Fecr suresi

Fecr suresi, 15. ayet

Fecr suresi, 15. ayet. فَأَمَّا ٱلْإِنسَٰنُ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكْرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَكْرَمَنِ

feemme-l'insânü iẕâ me-btelâhü rabbühû feekramehû vene``amehû feyeḳûlü rabbî ekramen.

Diyanet İşleri

İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, "Rabbim bana ikram etti" der.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fecr 12–18 · surenin 15. ayeti / 30

Konu İnsanın bolluk ve darlık karşısındaki tutumu Fecr 15–20 3

  1. Fecr 12

    (11-12) Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.

  2. Fecr 13

    Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.

  3. Fecr 14

    Şüphesiz Rabbin, gözetlemededir.

  4. 15

    İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, "Rabbim bana ikram etti" der.

  5. Fecr 16

    Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, "Rabbim beni aşağıladı" der.

  6. Fecr 17

    Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.

  7. Fecr 18

    Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 15–20. ayetler için yazılmıştır.

15. Yüce Allah, insanın mahiyeti itibari ile nasıl bir tabiata sahip olduğunu, akıbetleri bilmeyen, cahil ve zalim bir varlık olduğunu haber vermektedir. O, karşı karşıya bulunduğu halin, sonu gelmemek üzere devam edip gideceğini sanır. Yüce Allah’ın dünya hayatındaki lütuflarını ve ona nimet ihsan etmesini, kendisinin O’nun katında değerli ve O’na pek yakın olduğunu gösterdiğini zanneder.

16. Buna karşılık O “rızkını kısarsa” gıdası kendisine yetecek kadar olup ondan bir şey artırmayacak olursa, bu yolla Allah’ın kendisini hakir ve zelil kıldığını zanneder. Yüce Allah, onun bu kanaate sahip oluşunu reddederek şöyle buyurmaktadır:

17. “Asla!” yani dünyada kendisine nimet verdiğim herkes benim nezdimde üstün ve değerli demek değildir. Rızkını daraltıp kıstığım herkes de benim nezdimde hakir ve zelil demek değildir. Zenginlik ve fakirlik, bolluk ve darlık, Allah’ın bir imtihanıdır. Allah, bununla kullarını dener. Kimin kendisine şükrettiğini, kimlerin sabrettiğini ortaya çıkartır ve bu kimselere pek büyük mükâfatlar ihsan eder. Böyle olmayanları ise ağır bir azaba duçar eder. Diğer taraftan kulun, sadece kendi nefsinin isteklerini yerine getirmek için çalışıp durması ve o noktadan ileriye gitmemesi gayretinin azlığından, idealinin küçüklüğünden kaynaklanır. Bundan dolayı Allah, böylelerini muhtaç kullarının durumlarına önem vermediklerinden dolayı kınayarak şöyle buyurmaktadır:

"Doğrusu siz” babasını yitirmiş, ihtiyacını karşılayacak kimsesi olmayan, gönlü hoşnut edilmeye ve iyiliğe muhtaç hale gelmiş “yetime ikram etmiyorsunuz.” Ona ikramda bulunmak yerine onu küçük görürsünüz. Bu ise kalplerinizde rahmet bulunmadığına ve hayır isteğinizin olmadığına delildir.

18. “Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.” Birbirinizi, fakir ve yoksul muhtaçları yemek yedirmeye teşvik etmiyorsunuz. Buna sebep ise dünyalığa olan tutkunuz, cimriliğiniz ve dünyalık sevgisinin kalbinizde iyice yer etmiş olmasıdır. Bundan dolayı şöyle buyurulmaktadır:

19. “Mirası” yani ölüden geriye kalan malı “toptan yiyorsunuz.” Ondan geriye hiçbir şey bırakmazsınız.

