Âl-i İmrân suresi · 190–195. ayetler

Göklerin ve yerin yaratılışı; akıl sahiplerinin duası

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Âl-i İmrân suresi, 190. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 190. ayet. إِنَّ فِى خَلْقِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱخْتِلَٰفِ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ لَـَٔايَٰتٍ لِّأُو۟لِى ٱلْأَلْبَٰبِ

    Diyanet İşleri

    Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için elbette ibretler vardır.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün değişmesinde (birbiri peşine gelişinde) dipnot 1 öz akıl sahipleri için dersler vardır. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:164; Yûnus 10:6; Mü'minûn 23:80; Nûr 24:44; Furkân 25:62; Câsiye 45:5.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yüce Allah kâinat kitabının çeşitli konu başlıklarını vermekte ve bildirdiği hususlar başta olmak üzere yaratılmış olan her şeyde aklını kullananlar için nice deliller bulunduğunu ifade etmektedir. Bu bağlamda "ilk" olarak "göklerin ve yerin yaratılışı"na dikkat çekilmekte, bir anlamda yaratılan her şeyin çeşitli deliller içerdiği ifade edilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Kuşkusuz göklerin ve yeryüzünün yaratılışında, gece ile gündüzün birbirini izlemesinde derin bir kavrayış sahipleri için alınacak dersler vardır.

    Muhammed Esed

    Kuşkusuz, göklerin ve yerin yaratılışında ve gece ile gündüzün birbirini izlemesinde derin kavrayış sahipleri için alınacak dersler vardır,

    Ahmed Hulusi

    Kesinlikle semaların (algılanan boyuttan kuantsal boyuta kadar) ve arzın (algılamaya göre madde kabul edilen her boyutun) yaratılışında, gece ve gündüzün birbirine dönüşmesi sisteminde (neden ve nasıl gece gündüz oluşumu, süreleri vs. ) öze ermişler (Ulül Elbab) için işaretler vardır.

    Ali Bulaç

    Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün ardarda gelişinde temiz akıl sahipleri için gerçekten ayetler vardır.

    Ali Özek ve heyeti

    Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde aklıselim sahipleri için gerçekten açık ibretler vardır.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, hem göklerin ve yeryüzünün yaratılışında hem de gece ve gündüzün birbirini izlemesinde, sağduyulu olanlar için kesinlikle kanıtlar vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde aklı selim sahipleri için gerçekten alınacak dersler vardır.

    Edip Yüksel

    Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbirini izlemesinde akıl sahipleri için ayetler var. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Kuran-ı Kerim'in bu özel anlatım biçimi ilgi çekicidir. "Güneşin doğuşu ve batışı" yerine neden sürekli olarak "gece ile gündüzün birbirini izlemesi" deyimi kullanılmaktadır? * Bak 27:88.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbirini izlemesinde akıl sahipleri için ayetler var

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kesinlikle, göklerin ve yeri yaratılışında ve gece ile gündüzün ardarda gelişinde vicdanları temiz akıl sahiplerine gerçekten deliller vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Elbette o göklerin ve yerin yaradılışında ve gece ile gündüzün ard arda gelişinde şüphesiz ayetler var (vicdanları temiz) ülül'elbab için

    Erhan Aktaş

    Kuşkusuz, göklerin ve yerin yaradılışında, gece ile gündüzün art arda gelişinde, sağlıklı düşünenler için kesin kanıtlar vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kuşkusuz, göklerin ve yerin yaradılışında, gece ile gündüzün art arda gelişinde, sağlıklı düşünenler için kesin kanıtlar vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kuşkusuz, göklerin ve yerin yaradılışında, gece ile gündüzün art arda gelişinde, sağlıklı düşünenler için kesin kanıtlar vardır.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün ardarda gelişinde temiz akıl sahipleri için gerçekten ayetler vardır.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde (ve uzayıb kısalmasında) temiz akıl saahibleri için elbet ibret verici deliller vardır.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde; akıl sahibleri için elbette ayetler vardır.

    Mehmet Alagaş — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için elbette ibretler vardır.

    Süleyman Ateş

    Göklerin ve yerin yaratılışında, gecenin ve gündüzün gidip gelişinde elbette sağduyu sahipleri için ibretler vardır.

    Süleymaniye Vakfı

    Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün art arda gelmesinde aklıselim sahibi olanlar dipnot 1 için kesinlikle ayetler /göstergeler vardır. dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Aklıselim sahibi olanlar" anlamı verdiğimiz ifade "ulü'l-elbab"dır. Bkz. Bakara 2/179'un dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın ayetleri ikiye ayrılır: İlki yaratılmış ayetlerdir, bunlar kainattaki tüm varlıklardır (Casiye 45/3-6). İkincisi indirilmiş ayetlerdir ki onlar ilahi kitaplardadır (Fussilet 41/39, Şura 42/13-14). Yaratılmış ayetler, indirilmiş ayetlerin doğruluğunun göstergesidir; çünkü hem kainatı yaratan hem de onunla ilgili en doğru bilgileri veren Allah'tır. İndirilmiş ve yaratılmış ayetler arasında çelişki olmaz, aksine kopmaz bir bağ vardır. Allah, tüm varlıkları, fıtrat kanunlarına göre yaratmış (En'am 6/14, 79, Hud 11/51, İsra 17/61) ve o kanunları, kendi dini olarak tanımlamıştır (Rum 30/30) Bilimin uğraş alanı Allah'ın yarattığı ayetlerdir. Bu sahada Allah'ın indirdiği ayetlerden de yararlanılırsa bilimde hayallerin ötesinde bir gelişme yaşanacaktır (Bakara 2/164, Yusuf 12/105, Zariyat 51/20-21).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün peş peşe gelişinde, sağlam duruşlu olanlar için göstergeler vardır.

    Şaban Britch

    Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde ve uzayıp, kısalmasında, akıl sahipleri için deliller vardır.

    Şaban Piriş

    Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, akıl sahipleri için deliller vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şu bir gerçek ki, göklerin ve yerin yaratılışında, geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, aklını ve gönlünü işletenler için çok ibretler vardır.

  2. Âl-i İmrân suresi, 191. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 191. ayet. ٱلَّذِينَ يَذْكُرُونَ ٱللَّهَ قِيَٰمًا وَقُعُودًا وَعَلَىٰ جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ فِى خَلْقِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هَٰذَا بَٰطِلًا سُبْحَٰنَكَ فَقِنَا عَذَابَ ٱلنَّارِ

    Diyanet İşleri

    Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. "Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru" derler.

    Mehmet Okuyan

    Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerineyken (her zaman) Allah'ı hatırlar; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında düşünür (ve şöyle derler:) "Rabbimiz! Sen bunu batıl olarak (boş yere) yaratmadın. dipnot 1 Sen yücesin. dipnot 2 Bizi cehennem azabından koru!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:16; Sâd 38:27; Duhân 44:38.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yüce Allah'ı [tesbih] etmek, O'nu bütün eksikliklerden uzak tutup öylece bilmek ve kabul etmektir.

    Mustafa İslamoğlu

    Onlar ki; ayaktayken, otururken ve uyumak için uzandıklarında Allah'ı anar, göklerin ve yerin yaratılışı üzerine tefekkür ederler: "Rabbimiz! Bütün bunları anlamsız ve amaçsız yaratmadın! Yücelikte eşsizsin! Bizi ateşin azabından koru!"

    Muhammed Esed

    Onlar ki ayakta dururken, otururken ve uyumak için uzandıklarında Allah'ı anar, (ve) göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde inceden inceye düşünürler: "Ey Rabbimiz! Sen bunları(n hiç birini) anlamsız ve amaçsız yaratmadın. Sen yücelikte sınırsızsın! Bizi ateşin azabından koru!"

