Kasas suresi

Kasas suresi, 17. ayet

Kasas suresi, 17. ayet. قَالَ رَبِّ بِمَآ أَنْعَمْتَ عَلَىَّ فَلَنْ أَكُونَ ظَهِيرًا لِّلْمُجْرِمِينَ

ḳâle rabbi bimâ en`amte `aleyye felen ekûne żahîral lilmücrimîn.

Diyanet İşleri

"Rabbim! Bana verdiğin nimetle asla suçlulara arka çıkmayacağım" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kasas 14–20 · surenin 17. ayeti / 88

Konu Mûsâ'nın adam öldürmesi ve kaçışı Kasas 14–21 3

  1. Kasas 14

    Musa, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz, iyilik edenleri böyle mükafatlandırırız.

  2. Kasas 15

    Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Musa, "Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır" dedi.

  3. Kasas 16

    Musa, "Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet" dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  4. 17

    "Rabbim! Bana verdiğin nimetle asla suçlulara arka çıkmayacağım" dedi.

  5. Kasas 18

    Korkarak, etrafı gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen yine feryat ederek ondan yardım istiyordu. Musa da ona, "Belli ki sen azgın bir kimsesin" dedi.

  6. Kasas 19

    Musa, ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince adam, "Ey Musa! Dün birini öldürdüğün gibi, beni de öldürmek mi istiyorsun. Sen ancak yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun, arabuluculardan olmak istemiyorsun" dedi.

  7. Kasas 20

    Şehrin öbür ucundan koşarak bir adam geldi. "Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için aralarında senin durumunu görüşüyorlar. Şehirden hemen çık. Şüphesiz ben sana öğüt verenlerdenim" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 15–17. ayetler için yazılmıştır.

15. “(Bir defasında Musa) şehre ahalisinin haberi olmadığı bir vakitte girdi.” Bu ya öğle uykusuna yatıldığı vakit yahut da insanların etrafta bulunmadığı, çevrelerinden habersiz kaldıkları başka herhangi bir vakitte olmuştu. “Orada birbiri ile dövüşen iki adam gördü.” Birbirleri ile kavga ediyor, biri diğerine vuruyordu. “Biri kendi kavminden” yani İsrailoğullarından “dieri ise düşmanlarından idi.” Kıptilerden idi.

“Kavminden olan düşmanından olana karşı kendisinden yardım istedi.” Zira o, meşhur olmuş ve onun artık İsrailoğullarından birisi olduğunu insanlar öğrenmişti. Onun kavminden olan kimsenin Mûsâ aleyhisselam’dan yardım istemesi, Mûsâ aleyhisselam’ın hükümdarlık ve saltanat hanedanı arasında kendisinden korkulacak birisi olduğunun ve ondan bir şeyler umulacak bir seviyeye gelmiş olduğunun da delilidir.

“Mûsâ ona” yani İsrailoğullarına mensup kimsenin yardım isteğini kabul ederek düşmanına “bir yumruk attı” bu yumruğu güçlü bir darbe olduğundan ve Mûsâ aleyhisselam’ın kuvvetinden dolayı “(istemeden) onu öldürdü” Bu işten dolayı pişman oldu ve: “Bu şeytanın işidir.” Onun süslü gösterdiği ve vesvesesinin yol açtığı şeylerdendir. “Şüphesiz ki o apaçık saptırıcı bir düşmandır.” Onun apaçık düşmanlığı ve insanları saptırmaya aşırı tutkunluğu dolayısı ile benim elimden bu iş çıktı, “dedi.”

16. Böylece Mûsâ, Rabbinden bağışlanma diledi. “Zira O, Ğafûrdur, Rahîmdir” Özellikle de Mûsâ aleyhisselam’ın yaptığı gibi kendisine tevazu ile yalvarıp yakaranlara, tevbe etmekte ve O’na yönelmekte ellerini çabuk dönenlere karşı böyledir.

17. Mûsâ aleyhisselam “dedi ki: Rabbim, bana verdiğin nimete” tevbe, mağfiret ve pek çok nimetlere “karşılık artık günahkârlara arka çıkmayacağım.” Onlara hiçbir şekilde yardımcı olmayacağım. Masiyet üzere hiçbir kimseye yardım etmeyeceğim.

u, onun Yüce Allah’ın kendisine olan lütfu sebebiyle Kıptiyi öldürmek sureti ile işlediği fiilde olduğu gibi hiçbir günahkâra yardımcı olmayacağına dair verdiği bir sözdü. Bu da kulun, üzerindeki nimetler dolayısı ile iyilik yapmasının ve kötülükleri terk etmesinin gerektiğini ifade etmektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sonra Musa -aleyhisselam- hakkında onun şöyle dua ettiğini haber verdi: "Rabbim! Beni nimetlendirdiğin kuvvet, hikmet ve ilimle, asla günahlarında mücrimlere yardım eden birisi olmayacağım."

