Bakara suresi

Bakara suresi, 56. ayet

Bakara suresi, 56. ayet. ثُمَّ بَعَثْنَٰكُم مِّنۢ بَعْدِ مَوْتِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

ŝümme be`aŝnâküm mim ba`di mevtiküm le`alleküm teşkürûn.

Diyanet İşleri

Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 53–59 · surenin 56. ayeti / 286

Konu Tövbe, Allah'ı görme isteği, gölge ve kudret helvası Bakara 54–59 3

  1. Bakara 53

    Hani, doğru yolu tutasınız diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) ve Furkan'ı vermiştik.

  2. Bakara 54

    Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün (kendinizi düzeltin). Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir."

  3. Bakara 55

    Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.

  4. 56

    Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.

  5. Bakara 57

    Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar (verdiğimiz nimetlere nankörlük etmekle) bize zulmetmediler, fakat kendilerine zulmediyorlardı.

  6. Bakara 58

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz" demiştik.

  7. Bakara 59

    Derken, onların içindeki zalimler, sözü kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de haktan ayrılmaları sebebiyle, o zalimlere gökten bir azap indirdik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

56. “Sonra ölümünüzün ardından şükredesiniz diye sizi tekrar diriltmiştik.” Yüce Allah daha sonra onları ne gölgesi ne de geniş rızıkları olan Tih çölünde nasıl nimetlendirdiğini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sonra ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik. Umulur ki size vermiş olduğu nimetinden dolayı Allah'a şükredersiniz.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. بَعَثْنَـٰكُم beasnakum sizi tekrar diriltmiştik kök: بعث
  3. مِّنۢ min -ndan
  4. بَعْدِ bea'di ardı- kök: بعد
  5. مَوْتِكُمْ mevtikum ölümünüzün kök: موت
  6. لَعَلَّكُمْ leallekum belki
  7. تَشْكُرُونَ teşkurune şükredersiniz (diye) kök: شكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Şükür

    Sonra bunun ardından şükredesiniz diye sizi affetmiştik.

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Şükür

    (Allah) "Ey Musa! Vahiylerim ve konuşmamla seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Öyleyse sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol" dedi.

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş

    Sonra onların ardından Musa'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri)…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş

    Andolsun, daha önce Yusuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o ölünce de,…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür · Ortak kavram: Ölüm

    Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara "ölün" dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş

    Onlar şöyle dediler: "Musa'yı ve kardeşini (bir süre) beklet (haklarında bir işlem yapma) ve şehirlere toplayıcılar yolla."

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş

    Musa, "Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

60 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonra (manevi) dipnot 1 ölümünüzün ardından, şükredesiniz diye sizi (Vahiy ile) diriltmiştik.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ölümden sonra şükretmek mümkün olamayacağı için burada kastedilen ölümün de manevi, yani ahlaki çöküş olduğunu; diriltilmenin de bu çöküşten vahiy ile kurtarılmak anlamına geldiğini söyleyebiliriz. Bilinen anlamda ölüp tekrar diriltilmek reenkarnasyona kapı aralayacağı için ayetin tercüme ettiğimiz şekilde anlaşılması gerekmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Daha sonra, belki teşekkür edersiniz diye ölümünüzün ardından sizi bir daha diriltmiştik.

Muhammed Esed

Ama ölü (bir toplum) haline geldikten sonra belki şükredenlerden olursunuz diye sizi tekrar dirilttik.

Ahmed Hulusi

Sonra, ölümü (yokluğunuzu - gerçekte yegane var olanın Vahid-ül Kahhar olduğu gerçeğini) tatmanızın akabinde, yeni bir anlayışla hayata başlatmıştık sizi, belki bunu değerlendirirsiniz diye.

Ali Bulaç

Sonra şükredesiniz diye, sizi ölümünüzden sonra dirilttik.

Ali Özek ve heyeti

Sonra ölümünüzün ardından sizi dirilttik ki şükredesiniz.

Ali Rıza Safa

Sonra, ölümünüzün ardından, size yeniden yaşam verdik; belki şükredersiniz diye.

Bayraktar Bayraklı

Şükredersiniz diye, sizi ölümünüzün ardından dirilttik.

