Diyanet İşleri
Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Fecr suresi
Fecr suresi, 18. ayet. وَلَا تَحَٰٓضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ
velâ teḥâḍḍûne `alâ ṭa`âmi-lmiskîn.
Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnsanın bolluk ve darlık karşısındaki tutumu Fecr 15–20 3
İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, "Rabbim bana ikram etti" der.
Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, "Rabbim beni aşağıladı" der.
Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.
Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Haram helal demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.
Malı da pek çok seviyorsunuz.
Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman,
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 15–20. ayetler için yazılmıştır.
15. Yüce Allah, insanın mahiyeti itibari ile nasıl bir tabiata sahip olduğunu, akıbetleri bilmeyen, cahil ve zalim bir varlık olduğunu haber vermektedir. O, karşı karşıya bulunduğu halin, sonu gelmemek üzere devam edip gideceğini sanır. Yüce Allah’ın dünya hayatındaki lütuflarını ve ona nimet ihsan etmesini, kendisinin O’nun katında değerli ve O’na pek yakın olduğunu gösterdiğini zanneder.
16. Buna karşılık O “rızkını kısarsa” gıdası kendisine yetecek kadar olup ondan bir şey artırmayacak olursa, bu yolla Allah’ın kendisini hakir ve zelil kıldığını zanneder. Yüce Allah, onun bu kanaate sahip oluşunu reddederek şöyle buyurmaktadır:
17. “Asla!” yani dünyada kendisine nimet verdiğim herkes benim nezdimde üstün ve değerli demek değildir. Rızkını daraltıp kıstığım herkes de benim nezdimde hakir ve zelil demek değildir. Zenginlik ve fakirlik, bolluk ve darlık, Allah’ın bir imtihanıdır. Allah, bununla kullarını dener. Kimin kendisine şükrettiğini, kimlerin sabrettiğini ortaya çıkartır ve bu kimselere pek büyük mükâfatlar ihsan eder. Böyle olmayanları ise ağır bir azaba duçar eder. Diğer taraftan kulun, sadece kendi nefsinin isteklerini yerine getirmek için çalışıp durması ve o noktadan ileriye gitmemesi gayretinin azlığından, idealinin küçüklüğünden kaynaklanır. Bundan dolayı Allah, böylelerini muhtaç kullarının durumlarına önem vermediklerinden dolayı kınayarak şöyle buyurmaktadır:
"Doğrusu siz” babasını yitirmiş, ihtiyacını karşılayacak kimsesi olmayan, gönlü hoşnut edilmeye ve iyiliğe muhtaç hale gelmiş “yetime ikram etmiyorsunuz.” Ona ikramda bulunmak yerine onu küçük görürsünüz. Bu ise kalplerinizde rahmet bulunmadığına ve hayır isteğinizin olmadığına delildir.
18. “Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.” Birbirinizi, fakir ve yoksul muhtaçları yemek yedirmeye teşvik etmiyorsunuz. Buna sebep ise dünyalığa olan tutkunuz, cimriliğiniz ve dünyalık sevgisinin kalbinizde iyice yer etmiş olmasıdır. Bundan dolayı şöyle buyurulmaktadır:
19. “Mirası” yani ölüden geriye kalan malı “toptan yiyorsunuz.” Ondan geriye hiçbir şey bırakmazsınız.
20. “Malı da çok aşırı seviyorsunuz.” Bu da Allah’ın şu buyruklarına benzemektedir: “Oysa siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Halbuki âhiret, hem daha hayırlı hem de daha kalıcıdır.” (el-A’lâ, 87/16-17); “Hayır, hayır siz hemen elde edilen (dünyayı) seviyorsunuz ve âhireti bir kenara atıyorsunuz.” (el-Kıyâme, 75/20)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Birbirinizi, yiyecek bir şey bulamayan fakirleri doyurmaya teşvik etmiyorsunuz.
