Bakara suresi

Bakara suresi, 184. ayet

Bakara suresi, 184. ayet. أَيَّامًا مَّعْدُودَٰتٍ فَمَن كَانَ مِنكُم مَّرِيضًا أَوْ عَلَىٰ سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْ أَيَّامٍ أُخَرَ وَعَلَى ٱلَّذِينَ يُطِيقُونَهُۥ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْكِينٍ فَمَن تَطَوَّعَ خَيْرًا فَهُوَ خَيْرٌ لَّهُۥ وَأَن تَصُومُوا۟ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

eyyâmem ma`dûdât. femen kâne minküm merîḍan ev `alâ seferin fe`iddetüm min eyyâmin üḫar. ve`ale-lleẕîne yüṭîḳûnehû fidyetün ṭa`âmü miskîn. femen teṭavve`a ḫayran fehüve ḫayrul leh. veen teṣûmû ḫayrul leküm in küntüm ta`lemûn.

Diyanet İşleri

Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 181–187 · surenin 184. ayeti / 286

Konu Oruç Bakara 183–187 3

  1. Bakara 181

    Her kim işittikten sonra vasiyeti değiştirirse, günahı ancak onu değiştirenlerin boynunadır. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  2. Bakara 182

    Vasiyet edenin hataya meyletmesinden ve günaha girmesinden korkan bir kimse, (tarafların) aralarını düzeltirse ona hiçbir günah yoktur. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  3. Bakara 183

    Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.

  4. 184

    Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.

  5. Bakara 185

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah'ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.

  6. Bakara 186

    Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.

  7. Bakara 187

    Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikafta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, ayetlerini insanlara böylece açıklar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

184. “Sayılı günler olarak.” Yüce Allah orucu mü’minlere farz kıldığını zikrettikten sonra bunun sayılı yani sayıca az ve gâyet kolay günler boyunca farz olduğunu haber vermektedir. Yüce Allah bir başka kolaylık göstererek: “Sizden kim hasta veya yolcu olursa o günler sayısınca başka günlerde oruç tutsun” diye buyurmaktadır. Hasta olanlara ve yolculukta bulunanlara verilen bu ruhsatın sebebi çoğunlukla bu hallerde zorlukla karşılaşılmasından dolayıdır. Her bir mü’minin orucun faydasını elde etmesi kaçınılmaz olduğundan dolayı Yüce Allah bu ruhsattan faydalanan kişilere hastalıkları sona erdiğinde ve yolculuk bitip artık rahata kavuşulduğunda, tutmadıkları oruçları diğer günlerde kaza etmelerini emretmiştir. Yüce Allah’ın: “o günler sayısınca” buyruğunda kişinin, tutmadığı Ramazan günleri sayısınca kaza edeceğine delil vardır. Oruç tutmadığı Ramazan ister tam (otuz gün) olsun, ister eksik (yirmi dokuz gün) olsun fark etmez. Buna göre kısa ve soğuk günlerde uzun ve sıcak günlerin kazasını yapması da caiz olduğu gibi aksi de caizdir.

“Ona güç yetirenler” yani oruç tutabilenler, oruç tutmadıkları her bir gün için “bir fakir doyumu fidye versinler.” Bu hüküm orucun ilk farz kılındığı dönemde idi. Çünkü oruca alışkın değillerdi ve orucun farz kılınışında hiç şüphesiz onlar için bir zorluk vardı. Hikmeti sonsuz olan Rabbimiz en kolay yolla onları yavaş yavaş bu ibadete alıştırdı. Oruç tutabilen kimseyi daha faziletli olan oruç tutmak ile yemek yedirmek arasında muhayyer bıraktı. İşte bundan dolayı: “Oruç tutmanız sizin hakkınızda daha hayırlıdır” diye buyurmaktadır. Daha sonra ise oruç, gücü yeten ve yetmeyen herkese kesin olarak farz kılındı ve gücü yetmeyen kimseye orucunu açtığı takdirde diğer günlerde kaza etmesi emrolundu.