Edip Yüksel

Sonra, belki şükredersiniz diye ölümünüzün ardından sizi diriltmiştik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sonra, belki şükredersiniz diye ölümünüzün ardından sizi diriltmiştik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra şükredesiniz diye sizi ölümünüzden sonra yine dirilttik.

Elmalılı Hamdi Yazır

sonra sizi şükredesiniz diye ba's badelmevte mazhar ettik

Erhan Aktaş

Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün dipnot 1 ardından sizi dirilttik dipnot 2 .

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ölmek anlamına gelen "Mevt" kelimesi, mecazen, sakinlik, bitmişlik, tükenmişlik, hareketsizlik, çözülmüşlük gibi anlamlara gelmektedir. Kelime, burada mecaz anlamıyla kullanılmıştır. Örneğin ateş sönüp alevi ve dumanı kalmadığında, "ateş öldü" denmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Canlılık verdik, sizi tekrar kendinize getirdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün dipnot 1 ardından sizi dirilttik dipnot 2 .

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ölmek anlamına gelen "Mevt" sözcüğü, mecazen, sakinlik, bitmişlik, tükenmişlik, hareketsizlik, çözülmüşlük gibi anlamlara gelmektedir. Sözcük, burada mecaz anlamıyla kullanılmıştır. Örneğin ateş sönüp alevi ve dumanı kalmadığında, "ateş öldü" denmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Canlılık verdik, sizi tekrar kendinize getirdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün dipnot 1 ardından sizi dirilttik dipnot 2 .

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Mevt" sözcüğü, mecazen, sakinlik, bitmişlik, tükenmişlik, hareketsizlik, çözülmüşlük gibi anlamlara gelmektedir. Ayette de bu mecaz anlamıyla kullanılmıştır. Örneğin ateş söndüğünde, alevi ve dumanı kalmadığında, "ateş öldü" diye tabir edilmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Canlılık verdik.

Gültekin Onan

Sonra, belki şükredersiniz diye ölümünüzün (mevtiküm) ardından sizi diriltmiştik (beasnaküm).

Hasan Basri Çantay

Sonra ölümünüzün arkasından sizi yine diriltmişdik. Gerekdi ki şükredesiniz.

İbni Kesir

Sonra sizi, ölümünüzün arkasından şükredersiniz diye diriltmiştik.

Mehmet Alagaş

(51-61) Musa’dan kırk gece sözü / vaadi aldık , sonra Onun ardından / Musa’nın ardından buzağıyı edindiniz , siz zalimdiniz. Sonra bunun ardından sizi böylelikle belki şükredersiniz diye sizi affettik, Bir vakit Musa’ya kitabı ve Ayırıcıyı / Furkan’ı verdik ki böylelikle belki yola girersiniz. Musa kavmine dedi ki ey kavmim siz buzağıyı edinmek suretiyle nefislerinize zulmettiniz, yaratıcınıza vazgeçmiş olarak tövbe edin ve de “kendinizi öldürün”, işte bu, sizin için yaratıcınız yanında daha hayırlıdır , sizin tövbele riniz kabul eder , O, kesinlikle tövbeleri çokça kabul edendir, esirgeyendir dedi. Siz de dediniz ki Ey Musa! Açıkça Allah’ı görmedikçe sana iman etmeyeceğiz” sizi bir yıldırım yakaladı / öldürdü. (Firavun ailesini boğarken ki baktığınız gibi) siz de bakıyordunuz, s onra sizi ölümünüzün ardından yeniden dirilttik böylelikle belki teşekkür edersiniz. Üzerinize buluttan bir gölge yaptık , üzerinize menne ve selva indirdik / bıldırcın eti ve kudret helvası indirdik, rızık olarak size verdiklerimizin hoş ve temiz olanlarından yiyin dedik, bize zulüm edemediler ve lakin kendilerine zulmettiler. Bir vakit size “Bu memlekete girin, istediğiniz taraftan bol bol yiyin, kapıdan secde ederek girin, günahlarımızı bizden kaldır / hıtta deyin, biz de sizi günahlarınızdan bağışlayalım, güzel davrananlara ilerde ziyadesiyle vereceğiz dedik. Kafirler kendilerine söyleneni başka bir sözle değiştirdiler (Hıtta yerine kılçıklı buğday anlamında hınta dediler güya dalga geçtiler , tahrif harfle başlar ) ve biz de yoldan çıkmaları / fasık olmaları nedeniyle zalimler üzerine pislik bir azap indirdik. Musa kavmi için su dilemişti, biz de asan ile vur taşa dedik, Ondan on iki göze fışkırdı. (Yakub’un on iki soyu) Her bir insan içeceği yeri bildi , Allah’ın rızkından yiyin için haddi aşıp arzda bozgunculuk çıkarmayın. Bir vakit de dediniz ki Ey Musa tek yemeğe dayanamıyoruz , Rabbine dua et bizim için, arzın yetiştirdiği şeylerden baklasından, kabağından, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından çıkarsın , dedi ki hayırlı olanı daha değersiz olanla / edna olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Şehire / Mısır’a (ekim dikim yapılan yer) inin, sorduklarınız sizin için orada var. Üzerlerine zillet / utanç ve yoksulluk damgası vuruldu , Allah’tan bir azaba çarpıldılar , bu, onların Allah’ın ayetlerini yok sayıyor olmalarındandı ve haksız yere nebileri öldürüyor olmalarındandı , bu, onların haddi aşıp isyan etmelerinden dolayıydı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.

