Diyanet İşleri
(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semud'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?
Fecr suresi · 6–14. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Fecr suresi, 6. ayet. أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ
(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semud'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?
Rabbin (şunlara) ne yaptı görmedin mi: Âd (kavmine),
Görmedin mi Rabbin ne yaptı Ad kavmine,
Bilmez misin Rabbin neler yaptı Ad (halkın)a,
Görmedin mi Rabbin nasıl yaptı, Ad'a (Hud'un toplumu),
Rabbinin Ad (kavmin)e ne yaptığını görmedin mi?
Görmedin mi, Rabbin ne yaptı Âd kavmine;
Efendinin, Âd'a ne yaptığını görmüyor musun?
Görmedin mi Rabbin nasıl yaptı 'Ad kavmine,
Görmedin mi Efendin ne yaptı Ad halkına?
Görmedin mi Rabbin ne yaptı Ad halkına?
Görmedin mi Rabbin ne yaptı Ad kavmine?
Görmedin mi rabbın nasıl yaptı Ad'e?
Rabb'inin Ad kavmine ne yaptığını biliyor musun?
Rabb'inin Âd kavmine ne yaptığını biliyor musun?
Rabb'inin Ad kavmine ne yaptığını biliyor musun?
Rabbinin Ad (kavmin)e ne yaptığını görmedin mi?
Görmedin mi, Rabbin nice yapdı "Aad" e,
Görmez misin, Rabbın nasıl yaptı Ad'a?
(1-14) Şafağa / fecre ve on geceye (hacdaki), çifte ve teke, geçtiği / gittiği vakit geceye andolsun. Bunda akıllılar için yemin / kasem var değil mi? Ad’ı Rabbin nasıl yaptı görmedin mi? Sütun direkli İrem’i, öyle ki beldeler içinde onun bir benzeri / misli yaratılmamıştı. Vadilerde kayaları yontup oyan Semûd’u. Kazıklı firavunu. Öyle ki beldelerde taşkınlık etmişti. O beldelerde bozgunculuğu / fesadı çoğaltmışlardı. Rabbin onlar üzerine azap kamçısını çarpıverdi. Kesinlikle Rabbin hep gözetleme yerindedir / rasat halindedir.
Rabbinin Ad (kavmin)'e ne yaptığını görmedin mi?
Görmedin mi Rabbin ne yaptı Ad (kavmin)e?
Rabbinin Ad kavmini ne hale getirdiğini gözünde canlandırmaz mısın; dipnot 1
Hiç görmedin mi Rabbin, nasıl bir ceza uyguladı Ad Halkına(Kavmine) dipnot 1 ?
Ad kavmine Rabbin neler yaptı, görmedin mi?
Ad kavmine Rabbin neler yaptı, görmedin mi?
Görmedin mi ne yaptı Rabbin Ad kavmine?
Fecr suresi, 7. ayet. إِرَمَ ذَاتِ ٱلْعِمَادِ
(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semud'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?
(7, 8) (Yüksek) sütunları olan İrem (şehrine) -ki şehirler içinde onun benzeri yaratılmamıştı.
sütun (gibi bina)lar sahibi İrem'e
çok sütunlu İrem (halkına),
Çok sütunlu (belde) İrem'e?
'Yüksek sütunlar' sahibi İrem'e?
direkleri (yüksek binaları) olan,
Sütunlarla dolu İrem'e? dipnot 596
- Ülkeler arasında eşi yaratılmamış sütunlu İrem'e?
Yüksek kulelere sahip İrem'e ki; dipnot 1
Yüksek kulelere sahip İrem'e ki;
Sütunların sahibi İrem'e
İreme zatil'imad'e
Sütunlara sahip İrem'e!
Sütunlara sahip İrem'e!
Sütunlara sahip İrem'e!
'Yüksek sütunlar' sahibi İrem'e?
(Ya'ni) o direk saahibi "İrem" e?
Sütunlar sahibi İrem'e?