“Ona güç yetirenler” buyruğu şöyle de açıklanmıştır: İleri derecede yaşlı kimseler gibi oruç tutmakla katlanamayacakları kadar ağır bir zorlukla karşılaşanlar, oruç tutmadıkları her bir gün için bir yoksul doyumu fidye vermelidir. Doğru olan görüş de budur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sizlere farz kılınan ramazan ayı orucu senenin günlerine göre bakıldığında sayıca tutmadığınız günlere göre çok azdır. Sizlerden her kim, oruç tutmaya zorlanacak şekilde hastalanırsa veya yolculuktaysa orucunu tutmama hakkı vardır. Sonra orucunu açtığı/tutmadığı günler miktarınca kaza etmesi gerekir. Oruç tutabilenler, oruçlarını açarlarsa fidye vermeleri gerekir. Fidye, oruç açtıkları her gün için bir fakiri yedirmektir. Kim bir fakiri doyuyurken fazladan verse ya da oruç tutarak fakiri doyursa, bu o kimse için daha hayırlıdır. Oruç tutmanın faziletini bilseniz; oruç tutmanız sizin için, oruç açıp/tutmayıp fidye vermenizden daha hayırlıdır. Bu hüküm, Allah’ın orucu farz kıldığı ilk zamanlarda idi. Dileyen oruç tutuyor, dileyen ise orucunu açarak birini yediriyordu. Daha sonra Allah, büluğa ermiş oruç tutmaya gücü yeten herkese orucu zorunlu ve farz kıldı.

Kelimeler

32 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَيَّامًۭا eyyamen günlerdir kök: يوم
  2. مَّعْدُودَٰتٍۢ ۚ mea'dudatin sayılı kök: عدد
  3. فَمَن femen kim
  4. كَانَ kane olursa kök: كون
  5. مِنكُم minkum sizden
  6. مَّرِيضًا meridan hasta kök: مرض
  7. أَوْ ev veya
  8. عَلَىٰ ala
  9. سَفَرٍۢ seferin seferde kök: سفر
  10. فَعِدَّةٌۭ feiddetun sayısınca tutar kök: عدد
  11. مِّنْ min -de
  12. أَيَّامٍ eyyamin günler- kök: يوم
  13. أُخَرَ ۚ uhara başka kök: اخر
  14. وَعَلَى ve ala ve (lazımdır)
  15. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerin
  16. يُطِيقُونَهُۥ yutikunehu ona (güç) dayanan(lar) kök: طوق
  17. فِدْيَةٌۭ fidyetun fidye vermesi kök: فدي
  18. طَعَامُ taaamu doyuracak kök: طعم
  19. مِسْكِينٍۢ ۖ miskinin bir yoksulu kök: سكن
  20. فَمَن fe men artık kim
  21. تَطَوَّعَ tetavvea gönülden kök: طوع
  22. خَيْرًۭا hayran bir iyilik yaparsa kök: خير
  23. فَهُوَ fehuve o
  24. خَيْرٌۭ hayrun hayırlıdır kök: خير
  25. لَّهُۥ ۚ lehu kendisi için
  26. وَأَن ve en ve
  27. تَصُومُوا۟ tesumu savm etmeniz kök: صوم
  28. خَيْرٌۭ hayrun daha hayırlıdır kök: خير
  29. لَّكُمْ ۖ lekum sizin için
  30. إِن in eğer
  31. كُنتُمْ kuntum siz kök: كون
  32. تَعْلَمُونَ tea'lemune bilirseniz kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Medine'de ilk düzen — Mescid-i Nebevî, kardeşlik, anlaşma · Aynı kök: صوم (14 geçiş) · Aynı kök: سفر (12 geçiş)

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

  • Aynı kök: صوم (14 geçiş) · Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    Kim (köle azat etme imkanı) bulamazsa, eşine dokunmadan önce ard arda iki ay oruç tutmalıdır. Kimin de buna gücü yetmezse altmış fakiri doyurmalıdır.…

  • Aynı kök: صوم (14 geçiş) · Aynı kök: فدي (13 geçiş) · Aynı kök: مرض (24 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı olay: Medine'de ilk düzen — Mescid-i Nebevî, kardeşlik, anlaşma · Aynı kök: صوم (14 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.

