32. sure

Secde Suresi السجدة

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 4 konu
  1. Kitabın indirilişi ve yaratılış 1–9 karşılaştır — Kitabın indirilişi ve yaratılış
  2. Dirilişe itiraz, ölüm meleği ve suçluların boyun bükmesi 10–14 karşılaştır — Dirilişe itiraz, ölüm meleği ve suçluların boyun bükmesi
  3. Yanları yataklardan uzaklaşanlar; mü'min ile fâsık 15–22 karşılaştır — Yanları yataklardan uzaklaşanlar; mü'min ile fâsık
  4. Mûsâ'ya verilen Kitap, helâk edilen nesiller ve fetih sorusu 23–30 karşılaştır — Mûsâ'ya verilen Kitap, helâk edilen nesiller ve fetih sorusu

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kitabın indirilişi ve yaratılış 1–9

  1. Secde suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 1. ayet. الٓمٓ

    elif-lâm-mîm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Elif. Lam. Mim.

    Ayet detayı — Secde suresi, 1. ayet

  2. Secde suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 2. ayet. تَنزِيلُ ٱلْكِتَٰبِ لَا رَيْبَ فِيهِ مِن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    tenzîlü-lkitâbi lâ raybe fîhi mir rabbi-l`âlemîn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Mutlak doğru olan bu Kitap'ın indirilişi, alemlerin Rabb'indendir.

    Ayet detayı — Secde suresi, 2. ayet

  3. Secde suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 3. ayet. أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰهُ بَلْ هُوَ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ لِتُنذِرَ قَوْمًا مَّآ أَتَىٰهُم مِّن نَّذِيرٍ مِّن قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ

    em yeḳûlûne-fterâh. bel hüve-lḥaḳḳu mir rabbike litünẕira ḳavmem mâ etâhüm min neẕîrim min ḳablike le`allehüm yehtedûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yoksa "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? Bilakis! O, Rabb'inden bir gerçektir. Senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan halkı uyarman içindir. Umulur ki böylece onlar, doğru yolu seçerler.

    Ayet detayı — Secde suresi, 3. ayet

  4. Secde suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 4. ayet. ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ مَا لَكُم مِّن دُونِهِۦ مِن وَلِىٍّ وَلَا شَفِيعٍ أَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ

    allâhü-lleẕî ḫaleḳa-ssemâvâti vel'arḍa vemâ beynehümâ fî sitteti eyyâmin ŝümme-stevâ `ale-l`arş. mâ leküm min dûnihî miv veliyyiv velâ şefî`. efelâ teteẕekkerûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O Allah ki; gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde dipnot 1 yarattı. Sonra arşa isteva etti. dipnot 2 Sizin O'ndan başka veliniz dipnot 3 ve şefaatçiniz yoktur. Hala öğüt almaz mısınız?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Altı evrede, altı dönemde."
    2. metne dön, dipnot 2
      Sonra yarattıklarını egemenliği altına aldı; düzenleyip, işleyiş yasalarını koydu.
    3. metne dön, dipnot 3
      Sonra yarattıklarını egemenliği altına aldı; düzenleyip, işleyiş yasalarını koydu. Arş, egemenlik ve güç makamı. İktidar alameti olan kral koltuğu, taht anlamında olup, mutlak yönetim gücünü ve egemenliği ifade etmektedir. Arşa isteva etmek, koyduğu yasalarla evreni egemenliği ve yönetimi altına almak demektir.
    4. metne dön, dipnot 4
      Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "Veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" sözcüklerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu sözcükler, etik anlamdaki dostluğu değil; siyasi bağlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için "halil" sözcüğünü kullanmaktadır. (Örneğin: 2:254; 4:125; 17:73; 25:28.)

    Ayet detayı — Secde suresi, 4. ayet

  5. Secde suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 5. ayet. يُدَبِّرُ ٱلْأَمْرَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ إِلَى ٱلْأَرْضِ ثُمَّ يَعْرُجُ إِلَيْهِ فِى يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُۥٓ أَلْفَ سَنَةٍ مِّمَّا تَعُدُّونَ

    yüdebbiru-l'emra mine-ssemâi ile-l'arḍi ŝümme ya`rucü ileyhi fî yevmin kâne miḳdâruhû elfe senetim mimmâ te`uddûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Gökten yeryüzüne kadar işleri düzenler. Sonra miktarı sizin hesabınıza göre bin yıl süren bir gün dipnot 1 içinde işler O'na yükselir. dipnot 2

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Bin yıl" ve "bir gün" sözcükleri, "asırlarca süren" ve "bir an" anlamında zaman dilimini ifade etmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yeryüzünün işleyişini düzenleyen yasalar iptal olur.