(1-14) Şafağa / fecre ve on geceye (hacdaki), çifte ve teke, geçtiği / gittiği vakit geceye andolsun. Bunda akıllılar için yemin / kasem var değil mi? Ad’ı Rabbin nasıl yaptı görmedin mi? Sütun direkli İrem’i, öyle ki beldeler içinde onun bir benzeri / misli yaratılmamıştı. Vadilerde kayaları yontup oyan Semûd’u. Kazıklı firavunu. Öyle ki beldelerde taşkınlık etmişti. O beldelerde bozgunculuğu / fesadı çoğaltmışlardı. Rabbin onlar üzerine azap kamçısını çarpıverdi. Kesinlikle Rabbin hep gözetleme yerindedir / rasat halindedir.
Yüksek sütun sahibi İrem şehrine.
Sütunlu İrem'e?
sütunları olan İrem şehrini?
Sütunlu İrem'e de.
Sütunlar sahibi İrem’e…
Sütunlar sahibi İrem'e..
Sütunlarla dolu İrem'e,
Fecr suresi, 8. ayet. ٱلَّتِى لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِى ٱلْبِلَٰدِ
(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semud'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?
(7, 8) (Yüksek) sütunları olan İrem (şehrine) -ki şehirler içinde onun benzeri yaratılmamıştı.
ki, o (günün) dünyasında bir benzeri daha inşa edilmemişti?
ki bütün o topraklarda bir benzeri inşa edilmemişti?
Ki beldeler içinde onun benzeri yaratılmamıştı!
Ki şehirler içinde onun bir benzeri yaratılmış değildi.
ülkelerde benzeri yaratılmamış İrem şehrine,
Yörelerin arasında, onun bir benzeri yaratılmamıştı.
- Ülkeler arasında eşi yaratılmamış sütunlu İrem'e?
Hiçbir ülkede eşi ortaya konmamıştı.
Hiç bir ülkede eşi ortaya konmamıştı?
ki, o ülkeler içinde bir benzeri yaratılmamıştı.
Ki o beldeler içinde misli yaradılmamıştı
Ki, beldeler içinde onun bir eşi yaratılmadı;
Ki, beldeler içinde onun bir eşi yaratılmadı;
Ki, beldeler içinde onun bir eşi yaratılmadı;
Ki şehirler içinde onun bir benzeri yaratılmış değildi.
Ki o, şehirlerde bir benzeri yaratılmayandı,
Ki o, şehirlerde bir benzeri yaratılmayandı.
(1-14) Şafağa / fecre ve on geceye (hacdaki), çifte ve teke, geçtiği / gittiği vakit geceye andolsun. Bunda akıllılar için yemin / kasem var değil mi? Ad’ı Rabbin nasıl yaptı görmedin mi? Sütun direkli İrem’i, öyle ki beldeler içinde onun bir benzeri / misli yaratılmamıştı. Vadilerde kayaları yontup oyan Semûd’u. Kazıklı firavunu. Öyle ki beldelerde taşkınlık etmişti. O beldelerde bozgunculuğu / fesadı çoğaltmışlardı. Rabbin onlar üzerine azap kamçısını çarpıverdi. Kesinlikle Rabbin hep gözetleme yerindedir / rasat halindedir.
O (İrem Şehri) ki, beldeler (ülkeler) içinde onun bir eşi yaratılmadı.
Ki ülkeler arasında onun eşi yaratılmamıştı.
Orası öyle bir yerdi ki şehirler içinde onun gibisi kurulmamıştı. dipnot 1
Öyle bir şehir ki onun gibisi yaratılmamıştı.
Ve şehirler arasında bir benzeri yaratılmamıştı.
Ve şehirler arasında bir benzeri yaratılmamıştı..
Ki beldeler içinde onun benzeri yaratılmamıştı.
Fecr suresi, 9. ayet. وَثَمُودَ ٱلَّذِينَ جَابُوا۟ ٱلصَّخْرَ بِٱلْوَادِ
(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semud'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?
