Sâd suresi

Sâd suresi, 28. ayet

Sâd suresi, 28. ayet. أَمْ نَجْعَلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ كَٱلْمُفْسِدِينَ فِى ٱلْأَرْضِ أَمْ نَجْعَلُ ٱلْمُتَّقِينَ كَٱلْفُجَّارِ

em nec`alü-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti kelmüfsidîne fi-l'arḍ. em nec`alü-lmütteḳîne kelfüccâr.

Diyanet İşleri

Yoksa biz iman edip salih ameller işleyenleri, yeryüzünde fesat çıkaranlar gibi mi tutacağız? Yoksa Allah'a karşı gelmekten sakınanları yoldan çıkan arsızlar gibi mi tutacağız?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâd 25–31 · surenin 28. ayeti / 88

Konu Dâvûd: dağların tesbihi ve iki davacı Sâd 17–29 3

  1. Sâd 25

    Biz de bunu ona bağışladık. Şüphesiz katımızda onun için bir yakınlık ve dönüp geleceği güzel bir yer vardır.

  2. Sâd 26

    Ona dedik ki: "Ey Davud! Gerçekten biz seni yeryüzünde halife yaptık. İnsanlar arasında hak ile hüküm ver. Nefis arzusuna uyma, yoksa seni Allah'ın yolundan saptırır. Allah'ın yolundan sapanlar için hesap gününü unutmaları sebebiyle şiddetli bir azap vardır."

  3. Sâd 27

    Biz göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık. Bu (yaratılanların boş yere yaratıldığı iddiası) inkar edenlerin zannıdır. Cehennem ateşinden dolayı vay inkar edenlerin haline!

  4. 28

    Yoksa biz iman edip salih ameller işleyenleri, yeryüzünde fesat çıkaranlar gibi mi tutacağız? Yoksa Allah'a karşı gelmekten sakınanları yoldan çıkan arsızlar gibi mi tutacağız?

  5. Sâd 29

    Bu Kur'an, ayetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.

  6. Sâd 30

    Davud'a Süleyman'ı bağışladık. O ne güzel kuldu! Şüphesiz o, Allah'a çok yönelen bir kimse idi.

  7. Sâd 31

    Hani ona akşamüstü bir ayağını tırnağı üstüne dikip üç ayağının üzerinde duran çalımlı ve soylu atlar sunulmuştu.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

28. Böylesi, bizim hikmetimize de hükmümüz de yakışmaz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah'a iman edenleri, resulüne tabi olanları ve salih amel işleyenleri asla yeryüzünde küfür ve günah işleyerek bozgunculuk yapanlar ile bir tutmayız. Aynı şekilde Rablerinin emirlerine itaat eden ve yasaklarından sakınan muttakileri, kâfirler ve günahlara batmış münafıklar ile bir tutmayız. Onları bir tutmak zulümdür. Bu da Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya yakışmaz. Şüphesiz Yüce Allah, takva sahibi Mümin kullarını cennete girmekle mükâfatlandıracak ve bedbaht kâfirleri ise cehenneme girmek ile cezalandıracaktır. Çünkü bu iki grup Allah katında eşit değillerdir ve O'nun katında karşılıkları da eşit değildir.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَمْ em yoksa
  2. نَجْعَلُ nec'alu tutacağız kök: جعل
  3. ٱلَّذِينَ ellezine kimseleri
  4. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(ları) kök: امن
  5. وَعَمِلُوا۟ ve amilu ve yapanları kök: عمل
  6. ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ s-salihati iyi işler kök: صلح
  7. كَٱلْمُفْسِدِينَ kalmufsidine bozgunculuk yapanlar gibi (mi?) kök: فسد
  8. فِى fi
  9. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  10. أَمْ em yoksa
  11. نَجْعَلُ nec'alu tutacağız kök: جعل
  12. ٱلْمُتَّقِينَ l-muttekine muttakileri kök: وقي
  13. كَٱلْفُجَّارِ kalfuccari yoldan çıkanlar gibi (mi?) kök: فجر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فجر (24 geçiş) · Aynı kök: فسد (50 geçiş)

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…

  • Aynı kök: فجر (24 geçiş)

    Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…

  • Aynı kök: فجر (24 geçiş)

    Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…

  • Aynı kök: فسد (50 geçiş)

    Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler.

