Bakara suresi

Bakara suresi, 40. ayet

Bakara suresi, 40. ayet. يَٰبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱذْكُرُوا۟ نِعْمَتِىَ ٱلَّتِىٓ أَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَأَوْفُوا۟ بِعَهْدِىٓ أُوفِ بِعَهْدِكُمْ وَإِيَّٰىَ فَٱرْهَبُونِ

yâ benî isrâîle-ẕkürû ni`metiye-lletî en`amtü `aleyküm veevfû bi`ahdî ûfi bi`ahdiküm veiyyâye ferhebûn.

Diyanet İşleri

Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden korkun.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 37–43 · surenin 40. ayeti / 286

Konu İsrâiloğullarına çağrı: verdiğiniz sözü tutun Bakara 40–46 3

  1. Bakara 37

    Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır.

  2. Bakara 38

    "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir" dedik.

  3. Bakara 39

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  4. 40

    Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden korkun.

  5. Bakara 41

    Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin ve bana karşı gelmekten sakının.

  6. Bakara 42

    Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.

  7. Bakara 43

    Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

40. “Ey İsrailoğulları” buyruğunda geçen İsrail’den kasıt, Yakub aleyhisselam’dır. Burada hitap Medine ve etrafında bulunan çeşitli İsrailoğulları fırkalarına yöneliktir. Onlardan sonra gelenler de bu hitaba dahildirler. Allah onlara genel bir emir vererek: “Size verdiğim nimetimi hatırlayın” buyurmaktadır. Bu buyruk bir bölümü bu sûrede söz konusu edilecek olan bütün nimetleri kapsar. Hatırlamaktan maksat kalp ile itiraf etmek, dil ile övmek, âzâları da Allah’ın seveceği ve razı olacağı yollarda kullanmak sureti ile bu nimetlerin hatırlanmasıdır.

“Ve ahdimi yerine getirin” buyruğu ise Allah'ın onlardan kendisine ve Peygamberlerine iman edeceklerine ve Şeriat’i uygulayacaklarına dair almış olduğu sözdür. “Ki ben de ahdinizi yerine getireyim.” Bu da onların sözlerinde durmalarına karşılık verilecek mükâfattır. Burada sözü edilen ahitten kasıt Yüce Allah’ın şu buyruğunda sözü edilen hususlardır: “Andolsun, Allah İsrailoğullarından söz almıştı. Biz içlerinden oniki de temsilci belirlemiştik. Allah buyurmuştu ki: Ben şüphesiz sizinle beraberim, andolsun ki eğer namaz kılar, zekât verir, Peygamberlerime inanırsanız... bundan sonra içinizden kim kâfir olursa, muhakkak doğru yoldan sapmış olur.” (el-Maide, 5/12) xxxbu ve benzeri bazı ayetler metinde de yarım ama aslında tamamının verilmesi daha doğru ve okuyucu açısından da daha anlaşılır olurXXX hocaya sorulabilirXXXX

Bunun ardından Yüce Allah onlara, verdikleri sözde durmalarını sağlayacak sebebi emretmektedir ki bu da gereği üzere yalnızca O’ndan korkmaktır. Çünkü O’ndan korkan bir kimse bu korkusu dolayısıyla emrine uyar ve yasaklarından sakınır.

Daha sonra Yüce Allah onlara kendisi olmaksızın imanlarının ne tamam ne de sahih olamayacağı bir hususu şöyle emretmektedir:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Allah'ın peygamberi Yakup'un çocukları! Allah'ın size bahşetmiş olduğu bir çok nimetini hatırlayıp şükredin. Bana ve resullerime iman etmek, şeriatlerim üzere amel etmek için vermiş olduğunuz sözleri yerine getirmeye bağlı kalın. Eğer bu sözleri yerine getirirseniz ben de size vadettiğim sözleri yerine getirir; bu dünyada güzel bir hayat ve kıyamet gününde yaptıklarınıza güzel karşılıkla karşılık veririm. Yalnızca benden korkun ve bana vermiş olduğunuz sözleri bozmayın.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰبَنِىٓ ya beni oğulları kök: بني
  2. إِسْرَٰٓءِيلَ israile İsrail
  3. ٱذْكُرُوا۟ zkuru hatırlayın kök: ذكر
  4. نِعْمَتِىَ nia'metiye ni'metleri kök: نعم
  5. ٱلَّتِىٓ lleti o ki;
  6. أَنْعَمْتُ en'amtu ni'metlendirdim kök: نعم
  7. عَلَيْكُمْ aleykum sizleri
  8. وَأَوْفُوا۟ ve evfu ve tutun kök: وفي
  9. بِعَهْدِىٓ biahdi bana verdiğiniz sözü kök: عهد
  10. أُوفِ ufi ben de tutayım kök: وفي
  11. بِعَهْدِكُمْ biahdikum size verdiğim sözü kök: عهد
  12. وَإِيَّـٰىَ ve iyyaye ve sadece benden
  13. فَٱرْهَبُونِ ferhebuni korkun kök: رهب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رهب (12 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Onlarla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin…

