Kasas suresi

Kasas suresi, 15. ayet

Kasas suresi, 15. ayet. وَدَخَلَ ٱلْمَدِينَةَ عَلَىٰ حِينِ غَفْلَةٍ مِّنْ أَهْلِهَا فَوَجَدَ فِيهَا رَجُلَيْنِ يَقْتَتِلَانِ هَٰذَا مِن شِيعَتِهِۦ وَهَٰذَا مِنْ عَدُوِّهِۦ فَٱسْتَغَٰثَهُ ٱلَّذِى مِن شِيعَتِهِۦ عَلَى ٱلَّذِى مِنْ عَدُوِّهِۦ فَوَكَزَهُۥ مُوسَىٰ فَقَضَىٰ عَلَيْهِ قَالَ هَٰذَا مِنْ عَمَلِ ٱلشَّيْطَٰنِ إِنَّهُۥ عَدُوٌّ مُّضِلٌّ مُّبِينٌ

vedeḫale-lmedînete `alâ ḥîni gafletim min ehlihâ fevecede fîhâ racüleyni yaḳtetilân. hâẕâ min şî`atihî vehâẕâ min `adüvvih. festegâŝehü-lleẕî min şî`atihî `ale-lleẕî min `adüvvihî fevekezehû mûsâ feḳaḍâ `aleyh. ḳâle hâẕâ min `ameli-şşeyṭân. innehû `adüvvüm müḍillüm mübîn.

Diyanet İşleri

Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Musa, "Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kasas 12–18 · surenin 15. ayeti / 88

Konu Mûsâ'nın adam öldürmesi ve kaçışı Kasas 14–21 3

  1. Kasas 12

    Biz, daha önce onun, süt analarının sütünü emmemesini sağladık. Kız kardeşi, "Size onun bakımını, sizin adınıza üstlenecek ve ona içtenlik ve şefkatle davranacak bir aile göstereyim mi?" dedi.

  2. Kasas 13

    Böylece biz, anasının gözü aydın olsun ve üzülmesin, Allah'ın va'dinin hak olduğunu bilsin diye onu anasına geri döndürdük. Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler.

  3. Kasas 14

    Musa, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz, iyilik edenleri böyle mükafatlandırırız.

  4. 15

    Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Musa, "Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır" dedi.

  5. Kasas 16

    Musa, "Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet" dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  6. Kasas 17

    "Rabbim! Bana verdiğin nimetle asla suçlulara arka çıkmayacağım" dedi.

  7. Kasas 18

    Korkarak, etrafı gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen yine feryat ederek ondan yardım istiyordu. Musa da ona, "Belli ki sen azgın bir kimsesin" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 15–17. ayetler için yazılmıştır.

15. “(Bir defasında Musa) şehre ahalisinin haberi olmadığı bir vakitte girdi.” Bu ya öğle uykusuna yatıldığı vakit yahut da insanların etrafta bulunmadığı, çevrelerinden habersiz kaldıkları başka herhangi bir vakitte olmuştu. “Orada birbiri ile dövüşen iki adam gördü.” Birbirleri ile kavga ediyor, biri diğerine vuruyordu. “Biri kendi kavminden” yani İsrailoğullarından “dieri ise düşmanlarından idi.” Kıptilerden idi.

“Kavminden olan düşmanından olana karşı kendisinden yardım istedi.” Zira o, meşhur olmuş ve onun artık İsrailoğullarından birisi olduğunu insanlar öğrenmişti. Onun kavminden olan kimsenin Mûsâ aleyhisselam’dan yardım istemesi, Mûsâ aleyhisselam’ın hükümdarlık ve saltanat hanedanı arasında kendisinden korkulacak birisi olduğunun ve ondan bir şeyler umulacak bir seviyeye gelmiş olduğunun da delilidir.

“Mûsâ ona” yani İsrailoğullarına mensup kimsenin yardım isteğini kabul ederek düşmanına “bir yumruk attı” bu yumruğu güçlü bir darbe olduğundan ve Mûsâ aleyhisselam’ın kuvvetinden dolayı “(istemeden) onu öldürdü” Bu işten dolayı pişman oldu ve: “Bu şeytanın işidir.” Onun süslü gösterdiği ve vesvesesinin yol açtığı şeylerdendir. “Şüphesiz ki o apaçık saptırıcı bir düşmandır.” Onun apaçık düşmanlığı ve insanları saptırmaya aşırı tutkunluğu dolayısı ile benim elimden bu iş çıktı, “dedi.”

