Bakara suresi

Bakara suresi, 54. ayet

Bakara suresi, 54. ayet. وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِۦ يَٰقَوْمِ إِنَّكُمْ ظَلَمْتُمْ أَنفُسَكُم بِٱتِّخَاذِكُمُ ٱلْعِجْلَ فَتُوبُوٓا۟ إِلَىٰ بَارِئِكُمْ فَٱقْتُلُوٓا۟ أَنفُسَكُمْ ذَٰلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ عِندَ بَارِئِكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

veiẕ ḳâle mûsâ liḳavmihî yâ ḳavmi inneküm żalemtüm enfüseküm bittiḫâẕikümü-l`icle fetûbû ilâ bâriiküm faḳtülû enfüseküm. ẕâliküm ḫayrul leküm `inde bâriiküm. fetâbe `aleyküm. innehû hüve-ttevvâbü-rraḥîm.

Diyanet İşleri

Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün (kendinizi düzeltin). Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 51–57 · surenin 54. ayeti / 286

Konu Tövbe, Allah'ı görme isteği, gölge ve kudret helvası Bakara 54–59 3

  1. Bakara 51

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

  2. Bakara 52

    Sonra bunun ardından şükredesiniz diye sizi affetmiştik.

  3. Bakara 53

    Hani, doğru yolu tutasınız diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) ve Furkan'ı vermiştik.

  4. 54

    Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün (kendinizi düzeltin). Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir."

  5. Bakara 55

    Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.

  6. Bakara 56

    Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.

  7. Bakara 57

    Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar (verdiğimiz nimetlere nankörlük etmekle) bize zulmetmediler, fakat kendilerine zulmediyorlardı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 49–54. ayetler için yazılmıştır.

49-54. Burada Yüce Allah İsrailoğullarına nimetlerini tafsilatı ile saymaya başlayarak şöyle buyurmaktadır: “Hatırlayın ki sizi Firavun hanedanından” Firavun’dan, onun ileri gelenlerinden ve askerlerinden “kurtarmıştık.” Bundan önce ise “Onlar size azabın en kötüsünü tattırıyor” sizleri çeşitli işlerde ve hizmetlerinde (köle olarak) kullanıyorlardı. “Azabın en kötüsü” azabın en ağırı demektir ki o da şudur: “oğullarınızı boğazlıyor” çoğalırsınız korkusu ile boğazlayarak öldürüyorlar “kız çocuklarınızı diri bırakıyorlardı” onları öldürmüyorlardı. Böylece sizler ya öldürülüyor yahut da ağır işlerde çalıştırılıp zelil edilmek üzere hayatta bırakılıyordunuz ki bu da o kimseye bir lütuf olarak gösteriliyor ve onun üzerinde üstünlük kurularak yapılıyordu. Bu ise aşağılanmalarının en ileri derecesidir. İşte Yüce Allah onları (bu durumda iken) tam anlamı ile kurtarmış ve gözleri iyice aydın olsun diye bakıp dururlarken düşmanlarını suda boğmuştu. “Bunda” kurtarılmanızda, “sizin için Rabb’iniz tarafından büyük bir nimet” yani lütuf ve ihsan “bulunuyor.” İşte bu da şükretmenizi ve O’nun emirlerini yerine getirmenizi gerektiren hususlardandır.

Daha sonra Yüce Allah, onlara büyük bir nimet olan, genel ve kapsamlı maslahatlar içeren Tevrat’ı onlara indirmek için Mûsâ aleyhisselam ile kırk gece sözleşmesi yönündeki lütfunu hatırlatmaktadır. Ancak onlar bu sözleşme süresinin tamamlanmasına kadar sabredemediler. O’nun arkasından yani Musa’nın gidişinden sonra buzağıya taptılar. “(kendinize) zulmettiniz” Yani zulmettiğinizi de biliyordunuz. Size karşı delil ortaya konulmuştu. İşte böylesi suçun ve günahın en büyüğüdür. Daha sonra O, size tevbe etmenizi emretti, bu tevbenin de birbirinizi öldürmek şeklinde olacağını Peygamberi Mûsâ aleyhisselam’ın diliyle bildirdi. Bunu yapınca da Allah “şükredersiniz diye” sizi affetti.

[“Hani doğru yola gelirsiniz diye Mûsâ’ya Kitab’ı ve Furkan’ı vermiştik.” Yani şu nimetimizi de hatırlayın ki biz, sapıklıktan kurtulup hidayete kavuşmanız için Musa’ya hakkı batıldan ayıran Kitabı -ki o Tevratt’tır- vermiştik.]

