Diyanet İşleri
Ya Sin.
Yâsîn suresi · 1–6. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Yâsîn suresi, 1. ayet. يسٓ
Ya Sin.
Yâ. Sîn. dipnot 1
Ey insan!
Sen ey insanoğlu!
Ya Siiin (Ey Muhammed)!
Yasin.
Yâsîn,
Y. S.
Ya, sin.
Y10 S60 dipnot 1
Y. S.
Yasin.
Yasin.
Ya-Sin. dipnot 1
Ya-Sin.
Ya-Sin.
Ya. Sin.
Yasin.
Ya, Sin.
(1-12) Yasin ve H âkim Kuran ’a andolsun ki sen muhakkak ki elçilerdensin. Düzgün bir yol üzeresin. Gafil olan ve babaları uyarılmamış bir kavmi uyarman için Aziz ve esirgeyen tarafından indirilmiştir. Kesin olan şu ki, onların çoğu hakkındaki söz gerçek olmuştur, artık onlar iman etm ezler. Boyunlarında çenelerine değen demir halkalar / tasmalar yaptık, burunları yukarıda gözler aşağı haldeler . Önlerinde ve ardlarında set yaptık, kendi lerini tamamen sarmışızdır / kaplamışızdır, onlar göremezler. Onları uyarsan da uyarmasan da onlara göre aynıdır / eşittir. Sen hatırlatmaya uyanı ve gıyabında Rahmandan / acıyandan tedirgin olanı uyarabilirsin. Ona bağışlanmayı ve mükafat ikramını müjdele. Muhakkak biz ölüyü diriltiriz sunduklarını / takdim ettiklerini ve eserlerini de yazarız , her şeyi apaçık ön sicile tek tek kaydediyoruz.
Yâ Sîn. dipnot 1
Yasin
Ya-Sin dipnot 1 !
YA! SİN!
Yâ Sîn.
Ya sin.
Ya, Sin.
Yâsîn suresi, 2. ayet. وَٱلْقُرْءَانِ ٱلْحَكِيمِ
(2-4) (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur'an'a andolsun ki, sen elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin.
Doğru hükümler içeren Kur'an'a yemin olsun ki
Hikmetle (muhatabını inşa eden) bu Kur'an'a andolsun
Düşün bu hikmetle dolu Kuran'ı:
Ve Kur'an-ı Hakiym (ve bildirdiği Hikmet dolu Kur'an)!
Andolsun hikmetli Kur'an'a,
Hikmet dolu Kur'an'a yemin ederim ki,
Yemin olsun; Bilge Kur'an'a!
Hikmetlerle dolu Kur'an'a yemin olsun.
Bilge Kuran'a and olsun.
Bilge Kuran'a and olsun.
Hikmetli Ku'ran'ın hakkı için!
Hikmetli Kur'anın hakkı için
Hakim dipnot 1 Kur'an'a ant olsun.
Hakim dipnot 1 Kur'an'a ant olsun.
Hakim dipnot 1 Kur'an'a ant olsun.
Andolsun hikmetli Kuran'a.
O hikmet dolu Kur'ana yemin ederim ki,
Kur'an-ı Hakim'e andolsun ki;
(1-12) Yasin ve H âkim Kuran ’a andolsun ki sen muhakkak ki elçilerdensin. Düzgün bir yol üzeresin. Gafil olan ve babaları uyarılmamış bir kavmi uyarman için Aziz ve esirgeyen tarafından indirilmiştir. Kesin olan şu ki, onların çoğu hakkındaki söz gerçek olmuştur, artık onlar iman etm ezler. Boyunlarında çenelerine değen demir halkalar / tasmalar yaptık, burunları yukarıda gözler aşağı haldeler . Önlerinde ve ardlarında set yaptık, kendi lerini tamamen sarmışızdır / kaplamışızdır, onlar göremezler. Onları uyarsan da uyarmasan da onlara göre aynıdır / eşittir. Sen hatırlatmaya uyanı ve gıyabında Rahmandan / acıyandan tedirgin olanı uyarabilirsin. Ona bağışlanmayı ve mükafat ikramını müjdele. Muhakkak biz ölüyü diriltiriz sunduklarını / takdim ettiklerini ve eserlerini de yazarız , her şeyi apaçık ön sicile tek tek kaydediyoruz.
Hakîm olan Kur'an'a yemin olsun!
Hikmetli Kur'an'a andolsun.
