32. sure

Secde Suresi السجدة

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 4 konu
  1. Kitabın indirilişi ve yaratılış 1–9 karşılaştır — Kitabın indirilişi ve yaratılış
  2. Dirilişe itiraz, ölüm meleği ve suçluların boyun bükmesi 10–14 karşılaştır — Dirilişe itiraz, ölüm meleği ve suçluların boyun bükmesi
  3. Yanları yataklardan uzaklaşanlar; mü'min ile fâsık 15–22 karşılaştır — Yanları yataklardan uzaklaşanlar; mü'min ile fâsık
  4. Mûsâ'ya verilen Kitap, helâk edilen nesiller ve fetih sorusu 23–30 karşılaştır — Mûsâ'ya verilen Kitap, helâk edilen nesiller ve fetih sorusu

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kitabın indirilişi ve yaratılış 1–9

  1. Secde suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 1. ayet. الٓمٓ

    elif-lâm-mîm.

    Ali Rıza Safa

    A. L. M.

    Ayet detayı — Secde suresi, 1. ayet

  2. Secde suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 2. ayet. تَنزِيلُ ٱلْكِتَٰبِ لَا رَيْبَ فِيهِ مِن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    tenzîlü-lkitâbi lâ raybe fîhi mir rabbi-l`âlemîn.

    Ali Rıza Safa

    Hakkında kuşku olmayan Kitap'ın indirilişi, Evrenlerin Efendisindendir.

    Ayet detayı — Secde suresi, 2. ayet

  3. Secde suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 3. ayet. أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰهُ بَلْ هُوَ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ لِتُنذِرَ قَوْمًا مَّآ أَتَىٰهُم مِّن نَّذِيرٍ مِّن قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ

    em yeḳûlûne-fterâh. bel hüve-lḥaḳḳu mir rabbike litünẕira ḳavmem mâ etâhüm min neẕîrim min ḳablike le`allehüm yehtedûn.

    Ali Rıza Safa

    Yoksa "Onu uydurdu!" mu diyorlar? Hayır! O, senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş bir toplumu uyarman için, Efendinden gerçektir; belki doğru yola erişirler diye.

    Ayet detayı — Secde suresi, 3. ayet

  4. Secde suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 4. ayet. ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ مَا لَكُم مِّن دُونِهِۦ مِن وَلِىٍّ وَلَا شَفِيعٍ أَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ

    allâhü-lleẕî ḫaleḳa-ssemâvâti vel'arḍa vemâ beynehümâ fî sitteti eyyâmin ŝümme-stevâ `ale-l`arş. mâ leküm min dûnihî miv veliyyiv velâ şefî`. efelâ teteẕekkerûn.

    Ali Rıza Safa

    Allah, gökleri, yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı günde yaratmıştır. Sonra, egemen bir erk oluşturmuştur. O'ndan başka bir de ayrıca, ne bir dost ne de bir ara bulucu yoktur. Yine de düşünmüyor musunuz?

    Ayet detayı — Secde suresi, 4. ayet

  5. Secde suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 5. ayet. يُدَبِّرُ ٱلْأَمْرَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ إِلَى ٱلْأَرْضِ ثُمَّ يَعْرُجُ إِلَيْهِ فِى يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُۥٓ أَلْفَ سَنَةٍ مِّمَّا تَعُدُّونَ

    yüdebbiru-l'emra mine-ssemâi ile-l'arḍi ŝümme ya`rucü ileyhi fî yevmin kâne miḳdâruhû elfe senetim mimmâ te`uddûn.

    Ali Rıza Safa

    Göklerden yeryüzüne doğru tüm işleri yönetir. Sonra, sizin hesabınızla bin yıl olan bir gün içinde O'na yükselirler.

    Ayet detayı — Secde suresi, 5. ayet

  6. Secde suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 6. ayet. ذَٰلِكَ عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    ẕâlike `âlimü-lgaybi veşşehâdeti-l`azîzü-rraḥîm.

    Ali Rıza Safa

    İşte, gizli gerçekleri ve görünenleri Bilendir. Üstündür; Merhametlidir.

    Ayet detayı — Secde suresi, 6. ayet

  7. Secde suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 7. ayet. ٱلَّذِىٓ أَحْسَنَ كُلَّ شَىْءٍ خَلَقَهُۥ وَبَدَأَ خَلْقَ ٱلْإِنسَٰنِ مِن طِينٍ

    -lleẕî aḥsene külle şey'in ḫaleḳahû vebedee ḫalḳa-l'insâni min ṭîn.

