Diyanet İşleri
(2-4) (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur'an'a andolsun ki, sen elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin.
Yâsîn suresi
Yâsîn suresi, 4. ayet. عَلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ
`alâ ṣirâṭim müsteḳîm.
(2-4) (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur'an'a andolsun ki, sen elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an'a yemin ve peygamberin gönderilişi Yâsîn 1–6 3
Ya Sin.
(2-4) (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur'an'a andolsun ki, sen elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin.
(5-6) Kur'an, ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.
Andolsun, onların çoğu üzerine o söz (azap) hak olmuştur. Artık onlar iman etmezler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
4. Daha sonra Allah, Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem’in risaletine delil olan sıfatlarının en büyüğünü haber vermekte ve bunu şöyle ifade etmektedir: “Dosdoğru bir yol üzerindesin”
Yani senin tuttuğun yol mutedil bir yoldur. Allah’a, O’nun lütuf ve ihsan yurduna ulaştırır. Bu dosdoğru yol hem kalbi, hem bedeni, hem dünyayı, hem âhireti ıslah eden salih amelleri; kalbi arındıran, ecri artıran, nefsi tertemiz eden erdemli ahlâkı kapsamaktadır.
Bu doğru yol, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in de onun getirdiği dinin de deişmez sıfatıdır.
Burada Kur’ân-ı Kerîm’in yüceliği üzerinde dikkatle düşünmeliyiz. Zira o, en şerefli yemin ile hakkında yemin olunan en değerli şeyi bir arada zikretmiştir. Aslında Yüce Allah’ın verdiği haber tek başına yeterlidir. Bununla birlikte O, burada hakkında yemin ettiği Rasûlünün risaletinin doğruluğuna dair en güçlü, en parlak ve en açık delilleri de ortaya koymuştur. Bizlere de onun yolunun izlenmesi gerektiğine dair latif işarette bulunmuş ve bu hususa dikkatimizi çekmiştir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sen; dosdoğru bir yol ve din üzerinesin. Dosdoğru olan bu yol ve bu din; hiç kimsenin kendisine üstün gelemeyeceği Azîz olan Rabbin tarafından indirilmiştir. O; iman eden kullarına karşı çok merhametlidir.
Aynı kök: صرط (45 geçiş)
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Aynı kök: صرط (45 geçiş)
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Aynı kök: صرط (45 geçiş)
Birtakım kendini bilmez insanlar, "Onları (müslümanları) yönelmekte oldukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da, Batı da…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(3, 4) Şüphesiz sen (hepsi) doğru yol üzerinde olan elçilerdensin. dipnot 1
Dosdoğru bir yol üzeresin.
dosdoğru bir yol üzeresin,
Sırat-ı müstakim üzeresin.
Dosdoğru bir yol üzerinde(sin).
Dosdoğru bir yol üzeresin.
Dosdoğru yol üzerindesin.
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
Dosdoğru bir yol üzerinde.
Dosdoğru bir yol üzerinde.
Bir dosdoğru yol üzerindesin.
Bir sıratı müstakim üzerindesin
Dosdoğru bir yoldasın;
Dosdoğru bir yoldasın;
Dosdoğru bir yoldasın;
Dosdoğru bir yol üzerinde(sin).
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
Sırat-ı Müstakim üzere.
(1-12) Yasin ve H âkim Kuran ’a andolsun ki sen muhakkak ki elçilerdensin. Düzgün bir yol üzeresin. Gafil olan ve babaları uyarılmamış bir kavmi uyarman için Aziz ve esirgeyen tarafından indirilmiştir. Kesin olan şu ki, onların çoğu hakkındaki söz gerçek olmuştur, artık onlar iman etm ezler. Boyunlarında çenelerine değen demir halkalar / tasmalar yaptık, burunları yukarıda gözler aşağı haldeler . Önlerinde ve ardlarında set yaptık, kendi lerini tamamen sarmışızdır / kaplamışızdır, onlar göremezler. Onları uyarsan da uyarmasan da onlara göre aynıdır / eşittir. Sen hatırlatmaya uyanı ve gıyabında Rahmandan / acıyandan tedirgin olanı uyarabilirsin. Ona bağışlanmayı ve mükafat ikramını müjdele. Muhakkak biz ölüyü diriltiriz sunduklarını / takdim ettiklerini ve eserlerini de yazarız , her şeyi apaçık ön sicile tek tek kaydediyoruz.
Dosdoğru bir yol üzerinesin.
Dosdoğru bir yol üzerinde,
Dosdoğru bir yoldasın dipnot 1 .
Doğru yoldasın.
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
Dosdoğru bir yol üzerindesin..
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
And you are pursuing the path of righteousness,
on a straight path,
On a Straight Way.
on a Straight Way,
on a Straight Path.
On the Straight Path (i.e. on Allâh’s religion of Islâmic Monotheism).
on a straight path.
(Standing) on the right and straight path.
on a straight path;
[To guide the people] on a straight path.
upon a right way.
Upon a straight path.
sent to shew the right way.
Most surely you are one of the Messengers
On a straight Path.
On a straight path,
On a path that is straight, --
pursuing a straight way
upon the Straight Path.
Upon a straight path.
On a straight path.
On a straight path.
On a straight path!)
On a Straight Path.
On the Straight Path.
(and you are) on a straight path,
Upon a straight path.