Hicr suresi

Hicr suresi, 47. ayet

Hicr suresi, 47. ayet. وَنَزَعْنَا مَا فِى صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ إِخْوَٰنًا عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَٰبِلِينَ

veneza`nâ mâ fî ṣudûrihim min gillin iḫvânen `alâ sürurim müteḳâbilîn.

Diyanet İşleri

Biz, onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 44–50 · surenin 47. ayeti / 99

Konu Sakınanların cenneti; "ben çok bağışlayanım" Hicr 45–50 3

  1. Hicr 44

    Onun yedi kapısı vardır ve her kapıya onlardan bir grup ayrılmıştır.

  2. Hicr 45

    Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, cennetler içinde ve pınarlar başındadır.

  3. Hicr 46

    Onlara, "Girin oraya esenlikle, güven içinde" denilir.

  4. 47

    Biz, onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar.

  5. Hicr 48

    Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.

  6. Hicr 49–50

    (49-50) Ey Muhammed! Kullarıma, benim elbette çok bağışlayıcı, çok merhametli olduğumu, azabımın da elem dolu azap olduğunu haber ver.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

47. “Biz onların göğüslerindeki kini söküp attık.” Böylece kalpleri her türlü kinden ve kıskançlıktan arınıp tertemiz olmuş, karşılıklı sevgi ile dolmuştur. “Kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşılıklı otururlar.” Bu, onların ziyaretleşeceklerine ve bir araya gelip toplanacaklarına delildir. Yine aralarında güzel bir şekilde adaba riâyet edeceklerine de delildir. Zira her birisinin yüzü diğerine dönük olcak, birbirlerine arka dönmeyeceklerdir. Sergiler, inciler ve çeşitli mücevharat ile süslenmiş tahtlara yaslanacaklardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kalplerinde olan bütün kin ve düşmanlığı yok ettik. Birbirini seven kardeşler birbirine bakarak koltuklarda otururlar.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَنَزَعْنَا ve nezea'na çıkarıp atmışızdır kök: نزع
  2. مَا ma olan
  3. فِى fi
  4. صُدُورِهِم sudurihim göğüslerindeki kök: صدر
  5. مِّنْ min
  6. غِلٍّ gillin kini kök: غلل
  7. إِخْوَٰنًا ihvanen kardeşler olarak kök: اخو
  8. عَلَىٰ ala üzerinde
  9. سُرُرٍۢ sururin divanlar kök: سرر
  10. مُّتَقَـٰبِلِينَ mutekabiline karşı karşıya otururlar kök: قبل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غلل (16 geçiş) · Aynı kök: نزع (20 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Altlarından da ırmaklar akar. "Hamd, bizi buna eriştiren Allah'a mahsustur. Eğer Allah'ın…

  • Aynı kök: غلل (16 geçiş) · Aynı kök: سرر (44 geçiş)

    Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, "Hayır, bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardır. Çünkü siz bize Allah'ı…

  • Aynı kök: غلل (16 geçiş) · Aynı kök: اخو (96 geçiş)

    Onlardan sonra gelenler ise şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere…

  • Aynı kök: نزع (20 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    Hani Allah sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi elbette gevşerdiniz ve o iş hakkında birbirinizle çekişirdiniz.…

  • Aynı kök: نزع (20 geçiş) · Aynı kök: سرر (44 geçiş)

    Sihirbazlar, işlerini kendi aralarında tartıştılar ve gizli gizli konuştular.

  • Aynı kök: سرر (44 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    İyi bilin ki onlar, O'ndan gizlenmek için kalplerindeki düşmanlığı gizliyorlar. Yine iyi bilin ki, elbiselerine büründükleri zaman bile, Allah…

  • Aynı kök: سرر (44 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    Göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

  • Aynı kök: سرر (44 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    Sözünüzü gizleyin, yahut onu açığa vurun; (fark etmez). Şüphesiz Allah, sinelerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Birbirlerine) kardeş bir şekilde tahtlar üzerinde karşılıklı olarak göğüslerinde (kalplerinde) kinden ne varsa hepsini çıkarıp atmış (olacağ)ız. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle A‘râf 7:43. ayetle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Zira Biz Onları, içlerine işlemiş olan her tür olumsuz duygu ve düşünceden tamamen arındıracağız. Onlar mutluluk tahtları üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı oturacaklar.

