Diyanet İşleri
Bir de Allah bunu, inkar edenlerden bir kısmını helak etsin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.
Âl-i İmrân suresi
Âl-i İmrân suresi, 127. ayet. لِيَقْطَعَ طَرَفًا مِّنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَوْ يَكْبِتَهُمْ فَيَنقَلِبُوا۟ خَآئِبِينَ
liyaḳṭa`a ṭarafem mine-lleẕîne keferû ev yekbitehüm feyenḳalibû ḫâibîn.
Bir de Allah bunu, inkar edenlerden bir kısmını helak etsin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Uhud ve Bedir; meleklerle yardım Âl-i İmrân 121–129 3
Hani sen mü'minlere, "Rabbinizin, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.
Evet, sabrettiğiniz ve Allah'a karşı gelmekten sakındığınız takdirde; onlar ansızın üzerinize gelseler bile Rabbiniz nişanlı beş bin melekle size yardım eder.
Allah, bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı. Yardım ve zafer ancak mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah katındadır.
Bir de Allah bunu, inkar edenlerden bir kısmını helak etsin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.
Bu işte senin yapacağın bir şey yoktur. Allah, ya tövbelerini kabul edip onları affeder, ya da zalim olduklarından dolayı onlara azap eder.
Göklerdeki her şey ve yerdeki her şey Allah'ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
127. Yani Yüce Allah’ın mü’min kullarına yardım edip zafer vermesi ya kâfirlerin bir kısmını helâk etmesi içindir yahut herhangi bir hayır elde etmemiş olarak kin ve öfkeleri ile geri dönsünler diyedir. Nitekim onlar, Hendek günü de istediklerini elde edebilecekleri bir şekilde geldikten sonra Yüce Allah onları herhangi bir hayır elde etmeksizin zarara uğramışlar olarak kin ve öfkeleri ile geri döndürmüştür.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah, Bedir gazvesinde sizin için gerçekleşen bu yardımla, kâfirlerden bir topluluğu savaş ile helak etmek, diğerini de rezil etmek istedi. Böylece onlar hezimete uğrayıp, öfkeye kapılırlar da, zelil ve başarısız olarak geri dönerler.
Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi
Allah, bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı. Yardım ve zafer ancak mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi…
Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi
Andolsun, siz son derece güçsüz iken Allah size Bedir'de yardım etmişti. O halde Allah'a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız.
Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi
Hani sen mü'minlere, "Rabbinizin, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.
Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
Hani sen mü'minleri (Uhud'da) savaş mevzilerine yerleştirmek için, sabah erken ailenden (evinden) ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla…
Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.
Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
Bu işte senin yapacağın bir şey yoktur. Allah, ya tövbelerini kabul edip onları affeder, ya da zalim olduklarından dolayı onlara azap eder.
Aynı kök: كبت (3 geçiş)
Allah'a ve Resulüne düşmanlık edenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Oysa biz apaçık ayetler indirdik. Kafirler…
Aynı kök: خيب (5 geçiş)
Peygamberler, Allah'tan yardım istediler ve her inatçı zorba hüsrana uğradı.
Tamamı: yazma kataloğu
Gerçek fotoğraf
Uhud'da okçuların yerleştirildiği tepe.
Tepenin bu adla anılması siyer geleneğine dayanır.
Ayet: Âl-i İmrân 121-128
CR Guru PK · Own work · CC BY-SA 4.0
Gerçek fotoğraf
Savaşın geçtiği alan bugün Medine'nin yerleşim dokusu içindedir.
Ayet: Âl-i İmrân 121-128
Ahmed Abdulbasit (Pakistan) · Own work · CC BY-SA 4.0
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Allah) kâfir olanlardan bir kısmının kenarını (kökünü) kessin veya onları perişan etsin de umutsuz olarak geri dönsünler diye (size yardım eder).
ki, küfre saplanan kimselerden bir kısmını tamamen mahvetsin ya da alçaltsın; sonunda umutsuzluğa kapılarak geri çekilsinler.
(ve) O, hakikati inkara şartlanmış olanlardan bazısını (sizin vasıtanızla) mahvetsin, diğerlerini de öylesine alçaltsın ki ümitsizliğe kapılıp geri çekilsinler diye (bunu emretti).
