Diyanet İşleri
De ki: "Şefaat tümüyle Allah'a aittir. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra yalnız O'na döndürüleceksiniz."
Zümer suresi
Zümer suresi, 44. ayet. قُل لِّلَّهِ ٱلشَّفَٰعَةُ جَمِيعًا لَّهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
ḳul lillâhi-şşefâ`atü cemî`â. lehû mülkü-ssemâvâti vel'arḍ. ŝümme ileyhi türce`ûn.
De ki: "Şefaat tümüyle Allah'a aittir. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra yalnız O'na döndürüleceksiniz."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "Allah kuluna yetmez mi?" Şefaat tümüyle Allah'ındır Zümer 36–45 3
(Ey Muhammed!) Biz sana Kitab'ı (Kur'an'ı) insanlar için, hak olarak indirdik. Kim doğru yola girerse, kendisi için girmiş olur. Kim de saparsa, ancak kendi aleyhine sapar. Sen onlara vekil değilsin.
Allah, (ölen) insanların ruhlarını öldüklerinde, ölmeyenlerinkini de uykularında alır. Ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar, diğerlerini belli bir süreye (ömürlerinin sonuna) kadar bırakır. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.
Yoksa Allah'tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: "Hiçbir şeye güçleri yetmese ve düşünemiyor olsalar da mı?"
De ki: "Şefaat tümüyle Allah'a aittir. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra yalnız O'na döndürüleceksiniz."
Allah, bir tek (ilah) olarak anıldığında ahirete inanmayanların kalpleri daralır. Allah'tan başkaları (ilahları) anıldığında bakarsın sevinirler.
De ki: "Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan, gaybı da, görünen alemi de bilen Allah'ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında sen hükmedersin."
Eğer yeryüzünde bulunan her şey tümüyle ve onlarla beraber bir o kadarı da zulmedenlerin olsa, kıyamet günü kötü azaptan kurtulmak için elbette onları verirlerdi. Artık, hiç hesap etmedikleri şeyler Allah tarafından karşılarına çıkmıştır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
44. Onlara “de ki: Şefaat tümüyle Allah’ındır.” Çünkü her şeyin yetkisi de bütünü ile Allah’ındır. Bütün şefaatçiler O’ndan korkar. O’nun izni olmadan hiç kimse O’nun nezdinde şefaat edemez. O, kuluna rahmet ihsan etmeyi murad ederse, katında değerli olan şefaatçi kimsenin ona -her iki şahsa (edene ve edilene) bir rahmet olmak üzere- şefaat etmesine izin verir.
Daha sonra Yüce Allah, şefaatin tümüyle yalnız kendisine ait olduğunun gerekçesini “Göklerin ve yerin hükümranlığı da yalnız O’nundur” diye açıklamaktadır. Yani oradaki bütün şahıslar, fiiller ve sıfatlar, O’na aittir. Bu yüzden şefaatin gerçek sahibinden istenmesi ve yalnızca O’na ihlâsla ibadet edilmesi gerekir. “Sonra da O’na siz O’na döndürüleceksiniz.” O da ihlâsla kendisine ibadet edenlere pek büyük mükâfatlar verecektir. Kendisine şirk koşanları da çok ağır bir azap ile cezalandıracaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- O müşriklere de ki: Şefaat tamamıyla Yüce Allah'a aittir. O'nun katında izni olmadan hiç kimse şefaat edemez ve razı oldukları haricinde kimseye şefaat edilmez. Göklerin ve yerin mülkü yalnız O'na aittir. Kıyamet günü hesap ve karşılık için O'na döndürüleceksiniz. Amellerinize karşılık size mükâfatınızı verecektir.
Aynı kök: شفع (31 geçiş) · Ortak kavram: Şefaat · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
Rahman'ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır.
Aynı kök: شفع (31 geçiş) · Ortak kavram: Şefaat · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
Yoksa Allah'tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: "Hiçbir şeye güçleri yetmese ve düşünemiyor olsalar da mı?"
Aynı kök: شفع (31 geçiş) · Ortak kavram: Şefaat · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
O'nu bırakıp taptıkları şeyler şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şahitlik edenler şefaat edebilirler.
Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
Onlar (böyle davranmakla), bulut gölgeleri içinde Allah'ın (azabının) ve meleklerin kendilerine gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar?…
Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
Kral, "Onu bana getirin" dedi. Elçi, Yusuf'a gelince (Yusuf) dedi ki: "Efendine dön de, ellerini kesen o kadınların derdi ne idi, diye sor. Şüphesiz…
Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
Onlar bu heykelin, sözlerine karşılık vermediğini, kendilerinden hiçbir zararı uzaklaştıramayacağını ve onlara hiçbir fayda sağlayamayacağını…
Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
(2-4) Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur.
Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "Şefaat tamamen ve yalnızca Allah'a aittir. dipnot 1 Göklerin ve yerin otoritesi yalnızca O'na aittir. Sonra da yalnızca O'na döndürüleceksiniz."
De ki: "Şefaate (izin verme) yetkisi tamamıyla ve sadece Allah'a aittir: Gökler ve yerin mutlak otoritesi (de) O'na aittir: sonunda sadece O'na döndürüleceksiniz.
De ki: "Şefaat (hakkını verme yetkisi) yalnız Allah'a aittir: Gökler ve yer üzerindeki hakimiyet (yalnız) O'nundur ve sonunda yalnız O'na döndürüleceksiniz".
De ki: "Şefaat tümüyle Allah'ındır! (Çünkü) semaların ve arzın mülkü O'nundur! Sonra O'na rücu ettirileceksiniz. "
De ki: "Şefaatin tümü Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz."
De ki: Bütün şefaat Allah'ındır. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz.
De ki: "Ara buluculuk, yalnızca Allah'a özgüdür. dipnot 399 Göklerin ve yeryüzünün yönetimi de O'na özgüdür. Sonra, O'na döndürüleceksiniz!"
De ki: "Bütün şefaat Allah'ındır. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz."
De ki: "Tüm şefaat ALLAH'a aittir." Göklerin ve yerin yönetimi O'na aittir. Sonra O'na döndürüleceksiniz. dipnot 1
De ki, 'Tüm şefaat ALLAH'a aittir.' Göklerin ve yerin yönetimi O'na aittir. Sonra O'na döndürüleceksiniz.
De ki: "Bütün şefaat Allah'a aittir. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz!"
De ki Allahındır o şefaat bütün, onundur mülkü Göklerin ve Yerin, sonra hep döndürülüp ona götürüleceksiniz
De ki: "Şefaat etme tamamıyla Allah'ın elindedir. dipnot 1 Göklerin ve yerin egemenliği yalnızca O'na aittir. Sonra O'na döndürüleceksiniz."
De ki: "Şefaat etme tamamıyla Allah'ın elindedir. dipnot 1 Göklerin ve yerin egemenliği yalnızca O'na aittir. Sonra O'na döndürüleceksiniz.
De ki: "Şefaat etme tamamıyla Allah'ın elindedir. dipnot 1 Göklerin ve yerin egemenliği yalnızca O'na aittir. Sonra O'na döndürüleceksiniz.
De ki: "Şefaatin tümü Tanrı'nındır. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz."
De ki: "Bütün şefaat (hakkı) Allahındır. Göklerin ve yerin mülk (-ü tasarrufu) onundur. Nihayet (hepiniz) ancak Ona döndürü (lüb götürü) leceksiniz".
De ki: Bütün şefaat Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra hepiniz O'na döndürüleceksiniz.
(41-44) Sana kitabı, insanlar için, gerçek olarak / hak olarak indirdik, her kim yola girerse onun kendi lehinedir, her kim de sapar ise o da aleyhine sapıyordur , sen onlar üzerinde adlarına hareket eden biri / vekil değilsin . Allah kişinin öldüğü vakit , vefatını da gerçekleştirir, eğer ki uykusunda ölmez ise ölüm hükmü gerçekleşinceye kadar onu tutar / bekletir , (vefat ettirmez, tekrar canlandırır ) sonraki belirli bir süreye kadar salar / gönderir , bunda kesinlikle düşünen bir kavim için göstergeler / ayetler vardır. (Ruhumuz / canlılığımız uykuda çıkar gider vefat ederiz, uyanınca evi olan bedene geri döner, eğer ki döndüğünde beden mevta olmuşsa bedene giremez, Allah’a geri döner) Yoksa Allah’tan dışında aracı mı / şefaatçi mi edindiler? De ki şayet herhangi bir şeye malik değiller ve de akletmiyorlarsa da mı? De ki aracılığın / şefaatin hepsi Allah’ındır, semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti O’nundur, sonra ona gersin geri döneceksiniz.
“Şefaat, tümüyle Allah’a aittir. Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Sonra O’na döndürüleceksiniz.''
De ki: "Şefa'at tamamen Allah'ındır (yardım ve destek yalnız O'ndandır). Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz."
De ki: "Şefaat dipnot 1 tümüyle Allah'a aittir. Göklerde ve yerde tüm yetkiler onundur dipnot 2 . Sonunda onun huzuruna çıkarılacaksınız."
