Diyanet İşleri
Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar (vicdanları hakka kapalı) kör bir kavim idiler.
A'râf suresi
A'râf suresi, 64. ayet. فَكَذَّبُوهُ فَأَنجَيْنَٰهُ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ وَأَغْرَقْنَا ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمًا عَمِينَ
fekeẕẕebûhü feenceynâhü velleẕîne me`ahû fi-lfülki veagraḳne-lleẕîne keẕẕebû biâyâtinâ. innehüm kânû ḳavmen `amîn.
Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar (vicdanları hakka kapalı) kör bir kavim idiler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nûh A'râf 59–64 3
(Nuh onlara) şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok. Aksine ben, alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."
"Ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ediyorum ve size nasihat ediyorum. Sizin bilmediğiniz şeyleri de Allah tarafından gelen vahiy ile biliyorum."
Sizi uyarması ve sizin de Allah'a karşı gelmekten sakınıp rahmete ulaşmanız için, içinizden bir adam aracılığı ile Rabbinizden size bir zikir (vahiy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı?
Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar (vicdanları hakka kapalı) kör bir kavim idiler.
Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" dedi.
Kavminin ileri gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri olduğuna inanıyoruz."
Hud, şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende akıl kıtlığı yok. Aksine ben alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
64. Nuh’un sözlerinin kavmine bir faydası olmadı ve onlar “onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla birlikte bulunanları kurtardık.” Yani Yüce Allah’ın Nuh’a yapmasını emrettiği gemi ile kurtardık. Allah ona her çeşit hayvandan birer çift ayrıca aile halkını ve iman edenleri o gemiye bindirmesini emretmişti. Nuh da onları gemiye bindirdi ve Allah da o gemi ile onları kurtardı.
“Âyetlerimizi yalanlayanları ise boğduk. Çünkü onlar” hidâyeti görmeyen “kör bir toplum idiler.” Hakkı gördüler ve Yüce Allah da Nuh vasıtası ile onlara akıl sahibi kimselerin mutlaka iman edecekleri derecede apaçık âyetleri gösterdi. Ama onlar Nuh ile alay ettiler ve onu hafife alıp inkâra yöneldiler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kavmi ise onu yalanladı ve ona iman etmeyerek, küfürlerinde devam ettiler. O da Allah’a onları helak etmesi için dua etti. Biz de onu ve gemide onunla beraber olan Müminleri boğulmaktan kurtardık. Ayetlerimizi inkâr edenleri ve yalanlamaya devam edenleri de onlara ceza olarak gönderilen tufanda boğarak helak ettik. Onların kalpleri hakka karşı kördü.
Aynı kök: غرق (23 geçiş) · Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş)
Onu yine de yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları ötekilerin yerine geçirdik. Ayetlerimizi yalanlayanları…
Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نجو (84 geçiş)
Sen ve beraberindeki kimseler, gemiye bindiğiniz zaman: "Bizi zalim kavmin elinden kurtaran Allah'a hamd olsun" de.
Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نجو (84 geçiş)
Derken biz onu ve beraberindekileri dolu geminin içinde (taşıyıp) kurtardık.
Aynı kök: غرق (23 geçiş) · Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Nûh
"Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında bana bir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır."
Aynı kök: غرق (23 geçiş) · Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Nûh
Bunun üzerine Nuh'a, "Bizim gözetimimiz altında ve vahyimize göre o gemiyi yap" diye vahyettik. "Bizim emrimiz gelip de tandır kaynamaya başlayınca,…
Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgarla…
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
"Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar."
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Biz de onu (Nuh'u) ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu alemlere bir ibret kıldık.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Kavmi Nuh'u) yalanlamış, biz de onu ve onunla birlikte olanları gemide kurtarmıştık; ayetlerimizi yalanlayanları da (denizde) boğmuştuk! Şüphesiz ki onlar kör bir toplumdu. dipnot 1
En sonunda onu yalanladılar. Bunun üzerine Biz de onu ve onunla birlikte gemide bulunanları kurtardık; ayetlerimizi yalanlayanları ise boğulmaya terk ettik: Onlar gerçekten de kör bir topluluk idiler.
Ve (bu uyarıya rağmen) onu yalanladılar! Ve bunun üzerine Biz de onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık; ayetlerimizi yalanlayanları ise (suda) boğduk gerçekten kör bir topluluktu onlar!