  • Aynı kök: فسد (50 geçiş)

    İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.

  • Aynı kök: فسد (50 geçiş)

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yoksa biz iman edip iyi işler yapanları, yeryüzünde bozgunculuk yapanlar gibi veya muttakîleri (duyarlı olanları) yoldan çıkanlar (ile bir) mi tutacağız!

Mustafa İslamoğlu

Yoksa iman eden ve ıslaha hizmet edenleri, yeryüzünde fesat çıkaranlarla bir mi tutsaydık? Yoksa sorumlu davrananları, sorumsuz sapıklarla bir mi tutsaydık?

Muhammed Esed

(Yoksa,) inanıp doğru ve yararlı işler yapanları yeryüzünde bozgunculuk yapanlarla bir mi tutsaydık? Allah'a karşı sorumluluklarının bilincinde olanları yoldan sapmışlarla bir mi tutsaydık?

Ahmed Hulusi

Yoksa (hakikatlerine) iman edip imanın gereğini uygulayanları, arzda (bedensel yaşamda) bozuk inançları doğrultusunda yaşayanlar gibi mi kılarız? Yahut Allah için korunanları, füccar (yaratılış fıtratına uymayan şekilde yaşayanlar) gibi mi kılarız?

Ali Bulaç

Yoksa Biz, iman edip salih amellerde bulunanları yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar gibi (bir) mi tutacağız? Ya da muttakileri facirler gibi (bir) mi tutacağız?

Ali Özek ve heyeti

Yoksa biz, iman edip de sâlih amel işleyenleri, yeryüzünde bozgunculuk yapanlar gibi mi tutacağız? Veya (Allah'tan) korkanları yoldan çıkanlar gibi mi sayacağız?

Ali Rıza Safa

Yoksa inanmış olarak erdemli edimler yapanları, yeryüzünde bozgunculuk yapanlarla bir mi tutacağız? Yoksa sorumluluk bilinci taşıyanları, yoldan çıkanlarla bir mi tutacağız?

Bayraktar Bayraklı

Yoksa biz, inanıp yararlı iş yapanlara, yeryüzünde bozgunculuk yapanlar gibi mi davranacağız? Veya Allah'a saygı duyanları günahkarlar gibi mi sayacağız?

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayıp iyi davrananları, yeryüzünde bozgunculuk yapanlar gibi mi tutacağız? Erdemlilere, yoldan çıkanlar gibi mi davranacağız? dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Aldatmaların en kötüsü Tanrı adına veya iyi işler adına yapılanıdır. Din adamları ve politikacılar genellikle halkı kuşkulanmadıkları "sağ" yanlarından yakalayıp kandırırlar. Sağdan yanaşan sapkınlar, Tanrı adına bir sürü hurafe ve yalanı satarlar; "vatanperverlik", "milliyetçilik", resmi veya dini dogmalarla kutsanmış ifadelerle saldırganlığı, savaşı, ırkçılığı ve haksızlığı özendirirler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnanıp iyi davrananları, yeryüzünde bozgunculuk yapanlar gibi mi tutacağız? Erdemlilere, yoldan çıkanlar gibi mi davranacağız?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yoksa iman edip de salih amel işleyenleri Biz o yeryüzündeki bozguncular gibi yapar mıyız? Yoksa o takva sahiplerini, arsız çapkınlar gibi yapar mıyız?

Elmalılı Hamdi Yazır

Yoksa iyman edib de salih salih işler yapanlar biz o Yerdeki müfsidler gibi yapar mıyız? Yoksa o korunan müttekıleri arsız çapkınlar gibi yapar mıyız?

Erhan Aktaş

İman eden ve salihatı yapanları, yeryüzünde bozgunculuk yapanlarla bir tutar mıyız? Ya da takva sahiplerini facirlerle bir tutar mıyız?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İman eden ve salihatı dipnot 1 yapanları, yeryüzünde bozgunculuk yapanlarla bir tutar mıyız? Ya da takva sahiplerini facirlerle dipnot 2 bir tutar mıyız?

