Diyanet İşleri
Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır.
Yâsîn suresi
Yâsîn suresi, 8. ayet. إِنَّا جَعَلْنَا فِىٓ أَعْنَٰقِهِمْ أَغْلَٰلًا فَهِىَ إِلَى ٱلْأَذْقَانِ فَهُم مُّقْمَحُونَ
innâ ce`alnâ fî a`nâḳihim aglâlen fehiye ile-l'eẕḳâni fehüm muḳmeḥûn.
Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnanmayanların hâli ve ölülerin diriltilmesi Yâsîn 7–12 3
(5-6) Kur'an, ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.
Andolsun, onların çoğu üzerine o söz (azap) hak olmuştur. Artık onlar iman etmezler.
Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır.
Biz, onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çekip gözlerini perdeledik. Artık görmezler.
Onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.
Sen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyanı ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükafatla müjdele.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
8. Ayağa bukağı ne ise boyuna demir halka da odur. Boyunlardaki bu halkalar oldukça büyüktür ve çenelere kadar ulaşmıştır. “O nedenle başları yukarı kalkıktır.” Yani boyunlarındaki halkaların sertliği ve ağırlığı dolayısı ile başlarını aşağıya doğru eğme imkânı bulamazlar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bunların misali, boyunlarına halkalar takılmış olan kimselerin misali gibidir. Onların elleri boyunları ile bir araya getirilip çenelerinin altında toplanmıştır. Bundan dolayı başlarını semaya doğru kaldırmak zorunda kalmışlardır. Başlarını aşağı doğru indiremezler. Bunlar, Allah'a imanı kabul etmezler ve O'na boyun eğmezler. Bundan dolayı başlarını indirmezler.
Aynı kök: عنق (9 geçiş) · Aynı kök: غلل (16 geçiş)
Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir.…
Aynı kök: عنق (9 geçiş) · Aynı kök: غلل (16 geçiş)
Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.
Aynı kök: عنق (9 geçiş) · Aynı kök: غلل (16 geçiş)
Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, "Hayır, bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardır. Çünkü siz bize Allah'ı…
Aynı kök: ذقن (3 geçiş)
De ki: "Ona ister inanın, ister inanmayın. Şüphesiz, daha önce kendilerine ilim verilenler, Kur'an kendilerine okunduğunda derhal yüzüstü secdeye…
Aynı kök: ذقن (3 geçiş)
Onlar ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar. Bu da onların derin saygısını artırır.
Aynı kök: غلل (16 geçiş)
Hiçbir peygamberin emanete hıyanet etmesi düşünülemez. Kim hıyanet ederse, kıyamet günü, hıyanet ettiği şeyle birlikte gelir. Sonra da hiçbir…
Aynı kök: غلل (16 geçiş)
Bir de Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır" dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Hayır, O'nun iki eli de…
Aynı kök: غلل (16 geçiş)
Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Altlarından da ırmaklar akar. "Hamd, bizi buna eriştiren Allah'a mahsustur. Eğer Allah'ın…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki biz onların boyunlarına, çenelerine kadar dayanacak halkalar geçirdik; başları yukarı kalkıktır. dipnot 1
Zira (sanki) Biz onların boyunlarına, çenelerine kadar uzanan demir halkalar geçirmişizdir de, başlarını bir türlü eğememektedirler.
Onların boyunlarına çenelerine kadar uzayan demir halkalar geçirdik ki kafalarını dik tutmak zorunda kalsınlar;
Muhakkak ki biz onların boyunlarında, çenelerine kadar dayanmış boyunduruklar (şartlanma ve değer yargıları) oluşturduk! Artık (onlar kendi hakikatlerini göremezler) başları yukarı doğru kalkıktır (benlikleriyle yaşarlar)!
Gerçekten biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır.
Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik. O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden kafaları yukarı kalkıktır.
Boyunlarından çenelerine değin halkalar geçirdik; bu yüzden, kafaları yukarıya dikilmiştir.
Biz, onların boyunlarına, çenelerine kadar dayanacak olan demir halkalar geçirdik. Bu yüzden başları yukarı kalkıktır.
Boyunlarına, çenelerine kadar varan prangalar taktık da kafaları yukarıya dikilmiştir.
Boyunlarına, çenelerine kadar varan prangalar taktık da kafaları yukarıya dikilmiştir.
Çünkü Biz, onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz de onlar, çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar.
Çünkü biz onların boyunlarına kelepçekler geçirmişiz, onlar çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı gözleri aşağı somurtmaktadırlar
Biz, onların boyunlarına, çenelerine kadar dayanan demir halkalar geçirdik. Bu nedenle başları sürekli yukarıda kalkık olanlardır dipnot 1 .
Biz, onların boyunlarına, çenelerine kadar dayanan demir halkalar geçirdik. Bu nedenle başları sürekli yukarıda kalkık olanlardır. dipnot 1
Biz, onların boyunlarına, çenelerine kadar dayanan demir halkalar geçirdik. Bu nedenle başları sürekli yukarıda kalkık olanlardır. dipnot 1
Gerçekten biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır.
