Rahmân suresi

Rahmân suresi, 56. ayet

Rahmân suresi, 56. ayet. فِيهِنَّ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّ

fîhinne ḳâṣirâtu-ṭṭarfi lem yaṭmiŝhünne insün ḳablehüm velâ cânn.

Diyanet İşleri

Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Rahmân 53–59 · surenin 56. ayeti / 78
  1. Rahmân 53

    O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

  2. Rahmân 54

    Onlar astarları kalın ipekten olan döşeklere yaslanırlar. Bu iki cennetin meyveleri (zahmetsizce alınacak kadar) yakındır.

  3. Rahmân 55

    O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

  4. 56

    Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.

  5. Rahmân 57

    O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

  6. Rahmân 58

    Onlar sanki yakut ve mercandır.

  7. Rahmân 59

    O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 56–59. ayetler için yazılmıştır.

56-57. Onlardan önce ne bir insan, ne bir cin, hiç kimse bu eşlere ulaşamamıştır. Aksine hepsi bakiredirler. Kocalarına güzellikle yaklaşmaları ve nazları ile kocaları tarafından çokça sevilirler. Gözleri, kocalarının güzellikleri ve onlara duydukları kemâl derecesindeki sevgileri dolayısı ile kocalarından başkasını görmeyecektir. Aynı şekilde kocalarının gözleri de eşlerinin güzellikleri, onlara kavuşmanın lezzeti ve ileri derecedeki sevgileri dolayısı ile onlardan başkasını görmeyecektir.

Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

58-59. “Sanki onlar” berraklıkları, görünüşlerinin güzellikleri ve göz alıcıkları dolayısı ile “yakut ve mercan gibidirler. O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O ikisinde, bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş kadınlar vardır. Eşlerinden önce hiçbir insan ya da cin tarafından bekaretleri bozulmamıştır.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فِيهِنَّ fihinne orada vardır
  2. قَـٰصِرَٰتُ kasiratu (eşlerine) diken (dilberler) kök: قصر
  3. ٱلطَّرْفِ t-tarfi bakışlarını kök: طرف
  4. لَمْ lem
  5. يَطْمِثْهُنَّ yetmishunne onlara temas etmemiştir kök: طمث
  6. إِنسٌۭ insun insan kök: انس
  7. قَبْلَهُمْ kablehum bunlardan önce kök: قبل
  8. وَلَا ve la ne de
  9. جَآنٌّۭ cannun cin kök: جنن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طمث (2 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Onlara, eşlerinden önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.

  • Aynı kök: طرف (11 geçiş) · Aynı kök: قصر (11 geçiş)

    Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.

  • Aynı kök: طرف (11 geçiş) · Aynı kök: قصر (11 geçiş)

    Yanlarında gözlerini kendilerinden ayırmayan yaşıt eşler vardır.

  • Aynı kök: قصر (11 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Dilerse sana bundan daha güzelini, içinden ırmaklar akan cennetleri verebilecek olan, sana saraylar kurabilecek olan Allah'ın şanı yücedir.

  • Aynı kök: طرف (11 geçiş)

    Bir de Allah bunu, inkar edenlerden bir kısmını helak etsin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.

  • Aynı kök: قصر (11 geçiş)

    Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kafirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kafirler…

  • Aynı kök: قصر (11 geçiş)

    "Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…

  • Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Oralarda (cennetlerde) bakışlarını (yalnızca eşlerine) kısanlar dipnot 1 (çevirenler) var ki onlardan (cennetliklerden) önce kendilerine hiçbir insan ve cin dokunmamıştır. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Sâffât 37:48; Sâd 38:52; Duhân 44:54; Tûr 52:20; Rahmân 55:72; Vâkı‘a 56:22.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ifade bir kez de Rahmân 55:74'te geçmekte, her iki ayette de amaç, cennetliklere verilecek cennet arkadaşlarının onlara özel olacağını bildirmektir. Konunun cinsellikle ilişkisini kurmak zorlama yorumlardır. Çünkü cennetliklere verilecek bütün ödüller orayı hak eden kadın-erkek herkesedir; bütün cennetlikleredir.

Mustafa İslamoğlu

Bu (cennetlerde), daha önce ne insanların ne de cinlerin asla ellerinin değmediği gözü dışarıda olmayan eşler olacak:

Muhammed Esed

Bu (bahçe)lerde, ne insanın ne de görünmez bir varlığın daha önce hiç dokunmadığı yumuşak bakışlı eşler bulunacak.

Ahmed Hulusi

Onlarda eşlerinden başkasını görmeyenler (yapılar) vardır ki, daha önce kendilerini ne ins ne de cann (cin türü) dokunup (beşeri - şeytani fikir ve duygularla) kirletmiştir!

Ali Bulaç

Orada bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş kadınlar vardır ki, bunlardan önce kendilerine ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.

Ali Özek ve heyeti

Oralarda gözlerini yalnız eşlerine çevirmiş güzeller var ki, bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur.