20. “Malı da çok aşırı seviyorsunuz.” Bu da Allah’ın şu buyruklarına benzemektedir: “Oysa siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Halbuki âhiret, hem daha hayırlı hem de daha kalıcıdır.” (el-A’lâ, 87/16-17); “Hayır, hayır siz hemen elde edilen (dünyayı) seviyorsunuz ve âhireti bir kenara atıyorsunuz.” (el-Kıyâme, 75/20)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İnsan tabiatı gereği Rabbi onu imtihan ederek ona ikram etti. Ve ona mal, çocuk ve şan verince kendisinin Allah’ın katında değerli olduğunu zannederek şöyle der: “Onun ikramını hak ettiğim için Rabbim bana ikram etti.''

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأَمَّا fe emma fakat
  2. ٱلْإِنسَـٰنُ l-insanu insan kök: انس
  3. إِذَا iza zaman
  4. مَا ma ne
  5. ٱبْتَلَىٰهُ btelahu kendisini sınasa kök: بلو
  6. رَبُّهُۥ rabbuhu Rabbi kök: ربب
  7. فَأَكْرَمَهُۥ fe ekramehu ve ona ikramda bulunsa kök: كرم
  8. وَنَعَّمَهُۥ ve neaamehu ve ona ni'met verse kök: نعم
  9. فَيَقُولُ feyekulu der ki kök: قول
  10. رَبِّىٓ rabbi Rabbim kök: ربب
  11. أَكْرَمَنِ ekrameni bana ikram etti kök: كرم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Aynı kök: كرم (47 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Kitaptan bilgisi olan biri, "Ben onu, gözünü kapayıp açmadan önce sana getiririm" dedi. Süleyman, tahtı yanında yerleşmiş halde görünce şöyle dedi:…

  • Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…

  • Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Şüphesiz biz insanı, karışım halindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık.

  • Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan · Ortak kavram: Nimet

    İnsana bir zarar dokunduğunda bize yalvarır. Sonra ona tarafımızdan bir nimet verdiğimizde, "Bu, bana ancak bilgim sayesinde verilmiştir" der. Hayır,…

  • Aynı kök: كرم (47 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş)

    (6-8) Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?

  • Aynı kök: كرم (47 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Andolsun, onlardan önce Firavun kavmini sınamıştık. Onlara değerli bir peygamber (Musa) gelmişti.

  • Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Nimet

    Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen…

  • Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Nimet

    O, istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

56 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İnsana gelince, Rabbi kendisini imtihan edip ona ikramda bulunduğunda ve bol nimet verdiğinde "Rabbim bana ikram etti." der.

Mustafa İslamoğlu

Ve insana gelince... Ne zaman Rabbi onu (varlıkla) sınayıp ona ikram edecek ve nimetlere gark edecek olsa, hemen (Allah'ın kendisini desteklediğini düşünerek) "Rabbim bana ikram etti" der;

Muhammed Esed

İnsana gelince, ne zaman Rabbin onu, cömertliğiyle ve hoşnut olacağı bir hayat bağışlamakla denese, "Rabbim, bana karşı (ne kadar) cömertmiş!" der;

Ahmed Hulusi

Ama insana gelince, Rabbi onu denemek için ikram edip, onu nimetlendirirse: "Rabbim bana ikram etti, üstün kıldı" der (şımarır)!

Ali Bulaç

Fakat insan; ne zaman Rabbi kendisini bir denemeden geçirse, ona bir keremde bulunsa, nimetler verse: "Rabbim bana ikram etti" der.

Ali Özek ve heyeti

Fakat insan, Rabbi kendisini imtihan edip de ikramda bulunduğunda ve bol nimet verdiğinde «Rabbim bana ikram etti» der.

Ali Rıza Safa

İnsan öyledir; Efendisi eliaçık davranır ve nimetlerle onu sınarsa; "Efendim, bana eliaçık davrandı!" der.

Bayraktar Bayraklı

İnsana gelince, Rabbi kendisini imtihan edip ikramda bulunduğunda ve bol nimet verdiğinde, "Rabbim bana cömert davrandı" der.

Edip Yüksel

Efendisi, sınamak için insana bolca verip sevindirdiği zaman, "Efendim bana cömert davrandı" der.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rabbi, sınamak için insana bolca verip sevindirdiği zaman, 'Rabbim bana cömert davrandı,' der.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ama insan, Rabbi onu her ne zaman imtihan edip de kendisine ikramda bulunur, nimetler verirse: "Rabbim bana ikram etti." der.

