Yâsîn suresi

Yâsîn suresi, 13. ayet

Yâsîn suresi, 13. ayet. وَٱضْرِبْ لَهُم مَّثَلًا أَصْحَٰبَ ٱلْقَرْيَةِ إِذْ جَآءَهَا ٱلْمُرْسَلُونَ

vaḍrib lehüm meŝelen aṣḥâbe-lḳaryeh. iẕ câehe-lmürselûn.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yâsîn 10–16 · surenin 13. ayeti / 83

Konu Karye halkı: elçilerin gelişi ve yalanlanması Yâsîn 13–19 3

  1. Yâsîn 10

    Onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.

  2. Yâsîn 11

    Sen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyanı ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükafatla müjdele.

  3. Yâsîn 12

    Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) bir bir kaydetmişizdir.

  4. 13

    (Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.

  5. Yâsîn 14

    Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, "Şüphesiz biz size gönderilmiş elçileriz" dediler.

  6. Yâsîn 15

    Onlar şöyle dediler: "Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahman, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz."

  7. Yâsîn 16

    (Elçiler ise) şöyle dediler: "Bizim gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

13. Yani senin risaletini yalanlayan, çağrını reddeden kimselere ibret alacakları ve -eğer hayra iletilmeye muvaffak olurlarsa- kendileri için öğüt teşkil edecek olan bir misal ver.

Söz konusu bu misal, bir kasaba halkı ve onların Allah’ın peygamberlerini yalanlamaları, buna karşılık da Allah’ın onları ibretli bir şekilde cezalandırmasıdır.

Bu kasabanın neresi olduğunun belirtilmesinde şâyet bir fayda olsa idi Yüce Allah, elbette ki onu belirtirdi. Öyleyse bu bir kasabayı ve buna benzer diğer şeyleri tespite kalkışmak gereksiz yere yükümlülük altına girmek ve bu konuda bilgiye dayanmaksızın söz söylemeye kalkışmaktır. Bundan dolayı böyle bir konuda söz söyleyen kimsenin gelişigüzel kanaatler sarfettiğini, işleri karıştırıp durduğunu ve sonu gelmez görüş ayrılıkları içinde olduğunu görürüz. Bu da bize sağlam bilginin yolu, hakikatlerin belirlediği sınırlarda durmak ve faydası olmayan işlerle uğraşmaya kalkışmayı terk etmektir. Böylelikle nefisler arınır ve ilim artar. Halbuki cahil, delili bulunmayan ve hakkında herhangi bir belge olmayan sözleri nakletmeyi, ilmi artırmak olarak değerlendirir. Oysa bunların, zihinleri karıştırmaktan ve şüpheli işlerle uğraşmayı alışkanlık haline getirmekten başka bir faydası olmaz. O nedenle burada önemli olan, Yüce Allah’ın bu kasabayı muhataplara bir misal olarak gösterdiğinin bilinmesidir.

“Hani oraya” Yüce Allah tarafından kendilerine yalnızca Allah’a ibadet etmelerini, dini yalnızca O’na halis kılmalarını emrede, şirke ve masiyetlere yönelmelerini de yasaklayan “elçiler” peygamberler “gelmişti.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Resul! Yalanlayan ve inatçılık eden bu kimselere ibret olması için, kendilerine elçiler gelmiş olan belde halkının kıssasını anlat.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱضْرِبْ vedrib ve anlat kök: ضرب
  2. لَهُم lehum onlara
  3. مَّثَلًا meselen misal olarak kök: مثل
  4. أَصْحَـٰبَ eshabe halkını kök: صحب
  5. ٱلْقَرْيَةِ l-karyeti şu kent kök: قري
  6. إِذْ iz zaman
  7. جَآءَهَا ca'eha geldiği kök: جيا
  8. ٱلْمُرْسَلُونَ l-murselune elçiler kök: رسل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: قري (57 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Allah, şöyle bir kenti misal verdi: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük…

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Onlar şöyle dediler: "Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahman, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz."

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)

    Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, "Şüphesiz biz size…

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)

    (Elçiler ise) şöyle dediler: "Bizim gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor."

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlara (müşriklere) şu şehir halkını örnek ver: Hani onlara elçiler gelmişti. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki şehrin Antakya, elçilerin de Hz. İsa'nın havarileri olduğu iddia edilmektedir. Oysa burada anlatılan olay bir kıssa değil [darb-ı mesel]dir, elçiler de herhangi birer elçi değil peygamberlerdir.

Mustafa İslamoğlu

Onlara, kendilerine elçiler gönderdiğimiz şehir halkının hikayesini anlat.

Muhammed Esed

Onlara, elçilerimizi gönderdiğimiz o şehir halkı(nın hikayesin)i örnek olarak anlat.

