Diyanet İşleri
Andolsun, öğüt alsınlar diye biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali verdik.
Zümer suresi
Zümer suresi, 27. ayet. وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ فِى هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ مِن كُلِّ مَثَلٍ لَّعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ
veleḳad ḍarabnâ linnâsi fî hâẕe-lḳur'âni min külli meŝelil le`allehüm yeteẕekkerûn.
Andolsun, öğüt alsınlar diye biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali verdik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an'daki örnekler ve ortaklar meseli Zümer 27–35 3
Kıyamet günü kötü azaba karşı yüzüyle korunan kimse, (o gün) azaptan emin olan kimse gibi midir? Zalimlere, "Kazandıklarınızı tadın" denir.
Onlardan öncekiler de yalanladılar ve azap kendilerine farkına varamadıkları bir yerden geldi.
Böylece Allah dünya hayatında onlara zilleti tattırdı. Elbette ki ahiret azabı daha büyüktür. Keşke bilselerdi!
Andolsun, öğüt alsınlar diye biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali verdik.
Biz onu, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye hiçbir eğriliği bulunmayan Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
Allah, birbiriyle çekişen ortak sahipleri bulunan bir (köle) adam ile yalnızca bir kişiye ait olan bir (köle) adamı örnek verdi. Bu iki adamın durumu hiç, bir olur mu? Hamd Allah'a mahsustur. Hayır, onların çoğu bilmiyorlar.
(Ey Muhammed!) Şüphesiz sen öleceksin ve şüphesiz onlar da öleceklerdir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
27. Yüce Allah, bu Kur’ân-ı Kerîm’de hayır ve şer ehline dair, tevhide ve şirke dair bütün misalleri verdiğini haber vermektedir ki bu misaller, eşyanın hakikatlerinin daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır. Bundaki hikmete gelince bu, “düşünüp öğüt alsınlar diye”dir. Yani biz hakkı onlara açıkladığımız takdirde onu öğrenip gereğince amel etsinler diyedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ant olsun biz, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen bu Kur'an'da hayır ve şer, hak ve batıl, iman ve küfür ve diğer hususlarda insanlara çeşitli örnekler verdik. Umulur ki vermiş olduğumuz misallerden ibret ve öğüt alırlar, hak ile amel eder ve batılı da terk ederler.
Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türlü misali verdik. Andolsun, eğer sen onlara bir ayet getirsen, inkar edenler mutlaka, "Siz ancak asılsız…
Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Eğer biz, bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görürdün. İşte misaller! Biz onları…
Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
(Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
De ki: "Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu ancak inkarda direttiler.
Ortak kavram: Mesel (örnek)
Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…
Ortak kavram: Mesel (örnek)
Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yemin olsun ki biz (gerçeği) hatırlasınlar diye bu Kur'an'da insanlara her türlü örneği verdik. dipnot 1
Doğrusu Biz bu ilahi mesajda (hakikati), belki düşünüp ibret alırlar diye insanlara her türlü dolaylı anlatım tarzını kullanarak aktardık;
İşte Biz, bu Kuran'da üzerinde düşünsünler diye insanların önüne her türlü örnek olayı koyduk;
Andolsun ki şu Kuran'da insanlar için her türlü misali kullandık. . . Belki tezekkür ederler (unutmuş oldukları hakikatlerini hatırlayıp) üzerinde derin düşünürler diye!
Andolsun, biz bu Kur'an'da, belki öğüt alıp düşünürler diye, insanlar için her bir örnekten verdik.
Andolsun ki biz, öğüt alsınlar diye, bu Kur'an’da insanlara her türlü misali verdik.
Üstelik gerçek şu ki, bu Kur'an'da, insanlar için her türlü örneği, değişik biçimlerde anlattık; belki öğüt alırlar diye. dipnot 396
Biz bu Kur'an'da insanlara, öğüt alsınlar diye her türlü örneği verdik.
Biz bu Kuran'da, insanlara, her türlü örneği verdik ki öğüt alsınlar.
Biz bu Kuran'da, insanlara, her türlü örneği verdik ki öğüt alsınlar
Yemin ederim ki, bu Kur'an'da insanlar için her türlüsünden temsil getirdik. Gerek ki iyi düşünsünler.
Yemin ederim ki bu Kur'anda insanlar için her türlüsünden temsil getirdik, gerek ki iyi düşünsünler
Ant olsun ki Kur'an'da insanlar için her konudan örnekler verdik. Umulur ki böylece öğüt alırlar.
Ant olsun ki Kur'an'da insanlar için her konudan örnekler verdik. Umulur ki böylece öğüt alırlar.
Ant olsun ki Kur'an'da insanlar için her konudan örnekler verdik. Umulur ki böylece öğüt alırlar.
Andolsun, biz bu Kuran'da, belki öğüt alıp düşünürler diye, insanlar için her bir örnekten verdik.
Andolsun ki biz bu Kur'anda insanlar için, nasıyhat kabul etsinler diye, her misalden (örnekler) gösterdik.
Andolsun ki; Biz, bu Kur'an'da insanlara her çeşit misali verdik. Belki öğüt alırlar.