    Ahmed Hulusi

    Onlar (öze ermişler) ayakta, otururken ya da yanları üzere uzanmışken Allah'ı anıp (hatırlayıp), semaların ve arzın yaratılışını (günün getirisi ölçüsünde evren ve derunu ya da beyin indinde bedenin yeri ve özelliklerini) tefekkür edip; "Rabbimiz, bunları boş yere yaratmadın! Subhan'sın (yersiz ve anlamsız bir şey yaratmaktan münezzeh, her an yeni bir şey yaratma halinde olansın)! (Açığa çıkardıklarını değerlendirmemenin getireceği pişmanlıktan) yanmadan bizi koru" (derler).

    Ali Bulaç

    Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) "Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru."

    Ali Özek ve heyeti

    Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler:) «Rabbimiz! Sen bunları boşuna yaratmadın. Seni (her türlü noksan sıfatlardan) tenzih ederiz. Bizi Cehennem azabından koru!»

    Ali Rıza Safa

    Onlar, ayakta dururken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Ve göklerin ve yeryüzünün yaratılışını düşünürler: "Efendimiz! Bunları boşuna yaratmadın. Sen, tüm yakıştırmalardan ayrıksın. Artık, ateş cezasından bizi koru!"

    Bayraktar Bayraklı

    Aklı selim sahipleri ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler ve şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Sen bunu, boşuna yaratmadın; seni noksan sıfatlardan uzak tutarız. Bizi cehennem azabından koru!"

    Edip Yüksel

    Onlar ki ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken ALLAH'ı anarlar. Göklerin ve yerin yapısı ve yaratılışı hakkında düşünürler: "Efendimiz, sen bunları boş yere yaratmadın, sen yücesin, bizi ateş azabından koru." dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Akıllarını kullananlar, Allah'ı sıkça anar ve O'nun ismini tek başına anmaktan mutluluk duyar. Kendileri ve çevrelerindeki her şey ve her olay onlara Tanrı'yı hatırlatır. * Bak 13:28; 23:84-89; 33:42; 39:45.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlar ki ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken ALLAH'ı anarlar. Göklerin ve yerin yapısı ve yaratılışı hakkında düşünürler: 'Rabbimiz, sen bunları boş yere yaratmadın, sen yücesin, bizi ateş azabından koru.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onlar ki, gerek ayakta, gerek otururken ve gerekse yanları üzerinde yatarken Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında inceden inceye düşünenler "Ey Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın, seni bütün eksiklerden tenzih ederiz; o halde bizi o ateş azabından koru.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onlar ki gerek kıyam-u kuudde ve gerek yanları üzerinde hep Allahı zikrederler ve göklerin, yerin yaradılışında fikr ederler: ya Rabbena, derler: bunu sen boşuna yaratmadın sübhansın, o halde bizleri o ateş azabından koru!

    Erhan Aktaş

    Onlar; ayaktayken, otururken ve yanları üzerine iken Allah'ı anarlar. dipnot 1 Göklerin ve yerin yaradılışı hakkında düşünürler: "Rabb'imiz! Sen, bunu boşuna yaratmadın, Seni her türlü noksanlıktan tenzih ederiz. Bizi ateşin azabından koru."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her koşul ve ortamda, her zaman ve durumda sürekli Allah'a kulluk bilinci ile O'na yönelirler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar; ayaktayken, otururken ve yanları üzerine iken Allah'ı anarlar. dipnot 1 Göklerin ve yerin yaradılışı hakkında düşünürler: "Rabb'imiz! Sen, bunu boşuna yaratmadın, Seni her türlü noksanlıktan tenzih ederiz. Bizi ateşin azabından koru."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her koşul ve ortamda, her zaman ve durumda sürekli Allah'a kulluk bilinci ile O'na yönelirler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar; ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarlarken, Allah'ı anarlar. dipnot 1 Göklerin ve yerin yaradılışı hakkında düşünürler: "Ey Rabb'imiz! Sen, bunu boşuna yaratmadın, Seni her türlü noksanlıklardan tenzih ederiz. Bizi ateşin azabından koru.".

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her koşul ve ortamda, her zaman ve durumda sürekli Allah'a kulluk bilinci ile O'na yönelirler.

    Gültekin Onan

    Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Tanrı'yı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler (yetefekkerune). (Ve derler ki:) "Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru."

    Hasan Basri Çantay

    Onlar (o salim akıl saahibleri öyle insanlardır ki) ayakda iken, otururken, yanları üstünde (yatar) iken (hep) Allahı hatırlayıp anarlar ve göklerin, yerin yaradılışı hakkında inceden inceye düşünürler. (İmal-i fikr edenler ve şöyle derler:) "Ey Rabbimiz. Sen bunları boşuna yaratmadın. Sen (bundan) pak ve münezzehsin. Bizi ateşin azabından koru".

    İbni Kesir

    Onlar ki; ayakta, oturarak ve yanları üstü yatarken Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler. Rabbımız; Sen bunları boşuna yaratmadın. Sen pak ve münezzehsin. Bizi, o ateş azabından koru.

    Mehmet Alagaş

    (189, 191, 192, 193, 194, 195) Semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti Allah’a aittir , Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır. Muhakkak ki semaların ve arzın yaratılışında, gecenin ve gündüzün peş peşe gelişinde akıl uluları için ayetler vardır. Onlar ki Allah’ı ayaktayken, otururken ve yatarlarken zikrederler semaların ve yerin yaratılmala rı hakkında fik ir üretirler, Rabbimiz sen bunları geçersiz olsun diye yaratmadın, sen üstün olansın, bizi ateş azabından koru. Rabbimiz, sen kimi ateşe sokarsan, onu kesin rezil edersin, zalimler için bir yardımcı yoktur. Rabbimiz bizi imana çağıran Rabbinize iman edin diyen bir davetçi işittik, bizi günahlarımızdan bağışla, günahlarımızı görmezden gel, bizleri iyilerle beraber vefat ettir. Rabbimiz bize Resullerine vaat ettiklerinden ver, bizi kıyam et günü rezil eyleme. Muhakkak ki sen sözüne muhalif olmazsın. Rabbin onlara cevap verdi / icabet etti, sizden kadın olsun erkek olsun yapanın yaptığını kesinlikle zayi etmem. Bazılarınız bazılarınızdandır, hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet edilenler, öldürenler ve öldürülenler, onların kötülüklerini örteceğim, onları altlarından nehirler akan cennetlere koyacağım, sevap Allah’ın yanındadır, Allah ki onun yanındaki sevap, en güzelidir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı zikrederler. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni tüm noksanlıklardan tenzih ederiz. Bizi ateş azabından koru!” derler.

    Süleyman Ateş

    Onlar ayakta, oturarak ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler: "Rabbimiz (derler), bunu boş yere yaratmadın, sen yücesin, bizi ateş azabından koru!"

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar; ayakta, oturarak ve yan tarafları (kol ve bacakları) üstünde dipnot 1 Allah'ı zikrederler. dipnot 2 Bir de göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler. Derler ki: "Rabbimiz! Sen bunu (kainatı) boşuna yaratmadın, dipnot 3 sana içten boyun eğeriz, bizi o ateşin /cehennemin azabından koru!