Ahmed Hulusi

Onlara o şehir halkını örnek ver. . . Hani oraya Rasuller gelmişti.

Ali Bulaç

Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti.

Ali Özek ve heyeti

Onlara, şu şehir halkını misal getir: Hani onlara elçiler gelmişti.

Ali Rıza Safa

Gönderilenlerin geldiği, o kentin yoldaşlarını örnek ver.

Bayraktar Bayraklı

Onlara o ülke halkını örnek ver. Hani, oraya peygamberler gelmişti.

Edip Yüksel

Onlara, bir kent halkının kendilerine gelen elçilere gösterdiği tavrın örneğini ver.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlara, bir kent halkının kendilerine gelen elçilere gösterdiği tavrın örneğini ver.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve onlara o şehir halkını örnek ver. Hani oraya o gönderilen elçiler varmıştı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onlara, o karye sahiblerini temsil getir, o dem ki ona o gönderilen Resuller varmıştı

Erhan Aktaş

Onlara, o kentin halkını örnek ver. Hani, onlara Resuller gelmişti.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara, o kentin halkını örnek ver. Hani, onlara resuller gelmişti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, o kentin halkını örnek ver. Hani, onlara rasuller gelmişti.

Gültekin Onan

Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver, hani oraya elçiler gelmişti.

Hasan Basri Çantay

Onlara o şehir yaranını misal getir. Hani oraya elçiler gelmişdi.

İbni Kesir

Onlara misal olarak şu kasaba halkını anlat: Hani oraya elçiler gelmişlerdi.

Mehmet Alagaş

(13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 30, 31, 32) Onlara şu memleket halkının örneğini ver, onlara elçiler gelmişti, onlara iki elçi göndermiştik, her ikisini de yalanladılar, üçüncüsü ile destek verdik / güçlendirdik , onlar da kesinlikle bizler sizlere gönderildik , dediler. S izler bizler gibi derilisiniz / beşersiniz, Rahman herhangi bir şey indirmemiştir, siz kesin yalan söylüyorsunuz dediler. Onlar da Rabbimiz de biliyor ki biz kesinlikle sizlere gönderilmiş elçileriz dediler. Bizim üzerimize düşen a paçık bilgilendirmektir / tebliğ etmektir. Onlar ise s izlerle biz uğursuzluğa uğradık, eğer vazgeçmez iseniz sizi taşlarız ve de bizden size acıtıcı / elem verici bir azap dokunur dediler. Size hatırlatmada bulunulduğu için mi uğursuzlandık diyorsunuz? uğursuzluğunuz zaten sizinle beraberdi, bilakis sizler israfçı bir kavimsiniz dediler. O esnada şehrin uzak tarafından bir adam koşturdu ve ey kavmim elçilere uyun / t âbi olun dedi, sizden ücret dahi istemeyenlere uyun, onlar yol a girmişler, beni yaratana niye ibadet etmeyeyim ki? hepiniz ona tekrar döneceksiniz / rücu edeceksiniz, Ondan başka ilah edinir miyim? Rahma n bana bir zarar mura t etse onların aracılığı / şefaati bana bir fayda sağlamaz, beni kurtaramazlar , işte o zaman ben , apaçık sapmışlıkta / dalalette olurum, ben Rabbinize iman ettim beni işitin dedi. Allah tarafından ona, haydi gir cennete denildi, O da keşke kavmim , Rabbimin beni bağışladığını ve bana ikramda bulunduğunu bilebilseydi , dedi. Onun ardından, kavmine gökten bir ordu dahi indirmedik, indirecekte değildik, s adece tek bir ses oldu / sayha oldu ve de söndüler. O kullar, hasretliğini çeksinler ki / kaçırdıklarına özlem duysunlar ki Resullerden her ne veril di ise onunla sadece alay ettiler. Onların öncelerinde memleketlerden ne kadarını helak etmişiz görmüyorlar mı? Onlar, bunlara geri de dönemiyorlar. Kesinlikle hepsi toparlanıp bizim için hazır hale getirilmiş vaziyetteler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlara, şu şehir halkını misal getir: Hani onlara elçiler gelmişti.

Süleyman Ateş

Onlara elçilerin geldiği şu kent halkını misal olarak anlat:

Süleymaniye Vakfı

Onlara şu kentin ahalisini örnek olarak anlat: Bir gün oraya elçilerimiz gelmişti.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Şu şehir halkının, elçiler geldiğinde yaptıklarını bunlara örnek ver.

Şaban Britch

Kendilerine elçiler gelmiş olan belde halkının misalini anlat onlara.

