Diyanet İşleri
Ama Firavun o peygambere isyan etti, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde yakalayıverdik.
Müzzemmil suresi
Müzzemmil suresi, 16. ayet. فَعَصَىٰ فِرْعَوْنُ ٱلرَّسُولَ فَأَخَذْنَٰهُ أَخْذًا وَبِيلًا
fe`aṣâ fir`avnü-rrasûle feeḫaẕnâhü aḫẕev vebîlâ.
Ama Firavun o peygambere isyan etti, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde yakalayıverdik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Firavun'a gönderilen peygamber örneği Müzzemmil 15–19 3
(12-13) Çünkü bizim yanımızda (kafirler için) bukağılar vardır, cehennem vardır, boğazdan zor geçen yiyecekler vardır ve elem dolu bir azap vardır.
Yerin ve dağların sarsılacağı ve dağların akıp giden kum yığını olacağı günü (kıyameti) hatırla.
(Ey Mekkeliler!) Şüphesiz biz size üzerinize şahitlik edecek bir peygamber gönderdik. Nitekim, Firavun'a da bir peygamber göndermiştik.
Ama Firavun o peygambere isyan etti, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde yakalayıverdik.
Hal böyle iken inkar ederseniz, çocukları ak saçlı ihtiyarlara çevirecek olan bir günden (kıyametten) nasıl korunursunuz?
O günle gök (bile) yarılır, Allah'ın va'di gerçekleşir.
Şüphesiz bunlar bir öğüttür. Kim dilerse Rabbine ulaştıran bir yol tutar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 15–16. ayetler için yazılmıştır.
15-16. Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: Şu ümmî, Arabî, müjdeleyici, uyarıcı, ümmete yaptıkları amelleri hususunda şahitlik edecek olan peygamberi size gönderdiği için Rabbinize hamd ve şükredin. Bu pek üstün ve değerli nimetin gereklerini yerine getirin. Sakın küfre sapıp Rasûlünüze karşı gelmeyin. O takdirde Yüce Allah’ın kendisine İmran oğlu Mûsâ’yı peygamber olarak gönderdiği vakit isyan eden Firavun gibi olursunuz. Nitekim Mûsâ, onu Allah’a davet etmiş, Allah’ı tevhid etmesini emretmişti. Firavun ise onun sözünü kabul etmeyip ona isyan ederek karşı çıkmıştı. Allah da onu çok çetin bir azap ile ansızın yakalamıştı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Fakat Firavun, Rabbinden kendisine gönderilmiş olan resule karşı geldi. Biz de onu dünyada boğarak, çok şiddetli bir cezayla cezalandırdık. Ahirette ise onu cehennem azabıyla cezalandıracağız. Siz de peygamberinize karşı gelmeyin ki, onun başına gelen sizin de başınıza gelmesin.
Aynı kök: وبل (8 geçiş)
Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve…
Aynı kök: وبل (8 geçiş)
Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin…
Aynı kök: وبل (8 geçiş)
Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…
Aynı kök: عصي (32 geçiş)
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: عصي (32 geçiş)
Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı…
Aynı kök: عصي (32 geçiş)
Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ve (mü'min) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplamıştır. Onlar Allah'ın…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Firavun, o Elçi'ye isyan etmişti. Biz de onu kahredici bir şekilde kıskıvrak yakalamıştık.
fakat Firavun elçiye karşı geldi; bunun üzerine biz de fena halde enseledik.
Ve Firavun elçiye isyan etti, bunun üzerine Biz de onu kahredici bir tutuşla kıskıvrak yakaladık.
Firavun o Rasule asi oldu da onu kahredici tutuşla yakalayıverdik!
Fakat Firavun elçiye isyan etti, Biz de onu pek vahim bir tarzda (azabla) yakalayıverdik.
Ama Firavun o peygambere karşı gelmiş, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde muaheze etmiştik.
Fakat Firavun, elçiye karşı geldi. Bunun üzerine, korkunç bir yakalayışla onu yakaladık.
Firavun o peygambere karşı gelmişti de, biz onu feci bir şekilde yakalamıştık.
Ancak Firavun, elçiye karşı geldi; biz de onu feci bir biçimde yakaladık.
Ancak Firavun, elçiye karşı geldi; biz de onu feci bir biçimde yakaladık.
Firavun o peygambere isyan etti de Biz onu vahim bir tutuşla tuttuk alıverdik!
Ki Fir'avn o Resule ısyan etti de biz onu vehim bir tutuşla tuttuk alıverdik
Firavun Resul'e isyan etti. Bunun üzerine onu çok zorlu bir tutuşla tutuverdik.