De ki "Şefaat yetkisi dipnot 1 tümüyle Allah'ın elindedir. Göklerin ve yerin hakimiyeti O'ndadır. Zaten sonunda tekrar yaratılıp O'nun huzuruna çıkarılacaksınız."
De ki: Şefaatin hepsi Allah’ındır. Göklerin ve yerin mülkü O’na aittir. Sonra O’na döndürüleceksiniz.
De ki: Şefaatin hepsi Allah'ındır. Göklerin ve yerin hakimiyeti O'na aittir. Bir zaman sonra O'na döndürüleceksiniz.
De ki: "Şefaat, tümden ve sadece Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü/yönetimi O'nundur. Sonunda O'na döndürüleceksiniz."
Say to them: "To Allah alone belongs the command of permitting intercession by whom He will on behalf of whom He will. And it is only to Him that the absolute sovereignty of the heavens and the earth belongs, and in the end shall all of you return to Him.
Say, ‘All intercession belongs to God alone; He holds control of the heavens and the earth; in the end you will all return to Him.’
Say: "To Allah belongs exclusively (the right to grant) intercession: to Him belongs the dominion of the heavens and the earth: In the End, it is to Him that ye shall be brought back."
Say: "All intercession lies with Allah. dipnot 1 His is the dominion of the heavens and the earth. And to Him will all of you be sent back."
Say: ‘Intercession is entirely Allah’s affair. The kingdom of the heavens and earth is His. Then you will be returned to Him.’
Say: "To Allâh belongs all intercession. His is the Sovereignty of the heavens and the earth. Then to Him you shall be brought back."
Say, ‘All intercession rests with Allah. To Him belongs the kingdom of the heavens and the earth; then you will be brought back to Him.’
Say, `All intercession belongs to Allâh entirely. To Him belongs the sovereignty of the heavens and the earth, then towards Him you shall (all) be brought back.'
Say: 'To God belongs intercession altogether. His is the kingdom of the heavens and the earth; then unto Him you will be returned.'
Let them know that: "God is the only intercessor. " The Kingdom of the heavens and the earth belongs to God. To God you will all return.
Say, 'God's is the intercession, all of it; His is the kingdom of the heavens and the earth; then unto Him shall ye be sent back. '
Say, "To God belong all intercessions." To Him belongs the sovereignty of the heavens and the earth, then to Him you will be returned.
Say, intercession is altogether in the disposal of God: His is the kingdom of heaven and earth; and hereafter shall ye return unto Him.
Say, "To Allah belongs all intercession; His is the kingdom of the heavens and the earth, then to Him you shall be brought back. "
Say, (This is addressed to the Prophet) "To Allah is intercession all together. To Him is the Kingdom of the heavens and the earth; thereafter to Him you will be returned."
Say: Unto Allah belongeth all intercession. His is the Sovereignty of the heavens and the earth. And afterward unto Him ye will be brought back.
Say: "God's is the intercession entirely; His is the kingdom of the heavens and the earth; then to Him you will return. "
Say: "God’s alone is [the power to bestow the right of] intercession: His [alone] is the dominion over the heavens and the earth; and, in the end, Unto Him you will all be brought back. "
Say, "All intercession belongs to Allah ˹alone˺. To Him belongs the kingdom of the heavens and the earth. Then to Him you will ˹all˺ be returned."
Say: "To God belong all intercessions. " To Him belongs the sovereignty of the heavens and the Earth, then to Him you will be returned.
Say, "All intercession belongs to GOD." To Him belongs all sovereignty of the heavens and the earth, then to Him you will be returned.
Say, "To Allah belongs [the right to allow] intercession entirely. To Him belongs the dominion of the heavens and the earth. Then to Him you will be returned."
Say thou: “Unto God belongs intercession altogether — His is the dominion of the heavens and the earth; then to Him will you be returned.”
Say, "All intercession belongs to Allah alone! Unto Him belongs the Kingdom of the Highs and their Lows, and unto Him you shall be returned. " (Only He can mediate on your behalf - between His Law of Requital and your faults. It is His Law that He shall blot out the imprints of your faults and absolve your imperfections by way of your good deeds that make you worthy of His Grace (3:195), (29:7), (39:35)).
Say: "To Allah Only belongs every (right to grant) any intercession: To Him belongs the kingdom of the heavens and the earth: In the end, it is to Him that you shall be brought back. "
Say, "Intercession belongs entirely to Allah." To Him belongs the kingdom of the heavens and the earth. Then to Him you will ˹all˺ be returned.”
Say: "To God belongs all intercession." To Him belongs the sovereignty of the heavens and the earth, then to Him you will be returned.