Ali Rıza Safa

Orada, daha önce, ne insan ne de cin tarafından dokunulmamış yumuşak bakışlı eşler vardır.

Bayraktar Bayraklı

- Orada, gözlerini eşlerinden ayırmayan, kendilerinden önce ne insan ne de cin dokunmuş eşler olacaktır. Şimdi, Rabbinizin cennet güzelliklerini nasıl inkar edebilirsiniz? Onlar sanki yakut ve mercan gibidirler. Şimdi, Rabbinizin cennet güzelliklerini nasıl inkar edebilirsiniz?

Edip Yüksel

Oralarda sarkan meyveler vardır; daha önce ne bir insan ne de bir cin tarafından dokunulmamış.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Oralarda, daha önce ne bir insan ne de bir cin tarafından dokunulmamış, bakışlarını dikmiş eşler vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O cennetlerde önlerine bakan öyle dilberler var ki, bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmamıştır;

Elmalılı Hamdi Yazır

O Cennetlerde öyle kasıratü't-tarf dilberler, ki dokunmamıştır onlara onlardan evvel İns-ü Cann.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlarda daha önce ins dipnot 1 ve cinnin dipnot 1 dokunmadığı, bakışlarını başkasından çekmiş eşler vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bilinen bilinmeyen, tanınan tanınmayan, hiç kimsenin. "İns ve cin" bir terkiptir. Ve "hiç kimse", "hiçbir şey" anlamını ifade etmektedir. Diğer bir deyimle "ne var, ne yok" her şeyi içine alan bir anlama sahiptir. Buradaki cin sözcüğü, "görünmez olan, dumansız ateşten yaratılmış varlık" anlamındaki cin değildir.

Gültekin Onan

Orada bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş kadınlar vardır ki, bunlardan önce kendilerine ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.

Hasan Basri Çantay

Oralarda gözünü yalınız zevcelerine hasretmiş (öyle dilber) ler vardır ki bunlardan evvel ne bir insan, ne bir cin asla kendilerine dokunmamışdır.

İbni Kesir

Oralarda bakışlarını yalnız eşlerine çevirmişler vardır ki, daha önce kendilerine ne bir insan, ne de bir cinn dokunmuştur.

Mehmet Alagaş

(46-78) Rabbinin pozisyonundan / makamından korkan için ise iki cennet vardır. (İns cenneti cin cenneti ama cehennem tekti) O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Onlara ait (iki cennete ait) ağaç dalları. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Her ikisi içerisinde akar halde iki göze / iki su kaynağı. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Her ikisi içerisinde iki çift halinde / erkek dişi halde meyveler. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Taban astarları kalın ipekten olan döşeklerde yarı yatış halinde yaslanmış otururlar , her iki cennetin de devşirilmesi / meyvelere erişimi kolay yakınlıktadır. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Her ikisinde kapalı zarf gibi olanlar / başka eşle ilgilenmemişler var. Onların öncesinde / cennet sahiplerinin öncesinde ins veya cin onlara dokunmamış. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. O kadınlar ki tıpkı yakut ve mercan gibidirler. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Güzelliğin karşılığı, ancak güzellik değil midir? (Evet yarabbi) O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Bu iki cennet dışında iki cennet daha vardır. (Dört cennet oldu) O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Yeşilliklerle dolu yeşil mi yeşil iki cennet daha. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Her ikisinde de serpilen / saçılan iki göze / iki kaynak var. (Nezahat’ın olgunlaşma serpilme anlamı var) O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Her ikisinde meyveler, hurmalar ve nar / rumman var. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Her ikisinde iyi ve güzeller var. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Çadırlarda / otağlarda kapalı halde tutulan huriler. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Onların öncesinde / cennet sahiplerinin öncesinde ins ve cin onlara / hurilere dokunmamıştır. Yeşil çimen üzerinde parlak güzellikte yaygılarda yarı yatış halinde yaslanmış otururlar. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Görkem / celal ve ikram sahibi Rabbinin ismi bereketlidir / mübarektir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne de bir cin dokunmuştur.

Süleyman Ateş

Onlarda bakışları kısa (yalnız kocalarına bakan) öyle dilberler de var ki, bunlardan önce onları ne insan, ne de cin kanatmamıştır.

Süleymaniye Vakfı

Oralarda gözlerini (hizmet ettikleri kişilere) odaklayan huriler vardır. Onlardan önce herhangi bir insan veya cinin onlarla teması olmamıştır dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Temas" diye meal verilen kelimenin kökü olan "tams (طَّمْثُ)", "bir şeye dokunma" anlamındadır (Mekayis). Kur'an'da bu ayetle birlikte Rahman 55/74. ayette yalnızca hurilerle ilgili olarak geçer. Huriler cennette yaratılacak olup (Vakıa 56/35-38) oraya giren kadın-erkek her mümine hizmetçi olarak verilecek olan varlıklardır (Saffat 37/48-49, Sad 38/52, Duhan 44/54, Tur 52/20, Vakıa 56/22-23, Nebe 78/33). Bu ayete göre cennetlikler, hurileri ilk defa cennette göreceklerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bahçelerde, gözlerini onlardan ayırmayan hizmetçi kızlar (huriler) vardır. Bunlardan önce onlara ne bir insan ne de cin eli değmiştir dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cinsellikle ilgili herhangi bir bilgi ve tecrübeleri olmadığı vurgulanıyor. Diğer bir ifade ile cenentteki huriler hem kadın hem de erkek müminlerin emrine verilen ve sadece hizmet yapan varlıklar. Cinsellik gibi konuların akıllarından bile geçmeyeceği ifade edilmiş oluyor.