Elmalılı Hamdi Yazır

Amma insan, her ne zaman rabbı onu imtihan edip de ona ikram eyler, ona ni'metler verirse, o vakıt rabbım bana ikram etti der

Erhan Aktaş

Fakat o insan dipnot 1 ; Rabb'i ne zaman onu sınamak için ikramda bulunsa ve ona nimet verse, "Rabb'im bana ikram etti. dipnot 2 " der.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen insan kelimesi, insanların tamamını değil, belli başlı insanları, yani Müşrikleri kastetmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Doğru yolda olduğum için, Rabb'imin bu nimetini hak etmekteyim.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Fakat o insan dipnot 1 ; Rabb'i ne zaman onu sınamak için ikramda bulunsa ve ona nimet verse, "Rabb'im bana ikram etti. dipnot 2 " der.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen insan sözcüğü, insanların tamamını değil, belli başlı insanları, yani müşrikleri kastetmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Doğru yolda olduğum için, Rabb'imin bu nimetini hak etmekteyim.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Fakat insan dipnot 1 ; Rabb'i ne zaman onu sınamak için ikramda bulunsa ve ona nimet verse, "Rabb'im bana ikram etti. dipnot 2 " der.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen insan sözcüğü, insanların tamamını değil, belli başlı insanları, yani müşrikleri kastetmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Doğru yolda olduğum için, Rabb'imin bu nimetini hak etmekteyim.

Gültekin Onan

Fakat insan; ne zaman rabbi kendisini bir denemeden geçirse, ona bir keremde bulunsa, nimetler verse: "Rabbim bana ikram etti" der.

Hasan Basri Çantay

Amma insan, ne zaman Rabbi onu imtihaan edib de kendisine (lütf-ü) kerem (iyle muaamele) eder, ona ni'metler verirse "Rabbim beni şerefli kıldı" der!

İbni Kesir

Ama insan; Rabbı kendisini deneyip kerem eder ve nimet verirse: Rabbım beni şerefli kıldı, der.

Mehmet Alagaş

(15-20) İnsan böyledir, Rabbi onu imtihan etse / ibtila etse ve ona nimetler verse, Rabbim bana verdi / ikram etti der. Ne zaman da onu imtihan etse / ibtila etse onun rızkını kısıtlasa / takdir etse Rabbim b eni alçalttı/ beni önemsemedi der. Hayır hayır bilakis sizler çalışanı ölmüş olana / yetime vermiyorsunuz / ikram etmiyorsunuz. Çalışma gücü olmayanı / miskini doyurmaya teşvikte etmiyorsunuz. Helal haram demeyen bir yiyişle miras yiyorsunuz , Yığma / toplama sevgisiyle / aşkıyla malı da seviyorsunuz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ancak insana; Rabbi ne zaman onu imtihan edip kendisine ikramda bulunsa ve nimet verse: "Rabbim bana ikramda bulundu" der.

Süleyman Ateş

Fakat insan öyledir; Rabbi ne zaman kendisini sınayıp ona ikramda bulunur, ona ni'met verirse: "Rabbim bana ikram etti" der.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsan bu… Rabbi onu yıpratıcı bir imtihana sokar, ikram eder ve nimet verirse der ki: ‘Rabbim bana verdi; bana!..'

Şaban Britch

İşte insan, onu Rabbi imtihan ettiği zaman, ona ikramda bulunup, nimetlendirince: "Rabbim bana ikramda bulundu" der.

Şaban Piriş

İşte insan, onu Rabbi imtihan ettiği zaman, ona ikramda bulunup, nimetlendirince: -Rabbim bana ikramda bulundu der.

Yaşar Nuri Öztürk

İnsan böyledir; Rabbi kendisini deneyip de ona cömert davranır, nimet yağdırırsa: "Rabbim bana ikramda bulundu!" der.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

When Allah tests man by crediting him with plenty, he immodestly says: "Allah, my Creator, has ministered to my necessities and honoured me with gratification.

