Kasas suresi

Kasas suresi, 14. ayet

Kasas suresi, 14. ayet. وَلَمَّا بَلَغَ أَشُدَّهُۥ وَٱسْتَوَىٰٓ ءَاتَيْنَٰهُ حُكْمًا وَعِلْمًا وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

velemmâ belega eşüddehû vestevâ âteynâhü ḥukmev ve`ilmâ. vekeẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

Diyanet İşleri

Musa, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz, iyilik edenleri böyle mükafatlandırırız.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kasas 11–17 · surenin 14. ayeti / 88

Konu Mûsâ'nın adam öldürmesi ve kaçışı Kasas 14–21 3

  1. Kasas 11

    Annesi, Musa'nın kız kardeşine, "Onu takip et" dedi. O da Musa'yı, onlar farkına varmadan uzaktan gözledi.

  2. Kasas 12

    Biz, daha önce onun, süt analarının sütünü emmemesini sağladık. Kız kardeşi, "Size onun bakımını, sizin adınıza üstlenecek ve ona içtenlik ve şefkatle davranacak bir aile göstereyim mi?" dedi.

  3. Kasas 13

    Böylece biz, anasının gözü aydın olsun ve üzülmesin, Allah'ın va'dinin hak olduğunu bilsin diye onu anasına geri döndürdük. Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler.

  4. 14

    Musa, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz, iyilik edenleri böyle mükafatlandırırız.

  5. Kasas 15

    Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Musa, "Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır" dedi.

  6. Kasas 16

    Musa, "Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet" dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  7. Kasas 17

    "Rabbim! Bana verdiğin nimetle asla suçlulara arka çıkmayacağım" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

14. Mûsâ aleyhisselam “ergenlik çağına varıp olgunlaşınca” kuvvet, akıl ve tedbir açısından çoğunlukla kırk yaşları dolaylarında erişilen çağa ulaşıp da bu hususlar onda kemale erince “ona hüküm/hikmet ve ilim verdik.” Yani kendisi vasıtası ile şer’î hükümleri bileceği, insanlar arasında da hüküm vermesini sağlayacak bir hikmet ve pek çok ilim verdik.

“İşte ihsan sahiplerini biz, böyle mükâfatlandırırız.” Allah’a ibadetlerini ihsan ile yapan, Allah’ın kullarına ihsanda/iyilikte bulunan kimselere Allah, ihsanlarına uygun olarak kendilerine ilim ve hikmet verir.

u da Mûsâ aleyhisselam’ın ihsanın kemâl derecesinde olduğunu göstermektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bedeninin güçlendiği yaşa ulaşıp gücüne hâkim olunca peygamberlikten önce ona İsrailoğulları'na gönderilen dinleri hakkında anlayış ve ilim verdik. Musa’yı itaat etmesinden ötürü mükâfatlandıracağımız gibi, ihsan sahiplerini de her zaman ve her yerde mükâfatlandıracağız.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَمَّا velemma ne zaman ki
  2. بَلَغَ belega (Musa) erişince kök: بلغ
  3. أَشُدَّهُۥ eşuddehu güçlü çağına kök: شدد
  4. وَٱسْتَوَىٰٓ vesteve ve olgunlaşınca kök: سوي
  5. ءَاتَيْنَـٰهُ ateynahu biz ona verdik kök: اتي
  6. حُكْمًۭا hukmen hüküm kök: حكم
  7. وَعِلْمًۭا ۚ ve ilmen ve ilim kök: علم
  8. وَكَذَٰلِكَ ve kezalike işte böyle
  9. نَجْزِى neczi mükafatlandırırız kök: جزي
  10. ٱلْمُحْسِنِينَ l-muhsinine güzel davrananları kök: حسن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş)

    Olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…

  • Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    "Girin oraya. İster dayanın, ister dayanmayın, sizin için birdir. Size ancak yapmakta olduğunuzun karşılığı veriliyor."

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanların amelleri boşa çıkmıştır. Onlar ancak yapmakta olduklarının cezasını çekerler.

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Buzağıyı ilah edinenlere mutlaka (ahirette) Rablerinden bir gazab, dünya hayatında ise bir zillet erişecektir. İşte biz iftiracıları böyle…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    "Kıyamet mutlaka gelecektir. Herkes işlediğinin karşılığını görsün diye, neredeyse onu gizleyecek (geleceğinden hiç söz etmeyecek)tim."

