Diyanet İşleri
Musa, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz, iyilik edenleri böyle mükafatlandırırız.
Kasas suresi
Kasas suresi, 14. ayet. وَلَمَّا بَلَغَ أَشُدَّهُۥ وَٱسْتَوَىٰٓ ءَاتَيْنَٰهُ حُكْمًا وَعِلْمًا وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ
velemmâ belega eşüddehû vestevâ âteynâhü ḥukmev ve`ilmâ. vekeẕâlike neczi-lmuḥsinîn.
Musa, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz, iyilik edenleri böyle mükafatlandırırız.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ'nın adam öldürmesi ve kaçışı Kasas 14–21 3
Annesi, Musa'nın kız kardeşine, "Onu takip et" dedi. O da Musa'yı, onlar farkına varmadan uzaktan gözledi.
Biz, daha önce onun, süt analarının sütünü emmemesini sağladık. Kız kardeşi, "Size onun bakımını, sizin adınıza üstlenecek ve ona içtenlik ve şefkatle davranacak bir aile göstereyim mi?" dedi.
Böylece biz, anasının gözü aydın olsun ve üzülmesin, Allah'ın va'dinin hak olduğunu bilsin diye onu anasına geri döndürdük. Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler.
Musa, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz, iyilik edenleri böyle mükafatlandırırız.
Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Musa, "Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır" dedi.
Musa, "Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet" dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
"Rabbim! Bana verdiğin nimetle asla suçlulara arka çıkmayacağım" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
14. Mûsâ aleyhisselam “ergenlik çağına varıp olgunlaşınca” kuvvet, akıl ve tedbir açısından çoğunlukla kırk yaşları dolaylarında erişilen çağa ulaşıp da bu hususlar onda kemale erince “ona hüküm/hikmet ve ilim verdik.” Yani kendisi vasıtası ile şer’î hükümleri bileceği, insanlar arasında da hüküm vermesini sağlayacak bir hikmet ve pek çok ilim verdik.
“İşte ihsan sahiplerini biz, böyle mükâfatlandırırız.” Allah’a ibadetlerini ihsan ile yapan, Allah’ın kullarına ihsanda/iyilikte bulunan kimselere Allah, ihsanlarına uygun olarak kendilerine ilim ve hikmet verir.
u da Mûsâ aleyhisselam’ın ihsanın kemâl derecesinde olduğunu göstermektedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bedeninin güçlendiği yaşa ulaşıp gücüne hâkim olunca peygamberlikten önce ona İsrailoğulları'na gönderilen dinleri hakkında anlayış ve ilim verdik. Musa’yı itaat etmesinden ötürü mükâfatlandıracağımız gibi, ihsan sahiplerini de her zaman ve her yerde mükâfatlandıracağız.
Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş)
Olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.
Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…
Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
"Girin oraya. İster dayanın, ister dayanmayın, sizin için birdir. Size ancak yapmakta olduğunuzun karşılığı veriliyor."
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanların amelleri boşa çıkmıştır. Onlar ancak yapmakta olduklarının cezasını çekerler.
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Buzağıyı ilah edinenlere mutlaka (ahirette) Rablerinden bir gazab, dünya hayatında ise bir zillet erişecektir. İşte biz iftiracıları böyle…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
"Kıyamet mutlaka gelecektir. Herkes işlediğinin karşılığını görsün diye, neredeyse onu gizleyecek (geleceğinden hiç söz etmeyecek)tim."
Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…
Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Musa) yetişkinlik çağına ulaşıp olgunlaşınca ona doğru hüküm verme yeteneği ve ilim vermiştik. Güzel davrananları biz işte böyle ödüllendiririz. dipnot 1
Derken (Musa) erişkinlik dönemini tamamlayıp (aklen) iyice olgunlaşınca, ona üstün bir muhakeme ve seçip ayırma yeteneği kazandıran bir bilgi bahşettik: Biz dürüst ve erdemli davrananları işte böyle ödüllendiririz.
Derken, (Musa) erginlik çağına ulaşıp (zihnen) iyice olgunlaşınca, kendisine (doğruyla eğriyi birbirinden ayırmaya yarayan) güçlü bir muhakeme yeteneği ve ilim verdik; iyiliğe yatkın olanları Biz işte böyle mükafatlandırırız.
(Musa) olgunluğa erişip (33 yaş) daha sonra da (olgunluğun getirisi olan, olayları hakkıyla değerlendirme) yaşına eriştiğinde (40 yaş) Ona hüküm ve ilim verdik. . . Muhsinleri işte böyle mükafatlandırırız.
