Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya
da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hani Musa, kavmi için su isteyince (ona) "Asanla taşa vur!" demiştik. Hemen ondan on iki pınar fışkırmıştı. Her kabile de elbette içeceği yeri bilmişti. (Onlara şöyle demiştik:) "Allah'ın (yarattığı) rızkından yiyin, için! Yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın!"
Musa kavmini suvarmak istediği zaman da dedik ki: "Değneğini kayaya vur!" Bunun ardından ondan on iki kaynak fışkırmıştı. Bu sayede herkes içeceği yeri bilmişti. Haydi, Allah'ın rızkından yiyin, için; fakat yeryüzünün fesadıyla sonuçlanacak düzenbazlıklara tevessül etmeyin.
Ve yine bir keresinde Musa, kavminin su ihtiyacı için (Bize) yalvarmıştı ve Biz de kendisine: "Asanla kayaya vur" demiştik. Bunun üzerine oradan on iki kaynak (birden) fışkırmıştı ki halkın tümü nereden (hangi kaynaktan) içeceğini bilsin. (Ve Musa demişti): "Allah tarafından verilen rızıktan yiyip için, ama yeryüzünün yozlaşmasına ve çürümesine yol açacak bozgunculuk yapmayın."
Hani Musa kavmi için su istemişti de: "(Varlığındaki Esma kuvvesiyle) asanı taşa vur" demiştik. (Vurunca) taştan on iki gözeden su fışkırmıştı. Her grup insan kendi meşrebini (su içeceği yeri) bildi. "Allah rızkından yeyin için, arzda fesat çıkarıcılar olarak aşırı gitmeyin" dedik.
(Yine) Hatırlayın; Musa kavmi için su aramıştı, o zaman biz ona: "Asanı taşa vur" demiştik de ondan oniki pınar fışkırmıştı, böylece herkes içeceği yeri bilmişti. Allah'ın verdiği rızıktan yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk (fesad) yaparak karışıklık çıkarmayın.
Musâ kavmi için su istemişti de biz ona: "Âsân ile taşa vur!" demiştik. Derhal (taştan) on iki göz (pınar) fışkırmıştı. Her insan (topluluğu), içeceği kaynağı bilmişti. (Onlara:) Allah’ın rızkından yiyin, için, sakın yeryüzünde bozgunculuk etmeyin, dedik.
Musa, toplumu için su istediğinde, şöyle demiştik: "Değneğinle taşa vur!" On iki pınar fışkırdı; herkes kendi içeceği yeri bildi. "Allah'ın verdiği yiyeceklerden yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!"
Musa, kavmi için su istemişti de biz ona,"Değneğinle taşa vur" demiştik. Taştan hemen on iki kaynak fışkırdı. Her grup, içeceği kaynağı bildi. Onlara: "Allah'ın nimetlerinden yiyiniz, içiniz, sakın yeryüzünde bozgunculuk etmeyiniz" dedik.
Musa, bir zamanlar halkı için su aramıştı. "Değneğinle taşa vur" demiştik. Bunun üzerine taştan on iki pınar fışkırmıştı. Her kabile, içmesi için ayrılan pınarı bilmişti: "ALLAH'ın rızkından yiyin için, yeryüzünde bozgunculuk ve düzenbazlık yapmayın."
Musa, bir zamanlar halkı için su aramıştı. 'Değneğinle taşa vur,' demiştik. Bunun üzerine taştan on iki pınar fışkırmıştı. Her kabile, içmesi için ayrılan pınarı bilmişti: 'ALLAH'ın rızkından yiyin için, yeryüzünde bozgunculuk yaparak dolaşmayın.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve bir vakit Musa, kavmi için su dileğinde bulunmuştu, Biz de: "Asan ile taşa vur!" demiştik. Bunun üzerine ondan on iki pınar fışkırdı. Her kısım insanlar kendi su alacağı kaynağı bildi. Allah'ın rızkından yiyin, için de bozgunculuk yaparak yeryüzünü fesada vermeyin!
