Sâd suresi

Sâd suresi, 26. ayet

Sâd suresi, 26. ayet. يَٰدَاوُۥدُ إِنَّا جَعَلْنَٰكَ خَلِيفَةً فِى ٱلْأَرْضِ فَٱحْكُم بَيْنَ ٱلنَّاسِ بِٱلْحَقِّ وَلَا تَتَّبِعِ ٱلْهَوَىٰ فَيُضِلَّكَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَضِلُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَدِيدٌۢ بِمَا نَسُوا۟ يَوْمَ ٱلْحِسَابِ

yâ dâvûdü innâ ce`alnâke ḫalîfeten fi-l'arḍi faḥküm beyne-nnâsi bilḥaḳḳi velâ tettebi`i-lhevâ feyüḍilleke `an sebîli-llâh. inne-lleẕîne yeḍillûne `an sebîli-llâhi lehüm `aẕâbün şedîdüm bimâ nesû yevme-lḥisâb.

Diyanet İşleri

Ona dedik ki: "Ey Davud! Gerçekten biz seni yeryüzünde halife yaptık. İnsanlar arasında hak ile hüküm ver. Nefis arzusuna uyma, yoksa seni Allah'ın yolundan saptırır. Allah'ın yolundan sapanlar için hesap gününü unutmaları sebebiyle şiddetli bir azap vardır."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâd 23–29 · surenin 26. ayeti / 88

Konu Dâvûd: dağların tesbihi ve iki davacı Sâd 17–29 3

  1. Sâd 23

    İçlerinden biri şöyle dedi: "Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken 'Onu da bana ver' dedi ve tartışmada beni bastırdı."

  2. Sâd 24

    Davud dedi ki: "Andolsun, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen ortakların pek çoğu birbirine haksızlık eder. Ancak iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar da pek azdır." Davud, bizim kendisini imtihan ettiğimizi anladı. Derken Rabbinden bağışlama diledi, eğilerek secdeye kapandı ve Allah'a yöneldi.

  3. Sâd 25

    Biz de bunu ona bağışladık. Şüphesiz katımızda onun için bir yakınlık ve dönüp geleceği güzel bir yer vardır.

  4. 26

    Ona dedik ki: "Ey Davud! Gerçekten biz seni yeryüzünde halife yaptık. İnsanlar arasında hak ile hüküm ver. Nefis arzusuna uyma, yoksa seni Allah'ın yolundan saptırır. Allah'ın yolundan sapanlar için hesap gününü unutmaları sebebiyle şiddetli bir azap vardır."

  5. Sâd 27

    Biz göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık. Bu (yaratılanların boş yere yaratıldığı iddiası) inkar edenlerin zannıdır. Cehennem ateşinden dolayı vay inkar edenlerin haline!

  6. Sâd 28

    Yoksa biz iman edip salih ameller işleyenleri, yeryüzünde fesat çıkaranlar gibi mi tutacağız? Yoksa Allah'a karşı gelmekten sakınanları yoldan çıkan arsızlar gibi mi tutacağız?

  7. Sâd 29

    Bu Kur'an, ayetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

26. “Ey Davud! Biz seni yeryüzünde” dinî ve dünyevî hükümleri yürürlüğe koyan “bir halife kıldık.”

“O halde insanlar arasında hak ile” adalet ile “hükmet” Bu ise ancak olması gerekeni bilmekle, vakıayı bilmekle ve bir de hakkı uygulayabilecek güce sahip olmakla mümkün olur.

“ve hevâya uyma!” Yakınlık, arkadaşlık, birine duyulan muhabbet veya diğerine olan öfken ve kinin dolayısı ile kimseyi kayırmaya kalkışma!

“Yoksa o” hevâ “seni Allah’ın yolundan saptırır” ve dosdoğru yolun dışına çıkartır.

“Allah’ın yolundan sapanlara ise” özellikle de bunu kasten yapanlara “hesap gününü unuttuklarından” hesap gününden gaflete düştüklerinden “dolayı şiddetli bir azap vardır.”

