Bakara suresi

Bakara suresi, 49. ayet

Bakara suresi, 49. ayet. وَإِذْ نَجَّيْنَٰكُم مِّنْ ءَالِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ يُذَبِّحُونَ أَبْنَآءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَآءَكُمْ وَفِى ذَٰلِكُم بَلَآءٌ مِّن رَّبِّكُمْ عَظِيمٌ

veiẕ necceynâküm min âli fir`avne yesûmûneküm sûe-l`aẕâbi yüẕebbiḥûne ebnâeküm veyestaḥyûne nisâeküm. vefî ẕâliküm belâüm mir rabbiküm `ażîm.

Diyanet İşleri

Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden (gelen) büyük bir imtihan vardı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 46–52 · surenin 49. ayeti / 286

Konu Hatırlatılan nimetler: denizin yarılması, buzağı, Kitap Bakara 47–53 3

  1. Bakara 46

    Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.

  2. Bakara 47

    Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle aleme üstün kıldığımı hatırlayın.

  3. Bakara 48

    Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz. Onlara yardım da edilmez.

  4. 49

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden (gelen) büyük bir imtihan vardı.

  5. Bakara 50

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  6. Bakara 51

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

  7. Bakara 52

    Sonra bunun ardından şükredesiniz diye sizi affetmiştik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 49–54. ayetler için yazılmıştır.

49-54. Burada Yüce Allah İsrailoğullarına nimetlerini tafsilatı ile saymaya başlayarak şöyle buyurmaktadır: “Hatırlayın ki sizi Firavun hanedanından” Firavun’dan, onun ileri gelenlerinden ve askerlerinden “kurtarmıştık.” Bundan önce ise “Onlar size azabın en kötüsünü tattırıyor” sizleri çeşitli işlerde ve hizmetlerinde (köle olarak) kullanıyorlardı. “Azabın en kötüsü” azabın en ağırı demektir ki o da şudur: “oğullarınızı boğazlıyor” çoğalırsınız korkusu ile boğazlayarak öldürüyorlar “kız çocuklarınızı diri bırakıyorlardı” onları öldürmüyorlardı. Böylece sizler ya öldürülüyor yahut da ağır işlerde çalıştırılıp zelil edilmek üzere hayatta bırakılıyordunuz ki bu da o kimseye bir lütuf olarak gösteriliyor ve onun üzerinde üstünlük kurularak yapılıyordu. Bu ise aşağılanmalarının en ileri derecesidir. İşte Yüce Allah onları (bu durumda iken) tam anlamı ile kurtarmış ve gözleri iyice aydın olsun diye bakıp dururlarken düşmanlarını suda boğmuştu. “Bunda” kurtarılmanızda, “sizin için Rabb’iniz tarafından büyük bir nimet” yani lütuf ve ihsan “bulunuyor.” İşte bu da şükretmenizi ve O’nun emirlerini yerine getirmenizi gerektiren hususlardandır.

Daha sonra Yüce Allah, onlara büyük bir nimet olan, genel ve kapsamlı maslahatlar içeren Tevrat’ı onlara indirmek için Mûsâ aleyhisselam ile kırk gece sözleşmesi yönündeki lütfunu hatırlatmaktadır. Ancak onlar bu sözleşme süresinin tamamlanmasına kadar sabredemediler. O’nun arkasından yani Musa’nın gidişinden sonra buzağıya taptılar. “(kendinize) zulmettiniz” Yani zulmettiğinizi de biliyordunuz. Size karşı delil ortaya konulmuştu. İşte böylesi suçun ve günahın en büyüğüdür. Daha sonra O, size tevbe etmenizi emretti, bu tevbenin de birbirinizi öldürmek şeklinde olacağını Peygamberi Mûsâ aleyhisselam’ın diliyle bildirdi. Bunu yapınca da Allah “şükredersiniz diye” sizi affetti.

[“Hani doğru yola gelirsiniz diye Mûsâ’ya Kitab’ı ve Furkan’ı vermiştik.” Yani şu nimetimizi de hatırlayın ki biz, sapıklıktan kurtulup hidayete kavuşmanız için Musa’ya hakkı batıldan ayıran Kitabı -ki o Tevratt’tır- vermiştik.]