(21-31) Görmedin mi Allah semadan suyu indiriyor, Onu da arzdaki kaynaklara yerleştiriyor, sonra ondan onunla çeşitli renkteki zirai ürünler çıkarıyor, sonrasında sarartıyor ve onu kurumuş görüyorsun, sonra da onu da ufalamış yapıyor, işte bunda akıl uluları için hatırlatma vardır. Allah kimin göğsünü teslimiyete açar ise O , Rabbinden bir nur üzerindedir, Allah’ın hatırlatmasından / zikrinden kalpleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun , işte onlar apaçık bir sapma içindedirler. Allah, en güzel anlatıyı , benzetimlerle do natılmış bir kitap olarak indirdi , Rablerinin tedirginliğinden / haşyetinden ciltleri ürperir, sonra kalpleri de ciltleri de Allah’ı hatırlamakla yatışır , işte bu yola girmektir / hidayettir, Allah dilediğini hidayete sokar, Allah kimi de saptırırsa ona artık yola iletilmek yoktur. Kıyamet günü, azabın kötüsünden yüzünü kim sakındırabilir ki? Zalimlere denilir ki kazan mış olduklarınızı tadın! Onlardan öncekiler de yalanladılar, azap onlara farkında olmadıkları taraflardan verildi , Allah onlara dünya hayatında aşağılanmayı tattırdı, ahiret azabı ise daha büyüktür, keşke bilmiş olsalardı. Biz kesinlikle insana bu Kuran’da her türlü örnekten / misalden çarpıcı olarak sunduk , umulur ki hatır layıp anarlar. Çarpıklığı olmayan / Pürüzsüz Arabi bir Kuran, umulur ki sakınırlar. Allah, aralarında tartışma olan ortakların, bir adamı / bir çalışanı olmayı ve bir adama (ortağı olmayan bir adama) tamamen teslim olan adamı örnek verdi / misali çarpıcı olarak sundu, bu iki misal eşit olur mu? (İlkinde birinin en az iki sahibi var, diğerinde ise biri diğerine teslim, ne derse yapıyor, Allah’la olması gerek en ortaksız ilişki böyle olmalı ) Allah’a hamdolsun, bilakis çokları bilmiyorlar. Muhakkak sen öleceksin, kesinlikle onlar da öl ecekler, s onra da sizler mutlaka kıyamet gününde Rabbinizin yanında hasımlaşacaksınız / birbirinizle kavgalı / davalı olacaksınız.
Andolsun biz, belki öğüt alırlar diye bu Kur'an'da insanlara her türlü misali verdik.
Andolsun biz, bu Kur'an'da insanlara, öğüt almaları için her temsili anlattık.
Şüphesiz, biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü örneği verdik, belki doğru bilgileri kullanırlar dipnot 1 .
Biz bu Kur'an'da insanlar için her konuyu örnekledik ki akıllarını başlarına toplasınlar.
Biz bu Kur’an’da, insanlar için, düşünsünler diye her türlü misali verdik.
Biz bu Kur'an'da, insanlar için, düşünsünler diye her türlü misali verdik.
Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türden örnekler verdik ki düşünüp öğüt alabilsinler.
And We have given in this Quran examples of typical instances that form particular cases of principle, rule and state of things, examples illustrating qualities and signal instances of punishment action and conduct inducing imitation, as well as examples of persons whose fate serves as a deterrent. and We have discoursed in parables and in similitude that people may hopefully reflect.
In this Quran, We have put forward all kinds of illustration for people, so that they may take heed-
We have put forth for men, in this Qur'an every kind of Parable, in order that they may receive admonition.
We have indeed propounded for mankind all kinds of parables in this Qur'an that they may take heed.
We have given all kinds of examples to people in this Qur’an, so that hopefully they will pay heed –
And indeed We have put forth for men, in this Qur’ân every kind of similitude in order that they may remember.
Certainly we have drawn for mankind in this Qur’ān every [kind of] example, so that they may take admonition
And We have set forth for the people all sorts of excellent and useful proofs in this Qur'ân that they may take heed,
Indeed We have struck for the people in this Koran every manner of similitude; haply they will remember;
I (God) have cited in this Qur’an any kind of example to make people think.
We have struck out for men in this Qur'an every sort of parable, haply they may be mindful.
We have cited for the people in this Quran from every example, that they may take heed.
Now have We proposed unto mankind, in this Koran, every kind of parable; that they may be warned:
And certainly We have set forth to men in this Quran similitudes of every sort that they may reflect.
And indeed We have struck for mankind in this Qur'an every (manner) of similitude, that possibly they would remind themselves.
And verily We have coined for mankind in this Qur'an all kinds of similitudes, that haply they may reflect;
We have given examples of every kind for men in this Qur'an so that they may contemplate:
THUS, INDEED, have We propounded unto men all kinds of parables in this Qur’an, so that they might bethink themselves; [and We have revealed it]
We have certainly set forth every ˹kind of˺ lesson for people in this Quran, so perhaps they will be mindful.
And We have cited for the people in this Quran from every example, that they may take heed.
We have cited for the people every kind of example in this Quran, that they may take heed.
And We have certainly presented for the people in this Qur'an from every [kind of] example - that they might remember.
And We have struck for mankind in this Qur’an every similitude, that they might take heed;
And, indeed, We have explained this Qur'an to mankind with all kinds of requisite examples so that they might reflect and understand.
And indeed, in this Quran, We have put forth every kind of similar (and meaningful) story for men in order that they may be informed (and warned).
And We have cited for people all sorts of examples in this Qur’ān, so that they may receive the message
And We have put forth for the people in this Qur'an from every example, that they may take heed.