  • Aynı kök: صوم (14 geçiş) · Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…

  • Aynı kök: طوق (4 geçiş) · Aynı kök: طعم (48 geçiş)

    Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…

  • Aynı kök: طوق (4 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir…

  • Aynı kök: سفر (12 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Eğer yakın bir dünya menfaati ve kolay bir yolculuk olsaydı, (sefere katılmayan münafıklar da) mutlaka sana uyarlardı. Fakat meşakkatli yol, onlara…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Oruç size) sayılı günlerde olmak üzere (farz kılındı). İçinizden kim hasta veya yolcu olursa, (tutamadığı gün sayısı kadar) diğer günlerden o sayı(yı tamamlasın). Oruç tutmaya zar zor güçleri yetenlerin ise dipnot 1 bir fakiri doyuracak kadar fidye (vermesi) gerekir. Kim gönüllü olarak iyilik yaparsa, bu kendisi için daha hayırlıdır. Bilirseniz (zorluğa rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ifadenin, "Oruç tutmaya güç yetiremeyenler" şeklindeki tercümesi hatalıdır. Çünkü metinde olmayan bir olumsuzluk edatının burada var olduğu iddia edilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Sayılı günlerde... Sizden kim hasta ya da yolcu olursa, tutmadığın sayısı kadar diğer günlerde (oruç tutar) ve (bunlar arasından) ona gücü yetenler üzerine, bir yoksulu doyuracak fidye gerekir; Kim daha fazla hayır işlerse kendisi için daha yararlı olur, ama -eğer bilirseniz-oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.

Muhammed Esed

Sayılı günlerde (oruç). Ancak sizden kim, hasta veya seyahatte olursa diğer zamanlarda (aynı gün sayısı kadar oruç tutmalıdır); ve (bu gibi hallerde) gücü yetenlere bir muhtacı doyurarak fidye vermek, bir yükümlülüktür. Her kim, yapmaya yükümlü olduğundan daha fazla iyilik yaparsa kendisine iyilik yapmış olur; zira oruç tutmak kendinize iyilik yapmaktır -keşke bunu bilseydiniz.

Ahmed Hulusi

Bu sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta veya seyahatte olursa (orucu) yaşayamadığı günler kadar telafi eder. Oruç tutmaya takatı sınırda olanların (sağlığı elvermeyenlerin) üzerine miskin'in (yoksulun) yemeği bir fidye düşer (oruçsuz her günlerine karşılık). Kim hayır olarak daha fazlasını verirse, bu onun için daha hayırlıdır.  Sıyam sizin için daha hayırlıdır (yerine fidye vermekten), eğer bilirseniz.

Ali Bulaç

(Oruç) Sayılı günlerdir. Artık sizden kim hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutsun). Zor dayanabilenlerin üzerinde bir yoksulu doyuracak kadar fidye (vardır). Kim gönülden bir hayır yaparsa bu da kendisi için hayırlıdır. Oruç tutmanız, -eğer bilirseniz- sizin için daha hayırlıdır.

Ali Özek ve heyeti

Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder. (İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir. Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için (fidye vermekten) daha hayırlıdır.

Ali Rıza Safa

Sayılı günlerdir. Yine de sağlığı bozuksa veya yolcuysa, tutamadığı günlerin sayısına denk, diğer günlerde tutmalıdır. Gücü olmayanlar, bir yoksulu doyurarak kurtulmalık vermelidir. İsteyerek, kim bir iyilik yaparsa, kendisi için iyilik yapmış olur. Oruç tutmak da kendiniz için iyilik yapmaktır; keşke bilseydiniz!

Bayraktar Bayraklı

- Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günlerde farz kılındı ki, takvaya ulaşasınız. Ancak, sizden kim hasta ve yolcu olursa, diğer zamanlarda aynı gün sayısı kadar oruç tutmalıdır. Bunun dışında çeşitli nedenlerle orucu çok zorlukla tutabilecek olanlar, bir fakiri doyuracak kadar fidye vermelidirler. Her kim, yapmakla sorumlu olduğundan daha fazla iyilik yaparsa, kendisine iyilik yapmış olur; eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.

Edip Yüksel

Sayılı günlerde... Hasta olanlarınız veya yolculukta bulunanlarınız tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar. Güç yetirenler bir yoksulu doyurarak adakta bulunsunlar. Kim gönül isteğiyle iyilik yaparsa kendisi için daha iyidir; ancak oruç tutmanız sizin için en iyisidir, bir bilseniz!