Onu yalanladılar. . . (Biz de) Onu ve onunla beraber olanları gemide kurtardık. . . (Esma'nın açığa çıkışı olan) işaretlerimizi yalanlayanları ise boğduk. . . Muhakkak ki onlar basiretsiz bir toplumdu!
Onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla birlikte olanları kurtardık, ayetlerimizi yalan sayanları suda boğduk. Çünkü onlar kör bir kavimdi.
Onu yalanladılar, biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık, âyetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk! Çünkü onlar kör bir kavim idiler.
Yine de Onu yalanladılar. Sonunda, Onu ve Onunla birlikte gemide olanları kurtardık; ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Aslında, onlar, kör bir toplumdu.
Onu yalanladılar, biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık, ayetlerimizi yalanlayanları boğduk! Çünkü onlar manen kör bir kavim idiler.
Onu yalanladılar. Bunun üzerine onu ve gemide beraberinde bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları ise boğduk. Onlar kör bir halktı.
Onu yalanladılar. Bunun üzerine onu ve gemide beraberinde bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları ise boğduk. Onlar kör bir halktı.
Bunun üzerine ona yalan söylüyorsun, dediler. Biz de onu ve beraberinde iman edenleri gemide kurtuluşa erdirdik ve ayetlerimize yalan diyenleri suda boğduk. Çünkü onlar basiretleri körelmiş bir toplum idiler.
Bunun üzerine onu tekzib ettiler, biz de kendisini ve ma'iyyetinde iyman edenleri gemide necata erdirdik de ayetlerimizi tekzib edenleri garkeyledik, çünkü bunlar basıyretleri körelmiş bir kavm idiler
Derken, halkı onu yalanladı. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Onlar gerçeği görmeyen bir kavimdi.
Derken, halkı onu yalanladı. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Onlar gerçeği görmeyen bir kavimdi.
Derken, halkı onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Onlar gerçeği görmeyen bir kavimdi.
Onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide beraberinde bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları ise suda boğduk. Çünkü onlar kör bir kavimdi.
Bunun üzerine onu yalanladılar. Biz de kendisini ve beraberinde gemide bulunanları selamete erdirdik, ayetlerimizi yalan sayanları (tuufan ile) doğduk. Çünkü onlar (kalb gözleri) kör (olan) bir kavm idiler.
Bunun üzerine onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide beraberinde olanları kurtardık. Ayetlerimizi yalan sayanları da suda boğduk. Çünkü onlar, gerçekten kör bir kavim idiler.
(59-64) Kesin olan şu ki Nuh’u kavmine biz gönderdik, dedi ki ey kavmim Allah’a ibadet edin ondan gayrı ilah sizlere yok. Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum. Kavmin ileri gelenleri / seçkinleri dedi ki seni apaçık bir sapmışlıkta görüyoruz. Dedi ki ey kavmim bende bir sapma yok ve lakin ben, alemlerin Rabbinden bir Resulüm. Sizlere Rabbimin mesajlarına / risalelerine dair bilgilendiriyorum / tebliğ ediyorum, size öğüt veriyorum / nasihat veriyorum ve Allah’tan sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum. Rabbinizden sakınmanız ve uyarılmanız için bir hatırlatmanın sizden olan bir adam üzerinden size gelmesine hayret mi ettiniz / acayip mi geldi size? Böylelikle belki esirgenirsiniz. Onu yalanladılar ve onu ve beraberindekileri gemide kurtardık, ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk / garkettik. Kesinlikle onlar körleşmiş bir kavimdiler.
Fakat onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Şüphesiz onlar, kör bir milletti.
O'nu yalanladılar, biz de O'nunla berebar gemide bulunanları kurtardık, ayetlerimizi yalanlayanları boğduk! Çünkü onlar kör bir kavim idiler.
Fakat onu yalanladılar. Biz de onu ve onunla birlikte gemide olanları kurtardık. Ayetlerimiz karşısında yalana sarılanları da suda boğduk. Çünkü bir körler topluluğu olmuşlardı.
Sonra onu yalancı yerine koydular. Biz de onu ve onunla birlikte olanları gemiyle kurtardık. Ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanları da suda boğduk. Çünkü onlar körlük eden bir topluluktu.