Süleyman Ateş

Sonra belki şükredersiniz diye sizi ölümünüzün ardından tekrar diriltmiştik.

Süleymaniye Vakfı

Şükredesiniz / görevlerinizi yerine getiresiniz diye ölümünüzün dipnot 1 ardından yine de sizi dirilttik.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tevrat'a göre Allah, halkın gözü önünde dağa tecelli edip İsrailoğullarına emirlerini vermek için üç günlük arınma süresi verir ve dağın etrafına halkın geçmeyeceği bir sınır çizilmesini ister. Bundan sonrası şöyle anlatılır: "Üçüncü günün sabahı gök gürledi, şimşekler çaktı. Dağın üzerinde koyu bir bulut vardı. Derken, çok güçlü bir boru sesi duyuldu. Yerleşim yerinde herkes titremeye başladı. Musa halkın Tanrı'yla görüşmek üzere yerleşkeden çıkmasına öncülük etti. Dağın eteğinde durdular. Sina Dağı'nın her yanından duman tütüyordu. Çünkü Rab dağın üstüne ateş içinde inmişti. Dağdan ocak dumanı gibi duman çıkıyor, bütün dağ şiddetle sarsılıyordu. Boru sesi gitgide yükselince, Musa konuştu ve Tanrı gök gürlemeleriyle onu yanıtladı. Rab, Sina Dağı'nın üzerine indi, Musa'yı dağın tepesine çağırdı." (Çıkış 19:16-20). "Halk gök gürlemelerini, boru sesini duyup şimşekleri ve dağın başındaki dumanı görünce korkudan titremeye başladı. Uzakta durarak Musa'ya, "Bizimle sen konuş, dinleyelim" dediler, "Ama Tanrı konuşmasın, yoksa ölürüz". Musa, "Korkmayın!" diye karşılık verdi, "Tanrı sizi denemek için geldi; Tanrı korkusu üzerinizde olsun, günah işlemeyesiniz diye. Halk uzakta durdu, fakat Musa, Tanrı'nın bulunduğu koyu bulut kümesine yaklaştı. Rab, Musa'ya şöyle dedi: "İsrailoğullarına diyeceksin ki: 'Sizinle gökten konuştuğumu gördünüz. Altın, gümüş ilahlar yapıp onları benimle bir tutmayacaksınız..." (Çıkış 20:19-23).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bayılmanızın dipnot 1 ardından yine de sizi kaldırmıştık ki görevinizi yerine getiresiniz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetteki mevt, gücün tükenmesi anlamındadır (Mekayis)."Her yanını ölüm sarar ama o ölmüş olmaz". (İbrahim 14/17) ayetindeki gibi bunların da her yanını ölüm sarmış ama ölmemişlerdir. Çünkü ölen tekrar dünyaya dönemez. (Müminun 23/99-100 ve Münafikun 63/10-11) Bir mucizeden de söz edilmediğine göre en uygun anlam bayılmadır.