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sayılı günlerde... Hasta olanlarınız veya yolculukta bulunanlarınız tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar. Güç yetirenler bir yoksulu doyurarak adakta bulunsunlar. Kim gönül isteğiyle (daha fazla yoksulu doyurmak için) iyilik yaparsa kendisi için daha iyidir; ancak oruç tutmanız sizin için en iyisidir, bir bilseniz!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sayılı günler... İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan ise, diğer günlerden sayısınca tutar. Ona dayanıp kalanlar (dayanamayanlar) üzerine de bir yoksulu doyuracak fidye vermek gerekir. Her kim de hayrına fidyeyi artırırsa hakkında daha hayırlıdır. Yine de oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sayılı günler, içinizden hasta olan veya seferde bulunan ise diğer günlerden sayısınca, ona dayanıb kalacaklar üzerine de fidye: bir miskin doyumu, her kim de hayrına fidyeyi artırırsa hakkında daha hayırlıdır, bununla beraber oruc tutmanız sizin için daha hayırlıdır eğer bilirseniz

Erhan Aktaş

Sayılı günlerdir. dipnot 1 Artık sizden kim hastalanır veya seferde olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Onu tutmaya gücü yetenlerin, dipnot 2 bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermesi gerekir. Böyle olmakla birlikte, kim gönlünden gelerek daha fazlasını yaparsa, bu, onun için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz, siyam yapmanız dipnot 3 sizin için hayırlı olandır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Oruç tutmak sayılı günlerdir. Başlangıcı ve bitişi ve gün sayısı belli olan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hasta ve seferde iken oruç tutmaya gücü yettiği halde tutmayanların, tutamadığı gün sayısınca oruç turması ve ayrıca bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermesi gerekir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Oruç tutmanız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sayılı günlerdir. dipnot 1 Artık sizden kim hastalanır veya seferde olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Onu tutmaya gücü yetenlerin dipnot 2 , bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermesi gerekir. Böyle olmakla birlikte, kim gönlünden gelerek daha fazlasını yaparsa, bu, onun için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz, siyam yapmanız dipnot 3 sizin için hayırlı olandır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Oruç tutmak sayılı günlerdir. Başlangıcı ve bitişi ve gün sayısı belli olan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hasta ve seferde iken oruç tutmaya gücü yettiği halde tutmayanların, ayrıca bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermesi gerekir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Oruç tutmanız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sayılı günlerdir. dipnot 1 Artık sizden kim hastalanır veya sefere çıkarsa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Onu tutmaya gücü yetenlerin dipnot 2 , bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermesi gerekir. Böyle olmakla birlikte, kim gönlünden gelerek daha fazlasını yaparsa, bu, onun için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz, siyam yapmanız dipnot 3 sizin için daha hayırlıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Oruç tutmaktır. (s-v-m) savumn ve siyamun: Bir şeyden kesin olarak sakınmak demektir. Yemekten, içmekten, konuşmaktan, yürümekten veya herhangibir şey yapmaktan sakınmak anlamına gelmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hasta ve seferde iken oruç tutmaya gücü yettiği halde tutmayanların, ayrıca bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermesi gerekir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Oruç tutmanız.

Gültekin Onan

(Oruç) Sayılı günlerdir. Artık sizden kim hasta veya yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutsun). Zor dayanabilenlerin (veya: güç yetiremeyenlerin) üzerinde bir yoksulu doyuracak kadar fidye (vardır). Kim gönlünden bir hayır yaparsa (fidye oranını arttırmak, daha çok yoksul doyurmak vb.) bu da kendisi için hayırlıdır. Oruç tutmanız - eğer bilirseniz - sizin için daha hayırlıdır.

Hasan Basri Çantay

(O) sayılı günler (dir). Artık sizden kim (o günlerde) hasta, yahud sefer üzerinde olur (ve orucunu yemiş bulunur) sa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutar. İhtiyarlığından, yahud şifa bulması ümid edilmeyen bir hastalıkdan dolayı oruç tutmıya) gücü yetmeyenler üzerine de bir yoksul doyumu fidye (lazımdır). Bununla beraber kim gönül isteğiyle bir hayır yaparsa işte bu, onun için daha hayırlıdır. Oruç tutmanız sizin hakkınızda (yemenizden ve fidye vermenizden) hayırlıdır, bilirseniz.