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi kök: قول
  2. رَبِّ rabbi Rabbim kök: ربب
  3. بِمَآ bima hakkı için
  4. أَنْعَمْتَ en'amte lutfettiğin ni'metler kök: نعم
  5. عَلَىَّ aleyye bana
  6. فَلَنْ felen artık bir daha
  7. أَكُونَ ekune olmayacağım kök: كون
  8. ظَهِيرًۭا zehiran arka çıkan kök: ظهر
  9. لِّلْمُجْرِمِينَ lilmucrimine suçlulara kök: جرم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Biz de, her biri ayrı ayrı birer mucize olmak üzere başlarına tufan, çekirge, ürün güvesi (haşarat), kurbağalar ve kan gönderdik. (Hiçbirinden ders…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Şüphesiz, kim Rabbine günahkar olarak varırsa, kesinlikle ona cehennem vardır. Orada ne ölür, ne de (güzel bir hayat) yaşar.

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    "Şüphe yok ki sizin beni tapmaya çağırdığınız şeyin ne dünya ne de ahiret konusunda hiçbir çağrısı yoktur. Kuşkusuz dönüşümüz Allah'adır. Şüphesiz,…

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Firavun dedi ki: "Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim. (Faydası olacaksa) Rabbini yardıma çağırsın! Çünkü ben onun, dininizi değiştireceğinden, yahut…

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    "Ey kavmim! Bugün yeryüzüne hakim kimseler olarak iktidar ve saltanat sizindir. Ama başımıza geldiğinde bizi, Allah'ın azabından kim kurtarır?"…

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Ortak kavram: Nimet

    Bir de (asılsız iddialarda bulunarak) dediler ki: "Bunlar yasaklanmış hayvanlar ve ekinlerdir. Onları bizim dilediklerimizden başkası yiyemez.…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Nimet

    Hani Musa, kavmine demişti ki: "Ey kavmim! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani içinizden peygamberler çıkarmıştı. Sizi hükümdarlar…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Nimet

    Korkanların içinden Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: "Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Musa) "Rabbim! Bana verdiğin nimetlere karşılık suçlulara asla arka çıkmayacağım!" demişti. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hz. Musa'nın Kasas 28:15-17. ayetlerinde geçen sözlerinden anlaşılıyor ki o, tarafını tuttuğu tanışının aslında haksız olduğunu bilmekteydi. Buna rağmen onun tarafını tutmaktan derin pişmanlık duyduğu bu ayetlerdeki ifadelerinde görülmektedir. Buradan anlaşılıyor ki bir insan peygamberlikten önce de sonra da hata işleyebilir. Önemli olan, Al-i İmrân 3:135'te de belirtildiği gibi hatasından dolayı hemen tevbe etmesi ve hatayı bilerek işlemeye devam etmemesidir.

Mustafa İslamoğlu

(Yine o) "Rabbim!" dedi, "Bahşettiğin nimet hakkı için, suçlu ve haksız kimselere bundan böyle asla arka çıkmayacağım."

Muhammed Esed

"Ey Rabbim!" dedi (Musa,) "Bana bahşettiğin nimetler hakkı için bir daha asla suçlulara arka çıkmayacağım!"

Ahmed Hulusi

(Musa) dedi ki: "Rabbim, varlığımdaki nimetlerine yemin ederim ki, (aidiyet duygusuna kapılarak) suçlulara asla arka çıkmayacağım. "

Ali Bulaç

Dedi ki: "Rabbim, bana verdiğin nimetler adına, artık suçlu günahkarlara destekçi olmayacağım."

Ali Özek ve heyeti

Musa: Rabbim! Bana lütfettiğin nimetlere andolsun ki, artık suçlulara (ve suça itenlere) asla arka çıkmayacağım, dedi.

Ali Rıza Safa

"Efendim!" dedi; "Bana verdiğin nimetler hakkı için, artık suçlulara arka çıkmayacağım!"

