Diyanet İşleri
Biz, daha önce onun, süt analarının sütünü emmemesini sağladık. Kız kardeşi, "Size onun bakımını, sizin adınıza üstlenecek ve ona içtenlik ve şefkatle davranacak bir aile göstereyim mi?" dedi.
Kasas suresi
Kasas suresi, 12. ayet. وَحَرَّمْنَا عَلَيْهِ ٱلْمَرَاضِعَ مِن قَبْلُ فَقَالَتْ هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَىٰٓ أَهْلِ بَيْتٍ يَكْفُلُونَهُۥ لَكُمْ وَهُمْ لَهُۥ نَٰصِحُونَ
veḥarramnâ `aleyhi-lmerâḍi`a min ḳablü feḳâlet hel edüllüküm `alâ ehli beytiy yekfülûnehû leküm vehüm lehû nâṣiḥûn.
Biz, daha önce onun, süt analarının sütünü emmemesini sağladık. Kız kardeşi, "Size onun bakımını, sizin adınıza üstlenecek ve ona içtenlik ve şefkatle davranacak bir aile göstereyim mi?" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Firavun'un zulmü; Mûsâ'nın doğumu ve annesine dönüşü Kasas 1–13 3
Firavun'un karısı şöyle dedi: "Bana da, sana da göz aydınlığı (bir çocuk)! Sakın onu öldürmeyin. Belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz." Oysaki onlar (olacak şeylerin) farkında değillerdi.
Musa'nın anasının kalbi bomboş kaldı. Eğer biz (çocuğu ile ilgili sözümüze) inancını koruması için kalbine güç vermeseydik, neredeyse bunu açıklayacaktı.
Annesi, Musa'nın kız kardeşine, "Onu takip et" dedi. O da Musa'yı, onlar farkına varmadan uzaktan gözledi.
Biz, daha önce onun, süt analarının sütünü emmemesini sağladık. Kız kardeşi, "Size onun bakımını, sizin adınıza üstlenecek ve ona içtenlik ve şefkatle davranacak bir aile göstereyim mi?" dedi.
Böylece biz, anasının gözü aydın olsun ve üzülmesin, Allah'ın va'dinin hak olduğunu bilsin diye onu anasına geri döndürdük. Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler.
Musa, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz, iyilik edenleri böyle mükafatlandırırız.
Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Musa, "Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
12. Yüce Allah’ın Mûsâ aleyhisselam’a ve annesine olan lütfunun bir tecellisi olarak o, hiçbir kadının memesini kabul etmedi. Ona şefkatlerinden dolayı ve belki birisi onu emzirmek için ister ümidi ile çarşıya çıkardılar. Bu halde iken kızkardeşi yanlarına geldi ve “Sizin için onun bakımını üstlenecek hem de ona iyi bakacak bir aile göstereyim mi?” dedi” Onların bütün maksatları da bu idi. Zira onu çok sevmişlerdi. Yüce Allah da onun başka annelerin memelerini almasını engellemişti. Öleceğinden korkmuşlardı. Kızkardeşi de onlara onu gereği gibi koruyup himaye edecek ve ona iyilikte bulunacak bir aile halkını gösterip onlara vermeye teşviki ifade eden bu sözleri söyleyince, hemen onun teklifini kabul ettiler. Kızkardeşi de onlara bu aile halkının kimler olduğunu bildirdi ve onlara yol gösterdi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Msâ, kendisini annesine döndürmeden önce Allah Teâlâ’nın takdiriyle kadınlardan süt emmeyi kabul etmemiştir. Kız kardeşi, bebeğin emzirilmesi konusunda onların gayretlerini görünce şöyle dedi: "Sizlere, bu bebeği samimiyetle emzirecek ve bakımını yerine getirecek bir ev halkını göstereyim mi?''