İbni Kesir

Sayılı günler olarak. Sizden kim hasta veya seferde olursa, tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde; gücü yetmeyenlere de bir yoksul doyumu fidye. Bununla beraber kim gönüllü olarak iyilik yaparsa bu; kendisi için

Mehmet Alagaş

(183-189) Ey iman edenler size de tıpkı sizden öncekiler gibi sayılı günlerde oruç yazıldı, böylelikle belki korunursunuz, sizden her kim hasta ise veya yolculukta / seferde ise orucu, sayısınca diğer günlerde tutar , orucu tutmaya takati olmayanlar miskini yedirerek fidyesini (sorumluluktan kurtaran bedel ini) verirler, kim de gönlünden ilave hayır yaparsa o yaptığı kendi hayrınadır , tabi ki Oruç tutmanız eğer biliyorsanız sizin için hayırlıdır. (Oruç ile fidye arası tercih te kalırsanız ) Ramazan ayında Kur’an insanlara bir kılavuz, kılavuza dair açıklamalar ve ayırt edici olması için indirildi. Kim bu aya şahit olursa onda oruç tutsun kim hasta ise yahut yolculukta ise sayısınca diğer günlerde oruç tutsun, Allah sizin için kolaylık diler / murad eder zorluk istemez , s ayıyı / adet i tamamlayınız, size kılavuzluk etmesinden dolayı Allah’ı büyükleyiniz. (En büyük sensin deyiniz) Böylelikle belki teşekkür etmiş olursunuz. Kullarım sana benden sorduklarında kesinlikle ben yakınım, çağrıda bulunanın çağrısına çağırdığında cevap veririm o halde siz de bana cevap veriniz ve bana iman ediniz böylelikle belki yetişkin / reşit olursunuz. Oruç gecesi kadınlarınıza şehvetle yaklaşmanız helaldir , onlar sizin elbiselerinizdir, siz de onların elbiselerisiniz. Allah nefislerinize yazık ettiğinizi bildi ve sizin tövbenizi kabul etti ve sizi affetti, şimdi onlarla ilişkide / mübaşeret de bulunabilirsiniz. Allah’ın sizin için yazdığı şeyi arayın. Gün doğumunda beyaz ip ile siyah ip iyice belirinceye kadar yiyin ve için ( Fecir; doğru/sadık ve yalan/kazıb dikey aydınlık, gecenin gündüzden ayrıldığı an) sonrada geceye kadar orucu tamamlayın. Onlarla (kadınlarla) itikafta iken mescitler de ilişki de bulunmayın. (İtikaftakilere İftardan sonra da yasak) İşte bu Allah’ın sınırlarıdır / hudududur , onlara yakınlaşmayın . İnsanlar için ayetlerini Allah böyle açıklıyor, böylelikle belki sakınırsınız. Aranızda malları geçersiz / batıl bir şekilde yemeyin onların mallarının bir bölümünü yemek için rüşvet olarak hâkimlere aktarmayın. (Kovayla su aktarmak gibi) bunu günah olarak siz de biliyorsunuz. Sana hilalleri (ayın hilal şeklini) soruyorlar, de ki onlar hac ve insanlar için vakit bildirimleridir. Evlerin arkalarından girmek iyi bir şey değildir ve fakat sakınmak iyiliktir. Evlere kapılarından giriniz ve Allah’tan sakınınız böylelikle belki kurtuluşa erersiniz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Oruç, sayılı günlerdir. İçinizden hasta veya yolcu olanlar, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutsun. Oruca dayanamayanlar ise, bir yoksul doyuracak kadar fidye versin. Kim gönülden bir iyilik yaparsa, o iyiliği kendine yapmıştır. Şunu bilin ki; oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.

Süleyman Ateş

Sayılı günler olarak. Sizden kim hasta veya seferde olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutar). Oruca (güç) dayananların fidye vermesi, bir yoksulu doyurması lazımdır. Bununla beraber gönül isteğiyle kim bir iyilik yapar(oruç tutar)sa o, kendisi için iyidir. Bilirseniz oruç tutmanız, sizin için daha hayırlıdır.