Şaban Britch

O Cennetlerde bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş, onlardan önce hiç bir insan ve cinin dokunmadığı eşler vardır.

Şaban Piriş

O cennetlerde bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş, onlardan önce hiçbir insan ve cinin dokunmadığı eşler vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

O cennetlerde, bakışlarını eşlerine dikmiş öyle dilberler vardır ki, daha önce onları ne cin kirletmiştir ne de insan.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Therein are women with unconcealed beauties and modest gleaming eyes radiating splendour; virgins, in a state of inviolate chastity, whom no man or Jinn has ever touched.

Abdul Haleem

There will be maidens restraining their glances, untouched beforehand by man or jinn.

Abdullah Yusuf Ali

In them will be (Maidens), chaste, restraining their glances, whom no man or Jinn before them has touched;-

Abul A'la Maududi

In the midst of these shall be maidens with modest, restrained glances; dipnot 1 maidens whom no man or jinn has ever touched before. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is the real character of the woman. She should neither be shameless nor immodest, but should have modesty in her looks. That is why Allah while making a mention of women among the blessings of Paradise has first of all praised their modesty and chastity and not their beauty and physical charms. Beautiful women can get together in mixed clubs and film studios and beauty contests where only the beautiful women are admitted, but a person of only low taste and mentality can show any interest in them. No noble person can find any charm in the beauty that attracts every evil look and is ready to fall in every lap.
  2. metne dön, dipnot 2
    This means that in the worldly life whether a woman died a spinster, or as the wife of somebody, or died young, or as an old woman, in the Hereafter when all the righteous women enter Paradise, they will be made young and virgins. And any of the women who is made a life-partner of a righteous man, will not have been possessed by anyone before that husband, in Paradise.

Aisha Bewley

In them are maidens with eyes for them alone, untouched before them by either man or jinn.

Al-Hilali & Khan

Wherein both will be Qâsirât-ut-Tarf [chaste females (wives) restraining their glances, desiring none except their husbands], with whom no man or jinni has had tamth[1] before them.

Ali Quli Qarai

In them are maidens of restrained glances, whom no human has touched before, nor jinn.

Amatul Rahman Omar

There they shall have (chaste and modest) maidens restraining their glances (to look at them only), whom (in this state) neither man nor jinn has ever touched before them.

Arthur John Arberry

therein maidens restraining their glances, untouched before them by any man or jinn --

Bijan Moeinian

They will have beautiful mates which have never been touched before.

E. Henry Palmer

Therein are maids of modest glances whom no man nor ginn has deflowered before.

Edip-Layth

In them are the best of the fruits hanging low, untouched before by any human or Jinn.

George Sale

Therein shall receive them beauteous damsels, refraining their eyes from beholding any besides their spouses: Whom no man shall have deflowered before them, neither any genius:

Hamid S. Aziz

In them shall be those who are chaste with restrained glances; whom neither man nor jinn shall have touched before them.

Mahmoud Ghali

Therein are (maidens) restraining their glances whom neither humankind nor the jinn (race) have deflowered before them;

Marmaduke Pickthall

Therein are those of modest gaze, whom neither man nor jinni will have touched before them.

Mohamed Ahmed - Samira

In them maidens with averted glances, undeflowered by man or by jinn before them, --

Muhammad Asad

In these [gardens] will be mates of modest gaze, whom neither man nor invisible being will have touched ere then.

Mustafa Khattab

In both ˹Gardens˺ will be maidens of modest gaze, who no human or jinn has ever touched before.

Progressive Muslims

In them are attendants with a splendid look, unknown before by any human or Jinn.

Rashad Khalifa

Their beautiful mates were never touched by any human or jinn.

Sahih International

In them are women limiting [their] glances, untouched before them by man or jinni -

Sam Gerrans

In them: maidens of modest gaze, whom there deflowered before them neither servus nor dominus:

Shabbir Ahmed

Therein women have a modest gaze, never touched by human vices or evil prompting.

Syed Vickar Ahamed

In them will be (maidens), chaste, restricting their glances, whom no man or jinn has ever before touched—

Taqi Usmani

In them there will be maidens restraining (their) glances, whom neither a man might have touched before them, nor a Jinn.

The Monotheist Group

In them are those with a modest gaze, untouched before by any man or Jinn.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Rahmân suresi, 56. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Rahmân suresi, 56. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Rahmân suresi, 56. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