Diyanet İşleri
Annesi, Musa'nın kız kardeşine, "Onu takip et" dedi. O da Musa'yı, onlar farkına varmadan uzaktan gözledi.
Kasas suresi
Kasas suresi, 11. ayet. وَقَالَتْ لِأُخْتِهِۦ قُصِّيهِ فَبَصُرَتْ بِهِۦ عَن جُنُبٍ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ
veḳâlet liuḫtihî ḳuṣṣîh. febeṣurat bihî `an cünübiv vehüm lâ yeş`urûn.
Annesi, Musa'nın kız kardeşine, "Onu takip et" dedi. O da Musa'yı, onlar farkına varmadan uzaktan gözledi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Firavun'un zulmü; Mûsâ'nın doğumu ve annesine dönüşü Kasas 1–13 3
Nihayet Firavun ailesi kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun, (veziri) Haman ve onların askerleri hata yapıyorlardı.
Firavun'un karısı şöyle dedi: "Bana da, sana da göz aydınlığı (bir çocuk)! Sakın onu öldürmeyin. Belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz." Oysaki onlar (olacak şeylerin) farkında değillerdi.
Musa'nın anasının kalbi bomboş kaldı. Eğer biz (çocuğu ile ilgili sözümüze) inancını koruması için kalbine güç vermeseydik, neredeyse bunu açıklayacaktı.
Annesi, Musa'nın kız kardeşine, "Onu takip et" dedi. O da Musa'yı, onlar farkına varmadan uzaktan gözledi.
Biz, daha önce onun, süt analarının sütünü emmemesini sağladık. Kız kardeşi, "Size onun bakımını, sizin adınıza üstlenecek ve ona içtenlik ve şefkatle davranacak bir aile göstereyim mi?" dedi.
Böylece biz, anasının gözü aydın olsun ve üzülmesin, Allah'ın va'dinin hak olduğunu bilsin diye onu anasına geri döndürdük. Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler.
Musa, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz, iyilik edenleri böyle mükafatlandırırız.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
11. Mûsâ’nın annesi, Mûsâ’nın “kızkardeşine: Onu takip et, dedi.” Git, kardeşinin izini takip et. Kimse seni farketmeksizin veya senin maksadının ne olduğunu anlatmaksızın onun durumunu araştır.
unun üzerine kızkardeşi de onun takip ederek gitti. “Onlar farkında olmadan onu uzaktan gözetledi.” Kızkardeşi öyle bir maksadı olmaksızın rastgele geçiyormuşçasına hareket ederek onu gözetledi. Bu ise son derece tedbirli olmanın ve dikkatli davranmanın bir sonucudur. Çünkü kardeşini görüp de onun için gelmiş olduğunu hissettirmiş olsa idi onu nehre bırakanın kendisi olduğunu zannedecekler, belki de onun aile halkına ceza olsun diye onu boğazlamayı kararlaştıracaklardı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Musa -aleyhisselam-'ın annesi, onu nehre bıraktıktan sonra kız kardeşine şöyle dedi: "Ona ne yapılacağını bilmek için onu takip et!'' Kız kardeşi de durumu açığa çıkmamak için Musa'yı uzaktan gözetledi. Firavun ve ahalisi o kişinin Musa'nın kız kardeşi olduğunu ve Musa hakkında araştırma yaptığını hiç hissedemediler.
Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: شعر (40 geçiş)
Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah'ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış…
Aynı kök: قصص (30 geçiş) · Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren…
Aynı kök: قصص (30 geçiş) · Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Babası, şöyle dedi: "Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma. Yoksa, sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır."
Aynı kök: قصص (30 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Nihayet kızlardan biri utana utana yürüyerek ona gelip, "Bizim için koyunlarımızı sulamanın ücretini vermek üzere babam seni çağırıyor" dedi. Musa,…
Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin…
Aynı kök: شعر (40 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Firavun'un karısı şöyle dedi: "Bana da, sana da göz aydınlığı (bir çocuk)! Sakın onu öldürmeyin. Belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat…
Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Musa, "Ey Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebilirim. Artık bizimle, o yoldan çıkmışların arasını ayır" dedi.
Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Onlar şöyle dediler: "Musa'yı ve kardeşini (bir süre) beklet (haklarında bir işlem yapma) ve şehirlere toplayıcılar yolla."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Annesi, Musa'nın) ablasına "Onun izini takip et!" demişti. dipnot 1 O da (Firavun'un adamları) farkına varmadan uzaktan onu (Musa'yı) gözetlemişti.
İşte o anne bu haldeyken, Musa'nın ablasına "Onu izle!" dedi. Bunun üzerine kız onu uzaktan izlemeye koyuldu. Hala onlar hiçbir şeyin farkında değildiler.
İşte bu haldeyken (Musa'nın) kız kardeşine: "Onu izle!" dedi. Ve (kız da), (Firavun ailesinden) kimseye fark ettirmeden o'nu uzaktan gözetledi.
(Musa'nın anası, Musa'nın) kız kardeşine dedi ki: "Onu izle". . . (O da) onlar farkında olmaksızın, Onu uzaktan gözledi.
Ve onun kız kardeşine: "Onu izle," dedi. Böylece o da, kendileri farkında değilken onu uzaktan gözetledi.
Annesi Musa'nın ablasına: Onun izini takip et, dedi. O da, onlar farkına varmadan uzaktan kardeşini gözetledi.
Ve Onun kız kardeşine; "Onu izle!" dedi. Böylece, onlara sezdirmeden, Onu uzaktan gözetledi.
Annesi, Musa'nın ablasına, "Onu izle!" dedi. O da, kimse farkına varmadan, Musa'yı uzaktan gözetledi.
Kızkardeşine, "Onu izle" dedi. O da kimseye görünmeden uzaktan izledi.
Kızkardeşine, 'Onu izle,' dedi. O da kimse farketmeden uzaktan izledi.
Musa'nın ablasına "Onun izini takip et." demişti annesi. O da onlar farkına varmadan uzaktan gözetledi.
Onun hemşiresine izini ta'kıyb et de demişti, o da uzaktan gözetti, onlar farkında değillerdi
Kız kardeşine: dipnot 1 "Onu izlemeye al." dedi. O da onlar farkında olmadan onu uzaktan izledi.
Kız kardeşine: dipnot 1 "Onu izlemeye al." dedi. O da onlar farkında olmadan onu uzaktan izledi.
Kız kardeşine: dipnot 1 "Onu izlemeye al." dedi. O da onlar farkında olmadan onu uzaktan izledi.
Ve onun kız kardeşine: "Onu izle" dedi. Böylece o da, kendileri farkında değilken onu uzaktan gözetledi.
(Musanın) kız kardeşine dedi ki: "Onun izini ta'kıyb et". O da, berikiler farkında olmayarak, onu uzakdan gözetledi.
Onun kızkardeşine dedi ki: Onu izle, o da kimse farkına varmadan onu uzaktan gözetledi.
(7-13) Musa'nın annesine onu emzir, ne zaman ki onlardan bir korku hissettin, onu Derya’ya bırak, korkma ve de üzülme, biz muhakkak onu sana geri döndüreceğiz ve onu gönderilenlerden / Resullerden yapacağız diye vahyettik. Firavun'un ailesi ileride kendilerine bir düşman bir hüzün kaynağı olacak olan onu / Musa’yı, bulup aldılar. Firavun haman ve bu ikisinin orduları muhakkak ki yanlış yapıyorlardı. Firavun'un karısı; senin ve benim için bir göz aydınlığı / göz nuru olabilir öldürmeyin onu , belki bize bir faydası olur yahut onu evlat ediniriz dedi. Onlar bilincinde değildiler / şuurunda değillerdi. Musa'nın annesi gönlü / fuadı boşalmış sabahladı, onun iman edenlerden olması için kalbini zapturapt altına eğer almasaydık neredeyse onu açığa vuracaktı. O anne Musa'nın kız kardeşine demişti ki onun izini takip et, O da onlar farkına varmadıkları bir yerden onu görebildi. Bundan önce ona / Musa’ya süt anneliğini haram etmiştik (annesi dışında kimse onu emziremiyordu) Kız, size onun bakımını yapacak / ona kefil olacak ona nasihat edecek ev halkını göstereyim mi? dedi. Böylece gözü aydın olsun ve üzülmesin ve de Allah'ın vaadi / verdiği sözü gerçektir, bilsin diye, onu annesine geri döndürdük. Velakin onların çoğu / ekserisi bilmiyorlar.