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah'ın bahşetmiş olduğu nimetlerden bir tanesi de sizleri buzağıya ibadet etmekten tövbe etmeye muvaffak kılmasıdır. İşte bu nimeti de anın. Zira Musa -aleyhisselam- size: "Şüphesiz ki buzağıyı ibadet ettiğiniz bir ilah edinmekle nefislerinize zulmettiniz" dedi. Haydi sizi yaratan ve yoktan var eden yaratıcınıza tövbe edin, O'na dönün. Bu tövbe sizden birilerinin diğerlerini öldürmesiyle gerçekleşir. Bu tövbe sizin için, cehennemde ebedî kalmaya sebebiyet verecek küfürde devam etmekten daha hayırlıdır. Bu (tövbeyi) Allah'ın muvaffak kılması ve yardımı sayesinde ettiniz. O da sizin tövbenizi kabul etti. Çünkü O, tövbeleri çokça kabul eden, kullarına karşı merhametli olandır.

Kelimeler

26 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذْ ve iz ve hani
  2. قَالَ kale demişti ki kök: قول
  3. مُوسَىٰ musa Musa
  4. لِقَوْمِهِۦ likavmihi kavmine kök: قوم
  5. يَـٰقَوْمِ ya kavmi kavmim kök: قوم
  6. إِنَّكُمْ innekum şüphesiz sizler
  7. ظَلَمْتُمْ zelemtum zulmettiniz kök: ظلم
  8. أَنفُسَكُم enfusekum kendinize kök: نفس
  9. بِٱتِّخَاذِكُمُ biattihazikumu (tanrı) edinmekle kök: اخذ
  10. ٱلْعِجْلَ l-icle buzağıyı kök: عجل
  11. فَتُوبُوٓا۟ fetubu gelin tevbe edin de kök: توب
  12. إِلَىٰ ila
  13. بَارِئِكُمْ bariikum yaratıcınıza kök: برا
  14. فَٱقْتُلُوٓا۟ fektulu ve öldürün kök: قتل
  15. أَنفُسَكُمْ enfusekum nefislerinizi kök: نفس
  16. ذَٰلِكُمْ zalikum bu
  17. خَيْرٌۭ hayrun daha iyidir kök: خير
  18. لَّكُمْ lekum sizin için
  19. عِندَ inde katında kök: عند
  20. بَارِئِكُمْ bariikum yaratıcınız kök: برا
  21. فَتَابَ fetabe tevbenizi kabul buyurmuş olur kök: توب
  22. عَلَيْكُمْ ۚ aleykum sizin
  23. إِنَّهُۥ innehu şüphesiz
  24. هُوَ huve O
  25. ٱلتَّوَّابُ t-tevvabu tevbeyi çok kabul edendir kök: توب
  26. ٱلرَّحِيمُ r-rahimu merhametlidir kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: برا (31 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Hacc-ı ekber gününde, Allah ve Resulünden bütün insanlara bir bildiridir: Allah ve Resulü, Allah'a ortak koşanlardan uzaktır. Eğer tövbe ederseniz,…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Tevbe

    Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Tevbe

    Kötülükleri işleyip de sonra ardından tövbe edenler ile iman(larında sebat) edenlere gelince şüphe yok ki, Rabbin ondan (tövbeden) sonra elbette çok…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe · Ortak kavram: Hayır

    Bir şey söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkar ettiler. Ayrıca…

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa'nın kavmi onun (Tur'a gitmesinin) ardından, ziynet eşyalarından, böğürmesi olan bir buzağı heykeli (yaparak ilah) edindiler. Onun kendileriyle…

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…

  • Aynı kök: برا (31 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    (Ey Mekkeliler!) Sizin kafirleriniz onlardan daha mı hayırlı? Yoksa sizin için kitaplarda bir berat mı var?

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hani Musa kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim! Şüphesiz ki siz, buzağıyı (ilah) edinmekle kendinize haksızlık ettiniz. Onun için, Yaratıcınıza dipnot 1 tevbe edin de nefsinizi (kötü duygularınızı) öldürün! Böyle yapmanız Yaratıcınız katında sizin için hayırlı olandır. Böylece Allah tevbenizi kabul etmiş olur. Şüphesiz ki yalnızca O, tevbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir."

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen [bâri'] kelimesi "yaratıcı" demektir.

Mustafa İslamoğlu

Hani Musa kavmine demişti ki: Ey kavmim! İyi bilin ki siz buzağıyı peydahlamakla kendi kendinize kötülük ettiniz. Sizi yoktan eşsiz-örneksiz vareden Yaratıcınıza yönelerek af dileyin ve böylece içinizdeki kötülükleri öldürün! Böyle yapmanız, eşsiz yaratıcınız katında sizin için daha hayırlıdır." İşte sizin tevbenizi (bir kez daha) böyle kabul etmişti: çünkü yalnız O'dur tevbeleri kabul eden, merhamet eden.