(Allah bunu) hakikati inkar edenlerden bir kısmını kesip (mahvetmek), diğer bir kısmını da rezil bir şekilde geri dönmeleri için (yaptı).
(Ki bununla) İnkar edenlerin önde gelenlerinden bir kısmını kessin (helak etsin) ya da 'umutları suya düşmüşler olarak onları' tepesi aşağı getirsin de geri dönüp gitsinler.'
(Bu yardım) küfredenlerden bir kısmını helak etmek, bir kısmını da eski ümitlerini yitirmiş ve emellerine ulaşamamış bir şekilde dönüp gitsinler diye, perişan eylemek içindir.
Nankörlük edenlerden bir tarafı bölsün veya güçsüz düşürsün ki, umutlarını yitirerek geri dönsünler.
Allah, kafirlerden bir kısmının kökünü kessin veya onları perişan etsin de, arzularına ulaşamadan hayal kırıklığı içinde dönüp gitsinler.
Böylece inkarcıların bir kısmını imha eder veya onları etkisiz hale getirip bozguna uğratır.
Böylece inkarcıların bir kısmını imha eder veya onları etkisiz hale getirip bozguna uğratır.
Küfredenlerden bir kolu kessin veya perişan etsin de hayal kırıklığına uğramış olarak dönüp gitsinler diye.
ta ki o küfredenlerden bir kolu kessin veya perişan etsin de haib-ü hasir dönüb gitsinler
Bu yardım, Kafirlerin bir kısmının imha edilmesi veya bozguna uğrayarak umutsuzca geri dönüp gitmeleri için yapıldı.
Bu yardım, Kafirlerin bir kısmının imha edilmesi veya bozguna uğrayarak umutsuzca geri dönüp gitmeleri için yapıldı.
Bu yardım, Gerçeği yalanlayan nankörlerden bir kısmının imha edilmesi veya bozguna uğrayarak umutsuzca geri dönüp gitmeleri için yapıldı.
(Ki bununla) Küfredenlerin önde gelenlerinden bir kısmını kessin (helak etsin) ya da 'umutları suya düşmüşler olarak' onları tepesi aşağı getirsin de geri dönüp gitsinler. (kalebenin nerede olduğu bulunacak)
(Bir de Allah bu imdadı) küfredenlerden ileri gelenleri (n kafasını) kessin, yahud onları tepesi aşağı getirsin de (geri kalanlarda) emellerine kavuşamayan (bedbaht) lar olarak dönüb gitsinler diye (yapdı)
Küfredenlerin bir kısmını kessin veya perişan etsin de ümitsiz olarak geri dönüp gitsinler diye.
(121-129) Bir vakit yakın çevrenden ayrılmıştın, Müminleri savaş yerlerine yerleştiriyordun, Allah işitendir bilendir. Sizden iki grup panikle bozulmaya meyletmişti. (Uhud savaşında sağ ve sol kanatta bulunan Seleme oğulları ile Harise oğulları Münafık Ubeyy in kaçışından etkilenmişlerdi) Allah o iki grubun da dostudur. Müminler Allah’ı vekil ayin etsinler. Kesin olan şu ki, Allah size bedirde siz zelil iken / ezik halde iken yardım etti , Allah’tan sakının, böylelikle belki şükredersiniz. Sen müminler şöyle diyordun. Allah’ın sizi, inen üç bin melekle desteklemesi yeterli değil mi? Evet, siz sabreder ve sakınırsanız, onlar aniden, birden / fevri olarak saldırıya geçseler bile, Allah sizi, nişanlı / amblemli beş bin melek ile destekler. Allah size müjde olarak ve de kalbinizin onla doygunluğa ulaşması / tatmin olması için yapmıştır , yardım ancak saygıdeğer ve hâkim Allah’ın yanındadır. Kafirlerin bir tarafını kes mesi yahut bastırıp geri püskürt mesi ve bozguna uğramaları için yapmıştır. Sana bu işte herhangi bir şey yok, onlar adına tövbelerini kabul de edemezsin, azap ta edemesin, onlar kesinlikle zalimdirler. Semalarda ve arzda ne varsa Allah içindir , istediğini bağışlar istediğine azap eder, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Bir de Allah, bu (yardımı) kâfirlerden bir kısmını helâk etsin ya da perişan etsin de ümitsiz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.