Vadideki kayaları oyan Semûd (kavmine),
Yine kayaları vadiler oluşturma amacıyla kesip oyan Semud'a?
Ve vadide kayaları oymuş olan Semud (halkın)a?
(Rabbin ne yaptı) vadide kayaları oyan Semud'a (Salih'in toplumu)?
Ve vadilerde kayaları oyup biçen Semud'a?
o vadide kayaları yontan Semûd kavmine,
Ya vadide kayaları oyan Semud?
Vadide kayaları yontup evler yapan Semud kavmine?
Vadideki kayaları oyan Semud'a?
Vadideki kayaları oyan Semud'a?
Ve vadilerde kayaları kesen (yontan) Semud kavmine?
Ve vadilerde kayaları kesen Semud'e
Ve vadide kayaları oyan Semud'a,
Ve vadide kayaları oyan Semud'a,
Ve vadide kayaları oyan Semud'a,
Ve vadilerde kayaları oyup biçen Semud'a?
Ve vaadi (ler) de kayaları oyan "Semuud" a,
Dağ yamacında kayaları oyan Semud kavmine?
(1-14) Şafağa / fecre ve on geceye (hacdaki), çifte ve teke, geçtiği / gittiği vakit geceye andolsun. Bunda akıllılar için yemin / kasem var değil mi? Ad’ı Rabbin nasıl yaptı görmedin mi? Sütun direkli İrem’i, öyle ki beldeler içinde onun bir benzeri / misli yaratılmamıştı. Vadilerde kayaları yontup oyan Semûd’u. Kazıklı firavunu. Öyle ki beldelerde taşkınlık etmişti. O beldelerde bozgunculuğu / fesadı çoğaltmışlardı. Rabbin onlar üzerine azap kamçısını çarpıverdi. Kesinlikle Rabbin hep gözetleme yerindedir / rasat halindedir.
Ve vadideki kayaları oyan Semûd kavmine.
Vadi('l-Kura)da kayaları oya(rak evler yapa)n Semud (kavmin)e?
Vadideki kayaları oyan dipnot 1 Semud halkını dipnot 2
Bir de o vadideki kayaları oyan Semud'a dipnot 1
Ki vadide kayalar oyan Semud’a,
Ki vadide kayalar oyan Semud'a..
Ve ne yaptı vadide kayaları oyan Semud kavmine?
Fecr suresi, 10. ayet. وَفِرْعَوْنَ ذِى ٱلْأَوْتَادِ
(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semud'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?
Kazıklar sahibi Firavun'a.
Ve (pirametlerle dünyaya) kazık çakan Firavun'a?
Ve (pek çok) çadır direğine sahip Firavun'a?
Yüksek direklerin (piramitlerin) sahibi Firavun'a.
Ve kazıklar (ehramlar) sahibi Firavun'a?
kazıklar (çadırlar, ordular) sahibi Firavun'a!
Ve direkler edinen Firavun? dipnot 597
Saltanat sahibi Firavun'a.
Ve büyük bir güce sahip olan Firavuna?
Ve piramitler sahibi Firavun'a?
O kazıkların sahibi Firavun'a?
Ve o kazıkların sahibi Fir'avn'e
Ve kazıklar sahibi Firavun'a;
Ve kazıklar sahibi Firavun'a;
Ve kazıklar sahibi Firavun'a;
Ve kazıklar (ehramlar) sahibi Firavun'a?
o kazıklar saahibi "Fir'avn" e.
Kazıklar sahibi Firavun'a,
(1-14) Şafağa / fecre ve on geceye (hacdaki), çifte ve teke, geçtiği / gittiği vakit geceye andolsun. Bunda akıllılar için yemin / kasem var değil mi? Ad’ı Rabbin nasıl yaptı görmedin mi? Sütun direkli İrem’i, öyle ki beldeler içinde onun bir benzeri / misli yaratılmamıştı. Vadilerde kayaları yontup oyan Semûd’u. Kazıklı firavunu. Öyle ki beldelerde taşkınlık etmişti. O beldelerde bozgunculuğu / fesadı çoğaltmışlardı. Rabbin onlar üzerine azap kamçısını çarpıverdi. Kesinlikle Rabbin hep gözetleme yerindedir / rasat halindedir.