Ve bir vakit Musa, kavmi için su dilemişti, biz de asan ile taşa vur demiştik, onun üzerine ondan on iki pınar fışkırdı, her kısım insanlar kendi su alacağı menbaı bildi, Allahın rızkından yeyin, için de müfsitlik ederek yer yüzünü fesada vermeyin
Hani! Musa, halkı için su istemişti. Biz de demiştik ki: "Asanla kayaya vur." Bunun üzerine kayadan on iki göz su fışkırmıştı. Her grup hangi kaynaktan içeceğini bilmişti. Allah'ın verdiği rızıktan yiyin, için fakat asilik yaparak yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın.
Hani! Musa, halkı için su istemişti. Biz de demiştik ki: "Asanla kayaya vur." Bunun üzerine kayadan on iki göz su fışkırmıştı. Her grup hangi kaynaktan içeceğini bilmişti. Allah'ın verdiği rızıktan yiyin, için fakat asilik yaparak yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın.
Hani! Musa, kavmi için su istemişti. Biz de demiştik ki: "Asanla kayaya vur.". Bunun üzerine kayadan on iki göz su fışkırmıştı. Her grup hangi kaynaktan içeceğini bilmişti. Allah'ın verdiği rızıktan yiyin, için fakat asilik yaparak yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın.
Musa, bir zamanlar kavmi için su aramıştı / istemişti. "Değneğinle taşa vur (daraba)" demiştik de bunun üzerine taştan (hüsneta) on iki pınar / göze (ayn) fışkırmıştı (feceret). Böylece herkes içeceği yeri bilmişti. "Tanrı'nın rızkından yiyin için, yeryüzünde bozgunculuk (fesad) yaparak dolaşmayın."
Bir de hani Musa, ("Tih" de susayan) kavmi için su arayınca: "Asaanı taşa vur demişdik de ondan (on iki sıbt adedince) on iki pınar kaynamış ve her sınıf, su alacağı yeri öğrenmişdi. (Demişdik ki) "Allanın rızkından yeyin, için. (Fakat) yer yüzünde fesadcılar olarak taşkınlık yapmayın".
Hani, bir vakit Musa, kavmi için su arayınca; asanla taşa vur, demiştik de, taştan oniki çeşme fışkırmış, her zümre su alacağı yeri öğrenmişti. Allah'ın rızkında yeyin, için, yalnız yeryüzünde bozgunculuk yaparak, karışıklık çıkarmayın.
(51-61) Musa’dan kırk gece sözü / vaadi aldık , sonra Onun ardından / Musa’nın ardından buzağıyı edindiniz , siz zalimdiniz. Sonra bunun ardından sizi böylelikle belki şükredersiniz diye sizi affettik, Bir vakit Musa’ya kitabı ve Ayırıcıyı / Furkan’ı verdik ki böylelikle belki yola girersiniz. Musa kavmine dedi ki ey kavmim siz buzağıyı edinmek suretiyle nefislerinize zulmettiniz, yaratıcınıza vazgeçmiş olarak tövbe edin ve de “kendinizi öldürün”, işte bu, sizin için yaratıcınız yanında daha hayırlıdır , sizin tövbele riniz kabul eder , O, kesinlikle tövbeleri çokça kabul edendir, esirgeyendir dedi. Siz de dediniz ki Ey Musa! Açıkça Allah’ı görmedikçe sana iman etmeyeceğiz” sizi bir yıldırım yakaladı / öldürdü. (Firavun ailesini boğarken ki baktığınız gibi) siz de bakıyordunuz, s onra sizi ölümünüzün ardından yeniden dirilttik böylelikle belki teşekkür edersiniz. Üzerinize buluttan bir gölge yaptık , üzerinize menne ve selva indirdik / bıldırcın eti ve kudret helvası indirdik, rızık olarak size verdiklerimizin hoş ve temiz olanlarından yiyin dedik, bize zulüm edemediler ve lakin kendilerine zulmettiler. Bir vakit size “Bu memlekete girin, istediğiniz taraftan