Eğer o kimseler, bu günü akıllarından çıkarmaz ve kalplerine de o günün korkusu yerleşecek olursa hiçbir zaman fitneye düşüren hevalarının arkasına takılarak haktan sapmazlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Dâvûd! Biz, seni yeryüzünde dini ve dünyevi hükümleri adaletle uygulaman için bir halife kıldık. İnsanlar arasında adaletle hüküm ver. İnsanlar arasında hüküm verdiğin zaman hevâ ve hevese de uyma. Yoksa hasımlardan biri akraban, arkadaşın ya da düşmanın diye ona meyledersin. Aksi halde hevâ ve heves seni Allah'ın doğru yolundan saptırır. Şüphesiz Allah'ın doğru yolundan sapanlar için hesap gününü unutmalarına karşılık şiddetli bir azap vardır. Şayet Allah'ı hatırlayıp O'ndan korksalardı hevâ ve heveslerine meyletmezlerdi.

Kelimeler

30 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰدَاوُۥدُ ya davudu Davud
  2. إِنَّا inna elbette biz
  3. جَعَلْنَـٰكَ cealnake seni yaptık kök: جعل
  4. خَلِيفَةًۭ halifeten hükümdar kök: خلف
  5. فِى fi
  6. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  7. فَٱحْكُم fehkum o halde hükmet kök: حكم
  8. بَيْنَ beyne arasında kök: بين
  9. ٱلنَّاسِ n-nasi insanlar kök: نوس
  10. بِٱلْحَقِّ bil-hakki adaletle kök: حقق
  11. وَلَا ve la ve
  12. تَتَّبِعِ tettebii uyma kök: تبع
  13. ٱلْهَوَىٰ l-heva keyf(in)e kök: هوي
  14. فَيُضِلَّكَ feyudilleke sonra seni saptırır kök: ضلل
  15. عَن an -ndan
  16. سَبِيلِ sebili yolu- kök: سبل
  17. ٱللَّهِ ۚ llahi Allah'ın kök: اله
  18. إِنَّ inne şüphesiz
  19. ٱلَّذِينَ ellezine kimselere
  20. يَضِلُّونَ yedillune sapan(lara) kök: ضلل
  21. عَن an -ndan
  22. سَبِيلِ sebili yolu- kök: سبل
  23. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  24. لَهُمْ lehum onlara vardır
  25. عَذَابٌۭ azabun bir azab kök: عذب
  26. شَدِيدٌۢ şedidun çetin kök: شدد
  27. بِمَا bima dolayı
  28. نَسُوا۟ nesu unuttuklarından kök: نسي
  29. يَوْمَ yevme gününü kök: يوم
  30. ٱلْحِسَابِ l-hisabi hesap kök: حسب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile…

  • Aynı kıssa: Hz. Dâvûd · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet

    Biz Davud'un mülkünü güçlendirdik, ona hikmet ve hakla batılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği verdik.

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Şüphesiz Allah katında din İslam'dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden…

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Sakın Allah'ın, peygamberlerine verdiği sözden cayacağını sanma! Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.

  • Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Allah'ın Resulüne karşı gelerek (sefere çıkmayıp) geri bırakılanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad etmek…

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    De ki: "Ey Kitap ehli! Hakkın dışına çıkarak dininizde aşırı gitmeyin. Daha önce sapmış, birçoklarını da saptırmış ve dümdüz yoldan da şaşmış bir…

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan…

  • Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey Davud! Biz seni yeryüzünde halife (sorumlu olarak) görevlendirdik. dipnot 1 İnsanlar arasında adaletle hükmet! Arzu(n)a uyma; sonra (bu durum) seni Allah'ın yolundan saptırır. Doğrusu Allah'ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarına karşılık şiddetli bir azap vardır. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah tıpkı Hz. Adem'e olduğu gibi Hz. Davud'a da hitap etmekte ve onu yeryüzünün halifesi yaptığını, yani onu halife olarak görevlendirdiğini ifade etmektedir. Yeryüzüne iyi insanların halife veya vâris kılınmalarıyla ilgili olarak Enbiyâ 21:105'te ve Nûr 25:55'te bilgi verilmektedir. Ayrıca Al-i İmrân 3:139'da da dolaylı bir bilgi vardır. Buna örnek olarak İsrailoğulları'nın durumuyla ilgili olmak üzere A‘râf 7:129 ve Kasas 28:5'te bir vaat, A‘râf 7:137 ve Duhân 44:26'da da bu vaadin gerçekleştirildiği ifadeleri yer almaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: A‘râf 7:51; Tâhâ 20:126.