O, erginlik çağına ulaşıp olgunlaşınca, ona bir 'hüküm ve hikmet' ve ilim verdik. Biz iyilikte bulunanları işte böyle ödüllendiririz.
Musa yiğitlik çağına erip olgunlaşınca, biz ona hikmet ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böylece mükâfatlandırırız.
Erginlik çağına erişip olgunlaşınca, Ona, hem bilgelik hem de bilgi verdik. Güzel davrananları, işte böyle ödüllendiririz.
Musa ergenlik çağına gelip olgunlaşınca, ona güçlü bir muhakeme yeteneği ve ilim verdik. Güzelliğe sevdalı olanları böyle ödüllendiririz.
Erginlik çağına gelip olgunlaşınca ona bilgelik ve bilgi verdik. İyi davrananları böyle ödüllendiririz.
Erginlik çağına gelip olgunlaşınca ona bilgelik ve bilgi verdik. İyi davrananları böyle ödüllendiririz.
Musa kıvamına erip dengini bulduğunda ona bir hakimiyet ve bir ilim verdik. İşte biz iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.
Vakta ki kıvamına irip dengini buldu ona bir hakimiyyetle bir ılim verdik ve işte muhsinlere böyle mükafat ederiz
Ve güçlü çağına erişip olgunlaşınca, ona hikmet dipnot 1 ve ilim verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.
Ve güçlü çağına erişip olgunlaşınca, ona hikmet dipnot 1 ve ilim verdik. dipnot 2 İyileri işte böyle ödüllendiririz.
Ve ergenlik çağına erişip olgunlaşınca dipnot 1 , ona hikmet ve bilgi verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.
O, erginlik çağına ulaşıp olgunlaşınca, ona bir 'hüküm ve hikmet' ve ilim verdik. Biz iyilikte bulunanları işte böyle ödüllendiririz.
Vaktaki (Musa) civanlığına erib olgunlaşdı. Biz ona hikmet ve ilim verdik. İyi hareket edenleri biz böyle mükafatlandırırız.
Erginlik çağına erişip olgunlaşınca, Biz ona ilim ve hikmet verdik. İyi davrananları işte böylece mükafatlandırırız.
(14-29) Ne zaman ki fiziksel erişkinliğe ve düzgünlüğe ulaşınca ona hüküm ve ilim verdik. İşte güzel iş yapanları böyle mükafatlandırırız. Yakın çevresinin uykuda / gaflette olduğu bir vakitte şehre girdi , orada iki tane birbirini katletmek isteyen adam buldu, bir tanesi kendi taraftarıydı diğeri düşmanı tarafındandı , kendi tarafından olan, düşman taraftan olana karşı ondan yardım istedi , O da bir yumruk attı ve o da gerçekleşti / öldü , dedi ki bu şeytanın bir amelidir, muhakkak ki o, apaçık bir saptırıcı ve düşmandır. (Günahını şeytana nispet et, günahına nişan al günahını kendinden bilen günahına ateş edemez ) dedi ki rabbim , ben kendime zulmettim beni bağışla! O da bağışladı , Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir. Dedi ki Rabbim, bana verdiğin nimet dolayısıyla, suçlulara asla arka çıkmayacağım. Şehirde korku içinde ve etrafı gözetleyerek / kolaçan ederek sabahladı, dün, kendisinden yardım talep eden kişi, yeniden feryat ettiğinde, Musa ona dedi ki muhakkak sen apaçık bir azgınsın, Musa her ikisine de düşman o kişiyi yakalamak istediğinde o kişi; ey Musa dün öldürdüğün adam gibi beni de mi öldürmek istiyorsun? Yeryüzünde arızda zorba biri mi / Cabbar biri mi olmak istiyorsun? Düzeltici / Islah edici olmak istemiyor musun? dedi. Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve dedi ki ey Musa, ileri gelenler senin kesinlikle öldürülmeni emrediyorlar, sen çık git, muhakkak ki ben sana nasihat verenlerdenim. O da g özetleyerek / kolaçan ederek ve korkarak oradan çıktı ve gitti . Ra bbim zalim kavimden beni kurtar dedi.
Mûsâ kemal/olgunluk çağına ulaşınca ona, hüküm ve ilim verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.
(Musa), güçlü çağına erip, olgunlaşınca biz ona hüküm ve ilim verdik. İşte güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.