Muhammed Esed

Ve Musa, halkına (dönüp) "Ey halkım!" demişti. "Doğrusu buzağıya taparak kendinize karşı suç işlediniz, o halde tevbe ederek (tekrar) Yaratıcınıza yönelin ve nefsinizi yok edin; bu, sizin için Yaratıcınızın katında en hayırlısı olacaktır." Bunun üzerine O, tevbenizi kabul etmişti: Çünkü yalnız O'dur tevbeleri kabul eden, Rahmet Dağıtan.

Ahmed Hulusi

Musa kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim, buzağıyı kendinize (tanrı) edinerek nefslerinizdekine (hakikatinize) zulmettiniz! Bu yüzdendir ki Bari'ye (varlığı kendi Esma'sından olarak özel bir yapıda yaratana) tövbe edin (varlığınızdaki kendisini inkar edip, dışınızda tanrı edindiğiniz için) ve benliklerinizi öldürün! Bunu yapmanız Bari indinde hayırlıdır, tövbenizi kabul eder. Muhakkak ki O, tövbe edeni affeden ve sonucunda rahmetini bağışlayandır. "

Ali Bulaç

Hani Musa, kavmine: "Ey kavmim, gerçekten siz, buzağıyı (tanrı) edinmekle kendinize zulmettiniz. Hemen, kusursuzca yaratan (gerçek ilah)ınıza tevbe edip nefislerinizi öldürün: bu, yaratıcınız katında sizin için daha hayırlıdır" demişti. Bunun üzerine (Allah) tevbelerinizi kabul etti. Şüphesiz O tevbeleri kabul edendir, esirgeyendir.

Ali Özek ve heyeti

Musâ kavmine: Ey kavmim! Şüphesiz siz, buzağıyı (ilâh) edinmekle kendinize zulmettiniz. Onun için yaradanınıza tevbe edin de nefislerinizi öldürün. Öyle yapmanız yaradanınızın katında sizin için daha hayırlıdır, demiş ve böylece Allah tevbenizi kabul etmişti. Çünkü acıyıp tevbeleri çokça kabul eden ve merhameti bol olan ancak O'dur.

Ali Rıza Safa

Musa, toplumuna, şöyle demişti: "Ey toplumum! Kuşkusuz, buzağıyı onaylamakla kendinize yazık ettiniz. Sizi Var Edene hemen pişmanlık gösterin; artık, bencilliğinizi yok edin. dipnot 19 Sizi Var Edenin katında, sizin için böylesi daha iyidir!" Böylece, pişmanlığınızı kabul etti. Kuşkusuz, O, Pişmanlıkları Kabul Edendir; Merhametlidir.

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 19
    "Bencilliğinizi yok edin!" olarak yazdığımız tümce, kimi Kur'an çevirilerinde, "Birbirinizi öldürün!" veya "Birbirinizin kanını dökün!" veya "Tövbe etmeyenlerinizi öldürün!" veya "Kendinizi öldürün!" veya "Nefislerinizi öldürün!" veya "Egolarınızı öldürün!" biçiminde, birbirinden çok değişik anlamlar verilerek çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Musa, kavmine "Ey kavmim!Buzağıyı tanrı edinmekle kendinize büyük kötülük ettiniz. Hemen yaratanınıza tövbe ediniz ve kendinizi ıslah ediniz. Böyle yapmanız yaratanınız katında sizin için hayırlıdır" demişti. Allah da tövbelerinizi kabul etti. Çünkü O, tövbeleri kabul edendir; merhamet sahibidir.