    Ayet detayı — Secde suresi, 5. ayet

  6. Secde suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 6. ayet. ذَٰلِكَ عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    ẕâlike `âlimü-lgaybi veşşehâdeti-l`azîzü-rraḥîm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İşte O, görünmeyeni ve görüneni bilen Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Ayet detayı — Secde suresi, 6. ayet

  7. Secde suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 7. ayet. ٱلَّذِىٓ أَحْسَنَ كُلَّ شَىْءٍ خَلَقَهُۥ وَبَدَأَ خَلْقَ ٱلْإِنسَٰنِ مِن طِينٍ

    -lleẕî aḥsene külle şey'in ḫaleḳahû vebedee ḫalḳa-l'insâni min ṭîn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O ki yarattığı her şeyi en iyi şekilde yaratmıştır. İnsanı yaratmaya çamurdan dipnot 1 başladı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çamur; toprak ve suyun karışımıdır. Kur'an yaratılışı bazen topraktan bazen de sudan ayrı ayrı olarak vurgulamakta bazen de çamur olarak iki maddeyi birlikte anmaktadır. Günümüz biyoloji ve kimya bilimlerinin yaptıkları analitik incelemelerde insan vücudunun içerdiği maddeler ile toprağın içerdiği maddelerin tamamen aynı olduğu anlaşılmıştır.

    Ayet detayı — Secde suresi, 7. ayet

  8. Secde suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 8. ayet. ثُمَّ جَعَلَ نَسْلَهُۥ مِن سُلَٰلَةٍ مِّن مَّآءٍ مَّهِينٍ

    ŝümme ce`ale neslehû min sülâletim mim mâim mehîn.

    Ayet detayı — Secde suresi, 8. ayet

  9. Secde suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 9. ayet. ثُمَّ سَوَّىٰهُ وَنَفَخَ فِيهِ مِن رُّوحِهِۦ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ قَلِيلًا مَّا تَشْكُرُونَ

    ŝümme sevvâhü venefeḫa fîhi mir rûḥihî vece`ale lekümü-ssem`a vel'ebṣâra vel'ef'ideh. ḳalîlem mâ teşkürûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra onu düzenledi ve ona ruhundan üfledi dipnot 1 . Size duyma yetisi, görme yetisi ve fuad dipnot 2 verdi. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ruh sözcüğü; "can", vücuda hayat veren cevher" demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Fuad, bilmeyi sağlayan öğelerden biri olup idrak etme, algılama, düşünme, akıl yürütme, gönül, yararlı olmak, bir şeye ilgi duymak gibi işlev ve yetenek anlamına gelmektedir. Fuad için kalbin işlevlerinden birisidir denebilir. Fuad, bir uzuv değil, bir uzvun görevidir; duyular yolu ile ortaya çıkan idraktir. Fuad, insana verilen bir nimettir.

    Ayet detayı — Secde suresi, 9. ayet

Dirilişe itiraz, ölüm meleği ve suçluların boyun bükmesi 10–14

  1. Secde suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 10. ayet. وَقَالُوٓا۟ أَءِذَا ضَلَلْنَا فِى ٱلْأَرْضِ أَءِنَّا لَفِى خَلْقٍ جَدِيدٍۭ بَلْ هُم بِلِقَآءِ رَبِّهِمْ كَٰفِرُونَ

    veḳâlû eiẕâ ḍalelnâ fi-l'arḍi einnâ lefî ḫalḳin cedîd. bel hüm biliḳâi rabbihim kâfirûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar: "Toprakta yok olup kaybolduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?" dediler. Hayır; onlar, Rabb'lerine kavuşmayı yalanlıyorlar.

    Ayet detayı — Secde suresi, 10. ayet

  2. Secde suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 11. ayet. قُلْ يَتَوَفَّىٰكُم مَّلَكُ ٱلْمَوْتِ ٱلَّذِى وُكِّلَ بِكُمْ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ

    ḳul yeteveffâküm melekü-lmevti-lleẕî vukkile biküm ŝümme ilâ rabbiküm türce`ûn.

    Ayet detayı — Secde suresi, 11. ayet

  3. Secde suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 12. ayet. وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا۟ رُءُوسِهِمْ عِندَ رَبِّهِمْ رَبَّنَآ أَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَٱرْجِعْنَا نَعْمَلْ صَٰلِحًا إِنَّا مُوقِنُونَ

    velev terâ iẕi-lmücrimûne nâkisû ruûsihim `inde rabbihim. rabbenâ ebṣarnâ vesemi`nâ ferci`nâ na`mel ṣâliḥan innâ mûḳinûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Mücrimleri, Rabblerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabb'imiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi dünyaya geri gönder de salihatı dipnot 1 yapalım. Biz, artık kesin bir şekilde inandık." derlerken bir görsen!