Hakıykat, biz onların boyunlarına öyle laleler geçirdik ki bunlar çenelerine kadar (dayandı). Şimdi onlar, kafaları ve burunları yukarı kaldırılmış haldedirler.
Doğrusu Biz; onların boyunlarına, çenelerine kadar varan demir halkaları geçirdik. Bunun için artık başları yukarı kalkıktır.
(1-12) Yasin ve H âkim Kuran ’a andolsun ki sen muhakkak ki elçilerdensin. Düzgün bir yol üzeresin. Gafil olan ve babaları uyarılmamış bir kavmi uyarman için Aziz ve esirgeyen tarafından indirilmiştir. Kesin olan şu ki, onların çoğu hakkındaki söz gerçek olmuştur, artık onlar iman etm ezler. Boyunlarında çenelerine değen demir halkalar / tasmalar yaptık, burunları yukarıda gözler aşağı haldeler . Önlerinde ve ardlarında set yaptık, kendi lerini tamamen sarmışızdır / kaplamışızdır, onlar göremezler. Onları uyarsan da uyarmasan da onlara göre aynıdır / eşittir. Sen hatırlatmaya uyanı ve gıyabında Rahmandan / acıyandan tedirgin olanı uyarabilirsin. Ona bağışlanmayı ve mükafat ikramını müjdele. Muhakkak biz ölüyü diriltiriz sunduklarını / takdim ettiklerini ve eserlerini de yazarız , her şeyi apaçık ön sicile tek tek kaydediyoruz.
Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik. O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden başları yukarı kalkıktır.
Biz onların boyunlarına halkalar geçirdik. Çenelere kadar dayanan o halkalar yüzünden kafaları kalkıktır.
(Sanki) boyunlarına, çenelerine kadar dayanan halkalar takmışız da başları dikili haldedirler dipnot 1 .
Sanki boyunlarına, çenelerine kadar dayanan demir halkalar takmışız da, başlarını eğemiyorlar.
Biz, onların boyunlarına, çenelerine varan halkalar geçirdik. Onun için başları kalkıktır.
Biz, onların boyunlarına, çenelerine varan halkalar geçirdik. Onun için başları kalkıktır.
Biz onların boyunlarına bukağılar geçirdik. Bukağılar çenelere dayanmıştır da bu yüzden onların kafaları yukarı kalkıktır.
We have surrounded their necks with chains drawn up to their chins restraining the movement of their heads and riveting their eyes and their minds away from the truth.
[It is as if] We had placed [iron] collars around their necks, right up to their chins so that their heads are forced up
We have put yokes round their necks right up to their chins, so that their heads are forced up (and they cannot see).
We have put fetters around their necks which reach up to their chins so that they are standing with their heads upright, dipnot 1
We have put iron collars round their necks reaching up to the chin, so that their heads are forced back.
Verily We have put on their necks iron collars reaching to the chins, so that their heads are raised up.
Indeed We have put iron collars around their necks, which are up to the chins, so their heads are upturned.
Surely, We have put shackles (of customs and prejudices) round their necks and they are (reaching right) up to their chins, so that they have become stiff-necked (due to their pride and false notions of superiority).
Surely We have put on their necks fetters up to the chin, so their heads are raised;
(they do not realize that in account of their disobedience) I have already put chains on their necks up to their chins (in hereafter) which prevent them lowering their heads.
Verity, we will place upon their necks fetters, and they shall reach up to their chins, and they shall have their heads forced back;
We have placed shackles around their necks, up to their chins, so that they are forced in direction.
We have put yokes on their necks, which come up to their chins; and they are forced to hold up their heads:
Already has the word proved true of most of them, for they do not believe.
Surely We have made on their necks shackles, so they are up to the chins, so they are stiff-necked.
Lo! We have put on their necks carcans reaching unto the chins, so that they are made stiff-necked.
We will certainly put iron collars on their heel's which will come up to their chins, so that they will not be able to raise their heads.
Behold, around their necks We have put shackles, reaching up to their chins, so that their heads are forced up;
˹It is as if˺ We have put shackles around their necks up to their chins, so their heads are forced up,
We have placed shackles around their necks, up to their chins, so that they are forced in direction.
For we place around their necks shackles, up to their chins. Consequently, they become locked in their disbelief.
Indeed, We have put shackles on their necks, and they are to their chins, so they are with heads [kept] aloft.
We placed yokes on their necks up to the chins, and they with heads forced high;
Behold, around their necks We (Our Laws) have put shackles, reaching their chins. Their heads are forced up in arrogance (like the agitated camel who keeps his head high refusing to drink the life-giving water).
Verily, We have put clamps (tightly) round their necks high up to their chins, so that their heads are forced up (and they cannot see).
We have placed iron collars on their necks, so they are reaching up to their chins, and their heads are forced to remain upwards.
We have placed shackles around their necks, up to their chins, so that they are forced in place.