Musa ergin hale gelip olgun bir kişilik kazanınca ona hikmet /doğru karar verme yeteneği ve ilim verdik. Biz güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.
Musa olgunluk çağına erişip dengeli bir kişilik kazanınca ona hikmet ve ilim verdik. Güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.
Musa kemal/olgunluk çağına ulaşınca ona, hüküm ve ilim verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.
Musa ergenlik çağına ulaşıp, olgunlaşınca, ona, anlayış ve bilgi verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.
Musa, yiğitlik çağına ulaşıp olgunlaşınca ona hikmet ve ilim verdik. Biz, güzel düşünüp güzel davrananları böyle ödüllendiririz.
And when he -Mussa- reached maturity and was capable of fulfilling the obligation and the trust, We bestowed on him an exalted position. We imparted to him wisdom and divine knowledge. Thus do We requite those whose deeds are imprinted with wisdom and piety.
When Moses reached full maturity and manhood, We gave him wisdom and knowledge: this is how We reward those who do good.
When he reached full age, and was firmly established (in life), We bestowed on him wisdom and knowledge: for thus do We reward those who do good.
When Moses reached the age of full youth and grew to maturity, dipnot 1 We bestowed upon him wisdom and knowledge. dipnot 2 Thus do We reward those who do good.
Yeni Ahit · Elçilerin İşleri 7:23
“Kırk yaşını doldurunca Musanın yüreğinde öz kardeşleri İsrailoğullarının durumunu yakından görme arzusu doğdu. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
And when he reached his full strength and maturity, We gave him judgement and knowledge. That is how We recompense good-doers.
And when he attained his full strength, and was perfect (in manhood), We bestowed on him Hukm (Prophethood and right judgement of the affairs) and religious knowledge [of the religion of his forefathers i.e. Islâmic Monotheism]. And thus do We reward the Muhsinûn (i.e. good doers. See the footnote of V.9:120).
When he came of age and became fully matured, We gave him judgement and knowledge, and thus do We reward the virtuous.
And when he (- Moses) reached his (age of) full growth (and maturity) and attained perfection, We granted him wisdom and knowledge. That is how We reward the doers of good.
And when he was fully grown and in the perfection of his strength, We gave him judgment and knowledge; even so do We recompense the good-doers.
When Moses became mature and full-grown, I gave him knowledge and a sound sense of judgment; I always treat the righteous ones like this.
And when he reached puberty, and was settled, we gave him judgment and knowledge; for thus do we reward those who do well.
When he reached his maturity and strength, We bestowed him with wisdom and knowledge. We thus reward the good doers.
And when Moses had attained his age of full strength, and was become a perfect man, We bestowed on him wisdom and knowledge: And thus do We reward the upright.
So We restored him to his mother that her eye might be cheered, and that she might not grieve, and that she might know that the promise of Allah is true. But most of them understand not.
And as soon as he reached full age and matured, (Literally: leveled himself in body and mind) We brought him judgment and knowledge; and thus We recompense the fair-doers.
And when he reached his full strength and was ripe, We gave him wisdom and knowledge. Thus do We reward the good.
When he had grown up to full maturity, We gave him wisdom and knowledge. Thus do We recompense the doers of good.
Now when [Moses] reached full manhood and had become mature [of mind]. We bestowed upon him the ability to judge [between right and wrong] as well as [innate] knowledge: for thus do We reward the doers of good.
And when he reached full strength and maturity, We gave him wisdom and knowledge. This is how We reward the good-doers.
And when he reached his maturity and strength, We bestowed him with wisdom and knowledge. We thus reward the good doers.
When he reached maturity and strength, we endowed him with wisdom and knowledge. We thus reward the righteous.
And when he attained his full strength and was [mentally] mature, We bestowed upon him judgement and knowledge. And thus do We reward the doers of good.
And when he reached his maturity and was established, We gave him judgment and knowledge; and thus reward We the doers of good.
Now when Moses reached full strength and maturity, We blessed him with wisdom and knowledge. This is how We reward those who live a balanced, virtuous life.
And when he reached full maturity (of manhood), and was well placed (in life), We gifted him with wisdom and knowledge. Like this We reward those who do good
And when he reached his maturity and became perfect, We gave him wisdom and knowledge. This is how We reward those who are good in their deeds.
And when he reached his independence and was established, We bestowed him with wisdom and knowledge. We thus reward the good doers.