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Salihatı yapmak iyi işler yapmaktan farklı anlama sahiptir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.

    Ayet detayı — Secde suresi, 12. ayet

  4. Secde suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 13. ayet. وَلَوْ شِئْنَا لَـَٔاتَيْنَا كُلَّ نَفْسٍ هُدَىٰهَا وَلَٰكِنْ حَقَّ ٱلْقَوْلُ مِنِّى لَأَمْلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنَ ٱلْجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ أَجْمَعِينَ

    velev şi'nâ leâteynâ külle nefsin hüdâhâ velâkin ḥaḳḳa-lḳavlü minnî leemleenne cehenneme mine-lcinneti vennâsi ecme`în.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Eğer dileseydik, herkese elbette hidayetini verirdik. dipnot 1 Fakat Ben'den söz dipnot 2 hak oldu: "Cehennemi tamamen cin ve insanlardan dolduracağım." dipnot 3

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Herkesi doğru yolu seçme mecburiyetinde bırakırdık. Ancak herkesi dilediği şeyi seçme konusunda serbest bıraktık. İnsanların, seçimlerinde özgür irade sahibi kılındıklarına dair Kur'an'da onlarca ayet var. (Örneğin, 18:29)
    2. metne dön, dipnot 2
      Herkesin yaptığının karşılığını göreceğine ve insanları yoldan saptıracağına dair ant içen şeytana (38:71:78) verdiğim cevapta da belirttiğim gibi, "şeytana uyanların Cehennem'e gireceği ile ilgili" yaptığım uyarı gerçekleşti.
    3. metne dön, dipnot 3
      Cehennem'in tamamını; şeytana uyan, doğru yoldan sapan, bilinen bilinmeyen ne kadar gerçeği yalanlayan nankör varsa, onlarla dolduracağım. Bir sonraki ayete bakılırsa, bu ayetle kastedilen şey açıklanmaktadır.

    Ayet detayı — Secde suresi, 13. ayet

  5. Secde suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 14. ayet. فَذُوقُوا۟ بِمَا نَسِيتُمْ لِقَآءَ يَوْمِكُمْ هَٰذَآ إِنَّا نَسِينَٰكُمْ وَذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْخُلْدِ بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    feẕûḳû bimâ nesîtüm liḳâe yevmiküm hâẕâ. innâ nesînâküm veẕûḳû `aẕâbe-lḫuldi bimâ küntüm ta`melûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Öyleyse bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuz dipnot 1 için tadın azabı. Kuşkusuz Biz de sizi unuttuk. dipnot 2 Yapmış olduklarınıza karşılık, sürekli olan azabı tadın.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hesap günü ile ilgili yaptığımız uyarıları dikkate almadığınız için.
    2. metne dön, dipnot 2
      Pişmanlığınızı, yalvarıp yakarmanızı dikkate almayacağız.

    Ayet detayı — Secde suresi, 14. ayet

Yanları yataklardan uzaklaşanlar; mü'min ile fâsık 15–22

  1. Secde suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 15. ayet. إِنَّمَا يُؤْمِنُ بِـَٔايَٰتِنَا ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُوا۟ بِهَا خَرُّوا۟ سُجَّدًا وَسَبَّحُوا۟ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ secde ayeti

    innemâ yü'minü biâyâtine-lleẕîne iẕâ ẕükkirû bihâ ḫarrû süccedev vesebbeḥû biḥamdi rabbihim vehüm lâ yestekbirûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bizim ayetlerimize inananlar; kendilerine öğüt verildiği zaman saygı gösterirler dipnot 1 ve Rabblerini övgü ile yüceltirler. Onlar asla büyüklük taslamazlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kimi çevirilerde, bu cümleye; cümlede yer alan "harra" sözcüğüne "yere kapanma" anlamı verilerek; "Yere kapanarak secde ederler." şeklinde anlam verilmektedir. Oysaki "harra", sözcük olarak, çöktü, yıkıldı, yüksekten düştü anlamına gelmektedir. Dolayısı ile burada kastedilen şey tevazu göstermek, yanı saygı duymaktır.