Bayraktar Bayraklı

Musa, "Ey Rabbim! Bana verdiğin nimete yemin olsun ki, suçlulara arka çıkmayacağım" dedi.

Edip Yüksel

"Efendim" dedi, "Bana bağışladığın nimetlere karşılık olarak bundan böyle suçlulara yardım etmeyeceğim."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Rabbim,' dedi, 'bana bağışladığın nimetlere karşılık olarak bundan böyle suçlulara yardım etmeyeceğim.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey Rabbim, bana lütufta bulunduğun şeyler hakkı için, artık suçlulara asla destek vermeyeceğim dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya rabb! Dedi: bana olan bu in'amın hakkı için artık mücrimlere asla zahir olmam

Erhan Aktaş

"Rabb'im! Bana verdiğin nimet sayesinde, bundan böyle asla mücrimlere dipnot 1 arka çıkmayacağım." dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Suçlu. Hakikat ile bağını koparmış. Mücrim, "basit suçlu" anlamında değil, Kafir, nankör, Müşrik, sapkın" olmayı da kapsan "suçların hepsini içine alan, onların toplamını ifade eden" bir kavramdır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'im! Bana verdiğin nimet sayesinde, bundan böyle asla mücrimlere arka çıkmayacağım." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'im! Bana verdiğin nimet sayesinde, bundan böyle asla suçlulara arka çıkmayacağım." dedi.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Rabbim, bana verdiğin nimetler adına, artık suçlu günahkarlara destekçi olmayacağım."

Hasan Basri Çantay

Dedi: "Rabbim, bana in'aam etdiğin şeyler hakkıyçin artık suçlulara asla arka olmayacağım".

İbni Kesir

Dedi ki: Rabbım, bana verdiğin nimet hakkı için, artık suçlulara asla yardımcı olmayacağım.

Mehmet Alagaş

(14-29) Ne zaman ki fiziksel erişkinliğe ve düzgünlüğe ulaşınca ona hüküm ve ilim verdik. İşte güzel iş yapanları böyle mükafatlandırırız. Yakın çevresinin uykuda / gaflette olduğu bir vakitte şehre girdi , orada iki tane birbirini katletmek isteyen adam buldu, bir tanesi kendi taraftarıydı diğeri düşmanı tarafındandı , kendi tarafından olan, düşman taraftan olana karşı ondan yardım istedi , O da bir yumruk attı ve o da gerçekleşti / öldü , dedi ki bu şeytanın bir amelidir, muhakkak ki o, apaçık bir saptırıcı ve düşmandır. (Günahını şeytana nispet et, günahına nişan al günahını kendinden bilen günahına ateş edemez ) dedi ki rabbim , ben kendime zulmettim beni bağışla! O da bağışladı , Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir. Dedi ki Rabbim, bana verdiğin nimet dolayısıyla, suçlulara asla arka çıkmayacağım. Şehirde korku içinde ve etrafı gözetleyerek / kolaçan ederek sabahladı, dün, kendisinden yardım talep eden kişi, yeniden feryat ettiğinde, Musa ona dedi ki muhakkak sen apaçık bir azgınsın, Musa her ikisine de düşman o kişiyi yakalamak istediğinde o kişi; ey Musa dün öldürdüğün adam gibi beni de mi öldürmek istiyorsun? Yeryüzünde arızda zorba biri mi / Cabbar biri mi olmak istiyorsun? Düzeltici / Islah edici olmak istemiyor musun? dedi. Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve dedi ki ey Musa, ileri gelenler senin kesinlikle öldürülmeni emrediyorlar, sen çık git, muhakkak ki ben sana nasihat verenlerdenim. O da g özetleyerek / kolaçan ederek ve korkarak oradan çıktı ve gitti . Ra bbim zalim kavimden beni kurtar dedi.

Rowwad Tercüme Merkezi

“Rabbim! Bana verdiğin nimetle, artık asla günahkârlara destek olmayacağım.” dedi.

Süleyman Ateş

"Rabbim, dedi, bana lutfettiğin ni'metler hakkı için artık bir daha suçlulara arka olmayacağım."

Süleymaniye Vakfı

Dedi ki: "Rabbim! Bana verdiğin nimete karşılık artık suçlulara asla arka çıkmayacağım."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa dedi ki; "Rabbim! Bana ettiğin iyiliğe karşılık artık suçlulara arka çıkmayacağım."