Aynı kök: دلل (8 geçiş) · Aynı kök: كفل (10 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
"Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…
Aynı kök: رضع (11 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları,…
Aynı kök: رضع (11 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Musa'nın annesine, "Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil'e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz…
Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…
Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Allah; Ka'be'yi, o saygıdeğer evi, haram ayı, hac kurbanını ve (bu kurbanlara takılı) gerdanlıkları insanlar(ın din ve dünyaları) için ayakta kalma…
Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
"Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru…
Aynı kök: نصح (13 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Şehrin öbür ucundan koşarak bir adam geldi. "Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için aralarında senin durumunu görüşüyorlar. Şehirden hemen çık.…
Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Allah, şöyle dedi: "O halde, orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Artık böyle yoldan…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Biz daha önce ona (Musa'ya) hiçbir kadının (sütannenin) sütünü emmesine izin vermemiştik (onları emmesini engellemiştik). dipnot 1 Bunun üzerine (ablası, Firavun ailesine) "Size, onun bakımını sizin adınıza üstlenecek ve kendisine samimi davranacak bir aile göstereyim mi?" demişti.
Ve Biz daha ilk günden onun (Mısırlı) süt anneleri (emmekten) geri durmasını sağladık. Bu durumu (öğrenen kız kardeşi) "Onun bakımını sizin adınıza üstlenecek bir aile göstermemi ister misiniz?" dedi (ve ekledi): "Hem, onlar onu iyi eğitirler."
Ve Biz daha ilk günden o'nun (Mısırlı) süt annelerin memesini yadırgamasını sağladık; ve (kız kardeşi bu durumu öğrenince, onlara:) "Size o'nun bakımını sizin adınıza üzerine alabilecek ve o'nu güzelce eğitip yetiştirecek bir aile göstereyim mi?" dedi.
Önce, Ona sütanneleri haram kıldık (Musa hiçbir kadından süt emmedi); (kız kardeşi) dedi ki: "Sizin namınıza Onun bakımını üstlenip yetiştirecek bir aile göstereyim mi?" diye akıl verdi.
Biz, daha önce ona süt analarını haram etmiştik. (Kız kardeşi:) "Ben, sizin adınıza onun bakımını üstlenecek ve ona öğüt verecek (veya eğitecek) bir aileyi size bildireyim mi?" dedi.
Biz daha önceden (annesine geri verilinceye kadar) onun süt analarını kabulüne (emmesine) müsaade etmedik. Bunun üzerine ablası: Size, onun bakımını namınıza üstlenecek, hem de ona iyi davranacak bir aile göstereyim mi? dedi.
Onun, daha ilk günden sütannelerini yadırgamasını sağladık. Dedi ki: "Onun bakımını üzerine alacak ve sizin için Onu güzelce yetiştirecek bir aileyi size bildireyim mi?"
Önceden, sütannelerinin memesini emmemesini sağladık. Musa'nın ablası, "Size, sizin adınıza ona bakacak, iyi davranacak bir aileyi tavsiye edeyim mi?" dedi.
Önceden, onun süt annelerini kabul etmemesini sağladık. Nihayet (kızkardeşi), "Sizin için onun bakımını üstlenecek ve ona iyi davranacak bir aileyi göstereyim mi?" dedi.
Önceden, onun süt annelerini kabul etmemesini sağladık. Nihayet (kızkardeşi), 'Sizin için onun bakımını üstlenecek ve ona iyi davranacak bir aileyi göstereyim mi?' dedi.
önceden ona emzikçileri (süt anneleri) yasaklamıştık. Ablası varıp: "Sizin hesabınıza bunun bakımını üstlenecek ve ona iyi davranacak bir aile buluvereyim mi?" dedi.
Önceden ona emzikcileri haram etmiştik bu vesile ile vardı da sizin hisabınıza bunun bakımını deruhde edecek hem ona hayırhahane bakacak bir ehli beyt buluvereyim mi size? dedi
Biz, onun, sütannelerinin sütünü emmemesini sağladık. Bunun üzerine: dipnot 1 "Size, onun bakımını üstlenecek ve onu iyi yetiştirecek bir aile göstereyim mi?" dedi.
Biz, onun, sütannelerinin sütünü emmemesini sağladık. Bunun üzerine: dipnot 1 "Size, onun bakımını üstlenecek ve onu iyi yetiştirecek bir aile göstereyim mi?" dedi.
Biz, onun, sütannelerinin sütünü emmemesini sağladık. Bunun üzerine: dipnot 1 "Size, onun bakımını üstlenecek ve onu iyi yetiştirecek bir aile göstereyim mi?" dedi.