Bütün hüküm ve bilgileri doğru olan dipnot 1 Kur'an'a dipnot 2 yemin olsun ki!
Doğru hükümler dipnot 1 içeren Kur'an'a yemin olsun ki,
Kur'an-ı Hakim'e yemin olsun.
Hikmet dolu Kur'an'a andolsun ki..
Yemin olsun o hikmetlerle dolu Kur'an'a ki,
Yâsîn suresi, 3. ayet. إِنَّكَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ
(2-4) (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur'an'a andolsun ki, sen elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin.
(3, 4) Şüphesiz sen (hepsi) doğru yol üzerinde olan elçilerdensin. dipnot 1
ki sen elbette gönderilen elçilerden birisin.
Gerçek şu ki, sen Allah'ın elçilerinden birisin,
Kesinlikle sen Rasullerdensin.
Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin.
Sen şüphesiz peygamberlerdensin.
Kuşkusuz, sen, gönderilenler arasındasın.
Kesinlikle sen gönderilmiş peygamberlerdensin.
Sen elbette elçilerden birisin.
Sen elbette elçilerden birisin.
Emin ol ki sen, o elçilikle gönderilen peygamberlerdensin!
Emin ol ki sen o risaletle gönderilen Peygamberlerdensin
Kuşkusuz sen, gönderilmiş elçilerdensin.
Kuşkusuz sen, gönderilmiş elçilerdensin.
Kuşkusuz sen, gönderilmiş elçilerdensin.
Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin.
Sen (Habibim) hiç şübhesiz (Hak canibinden) gönderilen (peygamber) lerdensin.
Sen, elbette gönderilmiş peygamberlerdensin,
(1-12) Yasin ve H âkim Kuran ’a andolsun ki sen muhakkak ki elçilerdensin. Düzgün bir yol üzeresin. Gafil olan ve babaları uyarılmamış bir kavmi uyarman için Aziz ve esirgeyen tarafından indirilmiştir. Kesin olan şu ki, onların çoğu hakkındaki söz gerçek olmuştur, artık onlar iman etm ezler. Boyunlarında çenelerine değen demir halkalar / tasmalar yaptık, burunları yukarıda gözler aşağı haldeler . Önlerinde ve ardlarında set yaptık, kendi lerini tamamen sarmışızdır / kaplamışızdır, onlar göremezler. Onları uyarsan da uyarmasan da onlara göre aynıdır / eşittir. Sen hatırlatmaya uyanı ve gıyabında Rahmandan / acıyandan tedirgin olanı uyarabilirsin. Ona bağışlanmayı ve mükafat ikramını müjdele. Muhakkak biz ölüyü diriltiriz sunduklarını / takdim ettiklerini ve eserlerini de yazarız , her şeyi apaçık ön sicile tek tek kaydediyoruz.
Şüphesiz sen elbette gönderilen rasûllerdensin.
Kuşkusuz sen gönderilmiş elçilerdensin.
(Ey Muhammed!) Sen kesinlikle elçilerimdensin dipnot 1 .
Sen Allah'ın elçilerindensin,
Sen elbette gönderilen rasûllerdensin.
Sen peygamberlerdensin.
Hiç kuşkusuz, sen, gönderilen elçilerdensin;
Yâsîn suresi, 4. ayet. عَلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ
(2-4) (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur'an'a andolsun ki, sen elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin.
(3, 4) Şüphesiz sen (hepsi) doğru yol üzerinde olan elçilerdensin. dipnot 1
Dosdoğru bir yol üzeresin.
dosdoğru bir yol üzeresin,
Sırat-ı müstakim üzeresin.
Dosdoğru bir yol üzerinde(sin).
Dosdoğru bir yol üzeresin.
Dosdoğru yol üzerindesin.
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
Dosdoğru bir yol üzerinde.
Dosdoğru bir yol üzerinde.
Bir dosdoğru yol üzerindesin.
Bir sıratı müstakim üzerindesin
Dosdoğru bir yoldasın;
Dosdoğru bir yoldasın;
Dosdoğru bir yoldasın;
Dosdoğru bir yol üzerinde(sin).
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
Sırat-ı Müstakim üzere.