    Ali Rıza Safa

    O, her şeyi en güzel biçimde yaratmıştır. İnsanın yaratılışına da balçıktan başladı.

    Ayet detayı — Secde suresi, 7. ayet

  8. Secde suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 8. ayet. ثُمَّ جَعَلَ نَسْلَهُۥ مِن سُلَٰلَةٍ مِّن مَّآءٍ مَّهِينٍ

    ŝümme ce`ale neslehû min sülâletim mim mâim mehîn.

    Ali Rıza Safa

    Sonra, onun soyunu, özelliği olmayan bir suyun özünden oluşturdu. dipnot 348

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 348
      İşte, bir bilgi ayeti: İnsan bedeni, su ve topraktan oluşur. İnsan bedeninin yapı taşı olan hücrelerin ortalama %70'i sudur. Diğer ögeler, toprağı oluşturan ögelerin tıpkısıdır. Bunlar, %65 oksijen, %18 karbon, %10 hidrojen, %3 azot, %1,5 kalsiyum, %1 fosfor ve kalan %1,5 ise sodyum, potasyum, magnezyum, manganez, gümüş, bakır, kurşun, demir, alüminyum, çinko, kükürt, klor, iyot ve silikondur. Bu oranların değişmesi durumunda, insan bedeninin tüm dengesi bozulur.

    Ayet detayı — Secde suresi, 8. ayet

  9. Secde suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 9. ayet. ثُمَّ سَوَّىٰهُ وَنَفَخَ فِيهِ مِن رُّوحِهِۦ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ قَلِيلًا مَّا تَشْكُرُونَ

    ŝümme sevvâhü venefeḫa fîhi mir rûḥihî vece`ale lekümü-ssem`a vel'ebṣâra vel'ef'ideh. ḳalîlem mâ teşkürûn.

    Ali Rıza Safa

    Sonra, onu biçimlendirip, Ruhundan üfledi; duyma yetisi, gözler ve duygular verdi. Ne denli az şükrediyorsunuz? dipnot 349

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 349
      Allah'ın, Ruhu'ndan üflemesi olgusu, bu ayetle birlikte 15:29 ve 38:72 ayetlerinde insanın yaratılışına yönelik olarak; 21:91 ve 66:12 ayetlerinde ise Meryem'e yönelik olarak bildirilmiştir. Kimi yorumcular, "Allah'ın, Ruhu'ndan üflemesi" olgusunun, "Allah'ın belirlediği ölçülerde bilgiyle donatılması" anlamında olduğunu öne sürmüşlerdir. Allah'ın, insanı biçimlendirip Ruhu'ndan üflemesi konusu, Tevrat, Yaratılış 2:7 ayetinde, şöyle yazılıdır: "Rab Allah, topraktan adamı yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi. Böylece, adam, yaşayan can oldu."

    Ayet detayı — Secde suresi, 9. ayet

Dirilişe itiraz, ölüm meleği ve suçluların boyun bükmesi 10–14

  1. Secde suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 10. ayet. وَقَالُوٓا۟ أَءِذَا ضَلَلْنَا فِى ٱلْأَرْضِ أَءِنَّا لَفِى خَلْقٍ جَدِيدٍۭ بَلْ هُم بِلِقَآءِ رَبِّهِمْ كَٰفِرُونَ

    veḳâlû eiẕâ ḍalelnâ fi-l'arḍi einnâ lefî ḫalḳin cedîd. bel hüm biliḳâi rabbihim kâfirûn.

    Ali Rıza Safa

    Dediler ki: "Yeryüzüne karışarak yitip gittiğimizde mi? Gerçekten, yeniden yaratılacak mıyız?" Hayır! Onlar, Efendilerine kavuşmayı inkar ediyorlar.

    Ayet detayı — Secde suresi, 10. ayet

  2. Secde suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 11. ayet. قُلْ يَتَوَفَّىٰكُم مَّلَكُ ٱلْمَوْتِ ٱلَّذِى وُكِّلَ بِكُمْ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ

    ḳul yeteveffâküm melekü-lmevti-lleẕî vukkile biküm ŝümme ilâ rabbiküm türce`ûn.

    Ali Rıza Safa

    De ki: "Sizin için görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak. Sonra, Efendinize döndürüleceksiniz!" dipnot 350

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 350
      Halk arasında ismi Azrail olarak söylenen melek, yalnızca bu ayette ve özel bir isim belirtilmeden, Melekül Mevti -Ölüm Meleği- olarak bildirilmiştir. Kur'an'da isim belirtilerek yalnızca dört melek bildirilir. Bunlar, Cibril, Mikal, Harut ve Marut'dur. Cibril, Kur'an çevirilerinin çoğunluğunda ve Tevrat-İncil ayetlerinde, Cebrail olarak yazılmıştır. Mikal ise Kur'an çevirilerinin çoğunluğunda, Mikail olarak, Tevrat ayetlerinde, "Baş önder Mikail" olarak, İncil ayetlerinde ise "Baş melek Mikail" olarak yazılmıştır.