Biz, daha önce ona süt analarını haram etmiştik. (Kız kardeşi:) "Ben, sizin adınıza onun bakımını üstlenecek ve ona öğüt verecek (veya eğitecek) bir ehl-i beyti (aileyi) size bildireyim mi?" dedi.
Biz daha evvel ona süt analar (ın sütünü emmeyi) haram etmişdik. Bunun üzerine (hemşiresi onlara:) "Sizin için onun bakımını te'min edecek, kendileri buna hayırhah olacak bir aaile hakkında size delaletde bulunayım mı?" dedi.
Önceden Biz, onun süt annelerin memesini kabul etmemesini sağladık. Bunun üzerine hemşiresi: Size, sizin adınıza ona bakacak ve iyi davranacak bir ev halkını tavsiye edeyim mi? dedi.
(7-13) Musa'nın annesine onu emzir, ne zaman ki onlardan bir korku hissettin, onu Derya’ya bırak, korkma ve de üzülme, biz muhakkak onu sana geri döndüreceğiz ve onu gönderilenlerden / Resullerden yapacağız diye vahyettik. Firavun'un ailesi ileride kendilerine bir düşman bir hüzün kaynağı olacak olan onu / Musa’yı, bulup aldılar. Firavun haman ve bu ikisinin orduları muhakkak ki yanlış yapıyorlardı. Firavun'un karısı; senin ve benim için bir göz aydınlığı / göz nuru olabilir öldürmeyin onu , belki bize bir faydası olur yahut onu evlat ediniriz dedi. Onlar bilincinde değildiler / şuurunda değillerdi. Musa'nın annesi gönlü / fuadı boşalmış sabahladı, onun iman edenlerden olması için kalbini zapturapt altına eğer almasaydık neredeyse onu açığa vuracaktı. O anne Musa'nın kız kardeşine demişti ki onun izini takip et, O da onlar farkına varmadıkları bir yerden onu görebildi. Bundan önce ona / Musa’ya süt anneliğini haram etmiştik (annesi dışında kimse onu emziremiyordu) Kız, size onun bakımını yapacak / ona kefil olacak ona nasihat edecek ev halkını göstereyim mi? dedi. Böylece gözü aydın olsun ve üzülmesin ve de Allah'ın vaadi / verdiği sözü gerçektir, bilsin diye, onu annesine geri döndürdük. Velakin onların çoğu / ekserisi bilmiyorlar.
Biz daha önceden (annesine geri verilinceye kadar) ona sütanalarını haram etmiştik. Bunun üzerine (kız kardeşi) dedi ki: “Sizin için ona bakacak, hem de ona iyilikte bulunacak bir aile göstereyim mi?”
Biz daha önce ona, süt verenler(in sütünü emmey)i haram etmiştik. (Hiçbir kadının sütünü emmiyordu. Fir'avn ve ailesi, çocuğun emeceği bir dadı bulma telaşı içinde idiler. Kızkardeşi uzaktan durumu görünce sokuldu): "Sizin için onun bakımını üstlenecek ve ona öğüt ver(ip onu güzelce eğit)ecek bir aileyi göstereyim mi?" dedi.
Önce çocuğa, süt anneleri kabul ettirmedik. Sonra ablası dedi ki: "Onun bakımını sizin için üstlenecek, ona iyi davranacak bir aileyi size göstereyim mi dipnot 1 ?"
Önceden onun, sütanalarını emmesini engellediğimizden kız kardeşi dedi ki: "O çocuğun bakımını üstlenecek bir aileyi size göstereyim mi; onlar ona iyi bakarlar"
Biz daha önceden (annesine geri verilinceye kadar) ona süt anneyi yasakladık. Kız kardeşi: Size, onun bakımını üstlenecek ve iyi davranacak bir aileyi göstereyim mi? dedi.
Daha önceden ona süt anneyi yasakladık. Kız kardeşi: -Size, ona bakacak ve onu iyi eğitecek bir aileyi göstereyim mi? dedi.
Biz daha önce ona, süt emziren kadınları haram kılmıştık. Bu sırada kızkardeşi dedi ki: "Onun bakımını sizin için üstlenecek, onu eğitip öğretmeyi yüklenecek bir ev halkını size tanıtayım mı?"