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Namaz kılanlar, her rekatta kıyamda yani ayakta olurlar. Kişinin yan tarafları, kolları ve bacaklarıdır. Rükuda ve secdede gövde, kolların ve bacakların üzerinde olur. Namaz kılanların her rekatta yaptıkları oturuş ise iki secde arasındaki oturuştur (Nisa 4/103). Bu sebeple ayetin bu bölümü ulü'l-elbabın yani akl-ı selim sahiplerinin namazı tam ve eksiksiz kıldıklarını ifade etmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Zikir, bağlantılarıyla birlikte düşünülüp öğrenilen doğru bilgi, o bilgiyi kullanıma hazır tutmak, akla veya dile getirmektir (Müfredat). Zikretmek, o bilgiyi dikkate alıp kullanmaktır. Doğru bilginin kaynağı Allah'ın ayetleridir. Bunlar, yaratılan ayetler ve indirilen ayetler olmak üzere iki türlüdür. Her birinden elde edilen doğru bilgi zikirdir (En'am 6/80, Enbiya 21/24). İnsanı, sadece bu bilgi tatmin eder (Ra'd 13/28). Allah'ı zikretmek; onu, kitabını ve yarattığı ayetleri dikkatinin odağında tutmak, akıldan çıkarmamak ve onların üzerine düşünmektir (Tevbe 9/67, Ahzab 33/41, Haşr 59/19). İnsan bunlardan bildiği kadarıyla sorumludur (Bakara 2/286).
    3. metne dön, dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar; ayakta, otururken ve yanları üstünde iken dipnot 1 Allah'ı zikreder (anlayarak Kur'an okur) göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler. Derler ki "Rabbimiz (Sahibimiz)! Sen bunu boşuna yaratmadın, sana içten boyun eğeriz, bizi o ateşin azabından koru!"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Rüku ve secde halinde iken. Yanlar; eller ve ayaklardır. Rüku ve secdede gövde, yanlar üzerine yüklenir.

    Şaban Britch

    O akıl sahipleri, ayakta da, otururken de, yanları üzere yatarken de Allah’ı düşünürler/anarlar/zikrederler, göklerin ve yerin yaratılışını düşünerek şöyle dua ederler: Rabbimiz, bunları boşuna yaratmadın. Seni tüm noksanlıklardan tenzih ederiz. Bizi ateşin azabından koru!

    Şaban Piriş

    O akıl sahipleri, ayakta da, otururken de, yanları üzere yatarken de Allah'ı düşünürler/anarlar, göklerin ve yerin yaratılışını düşünerek şöyle dua ederler: -Rabbimiz, bunları boşuna yaratmadın. Seni (eksiklikten ve boş şeyler yapmaktan) tenzih ederiz. Bizi ateşin azabından koru!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Aklı ve gönlü işletenler o kişilerdir ki, ayakta, otururken, yan yatarken hep Allah'ı zikrederler; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler: "Ey Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Şanın yücedir senin. Ateş azabından koru bizi."

  3. Âl-i İmrân suresi, 192. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 192. ayet. رَبَّنَآ إِنَّكَ مَن تُدْخِلِ ٱلنَّارَ فَقَدْ أَخْزَيْتَهُۥ وَمَا لِلظَّٰلِمِينَ مِنْ أَنصَارٍ

    Diyanet İşleri

    "Rabbimiz! Sen kimi cehennem ateşine sokarsan, onu rezil etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur."

    Mehmet Okuyan

    Rabbimiz! Doğrusu sen kimi ateşe koyarsan, artık onu elbette rezil etmişsindir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.

    Mustafa İslamoğlu

    "Rabbimiz! Sen kimi ateşe mahkum edersen, kesinlikle onu rezil etmiş olursun; ve o zalimler yardımcı da bulamazlar!"

    Muhammed Esed

    "Ey Rabbimiz! Kimi ateşe mahkum edersen, kuşkusuz, onu (bu dünyada) alçaltmış olursun: Ve bu zalimler, hiçbir yardımcı da bulamazlar."

    Ahmed Hulusi

    "Rabbimiz, sen kimi ateşe atarsan onu muhakkak aşağılamış olursun. Nefsine zulmedenlere hiçbir yardımcı (kurtarıcı) olmaz!"

    Ali Bulaç

    "Rabbimiz, şüphesiz Sen kimi ateşe sokarsan, artık onu 'hor ve aşağılık' kılmışsındır; zulmedenlerin yardımcıları yoktur."

    Ali Özek ve heyeti

    Ey Rabbimiz! Doğrusu sen, kimi cehenneme koyarsan, artık onu rüsvay etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur.

    Ali Rıza Safa

    "Efendimiz! Kuşkusuz, kimi ateşe sokarsan, onu aşağılamışsındır. Haksızlık yapanların zaten yardımcısı yoktur!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Ey Rabbimiz! Doğrusu sen, kimi cehenneme koyarsan, artık onu rüsva etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur."

    Edip Yüksel

    "Efendimiz, sen kimi ateşe sokarsan elbette onu rezil etmişsindir. Zalimlere yardım eden olmaz."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Rabbimiz, sen kimi ateşe sokarsan elbette onu rezil etmişsindir. Zalimlere yardım eden olmaz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey Rabbimiz, şüphesiz sen, kimi o ateşe sokarsan onu kesinlikle rezil ve perişan etmişsindir. Zalimlerin yardımcıları yoktur.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Rabbena: çünkü sen kimi o ateşe sokarsan onu muhakkak rüsva ve perişan etmişindir, zalimlerin de yardımcıları yoktur

    Erhan Aktaş

    "Ey Rabb'imiz! Kuşkusuz, kimi ateşe sokarsan, onu perişan edersin. Zalimlerin yardımcıları yoktur."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ey Rabb'imiz! Kuşkusuz, kimi ateşe sokarsan, onu perişan edersin. Zalimlerin yardımcıları yoktur."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey Rabb'imiz! Kuşkusuz, kimi ateşe sokarsan, onu perişan edersin. Zalimlerin yardımcıları yoktur.

    Gültekin Onan

    "Rabbimiz, şüphesiz sen kimi ateşe sokarsan, artık onu 'hor ve aşağılık' kılmışsındır; zulmedenlerin yardımcıları yoktur."

    Hasan Basri Çantay

    "Ey Rabbimiz, hakıykat Sen kimi o ateşe sokarsan şübhesiz onu hor ve hakir edersin. (Orada) zaalimlerin hiç bir yardımcıları da yokdur".

    İbni Kesir

    Rabbımız; Sen, kimi ateşe sokarsan; şüphesiz onu perişan edersin. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur.

    Mehmet Alagaş

    (189, 191, 192, 193, 194, 195) Semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti Allah’a aittir , Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır. Muhakkak ki semaların ve arzın yaratılışında, gecenin ve gündüzün peş peşe gelişinde akıl uluları için ayetler vardır. Onlar ki Allah’ı ayaktayken, otururken ve yatarlarken zikrederler semaların ve yerin yaratılmala rı hakkında fik ir üretirler, Rabbimiz sen bunları geçersiz olsun diye yaratmadın, sen üstün olansın, bizi ateş azabından koru. Rabbimiz, sen kimi ateşe sokarsan, onu kesin rezil edersin, zalimler için bir yardımcı yoktur. Rabbimiz bizi imana çağıran Rabbinize iman edin diyen bir davetçi işittik, bizi günahlarımızdan bağışla, günahlarımızı görmezden gel, bizleri iyilerle beraber vefat ettir. Rabbimiz bize Resullerine vaat ettiklerinden ver, bizi kıyam et günü rezil eyleme. Muhakkak ki sen sözüne muhalif olmazsın. Rabbin onlara cevap verdi / icabet etti, sizden kadın olsun erkek olsun yapanın yaptığını kesinlikle zayi etmem. Bazılarınız bazılarınızdandır, hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet edilenler, öldürenler ve öldürülenler, onların kötülüklerini örteceğim, onları altlarından nehirler akan cennetlere koyacağım, sevap Allah’ın yanındadır, Allah ki onun yanındaki sevap, en güzelidir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Rabbimiz! Sen kimi Cehennem ateşine sokarsan, onu rezil etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur.