Ve kazıklar sahibi Firavun’.
Ve kazıklar sahibi Fir'avn'a?
ve kazıkları (piramitleri) olan Firavun'u da dipnot 1 (ne hale getirdiğini gözünde canlandırmaz mısın?)
Bir de kazıklı Firavun'a nasıl ceza vermişti?
Kazıklar/ordular sahibi Firavun’a,
Kazıklar/pramitler sahibi Firavun'a..
Ve kazıklar sahibi Firavun'a.
Fecr suresi, 11. ayet. ٱلَّذِينَ طَغَوْا۟ فِى ٱلْبِلَٰدِ
(11-12) Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.
Onlar şehirlerde azgınlık etmişlerdi.
Onların hepsi de kendi ülkelerinde haddi aşmış kimselerdi;
(Onlar) toprakları üzerinde hak ve adalet sınırlarını aştılar;
Onlar ki, beldeler içinde benlikle azgınca yaşamışlardı.
Ki onlar, şehirlerde azgınlaşmışlardı.
Ki onların hepsi ülkelerinde azgınlık ettiler.
Yörelerde azıttılar.
- O ülkelerde haddi aşanları, oralarda bozgunculuğu arttıranları nasıl yok ettiğini bilmez misin? Rabbin onların üzerine azap kırbacını indirmiştir. Rabbin kesinlikle gözetmektedir.
Tüm bunlar ülkelerinde azmışlardı.
Tüm bunlar ülkelerinde azmışlardı.
Onlar ki o memleketlerde azıtmışlardı.
Onlar ki memleketlerde tuğyan etmişlerdi de
Onlar ki, ülkelerde tağutlaşmışlardı, dipnot 1
Onlar ki, ülkelerde tağutlaşmışlardı dipnot 1 ,
Onlar ki, ülkelerde tağutlaşmışlardı dipnot 1 ,
Ki onlar, şehirlerde azgınlaşmışlardı.
Ki (bütün) bunlar memleketler (in) de azgınlık edenlerdi.
Ki bunlar, memleketlerde azgınlık etmişlerdi.
(1-14) Şafağa / fecre ve on geceye (hacdaki), çifte ve teke, geçtiği / gittiği vakit geceye andolsun. Bunda akıllılar için yemin / kasem var değil mi? Ad’ı Rabbin nasıl yaptı görmedin mi? Sütun direkli İrem’i, öyle ki beldeler içinde onun bir benzeri / misli yaratılmamıştı. Vadilerde kayaları yontup oyan Semûd’u. Kazıklı firavunu. Öyle ki beldelerde taşkınlık etmişti. O beldelerde bozgunculuğu / fesadı çoğaltmışlardı. Rabbin onlar üzerine azap kamçısını çarpıverdi. Kesinlikle Rabbin hep gözetleme yerindedir / rasat halindedir.
Onlar ki memleketlerde azgınlık etmişlerdi.
Bunlar ülkelerde azmışlardı.
Onlar, şehirlerinde taşkınlık etmiş kimselerdi. dipnot 1
Bunlar ülkelerinde azgınlık etmiş kimselerdi.
Onlar, ülkelerde azmışlardı.
Onlar, ülkelerde azmışlardı.
Bunlar, ülkelerde azıp zulmetmişlerdi.
Fecr suresi, 12. ayet. فَأَكْثَرُوا۟ فِيهَا ٱلْفَسَادَ
(11-12) Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.
Orada bozgunculuğu çoğaltmışlardı. dipnot 1
derken oralarda ahlaki çürüme ve toplumsal yozlaşmayı körüklediler;
ve orada büyük bir yozlaşma ve çürümeye sebep oldular;
Onlarda fesadı çoğaltmışlardı!
Böylece oralarda fesadı yaygınlaştırmış, arttırmışlardı.