  • Aynı kök: عهد (46 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: عهد (46 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Hayır! (Gerçek, onların dediği değil.) Kim sözünü yerine getirir ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, şüphesiz Allah da sakınanları sever.

  • Aynı kök: عهد (46 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma) · Ortak kavram: Nimet

    Ey iman edenler! Akitlerinizi yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helal saymamanız kaydıyla, okunacak (bildirilecek) olanlardan başka hayvanlar,…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    İçinizden ölüp geriye dul eşler bırakan erkekler, eşleri için, evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Ama…

  • Aynı kök: رهب (12 geçiş)

    (Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile Allah'a ortak koşanlar olduğunu görürsün. Yine…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

66 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey İsrailoğulları! Size vermiş olduğum nimet(ler)imi hatırlayın! Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size vadettiklerimi vereyim. Yalnızca benden korkun! dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Allah'tan korkun" denilmesinin sebebi, inkârcıların O'nun azabından korkmaları içindir.

Mustafa İslamoğlu

Ey İsrailoğulları! Bir dönem size verdiğim nimetleri hatırlayın! Siz Bana verdiğiniz sözde durun ki Ben de size olan vaadimi tamamlayayım; ve kaygınızın merkezinde sadece Ben olayım!

Muhammed Esed

Ey İsrail oğulları! Size bağışladığım o nimetleri hatırlayın ve Bana verdiğiniz sözü tutun (ki) Ben de sözümü tutayım; ve Benden, yalnız Benden sakının!

Ahmed Hulusi

İsrailoğulları (dedim). . . Size bağışladığım nimeti hatırlayın ve verdiğiniz sözü yerine getirin, ki ben de size olan (varoluşunuzdaki hilafet) sözümü yerine getireyim. Yalnız benden çekinin!

Ali Bulaç

Ey İsrailoğulları, size bağışladığım nimetimi hatırlayın ve ahdime bağlı kalın, ki ben de ahdinize bağlı kalayım. Ve yalnızca benden korkun.

Ali Özek ve heyeti

Ey İsrâiloğulları! Size verdiğim nimetlerimi hatırlayın, bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki, ben de size olan sözümü yerine getireyim. Ve yalnızca benden korkun.

Ali Rıza Safa

Ey İsrailoğulları! Sizi nimetlendirdiğim o nimetimi hatırlayın ve Bana verdiğiniz sözü tutun ki, Ben de size verdiğim sözü tutayım. Ve yalnızca Benden korkun.

Bayraktar Bayraklı

Ey İsrailoğulları! Sizlere verdiğim nimetleri hatırlayınız. Siz benim emrimi yerine getiriniz ki, ben de sizin isteğinizi yerine getireyim. Sadece benden çekinin.

Edip Yüksel

İsrail oğullar! Size verdiğim nimetimi hatırlayın, bana verdiğiniz sözü tutun ki ben de size verdiğim sözü tutayım; yalnız benden korkun!

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi hatırlayın, bana verdiğiniz sözü tutun ki ben de size verdiğim sözü tutayım; yalnız benden korkun!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey israiloğulları, size lütfettiğim nimetimi hatırlayın, Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki Ben de size olan ahdimi yerine getireyim ve artık Benden korkun Benden

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey İsrail oğulları! size in'am ettiğim nimetimi hatırlayın ve ahdime vefa edin ki ahdinize vefa edeyim, ve benden korkun artık benden

Erhan Aktaş

Ey İsrailoğulları! Size bağışladığım nimetimi anımsayın. Bana verdiğiniz sözü tutun ki Ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Ve yalnızca, Bana karşı gelmekten sakının.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey İsrailoğulları! Size bağışladığım nimetimi anımsayın. Bana verdiğiniz sözü tutun ki Ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Ve yalnızca, Bana karşı gelmekten sakının.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey İsrailoğulları! Size bağışladığım nimetimi anımsayın. Bana verdiğiniz sözü tutun ki Ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Ve yalnızca, Bana karşı gelmekten sakının.