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey İsrailoğulları! Çeşitli azaplarla size azap eden Firavun'un avanelerinden sizi kurtardığımız zamanı hatırlayın. Öyle ki (yeryüzünde) varlığınız kalmasın diye oğullarınızı keserek öldürüyorlardı. Ve daha da ileri giderek size ihanet etmek ve küçük düşürmek için kendilerine hizmet eden kadın olsunlar diye kızlarınızı hayatta bırakıyorlardı. Firavun ve avanesinin zulmünden sizi kurtarması Rabbinizden büyük bir imtihandır. Umulur ki şükredersiniz.

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذْ ve iz hani
  2. نَجَّيْنَـٰكُم necceynakum sizi kurtarmıştık kök: نجو
  3. مِّنْ min -nden
  4. ءَالِ ali ailesi- kök: اول
  5. فِرْعَوْنَ fir'avne Fir'avn
  6. يَسُومُونَكُمْ yesumunekum onlar size reva görüyor kök: سوم
  7. سُوٓءَ su'e en kötüsünü kök: سوا
  8. ٱلْعَذَابِ l-azabi azabın kök: عذب
  9. يُذَبِّحُونَ yuzebbihune boğazlayıp kök: ذبح
  10. أَبْنَآءَكُمْ ebna'ekum oğullarınızı kök: بني
  11. وَيَسْتَحْيُونَ ve yestehyune sağ bırakıyorlardı kök: حيي
  12. نِسَآءَكُمْ ۚ nisa'ekum kadınlarınızı kök: نسو
  13. وَفِى ve fi ve vardı
  14. ذَٰلِكُم zalikum bunda sizin için
  15. بَلَآءٌۭ bela'un bir imtihan kök: بلو
  16. مِّن min -den
  17. رَّبِّكُمْ rabbikum Rabbiniz- kök: ربب
  18. عَظِيمٌۭ azimun büyük kök: عظم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ذبح (9 geçiş) · Aynı kök: سوم (15 geçiş) · Aynı kök: بلو (38 geçiş)

    Hani Musa kavmine, "Allah'ın size olan nimetini anın. Hani O sizi, Firavun ailesinden kurtarmıştı. Onlar sizi işkencenin en ağırına uğratıyorlar,…

  • Aynı kök: سوم (15 geçiş) · Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş)

    Hani sizi Firavun ailesinden kurtarmıştık. Onlar size en kötü işkenceyi uyguluyorlardı. Oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı.…

  • Aynı kök: ذبح (9 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Şüphe yok ki, Firavun yeryüzünde (ülkesinde) büyüklük taslamış ve ora halkını sınıflara ayırmıştı. Onlardan bir kesimi eziyor, oğullarını boğazlıyor,…

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Kurtuluş

    "Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Kurtuluş

    Nihayet kızlardan biri utana utana yürüyerek ona gelip, "Bizim için koyunlarımızı sulamanın ücretini vermek üzere babam seni çağırıyor" dedi. Musa,…

  • Aynı kök: سوم (15 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Ortak kavram: Hayat

    Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…

  • Aynı kök: ذبح (9 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani Musa kavmine, "Allah, size bir sığır kesmenizi emrediyor" demişti. Onlar da, "Sen bizimle eğleniyor musun?" demişlerdi. Musa, "Kendini bilmez…

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Kurtuluş

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

63 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hani sizi işkencenin en kötüsüne süren ve oğullarınızı kestirip, kadınlarınızı sağ bırakmakta olan Firavun ailesinden kurtarmıştık. İşte bunda (size anlatılanlarda), Rabbinizden büyük bir imtihan vardır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: A‘râf 7:127, 141; İbrâhîm 14:6; Kasas 28:4; Mü'min 40:25.

Mustafa İslamoğlu

Yine bir zaman da sizi Firavun hanedanının elinden kurtarmıştık. Size işkencenin en alçağını reva görüyorlar, erkek çocuklarınızı öldürüp kadınlarınızı da bırakıyorlardı. Bu yaşananlarda, Rabbinizin sizi tabi tuttuğu dehşet bir imtihan vardı.

Muhammed Esed

Ve (hatırlayın) azapların en korkuncu olarak -ki sizin için Rabbinizden büyük bir imtihandı- oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı sağ bırakan Firavun hanedanının elinden sizi kurtardığımız (günleri).

Ahmed Hulusi

Sizi Firavun ailesinden de kurtarmıştık, ki size en kötü azabı yaşattırıyorlardı. Erkek çocuklarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı hayatta bırakıyorlardı. Rabbinizin azametli bir belası içindeydiniz.