İnkar edenlerden bir kısmını kessin ve perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye (size yardım eder).
(Size bu desteği vermesi, Allah'ın) kafirlik edenlerin bir bölümünü saf dışı bırakması veya onları sindirmesi içindir ki hayalleri boşa çıkan kimseler haline gelsinler. dipnot 1
Bu desteği, kafirlerin dipnot 1 bir bölümünü koparıp atmak, perişan etmek veya kaybetmiş olarak geri dönmeleri için verir.
Allah bunu, kâfir olanlardan bir kısmını helâk etsin veya perişan etsin de umutsuz olarak geri dönüp gitsinler diye yaptı.
(126-127.) Allah, bu yardımı size sadece müjde olması ve kalplerinizin bununla yatışması, kafir olanların da bir kısmını yok edip veya perişan ederek ümitsizce geri dönmeleri için yapmıştı. Zafer, ancak Aziz ve Hakim olan Allah katındandır.
Allah bunu yaptı ki, küfre sapanlardan bir kısmını bölüp ayırsın veya onları zelil etsin de yıkık ve ürkek bir halde dönüp gitsinler.
Allah ordained this course of events. He purposed to strike a part of the evil group of infidels at the root and so with one single blow would they be severed, or to disgrace them and enrage their blood and put them into such a commotion that would precipitate their humiliation and defeat.
and in order to cut off the flanks of the disbelievers’ army and frustrate them, to make them withdraw in total defeat.
That He might cut off a fringe of the Unbelievers or expose them to infamy, and they should then be turned back, frustrated of their purpose.
And Allah provided this aid to you in order to cut off a part of those who disbelieved and frustrate them so that they retreat in utter disappointment.
and so that He might cut off a group of those who are kafir or crush them and they might be turned back in defeat.
That He might cut off a part of those who disbelieve, or expose them to infamy, so that they retire frustrated.
that He may cut down a section of the faithless, or subdue them, so that they retreat disappointed.
(God will do accordingly at Uhud) with the result that He may cut of a section of those who disbelieve and their leaders and vanquish others with humiliation so that they might go back utterly frustrated.
and that He might cut off a part of the unbelievers or frustrate them, so that they turned in their tracks, disappointed.
[God will help you] so that He may destroy a group of the disbelievers or to expose them and leave them alone, disappointed in their disgrace.
to cut off the flank of those who misbelieve, or make them downcast, that they may retire disappointed. '
Thus, He would sever a group of those who reject, or disgrace them; then they will turn back frustrated.
That he should cut off the uttermost part of the unbelievers, or cast them down, or that they should be overthrown and unsuccessful, is nothing to thee.
That He may cut off some of the faithless, or overwhelm them that they may retire frustrated (from their purpose).
That He may cut off a fringe of the ones who have disbelieved or suppress them, so they would turn over disappointed.
That He may cut off a part of those who disbelieve, or overwhelm them so that they retire, frustrated.
In order that He may cut off a part of unbelievers or overthrow them, and they turn back in frustration.
[and] that [through you] He might destroy some of those who were bent on denying the truth, and so abase the others that they would withdraw in utter hopelessness.
to destroy a group of the disbelievers and humble the rest, causing them to withdraw in disappointment.
Thus He would sever a group of those who reject, or disgrace them; then they will turn back frustrated.
He thus annihilates some disbelievers, or neutralizes them; they always end up the losers.
That He might cut down a section of the disbelievers or suppress them so that they turn back disappointed.
“That He might cut off a part of those who ignore warning, or suppress them so they turn back disappointed.”
He annihilated some disbelievers, or neutralized them and that they end up as the losers.
That He may cut off a fraction of the Unbelievers or expose them to shame, and they should then be turned back, frustrated from their purpose.
(Allah helped you) so that He may cut off a flank of disbelievers or throw them down in disgrace, and they go back frustrated.
Thus He will sever a group of those who reject, or disgrace them; then they will turn back frustrated.