Gültekin Onan

Ey İsrailoğulları! Size bağışladığım (enamtü) nimetimi anımsayın, ahdime bağlı kalın (evfu) ki ben de ahdinize bağlı kalayım (ufi) ve yalnızca benden korkun / çekinin (iyyaye).

Hasan Basri Çantay

Ey İsrail (Ya'kub) oğulları, size (atalarınıza) ihsanetdiğim bunca ni'metlerimi hatırlayın (Peygambere iman hususundaki) tavsiyemi yerine getirin, ben de size karşı olan ahdimi yapayım. Bir de (vefayı terk hususunda) benden korkun.

İbni Kesir

Ey İsrailoğulları, size verdiğim nimetimi hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki, ben de size olan sözümü yerine getireyim. Ve yalnız Ben'den korkun.

Mehmet Alagaş

(40-46) Ey İsrail oğulları size nimet olarak verdiğim nimetlerimi hatırlayın. Benle olan ahdinize / Sözleşmenize uyun ki / vefalı olun ki ben de size olan sözleşmeme uyayım , sadece benden korkun . (İhtiyat ve endişeyle gelen korku, ruhban, manastır hayatında Ruhban yetiştirmede korkunun kullanıldığı bilinir, korkulu bir deve merhametli bir deveden daha iyidir der Araplar) Beraberinizde olanı onaylayan / tasdik eden, bu indirdiğime de iman edin, Onu görmezden gelen ilk kişiler olmayın, az bir pahaya ayetlerimi satmayın, sadece benden sakının, gerçeğin üzerine geçersiz olanı / batıl olanı giydirmeyin, bile bile / bildiğiniz halde gerçeği gizlemeyin , namazı kılın , zekâtı verin ve rükû edenlerle rükû edin. İnsanlara iyiliği mi emrediyorsunuz? Kendinizi unutuyor musunuz? Ve kitabı da sesli okuyorsunuz, akıl etmez misiniz? Sabır ve namazla yardım isteyin , bu, kalbi tedirgin olanlar / haşyet içinde olanlar dışındakilere ağır gelir (yardım isteyemez onlar) onlar (tedirgin olanlar) Rableri ile buluşacaklarını ve ona döndürüleceklerini düşünürler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim vaadi yerine getireyim. Yalnızca benden korkun.

Süleyman Ateş

Ey İsrail oğulları, size verdiğim ni'metleri hatırlayın, bana verdiğiniz sözü tutun ki, ben de size verdiğim sözü tutayım ve sadece benden korkun!

Süleymaniye Vakfı

Ey İsrailoğulları! dipnot 1 Size verdiğim nimeti dipnot 2 hatırlayın! Bana verdiğiniz sözü yerine getirin dipnot 3 ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. dipnot 4 Yalnız benden korkun.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İsrail, Yakup aleyhisselamın lakabıdır (Meryem 19/49-58). İsrailoğulları, Yakup aleyhisselamın soyundan gelenlerdir. Onun babası İshak, dedesi İbrahim aleyhisselam idi (Bakara 2/133, Hud 11/71).
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah Teala 'nın İsrailoğullarına yaptığı iyilik ve ikram, Yakup aleyhisselamdan Muhammed aleyhisselama kadar onların içinden nebiler çıkarmasıdır (Bakara 2/136, Maide 5/20). Yakup'un oğlu Yusuf aleyhisselam, köle olarak Mısır'a getirilip bir vezire satıldı. Vezirin eşinin ve daha birçok kadının birlikte olma isteğini kabul etmeyip hapsi tercih etti (Yusuf 12/20-33). Daha sonra hapisten çıkarıldı ve Mısır hazinelerinin başına geçirildi (Yusuf 12/55). Artık Mısır onun vatanıydı (Yusuf 12/56). Babası Yakup aleyhisselam, annesi ve 11 erkek kardeşi gelip oraya yerleştiler (Yusuf 12/99-100). Allah onu, Mısır'a elçi yaptı (Mümin 40/34). Aradan yıllar geçti, nüfusları arttı. Mısır krallarının sonuncusu olan Firavun, İsrailoğullarına zulmetmeye başladı. Allah onları Firavun'un zulmünden kurtarmak için İsrailoğullarından Musa aleyhisselamı ve Harun aleyhisselamı Mısır'a elçi /resul olarak gönderdi (Kasas 28/3-6). İsrail oğullarından gelen en son elçi İsa aleyhisselamdır (Saf 61/6). Muhammed aleyhisselam ise İsmail aleyhisselam soyundandır. Bütün dünyaya gönderilen son elçinin Muhammed aleyhisselam olduğunu İsrailoğulları bilir (
    Tesniye 18:18 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 18:18