    Süleyman Ateş

    "Rabbimiz, sen birini ateşe soktun mu, onu perişan etmişsindir. zalimlerin yardımcıları yoktur."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Sahibimiz! Sen kimi o ateşe sokarsan perişan edersin. Yanlış yapanların yardımcıları olmaz."

    Şaban Britch

    Rabbimiz! Şüphesiz sen kimi ateşe atarsan, onu rüsva etmiş olursun, zalimlerin yardımcıları da yoktur.

    Şaban Piriş

    Rabbimiz şüphesiz sen kimi ateşe atarsan, onu perişan edersin, zalimlerin yardımcıları da yoktur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Ey Rabbimiz! Sen birini ateşe soktun mu onu tam rezil etmişsindir. Zalimlerin, yardımcıları olmayacaktır."

  4. Âl-i İmrân suresi, 193. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 193. ayet. رَّبَّنَآ إِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَادِى لِلْإِيمَٰنِ أَنْ ءَامِنُوا۟ بِرَبِّكُمْ فَـَٔامَنَّا رَبَّنَا فَٱغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّـَٔاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ ٱلْأَبْرَارِ

    Diyanet İşleri

    "Rabbimiz! Biz, 'Rabbinize iman edin' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört. Canımızı iyilerle beraber al."

    Mehmet Okuyan

    Rabbimiz! Gerçek şu ki biz ‘Rabbinize inanın!' diye imana çağıran dipnot 1 davetçiyi duyduk ve hemen iman ettik. Rabbimiz! Bizim için günahlarımızı bağışla; kötülüklerimizi ört ve iyilerle birlikte (olacak şekilde) bizi vefat ettir!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Yûnus 10:25; Yûsuf 12:108; Ra‘d 13:36; İbrâhîm 14:1; Nahl 16:125; Hacc 22:67; Kasas 28:87; Ahzâb 33:46; Fussilet 41:33; Cinn 72:20

    Mustafa İslamoğlu

    "Rabbimiz! Bizi, "Rabbinize iman edin!" diye imana çağıran bir davetçiyi duyduk ve hemen iman ettik!" "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi de ört ve canımızı erdemlilerle birlikteyken al!"

    Muhammed Esed

    "Ey Rabbimiz! (Bizi) imana çağıran bir ses duyduk; 'Rabbinize iman edin!' Ve böylece imana geldik. Ey Rabbimiz! Günahlarımızdan ötürü bizi affet ve kötülüklerimizi sil; ve gerçek erdem sahipleri olarak canımızı al!"

    Ahmed Hulusi

    "Rabbimiz, gerçekten biz 'Hakikatinizi Esma'sıyla oluşturan Rabbinize iman edin' diye imana davet edeni duyduk ve hemen iman ettik. Rabbimiz, suçlarımızı bağışla, yanlışlarımızı sil; sana ermiş kullarınla birlikte olarak yanına al. "

    Ali Bulaç

    "Rabbimiz, biz: "Rabbinize iman edin" diye imana çağrıda bulunan bir çağırıcıyı işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizi de iyilik yapanlarla birlikte öldür."

    Ali Özek ve heyeti

    Ey Rabbimiz! Gerçek şu ki biz, «Rabbinize inanın!» diye imana çağıran bir davetçiyi (Peygamber'i, Kuran'ı) işittik, hemen iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al, ey Rabbimiz!

    Ali Rıza Safa

    "Efendimiz! ‘Efendinize inanın!' diyerek, inanca çağıran bir çağrıcı duyduk; artık inandık!" "Efendimiz! Suçlarımızı bağışla, kötülüklerimizi sil ve canımızı sağduyulu olanlarla birlikte al!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Ey Rabbimiz! Gerçek şu ki biz, 'Rabbinize inanın!' diye imana çağıran bir davetçiyi işittik, hemen iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al!"

    Edip Yüksel

    "Efendimiz, biz, ‘Efendinizi onaylayın' diye onaylamaya çağıran bir davetçiyi işittik ve onayladık. Efendimiz, günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve iyi kişiler olarak canımızı al."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Rabbimiz, biz, 'Rabbinize inanın' diye imana çağıran bir davetçiyi işittik ve inandık. Rabbimiz, günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve iyi kişiler olarak canımızı al.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey Rabbimiz, gerçekten biz: "Rabbinize iman edin!" diye imana çağıran bir davetçiyi işittik ve derhal iman ettik. Ey Rabbimiz, günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizleri, sana ermiş kullarınla birlikte yanına al!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Rabbena! Cidden bizler bir münadı işittik, imana çağırıyor; Rabbınıza iman edin diyordu, dinledik iman ettik, Rabbena! mağfiretinle artık günahlarımızı bizlere bağışla, kabahatlerimizi: bizlerden keffaret buyur ve bizleri sana ermiş kullarınla beraber yanına al

    Erhan Aktaş

    "Ey Rabb'imiz! Biz, "Rabb'inize iman edin." diye, iman etmeye çağıran bir davetçiyi işittik ve hemen iman ettik. Rabb'imiz! Suçlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve canımızı iyilikle al."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ey Rabb'imiz! Biz, "Rabb'inize iman edin." diye, iman etmeye çağıran bir davetçiyi işittik ve hemen iman ettik. Rabb'imiz! Suçlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve canımızı iyilikle al."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey Rabb'imiz! Biz, "Rabb'inize iman edin." diye, iman etmeye çağıran bir davetçiyi işittik ve hemen iman ettik. Rabb'imiz! Suçlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve canımızı iyilikle al.

    Gültekin Onan

    "Rabbimiz, biz: "Rabbinize inanın" diye inanmaya / inanca çağrıda bulunan / çağıran bir çağrıcıyı işittik, hemen inandık. Rabbimiz, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört (keffir) ve bizi de iyilik yapanlarla birlikte öldür."

    Hasan Basri Çantay

    "Ey Rabbimiz, doğrusu biz "Rabbinize inanın" diye (insanları) imaana çağıran bir da'vetciyi işidib hemen imaana geldik. Ey Rabbimiz, artık bizim günahlarımızı yarlığa. Kusurlarımızı ört, canımızı da iyilerle beraber al".

    İbni Kesir

    Rabbımız; doğrusu biz: Rabbınıza inanın, diye imana çağıran bir davetçiyi işittik ve imana geldik. Ey Rabbımız; günahlarımızı bağışla, kusurlarımızı ört, canımızı da iyilerle birlikte al.

    Mehmet Alagaş

    (189, 191, 192, 193, 194, 195) Semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti Allah’a aittir , Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır. Muhakkak ki semaların ve arzın yaratılışında, gecenin ve gündüzün peş peşe gelişinde akıl uluları için ayetler vardır. Onlar ki Allah’ı ayaktayken, otururken ve yatarlarken zikrederler semaların ve yerin yaratılmala rı hakkında fik ir üretirler, Rabbimiz sen bunları geçersiz olsun diye yaratmadın, sen üstün olansın, bizi ateş azabından koru. Rabbimiz, sen kimi ateşe sokarsan, onu kesin rezil edersin, zalimler için bir yardımcı yoktur. Rabbimiz bizi imana çağıran Rabbinize iman edin diyen bir davetçi işittik, bizi günahlarımızdan bağışla, günahlarımızı görmezden gel, bizleri iyilerle beraber vefat ettir. Rabbimiz bize Resullerine vaat ettiklerinden ver, bizi kıyam et günü rezil eyleme. Muhakkak ki sen sözüne muhalif olmazsın. Rabbin onlara cevap verdi / icabet etti, sizden kadın olsun erkek olsun yapanın yaptığını kesinlikle zayi etmem. Bazılarınız bazılarınızdandır, hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet edilenler, öldürenler ve öldürülenler, onların kötülüklerini örteceğim, onları altlarından nehirler akan cennetlere koyacağım, sevap Allah’ın yanındadır, Allah ki onun yanındaki sevap, en güzelidir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Rabbimiz! Biz, "Rabbinize iman edin" diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve canımızı iyilerle beraber al.