Oralarda kötülüğü çoğalttılar.
Böylece, kötülükleri orada yaygınlaştırdılar.
- O ülkelerde haddi aşanları, oralarda bozgunculuğu arttıranları nasıl yok ettiğini bilmez misin? Rabbin onların üzerine azap kırbacını indirmiştir. Rabbin kesinlikle gözetmektedir.
Oralarda kötülükleri yaygınlaştırmışlardı.
Oralarda kötülükleri yaygınlaştırmışlardı.
Oralarda çok bozgunculuk yapmışlardı.
Oralarda çok bozgunculuk yapmışlardı.
Böylece oralarda bozgunculuğu çoğaltmışlardı.
Böylece oralarda bozgunculuğu çoğaltmışlardı.
Böylece oralarda bozgunculuğu çoğaltmışlardı.
Böylece oralarda fesadı yaygınlaştırmış, arttırmışlardı.
O suretle ki oralarda fesadı çoğaltmışlardı.
Ve fesadı çoğaltmışlardı.
(1-14) Şafağa / fecre ve on geceye (hacdaki), çifte ve teke, geçtiği / gittiği vakit geceye andolsun. Bunda akıllılar için yemin / kasem var değil mi? Ad’ı Rabbin nasıl yaptı görmedin mi? Sütun direkli İrem’i, öyle ki beldeler içinde onun bir benzeri / misli yaratılmamıştı. Vadilerde kayaları yontup oyan Semûd’u. Kazıklı firavunu. Öyle ki beldelerde taşkınlık etmişti. O beldelerde bozgunculuğu / fesadı çoğaltmışlardı. Rabbin onlar üzerine azap kamçısını çarpıverdi. Kesinlikle Rabbin hep gözetleme yerindedir / rasat halindedir.
Oralarda kötülüğü çoğalttılar.
Oralarda çok kötülük etmişlerdi.
Oralarda bozgunculuklarını iyice artırmışlardı. dipnot 1
Oralarda çok bozgunculuk yapmışlardı.
Oralarda fesadı çoğaltmışlardı.
Oralarda fesadı çoğaltmışlardı.
Ve oralarda bozgunu çoğaltmışlardı.
Fecr suresi, 13. ayet. فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍ
Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.
Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kırbacını yağdırmıştı.
bu yüzden Rabbin onların üzerine envai çeşit azab kamçısı yağdırdı.
işte bu yüzden Rabbin onları azap kırbacından geçirdi;
Bu sebeple Rabbin onların üzerine, azabın kamçısını indirdi.
Bundan dolayı, Rabbin, onların üzerine bir azab kamçısı çarpıverdi.
Bu yüzden Rabbin onların üstüne azap kamçısı yağdırdı.
Bu yüzden, Efendin, ceza kamçısıyla onları kırbaçladı.
- O ülkelerde haddi aşanları, oralarda bozgunculuğu arttıranları nasıl yok ettiğini bilmez misin? Rabbin onların üzerine azap kırbacını indirmiştir. Rabbin kesinlikle gözetmektedir.
Nitekim, Efendin de üstlerine türlü felaketler yağdırdı. dipnot 1
Nitekim, Rabbin de üstlerine türlü felaketler yağdırdı.
Onun için de Rabbin üzerlerine bir azap kamçısı yağdırdı.
Onun için rabbın da üzerlerine bir azab kamçısı yağdırıverdi
Bu yüzden Rabb'in onları azap kırbacıyla kırbaçladı.
Bu yüzden Rabb'in onları azap kırbacıyla kırbaçladı.
Bu yüzden Rabb'in onları azap kırbacıyla kırbaçladı.
Bundan dolayı, rabbin, onların üzerine bir azab kamçısı çarpıverdi.
Bundan dolayı Rabbin de üzerlerine bir azab kamçısı yağdırıverdi.
Bu sebeple Rabbın onları, azab kırbacından geçirdi.