Mustafa İslamoğlu

(Ve nida ettik): "Ey Davud! Elbet sana yeryüzünde iktidarı Biz verdik: O halde insanlar arasında adaletle hükmet, (kimsenin) heva ve arzusuna kapılma ki, sonra seni Allah yolundan saptırırlar. Şu kesin ki Allah yolundan sapan kimseler, Hesap Günü'nü unutmalarından dolayı şiddetli bir cezaya çarptırılırlar.

Muhammed Esed

(Ve şöyle dedik:) "Ey Davud! Seni (bir Peygamber ve böylece) yeryüzündeki halifemiz kıldık: öyleyse insanlar arasında adaletle hükmet, boş arzu ve heveslere uyma, sonra onlar seni Allah yolundan saptırır. Allah yolundan sapanları ise, Hesap Günü'nü unuttuklarından dolayı şiddetli bir azap bekler!"

Ahmed Hulusi

Ey Davud! Doğrusu biz seni arzda bir halife kıldık! Bu yüzdendir ki insanlar arasında Hak olarak hükmet ve hevaya (Hakkani olmayan duygu ve düşüncelere) uyma! Zira bu seni Allah yolundan saptırır. . . Allah yolundan sapanlara gelince; yaptıklarının sonucunu yaşama sürecini unutmalarından dolayı, yaşayacakları şiddetli bir azap vardır.

Ali Bulaç

"Ey Davud, gerçek şu ki, Biz seni yeryüzünde bir halife kıldık. Öyleyse insanlar arasında hak ile hükmet, istek ve tutkulara (hevaya) uyma; sonra seni Allah'ın yolundan saptırır. Şüphesiz Allah'ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarından dolayı şiddetli bir azab vardır."

Ali Özek ve heyeti

Ey Davud! Biz seni yeryüzünde halife yaptık. O halde insanlar arasında adaletle hükmet. Hevâ ve hevese uyma, sonra bu seni Allah'ın yolundan saptırır. Doğrusu Allah'ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarına karşılık çetin bir azap vardır.

Ali Rıza Safa

"Ey Davut! Aslında, seni, yeryüzünün yeni yöneticisi yaptık. Artık, insanlar arasında adaletle yargı ver. İstek ve duygularına kapılma ki, Allah'ın yolundan seni saptırmasın. Kuşkusuz, Allah'ın yolundan sapanlara, Hesap Günü'nü unuttukları için yaman bir ceza vardır!"

Bayraktar Bayraklı

"Ey Davud! Seni yeryüzünde halife tayin ettik. Bundan dolayı insanlar arasında adaletle hüküm ver! Nefsin arzusuna uyma ki seni Allah'ın yolundan saptırmasın. Şüphesiz, Allah'ın yolundan sapanlar için, hesap gününü unutmalarından dolayı şiddetli bir azap vardır."

Edip Yüksel

Ey Davud, biz seni yeryüzünde yönetici kıldık. Halkın arasında adaletle yargı ver, hevesine ve duygularına kapılma, sonra seni ALLAH'ın yolundan saptırır. ALLAH'ın yolundan sapanlara, Hesap Gününü unuttukları için çetin bir ceza vardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ey Davud, biz seni yeryüzünde yönetici kıldık. Halkın arasında adaletle yargı ver, hevesine ve duygularına kapılma, sonra seni ALLAH'ın yolundan saptırır. ALLAH'ın yolundan sapanlara, Hesap Gününü unuttukları için çetin bir ceza vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey Davut, gerçekten biz seni yeryüzünde bir halife yaptık. Artık insanlar arasında doğrulukla hükmet, keyf(in)e uyma ki, seni Allah yolundan sapıtmasın; çünkü Allah yolundan sapanlar hesap gününü unuttukları için kendilerine pek şiddetli bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya Davud! muhakkak ki biz seni Arzda bir halife kıldık, imdi nas arasında hakk ile hukmet de (keyfe) hevaya tabi' olma ki seni Allah yolundan sapıtmasın, çünkü Allah yolundan sapanlar hisab gününü unuttukları cihetle kendilerine pek şiddetli bir azab vardır