    Süleyman Ateş

    "Rabbimiz, biz, 'Rabbinize inanın' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen inandık. Rabbimiz, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, canımızı iyilerle beraber al (bizi ma'nada onlarla beraber eyle)!"

    Süleymaniye Vakfı

    Rabbimiz! Bize çağrıda bulunan birini işittik; 'Rabbinize inanıp güvenin' diye imana çağırıyordu, biz hemen inanıp güvendik. Rabbimiz! Sen de bizim günahlarımızı bağışla, dipnot 1 kötü işlerimizi ört ve "bizi (Ahirette) erdemlilerle birlikte dipnot 2 olacak şekilde vefat ettir. dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Bunlar iman ve amel bakımından iyi konumda olan ve Allah'ın müttaki yani kendini yanlışlardan koruyanlardan saydığı kimselerdir (Bakara 2/177).
    3. metne dön, dipnot 3
      Vefat, ruhun bedenden alınması demektir (Zümer 39/42). Ruhlar topluca alınmadığı için ayete bu şekilde meal verilmiştir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Sahibimiz! Çağrıda bulunan birini işittik; ‘Rabbinize dipnot 1 inanıp güvenin' diyerek imana çağırıyordu, hemen inandık. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört. Ruhumuzu iyilerin yanına al dipnot 2 ."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sahibinize.
    2. metne dön, dipnot 2
      Vefat, ruhun bedenden alınması demektir. Ruhlar topluca alınmadığı için ayete bu meal verilmiştir.

    Şaban Britch

    Rabbimiz, biz, “Rabbinize iman edin” diye, imana çağıran bir davetçiyi işittik ve iman ettik.

    Şaban Piriş

    -Rabbimiz, biz, "Rabbinize iman edin" diye, imana çağıran bir davetçiyi işittik ve iman ettik. Rabbimiz bizim günahlarımızı bağışla, suçlarımızı ört, iyilerle birlikte canımızı al!

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Ey Rabbimiz! Bir çağırıcının, 'Rabbinize inanın!' diye imana çağırdığını işittik ve iman ettik. Ey Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla bizim. Kötülüklerimizin üstünü ört ve bize iyilerle birlikte ölmek nasip et."

  5. Âl-i İmrân suresi, 194. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 194. ayet. رَبَّنَا وَءَاتِنَا مَا وَعَدتَّنَا عَلَىٰ رُسُلِكَ وَلَا تُخْزِنَا يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ إِنَّكَ لَا تُخْلِفُ ٱلْمِيعَادَ

    Diyanet İşleri

    "Rabbimiz! Peygamberlerin aracılığı ile bize va'dettiklerini ver bize. Kıyamet günü bizi rezil etme. Şüphesiz sen, va'dinden dönmezsin."

    Mehmet Okuyan

    Rabbimiz! Bize, elçilerin vasıtasıyla vadettiklerini de ikram et ve kıyamet gününde bizi rezil etme! Şüphesiz ki sen sözünden dönmezsin." dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:9; Ra‘d 13:31; İbrâhîm 14:47; Hacc 22:47; Rûm 30:6; Zümer 39:20.

    Mustafa İslamoğlu

    "Rabbimiz! Elçilerin aracılığıyla yaptığın vaadi bize bahşet ve Kıyamet Günü bizi mahcup etme! Çünkü Sen, vaaadinden asla caymazsın!"

    Muhammed Esed

    "Ey Rabbimiz! Elçilerin vasıtasıyla vaad ettiğin şeyi bize bahşet ve Kıyamet Günü bizi mahcup etme! Şüphesiz, sen sözünden asla caymazsın!"

    Ahmed Hulusi

    "Rabbimiz, bize, Rasullerine vadettiğini ver ve kıyamet sürecinde bizi rezil duruma düşürme! Muhakkak ki vaadinden dönmeyensin sen. "

    Ali Bulaç

    "Rabbimiz, elçilerine va'dettiklerini bize ver, kıyamet gününde de bizi 'hor ve aşağılık' kılma. Şüphesiz Sen, va'dine muhalefet etmeyensin."

    Ali Özek ve heyeti

    Rabbimiz! Bize, peygamberlerin vasıtasıyla vâdettiklerini de ikram et ve kıyamet gününde bizi rezil rüsva etme; şüphesiz sen vâdinden caymazsın!

    Ali Rıza Safa

    "Efendimiz! Elçilerinle söz verdiklerini bize ver. Yeniden Yaratılış Günü'nde, bizi aşağılama. Kuşkusuz, Sen, verdiğin sözden asla dönmezsin!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Ey Rabbimiz! Bize, peygamberlerin vasıtasıyla vaad ettiklerini de ikram et ve kıyamet gününde bizi rezil etme; şüphesiz sen vaadinden caymazsın."

    Edip Yüksel

    "Efendimiz, elçilerin yoluyla bize söz verdiğin şeyi ver, diriliş gününde bizi rezil etme. Sen sözünden hiç caymazsın."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Rabbimiz, elçilerin yoluyla bize söz verdiğin şeyi ver, diriliş gününde bizi rezil etme. Sen sözünden hiç caymazsın.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    "Ey Rabbimiz, peygamberlerinle bize va'd ettiklerini ver. Kıyamet gününde yüzümüzü kara çıkarma! Şüphesiz Sen, sözünden caymazsın!"

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Rabbena! Hem Peygamberlerine karşı bizlere va'dettiklerini ihsan buyur da Kıyamet günü yüzlerimizi kara çıkarma, şübhe yok ki sen va'dinde hulfetmezsin

    Erhan Aktaş

    "Rabb'imiz! Resullerinin diliyle vadettiklerini bize ver, kıyamet gününde bizi alçaltma; kuşkusuz, Sen, verdiğin sözden dönmezsin."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Rabb'imiz! Resullerinin diliyle vadettiklerini bize ver, Kıyamet Günü'nde bizi alçaltma; kuşkusuz, Sen, verdiğin sözden dönmezsin."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Rabb'imiz! Rasullerinin diliyle vadettiklerini bize ver, Kıyamet Günü'nde bizi alçaltma; kuşkusuz, Sen, verdiğin sözden dönmezsin.

    Gültekin Onan

    "Rabbimiz, elçilerine vaadettiklerini bize ver, kıyamet gününde de bizi 'hor ve aşağılık' kılma. Şüphesiz Sen, va'dine muhalefet etmeyensin."

    Hasan Basri Çantay

    "Ey Rabbimiz, senin peygamberlerine karşı bize va'd etdiklerini ver bize. Kıyaamet günü yüzümüzü kara çıkarma. Şübhe yok ki Sen asla sözünden dönmezsin".

    İbni Kesir

    Rabbımız; bize peygamberlerinin va'd ettiklerini ver ve kıyamet günü rezil etme bizi. Sen, sözünden asla dönmezsin.

