina =bizi gözet" demeyin, "Unzurna =bize bak" deyin ve duyun ki, kafirler için pek elem veren bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey iman edenler! "raina" demeyin "unzurna" deyin ve dinleyin ki kafirler için elim bir azab var

Gültekin Onan

Ey inananlar, "Raina (bize çobanlık et, bizi güt, bize bak)" demeyin; "Unzurna (bizi gözet)" deyin ve dinleyin. Kafirler için acı bir azap var.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, "Raina" demeyin, "Unzurna" deyin (Söze iyi) kulak verin. Kafirler için çok acıklı bir azab vardır.

İbni Kesir

Ey iman edenler; bizi de dinle, demeyin, bizi de gözet, deyin ve dinleyin. Kafirlere elim bir azab vardır.

Mehmet Alagaş

(104-105) Ey iman edenler bizi gözet / riayet et / bizle ilgilen demeyin bizi gözle / bize bak / bizi izle deyin ve dinleyin, kafirler için acıtıcı bir azap vardır. Kitap ehlinden kafir olanlar ve müşrikler size Rabbinizden bir hayır indirilmesini arzu etmezler , Allah dilediğine rahmetini tahsis eder / verir, Allah çok büyük bir fazilet sahibidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler! “Râinâ” (bizi gözet) demeyin! “Unzurnâ” (bize bak) deyin ve sözü dinleyin. Kâfirler için çok acı bir azap vardır.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, "Ra'ina (bizi gözet, yahut: kaba söz)" demeyin, "unzurna (bize bak)" deyin ve dinleyin. Kafirler için acı bir azab vardır.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! "Bizi kolla!" demeyin, "Bizi gözet!" dipnot 1 deyin ve dinleyin. Kafirlik edenler için acıklı bir azap vardır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Birbirimizi gözetelim" anlamı verilen kelime raina (رَاعـِنَا)'dır. Ona, "bizi gözet" anlamı da verilebilir. Ancak kelime, bir işin birden çok özne tarafından ortaklaşa yapıldığını gösteren mufaale (مفاعلة) kalıbında olduğu için, akla ilk gelen "birbirimizi gözetelim" anlamıdır (Tehzib'ul-luğa). Allah'ın dininde, herhangi bir taviz söz konusu olamayacağından dinle ilgili bir konuda bu yola girenler, doğru yoldan çıkmış olurlar (İsra 17/73-75, Kalem 68/9). Dolayısıyla iki şekilde anlaşılma ihtimali olmayan "bize bak /bizi gözet" anlamına gelen unzurna (ٱنظُرْنَا) denilmesi emredilmiştir. İşte böyle iki anlama gelecek bir kelimeyi dinle ilgili bir konuda kullanmak dinde tavize yol açacağı için yasaklanmıştır (Nisa 4/46).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Müminler! "Bizi güt!" demeyin, "Bizi gözet!" dipnot 1 deyin ve dinleyin. Kafirlere acıklı bir azap vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetteki raina, "bizi güt" veya "bizi gözet" demektir. "Bizi güt" diyen kişi, hayvan yerine konabilir. Ama "unzurna/ bizi gözet" sözü başka anlama çekilemez. Müslümanlar, ayete aykırı olarak halka, raiyye (çoğulu reaya) derler. Nebimize de şöyle bir söz mal edilerek yöneticiler tanrı, insanlar da sürü yerine konmuştur: "Bana itaat eden Allah'a itaat etmiş olur. Bana isyan eden Allah'a isyan etmiş olur. Emire (yetkiliye) itaat eden bana itaat etmiş olur. Emire isyan eden bana isyan etmiş olur. İmam (Devlet başkanı) kalkandır; arkasında savaşılır ve onunla korunma sağlanır. Allah'tan çekinmeyi emreder ve adil olursa sevap kazanır. Farklı emir verirse günahı kendinedir." (Buhari Cihad, 109)

Şaban Britch

Ey iman edenler! “Râinâ” (bizi gözet) demeyin “Unzurnâ” (bize bak) deyin ve sözü dinleyin, kâfirler için çok acı bir azap vardır.