Aynı kök: حضض (3 geçiş) · Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş)
"Yoksulu doyurmağa teşvik etmiyordu."
Aynı kök: حضض (3 geçiş) · Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş)
(2-3) İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir.
Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş)
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş)
Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…
Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş)
Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…
Aynı kök: سكن (69 geçiş)
Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Aynı kök: سكن (69 geçiş)
Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…
Aynı kök: سكن (69 geçiş)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yoksulu yedirmeye de birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. dipnot 1
yoksulu doyurmaya birbirinizi teşvik etmiyorsunuz,
muhtaçları doyurmaya birbirinizi teşvik etmiyorsunuz,
Yoksulları yedirip doyurmaya birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Yoksulu doyurmak için birbirinizi özendirmiyorsunuz.
- Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz; yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz; haram helal demeden mirası yiyorsunuz; malı aşırı derecede seviyorsunuz.
Yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Birbirinizi yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz.
Ve birbirinizi miskini ıt'ame teşvık eylemiyorsunuz
Yoksulu yedirmede birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Yoksulu yedirmede birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Yoksulu yedirmede birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Yoksula yedirmek için birbirinizi kandırmazsınız.
Yoksulu yedirmek için birbirinizi teşvik etmezsiniz.
(15-20) İnsan böyledir, Rabbi onu imtihan etse / ibtila etse ve ona nimetler verse, Rabbim bana verdi / ikram etti der. Ne zaman da onu imtihan etse / ibtila etse onun rızkını kısıtlasa / takdir etse Rabbim b eni alçalttı/ beni önemsemedi der. Hayır hayır bilakis sizler çalışanı ölmüş olana / yetime vermiyorsunuz / ikram etmiyorsunuz. Çalışma gücü olmayanı / miskini doyurmaya teşvikte etmiyorsunuz. Helal haram demeyen bir yiyişle miras yiyorsunuz , Yığma / toplama sevgisiyle / aşkıyla malı da seviyorsunuz.
Yoksula yemek vermeye teşvik etmiyorsunuz.
Yoksula yedirmeğe teşvik etmiyorsunuz.
Çaresizlerin yiyeceği için birbirinizi teşvik bile etmiyorsunuz. dipnot 1
Çaresiz birini doyurmak için birbirinizi teşvik bile etmiyorsunuz,
Düşkünü doyurmaya teşvik etmiyorsunuz
Düşkünü doyurmaya teşvik etmiyorsunuz.
Yoksulun doyurulmasını teşvik etmiyorsunuz.
Nor do you encourage benevolence to the indigent who is really poor.
you do not urge one another to feed the poor,
Nor do ye encourage one another to feed the poor!-
and do not urge one another to feed the poor, dipnot 1
nor do you urge the feeding of the poor;
And urge not one another on the feeding of Al-Miskîn (the poor)!
and do not urge the feeding of the needy,
And you do not urge one another to feed the poor,
and you urge not the feeding of the needy,
… treat the orphan badly, …
nor do ye urge each other to feed the poor,
You do not look to feeding the poor.
neither do ye excite one another to feed the poor;
Nor do you urge each other to feed the poor,
And you do not urge one another on (offering) food to the indigent,
And urge not on the feeding of the poor.
Nor do you urge one another to feed the poor,
and you do not urge one another to feed the needy,
nor do you urge one another to feed the poor.
And you do not look to feeding the poor.
And not advocating charity towards the poor.
And you do not encourage one another to feed the poor.
Nor encourage one another to feed the needy,
And you do not encourage one another to feed the needy. ('Miskin' = Poor = Needy = Whose life is stranded for any reason = Whose business has stalled = Who has lost his job = Whose life has been hampered by circumstances. 'Ta'm' = Feeding, includes taking care of all aspects of life. A benevolent collective order takes care of everyone).
Nor do you encourage one another to feed the poor! —
and do not encourage one another to feed the needy.
And you do not look to feeding the poor.