16. Böylece Mûsâ, Rabbinden bağışlanma diledi. “Zira O, Ğafûrdur, Rahîmdir” Özellikle de Mûsâ aleyhisselam’ın yaptığı gibi kendisine tevazu ile yalvarıp yakaranlara, tevbe etmekte ve O’na yönelmekte ellerini çabuk dönenlere karşı böyledir.

17. Mûsâ aleyhisselam “dedi ki: Rabbim, bana verdiğin nimete” tevbe, mağfiret ve pek çok nimetlere “karşılık artık günahkârlara arka çıkmayacağım.” Onlara hiçbir şekilde yardımcı olmayacağım. Masiyet üzere hiçbir kimseye yardım etmeyeceğim.

u, onun Yüce Allah’ın kendisine olan lütfu sebebiyle Kıptiyi öldürmek sureti ile işlediği fiilde olduğu gibi hiçbir günahkâra yardımcı olmayacağına dair verdiği bir sözdü. Bu da kulun, üzerindeki nimetler dolayısı ile iyilik yapmasının ve kötülükleri terk etmesinin gerektiğini ifade etmektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Musa -aleyhisselam- insanların evlerinde dinlendikleri vakitte şehre girdi. Orada birbirine düşman olan ve birbiriyle kavga eden iki adam gördü. Biri İsrailoğulları'ndan Musa -aleyhisselam-'ın kavminden, diğeri ise Musa’nın düşmanı Firavun'un kavmi olan Kıptiler'dendi. Kavminden olan kişi, düşmanı olan Kıpti'ye karşı kendisine yardım etmesini istedi. Musa -aleyhisselam- da yumruğuyla Kıpti’ye vurdu. Vurduğu o yumruğun gücü sebebiyle onu öldürüverdi. Sonrasında ise Musa -aleyhisselam- şöyle dedi: "Bu, şeytanın güzel göstermesi ve aldatmasıdır. Şüphesiz şeytan, kendisine tabi olan kimseler için saptıran, düşmanlığı apaçık olandır. Benden hasıl olan bu suç onun düşmanlığı ve beni saptırmak isteyen bir saptırıcı olması sebebiyle meydana gelmiştir."

Kelimeler

38 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَدَخَلَ ve dehale ve girdi kök: دخل
  2. ٱلْمَدِينَةَ l-medinete şehre kök: مدن
  3. عَلَىٰ ala
  4. حِينِ hini bir sırada kök: حين
  5. غَفْلَةٍۢ gafletin (kendisinden) habersiz olduğu kök: غفل
  6. مِّنْ min
  7. أَهْلِهَا ehliha halkının kök: اهل
  8. فَوَجَدَ fe vecede ve buldu kök: وجد
  9. فِيهَا fiha orada
  10. رَجُلَيْنِ raculeyni iki adamı kök: رجل
  11. يَقْتَتِلَانِ yektetilani öldüresiye dövüşürlerken kök: قتل
  12. هَـٰذَا haza biri
  13. مِن min -ndan
  14. شِيعَتِهِۦ şiatihi kendi taraftarları- kök: شيع
  15. وَهَـٰذَا ve haza ve öbürü de
  16. مِنْ min -ndan
  17. عَدُوِّهِۦ ۖ aduvvihi düşmanları- kök: عدو
  18. فَٱسْتَغَـٰثَهُ festegasehu (Musa'dan) yardım istedi kök: غوث
  19. ٱلَّذِى llezi olan kimse
  20. مِن min -ndan
  21. شِيعَتِهِۦ şiatihi kendi taraftarları- kök: شيع
  22. عَلَى ala karşı
  23. ٱلَّذِى llezi olana
  24. مِنْ min -ndan
  25. عَدُوِّهِۦ aduvvihi düşmanları- kök: عدو
  26. فَوَكَزَهُۥ fevekezehu bir yumruk indirdi kök: وكز
  27. مُوسَىٰ musa Musa
  28. فَقَضَىٰ fe kada işini bitirdi kök: قضي
  29. عَلَيْهِ ۖ aleyhi onun
  30. قَالَ kale (sonra) dedi ki kök: قول
  31. هَـٰذَا haza bu
  32. مِنْ min -ndendir
  33. عَمَلِ ameli işi- kök: عمل
  34. ٱلشَّيْطَـٰنِ ۖ ş-şeytani şeytanın kök: شطن
  35. إِنَّهُۥ innehu o gerçekten
  36. عَدُوٌّۭ aduvvun bir düşmandır kök: عدو
  37. مُّضِلٌّۭ mudillun şaşırtıcı kök: ضلل
  38. مُّبِينٌۭ mubinun apaçık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حين (35 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…

  • Aynı kök: شيع (12 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Şüphe yok ki, Firavun yeryüzünde (ülkesinde) büyüklük taslamış ve ora halkını sınıflara ayırmıştı. Onlardan bir kesimi eziyor, oğullarını boğazlıyor,…

  • Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    Ey iman edenler! Hepiniz topluca barış ve güvenliğe (İslam'a) girin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.

  • Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Şehrin öbür ucundan koşarak bir adam geldi. "Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için aralarında senin durumunu görüşüyorlar. Şehirden hemen çık.…

  • Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü. Bunların yanında da koyunlarını suya salmamak için uğraşan…

  • Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Firavun, "Ben size izin vermeden ona iman ettiniz ha!" dedi. "Şüphesiz bu halkını oradan çıkarmak için şehirde kurduğunuz bir tuzaktır. Göreceksiniz!"

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    Musa, şöyle dedi: "Bu, seninle benim aramda bir iş. İki süreden hangisini tamamlarsam bana bir husumet yok. Allah, söylediklerimize vekildir."

  • Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    Korkanların içinden Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: "Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Musa), halkının habersiz olduğu bir sırada şehre girmiş ve orada biri kendi tarafından diğeri düşmanı tarafından olan iki adamı dövüşür bulmuştu. Kendi tarafından olanın, düşmanına karşı ondan yardım istemesi üzerine, (Musa, o) kişiyi itekleyip dipnot 1 işini bitirmişti (ölümüne sebep olmuştu). (Sonunda) "Bu, şeytan işidir. Şüphesiz ki o, apaçık saptırıcı bir düşmandır." demişti.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki [vekeze] fiili "yumruk vurmak" değil, "üç parmağıyla iteklemek" demektir. Bu fiil Hz. Musa'nın bu olayda öldürme kastı taşımadığını, kavgayı ayırmaya çalıştığını göstermektedir.

Mustafa İslamoğlu

Ve (Musa) halkından bir kısmının gaflete daldığı bir zamanda kente girdi ve orada iki adamı birbirleriyle kavga ederken buldu. Bunlardan biri kendi halkına, diğeri düşman tarafına mensuptu. Derken kendi halkından olan, düşmanca mensup olana karşı ondan yardım istedi. Yerinden fırlayan Musa ona bir yumruk vurdu ve hesabını gördü. (Fakat kendine geldiğinde) "Bu Şeytan'ın işi!" dedi, "Çünkü o, kişiyi yoldan çıkaran apaçık bir düşmandır."

Muhammed Esed

Ve (Musa), halkının (şehirde olup bitenden) habersiz (evlerinde oturdukları bir gün) şehre indi; ve biri kendi halkından, ötekisi düşmanlarından olan iki adamın birbiriyle kavga ettiğini gördü. Kendi halkından olan kişi düşman tarafından olan kişiye karşı o'nu yardıma çağırdı; bunun üzerine Musa onu yumrukla devirip işini bitirdi. (Ama hemen sonra kendi kendine:) "Bu düpedüz Şeytan'ın işi!" dedi, "Doğrusu o (insanı) yoldan çıkaran apaçık bir düşmandır!"

Ahmed Hulusi

(Musa) herkesin kendi dünyasına çekilmiş olduğu bir saatte şehre girdi. . . Orada birbirini öldürmeye çalışan iki kişi gördü. . . Biri Onun halkından, öbürü de Onun düşmanındandı. . . Onun halkından olan, düşmanına karşı Musa'dan yardım istedi. . . Musa da ona bir yumruk vurup öldürdü. . . (Sonra) dedi ki: "Bu, şeytanın (bedenselliğin - bedensel bağların) işindendir. Muhakkak ki o (şeytan - kendini beden kabullenmek), apaçık saptırıcı bir düşmandır. "

Ali Bulaç

(Musa) Halkının haberi olmadığı bir zamanda şehre girdi, orda kavga etmekte olan iki adam buldu; bu kendi taraftarlarından, şu da düşmanlarından. Derken taraftarlarından olan, düşmanlarından olana karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine ona bir yumruk attı ve işini bitiriverdi. (Sonra da:) "Bu şeytanın işindendir; o, gerçekten açıkca saptırıcı bir düşmandır" dedi.

Ali Özek ve heyeti

Musa, ahalisinin habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada, biri kendi tarafından, diğeri düşman tarafından olan iki adamı birbiriyle döğüşür buldu. Kendi tarafından olanı, düşmana karşı ondan yardım diledi. Musa da ötekine, bir yumruk vurup ölümüne sebep oldu. (Bunun üzerine:) Bu şeytan işidir. O, gerçekten saptırıcı, apaçık bir düşman, dedi.

