Fecr suresi

Fecr suresi, 12. ayet

Fecr suresi, 12. ayet. فَأَكْثَرُوا۟ فِيهَا ٱلْفَسَادَ

feekŝerû fîhe-lfesâd.

Diyanet İşleri

(11-12) Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fecr 9–15 · surenin 12. ayeti / 30

Konu Âd, Semûd ve Firavun Fecr 6–14 3

  1. Fecr 9–10

    (6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semud'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?

  2. 11–12

    (11-12) Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.

  3. Fecr 13

    Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.

  4. Fecr 14

    Şüphesiz Rabbin, gözetlemededir.

  5. Fecr 15

    İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, "Rabbim bana ikram etti" der.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 6–14. ayetler için yazılmıştır.

6-8. Yüce Allah, şöyle buyuruyor: Kalbin ve basiretinle “görmedin mi Rabbin Âd’a ne yaptı?” Yani bu azgın ümmete? Âd, Yemen’de bilinen bir kabiledir. Çetin güç sahibi, azgın ve zorbalık eden “yüksek sütunlu İrem’e” ne ettiğini? İrem, Ad kabilesidir. “Ki ülkeler içinde” gücü ve dayanıklılığı itibari ile “bir benzeri yaratılmamıştı.” Nitekim Peygamberleri Hud aleyhisselam onlara şöyle demişti: “Düşünün ki O, sizi Nûh kavminden sonra halifeler kıldı. Yaratılış itibari ile size boypos da verdi. O halde Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.” (el-A’raf, 7/69)

9. “Ya o vadide kayaları oyan Semûd’a?” Kastedilen vadi, Vâdi’l-Kurâdır. Onlar, sahip oldukları büyük güçle kayaları yonttular ve oraları kendilerine mesken edindiler.

10. “Kazıklar sahibi” yani sağlamlaştırılmak istenen şeyleri güçlendiren kazıklar gibi olan ve mülkünü güçlendiren ordular sahibi “Firavun’a?”

11. “Hepsi de ülkelerde azgınlık etmişler” Bu vasıf Âd, Semûd, Firavun ve onlara tabi olanlara ait bir sıfattır. Hepsi de Allah’ın arzında azgınlık etmişlerdi. Din ve dünya konularında Allah’ın kullarına eziyet ve işkenceler yapmışlardı. Bundan dolayı devamla şöyle buyrulmuştur:

12. “Ve oralarda fesâdı artırmışlardı.” Fesât ise küfür ve onun şubeleri olan bütün günah türleri demektir. Hepsi de peygamberlere karşı savaş açtılar. İnsanları Allah’ın yolundan alıkoydular.

13. Helâk edilmelerini gerektirecek kadar azgınlık işleme noktasına geldiklerinde de Allah, onların üzerine azabını sağanak halinde yağdırdı ve azap kamçısını indirdi.

14. “Çünkü Rabbin” kendisine isyan edenleri “gözetlemededir.” Onlara kısa bir süre mühlet tanır, sonra da onları çok güçlü ve muktedir bir yakalayış ile ansızın yakalar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yaydıkları küfür ve günahlarla oralarda fesadı arttırdılar.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأَكْثَرُوا۟ fe ekseru çokları kök: كثر
  2. فِيهَا fiha oralarda
  3. ٱلْفَسَادَ l-fesade kötülük etmişlerdi kök: فسد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: İrem

    (6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in…

  • Aynı kıssa: İrem

    (6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in…

  • Aynı kıssa: İrem

    (6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in…

  • Aynı kök: فسد (50 geçiş)

    Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler.

  • Aynı kök: فسد (50 geçiş)

    İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.

  • Aynı kök: فسد (50 geçiş)

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

55 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Orada bozgunculuğu çoğaltmışlardı. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Önceki nesillerdeki kâfirlerin peygamberlerine yönelik olarak birbirine benzer tepkiler vermeleri nedeniyle Kur'an'da onların bu durumu aynı anda yaşanmış gibi sunulmakta, küfrün tek millet olduğuna dikkat çekilmektedir. Bu konuda bkz. A‘râf 7:94-102; İbrâhîm 14:9-18; Sebe' 34:34-35; Yâsîn 36:13-32; Fussilet 41:14; Teğâbun 64:5; Fecr 89:11-12.

