Diyanet İşleri
Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.
Bakara suresi
Bakara suresi, 56. ayet. ثُمَّ بَعَثْنَٰكُم مِّنۢ بَعْدِ مَوْتِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
ŝümme be`aŝnâküm mim ba`di mevtiküm le`alleküm teşkürûn.
Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Tövbe, Allah'ı görme isteği, gölge ve kudret helvası Bakara 54–59 3
Hani, doğru yolu tutasınız diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) ve Furkan'ı vermiştik.
Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün (kendinizi düzeltin). Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir."
Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.
Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.
Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar (verdiğimiz nimetlere nankörlük etmekle) bize zulmetmediler, fakat kendilerine zulmediyorlardı.
Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz" demiştik.
Derken, onların içindeki zalimler, sözü kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de haktan ayrılmaları sebebiyle, o zalimlere gökten bir azap indirdik.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
56. “Sonra ölümünüzün ardından şükredesiniz diye sizi tekrar diriltmiştik.” Yüce Allah daha sonra onları ne gölgesi ne de geniş rızıkları olan Tih çölünde nasıl nimetlendirdiğini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sonra ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik. Umulur ki size vermiş olduğu nimetinden dolayı Allah'a şükredersiniz.
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Şükür
Sonra bunun ardından şükredesiniz diye sizi affetmiştik.
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Şükür
(Allah) "Ey Musa! Vahiylerim ve konuşmamla seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Öyleyse sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol" dedi.
Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş
Sonra onların ardından Musa'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri)…
Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş
Andolsun, daha önce Yusuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o ölünce de,…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür · Ortak kavram: Ölüm
Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara "ölün" dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz…
Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm
Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş
Onlar şöyle dediler: "Musa'yı ve kardeşini (bir süre) beklet (haklarında bir işlem yapma) ve şehirlere toplayıcılar yolla."
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş
Musa, "Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sonra (manevi) dipnot 1 ölümünüzün ardından, şükredesiniz diye sizi (Vahiy ile) diriltmiştik.
Daha sonra, belki teşekkür edersiniz diye ölümünüzün ardından sizi bir daha diriltmiştik.
Ama ölü (bir toplum) haline geldikten sonra belki şükredenlerden olursunuz diye sizi tekrar dirilttik.
Sonra, ölümü (yokluğunuzu - gerçekte yegane var olanın Vahid-ül Kahhar olduğu gerçeğini) tatmanızın akabinde, yeni bir anlayışla hayata başlatmıştık sizi, belki bunu değerlendirirsiniz diye.
Sonra şükredesiniz diye, sizi ölümünüzden sonra dirilttik.
Sonra ölümünüzün ardından sizi dirilttik ki şükredesiniz.
Sonra, ölümünüzün ardından, size yeniden yaşam verdik; belki şükredersiniz diye.
Şükredersiniz diye, sizi ölümünüzün ardından dirilttik.
Sonra, belki şükredersiniz diye ölümünüzün ardından sizi diriltmiştik.
Sonra, belki şükredersiniz diye ölümünüzün ardından sizi diriltmiştik.
Sonra şükredesiniz diye sizi ölümünüzden sonra yine dirilttik.
sonra sizi şükredesiniz diye ba's badelmevte mazhar ettik
Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün dipnot 1 ardından sizi dirilttik dipnot 2 .
Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün dipnot 1 ardından sizi dirilttik dipnot 2 .
Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün dipnot 1 ardından sizi dirilttik dipnot 2 .
Sonra, belki şükredersiniz diye ölümünüzün (mevtiküm) ardından sizi diriltmiştik (beasnaküm).
Sonra ölümünüzün arkasından sizi yine diriltmişdik. Gerekdi ki şükredesiniz.
Sonra sizi, ölümünüzün arkasından şükredersiniz diye diriltmiştik.