    ‹Onlara kardeşleri arasından senin gibi bir peygamber çıkaracağım. Sözlerimi onun ağzından işiteceksiniz. Kendisine buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ,19,
    Mezmurlar 118:22-26 — Eski Ahit, Mezmurlar; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Mezmurlar 118:22

    Yapıcıların reddettiği taş, 2 Köşenin baş taşı oldu.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ) ama bu nebi onların soyundan olmadığı için kabul etmek istemezler (Bakara 2/89-92).
  3. metne dön, dipnot 3
    İsrailoğullarının Allah'a verdikleri söz, kendi kitaplarını tasdik eden yeni kitaba yani Kur'an'a ve onu getiren nebiye yani Muhammed aleyhisselama inanma sözüdür (Al-i İmran 3/81,84; A'raf 7/157).
  4. metne dön, dipnot 4
    Allah, İsrailoğullarına dünya hakimiyetini vaat etmiş (Enbiya 21/105) ve Tevrat'ta şöyle demiştir: "Bugün sana emretmekte olduğum Tanrın Rabbin bütün emirlerini tutup yapmak için, O'nun sözünü iyice dinlersen, Tanrın Rab dünyanın bütün milletlerine seni üstün kılacaktır." (Yasa'nın Tekrarı 28:1). Muhammed aleyhisselamın nebi olarak görevlendirilmesinin sebeplerinden biri, bu hakimiyetin gerçekleşmesidir (Tevbe 9/33). İsrailoğulları Kur'an'a iman etmedikçe bu hakimiyetten yararlanamayacakları gibi (A'raf 7/156-157) Tevrat'ın şu vaadinin muhatabı da olacaklardır: "Fakat vaki olacak ki bugün sana emretmekte olduğum Tanrın Rabbin bütün emirlerini ve kanunlarını tutup yapmak üzere onun sözünü dinlemezsen, bütün şu lanetler senin üzerine gelecekler ve sana erişeceklerdir. Şehirde lanetli olacaksın ve kırda lanetli olacaksın." (Yasa'nın Tekrarı 28:15-16).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey İsrailoğulları! Size ettiğim iyilikleri aklınızdan çıkarmayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. dipnot 1 Yalnız benden korkun.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dinimiz İslam, bütün dinlere hakim olacaktır   (Bkz. Tevbe 9/33, Fetih 48/28, Saff 61/9).  Yahudilerin, bu hakimiyetten yararlanmaları, Müslüman olmalarına bağlıdır.

Şaban Britch

Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetlerimi anın. Bana verdiğiniz sözü tutun ki, ben de size verdiğim vaadi yerine getireyim. Yalnızca benden korkun!

Şaban Piriş

-Ey İsrailoğulları, Size verdiğim nimetlerimi hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü tutun ki ben de size verdiğim sözü tutayım. Yalnızca benden korkun!

Yaşar Nuri Öztürk

Ey İsrail oğulları! Size lütfettiğim nimetimi hatırlayın; bana verdiğiniz söze vefalı olun ki, ben de size ahdimde vefalı olayım. Ve yalnız benden korkun.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Oyou Bani Isra‘il: "render solemn acknowledgement of My divine favour and impel yourselves to the feeling of gratitude and gratefulness to Me for the efficacious grace I conferred on you and keep the vow you rendered to Me so that I assert My vow to you, and regard Me with the profound reverence and awe dutiful to Me".

Abdul Haleem

Children of Israel, remember how I blessed you. Honour your pledge to Me and I will honour My pledge to you: I am the One you should fear.

Abdullah Yusuf Ali

O Children of Israel! call to mind the (special) favour which I bestowed upon you, and fulfil your covenant with Me as I fulfil My Covenant with you, and fear none but Me.