bol bol yiyin, kapıdan secde ederek girin, günahlarımızı bizden kaldır / hıtta deyin, biz de sizi günahlarınızdan bağışlayalım, güzel davrananlara ilerde ziyadesiyle vereceğiz dedik. Kafirler kendilerine söyleneni başka bir sözle değiştirdiler (Hıtta yerine kılçıklı buğday anlamında hınta dediler güya dalga geçtiler , tahrif harfle başlar ) ve biz de yoldan çıkmaları / fasık olmaları nedeniyle zalimler üzerine pislik bir azap indirdik. Musa kavmi için su dilemişti, biz de asan ile vur taşa dedik, Ondan on iki göze fışkırdı. (Yakub’un on iki soyu) Her bir insan içeceği yeri bildi , Allah’ın rızkından yiyin için haddi aşıp arzda bozgunculuk çıkarmayın. Bir vakit de dediniz ki Ey Musa tek yemeğe dayanamıyoruz , Rabbine dua et bizim için, arzın yetiştirdiği şeylerden baklasından, kabağından, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından çıkarsın , dedi ki hayırlı olanı daha değersiz olanla / edna olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Şehire / Mısır’a (ekim dikim yapılan yer) inin, sorduklarınız sizin için orada var. Üzerlerine zillet / utanç ve yoksulluk damgası vuruldu , Allah’tan bir azaba çarpıldılar , bu, onların Allah’ın ayetlerini yok sayıyor olmalarındandı ve haksız yere nebileri öldürüyor olmalarındandı , bu, onların haddi aşıp isyan etmelerinden dolayıydı.
Mûsâ, (çölde) halkı için su aradığında: "Değneğinle taşa vur!" dedik. Ondan on iki pınar fışkırdı ve her grup su içeceği pınarı öğrenmişti. Allah’ın rızkından yiyin, için; fakat yeryüzünde bozguncular olarak taşkınlık yapmayın!
Bir zaman da Musa, kavmi için su istemişti; "Asanla taşa vur," demiştik. Bunun üzerine taştan on iki göze fışkırmıştı. Her bölük, kendi içecekleri pınarı bilmişti: "Allah'ın rızkından yeyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak (başkalarına) saldırmayın." (demiştik.)
Yine bir gün Musa, halkı için su talebinde bulundu. Biz de "Değneğinle şu taşa vur!" dedik. Hemen oradan on iki pınar kaynadı. Her bir bölük, su içeceği yeri öğrendi. (Onlara) "Allah'ın verdiği rızıktan yiyin, için ama bozgunculuk yaparak ortalığı birbirine katmayın." dedik.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bir gün Musa, halkı için su istedi. "Değneğini şu taşa vur!" dedik, oradan on iki pınar kaynadı. Her bölük, su içeceği yeri öğrendi. (Onlara:) "Allah'ın verdiği rızıktan yiyin, için ama ortalığı birbirine katıp tabii düzeni bozmayın." (dendi.)
Musa, halkı için su aradığında: "Değneğinle taşa vur!" dedik. Ondan on iki pınar fışkırdı ve her grup su içeceği pınarı öğrenmişti. Allah’ın rızkından yiyin, için; fakat yeryüzünde bozguncular olarak, taşkınlık yapmayın!
Musa halkı için su aradığında -Değneğinle taşa vur, dedik. Ondan on iki pınar fışkırdı ve her grup su içeceği pınarı öğrenmişti. Allah'ın rızkından yiyin, için; fakat yeryüzünde bozguncular olarak, taşkınlık yapmayın!
Bir zamanlar Musa, toplumu için su istemişti de biz, "Değneğinle şu taşa vur!" demiştik. Taştan hemen oniki göze fışkırmıştı. Her bölük insan kendilerine özgü su kaynağını bilmişti. "Allah'ın rızkından yiyin, için; yeryüzünde bozgunculuk yaparak şuna buna saldırmayın." demiştik.