Diyanet İşleri
(11-12) Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.
Fecr suresi
Fecr suresi, 11. ayet. ٱلَّذِينَ طَغَوْا۟ فِى ٱلْبِلَٰدِ
elleẕîne ṭagav fi-lbilâd.
(11-12) Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Âd, Semûd ve Firavun Fecr 6–14 3
(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semud'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?
(11-12) Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.
Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.
Şüphesiz Rabbin, gözetlemededir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 6–14. ayetler için yazılmıştır.
6-8. Yüce Allah, şöyle buyuruyor: Kalbin ve basiretinle “görmedin mi Rabbin Âd’a ne yaptı?” Yani bu azgın ümmete? Âd, Yemen’de bilinen bir kabiledir. Çetin güç sahibi, azgın ve zorbalık eden “yüksek sütunlu İrem’e” ne ettiğini? İrem, Ad kabilesidir. “Ki ülkeler içinde” gücü ve dayanıklılığı itibari ile “bir benzeri yaratılmamıştı.” Nitekim Peygamberleri Hud aleyhisselam onlara şöyle demişti: “Düşünün ki O, sizi Nûh kavminden sonra halifeler kıldı. Yaratılış itibari ile size boypos da verdi. O halde Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.” (el-A’raf, 7/69)
9. “Ya o vadide kayaları oyan Semûd’a?” Kastedilen vadi, Vâdi’l-Kurâdır. Onlar, sahip oldukları büyük güçle kayaları yonttular ve oraları kendilerine mesken edindiler.
10. “Kazıklar sahibi” yani sağlamlaştırılmak istenen şeyleri güçlendiren kazıklar gibi olan ve mülkünü güçlendiren ordular sahibi “Firavun’a?”
11. “Hepsi de ülkelerde azgınlık etmişler” Bu vasıf Âd, Semûd, Firavun ve onlara tabi olanlara ait bir sıfattır. Hepsi de Allah’ın arzında azgınlık etmişlerdi. Din ve dünya konularında Allah’ın kullarına eziyet ve işkenceler yapmışlardı. Bundan dolayı devamla şöyle buyrulmuştur:
12. “Ve oralarda fesâdı artırmışlardı.” Fesât ise küfür ve onun şubeleri olan bütün günah türleri demektir. Hepsi de peygamberlere karşı savaş açtılar. İnsanları Allah’ın yolundan alıkoydular.
13. Helâk edilmelerini gerektirecek kadar azgınlık işleme noktasına geldiklerinde de Allah, onların üzerine azabını sağanak halinde yağdırdı ve azap kamçısını indirdi.
14. “Çünkü Rabbin” kendisine isyan edenleri “gözetlemededir.” Onlara kısa bir süre mühlet tanır, sonra da onları çok güçlü ve muktedir bir yakalayış ile ansızın yakalar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bunların hepsi de zorbalık ve zulümde haddi aştılar. Hepsinin haddi aşması da kendi ülkesindeydi.
Aynı kıssa: İrem · Aynı kök: بلد (19 geçiş)
(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in…
Aynı kıssa: İrem
(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in…
Aynı kıssa: İrem
(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in…
Aynı kök: بلد (19 geçiş)
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…
Aynı kök: بلد (19 geçiş)
Kafirlerin refah içinde diyar diyar dolaşmaları sakın seni aldatmasın.
Aynı kök: بلد (19 geçiş)
O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için…
Aynı kök: طغي (39 geçiş)
Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.
Aynı kök: طغي (39 geçiş)
Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde, kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar şehirlerde azgınlık etmişlerdi.
Onların hepsi de kendi ülkelerinde haddi aşmış kimselerdi;
(Onlar) toprakları üzerinde hak ve adalet sınırlarını aştılar;
Onlar ki, beldeler içinde benlikle azgınca yaşamışlardı.
Ki onlar, şehirlerde azgınlaşmışlardı.
Ki onların hepsi ülkelerinde azgınlık ettiler.
Yörelerde azıttılar.
- O ülkelerde haddi aşanları, oralarda bozgunculuğu arttıranları nasıl yok ettiğini bilmez misin? Rabbin onların üzerine azap kırbacını indirmiştir. Rabbin kesinlikle gözetmektedir.
Tüm bunlar ülkelerinde azmışlardı.
Tüm bunlar ülkelerinde azmışlardı.
Onlar ki o memleketlerde azıtmışlardı.
Onlar ki memleketlerde tuğyan etmişlerdi de
Onlar ki, ülkelerde tağutlaşmışlardı, dipnot 1
Onlar ki, ülkelerde tağutlaşmışlardı dipnot 1 ,
Onlar ki, ülkelerde tağutlaşmışlardı dipnot 1 ,
Ki onlar, şehirlerde azgınlaşmışlardı.
Ki (bütün) bunlar memleketler (in) de azgınlık edenlerdi.
Ki bunlar, memleketlerde azgınlık etmişlerdi.
(1-14) Şafağa / fecre ve on geceye (hacdaki), çifte ve teke, geçtiği / gittiği vakit geceye andolsun. Bunda akıllılar için yemin / kasem var değil mi? Ad’ı Rabbin nasıl yaptı görmedin mi? Sütun direkli İrem’i, öyle ki beldeler içinde onun bir benzeri / misli yaratılmamıştı. Vadilerde kayaları yontup oyan Semûd’u. Kazıklı firavunu. Öyle ki beldelerde taşkınlık etmişti. O beldelerde bozgunculuğu / fesadı çoğaltmışlardı. Rabbin onlar üzerine azap kamçısını çarpıverdi. Kesinlikle Rabbin hep gözetleme yerindedir / rasat halindedir.
Onlar ki memleketlerde azgınlık etmişlerdi.
Bunlar ülkelerde azmışlardı.
Onlar, şehirlerinde taşkınlık etmiş kimselerdi. dipnot 1
Bunlar ülkelerinde azgınlık etmiş kimselerdi.
Onlar, ülkelerde azmışlardı.
Onlar, ülkelerde azmışlardı.
Bunlar, ülkelerde azıp zulmetmişlerdi.
All of whom practiced tyrannies in the land;
All of them committed excesses in their lands,
(All) these transgressed beyond bounds in the lands,
who transgressed in the countries of the world
all of whom were tyrants in their lands
Who did transgress beyond bounds in the lands (in the disobedience of Allâh).
—those who rebelled [against Allah] in their cities
(All these people were) those who committed (all sort of) excesses in the cities,
who all were insolent in the land
…. was such a tyrant in governing his land.
Who were outrageous in the land,
They all transgressed in the land.
Who had behaved insolently in the earth,
All these were outrageous in the land,
(They) who tyrannized in the lands,
Who (all) were rebellious (to Allah) in these lands,
Who terrorised the region,
[It was they] who transgressed all bounds of equity all over their lands,
They all transgressed throughout the land,
They all transgressed in the land.
They all transgressed in the land.
[All of] whom oppressed within the lands
Who transgressed all bounds in the lands,
They all played God in the land, towns and cities.
These (people) exceeded beyond limits in the lands.
- those who had rebelled in the cities,
They all transgressed in the land.