    Ayet detayı — Secde suresi, 11. ayet

  3. Secde suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 12. ayet. وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا۟ رُءُوسِهِمْ عِندَ رَبِّهِمْ رَبَّنَآ أَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَٱرْجِعْنَا نَعْمَلْ صَٰلِحًا إِنَّا مُوقِنُونَ

    velev terâ iẕi-lmücrimûne nâkisû ruûsihim `inde rabbihim. rabbenâ ebṣarnâ vesemi`nâ ferci`nâ na`mel ṣâliḥan innâ mûḳinûn.

    Ali Rıza Safa

    Suçluları, Efendilerinin karşısında başlarını öne eğmiş durumdayken bir görseydin? "Efendimiz! Gördük ve duyduk. Bizi geri döndür de erdemli edimler yapalım; kuşkusuz, artık biliyoruz!"

    Ayet detayı — Secde suresi, 12. ayet

  4. Secde suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 13. ayet. وَلَوْ شِئْنَا لَـَٔاتَيْنَا كُلَّ نَفْسٍ هُدَىٰهَا وَلَٰكِنْ حَقَّ ٱلْقَوْلُ مِنِّى لَأَمْلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنَ ٱلْجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ أَجْمَعِينَ

    velev şi'nâ leâteynâ külle nefsin hüdâhâ velâkin ḥaḳḳa-lḳavlü minnî leemleenne cehenneme mine-lcinneti vennâsi ecme`în.

    Ali Rıza Safa

    Eğer dileseydik, her benliği doğru yola eriştirirdik. Fakat "Cehennemi, cinlerle ve insanlarla kesinlikle dolduracağım!" sözü gerçekleşecektir.

    Ayet detayı — Secde suresi, 13. ayet

  5. Secde suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 14. ayet. فَذُوقُوا۟ بِمَا نَسِيتُمْ لِقَآءَ يَوْمِكُمْ هَٰذَآ إِنَّا نَسِينَٰكُمْ وَذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْخُلْدِ بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    feẕûḳû bimâ nesîtüm liḳâe yevmiküm hâẕâ. innâ nesînâküm veẕûḳû `aẕâbe-lḫuldi bimâ küntüm ta`melûn.

    Ali Rıza Safa

    "Bu gününüze kavuşmayı unutmuş olmanıza karşılık, artık tadın! Aslında, Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık, tadın sürekli cezayı!"

    Ayet detayı — Secde suresi, 14. ayet

Yanları yataklardan uzaklaşanlar; mü'min ile fâsık 15–22

  1. Secde suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 15. ayet. إِنَّمَا يُؤْمِنُ بِـَٔايَٰتِنَا ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُوا۟ بِهَا خَرُّوا۟ سُجَّدًا وَسَبَّحُوا۟ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ secde ayeti

    innemâ yü'minü biâyâtine-lleẕîne iẕâ ẕükkirû bihâ ḫarrû süccedev vesebbeḥû biḥamdi rabbihim vehüm lâ yestekbirûn.

    Ali Rıza Safa

    Ayetlerimize inananlar, onlarla uyarıldıklarında Secdelere kapanırlar ve övgülerle yücelterek Efendilerini anarlar. Çünkü onlar, büyüklük taslamazlar.

    Ayet detayı — Secde suresi, 15. ayet

  2. Secde suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 16. ayet. تَتَجَافَىٰ جُنُوبُهُمْ عَنِ ٱلْمَضَاجِعِ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفًا وَطَمَعًا وَمِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ يُنفِقُونَ

    tetecâfâ cünûbühüm `ani-lmeḍâci`i yed`ûne rabbehüm ḫavfev veṭame`â. vemimmâ razaḳnâhüm yünfiḳûn.

    Ali Rıza Safa

    Yataklarından kalkarak, korku ve umutla, Efendilerine yakarışlarda bulunurlar. Ve kendilerine geçimlik olarak verdiklerimizden yardımlaşmak amacıyla paylaşırlar.

    Ayet detayı — Secde suresi, 16. ayet

  3. Secde suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 17. ayet. فَلَا تَعْلَمُ نَفْسٌ مَّآ أُخْفِىَ لَهُم مِّن قُرَّةِ أَعْيُنٍ جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    felâ ta`lemü nefsüm mâ uḫfiye lehüm min ḳurrati a`yün. cezâem bimâ kânû ya`melûn.