Şaban Britch

Rabbim, bana verdiğin nimet için, artık asla günahkârlara destek olmayacağım, dedi.

Şaban Piriş

-Rabbim, bana verdiğin nimet için, artık asla günahkarlara destek olmayacağım dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Dedi: "Rabbim, bana lütfettiğin nimete yemin ederim ki, bir daha suçlulara asla arka çıkmayacağım."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And he added: "O Allah, my Creator, since You have been gracious to me I promise I will never be a help to those who are disposed to the practice of evil.

Abdul Haleem

He said, ‘My Lord, because of the blessings You have bestowed upon me, I shall never support those who do evil.’

Abdullah Yusuf Ali

He said: "O my Lord! For that Thou hast bestowed Thy Grace on me, never shall I be a help to those who sin!"

Abul A'la Maududi

Thereupon Moses vowed: "My Lord, because of the favour that You have done me I shall never support the guilty." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This pledge of the Prophet Moses (peace be upon him) is in very comprehensive words. What he meant by this was that he would neither become a helper of an individual, nor of those who perpetrated cruelty and tyranny in the world. Ibn Jarir and several other commentators have rightly understood this to mean that on that very day the Prophet Moses (peace be upon him) pledged to sever his relations with Pharaoh and his government, for it was a tyrannical government, which had set up a wicked system on God’s earth. He realized that it was not for any honest person to continue as a functionary of a tyrannical kingdom and become an instrument of increasing its power and grandeur.

Aisha Bewley

He said, ‘My Lord, because of Your blessing to me, I will never be a supporter of evildoers. ’

Al-Hilali & Khan

He said: "My Lord! For that with which You have favoured me, I will never more be a helper of the Mujrimûn (criminals, disbelievers, polytheists, sinners)!"

Ali Quli Qarai

He said, ‘My Lord! As You have blessed me, I will never be a supporter of the guilty. ’

Amatul Rahman Omar

He (also) added, `My Lord! since You have always been kind and gracious to me, I can never be a helper and a supporter of the guilty?'

Arthur John Arberry

He said, 'My Lord, forasmuch as Thou hast blessed me, I will never be a partisan of the sinners. '

Bijan Moeinian

Moses then in his prayer said: "In response to Your favor, I will never support the criminals. "

E. Henry Palmer

Said he, 'My Lord! for that Thou hast been gracious to me, I will surely not back up the sinners. '

Edip-Layth

He said, "My Lord, for what blessings you have bestowed upon me, I will never be a supporter of the criminals."

George Sale

He said, O Lord, by the favours with which thou hast favoured me, I will not be an assistant to the wicked for the future.

Hamid S. Aziz

He said, "My Lord! Verily, I have wronged my soul, but forgive me. " So He forgave him; verily He is the Forgiving, the Merciful.

Mahmoud Ghali

He said, "Lord! For as much as You have favored me, then I will never be a backer of the criminals. "

Marmaduke Pickthall

He said: My Lord! Forasmuch as Thou hast favoured me, I will nevermore be a supporter of the guilty.

Mohamed Ahmed - Samira

(Moses) said: "O Lord, as You have been gracious to me I will never aid the guilty. "

Muhammad Asad

Said he: "O my Sustainer! [I vow] by all the blessings which Thou hast bestowed on me: Nevermore shall I aid such as are lost in sin!"

Mustafa Khattab

Moses pledged, "My Lord! For all Your favours upon me, I will never side with the wicked."

Progressive Muslims

He said: "My Lord, for what blessings you have bestowed upon me, I will never be a supporter for the criminals. "

Rashad Khalifa

He said, "My Lord, in return for Your blessings upon me, I will never be a supporter of the guilty ones."

Sahih International

He said, "My Lord, for the favor You bestowed upon me, I will never be an assistant to the criminals. "

Sam Gerrans

He said: “My Lord: for that which Thou hast favoured me, nevermore will I be helper to the lawbreakers.”

Shabbir Ahmed

He said, "My Lord! For You have bestowed Your Grace on me, nevermore shall I be a supporter of the guilty. "

Syed Vickar Ahamed

He said: "O my Lord! For what You have granted Your Grace on me, I will never be a help to those who are criminals!"

Taqi Usmani

He (Mūsā) said, "O my Lord! As You have favored me, I will never be a supporter of the sinners."

The Monotheist Group

He said: "My Lord, for what blessings you have bestowed upon me, I will never be a supporter for the criminals."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 17. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 17. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 17. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