Abul A'la Maududi

Children of Israel! dipnot 1 Recall My favour which I had bestowed on you, and fulfil your covenant with Me and I shall fulfil My covenant with you, and fear Me alone.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    'Israel' means the slave of God. This was the title conferred on Jacob (Ya'qub) by God Himself. He was the son of Isaac and the grandson of Abraham. His progeny are styled the 'Children of Israel'. Turning to the Qur'anic text itself, it is noteworthy that the foregoing verses have been in the nature of introductory remarks addressed to all mankind. From the present section up to and including the fourteenth (verses 40 discourse, the reader should be particularly aware of the following purposes: The first purpose of this discourse is to invite those followers of the earlier Prophets who still had some element of righteousness and goodness to believe in the Truth preached by the Prophet Muhammad (peace be on him) and to join hands in promoting the mission he championed. In these sections they are told that the Qur'an and the Prophet are bearers of the same message and mission preached by the earlier Prophets and Scriptures. The earlier communities were entrusted with the Truth in order that, as well as following it themselves, they might call others towards it and try to persuade them to follow it. But instead of directing the world in the light of this truth, they themselves failed to follow the Divine Guidance and sank into degeneracy. Their history and their contemporary religious and moral condition bore out this degeneration. They are also told that God has once again entrusted the same Truth to one of His servants and has appointed him to carry out the same mission as that of the earlier Prophets and their followers. What the Prophet has brought is, therefore, neither new nor foreign; it is their very own and they are asked to accept it as such. A fresh group of people has now arisen with the same mission they had, but which they failed to carry out. It is clearly their duty to support these people. The second purpose of this discourse is to leave no reasonable justification for the negative Jewish attitude towards Islam, and to expose fully the true state of the religious and moral life of the Jews. This discourse makes it clear that the religion preached by the Prophet was the same as that preached by the Prophets of Israel. So far as the fundamentals are concerned, nothing in the Qur'an differs from the teachings of the Torah. It is also established that the Jews failed glaringly to follow the guidance entrusted to them, even as they had failed to live up to the position of leadership in which they had been placed. This point is established by reference to events of irrefutable authenticity.Moreover, the way in which the Jews resorted to conspiracies and underhand machinations designed to create doubts and misgivings, the mischievous manner in which they engaged in discussions, the acts of trickery in which they indulged in wilful opposition to the Truth, and the vile tactics which they employed in order to frustrate the mission of the Prophet, were all brought into sharp relief so as to establish that their formal, legalistic piety was a sham. What lay behind it was bigotry, chauvinism and self-aggrandizement rather than an honest search for and commitment to the Truth. The plain fact was that they did not want goodness to flourish.This candid criticism of the Jews had several salutary effects. On the one hand, it made the situation clear to the good elements among the Jews. On the other, it destroyed the religious and moral standing of the Jews among the people of Madina, and among the pagans of Arabia as a whole. Moreover, it undermined the morale of the Jews to such an extent that from then on they could not oppose Islam with a firmness born of strong inner conviction. Third, the message addressed in the earlier sections to mankind as a whole is here elucidated with reference to a particular people. The example of the Jews is cited to show the tragic end that overtakes a people when it spurns Divine Guidance. The reason for choosing the Children of Israel as an example is that they alone, out of all the nations, constituted for four thousand years the continual embodiment of a tragedy from which many lessons could be learnt. The vicissitudes of fortune which visit a people, depending on whether they follow or refrain from following Divine Guidance, were all conspicuous in the history of this nation. Fourth, this discourse is designed to warn the followers of Muhammad (peace be on him) to avoid the same pitfalls as the followers of the earlier Prophets. While explaining the requirements of the true faith, it clearly specifies the moral weaknesses, the false concepts of religion, and the numerous errors in religious belief and practice which had made inroads among the Jews. The purpose is to enable Muslims to see their true path clearly and to avoid false ones. While studying the Qur'anic criticism of the Jews and Christians, Muslims should remember the Tradition from the Prophet in which he warned them that they would so closely follow the ways of the earlier religious communities that if the latter had entered a lizard's burrow, so would the Muslims. The Prophet was asked: 'Do you mean the Christians and Jews, O Messenger of God?' The Prophet replied: 'Who else?' (See Bukhari, 'Itisam', 14; Muslim, "Ilm', 6 - Ed.) This was not merely an expression of reproof. Thanks to the peculiar discernment and insight with which the Prophet was endowed, he knew the ways in which corruption encroaches upon the lives of the followers of the Prophets, and the different forms it assumes.