(Annesi) Mûsâ’nın kız kardeşine; “Onu takip et!” dedi. O da uzaktan gözetledi. Onlar ise farkında değillerdi.
(Musa'nın) kızkardeşine "Onun izini takip et," dedi. O da onlar farkına varmadan onu uzaktan gözetledi.
Ablasına: "Onu takip et" dedi. O da onlar fark etmeden onu bir kenardan gördü.
Anası, Musa'nın kız kardeşine "onu takip et" dedi. O da bir kenardan Musa'yı izledi ama onlar bunu da fark edemiyorlardı.
Musa’nın kız kardeşine “Onu takip et” dedi. O da uzaktan gözetledi. Onlar ise farkında değillerdi.
Musa'nın kız kardeşine "Onu takip et" dedi. O da kimse farkına varmadan onu uzaktan gözetledi.
Annesi, Musa'nın kızkardeşine, "onu izle" dedi. O da onu kenardan gözledi. Onlarsa işin farkında olmuyorlardı.
She -the mother- said to his sister: "Search for him and keep track" And his sister saw him at a distance and she controlled her emotions and kept a state of indifference so that Phraoh's people would not recognize the relationship.
and she said to his sister, ‘Follow him.’ So she watched him from a distance, without them knowing.
And she said to the sister of (Moses), "Follow him" so she (the sister) watched him in the character of a stranger. And they knew not.
She told the sister of Moses: "Follow him." So she kept watch over him unperceived (by the enemies). dipnot 1
She said to his sister, ‘Go after him. ’ And she kept an eye on him from afar and they were not aware.
And she said to his [Mûsâ’s (Moses)] sister: "Follow him." So she (his sister) watched him from a far place secretly, while they perceived not.
She said to his sister, ‘Follow him. ’ So she watched him from a distance, while they were not aware.
She said to his (- Moses') sister, `Follow him. ' So she (followed and) watched him from a distance while they (- Pharaoh's people) took no notice (that she was keeping a watch over him).
and she said to his sister, 'Follow him,' and she perceived him from afar, even while they were not aware.
She told her daughter to follow the baby from afar without being noticed [to see where he will end up. ]
And she said to his sister, 'Follow him up. ' And she looked after him from afar, and they did not perceive.
She said to his sister: "Follow his path." So she watched him from afar, while they did not notice.
And she said unto his sister, follow him. And she watched him at a distance; and they perceived it not.
And the heart of the mother of Moses became void (empty) on the morrow; she well nigh disclosed him, had We not strengthened her heart that she might be of the believers.
And she said to his sister, "Trail him, " and so she beheld him from afar, and they were not aware.
And she said unto his sister: Trace him. So she observed him from afar, and they perceived not.
She told his sister: "Follow him. " So she kept an eye on him from a distance, unbeknown to them.
And so she said to his sister, "Follow him" - and [the girl] watched him from afar, while they [who had taken him in] were not aware of it,
And she said to his sister, "Keep track of him!" So she watched him from a distance, while they were unaware.
And she said to his sister: "Follow his path. " So she watched him from afar, while they did not notice.
She said to his sister, "Trace his path." She watched him from afar, while they did not perceive.
And she said to his sister, "Follow him"; so she watched him from a distance while they perceived not.
And she said to his sister: “Follow thou him,” and she watched him from a distance, while they perceived not.
And so she said to his sister, "Follow him -and the girl (the 12 year old Miriam) watched him from afar, while they were not aware.
And she said to his (Musa's) sister, "Follow him (floating on the river)," so she (the sister) watched him from a distant place, as a stranger, and they (Egyptians) did not know.
She said to his sister, "Keep track of him." So she watched him from a distance, while they were not aware.
And she said to his sister: "Follow his path." So she watched him from afar, while they did not notice.