Fakat, onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Onlar, kör bir toplumdu.
Fakat, onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Onlar, kör bir toplumdu.
Onu yalanladılar. Bunun üzerine biz onu beraberindekileri gemi içinde kurtardık, ayetlerimizi yalanlayanları boğduk. Gözleri görmez bir topluluktu onlar.
Yet they disbelieved him, refused to give him credence and thought he was conveying a false message In consequence, We rescued him together with those who willingly accepted his message. We put them on board ship -the Ark- and We drowned, in the flood, those who drowned themselves in sin and denied Our signs. Their minds' eyes were indeed blind.
but they called him a liar. We saved him, and those who were with him, on the Ark and We drowned those who rejected Our revelations- they were wilfully blind.
But they rejected him, and We delivered him, and those with him, in the Ark: but We overwhelmed in the flood those who rejected Our signs. They were indeed a blind people!
But they charged him with falsehood. Thereupon We delivered Noah and those who were with him in the Ark, and caused those who rejected Our signs as false to be drowned. dipnot 1 Surely they were a blind folk.
But they denied him so We rescued him and those with him in the Ark. And We drowned the people who denied Our Signs. They were a blind people.
But they belied him, so We saved him and those along with him in the ship, and We drowned those who belied Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.). They were indeed a blind people.
But they denied him. So We delivered him and those who were with him in the ark, and We drowned those who denied Our signs. Indeed they were a blind lot.
But they (to whom he delivered His Messages) cried lies to him, so We rescued him and those with him in the Ark (from the deluge), and We drowned those who cried lies to Our Messages. They were certainly a (spiritually) blind people.
But they cried him lies; so We delivered him, and those with him, in the Ark, and We drowned those who cried lies to Our signs; assuredly they were a blind people.
Eventually I saved him (and those who chose to seek refuge in his arc) and drowned those who chose to ignore My Revelations; indeed the latter were literally blind.
But they called him a liar, and we rescued him and those who were with him in the ark; and we drowned those who said our signs were lies, verily, they were a blind people.
They denied him, so We saved him and those with him in the ship, and We drowned those who denied Our signs; they were a blind people.
And they accused him of imposture: But We delivered him and those who were with him in the ark, and We drowned those who charged our signs with falsehood; for they were a blind people.
But they called him a liar, and We rescued him and those who were with him in the ark; and We drowned those who denied Our Signs. Verily, they were a blind people.
So they cried him lies; then We delivered him, and the ones with him, in the ship (s), and We drowned (the ones) who cried lies to Our signs; surely they were a wilfully blind people.
But they denied him, so We saved him and those with him in the ship, and We drowned those who denied Our tokens. Lo! they were blind folk.
But they called him a liar, and We saved him and those with him in the Ark, and drowned the others who rejected Our signs, for they were a people purblind.
And yet they gave him the lie! And so We saved him and those who stood by him, in the ark, the while We caused those who had given the lie to Our messages to drown: verily, they were blind folk!
But they rejected him, so We saved him and those with him in the Ark, and drowned those who rejected Our signs. They were certainly a blind people.
They denied him, so We saved him and those with him in the Ship, and We drowned those who denied Our revelations; they were a blind people.
They rejected him. Consequently, we saved him and those with him in the ark, and we drowned those who rejected our revelations; they were blind.
But they denied him, so We saved him and those who were with him in the ship. And We drowned those who denied Our signs. Indeed, they were a blind people.
Then they denied him; so We delivered him and those with him in the ship, and drowned those who denied Our proofs; they were a blind people.
But they denied him. So, We saved him and those with him in the ship, and drowned those who denied Our Revelations. Indeed they were folk blind in arrogance. (A great flood was about to come and Noah was informed. He and his followers built an Ark. They were with him in belief and in the ship, so were they saved).
But they rejected him (Nuh) and We delivered him, and those with him, in the Ark: But We overcame (and drowned) in the Flood those (of his people) who rejected Our Signs (verses). They were truly a blind people!
Then, they accused him of falsehood; so We saved him, and those with him in the Ark, and drowned those who rejected Our signs. Certainly, they were a blind people.
They denied him, so We saved him and those with him in the ship, and We drowned those who denied Our revelations; they were a blind people.