(51-61) Musa’dan kırk gece sözü / vaadi aldık , sonra Onun ardından / Musa’nın ardından buzağıyı edindiniz , siz zalimdiniz. Sonra bunun ardından sizi böylelikle belki şükredersiniz diye sizi affettik, Bir vakit Musa’ya kitabı ve Ayırıcıyı / Furkan’ı verdik ki böylelikle belki yola girersiniz. Musa kavmine dedi ki ey kavmim siz buzağıyı edinmek suretiyle nefislerinize zulmettiniz, yaratıcınıza vazgeçmiş olarak tövbe edin ve de “kendinizi öldürün”, işte bu, sizin için yaratıcınız yanında daha hayırlıdır , sizin tövbele riniz kabul eder , O, kesinlikle tövbeleri çokça kabul edendir, esirgeyendir dedi. Siz de dediniz ki Ey Musa! Açıkça Allah’ı görmedikçe sana iman etmeyeceğiz” sizi bir yıldırım yakaladı / öldürdü. (Firavun ailesini boğarken ki baktığınız gibi) siz de bakıyordunuz, s onra sizi ölümünüzün ardından yeniden dirilttik böylelikle belki teşekkür edersiniz. Üzerinize buluttan bir gölge yaptık , üzerinize menne ve selva indirdik / bıldırcın eti ve kudret helvası indirdik, rızık olarak size verdiklerimizin hoş ve temiz olanlarından yiyin dedik, bize zulüm edemediler ve lakin kendilerine zulmettiler. Bir vakit size “Bu memlekete girin, istediğiniz taraftan bol bol yiyin, kapıdan secde ederek girin, günahlarımızı bizden kaldır / hıtta deyin, biz de sizi günahlarınızdan bağışlayalım, güzel davrananlara ilerde ziyadesiyle vereceğiz dedik. Kafirler kendilerine söyleneni başka bir sözle değiştirdiler (Hıtta yerine kılçıklı buğday anlamında hınta dediler güya dalga geçtiler , tahrif harfle başlar ) ve biz de yoldan çıkmaları / fasık olmaları nedeniyle zalimler üzerine pislik bir azap indirdik. Musa kavmi için su dilemişti, biz de asan ile vur taşa dedik, Ondan on iki göze fışkırdı. (Yakub’un on iki soyu) Her bir insan içeceği yeri bildi , Allah’ın rızkından yiyin için haddi aşıp arzda bozgunculuk çıkarmayın. Bir vakit de dediniz ki Ey Musa tek yemeğe dayanamıyoruz , Rabbine dua et bizim için, arzın yetiştirdiği şeylerden baklasından, kabağından, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından çıkarsın , dedi ki hayırlı olanı daha değersiz olanla / edna olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Şehire / Mısır’a (ekim dikim yapılan yer) inin, sorduklarınız sizin için orada var. Üzerlerine zillet / utanç ve yoksulluk damgası vuruldu , Allah’tan bir azaba çarpıldılar , bu, onların Allah’ın ayetlerini yok sayıyor olmalarındandı ve haksız yere nebileri öldürüyor olmalarındandı , bu, onların haddi aşıp isyan etmelerinden dolayıydı.
Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.
Sonra belki şükredersiniz diye sizi ölümünüzün ardından tekrar diriltmiştik.
Şükredesiniz / görevlerinizi yerine getiresiniz diye ölümünüzün dipnot 1 ardından yine de sizi dirilttik.
Bayılmanızın dipnot 1 ardından yine de sizi kaldırmıştık ki görevinizi yerine getiresiniz.
Ölümünüzden sonra belki şükredersiniz diye sizi tekrar diriltmiştik.
Ölümünüzden sonra belki şükredersiniz diye sizi tekrar diriltmiştik.
Sonra, ölümünüzün ardından sizi dirilttik ki, şükredebilesiniz.
"Then We revived you and the ambitious hopes which had seemed extinguished had been revived in your bosoms so that you may hopefully impel yourselves to the feeling of gratitude and gratefulness".
Then We revived you after your death, so that you might be thankful.
Then We raised you up after your death: Ye had the chance to be grateful.
Then We revived you after your extinction, that you might be grateful. dipnot 1
Eski Ahit · Mısır'dan Çıkış 24:10
İsrailin Tanrısını gördüler. Tanrının ayakları altında laciverttaşını andıran bir döşeme vardı. Gök gibi duruydu. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Eski Ahit · Mısır'dan Çıkış 33:18
Musa, “Lütfen görkemini bana göster” dedi. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Then We brought you back to life after your death, so that perhaps you would show thanks.
Then We raised you up after your death, so that you might be grateful.
Then We raised you up after your death so that you might give thanks.
Then We raised you up after your (deathlike) stupor, so that you might give thanks.
Then We raised you up after you were dead, that haply you should be thankful.
Then I [God] brought you back to life so that you might become grateful for this favor.
Then we raised you up after your death; perhaps ye may be grateful.
Then We resurrected you after your death that you may be appreciative.
then we raised you to life after ye had been dead, that peradventure ye might give thanks.
Then We raised you up after your death; perhaps you may be grateful.
Thereafter We made you to rise again even after your death, that possibly you would thank (Us).
Then We revived you after your extinction, that ye might give thanks.
Even then We revived you after you had become senseless that you might give thanks;
But We raised you again after you had been as dead, so that you might have cause to be grateful.
Then We brought you back to life after your death, so that perhaps you would be grateful.
Then We resurrected you after your death that you may be appreciative.
We then revived you, after you had died, that you may be appreciative.
Then We revived you after your death that perhaps you would be grateful.
Then We raised you up after your death, that you might be grateful.
Then We revived you, and raised you from a dead to a living nation so that you might be practically grateful (by setting up the Benevolent Order).
Then We raised you up after your death: So that you had the chance to be grateful.
Then, We raised you up after your death, so that you might show gratitude.
Then We resurrected you after your death that you may be thankful.