Diyanet İşleri
Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.
Rahmân suresi
Rahmân suresi, 56. ayet. فِيهِنَّ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّ
fîhinne ḳâṣirâtu-ṭṭarfi lem yaṭmiŝhünne insün ḳablehüm velâ cânn.
Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İlk iki cennet Rahmân 46–61 3
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Onlar astarları kalın ipekten olan döşeklere yaslanırlar. Bu iki cennetin meyveleri (zahmetsizce alınacak kadar) yakındır.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Onlar sanki yakut ve mercandır.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 56–59. ayetler için yazılmıştır.
56-57. Onlardan önce ne bir insan, ne bir cin, hiç kimse bu eşlere ulaşamamıştır. Aksine hepsi bakiredirler. Kocalarına güzellikle yaklaşmaları ve nazları ile kocaları tarafından çokça sevilirler. Gözleri, kocalarının güzellikleri ve onlara duydukları kemâl derecesindeki sevgileri dolayısı ile kocalarından başkasını görmeyecektir. Aynı şekilde kocalarının gözleri de eşlerinin güzellikleri, onlara kavuşmanın lezzeti ve ileri derecedeki sevgileri dolayısı ile onlardan başkasını görmeyecektir.
Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
58-59. “Sanki onlar” berraklıkları, görünüşlerinin güzellikleri ve göz alıcıkları dolayısı ile “yakut ve mercan gibidirler. O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O ikisinde, bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş kadınlar vardır. Eşlerinden önce hiçbir insan ya da cin tarafından bekaretleri bozulmamıştır.
Aynı kök: طمث (2 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
Onlara, eşlerinden önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.
Aynı kök: طرف (11 geçiş) · Aynı kök: قصر (11 geçiş)
Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.
Aynı kök: طرف (11 geçiş) · Aynı kök: قصر (11 geçiş)
Yanlarında gözlerini kendilerinden ayırmayan yaşıt eşler vardır.
Aynı kök: قصر (11 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
Dilerse sana bundan daha güzelini, içinden ırmaklar akan cennetleri verebilecek olan, sana saraylar kurabilecek olan Allah'ın şanı yücedir.
Aynı kök: طرف (11 geçiş)
Bir de Allah bunu, inkar edenlerden bir kısmını helak etsin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.
Aynı kök: قصر (11 geçiş)
Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kafirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kafirler…
Aynı kök: قصر (11 geçiş)
"Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…
Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Oralarda (cennetlerde) bakışlarını (yalnızca eşlerine) kısanlar dipnot 1 (çevirenler) var ki onlardan (cennetliklerden) önce kendilerine hiçbir insan ve cin dokunmamıştır. dipnot 2
Bu (cennetlerde), daha önce ne insanların ne de cinlerin asla ellerinin değmediği gözü dışarıda olmayan eşler olacak:
Bu (bahçe)lerde, ne insanın ne de görünmez bir varlığın daha önce hiç dokunmadığı yumuşak bakışlı eşler bulunacak.
Onlarda eşlerinden başkasını görmeyenler (yapılar) vardır ki, daha önce kendilerini ne ins ne de cann (cin türü) dokunup (beşeri - şeytani fikir ve duygularla) kirletmiştir!
Orada bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş kadınlar vardır ki, bunlardan önce kendilerine ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.
Oralarda gözlerini yalnız eşlerine çevirmiş güzeller var ki, bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur.
Orada, daha önce, ne insan ne de cin tarafından dokunulmamış yumuşak bakışlı eşler vardır.
- Orada, gözlerini eşlerinden ayırmayan, kendilerinden önce ne insan ne de cin dokunmuş eşler olacaktır. Şimdi, Rabbinizin cennet güzelliklerini nasıl inkar edebilirsiniz? Onlar sanki yakut ve mercan gibidirler. Şimdi, Rabbinizin cennet güzelliklerini nasıl inkar edebilirsiniz?
Oralarda sarkan meyveler vardır; daha önce ne bir insan ne de bir cin tarafından dokunulmamış.
Oralarda, daha önce ne bir insan ne de bir cin tarafından dokunulmamış, bakışlarını dikmiş eşler vardır.
O cennetlerde önlerine bakan öyle dilberler var ki, bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmamıştır;
O Cennetlerde öyle kasıratü't-tarf dilberler, ki dokunmamıştır onlara onlardan evvel İns-ü Cann.
Onlarda daha önce ins dipnot 1 ve cinnin dipnot 1 dokunmadığı, bakışlarını başkasından çekmiş eşler vardır.
Onlarda daha önce ins dipnot 1 ve cinnin dipnot 1 dokunmadığı, bakışlarını başkasından çekmiş eşler vardır.
Onlarda daha önce ins dipnot 1 ve cinnin dipnot 1 dokunmadığı, bakışlarını başkasından çekmiş eşler vardır.
Orada bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş kadınlar vardır ki, bunlardan önce kendilerine ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.
Oralarda gözünü yalınız zevcelerine hasretmiş (öyle dilber) ler vardır ki bunlardan evvel ne bir insan, ne bir cin asla kendilerine dokunmamışdır.
Oralarda bakışlarını yalnız eşlerine çevirmişler vardır ki, daha önce kendilerine ne bir insan, ne de bir cinn dokunmuştur.