    Mehmet Alagaş

    (189, 191, 192, 193, 194, 195) Semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti Allah’a aittir , Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır. Muhakkak ki semaların ve arzın yaratılışında, gecenin ve gündüzün peş peşe gelişinde akıl uluları için ayetler vardır. Onlar ki Allah’ı ayaktayken, otururken ve yatarlarken zikrederler semaların ve yerin yaratılmala rı hakkında fik ir üretirler, Rabbimiz sen bunları geçersiz olsun diye yaratmadın, sen üstün olansın, bizi ateş azabından koru. Rabbimiz, sen kimi ateşe sokarsan, onu kesin rezil edersin, zalimler için bir yardımcı yoktur. Rabbimiz bizi imana çağıran Rabbinize iman edin diyen bir davetçi işittik, bizi günahlarımızdan bağışla, günahlarımızı görmezden gel, bizleri iyilerle beraber vefat ettir. Rabbimiz bize Resullerine vaat ettiklerinden ver, bizi kıyam et günü rezil eyleme. Muhakkak ki sen sözüne muhalif olmazsın. Rabbin onlara cevap verdi / icabet etti, sizden kadın olsun erkek olsun yapanın yaptığını kesinlikle zayi etmem. Bazılarınız bazılarınızdandır, hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet edilenler, öldürenler ve öldürülenler, onların kötülüklerini örteceğim, onları altlarından nehirler akan cennetlere koyacağım, sevap Allah’ın yanındadır, Allah ki onun yanındaki sevap, en güzelidir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Rabbimiz! Peygamberlerinle vadettiklerini bize ver, kıyamet günü bizi rezil etme. Sen şüphesiz sözünden caymazsın.

    Süleyman Ateş

    "Rabbimiz bize, elçilerine va'dettiğini ver, kıyamet günü bizi rezil, perişan etme. Zira sen verdiğin sözden caymazsın!"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Rabbimiz! Elçilerin aracılığı ile söz verdiğin her şeyi bize ver. Kıyamet günü bizi perişan etme. Sen sözünden dönmezsin." dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      (Bkz. Furkan 25/70)

    Şaban Britch

    Rabbimiz! Bizim günahlarımızı bağışla, suçlarımızı ört, iyilerle birlikte canımızı al! Rabbimiz, bizlere gönderdiğin elçilerinle vadettiğin şeyleri ver ve kıyamet günü bizi rüsva etme, sen sözünden dönmezsin.

    Şaban Piriş

    Rabbimiz, bize elçilerinle vaat ettiğin şeyleri ver ve kıyamet günü bizi perişan etme, sen sözünden dönmezsin.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Ey Rabbimiz! Resullerin aracılığıyla bize vaat etmiş olduğunu da bize ver, kıyamet günü bizi rezil etme. Sen, vaadine asla ters düşmezsin."

  6. Âl-i İmrân suresi, 195. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 195. ayet. فَٱسْتَجَابَ لَهُمْ رَبُّهُمْ أَنِّى لَآ أُضِيعُ عَمَلَ عَٰمِلٍ مِّنكُم مِّن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَىٰ بَعْضُكُم مِّنۢ بَعْضٍ فَٱلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ وَأُخْرِجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِمْ وَأُوذُوا۟ فِى سَبِيلِى وَقَٰتَلُوا۟ وَقُتِلُوا۟ لَأُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَأُدْخِلَنَّهُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ثَوَابًا مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ عِندَهُۥ حُسْنُ ٱلثَّوَابِ

    Diyanet İşleri

    Rableri, onlara şu karşılığı verdi: "Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Sizler birbirinizdensiniz. Hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet görenler, savaşanlar ve öldürülenlerin de andolsun, günahlarını elbette örteceğim. Allah katından bir mükafat olmak üzere, onları içinden ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Mükafatın en güzeli Allah katındadır."

    Mehmet Okuyan

    Bunun üzerine Rableri, onlar(ın duaların)a şöyle cevap verdi: "Şüphesiz ki ben erkek olsun kadın olsun, içinizden çalışıp bir iş (fedakârlık) yapan kimsenin yaptığını ziyan etmeyeceğim. dipnot 1 (Çünkü) hepiniz birbirinizdensiniz. Hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, benim yolumda eziyete uğratılanlar, savaşanlar ve öldürülenler (var ya), şüphesiz ki ben de onların kötülüklerini örteceğim ve onları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım." (Bu ödül), Allah tarafından bir sevap olarak (verilecektir). Karşılıkların güzeli yalnızca Allah katında olandır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah erkek olsun kadın olsun, iyilik ve fedakârlık yapanların yapıp ettiklerini ziyan etmeyeceğini bildirmektedir ki bu anlamda Al-i İmrân 3:171 ve Bakara 2:143'te müminlerin ecrini ziyan etmeyeceği ifadesi yer almaktadır. Yüce Allah yorumunu yapmakta olduğumuz cümlede kadın veya erkek müminlerin, ayrıca ıslah sahibi insanların ve muhsinlerin de ödüllerini ziyan etmeyeceğini belirtmekte, böylece ihsan sahibi insanların yaptığı fedakârlıkların hiçbir şekilde boşa gitmeyeceği mesajını da vermektedir. "Erkek" veya "kadın" ikilisine dair Nisâ 4:124 ve Nahl 16:97 gibi ayetlerde, ayrıca Ahzâb 33:35'te erkeklere ve kadınlara ait özel kalıpların kullanılmasının nedeni, vahyin "cinsiyet" değil de "şahsiyet" merkezli bir sunum yapmasıdır. Benzer mesajlar: Nisâ 4:123-124; Nahl 16:97; İsrâ 17:9; Kehf 18:2; Tâhâ 20:75, 112.

    Mustafa İslamoğlu

    Rableri de onların dualarına şöyle icabet etti: "Erkek olsun kadın olsun, çaba gösteren hiç kimsenin çabasını boşa çıkarmayacağım; sizler karşılıklı birbirinizi tamamlayan parçalarsınız. Kötülükten ve kötülük diyarından hicret edenlere, yurtlarından sürülenlere, yolunda eziyet çekenlere, savaşanlara ve öldürülenlere gelince: Onların kötülüklerini mutlaka örteceğim ve elbet onları Allah'tan bir ödül olarak zemininden ırmaklar çağlayan cennetlere sokacağım; zira ödüllerin en güzeli Allah katındadır."

    Muhammed Esed

    Ve Rableri onların dualarını şöyle cevaplar: "İster erkek, ister kadın olsun, (Benim yolumda) çaba gösterenlerden hiç kimsenin çabasını boşa çıkarmayacağım: (çünkü) hepiniz birbirinizin soyundan gelirsiniz. Zulüm ve kötülük diyarından kaçanlara, yurtlarından sürülenlere, Benim yolumda eziyet çekenlere ve (bu yolda) savaşıp öldürülenlere gelince; onların kötülüklerini mutlaka sileceğim ve onları, Allah'tan bir mükafat olarak, içinden ırmaklar akan hasbahçelere sokacağım: Zira mükafatların en güzeli, Allah katında olanıdır."

    Ahmed Hulusi

    Rableri onların duasına icabet etti: "Sizden erkek olsun kadın olsun, kimsenin yaptığını boşa çıkarmam. Hep birbirinizdensiniz (aynı özelliklerle yaratılmış olmanız dolayısıyla hepiniz aynı sisteme tabisiniz). Hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, Ben'im uğruma eziyete uğratılanlar, savaşanlar ve öldürülenlere gelince; elbette onların suçlarını sileceğim. Elbette onları altlarından ırmaklar akan cennetlere (bilinçlerine akan çeşitli ilimlerin getirisiyle kişinin dilediğini yapabileceği boyuta) sokacağım, Allah indinden bir mükafat olarak. En güzel mükafat Allah indindendir. "

    Ali Bulaç

    Nitekim Rableri onlara (dualarını kabul ederek) cevab verdi: "Şüphesiz Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden bir işte bulunanın işini boşa çıkarmam. Sizin kiminiz kiminizdendir. İşte, hicret edenlerin, yurtlarından sürülüp çıkarılanların ve yolumda işkence görenlerin, çarpışıp öldürülenlerin, mutlaka kötülüklerini örteceğim ve onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağım. (Bu,) Allah katından bir karşılık (sevap)tır. (O) Allah, karşılığın (sevabın) en güzeli O'nun katındadır."