(1-12) Yasin ve H âkim Kuran ’a andolsun ki sen muhakkak ki elçilerdensin. Düzgün bir yol üzeresin. Gafil olan ve babaları uyarılmamış bir kavmi uyarman için Aziz ve esirgeyen tarafından indirilmiştir. Kesin olan şu ki, onların çoğu hakkındaki söz gerçek olmuştur, artık onlar iman etm ezler. Boyunlarında çenelerine değen demir halkalar / tasmalar yaptık, burunları yukarıda gözler aşağı haldeler . Önlerinde ve ardlarında set yaptık, kendi lerini tamamen sarmışızdır / kaplamışızdır, onlar göremezler. Onları uyarsan da uyarmasan da onlara göre aynıdır / eşittir. Sen hatırlatmaya uyanı ve gıyabında Rahmandan / acıyandan tedirgin olanı uyarabilirsin. Ona bağışlanmayı ve mükafat ikramını müjdele. Muhakkak biz ölüyü diriltiriz sunduklarını / takdim ettiklerini ve eserlerini de yazarız , her şeyi apaçık ön sicile tek tek kaydediyoruz.
Dosdoğru bir yol üzerinesin.
Dosdoğru bir yol üzerinde,
Dosdoğru bir yoldasın dipnot 1 .
Doğru yoldasın.
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
Dosdoğru bir yol üzerindesin..
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
Yâsîn suresi, 5. ayet. تَنزِيلَ ٱلْعَزِيزِ ٱلرَّحِيمِ
(5-6) Kur'an, ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.
(5, 6) (Kur'an), ataları uyarılmış, (ancak gerçeklerden) habersizmiş gibi davranan bir toplumu uyarman için dipnot 1 çok güçlü, çok merhametli (Allah) tarafından indirilmiştir.
(Çünkü bu vahiy) her işinde mükemmel olanın, en merhametli olanın katından indirilmiştir:
Kudret Sahibi ve Rahmet Kaynağı'ndan indirilmiş olan(ın sayesinde),
Aziyz ve Rahıym'in sende tafsilatlı olarak açığa çıkardığı ilim ile!
(Kur'an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah')ın indirmesidir.
(Bu Kur'an) üstün ve çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.
Üstün Olandan; Merhametli Olandan indirilmiştir.
Bu Kur'an, güçlü ve merhamet sahibi Allah tarafından indirilmiştir.
Bu, Üstün ve Rahim olanın indirdiği bir vahiydir.
Bu, Üstün ve Rahim olanın indirdiği bir vahiydir.
Güçlü ve çok merhametli Allah'ın peyderpey indirdiği vahyi ile.
Tenziliyle o aziz rahimin
Bu Kur'an, Mutlak Üstün ve Rahmeti Kesintisiz olan tarafından,
Bu Kur'an, Mutlak Üstün ve Rahmeti Kesintisiz olan tarafından,
Bu Kur'an, Mutlak Üstün ve Rahmeti Kesintisiz olan tarafından,
(Kuran) Güçlü ve üstün olan, esirgeyenin indirmesidir.
(Bu Kur'an) yegane gaalib, çok esirgeyici (Allah) in indirdiği (bir kitab) dır.
Bu; Aziz, Rahim'in indirmesidir.
(1-12) Yasin ve H âkim Kuran ’a andolsun ki sen muhakkak ki elçilerdensin. Düzgün bir yol üzeresin. Gafil olan ve babaları uyarılmamış bir kavmi uyarman için Aziz ve esirgeyen tarafından indirilmiştir. Kesin olan şu ki, onların çoğu hakkındaki söz gerçek olmuştur, artık onlar iman etm ezler. Boyunlarında çenelerine değen demir halkalar / tasmalar yaptık, burunları yukarıda gözler aşağı haldeler . Önlerinde ve ardlarında set yaptık, kendi lerini tamamen sarmışızdır / kaplamışızdır, onlar göremezler. Onları uyarsan da uyarmasan da onlara göre aynıdır / eşittir. Sen hatırlatmaya uyanı ve gıyabında Rahmandan / acıyandan tedirgin olanı uyarabilirsin. Ona bağışlanmayı ve mükafat ikramını müjdele. Muhakkak biz ölüyü diriltiriz sunduklarını / takdim ettiklerini ve eserlerini de yazarız , her şeyi apaçık ön sicile tek tek kaydediyoruz.
(Bu Kur'an) üstün, güçlü ve çok merhametli olan (Allah) tarafından indirilmiştir.
Yani üstün ve çok esirgeyen Allah'ın indirdiği (Kur'an yolu) üzerindesin.
(Kur'an) Daima üstün ve ikramı bol olan (Allah) tarafından indirilmiştir dipnot 1 .