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: İhsan

    Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…

  • Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

84 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Musa) yetişkinlik çağına ulaşıp olgunlaşınca ona doğru hüküm verme yeteneği ve ilim vermiştik. Güzel davrananları biz işte böyle ödüllendiririz. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Yûsuf 12:22.

Mustafa İslamoğlu

Derken (Musa) erişkinlik dönemini tamamlayıp (aklen) iyice olgunlaşınca, ona üstün bir muhakeme ve seçip ayırma yeteneği kazandıran bir bilgi bahşettik: Biz dürüst ve erdemli davrananları işte böyle ödüllendiririz.

Muhammed Esed

Derken, (Musa) erginlik çağına ulaşıp (zihnen) iyice olgunlaşınca, kendisine (doğruyla eğriyi birbirinden ayırmaya yarayan) güçlü bir muhakeme yeteneği ve ilim verdik; iyiliğe yatkın olanları Biz işte böyle mükafatlandırırız.

Ahmed Hulusi

(Musa) olgunluğa erişip (33 yaş) daha sonra da (olgunluğun getirisi olan, olayları hakkıyla değerlendirme) yaşına eriştiğinde (40 yaş) Ona hüküm ve ilim verdik. . . Muhsinleri işte böyle mükafatlandırırız.

Ali Bulaç

O, erginlik çağına ulaşıp olgunlaşınca, ona bir 'hüküm ve hikmet' ve ilim verdik. Biz iyilikte bulunanları işte böyle ödüllendiririz.

Ali Özek ve heyeti

Musa yiğitlik çağına erip olgunlaşınca, biz ona hikmet ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böylece mükâfatlandırırız.

Ali Rıza Safa

Erginlik çağına erişip olgunlaşınca, Ona, hem bilgelik hem de bilgi verdik. Güzel davrananları, işte böyle ödüllendiririz.

Bayraktar Bayraklı

Musa ergenlik çağına gelip olgunlaşınca, ona güçlü bir muhakeme yeteneği ve ilim verdik. Güzelliğe sevdalı olanları böyle ödüllendiririz.

Edip Yüksel

Erginlik çağına gelip olgunlaşınca ona bilgelik ve bilgi verdik. İyi davrananları böyle ödüllendiririz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Erginlik çağına gelip olgunlaşınca ona bilgelik ve bilgi verdik. İyi davrananları böyle ödüllendiririz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Musa kıvamına erip dengini bulduğunda ona bir hakimiyet ve bir ilim verdik. İşte biz iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vakta ki kıvamına irip dengini buldu ona bir hakimiyyetle bir ılim verdik ve işte muhsinlere böyle mükafat ederiz

Erhan Aktaş

Ve güçlü çağına erişip olgunlaşınca, ona hikmet dipnot 1 ve ilim verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 26:1. ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve güçlü çağına erişip olgunlaşınca, ona hikmet dipnot 1 ve ilim verdik. dipnot 2 İyileri işte böyle ödüllendiririz.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hikmet, engel olmak demektir. Yanlışa, sapkınlığa engel olma bilgisi, bilgeliği. Sağlıklı düşünme, gerçeği kavrama, doğru yargıda bulunma yetisi. En doğru yöntem. Hikmetin ayrıca yargılama, karar, güçlendirme, sağlamlaştırma, bilme, bilge olma, hakem, hakim, hüküm, hükümdar, hükümet, mahkeme, mahkum, tahakküm, istihkam, gibi anlamları bulunmaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Vahyettik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve ergenlik çağına erişip olgunlaşınca dipnot 1 , ona hikmet ve bilgi verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bedensel ve zihinsel olgunluğa erişince.

Gültekin Onan

O, erginlik çağına ulaşıp olgunlaşınca, ona bir 'hüküm ve hikmet' ve ilim verdik. Biz iyilikte bulunanları işte böyle ödüllendiririz.

Hasan Basri Çantay

Vaktaki (Musa) civanlığına erib olgunlaşdı. Biz ona hikmet ve ilim verdik. İyi hareket edenleri biz böyle mükafatlandırırız.

İbni Kesir

Erginlik çağına erişip olgunlaşınca, Biz ona ilim ve hikmet verdik. İyi davrananları işte böylece mükafatlandırırız.