Erhan Aktaş

Ey Davud! Biz seni yeryüzünde bir halife dipnot 1 yaptık. İnsanlar arasında Hakk ile hükmet. Hevaya dipnot 2 uyma. Aksi halde heva seni Allah'ın yolundan saptırır. Allah'ın yolundan sapanlar, Hesap Günü'nü göz ardı etmiş olduklarından, kendileri için çok şiddetli bir azap vardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 35:39. ayetin 1. dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı isteklere uymak. Sahip olduğu zenginlik, makam, ün, güç, bilgi vb. imkanları imtiyaza dönüştürerek üstünlük taslamak. Vahiy yerine din adamları sınıfının uydurduğu dine uymak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey Davud! Biz seni yeryüzünde bir halife dipnot 1 yaptık. İnsanlar arasında Hakk ile hükmet. Hevaya dipnot 2 uyma. Aksi halde heva seni Allah'ın yolundan saptırır. Allah'ın yolundan sapanlar, hesap gününü göz ardı etmiş olduklarından, kendileri için çok şiddetli bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an, bu sözcüğü, irade ve akıl verilerek yeryüzünü düzenleyen, yönlendiren, yeryüzünün yöneticisi ve onarıcısı anlamında veya sizden öncekilerin yerine geçiren ardıl anlamında kullanmaktadır. Terim olarak birinin yerine geçmek; vekalet etmek, vekil ve naip olarak "Allah'ın yeryüzündeki temsilciliği, vekilliği" olarak anlaşılması ve halifenin de, "Allah'ın yeryüzündeki temsilcisi, vekili" sayılması şeklinde siyasal bir anlam kazanan halife sözcüğünün Kur'an'da yer alan Halife sözcüğü ile bir ilgisi yoktur.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı istekler, geçici tatminler. Sahip olunan imkanları imtiyaza dönüştürmek.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey Davud! Biz seni yeryüzünde bir halife yaptık. İnsanlar arasında Hakk ile hükmet. Hevaya dipnot 1 uyma. Aksi halde hevan seni Allah'ın yolundan saptırır. Allah'ın yolundan sapanlar, hesap gününü göz ardı etmiş olduklarından, kendileri için çok şiddetli bir azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kuruntu ve tutkularına. Keyfi arzularına.

Gültekin Onan

"Ey Davud, gerçek şu ki, biz seni yeryüzünde bir halife kıldık. Öyleyse insanlar arasında hak ile hükmet, istek ve tutkulara (hevaya) uyma; sonra seri Tanrı'nın yolundan saptırır. Şüphesiz Tanrı'nın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarından dolayı şiddetli bir azab vardır."

Hasan Basri Çantay

Ey Davud, biz seni yer yüzünde bir halife yapdık. O halde insanlar arasında hak (ve adalet) le hükmet. (Hükmünde) heva (ve heves) e (hissiyyatına) tabi' olma ki bu, seni Allah yolundan sapdırır. Çünkü Allah yolundan sapanlar (yok mu?) hesab gününü unutdukları için onlara pek çetin bir azab vardır.

İbni Kesir

Ey Davud; seni gerçekten yeryüzüne halife kıldık. O halde insanlar arasında hak ile hükmet. Heveslere uyma ki bu, seni Allah'ın yolundan saptırır. Şüphesiz ki Allah'ın yolundan sapanlara; onlara hesab gününü unuttuklarından ötürü, şiddetli bir azab vardır.

