Fecr suresi

Fecr suresi, 20. ayet

Fecr suresi, 20. ayet. وَتُحِبُّونَ ٱلْمَالَ حُبًّا جَمًّا

vetüḥibbûne-lmâle ḥubben cemmâ.

Diyanet İşleri

Malı da pek çok seviyorsunuz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fecr 17–23 · surenin 20. ayeti / 30

Konu İnsanın bolluk ve darlık karşısındaki tutumu Fecr 15–20 3

  1. Fecr 17

    Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.

  2. Fecr 18

    Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

  3. Fecr 19

    Haram helal demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.

  4. 20

    Malı da pek çok seviyorsunuz.

  5. Fecr 21

    Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman,

  6. Fecr 22–23

    (22-23) Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 15–20. ayetler için yazılmıştır.

15. Yüce Allah, insanın mahiyeti itibari ile nasıl bir tabiata sahip olduğunu, akıbetleri bilmeyen, cahil ve zalim bir varlık olduğunu haber vermektedir. O, karşı karşıya bulunduğu halin, sonu gelmemek üzere devam edip gideceğini sanır. Yüce Allah’ın dünya hayatındaki lütuflarını ve ona nimet ihsan etmesini, kendisinin O’nun katında değerli ve O’na pek yakın olduğunu gösterdiğini zanneder.

16. Buna karşılık O “rızkını kısarsa” gıdası kendisine yetecek kadar olup ondan bir şey artırmayacak olursa, bu yolla Allah’ın kendisini hakir ve zelil kıldığını zanneder. Yüce Allah, onun bu kanaate sahip oluşunu reddederek şöyle buyurmaktadır:

17. “Asla!” yani dünyada kendisine nimet verdiğim herkes benim nezdimde üstün ve değerli demek değildir. Rızkını daraltıp kıstığım herkes de benim nezdimde hakir ve zelil demek değildir. Zenginlik ve fakirlik, bolluk ve darlık, Allah’ın bir imtihanıdır. Allah, bununla kullarını dener. Kimin kendisine şükrettiğini, kimlerin sabrettiğini ortaya çıkartır ve bu kimselere pek büyük mükâfatlar ihsan eder. Böyle olmayanları ise ağır bir azaba duçar eder. Diğer taraftan kulun, sadece kendi nefsinin isteklerini yerine getirmek için çalışıp durması ve o noktadan ileriye gitmemesi gayretinin azlığından, idealinin küçüklüğünden kaynaklanır. Bundan dolayı Allah, böylelerini muhtaç kullarının durumlarına önem vermediklerinden dolayı kınayarak şöyle buyurmaktadır:

"Doğrusu siz” babasını yitirmiş, ihtiyacını karşılayacak kimsesi olmayan, gönlü hoşnut edilmeye ve iyiliğe muhtaç hale gelmiş “yetime ikram etmiyorsunuz.” Ona ikramda bulunmak yerine onu küçük görürsünüz. Bu ise kalplerinizde rahmet bulunmadığına ve hayır isteğinizin olmadığına delildir.

18. “Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.” Birbirinizi, fakir ve yoksul muhtaçları yemek yedirmeye teşvik etmiyorsunuz. Buna sebep ise dünyalığa olan tutkunuz, cimriliğiniz ve dünyalık sevgisinin kalbinizde iyice yer etmiş olmasıdır. Bundan dolayı şöyle buyurulmaktadır:

19. “Mirası” yani ölüden geriye kalan malı “toptan yiyorsunuz.” Ondan geriye hiçbir şey bırakmazsınız.

20. “Malı da çok aşırı seviyorsunuz.” Bu da Allah’ın şu buyruklarına benzemektedir: “Oysa siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Halbuki âhiret, hem daha hayırlı hem de daha kalıcıdır.” (el-A’lâ, 87/16-17); “Hayır, hayır siz hemen elde edilen (dünyayı) seviyorsunuz ve âhireti bir kenara atıyorsunuz.” (el-Kıyâme, 75/20)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Malı çok aşırı bir sevgiyle seviyor ve ona olan düşkünlüğünüz sebebiyle onu Allah yolunda harcamakta cimrilik gösteriyorsunuz.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَتُحِبُّونَ ve tuhibbune ve seviyorsunuz kök: حبب
  2. ٱلْمَالَ l-male malı kök: مول
  3. حُبًّۭا hubben sevgiyle kök: حبب
  4. جَمًّۭا cemmen pek çok kök: جمم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah, dilediğine kat kat verir.…

  • Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    İnsanlar arasında Allah'ı bırakıp da O'na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah'ı severcesine severler. Mü'minlerin Allah'a olan sevgisi daha güçlü…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    (Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

56 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Malı çok (aşırı) bir sevgiyle seviyorsunuz.