Ali Rıza Safa

Kent halkının ayırdında olmadığı bir sırada kente indi. Birisi kendi tarafından, diğeri düşman taraftan, iki adamın kavga ettiklerini gördü. Kendi tarafından olan, düşman taraftan olana karşı, Ondan yardım istedi. Bunun üzerine, ona bir yumruk atıp işini bitirdi. "Şeytanın işi bu!" dedi; "Kuşkusuz, işte o, yoldan çıkaran apaçık bir düşmandır!" dipnot 318

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 318
    Musa peygamberin adam öldürmesi, Tevrat ve İncil ayetlerinde, şöyle yazılıdır: Tevrat, Mısır'dan Çıkış 2:11,12; "Musa, bir gün soydaşlarının yanına gitti. Yaptıkları ağır işleri seyrederken, bir Mısırlının, bir İbraniyi dövdüğünü gördü. Çevresine göz gezdirdi; kimse olmadığını anlayınca, Mısırlıyı öldürüp, kuma gizledi." İncil, Elçilerin İşleri 7:24; "Onlardan birine haksızlık edildiğini gören Musa, onu savundu; Mısırlıyı öldürerek, ezilenin öcünü aldı."

Bayraktar Bayraklı

Musa, halkının habersiz olduğu bir zamanda şehre girdi. Orada, biri kendi tarafından, diğeri düşman tarafından olan iki adamı birbiriyle dövüşür buldu. Kendi tarafından olanı, düşmana karşı ondan yardım diledi. Musa da ötekine bir yumruk vurup ölümüne sebep oldu. Bunun üzerine, "Bu, şeytan işidir. O, gerçekten saptırıcıdır; apaçık bir düşmandır" dedi.

Edip Yüksel

Halkının haberi olmadığı bir sırada kente girmişti. Orada iki adamın kavga ettiklerini gördü; biri onun tarafından (İbrani), diğeri de düşman tarafından (Mısırlı) idi. Tarafından olan adam düşmanına karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine Musa da ötekine bir yumruk indirip işini bitirdi. "Bu sapkının bir işidir; o bir düşmandır, apaçık bir saptırıcıdır" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Halkının haberi olmadığı bir sırada kente girmişti. Orada iki adamın kavga ettiklerini gördü; biri onun tarafından (İbrani), diğeri de düşman tarafından (Mısırlı) idi. Tarafından olan adam düşmanına karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine Musa da ötekine bir yumruk indirip işini bitirdi. 'Bu şeytanın bir işidir; o bir düşmandır, apaçık bir saptırıcıdır,' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de, halkının habersiz bulunduğu bir sırada şehre girdi, orada dövüşmekte olan iki adam buldu. Biri kendi taraftarlarından, biri düşmanlarındandı. Kendi taraftarlarından olan düşmanlarından olana karşı kendisinden yardım istedi. Musa da ona bir yumruk indirdi ve işini bitiriverdi. Bunun üzerine: "Bu, şeytanın işindendir. O, gerçekten şaşırtıcı belli bir düşmandır." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de şehre girdi ehalisinin bir gaflet demi idi, derken orada iki adam buldu döğüşüyorlardı biri şiy'asından biri de düşmanından, binaenaleyh şiy'asından olan ondan düşmanından olana karşı istimdad etti Musa da ona bir yumruk indirdi işini bitiriverdi, bu dedi: Şeytanın işinden, o cidden şaşırtıcı belli bir düşman

Erhan Aktaş

Musa, şehir halkının habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri de düşman olan taraftan kavga eden iki kişi buldu. Kendi tarafından olan, diğerine karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine Musa onu yumrukladı ve ölümüne neden oldu. Musa: "Bu şeytanın işindendir. Kuşkusuz o, saptırıcı apaçık bir düşmandır." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Musa, şehir halkının habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri de düşman olan taraftan kavga eden iki kişi buldu. Kendi tarafından olan, diğerine karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine Musa onu yumrukladı ve ölümüne neden oldu. Musa: "Bu şeytanın işindendir. Kuşkusuz o, saptırıcı apaçık bir düşmandır." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Musa, şehir halkının habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri de düşman olan taraftan kavga eden iki kişi buldu. Kendi tarafından olan, diğerine karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine Musa onu yumrukladı ve ölümüne neden oldu. Musa: "Bu şeytanın işindendir. Kuşkusuz o, saptırıcı apaçık bir düşmandır." dedi.