Mehmet Alagaş

(21-26) Kavgalıların / Hasımların haberi sana verildi mi? Bir vakit m ihraba tırmanıp aştı lar ve D avut’un da yanına girdiler. Onlardan ürktü, Dediler ki korkma biz iki kavgalıyız / hasımız birimiz birimizin hakkında haddi aştı, hakikatli bir şekilde aramızda hükmet. Aşırıya gitme ve bizi yolun ortasına ilet / yönlendir. İşte bu benim kardeşim, onun doksan dokuz koyunu benim bir koyunum var. Onu benim kefaletime ver / himayeme ver dedi. Hitabıyla / söylemiyle beni yendi . Dedi ki kesin olan şu ki, koyununu koyunlarına katma isteği ile sana zulmetti. Muhakkak ki malları karıştırmak / biraraya getirmek isteyenlerin ekserisinde bazısı bazısının haddini aşar. İman edenler ve salih amel işleyenler hariç ki onlar da azınlıktır. Davud onu denediğimizi / sınadığımızı sandı ve R abbinden bağışlanma diledi. / istiğfar etti. R ükû ederek kapandı ve yöneldi. (Koyunların kefaletini / sorumluluğunu istemek mülkiyetini istemek değil ki niyet mi okudun) Onu böyle bağışladık ve muhakkak ki onun yanımızda bir yakınlığı ve güzel bir varış yeri var. Ey Davud! Muhakkak ki seni arzda devralan yaptık / halife yaptık. İnsanlar arası gerçek ile hükmet ve keyfine / hevana uyma ki seni Allah’ın yolundan saptırmasın. Muhakkak ki Allah’ın yolundan sapanlara hesap gününü unutmalarından dolayı şiddetli bir azap vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey Dâvud! Seni yeryüzünde bir halife kıldık. O halde insanlar arasında hak/adaletle hüküm ver. Heva ve hevese uyma, yoksa seni Allah’ın yolundan saptırır. Allah’ın yolundan sapanlara ise hesap gününü unutmalarından dolayı şiddetli bir azap vardır.

Süleyman Ateş

"Ey Davud, biz seni yeryüzünde (senden öncekilerin yerine) hükümdar yaptık. İnsanlar arasında adaletle hükmet; keyf(in)e uyma, sonra seni Allah'ın yolundan saptırır. Allah'ın yolundan sapanlar ise, hesap gününü unuttuklarından dolayı, çetin azaba uğrayacaklardır.

Süleymaniye Vakfı

(Ona şöyle dedik:) "Ey Davud! Bu topraklarda seni halife yaptık (öncekilerin yerine seni geçirdik). O halde insanlar arasında doğru hüküm ver. Sakın kendi arzularına uyma; bu seni Allah'ın yolundan saptırır. Allah'ın yolundan sapanlar için, hesap gününü unutmalarına dipnot 1 karşılık çetin bir azap vardır dipnot 2 ."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetin metninde 'unutma' kelimesi geçmektedir. Ancak bu gerçek unutma değil unutmuş gibi davranmadır. Çünkü Allah, kimseyi unuttuğu şeyden sorumlu tutmaz (Bakara 2/286).
  2. metne dön, dipnot 2
    Çetin anlamı verdiğimiz kelime, "sıkıca bağlı" anlamındaki (شديد) şedid'dir. Allah'ın verdiği ceza, kulun fiiline bağlıdır (En'am 6/160). Hesap gününü unutanların cezası da o gün unutulmak olur (Casiye 45/34-35).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Bak Davut! Bu topraklarda seni halife yaptık (gücü ve yetkiyi sana verdik); insanlar arasında doğru karar ver. Sakın duygusal davranma; duygusallık seni Allah'ın yolundan saptırır. Allah'ın yolundan sapanların hakkı; hesap gününü unutmalarına karşılık şiddetli azaptır."

Şaban Britch

Ey Davud! Seni yeryüzünde bir halife kıldık. O halde insanlar arasında hak/adaletle hüküm ver. Heva ve hevese uyma, yoksa seni Allah’ın yolundan saptırır. Allah’ın yolundan sapanlara ise hesap gününü unuttukları için şiddetli bir azap vardır.