    Ali Rıza Safa

    Hiçbir benlik, yaptıklarına karşılık, kendisi için hangi göz aydınlığının saklandığını bilmez.

    Ayet detayı — Secde suresi, 17. ayet

  4. Secde suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 18. ayet. أَفَمَن كَانَ مُؤْمِنًا كَمَن كَانَ فَاسِقًا لَّا يَسْتَوُۥنَ

    efemen kâne mü'minen kemen kâne fâsiḳâ. lâ yestevûn.

    Ali Rıza Safa

    Öyle ya, inanan kimse, yoldan çıkmış kimse gibi olur mu? Onlar, aynı değildir.

    Ayet detayı — Secde suresi, 18. ayet

  5. Secde suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 19. ayet. أَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَلَهُمْ جَنَّٰتُ ٱلْمَأْوَىٰ نُزُلًۢا بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    emme-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti felehüm cennâtü-lme'vâ. nüzülem bimâ kânû ya`melûn.

    Ali Rıza Safa

    İnanmış olarak erdemli edimler yapanlara gelince; yaptıklarına karşılık bir ödül olarak, barınacakları cennet konakları vardır.

    Ayet detayı — Secde suresi, 19. ayet

  6. Secde suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 20. ayet. وَأَمَّا ٱلَّذِينَ فَسَقُوا۟ فَمَأْوَىٰهُمُ ٱلنَّارُ كُلَّمَآ أَرَادُوٓا۟ أَن يَخْرُجُوا۟ مِنْهَآ أُعِيدُوا۟ فِيهَا وَقِيلَ لَهُمْ ذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلنَّارِ ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

    veemme-lleẕîne feseḳû feme'vâhümü-nnâr. küllemâ erâdû ey yaḫrucû minhâ ü`îdû fîhâ veḳîle lehüm ẕûḳû `aẕâbe-nnâri-lleẕî küntüm bihî tükeẕẕibûn.

    Ali Rıza Safa

    Sapkınların kalacakları yer ise ateştir. Ne zaman oradan çıkmak isteseler, oraya geri çevrilirler. Ve onlara, şöyle denilir: "Tadın, yalanladığınız ateşin cezasını!"

    Ayet detayı — Secde suresi, 20. ayet

  7. Secde suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 21. ayet. وَلَنُذِيقَنَّهُم مِّنَ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَدْنَىٰ دُونَ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَكْبَرِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

    velenüẕîḳannehüm mine-l`aẕâbi-l'ednâ dûne-l`aẕâbi-l'ekberi le`allehüm yerci`ûn.

    Ali Rıza Safa

    Büyük cezadan önce, yakın cezayı kesinlikle tattıracağız; belki dönerler diye.

    Ayet detayı — Secde suresi, 21. ayet

  8. Secde suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 22. ayet. وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن ذُكِّرَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِۦ ثُمَّ أَعْرَضَ عَنْهَآ إِنَّا مِنَ ٱلْمُجْرِمِينَ مُنتَقِمُونَ

    vemen ażlemü mimmen ẕükkira biâyâti rabbihî ŝümme a`raḍa `anhâ. innâ mine-lmücrimîne münteḳimûn.

    Ali Rıza Safa

    Efendisinin ayetleriyle uyarıldıktan sonra, Ondan yüz çevirenden, daha aşırı, kim haksızlık yapabilir? Kuşkusuz, hak ettikleri cezayı suçlulara vereceğiz.

    Ayet detayı — Secde suresi, 22. ayet

Mûsâ'ya verilen Kitap, helâk edilen nesiller ve fetih sorusu 23–30

  1. Secde suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 23. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ فَلَا تَكُن فِى مِرْيَةٍ مِّن لِّقَآئِهِۦ وَجَعَلْنَٰهُ هُدًى لِّبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

    veleḳad âteynâ mûse-lkitâbe felâ tekün fî miryetim mil liḳâehi vece`alnâhü hüdel libenî isrâîl.