Edip Yüksel

Musa, halkına demişti ki: "Ey halkım, sizler buzağıya hizmet etmekle nefsinize (kişilik, öz, ruh) zulmettiniz. Yaratıcınıza tövbe edin ve nefsinizi (egonuzu) öldürün/nefsinizle yüzleşin. Bu, yaratıcınız katında sizin için daha iyidir." O, sizi affeder. Elbette O, tövbeleri kabul edendir, Rahim'dir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Şeytanın yani Sapkının kovulmasının nedeni onun egosuydu. Bizim bu dünyaya indirilmemizin nedeni de egomuzdu. Birçoğumuzun Tanrı'ya yönelerek tekrar O'nun egemenlik alanına girmemizi engelleyen de yine egodur. Birçok Kuran çevirisinin bu bölümü, "birbirinizi öldürünüz" biçiminde, Türkçeye yanlış olarak aktarmaları hayret vericidir. Ayeti yanlış çevirenler, otuz ayet sonraki 84. ve 85. ayetleri görmediler mi? * Arapça "nefs" kelimesi, müteşabihtir; yani bir kaç anlama sahiptir. Bu ayette "nefs" kelimesi, birincisinde öz ve kişilik anlamında, ikincisinde ise ego anlamındadır. Müteşabih ayetler için bak 3:7. * Dil muhafazakarlığını din haline getirenlerin Tanrı kelimesinin Allah yerine kullanılmasına alerji duymaları gayet normal. Arapça dilini kutsallaştıran Arap kültürünün dinselleşmiş öğretileri olan Hadis, Sünnet ve mezheplerin etkisinde kalmış arkadaşların dikkatini şu noktalara çekmek istiyorum: Allah kelimesi etimolojik olarak Arapça belirtme öntakısı olan "Al" (genelde "el" diye okunur. İngilizcedeki "the" nin karşılığı) ile "ilah" (tanrı) kelimesinin birleşik halidir. * Türkçede "el" belirtme öntakısının benzeri yok ama büyük harfle yazma yoluyla, yani "Tanrı" diye yazarak aynı anlam ifade edilebilir. Bunun yerine "Tek tanrı" ifadesi de kullanılabilir. Kuran, Allah (El-ilah) için sadece "ilah" (tanrı) kelimesini de kullanır. Kuran, Tanrı'nın diğer uluslara da kendi dillerini konuşan elçiler ve onların da dilinde yazılmış kitaplar gönderdiğini bildiriyor. * Dünya'nın diğer dillerinde evrenin yaratıcısı için farklı isimler (sesler veya semboller) veya tanımlamalar kullanıldığı malum. * Örneğin, İbrani diliyle gönderilen Tevrat'ta Allah kelimesi yerine Yehova ve Elohim kelimeleri kullanılır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Musa, halkına demişti ki: 'Ey halkım, sizler buzağıya tapmakla nefsinize (kişilik, öz, ruh) zulmettiniz. Yaratıcınıza tövbe edin ve nefsinizi (egonuzu) öldürün. Bu, yaratıcınız katında sizin için daha iyidir.' O, sizi affeder. Elbette O, tövbeleri kabul edendir, Rahim'dir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve bir vakit Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim, cidden siz o buzağıya tapmakla kendinize zulmettiniz. Gelin yaratanınıza dönün, tevbe edin de nefislerinizi öldürün. Böyle yapmanız yaratanınız yanında sizin için hayırlıdır." Böylece tevbenizi kabul buyurdu. Gerçekten O, tevbeleri çok kabul eden, devamlı merhamet edendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve bir vakit Musa kavmine dedi ki: "Ey kavmim cidden siz o danaya tutulmanızla kendinize zulmettiniz gelin barinize dönün, tevbe edin de nefislerinizi öldürün, böyle yapmanız bariniz yanında sizin için hayırlıdır" bu suretle tevbenizi kabul buyurdu. Filhakika o, öyle tevvab öyle rahimdir

Erhan Aktaş

Hatırlayın! Musa, halkına: "Ey halkım! Siz buzağıyı edinmekle dipnot 1 kuşkusuz kendinize zulmettiniz. Hemen tevbe edin ve böylece nefislerinizi öldürün. dipnot 2 Bu Bari'nizin dipnot 3 yanında sizin için hayırlı olandır." demişti. Sonra da O, tevbenizi kabul etmişti. Kuşkusuz O, Tevbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ona yönelmekle, kutsamakla.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu bir deyimdir. Fıtratınızı/benliğinizi bu yanlış ve kötü duygu ve düşüncelerden arındırın. Tevbe ederek nefsinizin kötü arzularını yok edin. Ayetteki katele (öldürün) kelimesi, mecazen "halden hale geçme, değişim" demektir. Arapçada; şaraba su katmak anlamında, "Şarabı su ile öldürdüm;" birisini aşağılamak anlamında, "Falanca kişiyi öldürdüm;" bir şeyi kesin olarak bilmek anlamında "Falan şeyi ilim açısından öldürdüm" gibi deyimlerde ve yine "Kendinizi öldürmeyin" (4:29. ayetinde de olduğu gibi birçok anlamı bulunmaktadır).
  3. metne dön, dipnot 3
    Aklayan, arındıran yaratıcı. Örneksiz ve kusursuz yaratan, yaratmada eşsiz ve benzersiz olan.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hatırlayın! Musa, halkına: "Ey halkım! Siz buzağıyı edinmekle dipnot 1 kuşkusuz kendinize zulmettiniz. Hemen tevbe edin ve böylece nefislerinizi öldürün. dipnot 2 Bu Bari'nizin dipnot 3 yanında sizin için hayırlı olandır." demişti. Sonra da O, tevbenizi kabul etmişti. Kuşkusuz O, Tevbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ona yönelmekle, kutsamakla.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu bir deyimdir. Fıtratınızı/benliğinizi bu yanlış ve kötü duygu ve düşüncelerden arındırın. Tevbe ederek nefsinizin kötü arzularını yok edin. Ayetteki katele (öldürün) sözcüğü, mecazen "halden hale geçme, değişim" demektir. Arapçada; şaraba su katmak anlamında, "Şarabı su ile öldürdüm;" birisini aşağılamak anlamında, "Falanca kişiyi öldürdüm;" bir şeyi kesin olarak bilmek anlamında "Falan şeyi ilim açısından öldürdüm" gibi deyimlerde ve yine "Kendinizi öldürmeyin." (4:29. Ayetinde de olduğu gibi örneklerde de görüldüğü gibi birçok anlamı bulunmaktadır.)
  3. metne dön, dipnot 3
    Sizi aklayan, kötülüklerden uzaklaştıran, arındıran yaratıcınızın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hatırlayın! Musa, kavmine: "Ey kavmim! Siz buzağıyı edinmekle dipnot 1 kuşkusuz kendinize zulmettiniz. Hemen tövbe edin ve böylece nefislerinizi öldürün. dipnot 2 Bu, Barii'nizin dipnot 3 yanında sizin için daha hayırlıdır." demişti. Sonra da O, tövbenizi kabul etmişti. Kuşkusuz O, Tövbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ona yönelmekle, kutsamakla.
  2. metne dön, dipnot 2
    Fıtratınızı/benliğinizi bu yanlış ve kötü duygu ve düşüncelerden arındırın. Tövbe ederek nefsinizin kötü arzularını yok edin. Ayetteki "katl" sözcüğü, mecazen "halden hale geçme, değişim" demektir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Sizi aklayan, arındıran yaratıcınızın.