Aisha Bewley

Tribe of Israel! remember the blessing I conferred on you. Honour My contract and I will honour your contract. Have dread of Me alone.

Al-Hilali & Khan

O Children of Israel! Remember My Favour which I bestowed upon you, and fulfil (your obligations to) My Covenant (with you) so that I fulfil (My Obligations to) your covenant (with Me), and fear none but Me.

Ali Quli Qarai

O Children of Israel, remember My blessing which I bestowed upon you, and fulfill My covenant that I may fulfill your covenant, and be in awe of Me [alone].

Amatul Rahman Omar

O Children of Israel! remember My blessings which I bestowed upon you and fulfill the covenant (you made) with Me, I shall fulfill the covenant (I made) with you, and Me alone you should hold in awe.

Arthur John Arberry

Children of Israel, remember My blessing wherewith I blessed you, and fulfil My covenant and I shall fulfil your covenant; and have awe of Me.

Bijan Moeinian

O’ Children of Israel! Remember how I showered you with My blessings; then fulfill your part of our covenant, that I fulfill My part of it, and respect none with awe but Me.

E. Henry Palmer

O ye children of Israel! remember my favours which I have favoured you with; fulfil my covenant and I will fulfil your covenant; me therefore dread.

Edip-Layth

O Children of Israel, remember My blessings that I had blessed you with, and fulfill your pledge to Me that I may fulfill My pledge to you, and revere Me alone.

George Sale

O children of Israel, remember my favour wherewith I have favoured you; and perform your covenant with me, and I will perform my covenant with you; and revere me:

Hamid S. Aziz

O you children of Israel! Remember My favours which I have favoured you with; fulfil My Covenant and I will fulfil your covenant; therefore, fear Me.

Mahmoud Ghali

O Seeds (Or: sons) of Israel) remember My favor wherewith I favored you, and fulfil My covenant (and) I will fulfil your covenant, and do have awe of Me (only).

Marmaduke Pickthall

O Children of Israel! Remember My favour wherewith I favoured you, and fulfil your (part of the) covenant, I shall fulfil My (part of the) covenant, and fear Me.

Mohamed Ahmed - Samira

O children of Israel, remember the favours I bestowed on you. So keep your pledge to Me, and I will mine to you, and be fearful of Me,

Muhammad Asad

O CHILDREN of Israel! Remember those blessings of Mine with which I graced you, and fulfil your promise unto Me, [whereupon] I shall fulfil My promise unto you; and of Me, of Me stand in awe!

Mustafa Khattab

O children of Israel![1] Remember My favours upon you. Fulfil your covenant and I will fulfil Mine, and stand in awe of Me ˹alone˺.

Progressive Muslims

O Children of Israel, remember My blessings that I had blessed you with, and fulfill your pledge to Me that I may fulfill My pledge to you, and revere Me alone.

Rashad Khalifa

O Children of Israel, remember My favor, which I bestowed upon you, and fulfill your part of the covenant, that I fulfill My part of the covenant, and reverence Me.

Sahih International

O Children of Israel, remember My favor which I have bestowed upon you and fulfill My covenant [upon you] that I will fulfill your covenant [from Me], and be afraid of [only] Me.

Sam Gerrans

O children of Israel: remember My favour wherewith I favoured you; and fulfil the covenant with Me, and I will fulfil the covenant with you; and Me — be you in fear of Me.

Shabbir Ahmed

(One example is that of the Israelites. ) O Children of Israel! Remember My Bliss that I bestowed upon you (when you were following My Commandments). Fulfill your promise unto Me and I will fulfill My promise unto you. And of Me - of Me you shall be heedful."

Syed Vickar Ahamed

O Children of Israel! Call to mind the (special) favor, which I bestowed upon you, and fulfill (then) your Promise to Me as I fulfill My Promise to you, and fear none but Me.

Taqi Usmani

O Children of Isrā’īl (the Israelites), remember My blessing that I conferred upon you, and fulfill the covenant with Me, and I shall fulfill your covenant, and have awe of Me alone.

The Monotheist Group

O Children of Israel, remember My blessings that I had blessed you with, and fulfill your pledge to Me that I may fulfill My pledge to you, and reverence Me alone.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 40. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 40. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 40. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