And We had already made him reject and refuse breast feeding from all the women who were available to suckle and nurse a strange child. So conditioned, his sister suggested to Pharaoh's household a solution, she said: "Shall I tell you of a family who would rear him and take good care of him for you!"
We had ordained that he would refuse to feed from wet nurses. His sister approached them and said, ‘Shall I tell you about a household which could bring him up for you and take good care of him?’
And we ordained that he refused suck at first, until (His sister came up and) said: "Shall I point out to you the people of a house that will nourish and bring him up for you and be sincerely attached to him?"...
And We had already forbidden the breasts of the nurses for the child. dipnot 1 (So seeing the girl) said: "Shall I direct you to the people of a household that will rear him with utter sincerity?" dipnot 2
We first made him refuse all wet-nurses, so she said, ‘Shall I show you to a household who will feed him for you and be good to him?’
And We had already forbidden (other) foster suckling mothers for him, until she (his sister came up and) said: "Shall I direct you to a household who will rear him for you, and look after him in a good manner?"
We had forbidden him to be suckled by any nurse since before. So she said, ‘Shall I show you a household that will take care of him for you and will be his well-wishers?’
And We had already (ordained and) made him refuse the wet nurses (to be suckled). So (when the question of his suckling arose after Moses was picked up from the river, ) she (- Moses sister) said, `Shall I point out to you the people of a household who will bring him up for you and will be his sincere well-wishers?'
Now We had forbidden to him aforetime to be suckled by any foster-mother; therefore she said, 'Shall I direct you to the people of a household who will take charge of him for you and look after him?'
I had already made Moses not to accept milk from any nursing mother. His sister [either working as a maid in the court or her path crossing by] said: "May I show you a family that can take a good care of the baby and raise him for you?"
And we made unlawful for him the wet-nurses. And she said, 'Shall I guide you to the people of a house who will take care of him for you, and who will be sincere respecting him?'
We forbade him from accepting all the nursing mothers. Then his sister said, "Shall I lead you to a family that can nurse him for you, and take good care of him?"
And We suffered him not to take the breasts of the nurses who were provided before his sister came up: And she said, shall I direct you unto some of his nation, who may nurse him for you, and will be careful of him?
And she said to his (Moses') sister, "Follow him up. " And she (his sister) watched him from afar (or as a stranger), and they perceive not.
And We had prohibited to him earlier wet-nurses. So she said, "Shall I indicate to you the family of a house who will sponsor him for you and advisably look after him?"
And We had before forbidden foster-mothers for him, so she said: Shall I show you a household who will rear him for you and take care of him?
We made (Moses) refuse a wet nurse. So his sister said: "Should I tell you of a household that could bring him up for you and take care of him?"
Now from the very beginning We caused him to refuse the breast of [Egyptian] nurses; and [when his sister came to know this, ] she said: "Shall I guide you to a family that might rear him for you, and look after him with good will?"
And We had caused him to refuse all wet-nurses at first, so his sister suggested, "Shall I direct you to a family who will bring him up for you and take good care of him?"
And We forbade him from accepting all the nursing mothers. Then his sister said: "Shall I lead you to a family that can nurse him for you, and take good care of him"
We forbade him from accepting all the nursing mothers. (His sister) then said, "I can show you a family that can raise him for you, and take good care of him."
And We had prevented from him [all] wet nurses before, so she said, "Shall I direct you to a household that will be responsible for him for you while they are to him [for his upbringing] sincere?"
And We had forbidden him wet-nurses before, so she said: “Shall I direct you to the people of a household who will take care of him for you, and will look after him?”
Now from the very beginning We caused him to refuse suckling from foster mothers. She (Miriam, the sister of baby Moses) said, "Shall I tell you of a family that can raise him for you and take good care of him?"
And We commanded that he refused to (breast) feed at first, until (the sister) said: "Shall I point to you the people of a house who will feed and raise him for you and be truly attached to him?"
And We had already barred him (Mūsā) from (accepting) any suckling women, so she (his sister) said (to Pharaoh’s people), "Shall I point out to you a family who will nurse him for you, and they will be his well-wishers?"
And We forbade him from accepting all the nursing mothers. Then his sister said: "Shall I lead you to a household that can nurse him for you, and take good care of him?"