    Ali Özek ve heyeti

    Rableri de, onların bu dualarına icabet eder (ve der) ki: Ben, içinizden erkek olsun, kadın olsun, hiçbir amel sahibinin amelini asla zayi etmem; (zira kadın ve erkek olarak siz), birbirinizden (olma) siniz. Hicret edenlerin, ülkelerinden sürülüp çıkarılanların, benim yolumda eziyet çekenlerin, savaşanların ve (savaşta şehîd olarak) öldürülenlerin, Allah katından (yaptıklarının] sevabı olarak, kusurlarını mutlaka örteceğim ve onları, (ağaçları) altından ırmaklar akan cennetlere sokacağım. Mükâfatın en güzeli Allah katındadır.

    Ali Rıza Safa

    Ve Efendileri, onların yakarışlarını, şöyle yanıtlar: "Erkek olsun, kadın olsun, çalışanlardan hiç kimsenin çalışmasını boşa çıkarmayacağım. Hepiniz, birbirinizle özdeşsiniz. Göç edenlerin, yurtlarından çıkarılanların, Benim yolumda sıkıntı çekenlerin, savaşanların ve öldürülenlerin kötülüklerini kesinlikle sileceğim. Ve Allah'ın katından bir ödül olarak, altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştireceğim. Çünkü Allah; ödüllerin en güzeli, O'nun katındadır!"

    Bayraktar Bayraklı

    Bunun üzerine Rabbleri, onların dualarını kabul etti. Dedi ki: "Birbirinizden olduğunuz için erkek olsun, kadın olsun benim yolumda çaba gösterenlerden hiç kimsenin çabasını boşa çıkarmayacağım. Onlar ki, hicret ettiler, yurtlarından çıkarıldılar, benim yolumda eziyete uğradılar, çarpıştılar ve öldürüldüler, andolsun, ben de onların kötülüklerini örteceğim ve onları içinden ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Bu ödül Allah tarafındandır. Zira ödüllerin en güzeli, Allah katından olanıdır."

    Edip Yüksel

    Rab'leri onlara cevap verdi: "Ben, sizden hiçbir çalışanın yaptığını ödülsüz bırakmam, ister erkek olsun, ister kadın olsun; hepiniz eşitsiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda işkence ve hakarete uğrayanlar, vuruşanlar, öldürülenler... Onların kötülüklerini örteceğim ve onları içlerinde ırmaklar akan bahçelere yerleştireceğim. ALLAH'tan bir karşılık olarak... En güzel karşılık ALLAH'ın yanındadır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Rab'leri onlara cevap verdi: 'Ben, sizden hiçbir çalışanın yaptığını ödülsüz bırakmam, ister erkek olsun, ister kadın olsun; hepiniz eşitsiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda işkence ve hakarete uğrayanlar, vuruşanlar, öldürülenler... Onların kötülüklerini örteceğim ve onları içlerinde ırmaklar akan bahçelere yerleştireceğim. ALLAH'tan bir karşılık olarak... En güzel karşılık ALLAH'ın yanındadır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Rableri de onların dualarına şöyle icabet etti: "Kesinlikle ben, içinizden gerek erkek, gerek kadın hiçbir iyilik yapanın işlediğini boşa çıkarmam, hep birbirinizdensiniz. Benim için hicret edenlerin, yurtlarından çıkarılanların, yolumda işkenceye uğrayanların, savaşanların ve bu uğurda öldürülenlerin suçlarını örteceğim. Onları altından ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Onlar, Allah tarafından tasavvur edemeyeceğiniz bir mükafata kavuşacaklar. Mükafatın en güzeli Allah yanındadır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Rableri de dualarına şöyle icabet buyurdu: her halde ben içinizden gerek erkek ve gerek dişi hiç bir hayr işleyenin işlediğini boşa gidermem, hep biribirinizdensiniz, benim için hicret edenlerin, yurtlarından çıkarılanların, benim yolumda işkenceye uğrıyanların, cihada gidenlerin ve bu uğurda katledilenlerin, kabahatlerini taraflarından keffaretleyeceğim, onları altından ırmaklar akar Cennetlere koyacağım, tasavvur edemeyeceğiniz bir sevab ile Allah tarafından müsab olacaklar, sevabın da en güzeli Allah yanında

    Erhan Aktaş

    Ve Rabb'leri, onlara cevap verdi: "Ben, sizden; erkek olsun, kadın olsun -ki hepiniz birbirinizdensiniz- iyi şeyler yapanların yaptıklarının karşılığını boşa çıkarmam. Onlar ki benim yolumda hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet görenler, savaşanlar dipnot 1 ve öldürülenlerdir. İşte bunların kötülüklerini örterim. Onların yaptıklarının karşılığı Allah'ın yanındadır. Kuşkusuz, onları içinden nehirler akan Cennetlere koyacağım. Karşılıkların en iyisi, Allah katındadır."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kadını hayatın dışına iten, dört duvar arasında yaşamasını din sayan zihniyete en güzel cevabı bu ayet vermektedir: Ayet, kadının da tıpkı erkek gibi savaş meydanlarında ve mücadele alanlarında yerini almasını, bunun Allah'ın yanında en iyi karşılığını bulacağını söylemektedir. Kur'an'a göre erkeğe açık bütün alanlar kadınlara da açıktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve Rabb'leri, onlara cevap verdi: "Ben, sizden; erkek olsun, kadın olsun -ki hepiniz birbirinizdensiniz- iyi şeyler yapanların yaptıklarının karşılığını boşa çıkarmam. Onlar ki benim yolumda hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet görenler, savaşanlar ve öldürülenlerdir. İşte bunların kötülüklerini örterim. Onların yaptıklarının karşılığı Allah'ın yanındadır. Kuşkusuz, onları içinden nehirler akan Cennetlere koyacağım. Karşılıkların en iyisi, Allah katındadır."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve Rabb'leri, onlara cevap verdi: "Ben, sizden; erkek olsun, kadın olsun -ki hepiniz birbirinizdensiniz- iyi şeyler yapanların yaptıklarının karşılığını boşa çıkarmam." Onlar ki benim yolumda hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, eziyet görenler, savaşanlar ve öldürülenlerdir. İşte bunların kötülüklerini örterim. Onların yaptıklarının karşılığı Allah'ın yanındadır. Kuşkusuz, onları içinden nehirler akan Cennetlere koyacağım. Karşılıkların en iyisi, Allah katındadır.

    Gültekin Onan

    Nitekim rableri onlara (dualarını kabul ederek) cevab verdi: "Şüphesiz ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden bir işte bulunanın işini boşa çıkarmam. Sizin kiminiz kiminizdendir. İşte, hicret edenlerin, yurtlarından sürülüp çıkarılanların ve yolumda işkence görenlerin, çarpışıp öldürülenlerin, mutlaka kötülüklerini örteceğim (keffirenne) ve onları altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağım. (Bu,) Tanrı katından bir karşılık (sevap)tır. (O) Tanrı, karşılığın (sevabın) en güzeli O'nun katındadır."