(1-14) Şafağa / fecre ve on geceye (hacdaki), çifte ve teke, geçtiği / gittiği vakit geceye andolsun. Bunda akıllılar için yemin / kasem var değil mi? Ad’ı Rabbin nasıl yaptı görmedin mi? Sütun direkli İrem’i, öyle ki beldeler içinde onun bir benzeri / misli yaratılmamıştı. Vadilerde kayaları yontup oyan Semûd’u. Kazıklı firavunu. Öyle ki beldelerde taşkınlık etmişti. O beldelerde bozgunculuğu / fesadı çoğaltmışlardı. Rabbin onlar üzerine azap kamçısını çarpıverdi. Kesinlikle Rabbin hep gözetleme yerindedir / rasat halindedir.
Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.
Bu yüzden Rabbin onların üzerine azab kırbacını çarptı.
Rabbin de tepelerine azap kamçısını indirmişti. dipnot 1
Rabbin de üstlerine azap kamçısı yağdırmıştı.
Rabbin de onlara azap kırbacı yağdırdı.
Rabbin de onlara azap kırbacı yağdırdı.
Bu yüzden Rabbin, üzerlerine azap kamçısını yağdırıverdi.
Fecr suresi, 14. ayet. إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلْمِرْصَادِ
Şüphesiz Rabbin, gözetlemededir.
Şüphesiz ki Rabbin, (sürekli) gözetlemektedir.
Şu kesin ki Rabbin her zaman ve mekanda herkesi gözetleyicidir.
çünkü Rabbin, şüphesiz, her zaman gözetleyip durmaktadır!
Muhakkak ki Rabbin, tamamıyla gözetlemektedir.
Çünkü senin Rabbin, gerçekten gözetleme yerindedir.
Çünkü Rabbin (her an) gözetlemededir.
Kuşkusuz, Efendin, kesinlikle gözetliyor.
- O ülkelerde haddi aşanları, oralarda bozgunculuğu arttıranları nasıl yok ettiğini bilmez misin? Rabbin onların üzerine azap kırbacını indirmiştir. Rabbin kesinlikle gözetmektedir.
Efendin sürekli gözetlemektedir.
Rabbin sürekli gözetlemektedir.
Şüphesiz ki Rabbin öyle mirsad ile gözetlemektedir.
Şübhesiz ki Rabbın öyle mirsad ile gözetmektedir
Çünkü Rabb'in olup -biteni görüp- gözlemektedir.
Çünkü Rabb'in olup-biteni görüp-gözlemektedir.
Çünkü Rabb'in olup-biteni görüp-gözlemektedir.
Çünkü senin rabbin, gerçekten gözetleme yerindedir.
Çünkü Rabbin şübhesiz ki rasad yerindedir.
Doğrusu Rabbın hep gözetlemekteydi.
(1-14) Şafağa / fecre ve on geceye (hacdaki), çifte ve teke, geçtiği / gittiği vakit geceye andolsun. Bunda akıllılar için yemin / kasem var değil mi? Ad’ı Rabbin nasıl yaptı görmedin mi? Sütun direkli İrem’i, öyle ki beldeler içinde onun bir benzeri / misli yaratılmamıştı. Vadilerde kayaları yontup oyan Semûd’u. Kazıklı firavunu. Öyle ki beldelerde taşkınlık etmişti. O beldelerde bozgunculuğu / fesadı çoğaltmışlardı. Rabbin onlar üzerine azap kamçısını çarpıverdi. Kesinlikle Rabbin hep gözetleme yerindedir / rasat halindedir.
Muhakkak Rabbin gözetlemededir.
Elbette Rabbin gözetleme yerindedir (her an kullarının fiillerini gözetlemektedir).
Senin Rabbin elbette gözetleme makamındadır. dipnot 1
Çünkü senin Rabbin hep gözetlemektedir.
Çünkü Rabbin gözetlemektedir.
Çünkü Rabbin gözetleyip durmaktadır.
Çünkü Rabbin tam gözetleme yerindedir/tam bir biçimde gözetlemektedir.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.