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "İman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihatı yapmak iyi işler yapmaktan farklı anlama sahiptir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Facir sözcüğü, "birr" sözcüğünün karşıtıdır. Yani kötü, bozguncu, samimiyetsiz, yalancı, hak-hukuk tanımaz, düzenbaz, zalim; kısacası din diyanet tanımayan, dinin sınırlarını çiğneyerek onun dışına çıkmak demektir. İmanın dışa yansıması nasıl ki birr, takva, salihatı yapmak ise, küfrün dışa yansıması da "fucur"dur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İman eden ve salihatı yapanları, yeryüzünde bozgunculuk yapanlarla bir tutar mıyız? Ya da takva sahiplerini suçlularla bir tutar mıyız?

Gültekin Onan

Yoksa biz, inanıp salih amellerde bulunanları yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar gibi (bir) mi tutacağız? Ya da muttakileri facirler gibi (bir) mi tutacağız?

Hasan Basri Çantay

Yoksa biz iman edib de güzel güzel amel (ve hareket) edenleri yer yüzünde fesad çıkaranlar gibi mi tutacağız? Yahud (Allahdan) korkanları doğru yoldan sapanlar gibi mi sayacağız?

İbni Kesir

Yoksa Biz; iman etmiş ve salih amel işlemiş olanları, yeryüzünde bozgunculuk edenler gibi mi kılarız? Yoksa Biz; muttakileri, facirler gibi mi tutarız?

Mehmet Alagaş

(27-29) Biz göğü ve yeri ve bu ikisi arasındakileri boşuna / bâtıl yaratmadık, bu kafirlerin önermesi / zannı / sanması, kafirlere ateşe girecekleri için yazıklar olsun / veyl olsun. Hem biz, iman edenleri ve salih amellileri bozguncular / ifsat edenler gibi yapar mıyız? Hem biz, sakınanları yırtık tipler / edepsizler / füccar gibi yapar mıyız? ( Fecr; yırtmak, Füccar; arı namusu yırtmış kişi) Kitabı, sana bereket versin diye indirdik ki ayetlerini düşünsünler / tedebbür etsinler ve aklın uluları hatırlasınlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yoksa iman edip salih amellerde bulunanları, yeryüzünde bozgunculuk yapanlar gibi mi tutacağız? Yoksa takva sahiplerini facirler gibi mi tutacağız?

Süleyman Ateş

Yoksa biz, inanıp iyi işler yapanları, yeryüzünde bozgunculuk yapanlar gibi mi tutacağız? Yoksa korunanları yoldan çıkanlar gibi mi tutacağız?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnanıp güvenen ve iyi işler yapanları, kurulu düzeni bozanlarla (bozguncularla) bir tutar mıyız? Ya da kendini bozmamış olanlarla dipnot 1 , günaha batanları bir mi tutarız?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Müttekiler : Allah'tan çekinerek korunanlar, kendini(fıtratını) bozmamış olanlar. Bakınız Bakara 2/2.

Şaban Britch

Yoksa, iman edip, salih amellerde bulunanları, yeryüzünde bozgunculuk yapanlar gibi mi tutacağız? Yoksa, sakınanları, facirler gibi mi tutacağız?

Şaban Piriş

Yoksa, iman edip, doğruları yapanları, yeryüzünde bozgunculuk yapanlarla bir mi tutacağız? Yoksa, korunanları, günahkarlarla denk mi tutacağız?

Yaşar Nuri Öztürk

Yoksa biz, iman edip hakka ve barışa yönelik işler yapanları, yeryüzünde fesat çıkaranlarla aynı mı tutacağız? Yoksa takva sahiplerini, arsız sapıklar gibi mi yapacağız?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Or shall We requite those whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues and their deeds wisdom and piety on the same ground as We requite those who play the mischief on earth! or do We requite those in whose hearts reigns piety as We requite those who grow daily more and more wicked!

Abdul Haleem

but would We treat those who believe and do good deeds and those who spread corruption on earth as equal? Would We treat those who are aware of God and those who recklessly break all bounds in the same way?

Abdullah Yusuf Ali

Shall We treat those who believe and work deeds of righteousness, the same as those who do mischief on earth? Shall We treat those who guard against evil, the same as those who turn aside from the right?