Şaban Piriş

-Ey iman edenler! "Raina" (bizi gözet) demeyin "unzurna" (bize bak) deyin ve sözü dinleyin, kafirler için çok acı bir azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! "Raina" demeyin, "unzurna" deyin/"bizi davar gibi güt" diye konuşmayın, "bize bak" diye konuşun ve dinleyin. Kafirler için korkunç bir azap vardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you, faithful believers: Do not address the Prophet in Hebrew disrespectfully. Do not say "Ra’ina" when you desire His attention, instead say, "‘Unzurna" or turn your attention directing your eye upon us; and those who defy Allah shall endure torture.

Abdul Haleem

Believers, do not say [to the Prophet], ‘Raina,’ but say, ‘Unzurna,’ and listen [to him]: an agonizing torment awaits those who ignore [God’s words].

Abdullah Yusuf Ali

O ye of Faith! Say not (to the Messenger) words of ambiguous import, but words of respect; and hearken (to him): To those without Faith is a grievous punishment.

Abul A'la Maududi

O you who believe! dipnot 1 Do not say (to the Prophet): Ra'ina (Lend ear to us), but say Unzurna (Favour us with your attention) and pay heed (to him). dipnot 2 A painful chastisement awaits the unbelievers.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This and the following verses inform the followers of the Prophet (peace be on him) of the machinations of the Jews against Islam and the Muslims, and dispel any doubts and misgivings they tried to create in their minds. Special attention is paid to the points raised during controversial discussions between Muslims and Jews. It is useful to note here that when the Prophet (peace be on him) arrived in Madina and the message of Islam began to spread the Jews tried to engage Muslims in controversial religious discussions. They raised all kinds of involved and suspicion-provoking problems so as to contaminate the simple and pure-hearted Muslims with the spiritual diseases from which they themselves suffered. Not only that, they resorted to sly and deceptive talk in the presence of the Prophet.
  2. metne dön, dipnot 2
    When the Jews visited the Prophet they tried to vent their spite by using ambiguous expressions in their greetings and conversation. They, used words which had double meanings, one innocent and the other offensive. After using quite proper expressions they would then whisper some malicious words. Ostensibly they maintained the decorum of respect and courtesy while sparing no underhand means to insult the Prophet. Later we shall encounter several examples of this kind of behaviour. The particular expression referred to here, and which the Muslims were asked to avoid using since it lent itself to abuse, was employed by the Jews when in conversation with the Prophet, whenever they wanted to request a short pause in which to finish whatever they wanted to say. They, used the expression ra'ina, which meant 'kindly indulge us' or ' kindly lend ear to us'.It was possible, however, for the expression to be used with quite a different shade of meaning. In Hebrew, for instance, there is a word similar to it which means: 'Listen, may you become deaf.' In the same language it also means arrogant, ignorant and fool. In actual conversation it was also used on occasions when one wanted to say: 'If you listen to me, 1 will listen to you.' When it was pronounced with a slight twist of the tongue it turned into ra'ina, meaning 'our shepherd'. It is because of the possibility of the word being used in these different senses that Muslims were asked to avoid it and to use instead the straightforward expression unzurna, meaning 'kindly favour us with your attention' or 'kindly grant us a while to follow (what you are saying)'. This advice was followed by the admonition to listen attentively to what the Prophet said, for the Jews used to ask for the same thing to be repeated merely because they did not pay proper attention to what the Prophet said but instead were engrossed in their own thoughts. If the Muslims were to heed what the Prophet said, they would scarcely need to make such requests.