Gültekin Onan

(Musa) Ehlinin (halkının) haberi olmadığı bir zamanda şehre girdi, orda kavga etmekte olan iki erkek buldu; bu kendi taraftarlarından, şu da düşmanlarından. Derken taraftarlarından olan, düşmanlarından olana karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine ona bir yumruk attı ve işini bitiriverdi. (Sonra da) "Bu şeytanın işindendir; o, gerçekten açıkca saptırıcı bir düşmandır" dedi.

Hasan Basri Çantay

(Musa), ehalisinin gaflet üzere bulunduğu bir zamanda şehre girdi de (orada) birbiriyle kavga etmekde olan iki adam gördü. Şu kendi tarafdarlarından, bu da düşman (lar) ındandı. Derken tarafdarlarından olan (adam), düşmanının aleyhinde imdad istedi. Bunun üzerine (Musa) onu bir yumruk vurub öldürdü. "Bu, dedi, şeytanın iş (ler) indendir. O, hakıykat şaşırtıcı, apaçık bir düşman".

İbni Kesir

O, halkının haberi olmadığı bir sırada şehre girdi ve birbiriyle dövüşen iki adam gördü. Şu, kendi adamlarından, bu da düşmanlarındandı. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine Musa düşmanına bir yumruk indirdi ve ölümüne sebep oldu. Bu, şeytanın işidir. Zira o, apaçık saptıran bir düşmandır, dedi.

Mehmet Alagaş

(14-29) Ne zaman ki fiziksel erişkinliğe ve düzgünlüğe ulaşınca ona hüküm ve ilim verdik. İşte güzel iş yapanları böyle mükafatlandırırız. Yakın çevresinin uykuda / gaflette olduğu bir vakitte şehre girdi , orada iki tane birbirini katletmek isteyen adam buldu, bir tanesi kendi taraftarıydı diğeri düşmanı tarafındandı , kendi tarafından olan, düşman taraftan olana karşı ondan yardım istedi , O da bir yumruk attı ve o da gerçekleşti / öldü , dedi ki bu şeytanın bir amelidir, muhakkak ki o, apaçık bir saptırıcı ve düşmandır. (Günahını şeytana nispet et, günahına nişan al günahını kendinden bilen günahına ateş edemez ) dedi ki rabbim , ben kendime zulmettim beni bağışla! O da bağışladı , Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir. Dedi ki Rabbim, bana verdiğin nimet dolayısıyla, suçlulara asla arka çıkmayacağım. Şehirde korku içinde ve etrafı gözetleyerek / kolaçan ederek sabahladı, dün, kendisinden yardım talep eden kişi, yeniden feryat ettiğinde, Musa ona dedi ki muhakkak sen apaçık bir azgınsın, Musa her ikisine de düşman o kişiyi yakalamak istediğinde o kişi; ey Musa dün öldürdüğün adam gibi beni de mi öldürmek istiyorsun? Yeryüzünde arızda zorba biri mi / Cabbar biri mi olmak istiyorsun? Düzeltici / Islah edici olmak istemiyor musun? dedi. Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve dedi ki ey Musa, ileri gelenler senin kesinlikle öldürülmeni emrediyorlar, sen çık git, muhakkak ki ben sana nasihat verenlerdenim. O da g özetleyerek / kolaçan ederek ve korkarak oradan çıktı ve gitti . Ra bbim zalim kavimden beni kurtar dedi.

Rowwad Tercüme Merkezi

O halkın haberi olmadığı bir sırada şehre girdi ve kavga eden iki adam gördü. Birisi kendi tarafından, diğeri düşmanlarından idi. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı yardım istedi. Mûsâ da ona bir yumruk vurdu, adamı öldürdü. Bu, Şeytan'ın işindendir. O, apaçık yoldan saptıran bir düşmandır, dedi.

Süleyman Ateş

Halkının (kendisinden) habersiz olduğu bir sırada şehre girdi, orada biri kendi taraftarlarından, öbürü de düşmanlarından olan iki adamın dövüştüklerini gördü. Kendi taraftarlarından olan, düşmanlarından olana karşı Musa'dan yardım istedi. Musa da ötekine bir yumruk indirip onun işini bitirdi. (Sonra): "Bu dedi, şeytanın işindendir. O, gerçekten apaçık, şaşırtıcı bir düşmandır."