    Ayet detayı — Secde suresi, 15. ayet

  2. Secde suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 16. ayet. تَتَجَافَىٰ جُنُوبُهُمْ عَنِ ٱلْمَضَاجِعِ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفًا وَطَمَعًا وَمِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ يُنفِقُونَ

    tetecâfâ cünûbühüm `ani-lmeḍâci`i yed`ûne rabbehüm ḫavfev veṭame`â. vemimmâ razaḳnâhüm yünfiḳûn.

    Ayet detayı — Secde suresi, 16. ayet

  3. Secde suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 17. ayet. فَلَا تَعْلَمُ نَفْسٌ مَّآ أُخْفِىَ لَهُم مِّن قُرَّةِ أَعْيُنٍ جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    felâ ta`lemü nefsüm mâ uḫfiye lehüm min ḳurrati a`yün. cezâem bimâ kânû ya`melûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hiç kimse, yaptıkları iyi şeylerin karşılığı olarak, kendisini ne tür bir mutluluğun beklediğini bilmez.

    Ayet detayı — Secde suresi, 17. ayet

  4. Secde suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 18. ayet. أَفَمَن كَانَ مُؤْمِنًا كَمَن كَانَ فَاسِقًا لَّا يَسْتَوُۥنَ

    efemen kâne mü'minen kemen kâne fâsiḳâ. lâ yestevûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Öyleyse, mü'min kimse "fasık" dipnot 1 olan kimse gibi midir? Elbette bunlar bir olmazlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Günaha sapan. Günahta ısrar eden. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. İnanç olarak inanan, yaşantı olarak Kafir olan.

    Ayet detayı — Secde suresi, 18. ayet

  5. Secde suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 19. ayet. أَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَلَهُمْ جَنَّٰتُ ٱلْمَأْوَىٰ نُزُلًۢا بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    emme-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti felehüm cennâtü-lme'vâ. nüzülem bimâ kânû ya`melûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İman eden ve salihatı yapanlar, işte onlar için, yapmış olduklarından dolayı konaklama yeri olarak Me'va Cennetleri var.

    Ayet detayı — Secde suresi, 19. ayet

  6. Secde suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 20. ayet. وَأَمَّا ٱلَّذِينَ فَسَقُوا۟ فَمَأْوَىٰهُمُ ٱلنَّارُ كُلَّمَآ أَرَادُوٓا۟ أَن يَخْرُجُوا۟ مِنْهَآ أُعِيدُوا۟ فِيهَا وَقِيلَ لَهُمْ ذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلنَّارِ ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

    veemme-lleẕîne feseḳû feme'vâhümü-nnâr. küllemâ erâdû ey yaḫrucû minhâ ü`îdû fîhâ veḳîle lehüm ẕûḳû `aẕâbe-nnâri-lleẕî küntüm bihî tükeẕẕibûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Fasıklara gelince, onların barınağı ateştir. Her çıkmak istediklerinde, oraya yeniden iade edilirler. Ve onlara: "Yalanladığınız ateşin azabını tadın!" denir.

    Ayet detayı — Secde suresi, 20. ayet

  7. Secde suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 21. ayet. وَلَنُذِيقَنَّهُم مِّنَ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَدْنَىٰ دُونَ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَكْبَرِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

    velenüẕîḳannehüm mine-l`aẕâbi-l'ednâ dûne-l`aẕâbi-l'ekberi le`allehüm yerci`ûn.

    Ayet detayı — Secde suresi, 21. ayet

  8. Secde suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 22. ayet. وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن ذُكِّرَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِۦ ثُمَّ أَعْرَضَ عَنْهَآ إِنَّا مِنَ ٱلْمُجْرِمِينَ مُنتَقِمُونَ

    vemen ażlemü mimmen ẕükkira biâyâti rabbihî ŝümme a`raḍa `anhâ. innâ mine-lmücrimîne münteḳimûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Rabb'inin ayetleri ile öğütlendiği halde, ondan yüz çeviren kimseden daha zalim kim vardır? Kuşkusuz Biz, mücrimlere hak ettikleri cezayı vereceğiz.

    Ayet detayı — Secde suresi, 22. ayet

Mûsâ'ya verilen Kitap, helâk edilen nesiller ve fetih sorusu 23–30

  1. Secde suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 23. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ فَلَا تَكُن فِى مِرْيَةٍ مِّن لِّقَآئِهِۦ وَجَعَلْنَٰهُ هُدًى لِّبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

    veleḳad âteynâ mûse-lkitâbe felâ tekün fî miryetim mil liḳâehi vece`alnâhü hüdel libenî isrâîl.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ant olsun ki Musa'ya Kitap verdik. Sakın ona kavuşmaktan dipnot 1 kuşku içinde olma. Onu dipnot 2 İsrailoğulları için yol gösterici yaptık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Musa'nın muhatap olduğu ilahi vahye muhatap olduğundan, aynı yolun yolcusu olduğundan.
    2. metne dön, dipnot 2
      Tevrat'ı.