Şaban Piriş

-Ey Davud, seni yeryüzünde bir halife kıldık. O halde insanlar arasında adaletle hüküm ver. Keyfine tabi olma, yoksa seni Allah'ın yolundan saptırır. Allah'ın yolundan sapanlara ise hesap gününü unuttukları için şiddetli bir azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey Davud, seni yeryüzünde bir halife yaptık. Artık insanlar arasında hakla hükmet; geçici hevese uyma ki, seni Allah yolundan saptırmasın. Allah yolundan sapanlar için, hesap gününü unutmuş olmaları yüzünden şiddetli bir azap vardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We advised him, thus: "O Dawud, We inducted you a vicegerent on earth, therefore, judge between people with equity and justice and do not follow a vain desire, nor yield to an overpowering emotion to let passion conquer reason. Such an attitude takes you away from the path of righteousness, the path of Allah. Those who deviate from His path shall suffer the torment laid upon those who have been neglectful of the Day of Judgement".

Abdul Haleem

‘David, We have given you mastery over the land. Judge fairly between people. Do not follow your desires, lest they divert you from God’s path: those who wander from His path will have a painful torment because they ignore the Day of Reckoning.’

Abdullah Yusuf Ali

O David! We did indeed make thee a vicegerent on earth: so judge thou between men in truth (and justice): Nor follow thou the lusts (of thy heart), for they will mislead thee from the Path of Allah: for those who wander astray from the Path of Allah, is a Penalty Grievous, for that they forget the Day of Account.

Abul A'la Maududi

(We said to him): "O David, We have appointed you vicegerent on earth. Therefore, rule among people with justice and do not follow (your) desire lest it should lead you astray from Allah's Path. Allah's severe chastisement awaits those who stray away from Allah's Path, for they had forgotten the Day of Reckoning. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is the warning that Allah gave to the Prophet David (peace be upon him) on accepting his repentance along with giving him the good news of exalting his rank. This by itself shows that the error that he had committed contained an clement of the desires of the flesh; it also pertained to the abuse of power and authority; and it was an act which was unworthy of a just and fair-minded ruler.

Aisha Bewley

‘Dawud! We have made you a khalif on the earth, so judge between people with truth and do not follow your own desires, letting them misguide you from the Way of Allah. Those who are misguided from the Way of Allah will receive a harsh punishment because they forgot the Day of Reckoning.’

Al-Hilali & Khan

O Dâwûd (David)! Verily! We have placed you as a successor on the earth; so judge you between men in truth (and justice) and follow not your desire - for it will mislead you from the Path of Allâh. Verily, those who wander astray from the Path of Allâh (shall) have a severe torment, because they forgot the Day of Reckoning.

Ali Quli Qarai

‘O David! Indeed We have made you a vicegerent on the earth. So judge between people with justice, and do not follow desire, or it will lead you astray from the way of Allah. Indeed those who stray from the way of Allah —there is a severe punishment for them because of their forgetting the Day of Reckoning.’

Amatul Rahman Omar

(We said, ) `O David! verily We have made you the ruler in this land. So rule among the people according to (the tenants of) justice, and do not follow their vain desires, (for if you do) it will lead you astray from the path leading to Allâh. Behold! a severe punishment awaits those who go astray from Allâh's way, because they have forgotten the Day of Reckoning.

Arthur John Arberry

'David, behold, We have appointed thee a viceroy in the earth; therefore judge between men justly, and follow not caprice, lest it lead thee astray from the way of God. Surely those who go astray from the way of God -- there awaits them a terrible chastisement, for that they have forgotten the Day of Reckoning.'

Bijan Moeinian

[Then his Lord commanded:] " O David, I have made you My representative in the earth, so rule among the people with justice and do not follow your lust, for it will deviate you from the path of God. " For those who deviate from the path of God, there is an awful punishment because they did not take the Day of judgment seriously.

E. Henry Palmer

O David! verily, we have made thee a vicegerent, judge then between men with truth and follow not lust, for it will lead thee astray from the path of god. Verily, those who go astray from the path of God, for them is keen torment, for that they did forget the day of reckoning!

Edip-Layth

O David, We have made you a successor on earth. Therefore, you shall judge among the people with truth, and do not follow desire, lest it diverts you from the path of God. Indeed, those who stray off the path of God will have a severe retribution for forgetting the day of Reckoning.

George Sale

O David, verily We have appointed thee a sovereign prince in the earth: Judge therefore between men with truth; and follow not thy own lust, lest it cause thee to err from the way of God: For those who err from the way of God, shall suffer a severe punishment, because they have forgotten the day of account.