Mehmet Alagaş

(14-29) Ne zaman ki fiziksel erişkinliğe ve düzgünlüğe ulaşınca ona hüküm ve ilim verdik. İşte güzel iş yapanları böyle mükafatlandırırız. Yakın çevresinin uykuda / gaflette olduğu bir vakitte şehre girdi , orada iki tane birbirini katletmek isteyen adam buldu, bir tanesi kendi taraftarıydı diğeri düşmanı tarafındandı , kendi tarafından olan, düşman taraftan olana karşı ondan yardım istedi , O da bir yumruk attı ve o da gerçekleşti / öldü , dedi ki bu şeytanın bir amelidir, muhakkak ki o, apaçık bir saptırıcı ve düşmandır. (Günahını şeytana nispet et, günahına nişan al günahını kendinden bilen günahına ateş edemez ) dedi ki rabbim , ben kendime zulmettim beni bağışla! O da bağışladı , Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir. Dedi ki Rabbim, bana verdiğin nimet dolayısıyla, suçlulara asla arka çıkmayacağım. Şehirde korku içinde ve etrafı gözetleyerek / kolaçan ederek sabahladı, dün, kendisinden yardım talep eden kişi, yeniden feryat ettiğinde, Musa ona dedi ki muhakkak sen apaçık bir azgınsın, Musa her ikisine de düşman o kişiyi yakalamak istediğinde o kişi; ey Musa dün öldürdüğün adam gibi beni de mi öldürmek istiyorsun? Yeryüzünde arızda zorba biri mi / Cabbar biri mi olmak istiyorsun? Düzeltici / Islah edici olmak istemiyor musun? dedi. Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve dedi ki ey Musa, ileri gelenler senin kesinlikle öldürülmeni emrediyorlar, sen çık git, muhakkak ki ben sana nasihat verenlerdenim. O da g özetleyerek / kolaçan ederek ve korkarak oradan çıktı ve gitti . Ra bbim zalim kavimden beni kurtar dedi.

Rowwad Tercüme Merkezi

Mûsâ kemal/olgunluk çağına ulaşınca ona, hüküm ve ilim verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.

Süleyman Ateş

(Musa), güçlü çağına erip, olgunlaşınca biz ona hüküm ve ilim verdik. İşte güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.

Süleymaniye Vakfı

Musa ergin hale gelip olgun bir kişilik kazanınca ona hikmet /doğru karar verme yeteneği ve ilim verdik. Biz güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa olgunluk çağına erişip dengeli bir kişilik kazanınca ona hikmet ve ilim verdik. Güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.

Şaban Britch

Musa kemal/olgunluk çağına ulaşınca ona, hüküm ve ilim verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.

Şaban Piriş

Musa ergenlik çağına ulaşıp, olgunlaşınca, ona, anlayış ve bilgi verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.

Yaşar Nuri Öztürk

Musa, yiğitlik çağına ulaşıp olgunlaşınca ona hikmet ve ilim verdik. Biz, güzel düşünüp güzel davrananları böyle ödüllendiririz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when he -Mussa- reached maturity and was capable of fulfilling the obligation and the trust, We bestowed on him an exalted position. We imparted to him wisdom and divine knowledge. Thus do We requite those whose deeds are imprinted with wisdom and piety.

Abdul Haleem

When Moses reached full maturity and manhood, We gave him wisdom and knowledge: this is how We reward those who do good.

Abdullah Yusuf Ali

When he reached full age, and was firmly established (in life), We bestowed on him wisdom and knowledge: for thus do We reward those who do good.

Abul A'la Maududi

When Moses reached the age of full youth and grew to maturity, dipnot 1 We bestowed upon him wisdom and knowledge. dipnot 2 Thus do We reward those who do good.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, when he had attained his full mental and physical development. In this connection, different ages of the Prophet Moses (peace be upon him) have been mentioned in the Jewish traditions. Some say he was 18, others have mentioned 20 years and still others 40 years. According to the New Testament, he was 40 years old. (
    Acts, 7: 23 — Yeni Ahit, Elçilerin İşleri; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Elçilerin İşleri 7:23