Abdul Haleem

[The nature of] man is that, when his Lord tries him through honour and blessings, he says, ‘My Lord has honoured me,’

Abdullah Yusuf Ali

Now, as for man, when his Lord trieth him, giving him honour and gifts, then saith he, (puffed up), "My Lord hath honoured me."

Abul A'la Maududi

As for man, dipnot 1 when his Lord tests him by exalting him and bestowing His bounties upon him, he says: "My Lord has exalted me."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Now, criticizing the general moral state of the people, it is being said: After all, why shouldn’t the men who have adopted such an attitude in the life of the world, be ever called to account, and how can it be regarded as a demand of reason and justice that when man has left the world, after doing all he could, he should never receive any reward or suffer any punishment for his deeds.

Aisha Bewley

As for man, when his Lord tests him by honouring him and favouring him, he says, ‘My Lord has honoured me!’

Al-Hilali & Khan

As for man, when his Lord tries him by giving him honour and bounties, then he says (in exultation): "My Lord has honoured me."

Ali Quli Qarai

As for man, whenever his Lord tests him and grants him honour and blesses him, he says, ‘My Lord has honoured me. ’

Amatul Rahman Omar

Moreover a human being is such that when his Lord disciplines him (by prosperity) and (thus) honours him and bestows favours on him, he says, `My Lord has honoured me. '

Arthur John Arberry

As for man, whenever his Lord tries him, and honours him, and blesses him, then he says, 'My Lord has honoured me. '

Bijan Moeinian

When man is being tried in wealth [to see how he behaves], he considers it as a God’s reward.

E. Henry Palmer

and as for man, whenever his Lord tries him and honours him and grants him favour, then he says, My Lord has honoured me;

Edip-Layth

As for man, if his Lord tests him and grants him much, then he says: "My Lord has blessed me!"

George Sale

Moreover man, when his Lord trieth him by prosperity, and honoureth him, and is bounteous unto him, saith, my Lord honoureth me:

Hamid S. Aziz

Now as for man, whenever his Lord tries him and honours him and grants him favour, then he says, "My Lord has honoured me";

Mahmoud Ghali

Then, as for man, just when his Lord tries him, so He honors him, and showers His favors on him, then he says, "My Lord has honored me. "

Marmaduke Pickthall

As for man, whenever his Lord trieth him by honouring him, and is gracious unto him, he saith: My Lord honoureth me.

Mohamed Ahmed - Samira

As for man, whenever his Lord tries him and then is gracious and provides good things for him, he says: "My Lord has been gracious to me. "

Muhammad Asad

BUT AS FOR man, whenever his Sustainer tries him by His generosity and by letting him enjoy a life of ease, he says, "My Sustainer has been [justly] generous towards me";

Mustafa Khattab

Now, whenever a human being is tested by their Lord through ˹His˺ generosity and blessings, they boast, "My Lord has ˹deservedly˺ honoured me!"

Progressive Muslims

As for man, if his Lord tests him and grants him much, then he says: "My Lord has blessed me!"

Rashad Khalifa

When the human being is tested by his Lord, through blessings and joy, he says, "My Lord is generous towards me."

Sahih International

And as for man, when his Lord tries him and [thus] is generous to him and favors him, he says, "My Lord has honored me. "

Sam Gerrans

And as for man, when his Lord tries him, and honours him, and favours him, he says: “My Lord has honoured me.”

Shabbir Ahmed

But as for man, whenever his Lord lets his life take a turn by giving him honor and Bliss, he says, "My Lord has honored me. " (Honor or disgrace are subject to Divine Laws, and are not random phenomena).

Syed Vickar Ahamed

Now, as for man, when his Mighty Lord tries him (by) giving him honor and gifts then he (proudly) says, "My Mighty Lord has honored me. "

Taqi Usmani

As for man, when his Lord tests him, and thus gives him honour and bounties, he says, "My Lord has honoured me."

The Monotheist Group

As for man, if his Lord tests him and grants him much, then he says: "My Lord has blessed me!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