Gültekin Onan

Musa kavmine demişti ki: "Ey kavmim, sizler buzağıyı (Tanrı) edinmekle nefsinize zulmettiniz. Barinize tevbe edin ve nefsinizi öldürün (faktulü). Bu, bariniz katında sizin için daha hayırlıdır. (Bunun üzerine) O, tevbenizi (kabul etti) (fetabe aleyküm). Elbette O, tövbeleri kabul edendir (tevvab), rahimdir.

Hasan Basri Çantay

Ve hani Musa, kavmine: "Ey kavmim, siz buzağıya tutunmakla (onu tanrı edinmekle) şübhesiz kendinize yazık etmişsiniz. Hemen Yaradanınıza tevbe edip nefislerinizi öldürün (ıslah edin), böyle yapmanız Yaradanınız katında, sizin için çok hayırlıdır" demişdi de (Allah da) tevbelerinizi kabul etmişdi. Çünkü o, tevbeleri en çok kabul edenin, en çok esirgeyenin, ta kendisidir.

İbni Kesir

Hani, Musa, kavmine: Ey kavmim, buzağıya tapınmakla nefsinize zulmetmiş oldunuz. Hemen yaradanınıza tevbe edip nefislerinizi öldürün. Bu yaradanınızın katında sizin için daha hayırlıdır, demişti. Allah da tevbenizi kabul etmişti. Muhakkak ki Tevvab, Rahim O'dur, O.

Mehmet Alagaş

(51-61) Musa’dan kırk gece sözü / vaadi aldık , sonra Onun ardından / Musa’nın ardından buzağıyı edindiniz , siz zalimdiniz. Sonra bunun ardından sizi böylelikle belki şükredersiniz diye sizi affettik, Bir vakit Musa’ya kitabı ve Ayırıcıyı / Furkan’ı verdik ki böylelikle belki yola girersiniz. Musa kavmine dedi ki ey kavmim siz buzağıyı edinmek suretiyle nefislerinize zulmettiniz, yaratıcınıza vazgeçmiş olarak tövbe edin ve de “kendinizi öldürün”, işte bu, sizin için yaratıcınız yanında daha hayırlıdır , sizin tövbele riniz kabul eder , O, kesinlikle tövbeleri çokça kabul edendir, esirgeyendir dedi. Siz de dediniz ki Ey Musa! Açıkça Allah’ı görmedikçe sana iman etmeyeceğiz” sizi bir yıldırım yakaladı / öldürdü. (Firavun ailesini boğarken ki baktığınız gibi) siz de bakıyordunuz, s onra sizi ölümünüzün ardından yeniden dirilttik böylelikle belki teşekkür edersiniz. Üzerinize buluttan bir gölge yaptık , üzerinize menne ve selva indirdik / bıldırcın eti ve kudret helvası indirdik, rızık olarak size verdiklerimizin hoş ve temiz olanlarından yiyin dedik, bize zulüm edemediler ve lakin kendilerine zulmettiler. Bir vakit size “Bu memlekete girin, istediğiniz taraftan bol bol yiyin, kapıdan secde ederek girin, günahlarımızı bizden kaldır / hıtta deyin, biz de sizi günahlarınızdan bağışlayalım, güzel davrananlara ilerde ziyadesiyle vereceğiz dedik. Kafirler kendilerine söyleneni başka bir sözle değiştirdiler (Hıtta yerine kılçıklı buğday anlamında hınta dediler güya dalga geçtiler , tahrif harfle başlar ) ve biz de yoldan çıkmaları / fasık olmaları nedeniyle zalimler üzerine pislik bir azap indirdik. Musa kavmi için su dilemişti, biz de asan ile vur taşa dedik, Ondan on iki göze fışkırdı. (Yakub’un on iki soyu) Her bir insan içeceği yeri bildi , Allah’ın rızkından yiyin için haddi aşıp arzda bozgunculuk çıkarmayın. Bir vakit de dediniz ki Ey Musa tek yemeğe dayanamıyoruz , Rabbine dua et bizim için, arzın yetiştirdiği şeylerden baklasından, kabağından, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından çıkarsın , dedi ki hayırlı olanı daha değersiz olanla / edna olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Şehire / Mısır’a (ekim dikim yapılan yer) inin, sorduklarınız sizin için orada var. Üzerlerine zillet / utanç ve yoksulluk damgası vuruldu , Allah’tan bir azaba çarpıldılar , bu, onların Allah’ın ayetlerini yok sayıyor olmalarındandı ve haksız yere nebileri öldürüyor olmalarındandı , bu, onların haddi aşıp isyan etmelerinden dolayıydı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Mûsâ, kavmine dedi ki: “Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilâh edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin ve birbirinizi öldürün. Bu, yaratıcınız katında sizin için daha iyidir." Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir.