Ali Bulaç

Sizi, dayanılmaz işkencelere uğrattıklarında, Firavun ailesinin elinden kurtardığımızı hatırlayın. Onlar, kadınlarınızı diri bırakıp, erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

Ali Özek ve heyeti

Hatırlayın ki, sizi, Firavun taraftarlarından kurtardık. Çünkü onlar size azabın en kötüsünü reva görüyorlar, yeni doğan erkek çocuklarınızı kesiyorlar, (fenalık için) kızlarınızı hayatta bırakıyorlardı. Aslında o size reva görülenlerde Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

Ali Rıza Safa

Firavun ailesinden sizi kurtardığımızda, size dayanılmaz acılar çektiriyor; oğullarınızı öldürüp, kadınlarınızı da sağ bırakıyorlardı. İşte bunda, Efendinizden, sizin için büyük bir sınav vardı.

Bayraktar Bayraklı

Hani sizi Firavun'un yandaşlarından kurtarmıştık. Zira onlar, eziyetin en kötüsünü size layık görüyorlardı. Erkek çocuklarınızı boğazlıyor, kızlarınızı hayatta bırakıyorlardı. Bu uygulamada, sizin için Rabbinizden ağır bir imtihan vardı.

Edip Yüksel

İşkencenin en kötüsünü size uygulayan, kadınlarınızı utandırıp oğullarınızı öldüren Firavunun adamlarından sizi kurtarmıştık. Bu ikisi, Efendinizden büyük bir sınav idi. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * İstihya kelimesini "yaşatma" yerine "utandırma" olarak anlamak daha uygun görünüyor. Zira "erkekleri öldürme" ifadesi zaten kadınların öldürülmeyeceğini ifade ediyor. * Nitekim kelimenin aynı formu utanma anlamında kullanılır: 28:25; 33:53; 2:26.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İşkencenin en kötüsünü size uygulayan, kadınlarınızı bırakıp oğullarınızı öldüren Firavun'un adamlarından sizi kurtarmıştık. Bu, Rabbinizden büyük bir sınav idi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem hatırlayın ki, bir zaman sizi Firavun'un ailesinden kurtardık. Size azabın en kötüsünü reva görüyor, oğullarınızı boğazlıyor ve kızlarınızı sağ bırakıyorlardı. Ve bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem hatırlayın ki bir vakit sizi Ali Firavnden kurtardık, sizi azabın kötüsüne peyleyorlardı; oğullarınızı boğazlıyorlar ve kızlarınızı diri tutmak istiyorlardı ve bunda size rabbınız tarafından büyük bir imtihan vardı

Erhan Aktaş

Hatırlayın! Sizi, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayarak, azabın en kötüsüne uğratan Firavun'un adamlarından kurtarmıştık. Bunda, sizin için Rabb'inizden büyük bir sınav vardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hatırlayın! Sizi, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayarak, azabın en kötüsüne uğratan Firavun 'un adamlarından kurtarmıştık. Bunda, sizin için Rabb'inizden büyük bir sınav vardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hatırlayın! Sizi, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayarak, işkencenin en kötüsüne uğratan Firavun 'un adamlarından kurtarmıştık. Bunda, sizin için Rabb'inizden büyük bir sınav vardı.

Gültekin Onan

Size işkencenin en kötüsünü yapan, kadınlarınızı bırakıp oğullarınızı öldüren Firavun'un adamlarından sizi kurtarmıştık. Bu, rabbinizden büyük bir sınav idi.

Hasan Basri Çantay

Yine hatırlayın o zamanı ki (yeni doğan) oğullarınızı boğazlayıp kızlarınızı sağ bırakmak (yahud kadınlarınıza utanılacak dürlü fenalıklar yapmak) suretiyle size (atalarınıza) işkencenin en kötüsünü yüklemekde devameden Fir'avun haanedanından sizi kurtarmışdık. Bunda (bu azabda ve kurtarmada) Rabbinizden (gelen) büyük bir imtihan vardı sizin için.

İbni Kesir

Hani, sizi oğullarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı sağ bırakarak en kötü işkenceye tabi tutan Firavun hanedanından kurtarmıştık. Bu da sizin için Rabbınız tarafından büyük bir imtihandı.