    Hasan Basri Çantay

    Nihayet Rableri onlar (ın duaların) a (şöyle) icabet etdi: "içinizden gerek erkek, gerek kadın — ki kiminiz kiminizden (haasıl olmadır) — (hayırlı) bir iş yapanın amelini ben elbette boşa çıkarmayacağım, işte hicret edenlerin, yurdlarından çıkarılanların, benim yolumda işkenceye, hakaarete, ziyana uğrayanların, muhaarebe edenlerin ve öldürülenlerin de, andolsun suçlarını örteceğim ve andolsun, Allah canibinden bir mükafat olmak üzere, onları altından ırmaklar akar cennetlere de sokacağım. (Daha büyük ve) güzel mükafat ise Allanın yanındadır.

    İbni Kesir

    Nihayet Rabbları, onlara icabet etti: Birbirinizden meydana gelen sizlerden; gerek erkek olsun gerek dişi olsun, çalışanın işini boşa çıkarmam. Hicret edenlerin, yurtlarından çıkarılanların, benim yolumda işkenceye, hakarete, ziyana uğrayanların, muharebe edenlerin ve öldürülenlerin suçlarını elbette örteceğim, Allah katından mükafat olmak üzere; onları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Sevabın en güzeli, Allah katındadır.

    Mehmet Alagaş

    (189, 191, 192, 193, 194, 195) Semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti Allah’a aittir , Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır. Muhakkak ki semaların ve arzın yaratılışında, gecenin ve gündüzün peş peşe gelişinde akıl uluları için ayetler vardır. Onlar ki Allah’ı ayaktayken, otururken ve yatarlarken zikrederler semaların ve yerin yaratılmala rı hakkında fik ir üretirler, Rabbimiz sen bunları geçersiz olsun diye yaratmadın, sen üstün olansın, bizi ateş azabından koru. Rabbimiz, sen kimi ateşe sokarsan, onu kesin rezil edersin, zalimler için bir yardımcı yoktur. Rabbimiz bizi imana çağıran Rabbinize iman edin diyen bir davetçi işittik, bizi günahlarımızdan bağışla, günahlarımızı görmezden gel, bizleri iyilerle beraber vefat ettir. Rabbimiz bize Resullerine vaat ettiklerinden ver, bizi kıyam et günü rezil eyleme. Muhakkak ki sen sözüne muhalif olmazsın. Rabbin onlara cevap verdi / icabet etti, sizden kadın olsun erkek olsun yapanın yaptığını kesinlikle zayi etmem. Bazılarınız bazılarınızdandır, hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet edilenler, öldürenler ve öldürülenler, onların kötülüklerini örteceğim, onları altlarından nehirler akan cennetlere koyacağım, sevap Allah’ın yanındadır, Allah ki onun yanındaki sevap, en güzelidir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Rableri, onlara şu karşılığı verdi: "İçinizden gerek erkek gerek kadın olsun (salih) amel işleyenin amelini karşılıksız bırakarak boşa çıkarmayacağım. Kiminiz kiminizdensiniz (sizler sevap ve cezada denksiniz). Hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet görenler, savaşanlar ve öldürülenlerin de andolsun günahlarını elbette örteceğim. Allah katından bir mükâfat olmak üzere, onları içinden ırmaklar akan Cennetlere koyacağım. Mükâfatın en güzeli Allah katındadır.

    Süleyman Ateş

    Rableri onlara karşılık verdi: "Ben, sizden erkek kadın, hiçbir çalışanın işini zayi etmeyeceğim. Hep birbirinizdensiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda işkence edilenler, vuruşanlar ve öldürülenler... Elbette onların kötülüklerini örteceğim ve onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağım. (Yaptıklarına), Allah katından bir karşılık olarak (onlara bu ni'metleri vereceğim). Karşılıkların en güzeli Allah katındadır."

    Süleymaniye Vakfı

    Rableri onlara şöyle karşılık verir: "Ben, erkek olsun kadın olsun, sizden iyi bir çaba gösteren kimsenin çabasını boşa çıkarmam. dipnot 1 Hepiniz birbirinizdensiniz. dipnot 2 Hele hicret eden, yurtlarından çıkarılan, benim yolumda eziyet gören, savaşan ve öldürülenler var ya; onların kötü işlerini kesinlikle örter ve onları içlerinden ırmaklar akan cennetlere /bahçelere sokarım. Bu, Allah katından verilmiş bir ödüldür. Zaten ödülün güzeli Allah katındadır." dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah katında cinsiyet farkının amel açısından bir önemi yoktur, kadını ile erkeği ile müminler kardeştir. Üstünlük ancak takva iledir (Hucurat 49/10, 13)
    3. metne dön, dipnot 3
      Allah kendisine inanıp güvenen ve salih amel işleyen herkesin kötülüklerini örteceğini ve onları cennetle ödüllendireceğini müjdelemiştir (Bakara 2/25, Nisa 4/31, 57,122, Enfal 8/29, Nahl 16/41, Hac 22/58, Ankebut 29/7, Muhammed 47/2, Teğabün 64/9, Tahrim 66/8).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rableri, dualarını kabul etti ve dedi ki: "Erkek olsun, kadın olsun, sizden kim iyi bir çaba gösterirse çabasını boşa çıkarmam. Biriniz diğerindensiniz dipnot 1 . Hele hicret dipnot 2 eden, yurdundan çıkarılanlar, yolumda eziyet gören, savaşan ve öldürülenler var ya; onların da hatalarını örter, katımdan bir ödül olarak içinden ırmaklar akan bahçelere sokarım." Güzel karşılık Allah katındadır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her erkek bir kadının oğlu, her kadın bir erkeğin kızıdır.  "Erkek olsun,kadın olsun, sizden kim iyi bir çaba gösterirse çabasını boşa çıkarmam."(Al-i İmran 3/195) Kur'an'da cinsiyet ayrımcılığı yoktur. Kur'an'ın erkek ve kadınlara has yaptığı düzenlemeler fıtrattan ve Allah'ın yaratılışa koyduğu ölçüden kaynaklanır. Bkz (Nisa 4/34).
    2. metne dön, dipnot 2
      Hicret: Göç etmek

    Şaban Britch

    Allah da onların duasına icabet etti: Ben, sizden erkek veya kadın hiçbir çalışanın amelini zayi etmem, sizler (sevap ve cezada) denksiniz. Hicret edenler, memleketlerinden çıkarılanlar, benim yolumda eziyet görenler, savaşanlar ve öldürülenlerin, elbette günahlarını örteceğim ve onları alt taraflarından ırmakların aktığı cennetlere sokacağım. Bunlar Allah katından bir mükâfattır. Allah katından bir mükâfat olarak... Mükâfatın en güzeli Allah katındandır.

    Şaban Piriş

    Allah da onların duasına karşılık verdi: -Ben, sizden erkek veya kadın hiç bir çalışanın amelini zayi etmem, siz birbirinizdensiniz. Hicret edenler, memleketlerinden çıkarılanlar, benim yolumda işkence edilenler, savaşan ve öldürülenlerin, elbette günahlarını örteceğim ve onları alt taraflarından ırmakların aktığı cennetlere girdireceğim. Allah katından bir mükafat olarak... Mükafatın en güzeli Allah katındandır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Rableri onlara cevap verdi: "Ben sizden, erkek-kadın hiçbir çalışanın ürettiğini boşa çıkarmayacağım. Hep birbirinizdensiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda işkenceye uğratılanlar, çarpışıp da öldürülenler var ya, onların kötülüklerini yemin olsun örteceğim. Ve yemin olsun ki onları, Allah katından bir karşılık olarak, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım." Allah katındandır karşılıkların en güzeli.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.