Hamid S. Aziz

"O David! Surely We have made you a Vicegerent in the land; so judge between men with justice and follow not desire, lest it should lead you astray from the path of Allah. Lo! Those who go astray from the path of Allah, they shall surely have a severe punishment because they forgot the Day of Reckoning."

Mahmoud Ghali

O Dawûd, surely We have made you a succeeding (Literally: Caliph) (Messenger) in the earth, so judge among mankind with the truth, and do not ever follow prejudice that it may make you err from the way of Allah. Surely the ones who err from the way of Allah will have a strict torment for that they have forgotten the Day of Reckoning.

Marmaduke Pickthall

(And it was said unto him): O David! Lo! We have set thee as a viceroy in the earth; therefor judge aright between mankind, and follow not desire that it beguile thee from the way of Allah. Lo! those who wander from the way of Allah have an awful doom, forasmuch as they forgot the Day of Reckoning.

Mohamed Ahmed - Samira

"O David, We have made you trustee on the earth. So judge between men equitably, and do not follow your lust lest it should lead you astray from the way of God. Surely for those who go astray from the way of God, is severe punishment, for having forgotten the Day of Reckoning.

Muhammad Asad

[And We said:] "O David! Behold, We have made thee a [prophet and, thus, Our] vicegerent on earth: judge, then, between men with justice, and do not follow vain desire, lest it lead thee astray from the path of God: verily, for those who go astray from the path of God there is suffering severe in store for having forgotten the Day of Reckoning!"

Mustafa Khattab

˹We instructed him:˺ "O David! We have surely made you an authority in the land, so judge between people with truth. And do not follow ˹your˺ desires or they will lead you astray from Allah’s Way. Surely those who go astray from Allah’s Way will suffer a severe punishment for neglecting the Day of Reckoning."

Progressive Muslims

O David, We have made you a successor on Earth. Therefore, you shall judge among the people with truth, and do not follow desire, lest it diverts you from the path of God. Indeed, those who stray off the path of God will have a severe retribution for forgetting the Day of Reckoning.

Rashad Khalifa

O David, we have made you a ruler on earth. Therefore, you shall judge among the people equitably, and do not follow your personal opinion, lest it diverts you from the way of GOD. Surely, those who stray off the way of GOD incur severe retribution for forgetting the Day of Reckoning.

Sahih International

[We said], "O David, indeed We have made you a successor upon the earth, so judge between the people in truth and do not follow [your own] desire, as it will lead you astray from the way of Allah. " Indeed, those who go astray from the way of Allah will have a severe punishment for having forgotten the Day of Account.

Sam Gerrans

“O David: We have appointed thee a successor in the earth; so judge thou between men with justice; and follow thou not vain desire lest it cause thee to stray from the path of God.” Those who stray from the path of God will have a severe punishment because they forgot the Day of Reckoning.

Shabbir Ahmed

(We said to him), "O David! We have made you a ruler in the earth, therefore, establish the System of justice and equity for people. Never let your judgment be swayed by personal whims causing you to deviate from the Path of Allah. For those who wander from the Path of Allah, is a strict retribution for having forgotten the Day of Account."

Syed Vickar Ahamed

Oh Dawood (David)! Verily, We truly made you a successor and leader on earth: So you judge between men in truth (and justice): And do not follow the (idle) desires (of your heart), for they will take you away from the Path of Allah: Verily, those who go away from the Path of Allah, (there) is a painful penalty, because they forget the Day of Reckoning (and Account).

Taqi Usmani

O Dawūd, We have made you a vicegerent on earth, so judge between people with truth, and do not follow the selfish desire, lest it should lead you astray from Allah’s path. Surely those who go astray from Allah’s path will have a severe punishment, because they had forgotten the Day of Reckoning.

The Monotheist Group

O David, We have made you a successor on the earth. Therefore, you shall judge among the people with the truth, and do not follow desire, lest it diverts you from the path of God. Indeed, those who stray off the path of God will have a severe retribution for forgetting the Day of Reckoning.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 26. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 26. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 26. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