Süleymaniye Vakfı

Musa halkın fark edemeyeceği bir sırada şehre girdi. İki kişinin öldüresiye kavga ettiklerini gördü; biri kendi tarafından /İsrailoğullarından, diğeri düşman olan taraftandı. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı Musa'dan yardım istedi. Musa ona bir yumruk attı ve adamın işini bitirdi dipnot 1 . Dedi ki: "Bu, şeytanın işidir; o insanı yoldan çıkaran açık bir düşmandır".

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa, halkın onu fark edemeyeceği bir sırada şehre indi. İki kişinin öldüresiye kavga ettiklerini gördü. Onlardan biri kendi halkından diğeri düşman tarafındandı. Kendi halkından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa ona okkalı bir şamar indirerek işini bitirdi. "bunu Şeytan yaptırdı; o insanı yoldan çıkaran açık bir düşmandır" dedi.

Şaban Britch

O halkın haberi olmadığı bir sırada şehre girdi ve kavga eden iki adam gördü. Birisi kendi tarafından, diğeri düşmanlarından idi. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı yardım istedi. Musa da ona bir yumruk vurdu, adamı öldürdü. Bu, Şeytan'ın işindendir. O, apaçık yoldan saptıran bir düşmandır, dedi.

Şaban Piriş

O halkın haberi olmadığı bir sırada şehre girdi ve kavga eden iki adam gördü. Birisi kendi tarafından, diğeri düşmanlarından idi. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı yardım istedi. Musa da ona bir yumruk vurdu, adam öldü. -Bu, şeytanın işindendir, O, apaçık yoldan saptıran bir düşmandır, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Halkının habersiz olduğu bir sırada kente girdi. Orada iki adam buldu, dövüşüyorlardı. Bu, Musa'nın halkından, şu da düşmanlarındandı. Kendi halkından olan, düşmanından olana karşı Musa'dan yardım istedi. Musa ona bir yumruk indirdirip işini bitirdi. Dedi: "Bu yaptığım, şeytanın amellerindendir. İnsanı saptıran açık bir düşmandır o."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He entered the city unnoted by its people (who might have retired for the siesta or the night) only to find two men fighting, one of the same law and the other of his foes-an Egyptian: His co-religionist sought his help against their enemy and there Mussa cuffed him with the fists and the man dropped dead. There and then said Mussa: "This is indeed a Satanic incitement, for this is the work of AL-Shaytan (Satan) who is an avowed enemy instigating deviation from the path of righteousness."

Abdul Haleem

He entered the city, unnoticed by its people, and found two men fighting: one from his own people, the other an enemy. The one from his own people cried out to him for help against the enemy. Moses struck him with his fist and killed him. He said, ‘This must be Satan’s work: clearly he is a misleading enemy.’

Abdullah Yusuf Ali

And he entered the city at a time when its people were not watching: and he found there two men fighting,- one of his own religion, and the other, of his foes. Now the man of his own religion appealed to him against his foe, and Moses struck him with his fist and made an end of him. He said: "This is a work of Evil (Satan): for he is an enemy that manifestly misleads!"

Abul A'la Maududi

Once he entered the city at a time when its people were heedless, dipnot 1 and he encountered two men fighting, one of whom belonged to his own people and the other to his foes. Now the man belonging to Moses' own people cried out to him for help against the man from the foes, and Moses struck him with his fist dipnot 2 and finished him. Moses said: "This is an act of Satan. Surely he is an enemy who openly misleads." dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    It might be the early morning, or midday in summer, or night in winter, when the roads were deserted and there was all quiet in the city. The words "entered the city" indicate that the royal palaces were situated outside the capital, away from the common population. The words used are “entered the city” and not “came out in the city”, because the Prophet Moses (peace be upon him) lived in the royal palace.
  2. metne dön, dipnot 2
    The word wakaza in the original means both giving a slap and giving a blow. We have adopted "Moses gave a blow" for the reason that a blow can cause death but not a slap.
  3. metne dön, dipnot 3
    One can imagine the state of utter remorse and confusion in which the Prophet Moses (peace be upon him) uttered these words when he saw the Egyptian fall down after receiving the blow and breathe his last. He had no intention to murder, nor is a blow struck to kill, nor can one expect that a healthy person would die on receiving a blow. That is why the Prophet Moses (peace be upon him) exclaimed: "This is the work of Satan! He has made me do this in order to work some great mischief, so that I am accused of killing an Egyptian while defending an Israelite, and a violent storm of anger and indignation is aroused in the whole of Egypt not only against me but the whole Israelite community." In this connection, the Bible gives a different version from the Quran. It declares the Prophet Moses (peace be upon him) to be guilty of willful murder. It says that when Moses saw an Egyptian and an Israelite fighting, “He (Moses) looked this way and that way, and when he saw that there was no man, He slew the Egyptian, and hid him in the sand.” (
    Exodus 2: 12 — Eski Ahit, Mısır'dan Çıkış; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Mısır'dan Çıkış 2:12