Mehmet Alagaş

(47-50) Ey İsrailoğulları size nimet olarak verdiğim nimetleri hatırlayın, kesinlikle ben sizi alemlere üstün kıldım, bir kişinin başka bir kişiye herhangi bir karşılık veremeyeceği , herhangi bir aracılığın kabul edilmeyeceği , herhangi bir bedelin alınmayacağı ve herhangi yardımın görülemeyeceği O günden sakının. Sizi bir vakit firavun ailesinden kurtardık , size kötü bir azap uyguluyordu, oğullarınızı boğazlıyor kadınlarınızı diri / sağ bırakıyorlardı. (Kadınların rahimlerinde çocuk aradıkları ve bulduklarını aldıkları söylenir) İşte bunda, çok büyük olan Rabbinizden bir sınama vardı, o zaman sizin için denizi ayırdık, sizi kurtardık, firavun ailesini boğduk ve siz de bakıyordunuz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hani size azabın en kötüsünü tattıran, yeni doğan oğullarınızı boğazlayan ve kızlarınızı hayatta bırakan Firavun ailesinden sizi kurtarmıştık ve bunda sizin için Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.

Süleyman Ateş

Sizi Fir'avn ailesinden de kurtarmıştık. Hani (onlar), size azabın en kötüsünü reva görüyor, oğullarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı ve bunda sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık. Size en ağır cezayı vermeye çalışıyor, oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı ise sağ bırakmak istiyorlardı. İşin içinde, Sahibiniz (Rabbiniz) olarak yaptığım dipnot 1 büyük bir imtihan vardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arap edebiyatında iltifat sanatı vardır, anlatımı canlı tutmak ve konunun önemini vurgulamak için sözün akışı beklenmedik bir şekilde değiştirilerek üçüncü şahıstan birinci şahsa, ikinci şahıstan birinci veya üçüncü şahsa, birinci şahıstan ikinci veya üçüncü şahsa vs. geçilir. Geçmiş zamandan şimdiki veya gelecek zamana; gelecek zamandan geçmiş zamana ya da geçmiş zamandan emir kipine geçiş yapılabilir. Türkçede bu sanat olmadığından bu gibi ifadeler bir Türk'ü şaşırtır. Burada olduğu gibi birçok ayete, bu sanat yok sayılarak meal verilmiştir.

Şaban Britch

Size kötüce işkence eden, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı öldüren Firavun hanedanından sizi kurtarmıştık. Bunda Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

Şaban Piriş

Size işkence eden, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı öldüren Firavun Hanedanından sizi kurtarmıştık. Bunda Rabbiniz'den büyük bir imtihan vardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Sizi Firavun hanedanından kurtardığımızı da hatırlayın. Hani onlar size azabın en çirkiniyle kötülük ediyorlardı: Erkek çocuklarınızı boğazlıyorlar, kadınlarınızı diri bırakıyorlar/kadınlarınızın rahimlerini yoklayıp çocuk alıyorlar/kadınlarınıza utanç duyulacak şeyler yapıyorlardı. İşte bunda sizin için, Rabb'inizden gelen büyük bir ıstırap ve imtihan vardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Recall that We rescued you from tyranny and oppression suffered at the hands of the people of Pharaoh, who brutally slaughtered your sons and to serve their purpose they spared your women; this was indeed a severe but sure test of your actions and reactions echoing your true beliefs and the prevalent inclinations among you".

Abdul Haleem

Remember when We saved you from Pharaoh’s people, who subjected you to terrible torment, slaughtering your sons and sparing only your women- this was a great trial from your Lord-

Abdullah Yusuf Ali

And remember, We delivered you from the people of Pharaoh: They set you hard tasks and punishments, slaughtered your sons and let your women-folk live; therein was a tremendous trial from your Lord.

Abul A'la Maududi

And recall dipnot 1 when We rescued you from the slavery of Pharaoh’s people dipnot 2 who had afflicted you with dreadful suffering, slaying your males and sparing your females. That was a tremendous trial for you from your Lord. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    From here on, through the several sections that follow, reference is made to the best
  2. metne dön, dipnot 2
    We have rendered 'Al Fir'awn' as 'Pharaoh's people'. This includes the members of the Pharaonic family as well as the aristocracy of Egypt.
  3. metne dön, dipnot 3
    The test was whether they would emerge from the crucible of persecution as pure gold, or as mere dross. The test also lay, in whether or not, after their miraculous deliverance from so great a calamity, they would become grateful servants of God.

Aisha Bewley

Remember when We rescued you from the people of Pharaoh. They were inflicting an evil punishment on you – slaughtering your sons and letting your women live. In that there was a terrible trial for you from your Lord.