    Ali Rıza Safa

    Ayrıca, gerçek şu ki, Musa'ya, Kitap verdik. Ona kavuşacağından artık kuşku duyma. Onu, İsrailoğullarına, yol gösteren yaptık. dipnot 351

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 351
      "Ona kavuşacağından artık kuşku duyma!" bildirimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "O" zamirine değişik yönlendirmeler yapılarak, "Allah'a kavuşacağından kuşku duyma!" veya "Kur'an'a kavuşacağından kuşku duyma!" veya "Musa'ya kavuşacağından kuşku duyma!" veya "Bilgiye kavuşacağından kuşku duyma!" biçiminde çevrilmiştir. Kimi çevirilerde ise "Musa'ya verilen gibi bir kitaba kavuşacağından kuşku duyma!" veya "Musa'nın da böyle bir vahiy aldığından kuşku duyma!" veya "Musa'ya ulaşmış olmasından kuşku duyma!" veya "Aynı gerçekle karşılaşacağından kuşku duyma!" biçiminde uydurma yorumlarla çevrilmiştir.

    Ayet detayı — Secde suresi, 23. ayet

  2. Secde suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 24. ayet. وَجَعَلْنَا مِنْهُمْ أَئِمَّةً يَهْدُونَ بِأَمْرِنَا لَمَّا صَبَرُوا۟ وَكَانُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا يُوقِنُونَ

    vece`alnâ minhüm eimmetey yehdûne biemrinâ lemmâ ṣaberû. vekânû biâyâtinâ yûḳinûn.

    Ali Rıza Safa

    Dirençli oldukları ve ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, onların arasından, buyruğumuzla yol gösteren önderler çıkardık.

    Ayet detayı — Secde suresi, 24. ayet

  3. Secde suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 25. ayet. إِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

    inne rabbeke hüve yefṣilü beynehüm yevme-lḳiyâmeti fîmâ kânû fîhi yaḫtelifûn.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, Efendin; O, uyuşmazlığa düştükleri konularda, Yeniden Yaratılış Günü'nde, aralarında yargı verecektir.

    Ayet detayı — Secde suresi, 25. ayet

  4. Secde suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 26. ayet. أَوَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ أَهْلَكْنَا مِن قَبْلِهِم مِّنَ ٱلْقُرُونِ يَمْشُونَ فِى مَسَٰكِنِهِمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ أَفَلَا يَسْمَعُونَ

    evelem yehdi lehüm kem ehleknâ min ḳablihim mine-lḳurûni yemşûne fî mesâkinihim. inne fî ẕâlike leâyât. efelâ yesme`ûn.

    Ali Rıza Safa

    Yerleşim yerlerinde gezip dolaştıkları, onlardan önceki nice kuşakları yıkıma uğratmış olmamız, yine de onları doğru yola getirmedi mi? Aslında, işte bunda, kesinlikle bir gösterge vardır; artık duymayacaklar mı?

    Ayet detayı — Secde suresi, 26. ayet

  5. Secde suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 27. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا نَسُوقُ ٱلْمَآءَ إِلَى ٱلْأَرْضِ ٱلْجُرُزِ فَنُخْرِجُ بِهِۦ زَرْعًا تَأْكُلُ مِنْهُ أَنْعَٰمُهُمْ وَأَنفُسُهُمْ أَفَلَا يُبْصِرُونَ

    evelem yerav ennâ nesûḳu-lmâe ile-l'arḍi-lcüruzi fenuḫricü bihî zer`an te'külü minhü en`âmühüm veenfüsühüm. efelâ yübṣirûn.

    Ali Rıza Safa

    Çorak toprağı sulayarak, kendilerinin ve hayvanlarının yiyeceği ekinleri çıkarıyoruz; artık görmeyecekler mi?

    Ayet detayı — Secde suresi, 27. ayet

  6. Secde suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 28. ayet. وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْفَتْحُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    veyeḳûlûne metâ hâẕe-lfetḥu in küntüm ṣâdiḳîn.

    Ali Rıza Safa

    Dediler ki: "Bu utku ne zaman; eğer doğruyu söylüyorsanız?"

    Ayet detayı — Secde suresi, 28. ayet

  7. Secde suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 29. ayet. قُلْ يَوْمَ ٱلْفَتْحِ لَا يَنفَعُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِيمَٰنُهُمْ وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ

    ḳul yevme-lfetḥi lâ yenfe`u-lleẕîne keferû îmânühüm velâ hüm yünżarûn.

    Ali Rıza Safa

    De ki: "Utku Günü'nde inanmaları, nankörlük edenlere yarar sağlamaz; onlara süre de verilmez!"

    Ayet detayı — Secde suresi, 29. ayet

  8. Secde suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Secde suresi, 30. ayet. فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَٱنتَظِرْ إِنَّهُم مُّنتَظِرُونَ

    fea`riḍ `anhüm venteżir innehüm münteżirûn.

    Ali Rıza Safa

    Artık, onlardan yüz çevir ve bekle. Aslında, onlar da bekliyorlar.

    Ayet detayı — Secde suresi, 30. ayet