Aisha Bewley

You who have iman! do not say, ‘Ra’ina,’* say, ‘Undhurna,’* and listen well. The kafirun will have a painful punishment.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Say not (to the Messenger صلى الله عليه وسلم) Râ‘ina [1] but say Unzurna (make us understand) and hear. And for the disbelievers there is a painful torment. (See Verse 4:46)

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Do not say Ra‘inā, but say Un³urnā, and listen! And there is a painful punishment for the faithless.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! say not (while addressing the Prophet), `Râ`inâ!' (listen to us - a word used also for showing disrespect for the person addressed), rather say (an equivocal phrase), `Unzurna!' (- we beg your attention), and listen to him attentively, (that you stand not in need of any such phrases that have double meanings, one in a good sense, the other in a bad one). Indeed there awaits the disbelievers a grievous punishment.

Arthur John Arberry

O believers, do not say, 'Observe us,' but say, 'Regard us'; and give ear; for unbelievers awaits a painful chastisement.

Bijan Moeinian

O’ believers, do not call the Prophet by the names which may be misinterpreted. Know that the disbelievers have to face an awful punishment.

E. Henry Palmer

O ye who believe! say not 'ra'hina, ' but say 'unthurna,' and hearken; for unto misbelievers shall be grievous woe.

Edip-Layth

O you who acknowledge, do not say, "Shepherd us," but say, "Pay attention to us," and listen. For the ingrates is a painful retribution.

George Sale

O true believers, say not to our Apostle, Raina; but say Ondhorna; and hearken: The infidels shall suffer a grievous punishment.

Hamid S. Aziz

O you men of faith! Say not "rahina" (a word having ambiguous meanings, including "attend to us") but say "unthurna" (an unambiguous word having the same meaning), but words of respect and hearken; for to disbelievers shall be grievous woe.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, do not say, "Raaina" (This from of the verb was used by the Jews and had a derisive connotation in Hebrew. Here in means "heed us") and say, "Look upon us and listen, " (Literally: hear) and to the disbelievers is a painful torment.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe, say not (unto the Prophet): "Listen to us" but say "Look upon us," and be ye listeners. For disbelievers is a painful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

Had they come to believe instead, and taken heed for themselves, they would surely have earned from God a far better reward. If only they had sense!

Muhammad Asad

O YOU who have attained to faith! Do not say [to the Prophet], "Listen to us," but rather say, "Have patience with us," and hearken [unto him], since grievous suffering awaits those who deny the truth.

Mustafa Khattab

O believers! Do not say, "Râ’ina." [Herd us!] But say, “Unẓurna,” [Tend to us!] and listen ˹attentively˺.[1] And the disbelievers will suffer a painful punishment.

Progressive Muslims

O you who believe, do not Say: "Shepherd us," but Say: "Be patient with us," and listen. For the rejecters is a painful retribution.

Rashad Khalifa

O you who believe, do not say, "Raa'ena" (be our shepherd). Instead, you should say, "Unzurna" (watch over us), and listen. The disbelievers have incurred a painful retribution.,

Sahih International

O you who have believed, say not [to Allah 's Messenger], "Ra'ina" but say, "Unthurna" and listen. And for the disbelievers is a painful punishment.

Sam Gerrans

O you who heed warning: say not: “Attend thou to us,” but say: “Look thou upon us,” and listen; and for the false claimers of guidance is a painful punishment.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Do not say (to the Prophet), "Listen to us. " Instead, say, "Look upon us, or, grant us attention." And always be good listeners. There is a painful consequence for the rejecters of the Divine Commands. ('Ra'ina' also has another meaning to it, i.e. "Be our shepherd." Do not be vague and speak straight to the point (4:46), (33:70)).

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Do not say ambiguous words like Ráina (an insult in Hebrew, to the Prophet); But (say) clearly words of respect like Unzurna; (Make us understand), and listen carefully (to him); For those without Faith, there is a painful punishment.

Taqi Usmani

O you who believe, do not say Rā‘inā, but say UnZurnā, and listen, as there is a grievous punishment for the unbelievers.

The Monotheist Group

O you who believe, do not say: "Shepherd us," but say: "Be patient with us," and listen. For the rejecters is a painful retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 104. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 104. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 104. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