Muhammed Esed

(O zaman) Biz onları içlerinde (kalmış) olabilecek nahoş duygu ve düşüncelerden arındıracağız ve (böylece) birbirleriyle kardeş olarak mutluluk tahtları üzerinde karşı karşıya oturacaklar.

Ahmed Hulusi

Biz onların, (ayrı görmekten kaynaklanan) kin - düşmanlık duygularını içlerinde söküp attık! Kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşılıklı otururlar.

Ali Bulaç

Onların göğüslerinde kinden (ne varsa tümünü) sıyırıp çektik, kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıyadırlar.

Ali Özek ve heyeti

Biz, onların gönüllerindeki kini söküp attık; onlar artık köşkler üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olacaklar.

Ali Rıza Safa

Yüreklerindeki kini söküp atarız; kardeşler olarak, koltuklar üzerinde karşılıklı otururlar.

Bayraktar Bayraklı

Biz, onların gönüllerindeki kini söküp attık; onlar artık köşkler üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olacaklar.

Edip Yüksel

Göğüslerindeki kötü duyguları kaldırırız; kardeşçe karşılıklı yerleştirilmiş koltuklar üzerindedirler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Göğüslerindeki kıskançlığı kaldırırız; kardeşçe karşılıklı yerleştirilmiş koltuklar üzerindedirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sinelerindeki kinleri soymuşuzdur, köşkler üzerinde kardeşler olarak karşı karşıya oturacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sinelerindeki kinleri soymuşuzdur da ıhvan olarak köşkler üzere karşı karşıya otururlar

Erhan Aktaş

Ve onların göğüslerindeki kötü duyguların tamamını yok ettik. Onlar, kardeşler olarak, tahtlar üzerinde karşı karşıya otururlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve onların göğüslerindeki kötü duyguların tamamını yok ettik. Onlar, kardeşler olarak, tahtlar üzerinde karşı karşıya otururlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve onların göğüslerindeki kötü duyguların tamamını yok ettik. Onlar, kardeşler olarak, tahtlar üzerinde karşı karşıya otururlar.

Gültekin Onan

Onların göğüslerinde kinden (ne varsa tümünü) sıyırıp çektik, kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıyadırlar.

Hasan Basri Çantay

Biz onların göğüslerindeki kini söküb atdık (atacağız. Onlar) kardeşler haalinde, karşı karşıya tahtları üzerindedirler (tahtlarına dayanarak oturacaklardır).

İbni Kesir

Biz, onların gönüllerindeki kini söküp attık. Artık onlar kardeş olarak sedirler üzerinde karşılıklı otururlar.

Mehmet Alagaş

(26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz, onların kalplerindeki tüm kini söküp attık. Onlar, kardeşler olarak karşılıklı koltuklarda otururlar.

Süleyman Ateş

Onların göğüslerindeki kini çıkarıp atmışızdır; (hepsi) kardeşler olarak divanlar üzerinde karşı karşıya oturur (sohbet eder)ler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz göğüslerindeki kötü bağlantıları dipnot 1 söküp atmış oluruz. Kardeşler halinde karşılıklı sedirler üzerindedirler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bakınız Araf 7/43

Şaban Britch

Biz, onların kalplerindeki tüm kini söküp attık. Onlar, kardeşler olarak karşılıklı koltuklarda otururlar.

Şaban Piriş

Biz, onların gönlündeki tüm kini söküp attık. Onlar, kardeşler olarak karşılıklı koltuklarda otururlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Göğüslerindeki düşmanlığı çekip almışızdır. Köşkler/divanlar üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olmuşlardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We will have erased malevolence from their breasts and injurious events from their memories; now they are an association of brothers spiritually allied to each other, seated on thrones of dignity facing each other.