Süleyman Ateş

Musa kavmine demişti ki: "Ey kavmim, sizler, buzağıyı (tanrı) edinmekle kendinize zulmettiniz; gelin Yaratıcınıza tevbe edin de nefislerinizi öldürün. Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. (Bu suretle O), sizin tevbenizi kabul buyurmuş olur. Çünkü O, öyle bağışlayıcı, öyle merhametlidir.

Süleymaniye Vakfı

Musa halkına şöyle demişti: "Ey halkım! Boğayı ilah edinmekle kendinize karşı yanlış yaptınız. Bu yüzden her birinizi farklı özelliklerde yaratana /Allah'a dipnot 1 tövbe edin /dönüş yapın da nefislerinizi öldürün. dipnot 2 Her birinizi farklı özelliklerde yaratanın katında iyi olan budur." (Bunun üzerine tövbe etmiştiniz) Allah da tövbenizi kabul etmişti. dipnot 3 Çünkü tövbeleri çokça kabul eden, ikramı bol olan odur."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bari' (بَارِئ) "yarattığının özünü ve şeklini farklı yaratan" demektir (Lisanu'l Arab). İnsan insana, bitki bitkiye, hayvan hayvana benzer ama hepsi birbirinden farklıdır. Allah, her şeyi farklı yarattığı için el-Bari' onun isimlerindendir (Haşr 59/24).
  2. metne dön, dipnot 2
    Kur'an'da aynı olayın anlatıldığı ilgili diğer ayetler dikkate alınarak bu ayette geçen "nefisleri öldürmek" ifadesine gerçek değil mecaz anlam verilmiştir. Boğayı ilah edinmekle kendilerini kötü duruma düşürenler tevbe ederlerse, kabul edileceği bildirilmiştir. (Bakara 2/51-54, A'raf 7/152-153). Ayrıca Kur'an'da bir başka olay sebebiyle bu suçu işleyenlere daha sonraki bir zaman diliminde tekrar hitap edilmesi ve işledikleri bu suçun hatırlatılması, onların öldürülmediklerini gösterir (Bakara 2/93). Hatta bu olayın asıl aktörü Samiri dahi öldürülmemiş, dışlanmıştır (Taha 20/95-97). "Nefisleri öldürmek" ifadesi Kur'an'da herhangi bir karineye ihtiyaç duyulmayacak açıklıkta mecaz olarak da kullanılmıştır (Nisa 4/29, 66-69).
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa halkına şöyle seslenmişti: "Ey halkım! Buzağıyı ilah edinmekle kendinizi kötü duruma düşürdünüz, derhal sizi farklı farklı yaratana dipnot 1 yönelin (tevbe edin) de içinizdekini öldürün. dipnot 2 Sizi farklı özelliklerde yaratanın katında iyi olan budur." Sonra Allah tevbenizi kabul etmişti. Tevbeleri kabul eden, iyiliği bol olan O'dur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    بَارِئ = Bari' farklı yaratan demektir. Allah, her şeyi farklı yarattığı için el-Bari' onun isimlerindendir.
  2. metne dön, dipnot 2
    52. ayette, görevlerini yerine getirebilmeleri için bağışlandıkları ifade edildiğinden burada istenen, içlerindeki buzağı aşkını öldürüp Kitab'a uymalarıdır. Tevrat'a göre o gün onlardan üç bine yakın adam öldürüldü. (Tevrat 32/26-29)

Şaban Britch

Musa kavmine: Ey halkım! Siz buzağıyı ilah edinerek kendinize zulmettiniz. Hemen yaratıcınıza tevbe edip, birbirinizi öldürün. Böyle yapmanız, yaratıcınız katında sizin için hayırlı olduğu için tevbenizi kabul eder, demişti. O daima tevbeleri kabul eden ve çokça merhamet eden odur.