Mustafa İslamoğlu

derken oralarda ahlaki çürüme ve toplumsal yozlaşmayı körüklediler;

Muhammed Esed

ve orada büyük bir yozlaşma ve çürümeye sebep oldular;

Ahmed Hulusi

Onlarda fesadı çoğaltmışlardı!

Ali Bulaç

Böylece oralarda fesadı yaygınlaştırmış, arttırmışlardı.

Ali Özek ve heyeti

Oralarda kötülüğü çoğalttılar.

Ali Rıza Safa

Böylece, kötülükleri orada yaygınlaştırdılar.

Bayraktar Bayraklı

- O ülkelerde haddi aşanları, oralarda bozgunculuğu arttıranları nasıl yok ettiğini bilmez misin? Rabbin onların üzerine azap kırbacını indirmiştir. Rabbin kesinlikle gözetmektedir.

Edip Yüksel

Oralarda kötülükleri yaygınlaştırmışlardı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Oralarda kötülükleri yaygınlaştırmışlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Oralarda çok bozgunculuk yapmışlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Oralarda çok bozgunculuk yapmışlardı.

Erhan Aktaş

Böylece oralarda bozgunculuğu çoğaltmışlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Böylece oralarda bozgunculuğu çoğaltmışlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Böylece oralarda bozgunculuğu çoğaltmışlardı.

Gültekin Onan

Böylece oralarda fesadı yaygınlaştırmış, arttırmışlardı.

Hasan Basri Çantay

O suretle ki oralarda fesadı çoğaltmışlardı.

İbni Kesir

Ve fesadı çoğaltmışlardı.

Mehmet Alagaş

(1-14) Şafağa / fecre ve on geceye (hacdaki), çifte ve teke, geçtiği / gittiği vakit geceye andolsun. Bunda akıllılar için yemin / kasem var değil mi? Ad’ı Rabbin nasıl yaptı görmedin mi? Sütun direkli İrem’i, öyle ki beldeler içinde onun bir benzeri / misli yaratılmamıştı. Vadilerde kayaları yontup oyan Semûd’u. Kazıklı firavunu. Öyle ki beldelerde taşkınlık etmişti. O beldelerde bozgunculuğu / fesadı çoğaltmışlardı. Rabbin onlar üzerine azap kamçısını çarpıverdi. Kesinlikle Rabbin hep gözetleme yerindedir / rasat halindedir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Oralarda kötülüğü çoğalttılar.

Süleyman Ateş

Oralarda çok kötülük etmişlerdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Oralarda çok bozgunculuk yapmışlardı.

Şaban Britch

Oralarda fesadı çoğaltmışlardı.

Şaban Piriş

Oralarda fesadı çoğaltmışlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve oralarda bozgunu çoğaltmışlardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They encouraged mischief therein and promoted an age of discord,

Abdul Haleem

and spread corruption there:

Abdullah Yusuf Ali

And heaped therein mischief (on mischief).

Abul A'la Maududi

spreading in them much corruption?

Aisha Bewley

and caused much corruption in them?

Al-Hilali & Khan

And made therein much mischief.

Ali Quli Qarai

and caused much corruption in them,

Amatul Rahman Omar

And they spread a lot of corruption and lawlessness therein,

Arthur John Arberry

and worked much corruption therein?

Bijan Moeinian

They were merciless tyrants.

E. Henry Palmer

and did multiply wickedness therein,

Edip-Layth

Made much corruption therein.

George Sale

and multiplied corruption therein?

Hamid S. Aziz

And did multiply wickedness therein,

Mahmoud Ghali

So they worked much corruption therein,

Marmaduke Pickthall

And multiplied iniquity therein?

Mohamed Ahmed - Samira

And multiplied corruption.

Muhammad Asad

and brought about great corruption therein:

Mustafa Khattab

spreading much corruption there.

Progressive Muslims

And made much corruption therein.

Rashad Khalifa

They spread evil throughout.

Sahih International

And increased therein the corruption.

Sam Gerrans

And increased corruption therein?

Shabbir Ahmed

And increased corruption and crime therein.

Syed Vickar Ahamed

And here (they) piled mischief (upon mischief).

Taqi Usmani

and spread a lot of mischief therein.

The Monotheist Group

And made much corruption therein.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 12. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 12. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 12. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