Mustafa İslamoğlu

dahası ölçüsüz bir sevgiyle malı seviyorsunuz.

Muhammed Esed

ve sınırsız bir sevgiyle malı mülkü seviyorsunuz!

Ahmed Hulusi

Malı da pek çok seviyorsunuz, toplayıp yığarcasına.

Ali Bulaç

Malı 'bir yığma tutkusu ve hırsıyla' seviyorsunuz.

Ali Özek ve heyeti

Malı aşırı biçimde seviyorsunuz.

Ali Rıza Safa

Çünkü sınırsız bir sevgiyle malı seviyorsunuz.

Bayraktar Bayraklı

- Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz; yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz; haram helal demeden mirası yiyorsunuz; malı aşırı derecede seviyorsunuz.

Edip Yüksel

Parayı/malı da çok fazla seviyorsunuz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Parayı/malı da çok fazla seviyorsunuz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Malı öyle bir seviş seviyorsunuz ki, yığmacasına!

Elmalılı Hamdi Yazır

Malı öyle bir seviş seviyorsunuz ki, yığmacasına

Erhan Aktaş

Malı büyük bir sevgiyle, çok seviyorsunuz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Malı büyük bir sevgiyle, çok seviyorsunuz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Malı büyük bir sevgiyle, çok seviyorsunuz.

Gültekin Onan

Malı 'bir yığma tutkusu ve hırsıyla' seviyorsunuz.

Hasan Basri Çantay

Malı pek çok seversiniz.

İbni Kesir

Malı da pek çok seversiniz.

Mehmet Alagaş

(15-20) İnsan böyledir, Rabbi onu imtihan etse / ibtila etse ve ona nimetler verse, Rabbim bana verdi / ikram etti der. Ne zaman da onu imtihan etse / ibtila etse onun rızkını kısıtlasa / takdir etse Rabbim b eni alçalttı/ beni önemsemedi der. Hayır hayır bilakis sizler çalışanı ölmüş olana / yetime vermiyorsunuz / ikram etmiyorsunuz. Çalışma gücü olmayanı / miskini doyurmaya teşvikte etmiyorsunuz. Helal haram demeyen bir yiyişle miras yiyorsunuz , Yığma / toplama sevgisiyle / aşkıyla malı da seviyorsunuz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Malı da pek çok seviyorsunuz.

Süleyman Ateş

Malı pek çok seviyorsunuz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Mala karşı sevginiz de pek fazla.

Şaban Britch

Malı da pek çok seviyorsunuz.

Şaban Piriş

Malı da pek çok seviyorsunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

Malı, devşirip depolatacak bir sevgiyle seviyorsunuz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And you love to hoard wealth inordinately.

Abdul Haleem

and you love wealth with a passion.

Abdullah Yusuf Ali

And ye love wealth with inordinate love!

Abul A'la Maududi

and love the riches, loving them ardently. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, you have no regard for the permissible or the forbidden, the lawful or the unlawful. You feel no qualms about acquiring wealth in any way or by any means, fair or foul, and your greed is never satisfied however much you may have acquired and amassed.

Aisha Bewley

and you have an insatiable love of wealth.

Al-Hilali & Khan

And you love wealth with much love.

Ali Quli Qarai

and you love wealth with much fondness.

Amatul Rahman Omar

And you are exceedingly fond of wealth.

Arthur John Arberry

and you love wealth with an ardent love

Bijan Moeinian

… love the wealth exceedingly.

E. Henry Palmer

and ye love wealth with a complete love!

Edip-Layth

You love money, a love that is excessive.

George Sale

and ye love riches, with much affection.

Hamid S. Aziz

And you love wealth with an abounding love!

Mahmoud Ghali

And you love wealth with an ardent love.

Marmaduke Pickthall

And love wealth with abounding love.

Mohamed Ahmed - Samira

And love wealth with all your heart.

Muhammad Asad

and you love wealth with boundless love!

Mustafa Khattab

and love wealth fervently.

Progressive Muslims

And you love money, a love that is excessive.

Rashad Khalifa

And loving the money too much.

Sahih International

And you love wealth with immense love.

Sam Gerrans

And love wealth with much love.

Shabbir Ahmed

And you love wealth with boundless love.

Syed Vickar Ahamed

And you love wealth with passion!

Taqi Usmani

and love wealth, an excessive love.

The Monotheist Group

And you love money, a love that is excessive.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 20. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 20. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 20. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