Abdul Haleem

and We shall remove any bitterness from their hearts: [they will be like] brothers, sitting on couches, face to face.

Abdullah Yusuf Ali

And We shall remove from their hearts any lurking sense of injury: (they will be) brothers (joyfully) facing each other on thrones (of dignity).

Abul A'la Maududi

And We shall purge their breasts of all traces of rancour; dipnot 1 and they shall be seated on couches facing one another as brothers.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, if any spite might have been caused in their hearts in this world because of misunderstandings between the pious people, it shall be removed at the time of their entry into Paradise and they will bear no ill feelings there against each other. Refer to (((E.N. 320 of Surah Al-Aaraf))).

Aisha Bewley

We will strip away any rancour in their hearts – brothers, resting on couches face-to-face.

Al-Hilali & Khan

"And We shall remove from their breasts any deep feeling of bitterness (that they may have). (So they will be like) brothers facing each other on thrones.

Ali Quli Qarai

We will remove whatever rancour there is in their breasts; [intimate like] brothers, [they will be reclining] on couches, facing one another.

Amatul Rahman Omar

And We shall remove every vestige of rancour that may be in their hearts. They will be like brothers (seated cheerfully) on raised couches (of happiness), face to face.

Arthur John Arberry

We shall strip away all rancour that is in their breasts; as brothers they shall be upon couches set face to face;

Bijan Moeinian

I will erase all bad feelings [that they might have developed in their worldly life towards each other] from their memory. Thus, they will become like brothers, enjoying themselves while sitting face to face in reclining plush furniture.

E. Henry Palmer

And we will strip off whatever ill-feeling is in their breasts; as brethren on couches face to face'.

Edip-Layth

We removed all negative feelings in their chests; they are brothers in quarters facing one another.

George Sale

And we will remove all grudges from their breasts; they shall be as brethren, sitting over against one another on couches:

Hamid S. Aziz

And We will strip off whatever ill-feeling is in their breasts; as brethren they rest on couches face to face.

Mahmoud Ghali

And We will draw out from them whatever rancor may be in their breasts; as brethren they will be upon settees facing one another.

Marmaduke Pickthall

And We remove whatever rancour may be in their breasts. As brethren, face to face, (they rest) on couches raised.

Mohamed Ahmed - Samira

We shall cast out any grudge they may have in their hearts. (There) they will sit on couches face to face like brothers together.

Muhammad Asad

And [by then] We shall have removed whatever unworthy thoughts or feelings may have been [lingering] in their breasts, [and they shall rest] as brethren, facing one another [in love] upon thrones of happiness.

Mustafa Khattab

We will remove whatever bitterness they had in their hearts.[1] In a friendly manner, they will be on thrones, facing one another.

Progressive Muslims

And We removed what sadness was in their chests, they are brothers in quarters facing one another.

Rashad Khalifa

We remove all jealousy from their hearts. Like one family, they will be on adjacent furnishings.

Sahih International

And We will remove whatever is in their breasts of resentment, [so they will be] brothers, on thrones facing each other.

Sam Gerrans

And We will remove what is in their hearts of rancour — as brethren, upon couches facing one another;

Shabbir Ahmed

And We shall remove from their hearts any sense of jealousy, rancor, rivalry and bitterness (7:43). And they shall rest as brothers and sisters, facing one another, on thrones of happiness. (56:15), (88:13).

Syed Vickar Ahamed

And from their hearts, We shall remove any left over sense of pain and injury: (Like) brothers (happily) facing each other on thrones (of dignity).

Taqi Usmani

We shall have removed whatever grudge they had in their hearts, (thus making them) brothers, sitting on couches, face to face.

The Monotheist Group

AndWe removed what animosity was in their chests, they are brothers in quarters facing one another.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 47. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 47. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 47. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