Abul A'la Maududi

Shall We then treat alike those that believe and act righteously and those that create mischief on earth? Or treat alike the God-fearing and the wicked? dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, do you think it is reasonable and fair that both the pious and the wicked should be treated alike in the end? Do you regard this concept as satisfying that the pious man should not get any reward for his piety and the wrongdoer should not receive any punishment for his sins? Obviously, if there is to be no Hereafter, and there is to be no accountability and no rewards and no punishments for human acts, it negates both Allah’s wisdom and His justice, and the entire order of the Universe becomes a blind order. On this assumption there remains no motive for doing good and no deterrent against evil. God forbid, if the Godhead of God should be such a lawless kingdom, the one who leads a pious life in the face of all kinds of hardships in the world and endeavors to reform the people, would be a foolish person, and the one who gains benefits by committing all kinds of excesses and enjoys sinful pleasures of life, would be a wise man.

Aisha Bewley

Would We make those who have iman and do right actions the same as those who cause corruption on the earth? Would We make those who have taqwa the same as the dissolute?

Al-Hilali & Khan

Shall We treat those who believe (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism) and do righteous good deeds as Mufsidûn (those who associate partners in worship with Allâh and commit crimes) on earth? Or shall We treat the Muttaqûn (the pious - See V.2:2) as the Fujjâr (criminals, disbelievers, the wicked)?

Ali Quli Qarai

Shall We treat those who have faith and do righteous deeds like those who cause corruption on the earth? Shall We treat the Godwary like the vicious?

Amatul Rahman Omar

Are We to treat those who believe and do deeds of righteousness in the same way as the creators of disorder in the land? Or are We to treat those who guard against evil in the same way as the wicked and impious?

Arthur John Arberry

Or shall We make those who believe and do righteous deeds as the workers of corruption in the earth, or shall We make the godfearing as the transgressors?

Bijan Moeinian

Should I (God) treat those who believe and do good deeds like those who spread evil in the earth? Should I treat the pious and the sinners equally?

E. Henry Palmer

Shall we make those who believe and do right like those who do evil in the earth? or shall we make the pious like the sinners?

Edip-Layth

Or shall We treat those who acknowledge and promote reforms as We treat those who make corruption on earth? Or shall We treat the righteous as the wicked?

George Sale

Shall We deal with those who believe and do good works, as with those who act corruptly in the earth? Shall We deal with the pious as with the wicked?

Hamid S. Aziz

Shall We treat those who believe and do good like the mischief-makers in the earth? Or shall We make those who guard (against evil) like the wicked?

Mahmoud Ghali

Or even shall We make the ones who have believed and done deeds of righteousness as the corruptors in the earth, or even shall We make the pious as the constantly impious?

Marmaduke Pickthall

Shall We treat those who believe and do good works as those who spread corruption in the earth; or shall We treat the pious as the wicked?

Mohamed Ahmed - Samira

Should We equate those who do the right with those who spread corruption in the land? Should We make those who are morally integrated equal to those who seek disintegration?

Muhammad Asad

[For, ] would We treat those who have attained to faith and do righteous deeds in the same manner as [We shall treat] those who spread corruption on earth? Would We treat the God-conscious in the same manner as the wicked?

Mustafa Khattab

Or should We treat those who believe and do good like those who make mischief throughout the land? Or should We treat the righteous like the wicked?

Progressive Muslims

Or shall We treat those who believe and do good works as We treat those who make corruption on Earth Or shall We treat the righteous as the wicked

Rashad Khalifa

Shall we treat those who believe and lead a righteous life as we treat those who commit evil on earth? Shall we treat the righteous as we treat the wicked?

Sahih International

Or should we treat those who believe and do righteous deeds like corrupters in the land? Or should We treat those who fear Allah like the wicked?

Sam Gerrans

If We make those who heed warning and do righteous deeds like the workers of corruption in the land:[...]. — Or if We make those of prudent fear like the licentious:[...].

Shabbir Ahmed

Shall We treat those who believe and augment the society as We treat those who spread corruption in the land? Or shall We treat the guardians of the Law as the Law-breakers?

Syed Vickar Ahamed

Shall We treat those who believe and do righteous good deeds in the same (way) as those who make (evil) mischief on earth? Or shall We treat those who are the pious and righteous, in the same (way) as those who turn away from right?

Taqi Usmani

Shall We make those who believe and do righteous deeds equal to those who commit mischief on the earth? Or shall We make the God-fearing equal to the sinners?

The Monotheist Group

Or shall We treat those who believe and do good works as We treat those who make corruption on the earth? Or shall We treat the righteous as the wicked?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 28. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 28. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 28. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