Şaban Britch

Ölümünüzden sonra belki şükredersiniz diye sizi tekrar diriltmiştik.

Şaban Piriş

Ölümünüzden sonra belki şükredersiniz diye sizi tekrar diriltmiştik.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra, ölümünüzün ardından sizi dirilttik ki, şükredebilesiniz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Then We revived you and the ambitious hopes which had seemed extinguished had been revived in your bosoms so that you may hopefully impel yourselves to the feeling of gratitude and gratefulness".

Abdul Haleem

Then We revived you after your death, so that you might be thankful.

Abdullah Yusuf Ali

Then We raised you up after your death: Ye had the chance to be grateful.

Abul A'la Maududi

Then We revived you after your extinction, that you might be grateful. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The incident referred to here is the following. When Moses went to the mountain he had been ordered to bring with him seventy elders of Israel. Later, when God bestowed upon Moses the Book and the Criterion, he presented them to the people. Some mischief-makers, according to the Qur'an, began to complain that they could not believe in something just because Moses claimed that God had spoken to him. This invited the wrath of God and they were punished. The Old Testament, however, has the following account: 'And they saw the God of Israel and there was under his feet as it were a pavement of sapphire stone, like the very heaven for clearness. And he did not lay his hand on the chief men of the people of Israel; they beheld God, and ate and drank' (
    Exodus 24: 10-11 — Eski Ahit, Mısır'dan Çıkış; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Mısır'dan Çıkış 24:10

    İsrailin Tanrısını gördüler. Tanrının ayakları altında laciverttaşını andıran bir döşeme vardı. Gök gibi duruydu.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ), Interestingly, it is stated later in the same book that when Moses requested God to show him His glory, God rejected the request and said: 'You cannot see my face; for man shall not see me and live'. (See
    Exodus 33: 18-23 — Eski Ahit, Mısır'dan Çıkış; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Mısır'dan Çıkış 33:18

    Musa, “Lütfen görkemini bana göster” dedi.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    )

Aisha Bewley

Then We brought you back to life after your death, so that perhaps you would show thanks.

Al-Hilali & Khan

Then We raised you up after your death, so that you might be grateful.

Ali Quli Qarai

Then We raised you up after your death so that you might give thanks.

Amatul Rahman Omar

Then We raised you up after your (deathlike) stupor, so that you might give thanks.

Arthur John Arberry

Then We raised you up after you were dead, that haply you should be thankful.

Bijan Moeinian

Then I [God] brought you back to life so that you might become grateful for this favor.

E. Henry Palmer

Then we raised you up after your death; perhaps ye may be grateful.

Edip-Layth

Then We resurrected you after your death that you may be appreciative.

George Sale

then we raised you to life after ye had been dead, that peradventure ye might give thanks.

Hamid S. Aziz

Then We raised you up after your death; perhaps you may be grateful.

Mahmoud Ghali

Thereafter We made you to rise again even after your death, that possibly you would thank (Us).

Marmaduke Pickthall

Then We revived you after your extinction, that ye might give thanks.

Mohamed Ahmed - Samira

Even then We revived you after you had become senseless that you might give thanks;

Muhammad Asad

But We raised you again after you had been as dead, so that you might have cause to be grateful.

Mustafa Khattab

Then We brought you back to life after your death, so that perhaps you would be grateful.

Progressive Muslims

Then We resurrected you after your death that you may be appreciative.

Rashad Khalifa

We then revived you, after you had died, that you may be appreciative.

Sahih International

Then We revived you after your death that perhaps you would be grateful.

Sam Gerrans

Then We raised you up after your death, that you might be grateful.

Shabbir Ahmed

Then We revived you, and raised you from a dead to a living nation so that you might be practically grateful (by setting up the Benevolent Order).

Syed Vickar Ahamed

Then We raised you up after your death: So that you had the chance to be grateful.

Taqi Usmani

Then, We raised you up after your death, so that you might show gratitude.

The Monotheist Group

Then We resurrected you after your death that you may be thankful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 56. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 56. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 56. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