Şaban Piriş

Musa kavmine: -Ey halkım! Siz buzağıyı ilah edinerek kendinize yazık ettiniz. Hemen yaratıcınıza tevbe edip, nefislerinizin hakkından geliniz. Böyle yapmanız, yaratıcınız katında sizin için daha hayırlıdır, o daima tevbeleri kabul eden ve acıyan olduğu için tevbenizi kabul eder, demişti.

Yaşar Nuri Öztürk

Hani Musa, toplumuna demişti ki: "Ey toplumum, buzağıyı tanrı edinmenizle öz benliklerinize zulmettiniz. Hadi, yaratıcınıza, Bari'nize tövbe edin; egolarınızı öldürün. Böyle yapmanız yaratıcınız katında sizin için daha iyidir; O sizin tövbelerinizi kabul eder. Hiç kuşkusuz O, evet O, tövbeleri çok kabul edendir, rahmeti sonsuz olandır."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"And that once when you idolised the calf and Mussa said to you: "My people, you have indeed characterised yourselves by perversity of judgement and perversed the divine command by idolising the calf, and this is an affront nothing but blood can expiate! Therefore, stand repentant in lowliest plight to Allah, your Creator, and slay the wrongful of action among you, then you will have pursued the acceptable course to Allah, your Creator. " Yet Allah give up resentment against you and pardoned your offence; it is He Who always accepts true repentance and people’s atonement and He is AL-Tawab (the Relenting) and AL-Rahim.

Abdul Haleem

Moses said to his people, ‘My people, you have wronged yourselves by worshipping the calf, so repent to your Maker and kill [the guilty among] you. That is the best you can do in the eyes of your Maker.’ He accepted your repentance: He is the Ever Relenting and the Most Merciful.

Abdullah Yusuf Ali

And remember Moses said to his people: "O my people! Ye have indeed wronged yourselves by your worship of the calf: So turn (in repentance) to your Maker, and slay yourselves (the wrong-doers); that will be better for you in the sight of your Maker." Then He turned towards you (in forgiveness): For He is Oft-Returning, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

And recall when (on returning with this favour) Moses said to his people: "My people! You have wronged yourselves by taking the calf for an object of worship, so turn in repentance to your Creator and kill yourselves. dipnot 1 This will be best for you in your Creator’s sight." Thereupon He accepted your repentance. Indeed He is Much-Relenting, Most Compassionate.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, they should put to death those of their own number who made the calf an object of worship and actually worshipped it.

Aisha Bewley

And when Musa said to his people, ‘My people, You wronged yourselves by adopting the Calf so turn towards your Maker and kill yourselves. That is the best thing for you in your Maker’s sight.’ And He turned towards you. He is the Ever-Returning, the Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

And (remember) when Mûsâ (Moses) said to his people: "O my people! Verily, you have wronged yourselves by worshipping the calf. So turn in repentance to your Creator and kill yourselves (the innocent kill the wrongdoers among you), that will be better for you with your Creator." Then He accepted your repentance. Truly, He is the One Who accepts repentance, the Most Merciful.

Ali Quli Qarai

And [recall] when Moses said to his people, ‘O my people! You have indeed wronged yourselves by taking up the Calf [for worship]. Now turn penitently to your Maker, and slay [the guilty among] your folks. That will be better for you with your Maker.’ Then He turned to you clemently. Indeed He is the All-clement, the All-merciful.

Amatul Rahman Omar

And when Moses said to his people, `O my people! you have indeed done injustice to your own selves by your taking (to the worship of) the calf so (you had better) turn (penitently) to your Creator Who gradually evolves you in your being, and kill your ring leaders. That indeed will be best for you in the sight of your Creator.' (Since you did as you were told,) He turned towards you with compassion. Verily, He alone is the Oft-Returning with compassion, and is the Ever Merciful.

Arthur John Arberry

And when Moses said to his people, 'My people, you have done wrong against yourselves by your taking the Calf; now turn to your Creator and slay one another. That will be better for you in your Creator's sight, and He will turn to you; truly He turns, and is All-compassionate.'

Bijan Moeinian

Also remember that when Moses [returned from Mt. Sinai] said to his people: "O my people, you have betrayed your souls by worshiping the statue of a cow. Ask your Creator to forgive you and slay the guilty ones among you." Then God forgave you as He is the one Who accepts repentance and is the most merciful.