    “Kırk yaşını doldurunca Musanın yüreğinde öz kardeşleri İsrailoğullarının durumunu yakından görme arzusu doğdu.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ). But the Quran does not mention any age. For the purpose of the incident being mentioned in the following verses, it is enough to know that he had attained his full maturity at that time.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hukum implies wisdom, understanding, and power of judgment. Ilm is both religious and worldly knowledge. The Prophet Moses (peace be upon him) became familiar with the teachings of his forefathers, Prophets Joseph, Jacob, Isaac and Abraham (peace be upon all of them) through his contact with his parents, and with the sciences prevalent in Egypt by virtue of his training as a prince in the king’s palace. Here the gift of Hukm (wisdom) and Ilm (knowledge) does not refer to the gift of prophethood, because prophethood was bestowed on Moses several years afterwards, as is mentioned below, and has already been mentioned in (Surah Ash-Shuaraa: Ayat 21).

Aisha Bewley

And when he reached his full strength and maturity, We gave him judgement and knowledge. That is how We recompense good-doers.

Al-Hilali & Khan

And when he attained his full strength, and was perfect (in manhood), We bestowed on him Hukm (Prophethood and right judgement of the affairs) and religious knowledge [of the religion of his forefathers i.e. Islâmic Monotheism]. And thus do We reward the Muhsinûn (i.e. good doers. See the footnote of V.9:120).

Ali Quli Qarai

When he came of age and became fully matured, We gave him judgement and knowledge, and thus do We reward the virtuous.

Amatul Rahman Omar

And when he (- Moses) reached his (age of) full growth (and maturity) and attained perfection, We granted him wisdom and knowledge. That is how We reward the doers of good.

Arthur John Arberry

And when he was fully grown and in the perfection of his strength, We gave him judgment and knowledge; even so do We recompense the good-doers.

Bijan Moeinian

When Moses became mature and full-grown, I gave him knowledge and a sound sense of judgment; I always treat the righteous ones like this.

E. Henry Palmer

And when he reached puberty, and was settled, we gave him judgment and knowledge; for thus do we reward those who do well.

Edip-Layth

When he reached his maturity and strength, We bestowed him with wisdom and knowledge. We thus reward the good doers.

George Sale

And when Moses had attained his age of full strength, and was become a perfect man, We bestowed on him wisdom and knowledge: And thus do We reward the upright.

Hamid S. Aziz

So We restored him to his mother that her eye might be cheered, and that she might not grieve, and that she might know that the promise of Allah is true. But most of them understand not.

Mahmoud Ghali

And as soon as he reached full age and matured, (Literally: leveled himself in body and mind) We brought him judgment and knowledge; and thus We recompense the fair-doers.

Marmaduke Pickthall

And when he reached his full strength and was ripe, We gave him wisdom and knowledge. Thus do We reward the good.

Mohamed Ahmed - Samira

When he had grown up to full maturity, We gave him wisdom and knowledge. Thus do We recompense the doers of good.

Muhammad Asad

Now when [Moses] reached full manhood and had become mature [of mind]. We bestowed upon him the ability to judge [between right and wrong] as well as [innate] knowledge: for thus do We reward the doers of good.

Mustafa Khattab

And when he reached full strength and maturity, We gave him wisdom and knowledge. This is how We reward the good-doers.

Progressive Muslims

And when he reached his maturity and strength, We bestowed him with wisdom and knowledge. We thus reward the good doers.

Rashad Khalifa

When he reached maturity and strength, we endowed him with wisdom and knowledge. We thus reward the righteous.

Sahih International

And when he attained his full strength and was [mentally] mature, We bestowed upon him judgement and knowledge. And thus do We reward the doers of good.

Sam Gerrans

And when he reached his maturity and was established, We gave him judgment and knowledge; and thus reward We the doers of good.

Shabbir Ahmed

Now when Moses reached full strength and maturity, We blessed him with wisdom and knowledge. This is how We reward those who live a balanced, virtuous life.

Syed Vickar Ahamed

And when he reached full maturity (of manhood), and was well placed (in life), We gifted him with wisdom and knowledge. Like this We reward those who do good

Taqi Usmani

And when he reached his maturity and became perfect, We gave him wisdom and knowledge. This is how We reward those who are good in their deeds.

The Monotheist Group

And when he reached his independence and was established, We bestowed him with wisdom and knowledge. We thus reward the good doers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 14. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 14. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 14. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