    Çevresine göz gezdirdi; kimse olmadığını anlayınca, Mısırlıyı öldürüp kuma gizledi.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ). The same is the version of the Talmud also. Now anybody can see how the Israelites brand the characters of their elders with infamy and how the Quran exonerates them. The verdict of common sense also is that a wise and discreet person, who was to become a great Prophet in the future, and who had to give man a great code of law and justice, could not be such a blind nationalist that seeing a member of his own community fighting with a man of the other community, he would be so infuriated that he would kill the other person willfully. Evidently, it could not be lawful to kill the Egyptian only for the sake of rescuing an Israelite from his tyranny.

Aisha Bewley

He entered the city at a time when its inhabitants were unaware and found two men fighting there – one from his party and the other from his enemy. The one from his party asked for his support against the other from his enemy. So Musa hit him, dealing him a fatal blow. He said, ‘This is part of Shaytan’s handiwork. He truly is an outright and misleading enemy.’

Al-Hilali & Khan

And he entered the city at a time of unawareness of its people: and he found there two men fighting, - one of his party (his religion - from the Children of Israel), and the other of his foes. The man of his (own) party asked him for help against his foe, so Mûsâ (Moses) struck him with his fist and killed him. He said: "This is of Shaitan’s (Satan) doing: verily, he is a plain misleading enemy."

Ali Quli Qarai

[One day] he entered the city at a time when its people dwelt in distraction. He found there two men fighting, this one from among his followers, and that one from his enemies. The one who was from his followers sought his help against him who was from his enemies. So Moses hit him with his fist, whereupon he expired. He said, ‘This is of Satan’s doing. Indeed he is an enemy, manifestly misguiding.’

Amatul Rahman Omar

And (one day Moses) entered the city at a time when its inhabitants were idling (in a state of heedlessness), and found therein two men fighting with one another; one of his own party (- an Israelite), while the other (belonged to that) of his enemies. The one who belonged to his own people sought his (- Moses') help against the other who belonged to those of his enemies. Thereat Moses struck him (the latter) with his fist and this brought about his death. He (- Moses) said, `This (death of his) has occurred owing to (his) satanic action; he (- satan) is of course an enemy (of yours) misleading (and) cutting your ties (with God).'

Arthur John Arberry

And he entered the city, at a time when its people were unheeding, and found there two men fighting; the one was of his own party, and the other was of his enemies. Then the one that was of his party cried to him to aid him against the other that was of his enemies; so Moses struck him, and despatched him, and said, 'This is of Satan's doing; he is surely an enemy misleading, manifest.'

Bijan Moeinian

One day, when it was all quiet in the city, and Moses was walking leisurely, he saw that two men are fighting: one of his own people and the other of his enemies. The man of his own people asked for help. As Moses through a punch, the other man was knocked down to death. Moses said: "This is indeed an act of Satan; he is man’s declared enemy and a misleader."

E. Henry Palmer

And he entered into the city at the time the people thereof were heedless, and he found therein two men fighting; the one of his sect and the other of his foes. And he who was of his sect asked his aid against him who was of his foes; and Moses smote him with his fist and finished him. Said he, 'This is of the work of Satan, verily, he is a misleading obvious foe.'

Edip-Layth

He entered the city unexpectedly, without being noticed by the people. He found in it two men who were fighting, one was from his own race, and the other was from his enemy's. So the one who was from his own race called on him for help against his enemy, whereby Moses punched him, killing him. He said, "This is from the work of the devil; he is an enemy that clearly misleads."

George Sale

And he went into the city, at a time when the inhabitants thereof observed not what passed in the streets: And he found therein two men fighting; the one being of his own party, and the other of his enemies. And he who was of his party, begged his assistance against him who was of the contrary party; and Moses struck him with his fist, and slew him: But being sorry for what had happened, he said, this is of the work of the devil; for he is a seducing and an open enemy.

Hamid S. Aziz

And when he reached maturity and was firmly established, We gave him Wisdom and Knowledge; for thus do We reward those who do good.

Mahmoud Ghali

And he entered the city at a time while its population were (in a state of) heedlessness. Then he found therein two men fighting, the one of his (own) sect and the other (Literally: this) of his enemy. Then the one who was of his sect asked him for succor against him who was of his enemy; then Mûsa (Moses) punched him (and) so made an end of him. He said, "This is of Ash-Shaytan's (Ash-Shaytan= the ever-vicious "one", i.e., the Devil) doing; surely he is an evidently misleading enemy."