E. Henry Palmer

When Moses said to his people, 'O my people! Ye have wronged yourselves in taking this calf; repent unto your Creator and kill each other; that will be better for you in your Creators eyes; and He turned unto you, for He is the compassionate one easily turned. '

Edip-Layth

Moses said to his people, "O my people, you have wronged yourselves by taking the calf, so repent to your Maker, and face yourselves. That is better for you with your Maker, so He would forgive you. He is the Forgiving, the Compassionate."

George Sale

And when Moses said unto his people, O my people, verily ye have injured your own souls, by your taking the calf for your God; therefore be turned unto your Creator, and slay those among you who have been guilty of that crime; this will be better for you in the sight of your Creator; and thereupon He turned unto you, for He is easy to be reconciled, and merciful.

Hamid S. Aziz

And remember when Moses said to his people, "O my people! You have wronged yourselves in taking this calf; repent unto your Creator and kill the guilty yourselves; that will be better for you in your Creator's eyes; and He relented towards you, for He is the Oft Relenting, the Merciful.

Mahmoud Ghali

And (remember) as Mûsa (Moses) said to his people, "O my people, surely you have done injustice to yourselves by taking the Calf to yourselves. So repent to your Initiator (and) so kill yourselves. (i.e., the unburdening of their sins; forgiveness) That (Literally: these "killings") is most charitable for you in the Providence of your Initiator; so He relented towards you. Surely He, Ever He, is The Superbly Relenting, The Ever-Merciful".

Marmaduke Pickthall

And when Moses said unto his people: O my people! Ye have wronged yourselves by your choosing of the calf (for worship) so turn in penitence to your Creator, and kill (the guilty) yourselves. That will be best for you with your Creator and He will relent toward you. Lo! He is the Relenting, the Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

Remember, Moses said: "My people, by taking this calf you have done yourselves harm, so now turn to your Creator in repentance, and kill your pride, which is better with your Lord. " And (the Lord) softened towards you, for He is all-forgiving and merciful.

Muhammad Asad

and when Moses said unto his people: "O my people! Verily, you have sinned against yourselves by worshipping the calf; turn, then. in repentance to your Maker and mortify yourselves; this will be the best for you in your Maker's sight". And thereupon He accepted your repentance: for, behold, He alone is the Acceptor of Repentance, the Dispenser of Grace.

Mustafa Khattab

And ˹remember˺ when Moses said to his people, "O my people! Surely you have wronged yourselves by worshipping the calf, so turn in repentance to your Creator and execute ˹the calf-worshippers among˺ yourselves. That is best for you in the sight of your Creator." Then He accepted your repentance. Surely He is the Accepter of Repentance, Most Merciful.

Progressive Muslims

And Moses said to his people: "O my people, you have wronged your souls by taking the calf, so repent to your Maker, and kill yourselves. That is better for you with your Maker, so He would forgive you. He is the Forgiving, the Merciful."

Rashad Khalifa

Recall that Moses said to his people, "O my people, you have wronged your souls by worshipping the calf. You must repent to your Creator. You shall kill your egos. This is better for you in the sight of your Creator." He did redeem you. He is the Redeemer, Most Merciful.

Sahih International

And [recall] when Moses said to his people, "O my people, indeed you have wronged yourselves by your taking of the calf [for worship]. So repent to your Creator and kill yourselves. That is best for [all of] you in the sight of your Creator." Then He accepted your repentance; indeed, He is the Accepting of repentance, the Merciful.

Sam Gerrans

And when Moses said to his people: “O my people: you have wronged your souls by your taking up the calf. So turn to your Creator and kill yourselves; that is best for you in the sight of your Creator.” Then He turned towards you; He is the Accepting of Repentance, the Merciful.

Shabbir Ahmed

When Moses returned, he said to his people, "My people! You have hurt your own 'Selves' (by worshiping the calf (7:152)). Turn in repentance to your Maker and kill your slavish mentality. That will be best for you in the Sight of your Maker." Thereupon He accepted your repentance. Verily, He is the Acceptor of repentance, the Merciful.

Syed Vickar Ahamed

And (remember) when, Musa (Moses) said to his people: "O my people! You have indeed wronged yourselves by your worship of the calf: So turn in repentance to your Creator, and kill yourselves (the wrongdoers); That will be better for you in the sight of your Creator. " For He is the One Who Accepts Repentance (At-Tawwab), the Most Merciful (Ar-Raheem).

Taqi Usmani

When Mūsā said to his people: "My people, you have wronged yourselves by your taking the calf (as God). So, turn in repentance to your Creator, and slay yourselves. That will be better for you in the sight of your Creator". Then, He accepted your repentance. Indeed He is the Most-Relenting, the Very-Merciful.

The Monotheist Group

And Moses said to his people: "O my people, you have wronged your souls by taking the calf, so repent to your Maker, and kill yourselves. That is better for you with your Maker, so He would forgive you. He is the Forgiving, the Merciful."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 54. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 54. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 54. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