Firavun Resul'e isyan etti. Bunun üzerine onu çok zorlu bir tutuşla tutuverdik.
Firavun Rasul'e isyan etti. Bunun üzerine onu çok zorlu bir tutuşla tutuverdik.
Fakat Firavun elçiye isyan etti, biz de onu pek vahim bir tarzda (azabla) yakalayıverdik.
Fir'avn, o peygambere ısyanetdi de biz de onu ağır ve çetin bir tutuşla yakalayıverdik.
Fakat Firavun, o peygambere isyan etti. Biz de onu ağır bir yakalayışla yakaladık.
(15-19) Mutlaka biz size, Elçi / Resul gönderdik ki sizin üzerinize şahittir , tıpkı firavuna gönderdiğimiz Elçi / Resul gibi. Firavun da Resule isyan etti, biz de onu çetin bir alışla aldık. Eğer yok sayarsanız / örtbas ederseniz / küfrederseniz çocukları ak saçlı / şeybe edecek günden nasıl korunacaksınız ki? Onda sema çatlayacak /İnfitar edecek, O’nun verdiği sözü / vaadi yapılacaktır / faal hale /aktif hale gelecektir. Mutlaka bu bir hatırlatmadır, isteyen Rabbine giden yolu edinir.
Firavun, rasûle karşı çıktı. Biz de onu müthiş bir şekilde yakaladık.
Fir'avn, elçiye karşı geldi. Biz de onu ağır bir yakalayışla yakaladık.
Ama Firavun o resule karşı geldi, biz de onu kötü bir şekilde yakaladık dipnot 1 .
Firavun o elçiye karşı koymuştu. Biz onu çok kötü yakalamıştık.
Firavun elçiye karşı geldi de onu çok şiddetli bir şekilde yakaladık.
Firavun elçiye karşı geldi de onu çok kötü bir şekilde yakaladık.
Ama Firavun, resule isyan etti de biz onu korkunç bir tutuşla tutuverdik.
But Pharaoh disobeyed the Messenger and so he came within the measure of Our wrath which spoke thunder and We subverted him, ruined him and brought him to nought.
but Pharaoh disobeyed the messenger and so We inflicted a heavy punishment on him.
But Pharaoh disobeyed the messenger; so We seized him with a heavy Punishment.
But Pharaoh disobeyed Our Messenger, so We seized him with a terrible seizing.
But Pharaoh disobeyed the Messenger, so We seized him with terrible severity.
But Fir‘aun (Pharaoh) disobeyed the Messenger [Mûsâ (Moses)]; so We seized him with a severe punishment.
But Pharaoh disobeyed the apostle; so We seized him with a terrible seizing.
But Pharaoh disobeyed the Messenger so We seized him with a terrible punishment (so all of you be on your guard against such an attitude!)
but Pharaoh rebelled against the Messenger, so We seized him remorselessly.
[What a shame that] Pharaoh disobeyed My messenger; so He was subjected to the most sever punishment.
But Pharaoh rebelled against the apostle, and we seized him with an overpowering punishment.
But Pharaoh disobeyed the messenger, so We took him in a severe manner.
But Pharaoh was disobedient unto the apostle; wherefore We chastised him with a heavy chastisement.
But Pharaoh disobeyed the Messenger, so We seized him with a violent grip.
Yet Firaawn disobeyed the Messenger, so We took him (away) a baneful (The root of the Arabic word implies death by droning) taking,
But Pharaoh rebelled against the messenger, whereupon We seized him with no gentle grip.
But the Pharaoh disobeyed the apostle; so We seized him with a grievous punishment.
and Pharaoh rebelled against the apostle, whereupon We took him to task with a crushing grip.
But Pharaoh disobeyed the messenger, so We seized him with a stern grip.
But Pharaoh disobeyed the messenger, so We took him in a severe manner.
Pharaoh disobeyed the messenger and, consequently, we punished him severely.
But Pharaoh disobeyed the messenger, so We seized him with a ruinous seizure.
But Pharaoh opposed the Messenger, so We seized him with a calamitous grip.
But Pharaoh rebelled against the Messenger, whereupon We seized him with a calamitous seizing.
But Firon (Pharaoh) did not obey the messenger; So We seized him with a stiff punishment.
Then, Fir‘aun disobeyed the messenger; so We seized him with a severe seizure.
But Pharaoh disobeyed the messenger, so We took him in a severe manner.