Süleymaniye Vakfı

(Orucu) Sayılı günlerde (tutun). dipnot 1 Sizden kim hasta veya yolculuk halinde olursa tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde tutsun. Oruca takatı olanların /gücü yetenlerin dipnot 2 bir miskini doyuracak kadar fidye dipnot 3 (fitre) verme görevi vardır. Kim (fitre dahil) bir iyiliği fazlasıyla yaparsa onun için daha iyi olur. Bilseniz (hasta veya yolcu iken de) oruç tutmanız sizin için daha iyidir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Sayılı günler" ifadesi Bakara 2/185. ayette Ramazan ayı olarak açıklanmıştır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Takat (الطاقة) kelimesi, kişinin gücü dahilinde olan şey için kullanılır (Lisan'ul-arab). Allah bu dinde kimseye bir zorluk yüklemediği için (Hac 22/78) hasta ve yolculara oruç tutmama ruhsatı vermiş ve şöyle demiştir: "Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez." Bu ayette, hasta ve yolcular için "Bilseniz oruç tutmanız sizin için daha iyidir." denmesi bu kişiler zorlansa da oruca güçlerinin yetmesi sebebiyledir. Çünkü takat kelimesi hem kolaylıkla hem de zorlukla yapılabilecek şeyler için kullanılan bir ifadedir. Buna göre, Ramazan'da oruç tutmaya gücü yetmeyenlerin, oruçlarını kaza etmeleri gerekmediği gibi tutamadıkları günler için fidye vermeleri de gerekmez. Onlara fidye görevi yükleyenler, ayetteki "Oruca gücü yetenler" ifadesini "gücü yetmeyenler" şekline çevirerek anlamı bozmuşlar ve Kur'an'a aykırı bir yola girmişlerdir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Fidye, kişinin sıkıntıdan korunmak için ödediği bedeldir (Müfredat). Bu ayet, Ramazan orucunu vaktinde tutana da hasta veya yolcu olduğu için Ramazanda tutmayıp daha sonra kaza edene de fidye yani fitre verme sorumluluğu yüklemiştir. Abdullah b. Ömer şöyle demiştir: "Allah'ın Elçisi, fıtır veya Ramazan sadakasını, erkeğe, kadına, hüre ve esire, hurmadan bir sa' (3920 gr) veya arpadan bir sa' olarak farz kıldı. İnsanlar bunu yarım sa' buğdayla denkleştirdi" (Buhari, Zekat 77). Muhammed aleyhisselam, Resul sıfatıyla, Kur'an ayetlerini tebliğ ile görevli olduğu için (Maide 5/67) fitreyi farz kılan o değil, Allah'tır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Size yazılan oruç) sayılı günlerde tutulur. Sizden kim, hasta veya yolculuk halinde olursa, tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde tutsun. Orucu tutabilecek olanların dipnot 1 bir çaresizi doyuracak kadar fidye (fitre) vermesi de gerekir. Kim bir iyiliğin fazlasını yaparsa onun için iyi olur. Oruç tutmanızın ne kadar iyi olduğunu bilseniz, (hasta ve yolcu olmanıza rağmen) tutarsınız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayete göre oruç tutabilecek olan herkesin, bir çaresizi doyurması yani fitre vermesi gerekir. Abdullah b. Ömer demiş ki; "Allah'ın Elçisi, fıtır veya Ramazan sadakasını, erkeğe, kadına, hüre ve köleye, hurmadan bir sa'(3920 gr) veya arpadan bir sa' olarak farz kıldı. İnsanlar bunu yarım sa' buğdayla denkleştirdi." (Buhari, Zekat 77)

Şaban Britch

O, sayılı günlerdir. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca dayanamayanlar bir yoksul doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa, o iyilik kendinedir. Oruç tutmanız, eğer bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.

Şaban Piriş

O, sayılı günlerdir. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca dayanamayanlar bir yoksul doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa o iyilik kendinedir. Oruç tutmanız, eğer bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Sayılı günlerdir. Sizden kim hasta olur veya yolculuk halinde bulunursa tutamadığı gün sayısınca başka günlerde tutar. Oruca zorlukla dayananlar üzerine düşen, fidye olarak bir yoksulu doyurmaktır. Kim bir mecburiyeti olmaksızın içinden gelerek iyilik yaparsa bu onun için daha hayırlı olur. Ve oruç tutmanız, eğer bilirseniz, sizin için daha hayırlıdır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

It is a religious observance that lasts for a fixed number of days. But those of you who are sick or proceeding on a journey shall compensate the fast by the same number of days at a later date. As for those who experience hardship caused by fasting, they appease Allah by expiation of feeding an indigent. Nonetheless, he who voluntarily offers to commit good shall find benevolence and benefaction indeed rewarding; and if you are able to fast, it profits you, if only you knew.