Al-Hilali & Khan

And (remember) when We delivered you from Fir‘aun’s (Pharaoh) people, who were afflicting you with a horrible torment, killing your sons and sparing your women, and therein was a mighty trial from your Lord.

Ali Quli Qarai

And when We delivered you from Pharaoh’s clan who inflicted a terrible torment on you, and slaughtered your sons and spared your women, and in that there was a great test from your Lord.

Amatul Rahman Omar

And (recall) when We delivered you from the people of Pharaoh who subjected you to the worst torment. They went on slaying your sons and sparing your women to make them immodest, and indeed that was a great ordeal from your Lord.

Arthur John Arberry

And when We delivered you from the folk of Pharaoh who were visiting you with evil chastisement, slaughtering your sons, and sparing your women; and in that was a grievous trial from your Lord.

Bijan Moeinian

And remember that We saved you from the slavery of Pharaoh’s people who subjected you to the worse persecution. They were killing your sons; sparing your daughters (for their pleasures.) That persecution was the most difficult test imposed upon you by your Lord [so that you may learn valuable lessons through hardship.]

E. Henry Palmer

When we saved you from Pharaohs people who sought to wreak you evil and woe, slaughtering your sons and letting your women live; in that was a great trial for you from your Lord.

Edip-Layth

We saved you from the people of Pharaoh; they were punishing you with severe retribution, killing your children, and shaming your women. In that was a great trial from your Lord.

George Sale

Remember when we delivered you from the people of Pharaoh, who grievously oppressed you, they slew your male children, and let your females live: Therein was a great trial from your Lord.

Hamid S. Aziz

When We saved you from Pharaoh's people who sought to wreak evil and woe on you, slaughtering your sons and letting your women live; in that was a great trial for you from your Lord.

Mahmoud Ghali

And (remember) as We safely delivered you from the House of Firaawn (Pharaoh) (who were) marking you out for odious torment, constantly slaying your sons, and sparing alive your women; and in that (Literally: these "atrocious acts") was a tremendous trial from your Lord.

Marmaduke Pickthall

And (remember) when We did deliver you from Pharaoh's folk, who were afflicting you with dreadful torment, slaying your sons and sparing your women: that was a tremendous trial from your Lord.

Mohamed Ahmed - Samira

Remember, We saved you from the Pharaoh's people who wronged and oppressed you and slew your sons but spared your women: In this was a great favour from your Lord.

Muhammad Asad

And [remember the time] when We saved you from Pharaoh's people, who afflicted you with cruel suffering, slaughtering your sons and sparing [only] your women - which was an awesome trial from your Sustainer;

Mustafa Khattab

˹Remember˺ how We delivered you from the people of Pharaoh, who afflicted you with dreadful torment, slaughtering your sons and keeping your women. That was a severe test from your Lord.

Progressive Muslims

And We saved you from the people of Pharaoh; they were punishing you with severe retribution, killing your children, and raping your women. In that was a great trial from your Lord.

Rashad Khalifa

Recall that we saved you from Pharaoh's people who inflicted upon you the worst persecution, slaying your sons and sparing your daughters. That was an exacting test from your Lord.

Sahih International

And [recall] when We saved your forefathers from the people of Pharaoh, who afflicted you with the worst torment, slaughtering your [newborn] sons and keeping your females alive. And in that was a great trial from your Lord.

Sam Gerrans

And when We delivered you from the house of Pharaoh: they were afflicting you with an evil punishment, slaughtering your sons and sparing your women; and in that was a great trial from your Lord.

Shabbir Ahmed

Also remember when We saved you from Pharaoh's people. They persecuted you to the extent that they killed your sons and spared your women. That was a great tribulation for you from your Lord's Law of Requital.

Syed Vickar Ahamed

And (remember) when, We delivered you from the people of Firon (Pharaoh): They set hard tasks and punishments for you, slaughtered your sons and let your women live; In there was a harsh trial from your Lord.

Taqi Usmani

(Remember) when We delivered you from the people of Pharaoh! They had been inflicting on you grievous torment, slaughtering your sons and leaving your women alive. In all that, there was a great trial from your Lord.

The Monotheist Group

And We saved you from the people of Pharaoh, they were afflicting you with the worst punishment; they used to slaughter your children, and rape your women. In that was a great test from your Lord.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 49. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 49. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 49. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