(46-78) Rabbinin pozisyonundan / makamından korkan için ise iki cennet vardır. (İns cenneti cin cenneti ama cehennem tekti) O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Onlara ait (iki cennete ait) ağaç dalları. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Her ikisi içerisinde akar halde iki göze / iki su kaynağı. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Her ikisi içerisinde iki çift halinde / erkek dişi halde meyveler. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Taban astarları kalın ipekten olan döşeklerde yarı yatış halinde yaslanmış otururlar , her iki cennetin de devşirilmesi / meyvelere erişimi kolay yakınlıktadır. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Her ikisinde kapalı zarf gibi olanlar / başka eşle ilgilenmemişler var. Onların öncesinde / cennet sahiplerinin öncesinde ins veya cin onlara dokunmamış. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. O kadınlar ki tıpkı yakut ve mercan gibidirler. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Güzelliğin karşılığı, ancak güzellik değil midir? (Evet yarabbi) O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Bu iki cennet dışında iki cennet daha vardır. (Dört cennet oldu) O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Yeşilliklerle dolu yeşil mi yeşil iki cennet daha. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Her ikisinde de serpilen / saçılan iki göze / iki kaynak var. (Nezahat’ın olgunlaşma serpilme anlamı var) O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Her ikisinde meyveler, hurmalar ve nar / rumman var. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Her ikisinde iyi ve güzeller var. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Çadırlarda / otağlarda kapalı halde tutulan huriler. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Onların öncesinde / cennet sahiplerinin öncesinde ins ve cin onlara / hurilere dokunmamıştır. Yeşil çimen üzerinde parlak güzellikte yaygılarda yarı yatış halinde yaslanmış otururlar. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Görkem / celal ve ikram sahibi Rabbinin ismi bereketlidir / mübarektir.
Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne de bir cin dokunmuştur.
Onlarda bakışları kısa (yalnız kocalarına bakan) öyle dilberler de var ki, bunlardan önce onları ne insan, ne de cin kanatmamıştır.
Oralarda gözlerini (hizmet ettikleri kişilere) odaklayan huriler vardır. Onlardan önce herhangi bir insan veya cinin onlarla teması olmamıştır dipnot 1 .
Bahçelerde, gözlerini onlardan ayırmayan hizmetçi kızlar (huriler) vardır. Bunlardan önce onlara ne bir insan ne de cin eli değmiştir dipnot 1 .
O Cennetlerde bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş, onlardan önce hiç bir insan ve cinin dokunmadığı eşler vardır.
O cennetlerde bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş, onlardan önce hiçbir insan ve cinin dokunmadığı eşler vardır.
O cennetlerde, bakışlarını eşlerine dikmiş öyle dilberler vardır ki, daha önce onları ne cin kirletmiştir ne de insan.
Therein are women with unconcealed beauties and modest gleaming eyes radiating splendour; virgins, in a state of inviolate chastity, whom no man or Jinn has ever touched.
There will be maidens restraining their glances, untouched beforehand by man or jinn.
In them will be (Maidens), chaste, restraining their glances, whom no man or Jinn before them has touched;-
In the midst of these shall be maidens with modest, restrained glances; dipnot 1 maidens whom no man or jinn has ever touched before. dipnot 2
In them are maidens with eyes for them alone, untouched before them by either man or jinn.
Wherein both will be Qâsirât-ut-Tarf [chaste females (wives) restraining their glances, desiring none except their husbands], with whom no man or jinni has had tamth[1] before them.
In them are maidens of restrained glances, whom no human has touched before, nor jinn.
There they shall have (chaste and modest) maidens restraining their glances (to look at them only), whom (in this state) neither man nor jinn has ever touched before them.
therein maidens restraining their glances, untouched before them by any man or jinn --
They will have beautiful mates which have never been touched before.
Therein are maids of modest glances whom no man nor ginn has deflowered before.
In them are the best of the fruits hanging low, untouched before by any human or Jinn.
Therein shall receive them beauteous damsels, refraining their eyes from beholding any besides their spouses: Whom no man shall have deflowered before them, neither any genius:
In them shall be those who are chaste with restrained glances; whom neither man nor jinn shall have touched before them.
Therein are (maidens) restraining their glances whom neither humankind nor the jinn (race) have deflowered before them;
Therein are those of modest gaze, whom neither man nor jinni will have touched before them.
In them maidens with averted glances, undeflowered by man or by jinn before them, --
In these [gardens] will be mates of modest gaze, whom neither man nor invisible being will have touched ere then.
In both ˹Gardens˺ will be maidens of modest gaze, who no human or jinn has ever touched before.
In them are attendants with a splendid look, unknown before by any human or Jinn.
Their beautiful mates were never touched by any human or jinn.
In them are women limiting [their] glances, untouched before them by man or jinni -
In them: maidens of modest gaze, whom there deflowered before them neither servus nor dominus:
Therein women have a modest gaze, never touched by human vices or evil prompting.
In them will be (maidens), chaste, restricting their glances, whom no man or jinn has ever before touched—
In them there will be maidens restraining (their) glances, whom neither a man might have touched before them, nor a Jinn.
In them are those with a modest gaze, untouched before by any man or Jinn.