Diyanet İşleri
Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman,
Fecr suresi
Fecr suresi, 21. ayet. كَلَّآ إِذَا دُكَّتِ ٱلْأَرْضُ دَكًّا دَكًّا
kellâ iẕâ dükketi-l'arḍu dekken dekkâ.
Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman,
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yerin parçalanması ve pişmanlık Fecr 21–26 3
Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Haram helal demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.
Malı da pek çok seviyorsunuz.
Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman,
(22-23) Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?
"Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaydım" der.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 21–24. ayetler için yazılmıştır.
21. “Asla!” Yani sevdiğiniz mallar, uğrunda yarışa girdiğiniz zevkler, lezzetler size kalmayacaktır. Aksine önünüzde pek büyük bir gün, pek büyük bir dehşet vardır. O günde yeryüzü ve dağlar darmadağın edilir. Yeryüzünde bulunanlar da saçıp savrulur ve nihâyet orası herhangi bir tümsek ve ya da çukur görülmeyecek şekilde, dümdüz bir arazi haline getirilir.
22. Yüce Allah, kulları arasında ayırt edici hükmünü vermek üzere buluttan gölgelikler içerisinde gelir. Semâvât ehli olan bütün melâike-i kiram da ardı arkasına saf saf gelirler. Her bir semâ, melekleri ile birlikte bir saf halinde gelir ve önlerindeki mahlukatı çepeçevre kuşatır. Bu saflar ise mutlak egemen, her şeyin mutlak sahibi Cebbâr’ın önünde saygı ve zilletle eğilmek üzere teşkil edilecek saflardır.
23. “İşte o gün cehennem” melekler tarafından zincirlerle çekilerek “getirilir. O gün” İşte bu hususların gerçekleştiği vakit “insan” dünyada iken işlemiş olduğu hayır ve şerleri “hatırlayacaktır; ama ne fayda?” Çünkü bunun zamanı geçmiş, fırsat elden gitmiş olacaktır.
24. Dünyada iken Allah'ın haklarındaki kusurları dolayısı ile pişmanlık duyarak: “Ah! Keşke (bu)” ebedi kalıcı “hayatım için önceden bir şeyler” salih ameller “göndermiş olsaydım, der” Bu, Yüce Allah’ın şu buyruğuna benzemektedir: “Keşke peygamber ile birlikte hak yolu tutmuş olsaydım. Eyvah bana! Keşke filânı dost edinmeseydim, der.” (el-Furkân, 25/27-28)
Bu buyrukta kendisi için çalışılıp gayret gösterilmesi, elde edilmesi ve arzulanması gereken, zevk ve lezzetleri ile eksiksiz ve mükemmel olan gerçek hayatın, âhiret hayatı olduğuna delil vardır. Çünkü ebedi kalınacak yurt orasıdır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bunların sizin ameliniz olmaması gerekir. Öyleyse yeryüzünün şiddetle hareket ettiği ve sarsıldığı zamanı hatırlayın.
Aynı kök: دكك (7 geçiş)
Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen…
Aynı kök: دكك (7 geçiş)
Zülkarneyn, "Bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin vaadi (kıyametin kopma vakti) gelince onu yerle bir eder. Rabbimin vaadi gerçektir" dedi.
Aynı kök: دكك (7 geçiş)
(13-15) Sur'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(21, 22) Hayır! Yer şiddetli bir sarsıntıyla sarsıldığı, melekler sıra sıra (dururken) Rabbin(in emri) geldiği zaman (haliniz nasıl olacak?)
Yoo, öyle yapmayın!Yeryüzü art arda sürekli bir sarsılışla sarsılıp dümdüz olduğu zaman,
Peki, (Hesap Günü nasıl davranacaksınız,) yeryüzü ardarda sarsılıp paramparça olduğunda,
Hayır, (böyle yapmayın)! Arz (beden sarsılıp), darmadağın edildiğinde,
Hayır; yer, parça parça yıkılıp darmadağın olduğu,
Ama yeryüzü parça parça döküldüğü,
Hayır, asla! Yeryüzü art arda sarsılıp, paramparça olduğunda.
- Hayır! Yeryüzü ardı ardına sarsılıp paramparça olduğunda, Rabbinin emri gelip melekler saf saf dizildiğinde,
Doğrusu, yer çarpılıp paralandığı zaman,
Doğrusu, yer çarpılıp paralandığı zaman,
Hayır, hayır, yer üst üste sarsıntılarla düzlendiği zaman,
Hayır hayır, Arz "dekken dekka" düzlendiği
Hayır, hayır! Yer, paramparça olup dağıldığı zaman,
Hayır, hayır! Yer, paramparça olup dağıldığı zaman,
Hayır, hayır! Yer, paramparça olup dağıldığı zaman,
Hayır; yer, parça parça yıkılıp darmadağın olduğu,
Hakkaa ki yer (zelzeleyle) parça parça dağıtıldığı zaman,
Ama yer; parça parça dağıtıldığında.
(21-30) Yoo, hayır, hayır, yer / arz parça parça döküldüğünde , Rabbin ve de saf saf melekler geldiğinde , O gün cehennem getirilir, insan hatırlar ve fakat hatırlamaktan ona ne fayda var ki? Ah keşke hayatım için sunularım / takdimlerim olsaydı der, O gün O'nun azabından başka azap edecek biri yoktur. O'nun bağlamasından başka, bağlayacak biri de yoktur. Ey tatmin olmuş / itminanlı nefis , hoşnut olan / r azı olan Rabbine ve razı olduğun Rabbine geri dön / rücu et . Kullarımın arasına gir / dahil ol. Cennetime gir / dahil ol.
Hayır! Yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman.
Hayır, yer birbiri ardınca sarsılıp dümdüz edildiği zaman,
Hayır, hayır! Yeryüzü dümdüz hale getirilince, dipnot 1
Hayır, hayır… Yeryüzü dümdüz edilince…
Hayır! Yer paramparça olduğu zaman,
-Hayır, Yer paramparça olduğu zaman,
İş böyle gitmeyecektir! Yer birbirine çarpılıp dümdüz hale getirildiğinde,
No, but indeed when the earth will be severely pounded,
No indeed! When the earth is pounded to dust, pounded and pounded,
Nay! When the earth is pounded to powder,
But no; dipnot 1 when the earth is ground to powder,
No indeed! When the earth is crushed and ground to dust
Nay! When the earth is ground to powder.
No indeed! When the earth is levelled to a plain,
By no means (will it be so as you think). When the earth is completely crushed into pieces,
No indeed! When the earth is ground to powder,
Be mindful of a day that earth explodes with a quake and you will meet your Lord…
Nay, when the earth is crushed to pieces,
No, when the earth is pounded into rubble.
By no means should ye do thus. When the earth shall be minutely ground to dust;
Nay, when the earth is crushed to pieces,
Not at all, When the earth is pounded (into powder), pounding, pounding,
Nay, but when the earth is ground to atoms, grinding, grinding,
Surely when We pound the earth to powder grounded, pounded to dust,
Nay, but [how will you fare on Judgment Day,] when the earth is crushed with crushing upon crushing,
Enough! When the earth is entirely crushed over and over,
No, when the Earth is pounded into rubble.
Indeed, when the earth is crushed, utterly crushed.
No! When the earth has been leveled - pounded and crushed -
No, indeed! When the earth is ground to powder,
Nay, when the earth is pounded, ground with a grinding.
No! When the earth is pounded to powder,
No! When the earth will be crushed thoroughly to be turned into bits,
Alas, when the earth is pounded into rubble.