Marmaduke Pickthall

And he entered the city at a time of carelessness of its folk, and he found therein two men fighting, one of his own caste, and the other of his enemies; and he who was of his caste asked him for help against him who was of his enemies. So Moses struck him with his fist and killed him. He said: This is of the devil's doing. Lo! he is an enemy, a mere misleader.

Mohamed Ahmed - Samira

He came to the city when the people were in a care-free mood, and saw two men quarrelling, one belonging to his community, the other to his enemies. The man who belonged to his community appealed for help against the one who belonged to the enemies. Moses struck him a blow with his fist and finished him off. "This is of Satan's doing," he said. "He is certainly an enemy and a corrupter."

Muhammad Asad

And [one day] he entered the city at a time when [most of] its people were [resting in their houses, ] unaware of what was going on [in the streets]; and there he encountered two men fighting with one another - one of his own people, and the other of his enemies. And the one who belonged to his own people cried out to him for help against him who was of his enemies - whereupon Moses struck him down with his fist, and [thus] brought about his end. [But then] he said [to himself]: "This is of Satan’s doing! Verily, he is an open foe, leading [man] astray!"

Mustafa Khattab

˹One day˺ he entered the city unnoticed by its people.[1] There he found two men fighting: one of his own people, and the other of his enemies. The man from his people called to him for help against his foe. So Moses punched him, causing his death. Moses cried, "This is from Satan’s handiwork. He is certainly a sworn, misleading enemy."

Progressive Muslims

And he entered the city unexpectedly, without being noticed by the people. He found in it two men who were fighting, one was from his own race, and the other was from his enemy's. So the one who was from his own race called on him for help against his enemy, whereby Moses punched him, killing him. He said: "This is from the work of the devil; he is an enemy that clearly misleads."

Rashad Khalifa

Once he entered the city unexpectedly, without being recognized by the people. He found two men fighting; one was (a Hebrew) from his people, and the other was (an Egyptian) from his enemies. The one from his people called on him for help against his enemy. Moses punched him, killing him. He said, "This is the work of the devil; he is a real enemy, and a profound misleader."

Sahih International

And he entered the city at a time of inattention by its people and found therein two men fighting: one from his faction and one from among his enemy. And the one from his faction called for help to him against the one from his enemy, so Moses struck him and [unintentionally] killed him. [Moses] said, "This is from the work of Satan. Indeed, he is a manifest, misleading enemy."

Sam Gerrans

And he entered the city at a time of heedlessness among its people, and found therein two men fighting, one of his sect and the other of his enemy. And he who was of his sect sought aid of him against him who was of his enemy — then Moses struck him and put an end to him. He said: “This is of the work of the satan; he is a manifest, misleading enemy.”

Shabbir Ahmed

And one day the young Moses entered the city at a time when most of its people were resting unaware of what was going on in the streets. And there he encountered two men fighting with each other. One was of his people (a Hebrew) and the other of his (Egyptian) adversaries. His tribesman cried out to him for help against the one who was of the enemies - Whereupon Moses struck him with his fist and thus, (accidentally) brought about his end. But then he said to himself, "This is of Satan's doing! Verily, he is an open enemy, a misleader." (Moses, not yet commissioned to Prophethood, was denouncing his emotions).

Syed Vickar Ahamed

And at one time he entered the City while its people were not watching: And he found there, two men fighting— One of his own part (religion), and the other, of his enemies (Egyptians). Now the man of his own religion asked for help against his enemy, and Musa (Moses) hit him (the Egyptian) with his fist and (that) killed him. (In regret Musa,) he said: "This is a work of Satan verily, he is an enemy who clearly misleads!"

Taqi Usmani

Once he entered the city at a time when its people were heedless; so he found in it two men fighting each other: This one was from his own group, and that one from his enemies. So the one from his own group called him for help against the one who was from his enemies. So Mūsā gave him a blow with his fist and finished him off. (Then) He (Mūsā) said (out of remorse), "This is some of Satan’s act. He is indeed a clear enemy who misleads (people)."

The Monotheist Group

And he entered the city unexpectedly, without being noticed by the people. He found in it two men who were fighting, one was from his clan, and the other was from that of his enemy. So the one who was from his clan called on him for help against his enemy, whereby Moses punched him, killing him. He said: "This is from the work of the devil; he is an enemy that clearly misleads."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