Şaban Piriş

Kendilerine elçiler gelmiş olan belde halkının misalini anlat onlara.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara o kent halkını örnek ver. Hani, elçiler gelmişti oraya.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And cite to them the inhabitants of the town to whom We sent Our Messengers, an example by way of a parable, by which moral and spiritual relations are typically set forth.

Abdul Haleem

Give them the example of the people to whose town messengers came.

Abdullah Yusuf Ali

Set forth to them, by way of a parable, the (story of) the Companions of the City. Behold!, there came messengers to it.

Abul A'la Maududi

Recite to them, as a case in point, the story of the people of the town when the Messengers came to them. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The early commentators, generally, have expressed the opinion that the habitation implies the Syrian city of Antioch, and the messengers mentioned here were the ones sent by the Prophet Jesus for the preaching of his message there. Another thing that has been mentioned in this connection is that Antiochus was the king of this land at that time. But historically this story which Ibn Abbas, Qatadah, Ikrimah, Kaab Ahbar and Wahb bin Munabbih, and others have related on the basis of unauthentic Christian traditions is baseless. There have been 13 kings of the Seleucid dynasty named Antiochus who reigned in Antioch, and the rule of the last king of this name, rather the rule of this dynasty itself, came to an end in 65 B.C. At the time of the Prophet Jesus, the whole land of Syria and Palestine, including Antioch, was under the Romans. Then, no proof is forthcoming from any authentic tradition of the Christians that the Prophet Jesus might himself have sent any of his disciples to Antioch for preaching his message. On the contrary, the Acts of the Apostles (N.T.) shows that the Christian preachers had reached Antioch for the first time a few years after the event of the crucifixion. Now, evidently, the people who were neither appointed messengers by Allah nor sent by His Messenger cannot be regarded as messengers of Allah by any interpretation even if they might have travelled for the purpose of preaching of their own accord. Moreover, according to the Bible, Antioch was the first city where the non-Israelites embraced Christianity in large numbers and where the Christian faith met with great success; whereas the habitation mentioned by the Quran was some such habitation which rejected the invitation of the messengers, and was consequently punished with a divine torment. History also does not bear any evidence that Antioch was ever afflicted with a destruction, which might be regarded, as the result of denying the Prophethood.

Aisha Bewley

Make an example for them of the inhabitants of the city when the Messengers came to it.

Al-Hilali & Khan

And put forward to them a similitude: the (story of the) dwellers of the town, [it is said that the town was Antioch (Antâkiya)], when there came Messengers to them.

Ali Quli Qarai

Cite for them the example of the inhabitants of the town when the apostles came to it.

Amatul Rahman Omar

And set forth to them for their good a parable of a people of the town when the Messengers (of God) came to them.

Arthur John Arberry

Strike for them a similitude -- the inhabitants of the city, when the Envoys came to it;

Bijan Moeinian

(Mohammad) remind them of the events followed by My sending two Messengers to a town.

E. Henry Palmer

Strike out for them a parable: the fellows of the city when there came to it the apostles;

Edip-Layth

Cite for them the example of the people of the town, when the messengers came to it.

George Sale

Propound unto them as an example the inhabitants of the city of Antioch, when the apostles of Jesus came thereto:

Hamid S. Aziz

Surely We give life to the dead, and We write down what they have sent before and their footprints, and We have recorded everything in a Clear Record.

Mahmoud Ghali

And strike for them a similitude: the companions (i. e., the inhabitants) of the town, as the Emissaries came to it,

Marmaduke Pickthall

Coin for them a similitude: The people of the city when those sent (from Allah) came unto them;

Mohamed Ahmed - Samira

Narrate to them the example of the people of the city when the messengers came to it.

Muhammad Asad

AND SET FORTH unto them a parable - [the story of how] the people of a township [behaved] when [Our] message-bearers came unto them.

Mustafa Khattab

Give them an example ˹O Prophet˺ of the residents of a town, when the messengers came to them.

Progressive Muslims

And cite for them the example of the people of the town, when the messengers came to it.

Rashad Khalifa

Cite for them the example of people in a community that received the messengers.

Sahih International

And present to them an example: the people of the city, when the messengers came to it -

Sam Gerrans

And strike thou for them a similitude: — the people of the city, when the emissaries came to it —

Shabbir Ahmed

Make them understand in Symbolic Form: The People of the Town when Messengers came to them.

Syed Vickar Ahamed

And put forward to them (and tell them), by way of a story (with a warning), about the companions of the City (which was destroyed). When the messengers (of Allah) have come to it.

Taqi Usmani

Cite to them the example of the People of the Town, when the messengers came to it,

The Monotheist Group

And put forth for them the example of the people of the town, when the messengers came to it.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 13. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 13. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 13. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