Bu, güçlü ve ikramı bol Allah'ın indirdiği kitaptır.
(Bu Kur'an) Aziz ve Rahim olan (Allah'ın) indirmesidir.
Güçlü ve merhametlinin indirmesidir.
Aziz ve Rahim'in indirdiği üzeresin.
Yâsîn suresi, 6. ayet. لِتُنذِرَ قَوْمًا مَّآ أُنذِرَ ءَابَآؤُهُمْ فَهُمْ غَٰفِلُونَ
(5-6) Kur'an, ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.
(5, 6) (Kur'an), ataları uyarılmış, (ancak gerçeklerden) habersizmiş gibi davranan bir toplumu uyarman için dipnot 1 çok güçlü, çok merhametli (Allah) tarafından indirilmiştir.
bu sayede ataları uyarılmamış, dolayısıyla haktan gafil kalmış bir topluluğu uyarabilesin.
ataları uyarılmamış ve bu nedenle kendileri (doğru ile eğrinin ne olduğundan) habersiz kalmış bulunan insanları uyarasın diye (sana indirilmiş olanın) (sayesinde).
Ataları uyarılmamış, bu yüzden (hakikatlerinden, Sünnetullah'tan) kozalı olarak yaşayan bir toplumu uyarman için.
Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin).
Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir.
Ataları uyarılmadığı için, kendileri de aymazlık içinde olan bir toplumu uyarman için.
Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir/Ataları uyarıldıkları halde gaflet içinde olan bir toplumu uyarman için indirilmiştir.
Ataları uyarılmadığından tümüyle habersiz kalmış bir toplumu uyarman için...
Ataları uyarılmadığından tümüyle habersiz kalmış bir toplumu uyarman için...
Babaları uyarılmamış olup gaflet içinde olan bir topluluğu uyarasın (vehameti haber veresin) diye.
İnzar edesin, vehameti haber veresin diye bir kavme. Babalar inzar edilmedi de haberleri de yok gafiller
Ataları uyarıldığı halde dipnot 1 yine de gaflet içinde olan bir halkı uyarman için indirilmiştir.
Ataları uyarıldığı halde[2] yine de gaflet içinde olan bir halkı uyarman için indirilmiştir.
Ataları uyarılmamış ve bu nedenle habersiz bir halkı uyarman için indirilmiştir.
Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin).
(Bunun) hikmeti de (yakın) ataları azab ile korkutulmamış, bu yüzden kendileri gaflet içinde kalmış olan bir kavmi (onunla) korkutmandır.
Babaları uyarılmadığından gaflet içinde kalmış bir kavmi uyarman için.
(1-12) Yasin ve H âkim Kuran ’a andolsun ki sen muhakkak ki elçilerdensin. Düzgün bir yol üzeresin. Gafil olan ve babaları uyarılmamış bir kavmi uyarman için Aziz ve esirgeyen tarafından indirilmiştir. Kesin olan şu ki, onların çoğu hakkındaki söz gerçek olmuştur, artık onlar iman etm ezler. Boyunlarında çenelerine değen demir halkalar / tasmalar yaptık, burunları yukarıda gözler aşağı haldeler . Önlerinde ve ardlarında set yaptık, kendi lerini tamamen sarmışızdır / kaplamışızdır, onlar göremezler. Onları uyarsan da uyarmasan da onlara göre aynıdır / eşittir. Sen hatırlatmaya uyanı ve gıyabında Rahmandan / acıyandan tedirgin olanı uyarabilirsin. Ona bağışlanmayı ve mükafat ikramını müjdele. Muhakkak biz ölüyü diriltiriz sunduklarını / takdim ettiklerini ve eserlerini de yazarız , her şeyi apaçık ön sicile tek tek kaydediyoruz.
Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için (bu kitap indirilmiştir.)
Babaları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için (seni gönderdik).
Ataları uyarılmamış, bu yüzden (gerçeklerden) habersiz kalmış bir topluluğu uyarman için (indirilmiştir) dipnot 1 .
Ataları uyarılmamış bir kavmi uyarman için indirilmiştir. Çünkü onlar bundan habersizdirler.
Ta ki, ataları uyarılmamış, kendileri de gaflet içinde (kalmış) kimseler olan bir kavmi uyarasın.
Ataları uyarılmadığı için gafil bir toplumu uyarman için.
Babaları uyarılmamış, tam gaflet içinde bir toplumu uyarman için gönderildin.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.