Abdul Haleem

Fast for a specific number of days, but if one of you is ill, or on a journey, on other days later. For those who can fast only with extreme difficulty, there is a way to compensate- feed a needy person. But if anyone does good of his own accord, it is better for him, and fasting is better for you, if only you knew.

Abdullah Yusuf Ali

(Fasting) for a fixed number of days; but if any of you is ill, or on a journey, the prescribed number (Should be made up) from days later. For those who can do it (With hardship), is a ransom, the feeding of one that is indigent. But he that will give more, of his own free will,- it is better for him. And it is better for you that ye fast, if ye only knew.

Abul A'la Maududi

Fasting is for a fixed number of days, and if one of you be sick, or if one of you be on a journey, you will fast the same number of other days later on. For those who are capable of fasting (but still do not fast) there is a redemption: feeding a needy man for each day missed. Whoever voluntarily does more good than is required, will find it better for him; dipnot 1 and that you should fast is better for you, if you only know. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This act of extra merit could either be feeding more than the one person required or both fasting and feeding the poor.
  2. metne dön, dipnot 2
    Here ends the early injunction with regard to fasting which was revealed in 2 A.H. prior to the Battle of Badr. The verses that follow were revealed about one year later and are linked with the preceding verses since they deal with the same subject.

Aisha Bewley

for a specified number of days. But any of you who are ill or on a journey should fast a number of other days. For those who are able to fast, their fidya is to feed the poor. And if someone does good of his own accord, it is better for him. But that you should fast is better for you, if you only knew.

Al-Hilali & Khan

[Observing Saum (fasts)] for a fixed number of days, but if any of you is ill or on a journey, the same number (should be made up) from other days. And as for those who can fast with difficulty, (e.g. an old man), they have (a choice either to fast or) to feed a Miskîn (poor person) (for every day). But whoever does good of his own accord, it is better for him. And that you fast is better for you if only you know.[1]

Ali Quli Qarai

That for known days. But should any of you be sick or on a journey, let it be a [similar] number of other days. Those who find it straining shall be liable to atonement by feeding a needy person. Should anyone do good of his own accord, that is better for him, and to fast is better for you, should you know.

Amatul Rahman Omar

(You are required to fast) for a prescribed number of days. But if anyone of you is sick or is on a journey he shall fast (to make up) the prescribed number in other days. And for those who are able to fast is an expiation (as thanksgiving) the feeding of a poor person (daily for the days of fasting). And he who volunteers (extra) good, (will find that) it is even better for him. And that you observe fasting is better for you, if you only know.

Arthur John Arberry

for days numbered; and if any of you be sick, or if he be on a journey, then a number of other days; and for those who are able to fast, a redemption by feeding a poor man. Yet better it is for him who volunteers good, and that you should fast is better for you, if you but know;

Bijan Moeinian

You have to fast only a few days of the year. Those who become sick or have to travel [during these fasting days] should make it up later. Those for whom fasting imposes a hardship, must feed at least a poor person. The more generosity you show, the better it will be for you. Of course it is much better to observe fasting; if you only knew [how good it is for you.]

E. Henry Palmer

A certain number of days, but he amongst you who is ill or on a journey, then (let him fast) another number of days. And those who are fit to fast may redeem it by feeding a poor man; but he who follows an impulse to a good work it is better for him; and if ye fast it is better for you, if ye did but know.

Edip-Layth

A number of days. Whoever of you is ill or traveling, then the same number from different days; and as for those who can do so but with difficulty, they may redeem by feeding the needy. Whoever does good voluntarily, it is better for him. If you fast, it is better for you if you knew.

George Sale

A certain number of days shall ye fast: But he among you who shall be sick, or on a journey, shall fast an equal number of other days. And those who can keep it, and do not, must redeem their neglect by maintaining of a poor man. And he who voluntarily dealeth better with the poor man than he is obliged, this shall be better for him. But if ye fast it will be better for you, if ye knew it.