    Ayet detayı — Secde suresi, 23. ayet

  2. Secde suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 24. ayet. وَجَعَلْنَا مِنْهُمْ أَئِمَّةً يَهْدُونَ بِأَمْرِنَا لَمَّا صَبَرُوا۟ وَكَانُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا يُوقِنُونَ

    vece`alnâ minhüm eimmetey yehdûne biemrinâ lemmâ ṣaberû. vekânû biâyâtinâ yûḳinûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sabrettikleri ve ayetlerimize tam bir bağlılık gösterdikleri için, onlardan buyruğumuzla doğru yola ileten önderler çıkardık.

    Ayet detayı — Secde suresi, 24. ayet

  3. Secde suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 25. ayet. إِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

    inne rabbeke hüve yefṣilü beynehüm yevme-lḳiyâmeti fîmâ kânû fîhi yaḫtelifûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Senin Rabbin; Kıyamet Günü, anlaşmazlığa düştükleri şeylerde onların arasını ayırır. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kimin haklı, kimin haksız olduğu konusunda kesin hükmünü verecek.

    Ayet detayı — Secde suresi, 25. ayet

  4. Secde suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 26. ayet. أَوَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ أَهْلَكْنَا مِن قَبْلِهِم مِّنَ ٱلْقُرُونِ يَمْشُونَ فِى مَسَٰكِنِهِمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ أَفَلَا يَسْمَعُونَ

    evelem yehdi lehüm kem ehleknâ min ḳablihim mine-lḳurûni yemşûne fî mesâkinihim. inne fî ẕâlike leâyât. efelâ yesme`ûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yaşadıkları yerlerde, daha önce gezip dolaşmış olan nice nesilleri yok etmiş olmamız, onları doğru yola iletmeye yetmedi mi? Kuşkusuz bunda nice ayetler dipnot 1 vardır. Hala söz dinlemeyecekler mi?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dersler, göstergeler, kanıtlar.

    Ayet detayı — Secde suresi, 26. ayet

  5. Secde suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 27. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا نَسُوقُ ٱلْمَآءَ إِلَى ٱلْأَرْضِ ٱلْجُرُزِ فَنُخْرِجُ بِهِۦ زَرْعًا تَأْكُلُ مِنْهُ أَنْعَٰمُهُمْ وَأَنفُسُهُمْ أَفَلَا يُبْصِرُونَ

    evelem yerav ennâ nesûḳu-lmâe ile-l'arḍi-lcüruzi fenuḫricü bihî zer`an te'külü minhü en`âmühüm veenfüsühüm. efelâ yübṣirûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Çorak araziye suyu sevk edip, onunla hayvanlarının ve kendilerinin yedikleri bitkileri çıkardığımızı görmüyorlar mı? Bundan ibret almaları gerekmez mi?

    Ayet detayı — Secde suresi, 27. ayet

  6. Secde suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 28. ayet. وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْفَتْحُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    veyeḳûlûne metâ hâẕe-lfetḥu in küntüm ṣâdiḳîn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Eğer doğru kimselerseniz, Bu fetih dipnot 1 ne zaman?" diyorlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Karar, yargı zamanı; haklı ve haksızın belli olacağı Kıyamet Günü.

    Ayet detayı — Secde suresi, 28. ayet

  7. Secde suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 29. ayet. قُلْ يَوْمَ ٱلْفَتْحِ لَا يَنفَعُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِيمَٰنُهُمْ وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ

    ḳul yevme-lfetḥi lâ yenfe`u-lleẕîne keferû îmânühüm velâ hüm yünżarûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Kafirlerin dipnot 1 fetih günü dipnot 2 inanmaları kendilerine bir yarar sağlamaz. Ve onlara süre de tanınmaz."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kafir, gerçeğin üzerini örten, inançsız, inanmayan, güvenmeyen, kabul etmeyen, nankör kimse. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın, emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Karar zamanı, hüküm günü, kıyamet günü.

    Ayet detayı — Secde suresi, 29. ayet

  8. Secde suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 30. ayet. فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَٱنتَظِرْ إِنَّهُم مُّنتَظِرُونَ

    fea`riḍ `anhüm venteżir innehüm münteżirûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Artık onları kendi hallerine bırak ve olacakları bekle. Doğrusu onlar da bekleyenlerdir.

    Ayet detayı — Secde suresi, 30. ayet