Hamid S. Aziz

(Fasting) A certain number of days, but he amongst you who is ill or on a journey, then (let him fast) another number of days. And those who can do it with hardship may redeem it by feeding a poor man; but he who gives more of his own will, it is better for him; but if you fast it is better for you, if you did but know.

Mahmoud Ghali

(The fast is) (for) a prescribed number of days. So, whoever of you is sick or is on a journey, then a (fixed) number of other days; and against the ones who can afford it, there should be a ransom of food for an indigent man; (yet) whoever volunteers charitably, then it is most charitable on his part; and to fast is more charitable for you, in case you know.

Marmaduke Pickthall

(Fast) a certain number of days; and (for) him who is sick among you, or on a journey, (the same) number of other days; and for those who can afford it there is a ransom: the feeding of a man in need - but whoso doeth good of his own accord, it is better for him: and that ye fast is better for you if ye did but know -

Mohamed Ahmed - Samira

Fast a (fixed) number of days, but if someone is ill or is travelling (he should complete) the number of days (he had missed); and those who find it hard to fast should expiate by feeding a poor person. For the good they do with a little hardship is better for men. And if you fast it is good for you, if you knew.

Muhammad Asad

[fasting] during a certain number of days. But whoever of you is ill, or on a journey, [shall fast instead for the same] number of other days; and [in such cases] it is incumbent upon those who can afford it to make sacrifice by feeding a needy person. And whoever does more good than he is bound to do does good unto himself thereby; for to fast is to do good unto yourselves - if you but knew it.

Mustafa Khattab

˹Fast a˺ prescribed number of days.[1] But whoever of you is ill or on a journey, then ˹let them fast˺ an equal number of days ˹after Ramaḍân˺. For those who can only fast with extreme difficulty,[2] compensation can be made by feeding a needy person ˹for every day not fasted˺. But whoever volunteers to give more, it is better for them. And to fast is better for you, if only you knew.

Progressive Muslims

A few number of days. Whoever of you is ill or traveling, then the same number from different days; and as for those who can do so but with difficulty, they may redeem by feeding the needy. And whoever does good voluntarily, then it is better for him. And if you fast it is better for you if you knew.

Rashad Khalifa

Specific days (are designated for fasting); if one is ill or traveling, an equal number of other days may be substituted. Those who can fast, but with great difficulty, may substitute feeding one poor person for each day of breaking the fast. If one volunteers (more righteous works), it is better. But fasting is the best for you, if you only knew.

Sahih International

[Fasting for] a limited number of days. So whoever among you is ill or on a journey [during them] - then an equal number of days [are to be made up]. And upon those who are able [to fast, but with hardship] - a ransom [as substitute] of feeding a poor person [each day]. And whoever volunteers excess - it is better for him. But to fast is best for you, if you only knew.

Sam Gerrans

For days numbered. And whoso among you is sick or on a journey: then a number of other days. And for those who are able to do it is a redemption: feeding a needy person. And whoso does good voluntarily, it is better for him. And that you fast is better for you, if you would know.

Shabbir Ahmed

Just a certain number of days. But, if any of you is sick or is traveling, the number of days should be made up later. For those who can go through Abstinence only with hardship, there is compensation, the feeding of an indigent. Any additional charity will mean additional reward. However, if you knew better, the training course of Abstinence is good for you.

Syed Vickar Ahamed

(Fasting) for a fixed number of days; But if any of you is ill, or on a journey, the prescribed number (should be made up) from days later. For those who can fast but with hardship, is a ransom; The feeding of one who is in need. But he who will give more, by his own free will, it is better for him. And it is better for you that you fast, if you only knew.

Taqi Usmani

for days few in number. However, should any one of you be sick or on a journey, then (he should fast) a number of other days (equal to the missed ones); and those who have the strength, (still, they do not opt for fasting,) on them there is a fidyah (compensation), that is, the feeding of a poor person.Then whoever does good voluntarily, that is better for him. However, that you fast is better for you, if you only knew.

The Monotheist Group

A few number of days. Whoever of you is ill or traveling, then the same number from different days. As for those who can do so but with difficulty, they may redeem by feeding the needy. And whoever does good voluntarily, then it is better for him. And if you fast it is better for you if only you knew.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 184. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 184. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 184. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